Yerel Haberler
Denizli
Bakan Işıkhan, gençleri heyecanlandıran müjdeleri ardı ardına verdi 04 Nisan 2026 Cumartesi - 18:58:54 Denizli ziyareti kapsamında iş dünyasıyla istişare toplantısında bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, gençlere yönelik müjde vererek, "Gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. Başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Denizli programının son durağında iş dünyasıyla istişare toplantısında buluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programda konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kentin tarım, turizm, ticaret ve gelişmiş sanayi altyapısıyla ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayan öncü şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Kablo, tekstil ve doğal taş başta olmak üzere birçok sektörde üretim gerçekleştirildiğini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kentin rekabet gücünün yüksek olduğunu ifade eden Vali Köşger, "Yaklaşık 5 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle hem dış ticarette hem de iç piyasada adından söz ettirmektedir. 2025 yılında İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ilimizden 37 başarılı şirket ödül sahibi olmuş, "Tim İlk 1000 İhracatçı Listesi"nde ise ilimizden 24 şirket yer almaktadır. Devletimizin üretimi, yatırımı ve istihdamı önceleyen politikaları doğrultusunda; KOSGEB desteklerinden etkin şekilde faydalanan KOBİ’lerimiz, organize sanayi bölgelerimizde hayata geçirilen yatırımlar ve sağlanan ilave istihdam imkânları ile ilimiz ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. "İhracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır" Denizli’nin güçlü altyapısı sayesinde işsizlik oranlarının en düşük olduğu büyükşehirler arasında üst sıralarda olduğunu ifade eden Vali Köşger, kentin sanayi, ihracat ve ticaretin merkezlerinden biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Özellikle tekstil, tarım ve hizmet sektörlerinde sağlanan yoğun istihdam ile Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilendiğini belirten Vali Köşger, "İŞKUR’dan alınan verilere göre; 2025 yılında açık iş sayımız, 39 bin 339 iken işe yerleştirme sayımız, 18 bin 770 olmuştur. En fazla açık iş talebi alınan sektör sanayide tekstil ve mermer sektörleri olmuştur. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi açık iş sayımız 7 bin 416 iken işe yerleştirme sayımız üç aylık süreçte 2 bin 634’tür. Yine bu yıl da en fazla açık iş alınan sektörlerimiz, sanayide tekstil ve mermerdir. Yine TUİK verilerine göre 2025 yılında, Denizli’de ihracatın yüzde 5,82 artışla 4 milyar 674 milyon 402 bin 255 dolar seviyesine ulaştığını ve ilimizin ihracatta ülke genelinde dokuzuncu sırada yer aldığını memnuniyetle ifade etmek isterim. İhraç ettiğimiz ürünler arasında bakır telde, tekstil ürünlerinden havlu, bornoz ve nevresimde ayrı ayrı, işlenmiş doğal taşta ve tarımda leblebi ile ay çekirdeği üretiminde Türkiye birinciliğimiz; kabloda ise Türkiye ikinciliğimiz mevcut. Bu başarılar ile ülke ihracatına sunduğu katkı için ihracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır. Bu çalışkanlığın ve özverinin sonucu elde edilen başarı, şehrimizin ekonomik dinamizmini güçlendirmekte, aynı zamanda ülkemizin uluslararası pazarlardaki etkinliğini de pekiştirmektedir" diye konuştu. "Sizlerin azmi ve kararlılığı ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor" Sanayicilerin üretimi devam ettikçe Türkiye’nin kalkınmasının ivmelendiğini dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin geleceği söz konusu olduğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen iş dünyamızın milli dayanışma ruhunu takdirle izliyoruz. Özellikle yerel kalkınma sürecine büyük destek veren yatırımcımız, üretimcimiz, işverenlerimiz, esnaflarımız, ticaret erbabımız geleceğin her bakımdan güçlü, tam bağımsız, kalkınmış Türkiye’sine giden yolda bizim en değerli yol arkadaşlarımızdır. Sizlerin azmi ve kararlılığı, hem şehrimizin hem de ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor. Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor. Türkiye olarak; bölgemizde ve dünyada gittikçe büyüyen ve yayılan çatışma ortamına rağmen bugün ulaştığımız nokta, hem gücümüzün sınırlarına, hem de gelecekte başarabileceklerimize dair önemli göstergedir. Ülkemizi güçlendirme hedefimiz istikametindeki kararlılığımızı, azmimizi koruduğumuz sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceğimize inanıyorum" dedi. "Herkes faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalıdır" Türkiye’yi güçlü kılacak her mecrada duraksama, tereddüt etme lüksü olmadığını ifade eden Bakan Işıkhan, "Şunu unutmamalıyız ki tam bağımsız güçlü bir ekonomi ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye demek; aynı zamanda, daha adil, daha huzurlu bir dünya demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonu ile sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir. Bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaşmış olması, bize, büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple, başta çalışma hayatı olmak üzere, Türkiye’yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada; durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Herkes, faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalı ve daha fazla katma değer üretmelidir. Bu anlamda Denizli’nin üretim gücüne, potansiyeline inanıyoruz" şeklinde konuştu. Çalışma hayatına yön veren her sektöre yapılan yatırımlarla, iş dünyasının katkılarıyla Denizli’nin hak ettiği konuma ulaşacağını dile getiren Bakan Işıkhan, Denizli halkının mahrum kaldığı yerel hizmetleri telafi etmeye devam edeceklerini söyledi. Çalışma hayatı ve ekonomi güçlendikçe Türkiye’nin de istikrarla büyüyeceğini ifade eden Bakan Işıkhan, ekonomi güçlendikçe, istihdam ve üretim arttıkça, yatırımlar çoğaldıkça bu refahı nüfusun tamamına yaymak için kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceklerini açıkladı. Bakan Işıkhan gençleri heyecanlandıran müjdeleri verdi Konuşmasının sonunda gençlere yönelik müjdeleri ardı ardına sıralayan Bakan Işıkhan, "Bugün genç kardeşlerimiz de burada. Gençlerin enerjisi, bu şehrin dinamizmi; gençlerin hayalleri, Türkiye’nin hedefleridir. Günümüz dünyasında gençlerimizin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, eğitimden iş hayatına geçiş sürecidir. Birçok gencimiz, okuldan mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde zorluklar yaşamakta, tecrübe eksikliği nedeniyle geri planda kalmaktadır. Bu durumun, toplumsal olarak da çözmemiz gereken önemli bir mesele olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu noktada, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. İŞKUR öncülüğünde başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir. Bu programla; Gençlerimize staj imkanları sunuyor, Meslek sahibi olmalarını teşvik ediyor, Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi çalışma hayatına kazandırıyor, İlk iş deneyimlerini edinmelerine destek oluyoruz. Staj Desteği programıyla 3 yılda 800 bin gencimizin staj yapmasını sağlayacağız. Geleceğim Meslekte Programı ile meslek okulu mezunlarını kendi mesleklerinde çalışmaya teşvik edeceğiz. NEET İşgücü Uyum Programı ile, ne eğitimde ne istihdamda olan 450 bin genci kamu kurumları ile işbirliği içinde çalışma hayatına dahil edeceğiz. İşe ilk adım programı ile 3 yılda 750 bin gencin 6 ay boyunca ücretinin tamamını veya 18 ay boyunca ücretinin yarısını ödeyeceğiz. Böylece tecrübe eksikliği nedeniyle ilk iş deneyimlerinde zorluk yaşayan gençlere deneyim de kazandıracağız. Özellikle işe alımda tecrübe şartı arayan işverenlerimizi de tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması noktasında teşvik edeceğiz. Geçen sene başlattığımız İŞKUR GENÇLİK Programı ile de, bildiğiniz gibi üniversite öğrencilerimizi yarı zamanlı modelle çalışma hayatına alıştırmaya, tecrübe katmaya devam ediyoruz. Gençlerimiz, Türkiye’nin geleceği. Gençlerimizin eğitim sonrası çalışma hayatından uzak kaldıkları her gün, Türkiye’nin kaybıdır. Bu nedenle gençlerimiz bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle ülkemizin ve şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz, gençlerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte istişarelerle ihtiyaç ve talepleri almaya, sorunları çözmeye devam edeceğiz" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 17:41 Acil çağrıda saniyelerle kazanılan başarı Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 112 Acil Çağrı Merkezi 2025 yılı verilerine göre ortaya koyduğu performansla Türkiye’nin en hızlı ve en verimli itfaiye teşkilatlarından biri olduğunu kanıtladı. Saniyelerin hayati önem taşıdığı acil yardım hizmetlerinde Denizli İtfaiyesi, hem reaksiyon hızı hem de çağrı karşılama oranlarında Türkiye ortalamalarını geride bırakarak zirveye yerleşti. İçişleri Bakanlığı’nın 2025 Yılı Çalışma Planı kapsamında belirlediği performans kriterlerine göre; acil çağrı yönlendirici reaksiyon süresinde Türkiye hedefi 5 saniye olarak belirlenmişken, Denizli İtfaiyesi personeli bu süreyi 2,82 saniyeye indirerek büyük bir başarıya imza attı. Türkiye ortalaması 4,65 saniye olan reaksiyon süresinde Denizli İtfaiyesi 2,82 saniye ile Türkiye genelinde 11. sırada, Denizli 112 Acil Çağrı Merkezi bünyesindeki kurumlar arasında ise 1. sırada yer aldı. Denizli İtfaiyesi çağrı karşılama oranında Türkiye ikincisi Vatandaşların yardım çağrısına anında refleks gösteren Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı çağrı personeli, cevaplanan çağrı sayısının toplam çağrı sayısına oranında %97,02 gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türkiye ortalaması yüzde 88,40 olarak kayıtlara geçerken, Denizli İtfaiyesi bu alanda en başarılı 2. kurum olma başarısını gösterdi. "Halkımızın en zor anında, en hızlı şekilde yanındayız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Vatandaşımızın en zor anında uzanan ilk el olmanın sorumluluğuyla, her ihbarda saniyelerle yarışıyoruz. Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı personelimizin sergilediği bu yüksek disiplin ve özveri, şehrimizi acil çağrı hizmetlerinde Türkiye’nin parlayan yıldızı konumuna taşımıştır. 2,82 saniye gibi rekor bir sürede çağrıya cevap verip, yüzde 97’yi aşan bir oranla halkımızın sesine ses olan tüm mesai arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle görev yapan çağrı personelimizden sahada alevlere karşı mücadele gösteren ekiplerimize kadar tüm kahramanlarımızı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Şehrimizin huzuru ve güvenliği için biz buradayız, her an yanınızdayız" ifadelerine yer verdi.
Vali Coşkun; "Hekimlerimizin insanüstü gayretleri, her türlü takdirin üzerindedir"
13 Mart 2025 Perşembe - 16:10 Vali Coşkun; "Hekimlerimizin insanüstü gayretleri, her türlü takdirin üzerindedir" Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle kutlama mesajı yayımladı. 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun kutlama mesajı yayımladı. Vali Coşkun mesajında, "İnsan sağlığının korunması, mevcut sağlık sorunlarının giderilmesi tüm toplumların en önemli hedefidir. Bu nedenle hekimlik mesleği önemini hiçbir zaman kaybetmemiş, tarihin her döneminde kutsal bir meslek olarak kabul görmüştür. ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturundan hareketle; fedakâr sağlık çalışanlarımızın gece gündüz demeden, insanları sağlığına kavuşturmak ve hayatlarını kurtarmak için göstermiş oldukları titiz ve insanüstü gayretleri, her türlü takdirin üzerindedir. Modern dünyada gelişmişlik düzeylerinin en önemli göstergeleri arasında sayılmakta olan sağlık sektörünün, iyi işleyen ve kolay erişilebilir bir hizmet yapısına sahip olması, sağlık personelinin daha iyi imkânlarla çalışabilmesi, sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, hepimizin ortak amacıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, kendilerini hayat kurtarmaya vakfetmiş fedakâr bir şekilde hizmet eden tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramını kutluyor, bütün sağlık çalışanlarımıza sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum" ifadelerini kullandı.
Soğuk havalar kalp rahatsızlığı riskini arttırıyor
13 Mart 2025 Perşembe - 11:51 Soğuk havalar kalp rahatsızlığı riskini arttırıyor Soğuk havalarda vücutta gerçekleşen fizyolojik değişiklerden dolayı kalp ve damar hastalıkları riskinin arttığını belirten Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İbrahim Oğuz, "Soğuk havalarda kalp, vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla daha fazla çalıştığı için yoruluyor ve kalp rahatsızlığı riski artıyor" dedi. Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İbrahim Oğuz, soğuk havalarda organlarda vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla fizyolojik değişimler olduğunu belirtti. Organlarda yaşanan değişimlerin kalp ve damar hastalıkları riskinin de arttırdığını dikkat çeken Dr. İbrahim Oğuz, "Soğuk havalar kalp hastalıklarını etkiler. Soğuk havalarda vücudumuzda belli bir fizyolojik değişikler gerçekleşir. En görülen değişiklik soğuk havalarda damarların kasılarak daralmasıdır. Soğukta kalp vücut ısısını dengede sağlamak amacıyla daha fazla çalışır ve bundan dolayı da vücudun oksijen ihtiyacı daha da artıyor bundan dolayı özellikle soğuk havalarda harcanan yüksek efor kalbimizi daha da fazla yoruyor" ifadelerini kullandı. Soğuk havalarda, yaşlıların, kalp ve damar rahatsızlığı olan hastaları olanların, düzenli egzersiz yapmayan kişilerin ve özellikle sigara kullanan kişilerin kalp ve damar rahatsızlığı geçirme riskinin arttığı ifade eden Dr. Oğuz, kalbimizi yormamak için şu tavsiyelerde bulundu: "Soğuk havalarda daha sıkı giyinerek vücudumuzun ısısının korunmasına yardımcı olmayız. Yüksek ve ani efor sarf edecek durumlardan sakınmalıyız. Soğuk havalarla beraber artan enfeksiyon hastalılarından korunarak kalbimizin yorulmasına engel olabilir ve kalp rahatsızlığı riskinden korunmuş oluruz".
Stadyum cinayetinde şok savunma: "Benim bıçağımla değil, darp sonucu öldü"
13 Mart 2025 Perşembe - 10:21 Stadyum cinayetinde şok savunma: "Benim bıçağımla değil, darp sonucu öldü" Denizli’de babası ve kardeşiyle birlikte gittiği maç çıkışında laf atma yüzünden çıkan tartışmada kalabalık grup tarafından darp edilip, bıçaklanan 7 aylık çocuk babası şahsın ölümüne neden olan sanığın yargılanmasına başlandı. Maktülün bıçak darbesiyle öldüğünü belirten adli tıp raporuna inanmadığını söyleyen sanık, "Arkadaşlarım çok fazla darp etti, ben sadece bir kere bıçak salladım" şeklinde savunma yaptı. 14 Ocak 2024 tarihinde Denizli Atatürk Stadyumu’nda oynanan Denizlispor-Amedspor maçı çıkışında meydana gelen olayda evli ve 7 aylık bir çocuk babası Yasin Karaobalı (30), babası Şenol Karaobalı ve kardeşi Hüseyin Karaobalı ile birlikte maçı izledi. Maç sonu stattan çıktıktan sonra araçlarına doğru ilerleyen Karaobalı ailesi ile stadyumun çıkış kapısında bekleyen Berkar Yıldırım (26) ve arkadaşları arasında yan bakma meselesi yüzünden tartışma çıktı. İddiaya göre Berkay Yıldırım ve arkadaşlarının "Ne bakıyorsun, düzgün yürüyün" şeklinde laf atması üzerine iki grup arasında başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Aileye saldıran grup, Yasin Karaobalı’yı yere düştüğü esnada bıçakla yaralayarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Denizli Devlet Hastanesine sevk edilen Yasin Karaobalı ameliyata alındı. Ameliyatın ardından özel bir hastanede tedavisi devam eden Karaobalı, 23 gün sonra doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli Berkay Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yasin Karaobalı’nın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Yasin Karaobalı’nın olay anında yanında bulunan babası Şenol Karaobalı, kardeşi Hüseyin Karaobalı, annesi Zahide Karaobalı, yakınları ve avukatları ile sanık Berkay Yıldırım, avukatları ve ailesi hazır bulundu. Sanık Berkay Yıldırım’dan davacı ve şikayetçi olduğunu dile getiren baba Şenol Karaobalı, "Maç çıkışı çok kalabalıktı, insanların birbirlerine değmeden yürümeleri mümkün değildi. Tanımadığım birisi bana ‘Düzgün yürüsüne lan’ dedi. Ben umursamadan yürümeye devam ettim. O şahıs hala küfür etmeye devam edince Yasin dayanamadı. Geri giderek ‘Ne küfür ediyorsun, yolumuzda gidiyoruz’ dedi. Küfür eden şahıs huzurdaki şahıs değildi. O şahısta, ‘Yolda yürüyorsan düzgün yürüyeceksin lan’ demesiyle münakaşa başladı. 15-20 kişi oğluma saldırdılar. Ayırmaya çalıştığımda beni de darp ettiler. Oğlum yere yığıldığında ben yarası var mı diye kontrol ettiğim esnada darp etmeye devam ettiler. O sırada oğlumun bıçaklandığını fark ettim" dedi. Sanık maktülün bıçak darbesiyle değil, darp neticesinde öldüğünü savundu Duruşmada kendisine söz verilen sanık Berkay Yıldırım’ın savunması ise dikkat çekti. Tekstil işçisi olduğunu ve normal hayatında bıçak taşımadığını belirten sanık, küçük yaşlardan itibaren maçlara gittiğini, maç çıkışlarında kavgalar yaşandığını bildiğini ve kendisini korumak amacıyla o gün özelinde bıçak taşıdığını ifade etti. Olay günü 7 arkadaşıyla birlikte maç izlemeye gittiklerini söyleyen Yıldırım, "Şenol Karaobalı ve arkadaşım Osman T.’nin laf dalaşına girdiğini gördüm. İkilinin laf dalaşına girmesinin ardından Yasin Karaobalı arkasını dönerek Osman T.’ye yönelik küfür ve hakaretlerde bulundu. Babası Şenol Karaobalı ile tartıştığı için Osman T.’ye tükürdü ve tükürüğünün birazı bana geldi. Yasin tek yumrukla Osman T.’yi yere serdi. Ben de ayırmaya çalıştım. Diğer arkadaşlarımız da olaya müdahale etti. Yasin yere düşüp kalktı, 5-6 kişiye tek başına kafa tuttu. Kavgaya devam ettiler, ben de ayırmaya çalıştım ama olmadı. Osman T., Mustafa T., Mustafa G., Önder K., Taha Y., Mehmet Eyüp S. ve ismini bilmediğim arkadaşları cadde ortasına kadar Yasin’i darp etmeye devam ettiler. Ben olaya dahil olmadım, sadece izledim. O esnada tanımadığım bir kişinin elinde bıçak gördüm. Yasin’in tanıdığı bir kişi mi bilmiyorum. O kişinin elinde bıçak görünce ben de kendime bir şey olur diye cebimden bıçağımı çıkardım. Arkadaşlarım Yasin’e, Yasin de arkamdaki kalabalığa yöneldi" dedi. "Arkadaşlarım çok fazla darp etti, ben sadece bir kere bıçak salladım" Cesaretli bir insan olmadığını, adli tıp raporunun doğruluğuna da inanmadığını söyleyen sanık Berkay Yıldırım, "Olayın devamında Yasin Karaobalı benim boğazımı sıktı. Güçlü bir insan, ben de elimdeki bıçağı kurtulmak için bir kez salladım. Denk geldiğini hissetmedim. Osman T., beni iterek Yasin’i darp etmeye devam etti. Bazı arkadaşlarım Yasin’in yaralandığını gördükleri halde saldırmaya devam etmişler. Yanımdaki arkadaşlarım ben bıçağı salladıktan sonra ağır bir şekilde darp etmeye devam ettiler. Ben Yasin’e hiçbir şekilde vurmadım, yumruk atmadım, sadece bir kere bıçak salladım. Olaydan dolayı çok pişmanım, 14 aydır cezaevindeyim. Olayla alakam olmadığı halde tek başıma tutuklandım. Olayı ben başlatmadım, öldüresiye döven arkadaşlarım tutuklanmadı. Ben öldürme niyetinde değildim, zaten cesaretli bir insan değilim. Tamamen korku ile hareket ettim. Adli tıp raporunun doğruluğuna inanmıyorum. Öldüresiye dayak olayı es geçilerek sadece tek bir bıçak hamlesinin öldürücü olduğunu kabul etmiyorum. Diğer arkadaşlarım serbestken, benim tutuklu olmam bana karşı adaletsizlik, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, delil ve bilirkişi raporlarının incelenmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi. Davanın bir sonraki duruşmasında olaya ilk müdahale eden güvenlik güçlerinin de dinleneceği ifade edildi. "Bir insan yumruk yüzünden çoklu organ yetmezliğine uğrayabilir mi?" Sanık ve sanık avukatının savunmasına yönelik konuşan Hüseyin Karaobalı, "Geçen yıl 14 Ocak’ta Denizlispor-Amedspor maçına ağabeyim, babam ve ben gitmiştik. Çıkışta bir kavga çıktı, kavgada ağabeyimi bıçakladılar. Ağabeyim hastanede 23 gün tedavi gördükten sonra hayatını kaybetti. Duruşmada avukatın savunması benim dikkatimi çekti. Ağabeyimin bıçaklanarak değil de sanki dövülerek öldürüldüğünü ifade etmeye çalıştı. Ağabeyim çoklu organ yetmezliğinden vefat etti. Sanık avukatı ağabeyimde 2 santimetrelik bir bıçak kesiği olduğunu, buna bağlı organ yetmezliği olamayacağını ifade etti. 2 santimlik kesiğin can alamayacağından bahsetti. Bu savunma çok saçmaydı. Bir insan yumruk yüzünden çoklu organ yetmezliğine uğrayabilir mi? Tamamen bıçaktan kaynaklı bir ölüm var. Çoklu organ yetmezliği de zaten kan kaybından meydana geliyor. Yumrukla, tekmeyle olan bir durum değil. Ağabeyimin ölümünde sorumlu olan herkesin cezasını en ağır şekilde çekmesini istiyoruz. Ömrü hapiste geçsin. Bizim canımız yandı. Şu an sadece bıçaklayan tutuklu, diğer darp edenler dışarıda, onların da yargılanıp en ağır cezayı almalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Oğlum kızına doyamadı" Oğlunun vefat ettiğinde 7 aylık bir baba olduğunu ve kızına doyamadığını söyleyen anne Zarife Karaobalı ise, "Tüm kavga anı zaten kameralar tarından görülüyor. Eşim ve diğer oğlum da olayın içinde olduğu için her şeyi biliyoruz. İçeride avukatın yaptığı savunma çok farklıydı. Tüm ifadeleri yalan. Bizler adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Onun için de mücadelemize devam edeceğiz. Benim talebim suçluların en ağır cezayla yargılanmalarını ve ceza almalarını istiyorum. Oğlumun 7 aylık bir kızı vardı vefat ettiğinde. Şu an 1,5 yaşında. Bebeğim baba kelimesini bilmiyor. Annesi fotoğrafını görünce baba demeyi öğretmiş ama babasını hiçbir zaman göremeyecek ve tanıyamayacak. Babası kızına çok düşkündü. Doğduğunda 3 ay başında bekledi. En çokta bu duruma üzülüyorum, oğlum kızına doyamadı. İnşallah Allah’ım onlara da çocuk yüzünü hiç göstermesin. Ebediyen içeride kalsın, içeride çürüsün" şeklinde konuştu.
Milletvekili Ün, Meclis aralarında Denizli’yi karış karış geziyor
13 Mart 2025 Perşembe - 10:04 Milletvekili Ün, Meclis aralarında Denizli’yi karış karış geziyor Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Ramazan ayında Meclis gündeminden arta kala zamanlarında Denizli’de esnaf ve vatandaşlarla bir araya geliyor. Pazaryerinde esnaf ve vatandaşları dinleyen Milletvekili Ün, akşamları da hastane ziyareti yaparak yüreklere dokunuyor. Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, yoğun Meclis çalışmaları arasında Denizli’ye gelerek Gazi Bulvarı üzerinde bulunan esnafları, demokrasi pazarını ziyaret etti. Milletvekili Ün ayrıca, geçtiğimiz gün vefat eden İl Emniyet Müdür Yardımcısı İsmail Orak’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Cedide Abalıoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen iftar yemeğinde sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Milletvekili Ün, Servergazi Hastanesi’nde tedavi gören hastaları da ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu. Hastaların tedavi süreçlerine dair bilgi aldı. Esnaf ve vatandaş ziyaretlerinde öne çıkan konuların başında ekonominin geldiğini anlatan Milletvekili Ün, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını dilerim. Mübarek Ramazan ayı nedeniyle hafta sonları Denizli’de yoğun programımız oluyor. Önceki aylarda olduğu gibi Ramazan ayı boyunca da esnaf ve vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğim. Fırsatını buldukça esnafımızla bir araya geliyor, onların talep ve önerilerini dinliyorum. Esnafımızın görüşleri benim için çok önemli. Anlattıklarını meclis kürsüsünden aktarma imkanımız oluyor. Ramazan bereketini de birlikte yaşıyoruz. Ziyaret esnasında hayır dualarını, güzel temennilerini aldık ve daha çok çalışmak için enerji topladık. Ramazan-ı Şerif’in güzelliklerle ve hayırla geçmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum" dedi.