Yerel Haberler
Denizli
Merkezefendi’de başpehlivan Mustafa Taş oldu
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 16:29 Merkezefendi’de başpehlivan Mustafa Taş oldu Merkezefendi Belediyesi tarafından üçüncüsü düzenlenen Merkezefendi Yağlı Güreşleri müsabakaları sona erdi. 750 pehlivan, 34 başpehlivanın katıldığı müsabakalar sonunda başpehlivanlığı, final müsabakasında Mustafa Doğan Özkaya’yı mağlup eden Mustafa Taş kazandı. Sporun her türlü branşında etkinlikler düzenleyen Merkezefendi Belediyesi, daha önce iki kez gerçekleştirdiği yağlı pehlivan güreşlerinin üçüncüsünü düzenledi. Şemikler Spor Tesisleri’nde yapılan ve üçüncüsü düzenlenen Merkezefendi Yağlı Pehlivan Güreşleri müsabakalarına Merkezefendili ve Denizlililer büyük ilgi gösterdi. Mücadelelerin başladığı andan itibaren tribünleri dolduran güreş severler birbirinden heyecanlı müsabakaları heyecanla izledi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, bu yılki Güreş Ağası Ali Çoban, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün ve protokol üyeleriyle birlikte sahada şeref turu atarak vatandaşları selamladı. Sabah saat 10.00’da başlayan müsabakalar sonunda tüm boylarda kıyasıya mücadeleler yaşandı. Merkezefendi Belediyesi 3. Yağlı Pehlivan Güreşlerinin finalinde ise Mustafa Taş ve Mustafa Doğan Özkaya karşı karşıya geldi. Seyircilerin dikkatle izlediği ve kıran kırana geçen mücadele sonunda Mustafa Taş rakibini yenerek altın kemerin sahibi oldu. Başpehlivan Taş’a altın kemerini Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Güreş Ağası Ali Çoban takdim etti. Tüm boylarda dereceye giren güreşçilere de ödüllerini protokol üyeleri verdi. Merkezefendi’de birinci ve ikinci kez düzenlenen yağlı güreşlerin Güreş Ağaları Mehmet Yukarıca ve Ahmet Turan da 3. kez düzenlenen Merkezefendi Yağlı Güreşlerine katıldı. Vatandaşların yağlı güreşe yoğun ilgi gösterdiğini dile getiren Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Ata sporumuz olan yağlı güreşler, milletimizin yüzyıllardır yaşattığı çok özel bir mirastır. Bu organizasyon vesilesiyle hemşehrilerimizin bir araya gelerek coşku içinde müsabakaları izlemesi, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmesi bizler için çok kıymetli. Her seferinde artan bir ilgiyle 3. kez düzenlediğimiz ‘Merkezefendi Yağlı Güreşlerimize’ katılan başpehlivanlarımıza, emek veren ekip arkadaşlarımıza ve tribünleri dolduran kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. İlçemizde sporun her dalına destek veriyoruz. Spora ve sporcuya olan desteklerimiz her zaman devam edecek" diye konuştu.
Bingöl’de şehit edilen 33 askerden birisi olan Denizlili er mezarı başında anıldı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 14:22 Bingöl’de şehit edilen 33 askerden birisi olan Denizlili er mezarı başında anıldı Bingöl’de 24 Mayıs 1993’te PKK’lı teröristlerce sivil ve silahsız şekilde otobüsten indirilerek şehit edilen 33 askerden biri olan Denizlili jandarma er Mehmet Öztürk, şehadetinin 32’nci yıldönümünde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. 1993 yılında, usta birliklerine gitmek üzere otobüsle yola çıkan 33 asker, Bingöl-Elazığ kara yolu üzerindeki Bilaloğlu köyü mevkiinde PKK’lı teröristlerin kurduğu pusuda şehit edilmişti. Denizlili şehitlerden Jandarma Er, Mehmet Öztürk, şehadetinin 32. yıldönümünde Denizli’nin Serinhisar İlçesi’ne bağlı Yatağan Mahallesi Mezarlığındaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma törenine şehit annesi Ümmühan Öztürk, ağabeyi Feridun Öztürk, Serinhisar Jandarma Bölük Komutanı Şevket Kalkan, Serinhisar Müftü Vekili Mehmet Çetin, Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Denizli Şube Başkanı Mustafa Işık, gaziler, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı. Mezarlık kapısından şehit mezarına kadar açılan dev bayrakla birlikte yürüyüş düzenlendi. Duygusal anlar yaşanan törende, şehit Mehmet Öztürk ve tüm şehitler içinde dualar edilirken, Serinhisar Müftü Vekili Mehmet Çetin Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. "Şehitlerimizi unutturmayacağız" Anma töreninde konuşan şehidin ağabeyi Feridün Öztürk, "24 Mayıs bizim için acı bir gün. 33 genç kardeşimizi şehit verdik. Bu topraklar vatan olsun diye şehit verdik. Kardeşim Mehmet Öztürk için anma töreni düzenledik. Biz baktık ki şehitlerimize olan ilgi alaka her geçen gün azalıyor. Bu günden itibaren şehitlere olan ilgi ve alakayı daha üst seviyeye çıkartmak için elimizden geleni yapmaya karar verdik. Bundan sonra her 24 Mayıs’ta Bingöl şehitlerimiz ve tüm şehitlerimizle ilgili burada anma töreni yapacağız" dedi. Dernek Başkanı Mustafa Işık ise "1993 yılında Elazığ Bingöl Karayolu üzerinde 33 şehit verdik. Tamamen silahsız ve korumasızdı şehitlerimiz. Bu şehitlerimizden biride Mehmet Öztürk, onun anma töreni için buradayız. 33 şehit içinde en fazla şehit veren iller Denizli ve Konya. Şehitlerimiz ve tüm şehitlerimiz için dua ettik. Şehitlerimizi anmaya devam edeceğiz, şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.
Kurban etinin doğru pişirilmesi hem sağlığı hem de besin değerini koruyor
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 13:32 Kurban etinin doğru pişirilmesi hem sağlığı hem de besin değerini koruyor Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyen Cemile Gül, et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı öncesi yaptığı bilgilendirmede, "Etin doğru şekilde pişirilmesi ve uygun yöntemlerle hazırlanması, hem sağlıklı hem de besin değerlerini korumamızı sağlar" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyen Cemile Gül, Kurban Bayramında doğru beslenme ve doğru et pişirme yöntemleriyle ilgili önemli bilgiler verdi. Bayramda tüketilen etlerin doğru pişirilmesi ve sağlıklı yöntemlerle hazırlanmasının hem sindirim sistemi sağlığı hem de genel sağlık açısından faydalı olacağını belirten Dyt. Camile Gül, "Kurban Bayramı, sevdiklerimizle bir araya gelerek dini ve kültürel değerlerimizi yaşadığımız özel bir zaman dilimidir. Bu dönemde beslenme alışkanlıklarımıza dikkat etmek, sağlığımızı korumak açısından oldukça önemlidir. Özellikle kızartma yerine ızgara, fırın veya haşlama yöntemlerini tercih etmek, fazla yağ ve kaloriden uzak durmamıza yardımcı olur. Etin doğru şekilde pişirilmesi ve uygun yöntemlerle hazırlanması, hem sağlıklı hem de besin değerlerini korumamızı sağlar" diye konuştu. "Az veya çok pişirmenin zararları var" Etlerin az veya çok pişirilmesinin beraberinde bir takım sağlık riskleri getirdiğini kaydeden Diyetisyen Cemile Gül, "Kurban edilen hayvan kesildikten sonra rigor mortis dediğimiz ölüm katılığı oluşur. Ölüm katılığı dediğimiz etin sertleşme halinin geçmesi için et 24 saat dinlendirilmelidir, et haşlama, ızgara, fırınlama yöntemleriyle pişirilebilir. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. Çok yüksek ısıda, uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli ‘kanserojen maddelerin’ oluşumuna neden olabilmektedir. Tam tersi az pişmiş etlerin tüketilmesi de zoonoz hastalıkları oluşabilmektedir, Yüksek ateş yüzeydeki proteinleri birdenbire katılaştırır ve ısı etin iç kısmına ulaşamaz. Etlerin iç sıcaklığı en az 75 derece olmalıdır. Çok yüksek ısı, etin dış yüzeyinin yanmasına ve su kaybının fazla olmasına yol açarak besin öğesi kaybını artırır, çiğ olarak çözündürülen et hemen pişirilmeli ve çiğ olarak tekrar dondurulmamalıdır, hayvanların kesilmesi, yüzülmesi, karkasın parçalanması, etin nakli, muhafazası, pişirilmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kişisel hijyen kuralları ihmal edilmemelidir" ifadelerini kullandı. "Ölçülü ve bilinçli beslenme" Bayram süresince tüketilen diğer yiyecekler ve tatlılar konusunda da dikkatli olunması gerektiğine değinen Diyetisyen Gül, "Sağlıklı ve doğru et pişirme yöntemleri ile bayramda da sağlığımızı koruyabilir, sevdiklerimizle birlikte keyifli ve dengeli bir bayram geçirebiliriz. Sağlıklı beslenme, bayramın ruhuna uygun bir şekilde sevdiklerimizle kaliteli vakit geçirmekle de ilgilidir" diyerek, ölçülü ve bilinçli beslenmenin önemini vurguladı.
Çölyak Hastalığının tek tedavisi glütensiz beslenme
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:40 Çölyak Hastalığının tek tedavisi glütensiz beslenme Özel Denizli Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, çölyak hastalığının tek tedavisi glütenden kaçınmak olduğunu belirterek, "Yumurta, et, balık, tavuk gibi gıdalar tüketilirse çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi edilmiş oluyor ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor. Aynı zamanda glütenden her zaman uzak durulması gerekiyor" dedi. Özel Denizli Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, glüten entropatisi diye bilinen çölyak hastalığı hakkında bilgiler verdi. Bağırsakların glütene karşı aşırı hassasiyetin sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu genellikle hastaların, gaz şişkinliği, ishal, zaman zaman kabızlık gibi şikayetlerle geldiğini belirtti. Op. Dr. Güngör, "Hastalarımız tedavi için gelip şikayetlerini anlatırken, belli gıdalardan sonra rahatsızlıkların olduğunu ifade edince ilk etapta çölyak hastalığı düşünüyoruz. Belirtilerinde tabi bununla birlikte halsizlik, yorgunluk, hafızayla ilgili sorunlar bile ortaya çıkabiliyor. Çünkü vitamin eminimi, proteinlerin eminimi gibi bozukluklarla birlikte de gidiyor" dedi. "Glüten hassasiyeti olan kişilerde, illaki çölyak hastalığı gelişecek diye bir durum olmayabilir" Çölyak hastalığının belirtisi olan hastaları glütenden uzak durması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, "Çölyak hastalığının başlangıcında, geçirgen bağırsak sendromu dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Geçirgen bağırsak durumunda, bağırsaktan geçmemesi gereken toksik bir takım gıdaların ve büyük molekül parçacıkların geçmesi ortaya çıkıyor. Ardından ise glüten hassasiyeti ortaya çıkıyor. Glüten hassasiyeti olan kişilerde, illaki çölyak hastalığı gelişecek diye bir durum olmayabilir. Hasta çölyak hastalığı olmadan önce de glütene karşı aşırı hassasiyeti olabiliyor. Bu tür durumlarda da aynı çölyak hastalığında aldığımız tedbirleri alarak yol alıyoruz. Çölyak hastası olanları glütenden uzak durmasını öneriyoruz. Tahıllarda çok fazla glüten bulunuyor. Mesela en çok bizim ülkemizde tüketilen normal beyaz ekmek dediğimiz ekmek de glüten oldukça fazla miktarda var. Çünkü glüten olmadığı zaman, ekmek kabarmıyor, lezzeti o kadar iyi olmayabiliyor. Glüten de çölyak hastalığına sebep oluyor" diye konuştu. "Yumurta, et, balık, tavuk gibi gıdalar tüketilirse çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi edilmiş oluyor ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor" Çölyak hastalığını tedavisi olduğunu ama tedavi sürecinde hastaya bir takım görevlerin düştüğünü ifade eden Op. Dr. Dündar Güngör, "Hastaya düşen glütenli gıdaların beslenmesinden uzak durmasıdır. Sebze ve meyveyle beslenmelerini öneriyoruz. Veya yumurta, işlenmemiş et, balık, tavuk tüketebilirler. Aynı zamanda tahıllarda mısır ve mısır unu gibi şeylerde glüten bulunmuyor. Hastalarımız bu tür gıdaları tükettiklerinde zaten çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi etmiş oluyoruz ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor. Ancak sonrasında tekrar glütenli bir şey yenildiğinde hastalarımız tekrar aynı şikayetlerle geri gelebilir" dedi. "Glütenden her zaman uzak durulması gerekiyor" Glütenden her zaman uzak durmakta fayda olduğunu kaydeden Op. Dr. Dündar Güngör, "Glütenden her zaman uzak durmakta fayda var. Glüten özellikle tiroid, otonom tiroid ve haşimato tiroid gibi hastalıklara da sebep oluyor. Glütenin protein yapısı, tiroid hücreleriyle benzerlik gösteriyor. Vücut tiroid hücrelerinde glütene karşı hassas. Tiroid hücrelerinde glüten sanarak saldırmaya geçip haşimato tiroide sebep olabiliyor. Vücudunuz bunu adapta olmadığı için saldırıya geçiyor. Sonrasında da kendi hücrelerine de saldırarak çölyak hastalığı, haşimato tiroid gibi rahatsızlıklara sebep oluyor" ifadelerini kullandı.
Muhammet Aydın’dan Filipinler’de anlamlı Türkiye tanıtımı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:27 Muhammet Aydın’dan Filipinler’de anlamlı Türkiye tanıtımı Uluslararası ticaret ve sosyal sorumluluk projeleriyle adından sıkça söz ettiren Skylax CEO’su Muhammet Aydın, Türkiye’nin tanıtımını yaptığı uluslararası sosyal projesi kapsamında bu kez Filipinli çocukların yüzünü güldürdü. Uluslararası ticaret ve sosyal sorumluluk projeleriyle adından sıkça söz ettiren Skylax Elektronik Teknolojileri ve Gıda Sanayi A.Ş. CEO’su Muhammet Aydın, Filipinler’in Cebu şehrinde anlamlı bir gönüllülük faaliyetine imza attı. Cebu’ya bağlı Olango Adası’ndaki Baring Elementary School’da gerçekleştirilen etkinlik, çok uluslu katılımla hayata geçirildi. Filipinler’de faaliyet gösteren dil okullarından B’Cebu Academy ve Türkiye Koordinatörü İbrahim Halil Maral iş birliğiyle hayata geçirilen bu anlamlı organizasyonda; okulun ve öğrencilerin ihtiyaçları karşılandı. Etkinlikte Türk öğrencilerin yanı sıra Japon, Çinli ve Güney Koreli gönüllüler de aktif olarak yer aldı. Uluslararası sosyal sorumluluk projesi kapsamında ihtiyaç sahibi Filipinli öğrenciler, kendileri için hazırlanan hediyelerde mutlu oldu. Türk öğrenciler, etkinlik kapsamında Türkiye’nin kültürel tanıtımını yaparken; Filipinli çocuklarla birebir iletişim kurarak unutulmaz anılar paylaştı. Yaklaşık 3 saat süren bu etkileşimli program, hem gönüllüler hem de öğrenciler için değerli bir deneyim sundu. Denizlili hayırsever işadamı Muhammet Aydın, projeyle ilgili yaptığı açıklamada; "Bu anlamlı ziyaret hem Filipinli öğrenciler hem de katılımcı gençler için örnek bir uluslararası dayanışma projesi oldu. Dünyanın neresinde olursak olalım, çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer. Bu projeyi yalnızca bir yardım değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyoruz. Eğitime ve insani yardımlara verdiğimiz destekle, sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Virajda iki motosiklet kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 1 ağır yaralı
25 Mayıs 2025 Pazar - 22:38 Virajda iki motosiklet kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 1 ağır yaralı Denizli’de viraja hızlı giren iki motosiklet kafa kafaya çarpıştı. Kazada 18 yaşındaki sürücü hayatını kaybederken, arkadaşı olan diğer motosiklet sürücüsü de ağır yaralandı. Kaza, Pamukkale ilçesi İzmir-Isparta bağlantı yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah erken saatlerde arkadaşından aldığı motosikletle ters yönden gelerek viraja hızlı giren Arda Aldaş’ın (18) kullandığı 20 AHR 391 plakalı motosiklet, viraja girmek isteyen arkadaşı Ekrem Akbaş idaresindeki 20 AGS 711 plakalı motosikletle kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle iki motosiklet sürücüsü de savrulurken, araçlar hurdaya döndü. Durumu fark eden arkadaşları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbar üzerine bölgeye jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, yaralı gençleri ilk müdahalenin ardından ambulansla Pamukkale Üniversite Hastanesine sevk etti. Arda Aldaş hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybederken, arkadaşı Ekrem Akbaş’ın ise vücudunun fark noktalarında 7 kırığın olduğu ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Arda Aldaş’ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Denizli Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Arda Aldaş’ın cenazesinin yarın memleketi Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Karaahmetli köyünde toprağa verileceğı öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.