Yerel Haberler
Çorum
Çorum’da Galatasaray taraftarlar sokakları bayram yerine çevirdi 10 Mayıs 2026 Pazar - 00:05:57 Galatasaray’ın şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından Çorum’da ve Alaca ilçesinde binlerce taraftar sokaklara döküldü. Kadeş Barış Meydanı ve şehrin ana caddelerinde bir araya gelen her yaştan vatandaş, şampiyonluğu meşaleler ve tezahüratlarla kutladı. Trendyol Süper Lig’de Galatasaray’ın şampiyonluğunu garantilemesiyle Çorum’da ve Alaca ilçesinde taraftarlar maçın bitiş düdüğüyle birlikte ellerindeki bayraklar ve formalarla sokaklara akın etti. Sarı-kırmızılı taraftarlar, kutlamaların merkezi olan Kadeş Barış Meydanı’nda marşlar eşliğinde doyasıya eğlendi. Şehrin en işlek caddelerinde yüzlerce araçla konvoylar oluşturuldu. Sarı-kırmızılı taraftarlar, bayraklarla süslenen araçlarıyla şehir turu attı. "İyi ki Galatasaraylıyız" Maç sonrasında sokağa çıkarak kutlamalara katılan Cüneyt Çeltek, "Çok mutluyuz şu anda duygularımı anlatamıyorum. İyi ki Galatasaraylıyız. Çok teşekkür ediyorum babama anneme. Ben babadan Galatasaraylıyım. Evlatlarımda benimle birlikte bu takımı tutuyorlar. Tüm Galatasaray oyuncularına ve camiasına bizlere bu duyguyu yaşattıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi. "İlklerin takımı Galatasaray" Büyük sevinç yaşadığını ifade eden Engin Sadık Öz de, "Bu sene oğlumun 4. şampiyonluğu, doğdu doğalı şampiyonluk kutluyor. Seneye inşallah 5. şampiyonluğu kutlayacağız üst üste. İlklerin takımı Galatasaray. Alkışlayalım" diye konuştu. "Seneye 5. kez şampiyon olup kendi rekorumuzu tazeleyeceğiz" diye konuştu. Dört kez üst üste şampiyon olmanın bir kez daha gururunu yaşadığını söyleyen UltrAslan Taraftar Grubu Çorum Koordinatörü olan Mustafa Dalkıç ise, "Gururluyuz ve mutluyuz dört sene üst üste şampiyon olmanın gururu bir kez daha yaşıyoruz. Seneye beşinci kez şampiyon olup kendi rekorumuzu tazeleyeceğiz. İnşallah Avrupa’da aynı başarıyı gösterip şampiyonlar liginde güzel yerlere gelmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:25 Çorum’da UNESCO gastronomi şehri olma hazırlıkları sürüyor Çorum’un, binlerce yıllık mutfak kültürü ile gastronomi alanında UNESCO listesine girmesi için yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapıldı. Çorum’da UNESCO listesine gastronomi alanında girmek amacıyla yürütülen "Gastro Çorum" projesi, şehri kültür, turizm ve gastronominin buluşma noktası haline getiriyor. Bu çerçevede, gastronomi şehri olma çalışmalarına katkı sağlayacak bir yarışma düzenleniyor. Çorum’a özgü lezzetlerin korunması, geliştirilmesi ve modern sunum teknikleriyle yeniden yorumlanmasını hedefleyen yarışma kapsamında, yarışmacılar Çorum’da yetişen ürünleri kullanarak hazırlayacakları yemeklerle hünerlerini sergileyecek. 1 Mayıs’ta kayıtların bittiği "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması iki aşamalı olarak düzenlenecek. İlk etap 21-22 Mayıs tarihlerinde, ikinci etap ise 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca, 3-7 Haziran’da, insanlık tarihinin en eski pişirme yöntemlerinden biri olan ateşle pişirmeyi merkezine alan Çorum Açık Ateş Şenlikleri gerçekleştirilecek. "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması ve "Açık Ateş Şenlikleri" ve UNESCO gastronomi adaylığı çalışmalarıyla ilgili bilgilendirilme toplantısı yapıldı. Toplantıda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verildi. "Biz istiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" Düzenlenen programda konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "Çorum için şu heyetin, buradaki hazırunun, şehri idare edenlerin, şehir dinamiklerinin bir araya gelerek bu şehre ne yapabiliriz düşüncesi sonunda ortaya çıkmış bir şey değil. Şehrimizin mutfak kültürü bizi böyle bir çalışma yapmaya mecbur bırakmıştır. Bu üretilmiş bir çalışmanın sonucu değil. Bize dayatılmış bir sonuçtur. Biz İstiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" dedi. "Çorum Anadolu’da kurulmuş olan Anadolu’daki ilk başkent" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Çorum sıradan bir şehir değil. Anadolu’daki ilk başkent. Yöresel mutfak noktasında çok da istekli olmadığımız bir noktadan şu 3-5 yıl içerisinde Çorum Belediyesi’nin açmış olduğu 17 tane sosyal tesis içerisine Çorum mutfağını yöresel mutfağını kurmak suretiyle açtığı çığır. Onun dışında bizim Çorum su böreğimiz, tatlılarımız çok bulunamıyordu. Şu an aynı kalitede üretmek suretiyle birçok noktada bunların bulunduğu bambaşka noktalar var. Hamdolsun 3-5 yıl içerisinde bu gastronomi zenginliğimizi taşımayı başardık" diye konuştu. "Yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorum’umuza buraya gelmiş bulunmakta" Çorum’da yemek kültürünün çok eskiye dayandığını vurgulayan AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı da, "1071 ve Malazgirt’ten Oğuzlar’ın saf bir boyu olan Oğuz boyu bu coğrafyaya yerleşmiş. Şimdi ilçelerimizin isimlerine bakıyorum. Oğuzlar, Dodurga, Bayat, Kargı ve diğerleri tamamı Oğuz boyunun saf boy isimlerinden oluşuyor. Dolayısıyla bu yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorumumuza gelmiş bulunmakta" şeklinde konuştu. "Dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" Çorum mutfağının farklı bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOP) Başkanı Recep Gür ise, "Çorum gerçekten hepimizin için çok önemli, olmasa olmaz şehirlerimizden bir tanesi. Dünyanın birçok ülkesini geziyoruz ama Çorum mutfağının bizde farklı bir yeri var. İnşallah Çorum mutfağını gastronomide de dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Çorum’un en güçlü yanlarından birisi şuanki hayatta canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" Konsept ve Büyüme Danışmanı Yasemin Cerit Doğan da, "Burada hem yerel üretim, hem yerel ürünlerimiz, coğrafi işaretli ürünlerimiz ve de bu ürünleri üreten üreticilerimizi kapsayan programlar geliştiriyoruz. Bunun yanında uluslararası bilgi paylaşımı ve işbirliği UNESCO’nun da çok önem verdiği bir şey. Çünkü bir şehrin içinde yaptıklarımız aslında sadece burada kalıyor. Bunun hem ulusal anlamda diğer şehirlerimizle işbirliğiyle hem de uluslararası anlamda diğer ülkelerle paylaşarak çoğalmasını sağlıyoruz. En önemlisi de aslında katılımcı ve çok paydaşlı bir program modeli olması. Bu ne demek; hem toplumsal hem kamu tarafında hem özel sektörün hem de sivil toplum kurumlarının beraber aynı çatı altında aynı hedefe doğru yürüdüğü bir programdan söz ediyoruz. Çorum’un en güçlü yanlarından biri de aslında bu ekosistemin geçmişte kalmış olması değil, şu andaki hayatta da canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" dedi. "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok" Çorum gastronomisinin hak edeceği yerine geleceğini vurgulayan Halk Mutfakları Araştırmacısı, YazarAdnan Şahin, "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok. Tabii ki gastronomi şehri olma azmi yetmiyor. Olması gereken bazı teknik hususlar var. Bu anlamda yürünecek yol bence sonuçtan çok daha değerli. Çünkü siz bu yolu yürüdüğünüz zaman zaten şehrin gastronomik anlamda gelmesi gereken yere geleceğinden de bir şüphemiz yok" diye konuştu. Öte yandan, UNESCO listesine girmek için Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile turizm temsilcilerinin yer aldığı "Gastronomi Yürütme Kurulu"nun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı itibarıyla Çorum’un tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı Çorum leblebisi, has naklava ve Alaca boranası gibi değerlerin katılımıyla 31’e ulaştı. Daha önce EMITT ve ITB Berlin gibi dev fuarlarda boy gösteren Çorum mutfağı, 4-7 Haziran tarihleri arasında İspanya, İtalya ve Brezilya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden açık ateş pişirme ustalarını ağırlayacak. Ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek bu özel etkinlikte geleneksel pişirme teknikleri dünyaya tanıtılacak. Çorum ayrıca, Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde düzenlenecek olan dünyanın en prestijli gastronomi fuarlarından San Sebastian Gastronomika’da da yerini alarak uluslararası arenada gövde gösterisi yapacak.
Devlet desteğiyle Türk mühendisleri geliştirdi: Plastik atıklar ekonomiye kazandırılıyor
19 Şubat 2025 Çarşamba - 10:19 Devlet desteğiyle Türk mühendisleri geliştirdi: Plastik atıklar ekonomiye kazandırılıyor Çorum’da, devlet desteğiyle Türk mühendisler tarafından geliştirilen geri dönüşüm makinesi, yıllık 200 ton plastik atığı yeniden sanayiye kazandıracak. Ar-Ge süreci tamamlanan çevreci teknoloji, Avrupa ülkeleri ve Amerika’dan büyük ilgi görüyor. Çorum’da faaliyet gösteren bir firma, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği geri dönüşüm makinesiyle plastik atıkları sanayiye kazandırıyor. Yıllık 200 ton kapasiteye sahip makine, KOSGEB ve TÜBİTAK desteğiyle tamamlanan Ar-Ge çalışmaları sonucunda üretildi. Düşük enerji tüketimiyle çalışan çevreci teknoloji, Avrupa ve Amerika’dan yoğun ilgi görüyor. İZA Makine Yönetim Kurulu Başkanı İzzettin Akıllı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, ürettikleri sistemin düşük enerji tüketimiyle yüksek kapasitede verim sağladığını söyledi. Akıllı, "Şu an gördüğünüz makine, TÜBİTAK Ar-Ge ile birlikte geliştirilmiş olup düşük enerji tüketimiyle yüksek kapasite elde edecek şekilde üretilmiştir. Ayrıca, müşteri talepleri ve şikayetleri doğrultusunda revizyonları yapılan makine, Kanada ve Amerika’daki aktif pazarda yerini almıştır" dedi. "Hem düşük güç tüketimi hem de yüksek üretim kapasitesi" Makinenin düşün enerjiyle çalıştığını anlatan Akıllı, "Global bazda, hem ülkemizde hem de dünyada enerji maliyetleri giderek artmaktadır. Ürettiğimiz makine, düşük enerji tüketimiyle yüksek kapasiteli verim sağladığı için yoğun talep görmektedir. Sahada oluşabilecek sorun ve arızalara karşı geliştirdiğimiz makinelerde ciddi inovasyonlar yaptık. Müşterilerimizin bizi tercih etme sebeplerinden bazıları da bunlardır. Küresel ölçekte, rekabetçi bir geri dönüşüm makinesi üreticisi olarak, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızla global pazarda yerimizi aldık. Özellikle Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerde enerji verimliliği ve iş güvenliği önlemleri büyük önem taşımaktadır. Ürettiğimiz makine, bu yetkinlikleri ve sertifikasyonları karşılamaktadır. Son olarak, makinenin üretim kapasitesi geri dönüşüm sektöründe kritik bir faktördür. Hem düşük güç tüketimi hem de yüksek üretim kapasitesi sayesinde sektör içinde kendinden söz ettirmektedir" diye konuştu. "Her firma kendi atığını geri dönüştürmek zorunda kalacak" Geri dönüşüme olan ilginin arttığını ve bu durumun yakında yasal bir zorunluluk hâline geleceğini belirten Akıllı, geliştirdikleri makinenin firmalara büyük avantaj sağladığını söyledi. Akıllı, "Makinemiz, 1507 KOBİ Ar-Ge Programı’ndan yararlanarak ve ayrıca faydalı model patent belgesini alarak bu süreci tamamlamıştır. Geri dönüşüme olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Her firma, birkaç yıl içerisinde kendi atığını kendisi geri dönüştürmek zorunda kalacak ve bu durum yasal bir zorunluluk hâline gelecektir. Bu nedenle, üretilecek makinelerin farklı sektörlere hizmet verebilmesi ve bu süreçte iş güvenliği, enerji tüketimi ile ürettiği katma değer açısından verimli olması bizim için büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. "Ülkelerden rağbet görmekteyiz" Sektörde yeni çözümler üretmek için Ar-Ge çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Akıllı, "Hem sahadaki müşteri talepleri hem de bünyemizdeki Ar-Ge ekibiyle birlikte katma değerli makineleri son hızla üretmeye devam edeceğiz. Üretmiş olduğumuz makineler, global pazarda Amerika başta olmak üzere Kanada, Avrupa Birliği ülkeleri, bazı Balkan ülkeleri ve gelişmekte olan Afrika ülkelerinde de rağbet görmektedir" ifadelerini kullandı.