Yerel Haberler
Çorum
Çorum’da gençlerden "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü" 21 Mayıs 2026 Perşembe - 20:41:22 Çorum’da Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü"nde üniversite öğrencileri, 50 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla şehitliğe yürüdü. Hitit Üniversitesi tarafından 2023 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilen yürüyüşte yüzlerce öğrenci bir araya geldi. Kuzey Kampüs’ten Çorum Şehitliği’ne kadar uzanan güzergahta öğrenciler, 50 metrelik Türk bayrağını eller üstünde taşıdı. Milli birlik ve beraberlik mesajlarıyla yürüyen gençler, şehitlere vefa örneği gösterdi. Şehitlikte devam eden programda saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından aziz şehitlerin ruhları için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Programın sonunda öğrenciler ve katılımcılar, yanlarında getirdikleri gülleri Çorumlu şehitlerin kabirlerine bıraktı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, gençlerin şehitlere olan vefasını göstermek için bir araya geldiklerini belirtti. Öztürk, "2023 yılından itibaren Hitit Üniversitesi olarak, Çorum Şehitliği’ne olan yakınlığımızı da bir görev bilerek bu yürüyüşü düzenliyoruz. Gençlerimizin şehitlerimize olan vefasını ve üniversitemizin şehitlere olan saygısını göstermek için burada buluşuyoruz. Bundan sonra da Hitit Üniversitesi olarak her yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor Haftası kapsamında şehitlere saygı yürüyüşünü gerçekleştireceğiz. Bu gurur bize yeter" dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:37 Yüzde 3 seviyesindeydi, yağışlarla hızla yüzde 85’e çıktı: Taşkın riskine karşı önlem alındı Çorum’da yılın başında yüzde 3 seviyelerinde olan Çomar Barajındaki doluluk oranı, etkili yağışların ardından yüzde 85’lere kadar yükseldi. Su seviyesindeki hızlı artış üzerine belediye ekipleri muhtemel taşkın riskine karşı tedbir aldı. Çorum’da etkili olan yağışlar, içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda su seviyesini yükseltti. Güncel verilere göre Yenihayat Barajı’nda doluluk oranı yüzde 42,68, Çorum Barajı’nda yüzde 84,75, Hatap Barajı’nda yüzde 27,90 ve Koçhisar Barajı’nda yüzde 30,63 seviyesine ulaştı. Su seviyesindeki artışla birlikte muhtemel taşkın riskine karşı dolu savak alanlarında temizlik, kontrol ve tahliye hazırlıkları başlatıldı. Belediye ekipleri, dere yatakları ve tahliye kanallarında iş makineleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Baraj çevresindeki piknik alanında su seviyesinin yürüyüş yolunun bir bölümüne kadar ulaşması üzerine vatandaşların can güvenliği için fiziki önlemler alındı. Bazı alanlar, geçici süreyle kullanıma kapatıldı. Çorum Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürü Yasemin Ağca Kafa, yılın başında barajlardaki toplam rezervin yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirterek, bahar yağışlarının su kaynaklarını olumlu etkilediğini söyledi. Kafa, "En dolu barajımız şu an çekim yaptığımız Çomar Barajı. Doluluk oranı yüzde 85 seviyelerinde. Dört barajın ortalaması ise yüzde 34 seviyesinde. Bu da bu seneyi biraz daha rahat geçireceğimiz anlamına geliyor. Yaklaşık 2 aydır baraj seviyesini sürekli kontrol ediyoruz. Dolu savaktan taşma ihtimaline karşı giderlerin kontrolü ve temizlikleri düzenli olarak yapılıyor. Planlarımız ve kontrollerimiz yolunda, her şey kontrolümüz altında" dedi. Ailesiyle birlikte piknik yapmaya gelen Alptekin Şahin ise su seviyesindeki artışa şaşırdığını belirterek, "Eskiden barajın yanına gitmek için yürümek gerekiyordu. Şimdi iki adım atınca suyun buraya kadar geldiğini görüyoruz. Senelerdir suyun bu seviyeye ulaştığını görmemiştim" diye konuştu. Yusuf Efe Ünlü de su seviyesindeki yükselişin sevindirici olduğunu ifade ederek, "Piknik yapmak ve köpeğimizi gezdirmek için geldik. Su seviyesi bizi şaşırttı. Geçen yıl burada böyle bir görüntü yoktu. Bu yaz su sıkıntısı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Dr. Topaloğlu: “Günümüz sözde deistleri sorumluktan kaçtığı için dini reddediyor”
26 Mayıs 2024 Pazar - 14:26 Dr. Topaloğlu: “Günümüz sözde deistleri sorumluktan kaçtığı için dini reddediyor” Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Taha Topaloğlu, günümüz sözde deistlerinin sorumluktan kaçtığı için dini reddettiğini açıkladı. İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi Kurma ve Koruma Vakfı (İMVA) tarafından “Deizm nedir Ne değildir” konulu konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Dr. Hüseyin Taha Topaloğlu, deizm tarihçesi, dünyadaki ve Türkiye’deki deizm akımlarıyla ilgili bilgiler verdi. Dr. Topaloğlu, Türkiye’de son 15 yıldır dine karşı en önemli itirazlardan biri olan deizmin Allah’ı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Allah’ın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunarak vahyi reddettiğine dikkat çekti. Batı’da gerçekleşen Rönesans ve Reform döneminde ortaya çıkan deizmin önce İngiltere’de (İngiliz Aydınlanması) taraftar bulduğunu sonrasında ise Kıta Avrupası ve Amerika’da kabul edilir hale geldiğini anlatan Dr. Topaloğlu, “Deizm, hiçbir zaman büyük kitlelerin inanç şekli olmamasıyla birlikte daha çok bilim adamları, filozoflar ve siyasetçilerin Tanrı inancı olarak kabul edilebilir dedi. Deistlere göre deneyim ve tecrübenin yegane bilgi edinme kaynağı olduğunu anlatan Topaloğlu, “İnsanın bilgi edinme kapasitesi kainatın var oluşu ve işleyişi ile alakalı hakikate erişebilecek noktadadır. İnsanoğlu kendisine ve doğaya dair tecrübeler ışığında şu sonuca varmıştır ki evren mükemmel derecede düzenlidir; belirli kanunlar vardır (doğa yasaları) ve bu kanunlar istisna kabul etmeyecek şekilde kainatta işler. Bu sebeple evren rasgele varlığa gelmemiştir; yani bir var edicisi bulunmaktadır. Bu varlığa Tanrı adı verilir. Deistlere göre Allah evrene bir defada yaratmıştır ve işleyişine karışmaz. Çünkü doğa yasalarının istisnasız bir şekilde işlemesi var olmaya başladığı andan itibaren evrenin içinden veya dışından bu işleyişe müdahalenin mümkün olmaması anlamına gelmektedir. Deistlerin en baştan kurulmuş ve mükemmel bir şekilde işleyen bir saat olarak nitelendirdiği yaratılmışlar alemi düşüncesi onların vahiy, Nübüvvet, vahyedilmiş ahlaki kurallar, dua, mucize gibi kavramları reddetmelerine sebep olmuştur. Bu kavramların dinin temel kurumları olduğu göz önüne alındığında onların dini kabul etmedikleri açık bir şekilde görülebilir” ifadelerini kullandı. “Deizmin ortaya çıkışına Hıristiyanlığın inanışları ve politikaları sebep oldu” Her düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olan etkenler olduğuna vurgu yapan Dr. Hüseyin Taha Topaloğlu, “Deizmin ortaya çıkışına Hritstiyanlığın inanışları ve politikaları sebep olmuştur. Fizik, biyoloji, astronomi ve kimya gibi doğa bilimlerindeki gelişmeler insanoğluna kilisenin öğretilerinin yanlışlığını göstermiştir. Bu tür bilgilerin kilise öğretileriyle çelişmesi kilisenin engizisyon mahkemeleri aracılığıyla insanlara zulmetmesine sebep olmuş ve bilimsel bilgiyi göz ardı etmesiyle sonuçlanmıştır. Bununla birlikte kilisenin cennetten arsa satması gibi istismar teşebbüsleri ve baskıcı siyasetleri de deizmin ortaya çıkmasına neden olan hadiseler olarak görülebilir” şeklinde konuştu. Türkiye’deki deizm tartışmaları Türkiye’deki deizm tartışmalarıma da değinen Dr. Topaloğlu, şunları kaydetti; “Yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin gündemine giren deizm tartışmaları ise özelde imam-hatip lisesi öğrencilerinin genelde ise Türk toplumunun dindarlıktan uzaklaştığı iddiasıyla ortaya çıkmıştır. İbadetlerden ve dini kurumlardan uzaklaşan gençliğin deizme yöneldiği kabulü toplumda ve ilmi çevrelerde kabul görmüş; üzerine çok sayıda makale, sunum, çalıştay ve tartışma düzenlenmiştir. Ancak günümüzde şahit olunan dinden uzaklaşma ancak bir yaratıcının olduğunu kabul etme iddiasının ortaya çıkma sebeplerine baktığımızda, bu durumun deizm ile aynı şey olmadığını söylemek mümkündür. Günümüz sözde deistleri bireyselleşme arzusu, mevcut siyasi ortama tepki, teknolojik gelişmeler olumsuz sonuçlarından olan manipülasyon ve spekülasyona karşı makul rehberlik ve destek imkanlarını bulamama ve en önemlisi sorumluluğu reddetme sebebiyle dini reddetmektedirler. Hemen görülebileceği gibi deizm ve günümüz dindar olmama durumu arasında bir özdeşlikten söz edilemez. Sonuç olarak günümüz deizm tartışmalarının büyük oranda hatalı bir benzetmeden kaynaklandığı söylenebilir. Ancak ortada bir sorunun olduğu da göz ardı edilmemelidir. Bu soruna dair çözüm önerileri ise deizmi tartışmak ve onu çürütmeye çalışmak değil; günümüz sorunlarına çareler üretmektir” Konferansta Karaman’da düzenlenen "Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Türkiye finalinde ikinci olan Hafız Muhammed Emir Gökmen İMVAK tarafından ödüllendirildi. İMVAK Yönetim Kurulu üyesi Ali Ilıca tarafından tam altın hediye edildi. Konferansa İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut, İMVAK Başkanı Sait Kömürcü ve davetliler katıldı.
’Beyaz altın’ın sofralara uzanan yolculuğu başladı
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 15:24 ’Beyaz altın’ın sofralara uzanan yolculuğu başladı Türkiye’de çeltik üretiminin yüzde 5’inin karşılandığı Çorum’un Osmancık ilçesinde “beyaz altın” olarak adlandırılan pirincin sofralara uzanan yolculuğu başladı. Çeltik tohumu eken çiftçiler, önce tarlalarındaki ’keşan’ adını verdikleri alanları, tarım aletleri yardımıyla ekim için hazırlıyor. Daha sonra hazırladıkları keşanların içine su salarak bütün tarlanın su tutmasını sağlayan çiftçiler, tarlalar bataklık haline gelince çeltikleri saçarak toprakla buluşturuyor. Suda eriyen oksijeni kullanarak gelişimini sürdüren çeltik bir süre sonra hastalıklara karşı ilaçlanırken, yabani otların istilasına uğramaması için temizlikten geçiriliyor. 5 ay sonra hasat edilecek Yetişmesi ve başak olgunluğunu yaklaşık 5 ayda tamamlaması beklenen çeltik için çiftçiler sürekli olarak tarlaların su altında kalmasını sağlayacak. Belirli olgunluğa erişecek çeltikler daha sonra biçerdöverlerle hasat edilerek kurutuluyor. Son aşamada pirinç fabrikalarına satılan çeltikler, özel bir gayret ile kabuklarından ve kepeklerinden ayrılıp pirinç haline getiriliyor. Yılda yaklaşık 30 ton üretiliyor Osmancık ilçesinde yılda 25 ila 30 bin ton üretilen pirinç, binlerce ailenin de geçim kaynağını oluşturuyor. İlçede üretilen “Osmancık97” pirinci ülkedeki pirinç ihtiyacının yüzde 5’ini karşılıyor. Osmancık’ın önemli gelir kaynaklarından birisi olan çeltik ilçede "pırlanta" ya da "beyaz" olarak anılıyor. Çeltik, ilçe ekonomisine milyonlarca lira katkı sağlıyor. Çeltik üreticisi Adem Odabaş ise, çeltik ekiminin başladığını belirterek, “Bir taraftan tarlalara su verilirken diğer taraftan tohum atılıyor. İnşallah hava şartlarının elverişli olmasıyla randumanlı, bereketli hasat dönemine ulaşacağız. Yüce Allah, inşallah emeğimizin karşılığını almayı nasip eder” diye konuştu. Beyaz altının sofralara uzanan yolculuğunu anlatan Mustafa Özüdoğru ise, “Bir taraftan tarlaları suyla buluştururken diğer taraftan tohum ekimini yapıyoruz. Yeni sezon ülkemiz, üreticilerimiz için hayırlı olsun. Umarım herkesin yüzü güler” ifadelerini kullandı. Ramazan Temiz, yeni sezonun bereketli geçmesini temenni ederek, “Çeltik ekimi başladı. Şuan tarlalar ekim için hazırlanıyor. Tapan çekiyoruz. İlaç ve gübrelerini atıyoruz” dedi. (MMY-BÖ)