Yerel Haberler
Denizli
21 Mart 2026 Cumartesi - 06:04 Küslerin barıştığı bayramlaşma halkası geleneği yaşatıldı Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de küslerin barışması ve herkesin birbirine sarılması için her bayram sabahı sürdürülen ‘bayramlaşma halkası’ geleneği bu yıl olumsuz hava koşuları nedeniyle caminin içerisinde oluşturuldu. Tavas’a bağlı Yeni Mahalle’de yılla önce köyün ileri gelenleri tarafından kırgınlıkların unutulması ve küslüklerin sona erdirilmesi için başlatılan ‘Bayramlaşma Halkası’ geleneği bu yılda yaşatıldı. Her yıl Taşbaşı Camisinin avlusunda yaşatılan gelenek, bu yıl soğuk ve yağışlı hava nedeniyle caminin içinde gerçekleştirildi. Caminin dışında bayramlaşmak için halka oluşturan cemaat, 7’den 77’ye tüm erkeklerin katıldığı bayramlaşma zincirini bu sene cami içinde kurdu. Yıllardır devam eden bayramlaşma geleneği sayesinde, herkes birbiriyle tokalaşıp sarıldığı için kimse küs veya kırgın kalmadı. Birlik ve beraberlik için bir fırsat olarak gördükleri geleneği yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Yeni Mahalle eski muhtarlarından Hacı Ahmet Şen, "Mahallemizde yıllardır yaşattığımız bir bayramlaşma halkası geleneğimiz var. Bayram namazını kıldıktan sonra hocalarımız sürekli ikazda bulunur ve caminin avlusunda oluşturduğumuz halkada mahallenin 7’den 77’ye tüm erkekleri hep birlikte bayramlaşırdı. Fakat bu yıl havanın çok soğuk olması nedeniyle bayramlaşma halkamızı camimizin içerisinde oluşturduk. Bu bizim yıllardır hem gelenek göreneğimiz hem de küslerin barışması için bir fırsatımız. Adam aynı safta namaz kılıyor ama küs. Bayramlaşmak için birbirlerine el uzattıklarında, bu sayede barışmalarına vesile olunuyor. Bu gelenek göreneği ayakta tutmak için biz bayramlaşma halkasını oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. Bayramların toplumsal dayanışma içi önemli bir fırsat olduğunun altını çizen cam cemaatinden Mehmet İnce ise "Geleneksel olarak her bayramda caminin avlusunda hep birlikte bayramlaşıyoruz. Komşularımız ve cami cemaatimiz bayram sabahı burada buluşuyor. Hiçbir şekilde küskünlüklerin devam etmesini istemiyoruz. Herkes birbiriyle sarılsın, dostluk, kardeşlik ve beraberlik olsun diye bu geleneğimizi sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.
Rüzgara karşı mücadele veren ateş savaşçıları 500 hektar ormanı yanmaktan kurtardı
13 Haziran 2025 Cuma - 22:23 Rüzgara karşı mücadele veren ateş savaşçıları 500 hektar ormanı yanmaktan kurtardı DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Honaz ilçesinde yıldırım düşmesi sonucu iki ayrı noktada başlayan orman yangınları, zamanında müdahale sayesinde büyümeden söndürüldü. Rüzgara karşı büyük bir mücadele veren orman ekipleri, 2 hektar alanın zarar gördüğü yangında, 500 hektar blok ormanlık sahayı yanmaktan kurtardı. Denizli’de bunaltıcı bir sıcağın ardından öğleden sonra aniden bastıran gök gürültülü sağanak yağış, orman yangınlarını da beraberinde getirdi. Honaz ilçesine bağlı Sapaca Mahallesi sınırları içerisinde kalan ormanlık alana yıldırım düşmesi sonucu iki farklı noktada orman yangını başladı. Yangın ihbarının düşmesinin ardından Denizli Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, yıldırım kaynaklı orman yangınlarına anında müdahale etti. Şiddetli rüzgarla birlikte yoğun ormanlık bölgeye doğru ilerleyen yangına, Denizli İşletme Müdürlüğünde görevli 10 ilk müdahale aracı, 19 arazöz, 2 iş makinesi ve 57 personelle müdahale edildi. Yangın mahallindeki şiddetli rüzgâra rağmen orman ekiplerinin hızlı müdahalesi sonucu, yangının ilerleyerek büyümesine engel olunarak, 500 hektar blok ormanlık alanın zarar görmesinin önüne geçildi. Kontrol altına alınan yangın sahasında, soğutma çalışmalarına devam ettiği bildirildi. Yangında yaklaşık 2 hektar örtü şeklindeki alanın etkilendiği bildirildi.
Arılar Denizli şehir merkezini istila etti
13 Haziran 2025 Cuma - 15:58 Arılar Denizli şehir merkezini istila etti Denizli’de kovandan kaçan kraliçe arı şehir merkezine geldi. Kraliçe arıyı takip eden diğer bal arıları Denizli Çınar Meydanını istila etti. Olay, Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Altıntop Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bal üretimi yapılan kovandan kaçan kraliçe bal arısı Denizli şehir merkezine geldi. Kraliçeyi takip eden diğer bal arıları kraliçenin peşinden gelerek şehir merkezini istila etti. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren giyim mağazasının tabelasındaki delikten içeriye giren kraliçe arının etrafını binlerce bal arısı sardı. Bir anda binlerce arının uçmaya başladığı bulvarda esnaflar dükkanlarını kapatmak zorunda kaldı. Bulvarda alışveriş yapan vatandaşlar arı kolonisi görünce büyük korku yaşadı. Gazi Mustafa Kemal Bulvarında esnaflık yapan ve hobi olarak arıcılık yapan Hasan Uzkaya ve Turgut Erturunç, kraliçe arıyı yakalayarak kutu içerine aldı. Kutunun içerinde arıları toparlayan arıcılar arıları alarak şehir merkezinden uzaklaştırdılar. Arıları kutu içerisine toparlamaya çalışan Turgut Erturunç, "Sabah dükkanı açmaya geldiğim zaman dükkanın tabelasına yığılmışlardı. Yoldan geçen birisi gelmiş arıların yarısını almış yarısı kalmış. Kraliçe arıyı almamış. Belediyenin ekipleri geldi arıları zehirlemek istediler. Arıların zehirlenmesine izin vermedik. Kutu getirdik Kraliçe arıyı kutu içerisine aldık. Yavaş yavaş tüm arıları kutu içerisine alacağız" dedi. Arıların bal yapma zamanı olduğu için insanlara saldırmayacağını belirten Hasan Uzkaya, "Galiba buralara yakın bir yerde arı kolonisi vardı. Arılar buraya 3 kilometre kadar uzaklıktan gelebilirler. Kovandan çıkarak kendilerine yeni bir yuva ararlar. Bunlarda herhalde kovandan çıkarak buraya geldiler levhayı buldular burayı geçici olarak sığındılar, belirli süre sonra buradan da giderlerdi. Yoldan geçen vatandaşlar korkmuş ama korkacak bir şey yok. Bunlar ovul arı bunların mideleri bal dolu olduğu için insana saldırmazlar sokmazlar" ifadelerini kullandı.
İş adamı Derya Baltalı, Menderes Bulvarı’na modern bir yaya üst geçidi için çalışmalara başladı
13 Haziran 2025 Cuma - 13:46 İş adamı Derya Baltalı, Menderes Bulvarı’na modern bir yaya üst geçidi için çalışmalara başladı Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Menderes Bulvarı üzerinde yer alan Toplu Konut ve Alışveriş Merkezi önüne modern bir yaya üst geçidi için çalışmalara başladı. İş insanı Derya Baltalı tarafından yaptırılacak olan köprülü üst geçit ile bölgede yaya geçiş güvenliği artırılacak, vatandaşların karşıdan karşıya geçişi kolay ve güvenli hale getirilecek. Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı ve Yönetim Kurulu Üyesi Alper Baltalı Menderes Bulvarı üzerinde yer alan Toplu Konut ve Alışveriş Merkezi önüne modern bir yaya üst geçidi için çalışmalara başladı. Düzenlenen törende konuşan Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Denizli’ye değer katacak bir projeye imza atmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "En başından beri amacımız şehrimizin demografisine uygun, çağdaş, modern ve ayrıcalıklı yaşam alanları sunmaktı. Üst geçit projemizle Aqua Mall bölgesindeki geçiş güvenliğini artırırken, yaşam konforuna da katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. "Tahmini yapım sürecini 30 Eylül’e kadar tamamlamayı planlıyoruz" Tahmini yapım sürecini 30 Eylül’ kadar tamamlanacağını planladıklarını dile getiren Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, "Tahmini yapım sürecini 30 Eylül’e kadar tamamlamayı planlıyoruz. Denizli için çok güzel bir proje olacağına inanıyorum" diye konuştu. Yeni üst geçidin 30 Eylül 2025 tarihine kadar tamamlanması planlanıyor. Proje, Baltalı Grup tarafından hayata geçirilecek.
Milletvekili Sema Silkin Ün Gazze için yürüyecek
13 Haziran 2025 Cuma - 12:45 Milletvekili Sema Silkin Ün Gazze için yürüyecek Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Küresel Gazze Yürüyüşü için Refah Sınır Kapısı’na gidiyor. Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, dünya kamuoyunun sessizliğini kırmak, Filistin halkına yönelik devam eden ablukanın sonlandırılması ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Küresel Gazze Yürüyüşü ’ne katılacak. Milletvekili Ün, yürüyüşün en kritik noktası olan Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıktıklarını belirterek, "20 ay aradan sonra yeniden Kahire’deyiz. Bu kez insanlığın en karanlık sınavı için buradayız. Sessizliğin kırılması, vicdanın haykırması için Refah’tayız" dedi. Sema Silkin Ün, Refah’ın Gazze’ye açılan tek nefes borusu olduğunu vurgulayarak "Refah, sadece bir sınır kapısı değil; aynı zamanda dünyanın en büyük insanlık krizinin tanığı. Siyonist İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan politikalarına karşı Refah, Gazze’nin onurunu taşıyor. Gazze’nin yükünü tek başına sırtlayan bu küçük şehir, bugün vicdanın merkezidir. İşte biz de bu yüzden buradayız." Dedi. Yürüyüşün, İsrail’in Gazze’ye yönelik abluka ve saldırılarının durdurulması, bölgeye insani yardımların ulaştırılabilmesi ve küresel dayanışmanın güçlendirilmesi için kritik bir mesaj taşıdığını belirten Ün, "Türkiye’den binlerce insanımızla, dünyanın dört bir yanından on binlerce vicdan sahibiyle birlikte buradayız. Bu yürüyüş, sadece Filistin için değil, insanlık onuru için bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, sadece bir eylem değil, aynı zamanda insanlığın kendine karşı yürüyüşüdür. Çocukların, kadınların, yaşlıların bombalar altında can verdiği bir dünyada sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Biz buna ortak olmayacağız. Biz, vicdanı temsil edenlerin sesiyiz." Dedi Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, küresel Gazze yürüyüşü için refah kapısına gidiyor. Milletvekili Ün, "20 ay aradan sonra yeniden Kahire’deyiz. İnsanlık vicdanının kanadığı yere, Refah’a gidiyoruz. Tüm dünyanın sessizce izlediği, soykırımın en çaresiz, en dertli şahidi Refah. Gazze’nin yükünü tek başına sırtlayan Refah. Siyonist İsrail’in kural tanımazlığına karşı Mısır’ın yalnız olmadığının altını çizen ve Gazze’deki utanç ablukasını sonlandırmayı amaçlayan Küresel Gazze Yürüyüşü ’nün bir parçası olarak Kahire’deyiz. Türkiye’den binlerce vatandaşımızla, dünyadan on binlerce insanımızla buradayız" dedi.
Vali Coşkun, "Jandarma Teşkilatımız hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olmuştur"
13 Haziran 2025 Cuma - 11:25 Vali Coşkun, "Jandarma Teşkilatımız hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olmuştur" Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Jandarma Teşkilatının 186. yıl dönümünü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, mesajında, "Kuruluşundan bu yana yurdumuzun dört bir yanında, Aziz Milletimizin huzur ve güvenliğini temin etmek için gece gündüz demeden görev yapan Jandarma Teşkilatımızın 186. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Ülkemizin bölünmez bütünlüğünün korunması, milletimizin huzur ve güvenliğinin sağlanması ile kamu düzeninin tesis edilmesi görevlerini özveriyle ifa eden Jandarma Teşkilatımız; hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olmuştur. Gücünü yasalardan desteğini Aziz Milletimizden alan Jandarma Teşkilatımız, Milletimizin esenliğine yönelik yaptığı hizmetler, disiplinli ve fedakâr görev anlayışıyla, insan haklarına ve demokratik değerlere bağlılığı ile de vatandaşlarımızın sevgisine ve güvenine mazhar olmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle, ilimiz ve ülkemizin dört bir köşesinde Aziz Milletimizin huzur ve güvenliği için görev yapan Jandarma Teşkilatımızın 186’ncı kuruluş yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Aziz Şehitlerimizi ve Kahraman Gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor ve Jandarma teşkilatımızın kıymetli mensuplarına sağlık, huzur ve afiyet dileklerimi iletirken görevlerinde başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Erken teşhisle mesane kanserine dur deyin
13 Haziran 2025 Cuma - 11:07 Erken teşhisle mesane kanserine dur deyin DENİZLİ (İHA) – Mesane kanseri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Denizli Özel Egekent Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, erken teşhis ile hem hastalığın yayılımını engellendiğini hem de tedavi yöntemlerinde başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguladı. Denizli Özel Egekent Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, mesane kanseri hakkında bilgilendirme yaptı. Mesane kanseri, belirtileri genellikle sinsi seyrettiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıkılmaz, bu nedenle erken evrede fark edilmesi zor olabilen bir hastalık olduğunu ifade etti. Erken teşhis, tedavinin başarısı ve hastanın yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Mesane kanserinde erken teşhisin, hastalığın yayılmasını engellemek ve daha az invaziv tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde etmek için hayati öneme sahip. Özellikle idrarda kan görülmesi gibi belirtilerin asla göz ardı edilmemesi gerekir. Bu tür durumlarda derhal bir üroloji uzmanına başvurmanın şart. Erken evrede yakalanan mesane kanserleri, genellikle cerrahi müdahale ile tamamen tedavi edilebilirken, ileri evrelerdeki kanserlerde tedavi süreci daha karmaşık ve zorlayıcı olabilmektedir" dedi. "Belirtileri yaşayan kişiler vakit kaybetmeden tıbbi yardım almalı" Mesane kanserinin belirtileri hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Mesane kanserinin en yaygın belirtisi, ağrısız kanlı idrardır. Bununla birlikte, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma veya ağrı, acil idrara çıkma hissi gibi belirtiler de mesane kanserine işaret edebilir. Bu belirtilerden herhangi birini yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden tıbbi yardım alması gerekir. Özellikle 50 yaş üzeri bireylerin, sigara içenlerin ve kimyasal maddelere maruz kalan kişilerin mesane kanseri riski açısından daha dikkatli olmalıdır. Düzenli kontroller ve farkındalık, hastalığın erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabilir ve bu da tedavi şansını önemli ölçüde artırır" şeklinde konuştu. "Mesane kanserinde erken müdahale en güçlü silahımız" Toplumun mesane kanseri hakkında bilinçlenmesi ve erken müdahalenin önemine değinen Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Günümüzde mesane kanseri teşhisinde kullanılan sistoskopi, idrar sitolojisi ve görüntüleme yöntemleri gelişmiş teknikler, hastalığın erken evrede yakalanmasını kolaylaştırmaktadır. Modern tıbbın sunduğu bu imkanların, hastaların daha hızlı ve doğru bir şekilde teşhis edilmesine imkan tanıyor. Mesane kanserinde farkındalık ve erken müdahale, hastaların sağlığını korumak ve yaşam sürelerini uzatmak için en güçlü silahımızdır. İhmal edilen her belirti, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir. Toplumun mesane kanseri belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi, bu hastalığa karşı verilen mücadelede en büyük adımlardan biridir" ifadelerini kullandı.
Dijital bağımlılık ilkokul çocuklarında dahi boyun fıtığı oluşturuyor
13 Haziran 2025 Cuma - 09:27 Dijital bağımlılık ilkokul çocuklarında dahi boyun fıtığı oluşturuyor Son dönemlerde artan teknoloji kullanımı ve dijital bağımlılığın her 10 kişiden 9’unda boyun düzleşmesine yol açtığını belirten Denizli Özel Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, "Eskiden sadece çalışma hayatındaki belirli insanlarda bu tarz sorunlar görünürken, artık ilkokul öğrencilerinde dahi ortaya çıkabiliyor" dedi. Denizli Özel Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, son zamanlarda artan boyun düzleşmesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Özçelik, boyun düzleşmesinin son zamanlarda eskiye göre daha çok sık gördüklerini belirtti. Eskiden daha çok kuaförlerde, sekreterlerde görülen bir rahatsızlık olduğunu hatta boyun düzleşmesinin ve yol açtığı boyun fıtığının sekreter hastalığı olarak geçtiğini belirtti. Bu tür hastalıkların son dönemlerde artmasının en büyük sebeplerinden birinin boynumuzu yanlış kullanmaktan olduğunu söyledi. boynun kendi doğal bir kavisi olması gerektiğini belirten Op. Dr. Özçelik, bu kavisin yumuşak bir C harfi şeklinde olduğunu ifade etti. Çeşitli yanlış davranışlar ve hareketlerin ardından kavisi koruyamadığınız zaman ise boynun önündeki veya arkasındaki kasların spazma girdiğini belirten Op. Dr. Özçelik, kasılan kasların omurların kendine doğru çektiğini ve sonrasında düzleşme denilen bir hadisenin geldiğini ifade etti. "Bugün yoldan geçen 10 kişiden 8-9’unda film çekseniz boyun düzleşmesi çıkar" Hastaların bu şikayet ile çok geldiğini ve sokaktan geçen her 10 kişiden 8-9’unda boyun düzleşmesi olduğunu ifade eden Op. Dr. Özçelik, "Bugün yoldan geçen 10 kişiden 8-9 ’unda boyun düzleşmesi görüyoruz. Hastalarımız bu şikayette çok geliyorlar. Bunu çok ciddi bir hastalık olarak düşünüyorlar. Çok ciddi bir hastalık değil. Ancak ciddi hastalıkların belirtisi veya öncüsü olabiliyor. Bugünlerde bu kadar sık görmemizin en büyük sebebi de boynumuzu yanlış kullanmamız. Boynumuzu yanlış kullanmamızın en büyük sebebi ise çok fazla telefon, tablet, bilgisayar kullanımı. Artık herkesin elinde bir bilgisayar ve telefon var" ifadelerini kullandı. "Boynumuzun 30 dereceden fazla eğerek yapılan her şeyin boyun kaslarında spazma yol açıyor" Boynun 30 dereceden fazla eğerek yapılan her şeyin boyun kaslarında spazma yol açtığını belirten Op. Dr. Özçelik, "Bu sorunlar genellikle boynumuzu ergonomik kullanmamakla ilgili oluyor. Örneğin, boynumuz 30 dereceden fazla eğerek yaptığımız her şey boynumuz kaslarında spazma yol açabiliyor. Yani şu şekilde yaptığımız; kitap okuma, telefona bakma, pirinç seçme, dantel örme, nakış yapma vesaire gibi durumlarda boynumuzda düzleşmeye yol açabiliyor. Normalde boyunlar düz değil arkaya doğru kıvrılması gerekiyor. Hafif ‘C’ şeklinde bir kavisi olması gerekiyor" dedi. "Boyun düzleşmesi, önemli hastalıkların belirtisi ya da başlangıcı olabilir" Boyun düzleşmesinin bir hastalık olmadığını ama çok önemli hastalıkların belirtici veya başlangıcı olduğunu açıklayan Op. Dr. Özçelik, "Kaslar spazma girdiğinden omurgayı öne doğru çekiyor. Bu durumlarda arada kalan disk yapılarında yük dağılımı değişiyor ve arkaya doğru kuvvet dağılımı baskı yapmaya başlıyor. Bu da fıtıklaşmalara ve fıtık patlamalarına yol açıyor. Boyun düzleşmesi çok önemli değildir ama çok önemli hastalıkların belirteci veya başlangıcı olabilir. Bunların başında boyun fıtıkları, boyun omurlarında kaymaları geliyor. Sonrasında ise operasyona kadar gidebiliyor" diye konuştu. "Boyun düzleşmesinin fıtık başlangıcı olabilir sonrasında ise felce kadar ilerleyebilir" Op. Dr. Yasin Levend Özçelik; boynu ergonomik kullanmaya özen gösterilmesi tablet, telefon, kitap okuma da 30 dereceden fazla eğerek zaman geçirilmemesi konusunda uyarılarda bulunurken bunların sonucunda ise boyun fıtığına dönüşebileceğini ardından ise felce kadar ilerleyebileceğini belirterek, şu uyarılarda bulundu: "Boynumuzu ergonomik kullanmaya dikkat etmeliyiz. Özellikle telefon kullanan arkadaşlar, tablet kullanan arkadaşlara, gençlere sesleniyorum. Uzun süre kafamızı 30 dereceden fazla eğerek zaman geçirmeyelim. Yattığımız yerden boynumuzu katlayarak telefon kullanmayalım. Kitap da okumak aynı şekilde kafamızı çok eğerek kitap okumayalım. Mümkün olduğu kadar 30 dereceye geçmesin. Örneğin boynumuz dik bir şekilde telefon, kitap, bilgisayar kullanabiliriz. Bunun dışında zorladığınız her boyun hareketi size boyun düzleşmesi ve daha sonra boyun fıtığı başlangıcı olarak dönüyor. Boyun fıtığı bir kere başladıktan sonra da geri gelmez. İleriye doğru gider. İkinci, üçüncü, dördüncü derece boyun fıtıkları ve sonuç felce kadar yol açabilir" Boyun düzleşme rahatsızlığı eskiye göre daha çok arttı Eskiden belirli insanlarda boyun düzleşme sorunu olduğunu ama son dönemlerde artan teknoloji kullanımı ile beraber çoğu insanda görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Özçelik, "Boyun düzleşmesinin eskiden sekreter hastalığı olarak geçerdi. Daha çok daktilo varken sekreterler çok kafasını eğer çalıştığı için ve bir de kuaförlerde çok görürdük. Onlar da kafasını eğer çalışıyor. Ama şimdi herkes elinde bir tablet, telefon, kafasını eğerek okuyor, çalışıyor, işlem yapıyorlar ya da bilgisayar kullanırken sürekli gözler ya da kafa eğik olarak çalışıyor. Bunlar da boyunda düzleşmenin çok çok artmasına neden oldu" dedi. "Son dönemlerde telefon ve tablet kullanımından dolayı 10 yaşındaki çocuklarda boyun fıtığı oluyor" Son zamanlarda teknolojik aletlerin kullanımı ile küçük çocuklarda boyun fıtıkları görmeye başladıklarını belirten Op. Dr. Özçelik, "Eskiden sadece çalışma hayatındaki belirli insanlarda bu tarz sorunlar görünürken, artık ilkokul öğrencilerinde dahi ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıklar masum hastalıklar gibi görünüyor. Ama daha sonrası itibariyle ciddi hastalıklara yol açabilen durumlara yol açıyor. Boynumuz bir kere düzleştikten sonra dinamiği değişiyor. Sonrasında ise 10-15 yaşlarında çocuklarımız da boyun fıtığı görmeye başlıyoruz. Eskiden 25-30 yaşlarından önce bu hastalıkları görmek mümkün değildi. Şimdi ise küçük çocuklarımızın telefon, tablet kullanıyorlar. Bu da çok büyük risklere doğuruyor" diye konuştu.