Yerel Haberler
Denizli
01 Mayıs 2026 Cuma - 20:32 Tavas’ta emeğin bayramı sofrada kutlandı; Başkan Tatıl’tan anlamlı buluşma Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde, şehrin temizliğinden ve bakımından sorumlu olan saha personeliyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Kamu hizmetinin aksamaması adına normal şartlarda resmî tatillerde de vardiyalı olarak çalışan belediye işçileri, bu yıl Başkan Tatık’ın özel hassasiyetiyle bayramı sahada değil, kurulan gönül sofrasında kutladı. Belediyecilik hizmetlerinin 7/24 esasına dayalı olması nedeniyle bayram günlerinde bile görev başında olan temizlik ve saha personeli için bu yıl farklı bir uygulama hayata geçirildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Hizmet bir şekilde yürür ama kırılan gönüller onarılamaz" anlayışıyla, bayramın asıl sahibi olan işçilerin dinlenmesi ve onurlandırılması için saha çalışmalarına ara vererek personeliyle sofra başında buluştu. "Biz büyük bir aileyiz" Öğle saatlerinde gerçekleşen buluşmada, protokol kurallarını bir kenara bırakarak işçilerin yanına oturan Başkan Kadir Tatık, personeliyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Tavas’ın her sokağında emeği olan işçilerin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Tatık, belediye çalışanlarının birer "personel" olmanın ötesinde, Tavas’ın geleceğini inşa eden birer aile ferdi olduğunu vurguladı. Bu anlamlı buluşma, belediye koridorlarında ve sahada hakim olan "Gönül Belediyeciliği" anlayışının en somut örneği olarak kayda geçti. Tavas’ı daha güzel bir yarın için çalışan işçilerin bayramını yürekten kutlayan Başkan Tatık; "Bizim anlayışımızda işçi, sadece işi yapan değil; bu şehre hayat veren, onu ayakta tutan asli güçtür. Bugün 1 Mayıs; yani bu şehrin her sokağında izi olan, gecesini gündüzüne katan işçi kardeşlerimin günü. İstedik ki, her gün bizim için ter döken mesai arkadaşlarımız, bu özel günü çalışarak değil, bir nebze de olsa nefes alarak geçirsinler. Bizim için en büyük proje, çalışanımızın yüzündeki tebessümdür. Ekmeğini helalinden kazanan, Tavas’ı daha güzel bir yarın için ilmek ilmek dokuyan tüm işçi kardeşlerimin bayramını yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız" dedi.
DSO Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı gerçekleştirdi
08 Ekim 2024 Salı - 16:37 DSO Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı gerçekleştirdi Denizli Sanayi Odası Meclisi, Ekim ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Meclisin gündeminde ticaret verileri, ihracat ve gündeme dair veriler ve aynı zamanda Eylül ayı faaliyetleri ve gerçekleştirilen ziyaretler yer aldı. Denizli Sanayi Odası Meclisi Ekim Ayı Olağan Toplantısı, Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda yapıldı. Toplantı, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun oturumu açmasıyla başladı. Meclis’in gündeminde; dış ticaret verileri, Denizli ihracatında sektörel dağılım ve değişim, istihdam rakamları, İSO Türkiye PMI İmalat Sanayi Raporu, karşılıksız çeklerle ilgili son veriler, ekonomik güven endeksleri, OECD dünya enflasyon oranları, sektörel değerlendirmeler, Eylül ayı faaliyetleri ve gerçekleştirilen ziyaretler yer aldı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, gündem başlıkları ve güncel verilerle ilgili açıklamalarda bulunduktan sonra Eylül Ayı Oda Faaliyetleri ve gelecek ay yapılması planlanan çalışmalar hakkında Meclis üyelerini bilgilendirdi. İhracat rakamlarındaki artışa rağmen sanayicinin içinde bulunduğu şartlara giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, "Piyasa uzun bir süredir birbirine yaslanarak maçı götürüyor. Bu, her an bir bozulmaya, her an bir kırılmaya yol açabilir." uyarısında bulundu. Kasapoğlu, özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin bu durumdan daha fazla etkilendiğini vurguladı. Takipteki kredi oranının arttığını belirten Kasapoğlu, sektörün finansmana erişimindeki zorluklarına dikkat çekti. Son dönemde gündeme gelen faiz indirimi beklentilerinin, enflasyon rakamları nedeniyle zayıfladığını belirten Kasapoğlu, "Faiz indirimleri 2025’e kalmış gibi gözüküyor." dedi. Bu durumda, tüketici kredileriyle üretici kredilerinin ayrılması gerektiğini savunan Kasapoğlu, "Üreticinin desteklenmesi şart." şeklinde konuştu. “Enflasyon beklentilerindeki farklılaşma piyasaları etkiliyor” Başkan Kasapoğlu, enflasyon beklentilerindeki farklılaşmanın fiyatlama davranışlarını bozduğunu ve enflasyon fırsatçılığını körüklediğini belirtti. Kasapoğlu, piyasa katılımcılarının, reel sektörün ve hane halkının enflasyon öngörülerindeki önemli farklılıkların fiyatlama davranışlarını bozduğunu ve enflasyon fırsatçılarının daha fazla fiyat artışı yapmasına neden olduğunu vurguladı. Bu durumun, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını ifade etti. “İSO PMI endeksi ülkemiz sanayisi için endişe verici” İSO Türkiye İmalat PMI endeksinin eylül ayında 54 ayın en düşük seviyesine gerilemesini değerlendiren Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan imalat sanayinin ciddi bir daralma yaşadığını kaydetti. İmalat PMI’nın 6 aydır aralıksız daralmaya işaret ettiğini ve yavaşlamanın Mayıs 2020’den bu yana en belirgin düzeyde gerçekleştiğini söyleyen Kasapoğlu, “Özellikle giyim ve deri ürünleri sektöründe ciddi bir ivme kaybı yaşanırken, gıda ürünleri sektöründe ise yavaşlama daha hafif seyretti. Tüm sektörlerde girdi maliyetlerinin artması ve istihdamda düşüşlerin yaşanması, sanayicileri endişelendiriyor. Birçok firma, talepteki zayıflık ve yeni sipariş alamama sorunları nedeniyle üretim, istihdam ve satın alma faaliyetlerini azaltmak zorunda kaldı. Enflasyonist baskılar azalsa da fiyatlardaki artışlar devam ediyor ve bu durum talep ortamını olumsuz etkiliyor." diye konuştu. PMI verilerine göre, takip edilen on sektörün tamamında yeni siparişlerde düşüş yaşandığını belirterek, yaklaşık altı yıldır ilk kez tüm sektörlerde istihdamda gerileme görülmesinin sektörün durumunu net olarak ifade ettiğini kaydeden Kasapoğlu, "Sektördeki yavaşlamanın üçüncü çeyrek sonları itibarıyla daha da derinleştiğine işaret eden PMI verileri Türk imalatçıları için endişe verici bir tablo çizdi." diyerek uyarıda bulundu. OECD’nin Türkiye’deki enflasyon düşüşünün etkisiyle bölgedeki enflasyonun da gerilediğini açıklaması, Kasapoğlu’na göre olumlu bir gelişme olduğu öğrenildi. Ancak, bu düşüşün kalıcılığı konusunda soru işaretleri olduğunu ve jeopolitik riskler ile küresel ekonomideki dalgalanmaların enflasyon üzerinde tekrar yukarı yönlü baskı oluşabileceği belirtti. Başkan Kasapoğlu: “Türkiye’de yıllık enflasyonun gerilemesi, ekonomideki talep şartların değiştiğine ve belki de mali disiplinin artırıldığına işaret. Ancak bu düşüş, yüksek enflasyon oranlarının hâlâ devam etmesi nedeniyle sınırlı bir mutluluk kaynağı. Sormamız gereken en önemli soru şu; ‘Bu düşüş geçici mi, kalıcı mı?’ bu düşüşün kalıcı olup olmadığı henüz netlik kazanmamıştır. Jeopolitik riskler, küresel ekonomideki dalgalanmalar ve arz şokları gibi faktörler enflasyon üzerinde tekrar yukarı yönlü baskı oluşabilir. Küresel piyasalardaki gelişmeler, Türkiye ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahip. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki merkez bankalarının para politikalarındaki değişiklikler, Türkiye’deki enflasyon üzerinde dolaylı olarak etki oluşturuyor.” dedi. “Arz yönlü sorunları çözebilecek adımlar bekliyoruz” Gıda ve enerji hariç hesaplanan çekirdek enflasyonun hala yüksek seviyelerde olmasının enflasyonun temelde çözülmediğine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, “Çekirdek enflasyonun düşürülmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekiyor. Enerji fiyatlarındaki düşüş ve gıda fiyatlarındaki yavaşlama, genel enflasyonu düşüren iki önemli faktör. Türkiye, enerji ithalatına bağımlı bir ülke olarak, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara oldukça duyarlı. Dolayısıyla, enerji fiyatlarındaki istikrar, enflasyonun düşüşü için kritik bir unsur. Uzun vadede, Türkiye’nin enflasyon sorununu çözmesi için yapısal reformlara ihtiyaç var. İş dünyası olarak, üretkenliği artıracak ve arz yönlü sorunları çözebilecek adımlar atılmasını bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi. DSO meclisi geride kalan iki yıllık süreci değerlendirdi DSO Meclisi 2. çalışma yılını geride bırakırken, bugüne kadar yapılanlar ve yapılamayanlar değerlendirildi. Toplantıda, geride kalan 2 yıllık süreçte DSO Yönetim Kurulu’nun yürüttüğü faaliyetler ve hedefleri detaylarıyla ele aldı. Meclis Üyelerinin talep ve görüşleri dinlendi. Bundan sonra yürütülecek olan projeler ve çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunan Meclis Üyeleri, Denizli sanayisi için geride kalan iki yılda önemli işlere imza atıldığını belirterek, Başkan Kasapoğlu ve Yönetimini tebrik etti. Toplantıda ayrıca, Bozkurt ve Kocabaş Cezaevi Projemizi anlatmak üzere Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’a yapılan ziyaretin detayları hakkında Meclis Kâtip Üyesi İsmail Ayvaz, Meclis Üyelerini bilgilendirdi. İş imkanları, hükümlü ve eski hükümlü istihdamının yapılabilmesi için sağlanan imkanlar ve iş uygulama süreçlerini de içeren projenin tüm detayları, Meclis Üyeleriyle birlikte değerlendirildi. Diğer gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından toplantı, dilek ve temennilerin aktarılmasıyla sona erdi.
Denizli Platformu DENİB öncülüğünde ilk çalıştayını gerçekleştirdi
08 Ekim 2024 Salı - 14:28 Denizli Platformu DENİB öncülüğünde ilk çalıştayını gerçekleştirdi Denizli Sanayici, Tüccar ve İş İnsanları Platformunda, dönem sözcülüğünün Denizli İhracatçılar Birliği’ne (DENİB) devrinin ardından ilk toplantı çalıştay şeklinde düzenlendi. Prof. Dr. İlhan Küçükkaplan moderatörlüğünde Denizli Platformunun çalışma esaslarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen, platform üyesi STK ve dernek temsilcilerinin katılım sağladığı ve oldukça verimli geçen toplantı hakkında değerlendirmelerde bulunan Platform Sözcüsü Hüseyin Memişoğlu şunları söyledi: “2001 yılında, çeşitli dernek, oda, birlik ve sivil toplum örgütünün üyeliğiyle kurulan Denizli Sanayici, Tüccar ve İş İnsanları Platformu bugün 26 üyesiyle varlığını sürdürüyor. 23 yıldır tüm STK’lar olarak Denizli’nin sanayi, ihracat, ticaret, turizm ve eğitim kenti olması için gayretle çalışıyor, ortak bir zemin oluşturmak adına çaba gösteriyoruz. Denizli Platformu, güç birliğini temsil eden, bir şehrin her yönden gelişimini destekleyen, çeşitli kurumlara ve makamlara iletilen sorun ve çözüm önerilerinde aynı dilin konuşulması adına oluşturulan, Türkiye genelinde örnek gösterilen bir oluşum.” Platformun kuruluşundan bugüne dek düzenli aralıklarla toplandığını belirten Dönem Sözcüsü Hüseyin Memişoğlu, güç birlik olmanın altını çizerek sözlerine şu şekilde devam etti: “Toplanmamızda öncelikli gayemiz bu örnek oluşumun çalışma esaslarını belirlemek. Bugün bu hususta, katılım gösteren tüm temsilcilerimizin görüşlerini dinledik. Notlarımızı aldık. Hedefimiz platformun daha etkin bir şekilde işlemesi için atılması gereken temel adımları belirlemek. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantıda; Denizli platformu temsilcilerinin yoğun ilgisiyle önemli başlıkların altını çizdik. Özellikle platformun bundan sonrası için çalışma esasları hususunda görüş alışverişleri yaptık. Neredeyse tüm platform üyesi kuruluşların temsilcileri aramızdaydı. Katılım ve toplantıya ilgilerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz”
Denizli Büyükşehir mastit hastalığıyla mücadele başlattı
08 Ekim 2024 Salı - 13:33 Denizli Büyükşehir mastit hastalığıyla mücadele başlattı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun söz verdiği üreticilerin kalkınmasına destek olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Kale ilçesi Gökçeören Mahallesinde büyükbaş hayvanlarda görülen mastit hastalığına karşı hayata geçirdiği aşılama projesinde 600 büyükbaş hayvanın ilk doz aşı uygulamasına başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvanlarda görülen mastit hastalığına karşı başlattığı aşılama projesinde Kale ilçesi Gökçeören Mahallesi’nde yer alan 600 büyükbaş hayvanın ilk doz aşı uygulamasına başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, Kale ilçesi Gökçeören Mahallesi’ndeki büyükbaş hayvanlarda görülen mastit hastalığına karşı hayata geçirdiği “Mastit Hastalığı Enfeksiyonuna Karşı Koruma Amaçlı İnaktif Aşılama Projesi” kapsamında Kale ilçesi Gökçeören Mahallesi’nde toplam 600 büyükbaş hayvanın ilk doz aşılarına başladı. Görevli ziraat mühendisleri ve veterinerlerin yerinde gerçekleştirdiği aşılama uygulamasından besiciler büyük bir memnuniyet duyarken, ikinci doz aşının 2 hafta sonra gerçekleştirileceği ifade edildi. Besiciler memnun Besici Raşit Bütün yapılan aşı uygulamasından çok memnun kaldıklarını ifade ederek, bu desteğin verilmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını kaydetti. Besici Süleyman Meydan, yapılan aşının çok iyi bir destek olduğunu ve aşının yapılmasını sağlayan Büyükşehir Belediyesine teşekkürlerini iletti. Besici Fatıma Hilal Eser ise, hayvanların sağlığı açısından yapılan çalışmayı güzel bulduğunu belirterek, kendilerine bu desteği sunan Denizli Büyükşehir Belediyesine sonsuz teşekkürlerini iletti. “Besicilerimizin her zaman yanındayız” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli’nin dört bir tarafında üreticilerin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda gayret ettiklerini, Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalara aralıksız devam edeceklerini belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “Üreticimizin derdine derman olmak için çalışıyoruz. 600 büyükbaş hayvanın ilk doz aşıları yapıldı. Üretime katkımız olsun, insanlarımız mutlu olsun istiyoruz. Üreticimize destek olmaya devam edeceğiz. Besicilerimizin her zaman yanındayız” dedi.
Okulların açılmasıyla artan enfeksiyon risklerine dikkat
08 Ekim 2024 Salı - 12:18 Okulların açılmasıyla artan enfeksiyon risklerine dikkat Denizli Servergazi Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uz. Dr. Özgün Taban okulların açılması ve sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte artan hastalıklara karşı çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılması gerekenleri anlattı. Okulların açılması ve sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte okul çağındaki çocuklar için enfeksiyon risklerinin arttığını ve ailelerin kafasında çocuklarının bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılması gerektiği konusunda soru işaretleri oluştuğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uz. Dr. Özgün Taban; “Sağlıklı bir çocuk yılda 6-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Bu sayı okula başladıkları ilk 1-2 yıl içinde 10-12’ye kadar çıkabilir. Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 70-90 oranında virüslere bağlı olarak gelişir. Bu enfeksiyonların tedavisinde antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur. Bağışıklık sistemimiz ne kadar güçlü olursa enfeksiyon hastalıklara karşıda o kadar güçlü oluruz” dedi ve bu dönemde çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için basit ama etkili olan yöntemleri sıraladı. “Hastalıklardan korunmanın en önemli yollarından birisi hijyendir” Kış hastalıkların korunmanın en önemli yollarından biri kişisel hijyen olduğunu ve çocukların en az 20 saniye sabun ve su ile ellerinin yıkaması gerektiğini vurgulayan Uz. Dr. Taban, “Kış hastalıklarından korunmanın en önemli yollarından biri kişisel hijyen kurallarına dikkat etmektir. El yıkamak okula başlayan çocukların hastalıklara karşı korunmasında basit ama etkili bir yöntemdir. Çocuklara en az 20 saniye sabun ve su ile ellerini yıkaması gerektiği öğretilmelidir. Öksürme ve hapşırma sonrası ellerin yıkanması, kişisel eşyaların diğer çocuklarla paylaşılmaması konusunda çocuklar uyarılmalıdır” dedi. “Çocuklar için A,C ve D vitaminleri bağışıklık sistemi için önemli rol oynamaktadır” Uz. Dr. Taban, düzenli ve dengeli beslenerek ve yeterli miktarda su içilmesi bağışıklık sistemini destek olacağını vurguladı. Ayrıca çocuklarda bağışıklık sistemini desteklemek için A,C ve D vitaminlerin önemli rol oynadığını belirten Taban, “Protein, karbonhidrat ve yağ içeriği dengeli ayrıca vitaminlerden zengin meyve ve sebze tüketimi sağlanmalıdır. Meyve ve sebzeler çocukların bağışıklık sistemlerini doğal yollarla güçlendirmeye destek olur. Şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınılması ve yeterli miktarda su içilmesi bağışıklık sisteminin sağlığını korumak için önemlidir. Çocukların bağışıklık sistemini desteklemek için A,C ve D vitaminleri önemli rol oynamaktadır. Özellikle D vitamini bağışıklık sisteminin çalışması için gereklidir. D vitamini eksikliğinde bağışıklık sisteminin çalışması bozulur ve enfeksiyonlara karşı yatkınlık artar. D vitamini ihtiyacı yaşa ve kişiye göre değişkenlik gösterir. Bebeklik döneminde D vitamini eksikliğinin önlenmesi için bütün yeni doğanlara beslenme biçimine bakılmaksızın yaşamın ilk gününden itibaren günde 400 ünite D vitamini ağızdan verilmelidir. Bir yaşından sonraki dönem için D vitamini ihtiyacı günde 600 ünite olarak belirlenmiştir. D vitamini eksikliği düşünülen durumlarda çocuk hekimi tarafından laboratuar değerlendirilmesi yapılmalı ve D vitamini kullanımına engel durum yoksa eksiklik varsa yerine koyma tedavisi normal düzeyde ise idame tedavisi kış dönemi boyunca uygulanmalıdır” şeklinde konuştu. “Egzersiz, yeterli ve düzenli uyku çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir” Egzersiz, yeterli ve kaliteli uykular çocukların bağışıklık siteminin güçlendirdiğini belirtirken okullarda uyum sağlama konusunda stres ve endişe gibi durumlarda ise aktiviteler ve önemler de çocukların bağışıklık gelişimi için önemli olduğunu dile getiren Taban, “Düzenli egzersiz çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir. Çocuklar yaşına uygun sporları yapması için yönlendirilmelidir. Uyku bağışıklık sistemini olumlu yönde etkileyen önemli bir faktördür. Yeterli ve kaliteli uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için çocuklara düzenli uyku alışkanlığı kazandırmak önemlidir. Kaliteli bir uyku için uyku saatinden en az bir saat öncesinde bilgisayar, telefon gibi uyaranlar kapatılmalıdır. Okul ortamına uyum sağlama süreci çocuklarda stres ve endişe seviyesini arttırabilir. Bu gibi durumlarda stres azaltıcı aktiviteler ve önlemler çocuklarda bağışıklığın gelişimi için önemlidir” diye konuştu.
Merkezefendi Belediyesinin 2025 yılı bütçesi 2.7 milyar oldu
08 Ekim 2024 Salı - 11:26 Merkezefendi Belediyesinin 2025 yılı bütçesi 2.7 milyar oldu Merkezefendi Belediye Meclisi’nin Ekim Ayı toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda 2025 yılı tahmini bütçesi, 2 milyar 700 milyon TL oldu. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Hemşehrilerimize ve ilçemize en iyi şekilde hizmet etmek için hazırlanan 2025 yılı bütçemiz hayırlı olsun” dedi. Merkezefendi Belediye Meclisi’nin Ekim Ayı Toplantısının 2. Oturumu gerçekleştirildi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın başkanlığında toplanan mecliste 13 madde gündemde yer aldı. Gündem maddeleri arasında yer alan 2025 Yılı Performans Programı ile 2025 Yılı Bütçe tasarısı da görüşüldü. Bütçe tasarısı müdürlük nezdinde oylamaya sunularak karara bağlandı. Performans programı da oy çokluğu ile kabul edildi. Merkezefendi Belediyesi’nin 2025 yılı tahmini bütçesi 2 Milyar 700 Milyon TL olarak belirlendi. “İlçemizi geliştirmek ve güzelleştirmek için çalışıyoruz” Bütçenin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Başkan Doğan, 2025 yılı bütçesinin Merkezefendi’ye hayırlı olmasını diledi. Başkan Doğan, “İlçemizi geliştirmek ve güzelleştirmek, hemşehrilerimize en iyi şekilde hizmet etmek için çalışıyoruz. Bütçeyi doğru kullanmak, doğru projeleri hayata geçirmek çok önemli. Yeni bütçemiz ilçemize ve hemşehrilerimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
Bir çocuğun kimlik ve karakterini oluşturulan şartlar belirliyor
08 Ekim 2024 Salı - 09:26 Bir çocuğun kimlik ve karakterini oluşturulan şartlar belirliyor Bir çocuğun kimlik ve karakterini oluşturulan şartların belirlediğine işaret eden Eğitim Bilimci Kamil Vüsal Paşayev; ““Sizce bugün Mimar Sinan yaşasaydı ne yapıyor olurdu. Büyük olasılıkla sanatını icra etmek yerine KPSS’ye hazırlanıyor olurdu. Oysaki o, bizlere 375’ten fazla şaheser miras bırakmıştır. Hem de sınavsız ve puansız” dedi. Ebeveyn-çocuk ilişkisi üzerine pedagojik ve akademik çalışmalar yapan ve sıklıkla karşılaştığı sorunları ele alıp irdeleyen Eğitim Bilimci Kamil Vüsal Paşayev, “Bugün her üç çocuktan ikisinde dikkat eksikliği, odaklanma sorunu, özgüvensizlik, kendini değersiz hissetme ve internet bağımlılığı görülmektedir. Ebeveynlerse çocukların okula gitmek istememelerinden, derslerine çalışmamalarından, ödevlerini yapmamalarından, söz dinlememelerinden, evde hiçbir işe yardım etmemelerinden şikâyetçi ve mustariptir. Ne demiştik; bir sorunu çözmek istiyorsak önce kaynağını bulmalıyız” tavsiyesinde bulundu. Psikolog Paşayev, bu sorunlara “Aile”, “Okul – Öğretmen” ve “Çevre” olmak üzere üç perspektiften bakılarak daha sağlıklı bir sürecin izlenebileceğini kaydetti. Aile Faktörü Yaşı gereği çocuğun yapması gereken işlerin aile tarafından yapılmasının çocuğun yeteneklerini körelteceğine değinen Psikolog Paşayev, “Psikolojide ‘Taklit Etme Sendromu’ adında bir terim vardır. Bir birey, edindiği bütün olumlu ve olumsuz davranışları taklit etme yolu ile anne ve babadan alır. Yetiştirme şekli bu sürecin en önemli parçasını oluşturur. Sorumluluk bilincinden uzak tutulan çocuklar okula gitmekten, ödev yapmaktan kaçınır, söz dinlemez, saygı duymaz, sorumluluk almazlar. Anne baba arasındaki tutarsızlıklar, tavizkar tutumlu aile modeli, otoriter-baskıcı tutumlu aile modeli, aşırıya kaçan acımasız cezalar, ödüllendirmeler ve şartlandırmalar sorunları tetikleyen başlıca nedenlerdir. Şartlandırma en tehlikeli girişimdir. Bunun yerine seçenek sunulabilir veya öncelik sırası belirlenebilir. Yasaklanan her şey insanoğluna cazip gelir, inatçı bir kişilik oluşturur. Yasaklamanın yerine kısıtlamalar tercih edilebilir” diye konuştu. Okul-Öğretmen Faktörü “Öğretmenlik tahtada kırk dakika ders anlatmak olmamalı” diyen Eğitim Bilimci Paşayev, okul ve öğretmenin çocukların gelişimindeki önemini şu ifadelerde sıraladı: “Öğrencinin hayatına dokunan, kafasında küçük bir pencere açıp oradan güzel şeylere bakmasını sağlayan ve bu anlamda öğrencisine ilham kaynağı olan her bir birey öğretmenlik görevini hakkı ve onuru ile yapıyordur. Bir çocuğun okula gitmemesinin en başlıca üç ana nedeni olabilir. Evde sorumsuz büyütülmüş ve her istediği onaylanmış çocuklar okula gitmekte ve oraya adapte olmakta güçlük çekebilirler. Konfor alanından çıkıp belli bir disiplinle yönetilen bir ortama geçiş yapmak istemeyebilir. Sınıf öğretmeninin teşvik edici, destekleyici tutumu bu sürece kolay adapte olmasını sağlayacaktır. Öğretmenlerin aşırı ödev vermesi, öğrencinin de ödevi yapmama durumunda disipline edici cezalarla karşılaşması veya sınıf önünde rencide edici azarlamalar duyması okuldan soğumasına neden olabilir. Kabul edelim ki; çocuk, öğrenmek için okula gider ve bir dersi ona sevdiren de derse karşı olumsuz duygular beslemesine neden olan da öğretmendir. Akran zorbalığı süreci asla ortadan kaldırılamaz ama farkındalık sağlayan çalışmalarla yumuşatılabilir” Çevre Faktörü Çocukların gelişiminde çevre faktörünün önemine işaret eden Psikolog Paşayev, “Arkadaş bir merdiven gibidir. O merdivenle kuyuya inmek de kuyudan çıkmak da mümkündür. Bu yüzden çocuklarımızın sosyalleşirken edindiği çevresine; doğru kişilerle arkadaş olduğundan emin olmalı ve bu konuda gerekli bilgileri onlarla paylaşmalıyız. Eğitim sistemi gelişmiş toplumlarda çocuğun artı yönleri keşfedilmeye ve geliştirilmeye çalışılırken, Türk toplumlarında çocuğun zayıf ve eksik kaldığı yönlerine odaklanılır ve düzeltmeye çalışılır. Mesela; eğitim sistemi gelişmiş bir toplumda ebeveyn, çocuğunun bir çalgı aletine olan ilgisini veya futbol oynarken topa olan hâkimiyetini fark eder. Çocuğunu hemen bir konservatuvar veya bir futbol akademisine götürür ve bu yanını geliştirmeye çalışır. Bizde ise çocuğun matematiği zayıfsa bu doğrultuda arayışlar ve tercihler yapılır. Çocuklarımızın yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olalım, artı yönlerine odaklanalım. Bütün çocuklar özeldir ve masum doğarlar. Bizim eşlik ettiğimiz süreç, onların kişilik ve kimliklerini oluşturur. Sevgiyi, merhameti, öfkeyi, çaresizliği, azmi; büsbütün her şeyi çocuklarımız bizden öğrenir. Bir çocuk doğarken seri katil veya cerrah olmayı tercih etmez. Bir çocuğun kimlik ve karakterini oluşturduğumuz şartlar belirler. Çaresiz kalınca lütfen şunu hatırlayalım; Edison mucit olarak doğmamıştı. Bethoven sağırdı ama bu durum, senfoni bestelemesine engel olmamıştı, Hügo, Sefiller’i annesinin karnında yazmamıştı. Kim bilir belki sizin de evinizde keşfedilmeyi bekleyen ikinci bir Mimar Sinan, bir Bethoven, bir Edison, bir Hügo yaşıyordur. Lütfen farkında olun” şeklinde konuştu.
Başkan Güngör, "Denizli, Gazze için ayakta"
08 Ekim 2024 Salı - 08:53 Başkan Güngör, "Denizli, Gazze için ayakta" DENİZLİ (İHA) – Denizli’de öğrenci toplulukları tarafından düzenlenen "Kampüsler Gazze İçin Ayakta" yürüyüşüne destek veren AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, “Denizli, Gazze için ayakta. Dünya 5’ten büyüktür” dedi. Denizli’de öğrenci toplulukları tarafından düzenlenen "Kampüsler Gazze İçin Ayakta" yürüyüşü düzenlendi. Etkinlik, Kudüs ve Filistin’de yaşanan zulme dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Filistin halkının yaşadığı zor koşullara dair farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yapan Başkan Güngör, “Kudüs için, Filistin için yürekleri çarpan bu zulme sessiz kalmayan tüm hemşerilerimize yürekten teşekkür ediyoruz. Seninleyiz bağımsız Filistin. Filistin halkının yanında olduğumuzu, onların haklı mücadelesini desteklediğimizi ve uluslararası dayanışmanın önemini vurguluyoruz. Unutulmamalıdır ki, özgür bir Filistin, barış içinde bir dünya için atılmış önemli bir adımdır. Katil İsrail’in başlattığı soykırımda Gazzeli mazlumların sesi olmak, Filistin’in özgürlüğü için mücadele etmek hepimizin boynunun borcudur. Nehirden denize özgür bir Filistin için her zaman olduğu gibi bugün de ayaktayız ve mazlumların sesi olmaya devam edeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde mazlumların ve masumların yanında olduğumuzu kaydeden Başkan Güngör, terör devleti İsrail’in er ya da geç uluslararası mahkemelerde yargılanıp en ağır cezayı alacağını söyleyerek, “Dünya 5’ten büyüktür” ifadesini kullandı.