Yerel Haberler
Çankırı
Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı: Ziyaretçiler Çankırı’ya hayran kaldı 18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:20:26 Ankara’dan Çankırı’ya günübirlik ziyaret sağlayan Turistik Tuz Ekspresi, 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Trenle Çankırı’ya gelen vatandaşlar turistik alanları ziyaret etti. Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı’ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı’yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:19 Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı: Ziyaretçiler Çankırı’ya hayran kaldı Ankara’dan Çankırı’ya günübirlik ziyaret sağlayan Turistik Tuz Ekspresi, 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Trenle Çankırı’ya gelen vatandaşlar turistik alanları ziyaret etti. Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan, tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı’ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle Bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı’yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu. (BG-MK-
Dr. Sarıkaya: "D vitamini, kemik oluşumu ve gücü için hayati önem taşır"
23 Şubat 2025 Pazar - 12:14 Dr. Sarıkaya: "D vitamini, kemik oluşumu ve gücü için hayati önem taşır" D vitamininin önemi ile ilgili bilgi veren Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, kemik oluşumu ve gücü için hayati önem taşıdığını söyledi. Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, D vitamini hakkında önemli bilgiler verdi. D vitaminin vücudun fonksiyonları noktasında önemli görevleri olduğunu belirten Dr. Sarıkaya, fiziksel ve ruhsal sağlığın korunmasında önemli bir rol oynadığını söyledi. D vitamini düşüklüğü belirtilerinin vücut, kas ve kemik ağrıları, yorgunluk, ciltte solgunluk, saç dökülmesi, baş ağrısı, el ve ayakların ısınamaması, daha sık hastalanma ve uykusuzluk olduğunu kaydeden Dr. Sarıkaya, uzun süreli ve fazla D vitamini eksikliğinde kemik yoğunluğu kaybı, kemik erimesi ve kırık oluşumunun da görülebileceğini söyledi. " D vitamini kemik oluşumu ve gücü için hayati önemi olan fosforun emilmesinde yardımcıdır" D vitaminin genel sağlığın korunmasında önemli bir rol oynadığını belirten Dr. Sarıkaya, "D vitamini, kemik sağlığı başta olmak üzere vücudun çeşitli fonksiyonlarında önemli görevleri vardır. Cildin güneş ışığına maruz kalması sayesinde sentezlenen D vitamini bir hormon gibi davranma özelliğine sahiptir. Vücut fonksiyonlarının sağlıklı şekilde çalışmasını sağlamak ve eksikliğe bağlı olan sağlık sorunlarını önlemek için güneş ışığından, yiyeceklerden veya takviyeler den yeterli D vitamini almak büyük önem taşır. D vitamini bağışıklık sisteminin işleyişinde, hücre çoğalmasında, monositler, makrofajlar, T ve B lenfositleri gibi bağışıklık sistemi hücrelerinin düzenlenmesi için D vitaminin vücutta yeterli düzeyde olması gereklidir. D vitamini düşüklüğünde vücut, kas ve kemik ağrıları, yorgunluk, ciltte solgunluk, saç dökülmesi, baş ağrısı, el ve ayakların ısınamaması, daha sık hastalanma ve uykusuzluk ortaya çıkan belirtilerdir. Uzun süreli ve aşırı D vitamini eksikliğinde kemik yoğunluğu kaybı, kemik erimesi ve kırık oluşumu da görülebilir. Genel sağlığımızın, fiziksel ve ruhsal korunmasında önemli rol oynayan D vitamin, vücutta bulunması gereken temel maddelerden biridir. D vitamini kemik oluşumu ve gücü için hayati önemi olan fosforun emilmesinde yardımcıdır. D vitamini düşük olan hastalarda çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteomalazi ortaya çıkar. Güneş ışığı kış aylarında yaz aylarına göre daha azdır. Bu mevsimlerde insanlar hava şartlarından dolayı daha az dışarıda zaman geçirirler. Vücudun doğal D vitamini üretmesine yardımcı olan güneş ışığı maruziyetinin azalması ile D vitamini seviyesinin düşmesi kaçınılmazdır. Yağlı balıklar ve deniz ürünlerinde de bir miktar D vitamini bulunmaktadır. Kış mevsiminde öğle saatlerinde yaklaşık 2 saat güneşe maruz kalınması D vitamini üretilmesi için önerilmektedir. Yaz aylarına göre daha az güneş ışığı ve daha korunaklı giyinilmesi nedeniyle daha uzun süre güneşten faydalanmamız gerekmektedir. Bu yöntemleri uyguladıktan sonra özellikle yaşlı bireylerde D vitamini düzeyinin yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde doktorumuzun önerisi ile uygun doz ve sürede D vitamini takviyesi alınması uygun olacaktır" diye konuştu.
Türkiye’nin önemli tuz üretim merkezlerinden Çankırı, sadece insanların değil, hayvanların da tuz ihtiyacını karşılıyor
22 Şubat 2025 Cumartesi - 10:57 Türkiye’nin önemli tuz üretim merkezlerinden Çankırı, sadece insanların değil, hayvanların da tuz ihtiyacını karşılıyor Türkiye’nin önemli tuz üretim merkezlerinden olan Çankırı’da yapılan kaya tuzu üretimi ile büyükbaş ve küçükbaş hayvanların tuz ihtiyacı karşılanıyor. Yüksek minerali ile dikkat çeken Çankırı kaya tuzu, hayvanların et, süt verimine katkı sağlıyor. Çankırı’da 35 milyon yıl önce oluşan kaya tuzu blokları, Türkiye’nin tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor. Yapılan bilimsel araştırmalar ise Çankırı tuzunun dünyanın en saf tuzları arasında yer aldığını ortaya koydu. Çankırı tuzu, bu özelliği sayesinde hem iç piyasada hem de yurt dışında büyük ilgi görüyor. Çankırı, yalnızca insanların değil, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da tuz ihtiyacını büyük ölçüde karşılıyor. Çankırı’da üretilen kaya tuzu, barındırdığı mineraller sayesinde hayvanların et ve süt veriminin artmasına katkı sağlıyor. "Çankırı’dan günlük en az 29 ton tuz hayvanların yalaması için tüm Türkiye’ye gönderiliyor" Hayvan tuzlarının büyük oranının Çankırı’dan karşılandığını belirten tuz işletmecisi İlyas Ak, "Çankırı tuzunun içerisinde hiçbir şekilde ağır metal yoktur. Bu durumda insan ve hayvan sağlığı için çok değerlidir. Damarlı kaya tuzları, hayvanlar için kullanılmaktadır. Yiyeceğin yanı sıra hayvancılık içinde tuzun birçoğu Çankırı’dan sağlanıyor. En iyi tuz yatakları da Çankırı’dadır. Hayvanların yalaması için çok kaya tuzu talebi oluyor. Kimisi çok kimisi de az istiyor. Bizlerde tır bazında gönderiyoruz. Çankırı’dan günlük en az 29 ton tuz hayvanların yalaması için tüm Türkiye’ye gönderiliyor. Çankırı tuzu dünyada çıkartılan tuzlardan en saf ve en kaliteli tuzdur" dedi. "Çankırı kaya tuzunun minerali daha da bol olduğu için hayvanlar daha güzel, daha verimli oluyor" Çankırı tuzunun hayvan yetiştiricileri için önemli olduğunu belirten hayvancılıkla uğraşan Kadir Kara ise, "Hem besicilik yapıyorum hem de kasap işletmeciliği yapıyorum. Besilik hayvanlarda tuz oranlarına dikkat edilmesi gerekli. Ben şahsen hayvanlarıma Çankırı kaya tuzu yalatıyorum. Önlerine koyuyorum, kendileri istedikleri zaman yalayabiliyorlar ve daha güzel verim alıyorum. Veteriner kontrolü sırasında da önlerine kaya tuzu koyulabilir. Tüm hayvancılıkla uğraşan meslektaşlarıma tavsiye ederim. Hayvanlar, tuz yaladığında hem vitamin alıyor hem de etine lezzet katılıyor. Tuz yalayan hayvanların etinden yapılan yemekler çok güzel olur. Özellikle Çankırı kaya tuzunun minerali bol olduğu için hayvanlar daha güzel, daha verimli oluyor" diye konuştu. "Tuz, gerek et, gerekse de süt verimi için olmazsa olmazdır" Tuz ile ilgili araştırmalar yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun ise tuz yalayan hayvanların etinde ve sütünde yüksek verim olduğunu ifade ederek, "Tuz, insanlarda olduğu gibi hayvanlar içinde bir gıda maddesidir. Ancak insanların tüketebileceği tuz miktarıyla hayvanların tüketmeleri gereken tuz miktarı aynı değildir. Tuz, gerek et, gerekse de süt verimi için olmazsa olmazdır. Tuz tüketen çiftlik hayvanları daha fazla yem yer, daha fazla su içer ve dolayısıyla verimleri de fazla olur. Hayvancılıkta tuz kullanımının bir diğer önemli yönü ise hayvanların üreme sağlığıdır. Yeterli miktarda tuz tüketen hayvanlarda döl verimi ve sperm kalitesi artmaktadır. Hayvanlar ve insanlar için elzem minarelerde farklıdır. İnsanlar için elzem olmayan birçok mineral, hayvanlar için elzem olabilmektedir. Tuz, hayvanlarda başlıca kemiklerde depolanmaktadır. Tuzla beslenen hayvanların etleri daha lezzetli olmaktadır ve eti kemiğinden çok daha kolay ayrılabilir" şeklinde konuştu.