Yerel Haberler
Denizli
Denizli’nin Nisan ayı ihracatı yüzde 26,5 artışla 458 milyon Dolara ulaştı 05 Mayıs 2026 Salı - 13:55:30 Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayı ihracat verilerini açıkladı. Denizli ihracatı nisan ayında yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara yükselirken, ilin Türkiye ihracatındaki 8’inci sıradaki konumu korundu. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayına ilişkin ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Uğurlu, Türkiye’nin nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Denizli’nin nisan ayı ihracatının yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara ulaştığını belirten Uğurlu, Denizli’nin şubat ve mart aylarında yükseldiği Türkiye ihracat sıralamasındaki 8’inci konumunu nisanda da koruduğunu ifade etti. DENİB kayıtlarına göre ise nisan ayında ihracat yüzde 30,7 artış göstererek 367 milyon dolara çıktı. Ocak-Nisan döneminde 1,6 milyar dolarlık ihracat Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Osman Uğurlu, ocak-nisan döneminde Denizli ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 artarak 1 milyar 601 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti. Mart ayında bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ile jeopolitik gerilimlerin ihracat üzerinde geçici bir yavaşlamaya neden olduğunu belirten Uğurlu, Denizli ihracatçısının hızlı adaptasyon kabiliyeti sayesinde bu dalgalanmanın etkilerinin dengelendiğini söyledi. Geçen yılın nisan ayına göre iş günü fazlası ve parite etkisinin de ihracata olumlu katkı sunduğunu ifade eden Uğurlu, nisan ayında yakalanan performansın yılın geri kalanında artarak sürmesini temenni ettiklerini dile getirdi. Önde gelen sektörlerde çift haneli artış Nisan ayında Denizli’nin önde gelen sektörlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. Tekstil ve konfeksiyon ihracatı yüzde 20,5 artışla 129 milyon dolar olurken, elektrik-elektronik sektörü yüzde 31,7 artışla 109 milyon dolara ulaştı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 38 artışla 83 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 27,1 artışla 37 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 26,5 artışla 28 milyon dolar olarak kaydedildi. Uğurlu, nisan ayında önde gelen tüm sektörlerde ihracat artışı yaşandığını vurgulayarak, son dönemde daralma yaşayan tekstil-konfeksiyon sektöründe yeniden çift haneli büyüme görülmesinin ayrıca memnuniyet verici olduğunu söyledi. İhracatta zirve İngiltere’nin Nisan ayında Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke İngiltere oldu. İngiltere’ye yapılan ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51 artışla 72 milyon dolara yükseldi. İngiltere’yi yüzde 30,5 artışla 41 milyon dolarlık ihracatla İtalya izledi. ABD’ye ihracat yüzde 32,7 artışla 36,4 milyon dolar, Almanya’ya ihracat yüzde 27,4 artışla 36,3 milyon dolar, Hollanda’ya ihracat ise yüzde 20,5 artışla 25 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uğurlu, Almanya’nın yeniden dördüncü sıraya gerilediğine dikkat çekerken, en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamında çift haneli artış kaydedildiğini vurguladı. Küresel imalat PMI geriledi İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Küresel İmalat PMI verilerine de değinen Uğurlu, mart ayında endeksin 51,3 seviyesine gerilediğini belirtti. Savaşın ilk etkilerinin tedarik zincirleri, girdi fiyatları ve beklentiler üzerinde görüldüğünü ifade eden Uğurlu, tedarikçi teslim sürelerinin uzadığını ve girdi maliyetlerinde hızlı artış yaşandığını söyledi. Türkiye İmalat PMI verisinin ise mart ayında 1,4 puan düşüşle 47,9’a gerilediğini belirten Uğurlu, üretim, yeni siparişler, istihdam ve satın almalarda düşüşlerin hızlandığını, özellikle girdi maliyetlerinde enflasyonist baskının arttığını dile getirdi. Döviz dönüşüm desteği uzatıldı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yurt dışı kaynaklı dövizlerin Türk lirasına dönüşümünü destekleyen uygulamasının süresinin 31 Temmuz 2026’ya kadar uzatıldığını hatırlatan Uğurlu, bu kararın ihracatçılar açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından firmalara nefes aldıran desteğin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına katkı sunduğunu belirten Uğurlu, özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunabilmesi için destek oranının en az yüzde 5 seviyesinde uygulanmasının daha etkin olacağını ifade etti. Yeni vergi düzenlemesi ihracatçıya destek olacak Uğurlu, yeni vergi düzenlemesi kapsamında ihracatçı firmalar için kurumlar vergisi oranının yüzde 14’e, imalatçı ihracatçılar için ise yüzde 9’a indirildiğini hatırlattı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve belirsizliklerin ticaret üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde bu düzenlemenin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracağını kaydetti. Finansmana erişim beklentisi sürüyor Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğunu belirten Uğurlu, bu kararın beklentiler doğrultusunda geldiğini söyledi. Enflasyonla mücadele önceliğinin sürdüğünü ancak mevcut faiz seviyesinin kredi maliyetleri ve finansmana erişim açısından reel sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, ihracatçıların rekabet gücünün korunabilmesi için finansman şartlarının daha öngörülebilir ve erişilebilir hale gelmesini beklediklerini belirtti. Osman Uğurlu, tüm bu gelişmeler ışığında Denizli’nin üretim gücü, ihracat tecrübesi ve değişen küresel şartlara hızlı uyum kabiliyetiyle yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayarak, yılın geri kalanında daha güçlü bir performans hedeflediklerini söyledi.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:54 Honaz’a 7,4 milyonluk yeni altyapı kazandırılıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ Genel Müdürlüğü, Honaz ilçesinin içme suyu sorununu kökten çözecek 7,4 milyon TL’lik altyapı projesini tamamlayarak hizmete sundu. Yeni iletim hattı ile Menteşe ve Afşinbey mahalleleri kesintisiz ve sağlıklı suya kavuştu. Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, kentin dört bir yanındaki altyapı seferberliğini Honaz ilçesinde sürdürüyor. İlçenin içme suyu kapasitesini artırmak ve modern bir sisteme kavuşturmak amacıyla başlatılan projede, toplam 6.800 metre uzunluğunda yeni iletim hattı inşa edildi. En son teknoloji ve uzun ömürlü malzemelerin kullanıldığı çalışma kapsamında; Honaz merkezden Menteşe ve Afşinbey mahallelerine kadar uzanan güzergâhta hat döşeme, bağlantı ve test işlemleri başarıyla sonuçlandırıldı. Basınç sorunları giderildi, kesintisiz su sağlandı Honaz ilçesinde hayata geçirilen 7,4 milyon TL’lik yatırım, bölgenin önümüzdeki uzun yıllar boyunca içme suyu ihtiyacını sorunsuz bir şekilde karşılayacak. Özellikle yaz mevsiminde artan su tüketimine bağlı olarak yaşanan basınç düşüklüğü ve yetersizlik problemleri, bu yatırımla birlikte tarih oldu. Yeni devreye alınan sistemle birlikte, mahallelerin su sistemi yeni hat üzerinden beslenerek ideal basınç seviyesine ulaştırıldı. Herhangi bir arıza ve yetersizliklerin önüne geçilerek 7/24 kesintisiz su akışı sağlandı. Modern boru hatları sayesinde bölge halkına daha nitelikli ve hijyenik içme suyu ulaştırılması güvence altına alındı.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:34 DSO Başkanı Kasapoğlu; "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında" Denizli Sanayi Odası (DSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nda küresel ekonomik gelişmelerin imalat sanayisine etkileri ele alındı. Enerji maliyetleri, ihracat şartları ve finansmana erişim başta olmak üzere sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar Meclis gündeminde yer aldı. DSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle katıldı. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, Güney Kore ve Çin ziyaretlerinden edindiği bilgileri Meclis Üyeleriyle paylaşarak küresel sanayideki dönüşüme dikkat çekti. Bu ülkelerin hızlı, kaliteli ve teknoloji odaklı üretimi tüm ölçeklerde bir kültür haline getirdiğini vurgulayan Konyalıoğlu, fuar organizasyonlarındaki güçlü yapıları, planlı sanayi politikaları ve gelişmiş lojistik kabiliyetleriyle rekabette önemli avantaj sağladıklarını ifade etti. Konyalıoğlu, Denizli sanayisinin de bu dönüşümü doğru okuyarak katma değerli ve yenilikçi üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Toplantının devamında kürsüye gelen DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri ve sanayicinin karşı karşıya olduğu temel sorunları değerlendirdi. Bu çerçevede Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme patikasının giderek belirginleştiğine dikkat çekerek mevcut enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti. "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında, enerji, faiz ve jeopolitik riskler kıskacı derinleşiyor" Küresel ekonomik gelişmelere değinen Başkan Kasapoğlu, "Bugün enerji maliyetleri, yüksek faiz, jeopolitik riskler, zayıflayan talep ve daralan finansman şartlarıyla aynı anda mücadele ediyoruz. Uluslararası Para Fonu Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel büyüme 2026 yılında yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,2 olarak gerçekleşecek. Özellikle Orta Doğu’daki savaş, küresel büyümeyi ve enflasyonla mücadeleyi doğrudan tehdit eden bir unsur olarak görünüyor. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı son üç ayda %63, son bir yılda %77 artışla 110 dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Sanayici açısından bu tablo, doğrudan üretim maliyetlerine yansıyan yeni bir baskı alanı anlamına geliyor. Enerji fiyatlarındaki her artış birim maliyetleri yükseltiyor, fiyatlama gücünü zayıflatıyor ve uluslararası rekabetçiliği zorluyor." dedi. Kasapoğlu: "Sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" Sanayicinin artan maliyet baskısı altında üretimini sürdürdüğünü, buna karşılık ihracat pazarlarındaki daralma ve döviz gelirlerindeki herhangi gerilemeyle birlikte kur şoku riskinin daha da belirgin hale geldiğini belirten Başkan Kasapoğlu, mevcut şartların sanayiciyi döviz borcuna dayalı bir yapıya zorladığını ifade etti. Kasapoğlu, "sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" diyerek büyüme modelinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Kur riskine teslim olmuş bilançoların ne yatırımı taşıyabileceğini ne de üretimi büyütebileceğini dile getiren Kasapoğlu, çözümün sanayiciyi döviz borcuna mecbur bırakmayan, uygun maliyetli ve erişilebilir Türk lirası kredi imkânlarının artırıldığı ve kur riskinden korunma araçlarının daha etkin kullanıldığı bir finansman yapısının kurulması olduğunu söyledi. Kasapoğlu, ithal ara malı bağımlılığının da azaltılmasına yönelik üretim politikalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. "Küresel Pazarlarda tutunma mücadelesi artıyor" İhracat tarafında kur hareketlerinin maliyet artışlarını yeterince karşılayamamasının kâr marjlarını ciddi biçimde daralttığını belirten Kasapoğlu, birçok firmanın artık büyümeden çok mevcut pazardaki varlığını korumaya odaklandığını, işletmelerin zararına ihracat yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemeleri, sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ve tedarik zinciri denetimleri gibi yeni kuralların da bu tabloya eklendiğini vurgulayan Kasapoğlu, ihracatın artık kurallara uyum ve iklim politikalarıyla da şekillenen çok katmanlı bir rekabet alanına dönüştüğünü vurguladı. "Mesele artık pazara girmek değil, pazarda kalabilmektir" ifadesiyle bu dönüşümü özetleyen Kasapoğlu, dayanıklılık, uyum ve finansmana erişimin bugün her zamankinden daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Merkez Bankasının Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasının süre uzatımı kararına da değinen Kasapoğlu, "Reel sektörün beklentisi, bu düzenlemenin çok daha uzun vadeli ve daha güçlü bir çerçevede sürdürülmesi yönündedir" ifadesini kullandı. "Oyunun kuralı maç başladıktan sonra değişmemelidir" Başkan Kasapoğlu, enerji alanında yapılan yeni düzenlemelere de değinerek lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşma yerine saatlik mahsuplaşma uygulamasının yatırım planlamalarını zorlaştırdığını, nakit akışı ve geri dönüş süreleri açısından belirsizlik oluşturduğunu söyledi. Kasapoğlu, "Oyunun kuralı, maç başladıktan sonra değişmemelidir. Bu nedenle saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayimizin üretim gerçekleri, yatırım güvenliği ve ülkemizin yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini; mahsuplaşmanın aylık bazda ve doğrudan kWh üzerinden yapılmasına imkân sağlayacak daha öngörülebilir bir yapının oluşturulmasını önemli buluyoruz." dedi. "İstihdam sanayiden uzaklaşıyorsa, ekonomi üretimden uzaklaşıyor demektir" Türkiye ve Denizli’ye ilişkin istihdam verilerini Meclis Üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, "Ücretli çalışan verileri, istihdam kompozisyonunu net biçimde ortaya koymaktadır. 2026 Şubat itibarıyla sanayi sektöründe istihdam yıllık bazda yüzde 3,2 gerilerken, özellikle emek yoğun alanlarda kayıplar daha belirgin hale geldi. Buna karşılık inşaat ve hizmet sektörlerindeki artış, istihdamın üretimden ziyade daha düşük katma değerli alanlara kaydığını gösteriyor. Denizli örneğinde tekstil ve giyim gibi sanayinin omurgasını oluşturan sektörlerdeki sert istihdam kaybı, üretim gücündeki erozyonu somut biçimde ortaya koymaktadır. Bizim meselemiz, istihdamın niteliğidir. Nerede, nasıl ve hangi sektörlerde istihdam oluşturduğumuzdur. Eğer sanayide istihdam kaybediyorsak, eğer ana sektörlerimiz güç kaybediyorsa, bugün gördüğümüz iyileşmeler kalıcı olmayacaktır." yorumunda bulundu. Kasapoğlu’ndan sanayide güven ve öngörülebilirlik vurgusu Sanayicinin ancak öngörülebilir bir ortamda yatırım yapabildiğini, yatırımın ise büyümenin temelini oluşturduğunu söyleyen Kasapoğlu, "İçinden geçtiğimiz dönem, sanayicinin dayanıklılığını sınayan sıradan bir dalgalanma değil; yönümüzü yeniden tayin etmemizi gerektiren bir eşiktir. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz şey; geçici rahatlama sağlayan adımlar değil, güven veren, öngörülebilirliği tesis eden ve üretimi merkeze alan güçlü bir politika çerçevesidir. Sanayici önünü görebildiği ölçüde yatırım yapar, yatırım yaptığı ölçüde büyüme mümkün olur.Üretim varsa istihdam vardır, ihracat vardır, daha fazla refah vardır. Üretim yoksa, geri kalan her şey tartışmalıdır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü faaliyetleri DSO Meclisinde görüşüldü DSO’nun Mayıs Ayı meclis toplantısına konuk olarak katılan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, Bölge Müdürlüğünün Denizli’deki faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Köle, yürütülen projeler ve planlanan çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendirirken özellikle ağaçlandırma, orman bakımı ve yangınla mücadele kapsamında yapılan çalışmalara dikkat çekti. Orman varlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü ifade eden Köle, yeşil alanların artırılması ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurguladı. Toplantı Meclis Üyelerinden gelen soruların Köle tarafından yanıtlanmasıyla son buldu.
Sepet örerek sanatçı unvanı kazandı
07 Eylül 2024 Cumartesi - 13:04 Sepet örerek sanatçı unvanı kazandı Denizli’nin Çal ilçesinde babasından öğrendiği tekniklerle yıllardır sepet ören Muharrem Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan Sanatçı" unvanı verildi. Doğal malzemelerle yapılan el emeği sepetler büyük ilgi görüyor. Denizli’nin Çal İlçesine bağlı Akkent Mahallesi’nde babası Ahmet Kaya’dan öğrendiği tekniklerle 45 yıldır sepet ören ve mahallede de asırlardır süregelen sepet örme geleneğini yaşatan Muharrem Kaya’ya, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan Sanatçı" unvanı verildi. Çal ilçesine bağlı Akkent Mahallesi’nin 1960’taki isminin ‘Zeyve’ olduğunu bu yüzdende mahalle de örülen sepetlere ‘Zeyve Sepeti’ adının verildiğini anlatan Muharrem Kaya, “Sepetçiliği rahmetli babam Ahmet Kaya’dan öğrendim. 1980 li yıllarda Zeyve’de çok sayıda sepet, keter, kökün ustası vardı. Bunların çoğu rahmetli oldu şu anda bu işi yapan yok. Ben sepet örmeyi devam ettirmek istiyorum. Zeyve sepeti genelde hayıttan örülür. Bunun yanı sıra söyüt, karaağaç, dut gibi ağaçların sürgünlerinden de örülebilir. Bazı sepet ve keterlerde kamış ta kullanılır. Hayıt bitkisi sağlamlığı ve güzel kokusuyla tercih edilen bir malzemedir. Menderes Vadisi’nin çoğu yerinde yetişir. Biz bunları tabiattan toplarız ve sepetlerimizi öreriz. Sepet ve keterlerimizle genellikle üzüm taşırız. Plastik ve demir kelterlerin çıkmadığı yıllarda tamamıyla kelter- sepetler kullanılırdı. Günümüzde yine üzüm sepeti diye adlandırılan bu sepetler bağlarımızdan üzüm toplar geliriz. Tabi yumuşak sebze ve meyvelerin toplanıp taşınmasında güzel bir kaptır” dedi. Basit el aletleriyle yapıyor Doğadan toplanan malzemelerden sepet ve kelterin örülmesi için küçük el aletlerine ihtiyaç olduğunu anlatan Muharrem Kaya, “Zeyve sepeti örerken malzemeler: büyük bıçak, ortaboy bıçak, küçük bıçak, ağaç budama makası ve yargı kullanılır. Önce altlığından başlıyoruz. Altı için 6 çubuk kesiyoruz. Küçük bıçakla ortadan çukur açacağız. Kalın gördüklerimizi yaracağız ince çubukları yardığımız çubuğun içinden geçireceğiz. İnce çubukların ince taraflarını önce kullanacağız. Çubuğun birini alttan bir üstten alacağız. Sonra üstten sonra tekrar alttan iki tur dolayacağız. Bu dört Çubukta niye ilk fotoğrafta şimdi bütün çubukları örme işimiz bitti. Uçlarını kesiyoruz. Sepetin altı hazır” dedi Doğal malzemelerle el emeği sepetler Sepet ustası Muharrem Kaya, sepetleri doğadan elde ettiği melengiç, sarıca ayrık ve söğüt çubukları gibi tamamen doğal malzemeler kullanarak ördüğünü söyledi. Bir sepetin büyüklüğüne ve küçüklüğüne göre bir günde de örülebileceğini anlatan Kaya, “Ben genellikle doğadan elde ettiğim hayıt, dut karaağaç, çıtlık, söğüt ve kamış gibi doğal malzemeleri kullanarak ekmek sepetleri, üzüm sepetleri, yumurta sepetleri, dekoratif sepetler ve büyük sepetler, kelterler örüyorum. Her biri ayrı bir işçilik ve emek gerektiren bu sepetler, geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlıyor” dedi. Mesleğini öğretiyor Sepetçiliğin unutulmaması için gelecek kuşaklara aktarılması için talep gelmesi halinde halk eğitim müdürlüğü aracılığıyla kurslarda açtıklarını anlatan Muharrem Kaya, şöyle konuştu: “Sepetçilik bizde deden babadan gelir. Bu meslekle biz yıllardır uğraştık. Hala uğraşmaya devam ediyoruz. Bu bilgilerin kaybolmaması için de halk eğitim aracılığıyla kurslar açtık. Öğrenciler yetiştirdim. Sepet örülecek malzemenin doğadan toplanmasından, sepet kelter örülmesine kadar her şeyi öğretiyorum. İnternet sitesi üzerinden de sepet örme eğitimleri veriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için araştırmalar yaptım. Kültür Bakanlığı tarafından sanatçı ünvanı verildiğini öğrendim. Videolarımla ördüğüm sepetlerin resimleriyle başvurdum. Kültür ve Turizm Bakanlığı bana ’Sanatçı’ kimliği verdi”
Tur kazasında hayatını kaybeden eczacı kadın son yolculuğuna uğurlandı
06 Eylül 2024 Cuma - 20:01 Tur kazasında hayatını kaybeden eczacı kadın son yolculuğuna uğurlandı Muğla’da geçtiğimiz Temmuz ayında meydana gelen tur kazasının ardından 55 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Denizlili kadın eczacı, son yolculuğuna uğurladı. Geçtiğimiz 13 Temmuz’da meydana gelen kazada; Denizli’den Muğla’ya günübirlik geziye giden kafileyi taşıyan 20 AIV 199 plakalı tur otobüsü, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi’ne ulaştığında frenlerinin boşalması sonucu kontrolden çıkmış, 3 araç ve 1 ikamete çarparak durabilmişti. Can pazarının yaşandığı ve 34 kişinin yaralandığı kazada; 11 yaşındaki Meryem Seleyna Gültekin olay yerinde, 65 yaşındaki sürücü Mehmet Doğu kaldırıldığı özel hastanede, 57 yaşındaki eşi Necla Doğu ise Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Kazada hayatlarını kaybedenlerin cenazeleri Denizli’de son yolculuklarına uğurlanmıştı. Denizlili ailelerin faciaya dönüşen tur gezisinin ardından Denizli’ye bugün yeni bir acı haber geldi. Kazada ağır yaralanan ve 55 gündür yoğun bakımda tedavisi süren 49 yaşındaki eczacı Sabiha Özsoy’un sabah saatlerinde yaşam savaşını kaybetmesiyle, kazada ölü sayısı 4’e yükseldi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Sabiha Özsoy, ailesi ve sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Kadın eczacının cenazesi, bugün Merkezefendi ilçesi Hilal Camisinde kılınan cenaze namazının ardından Bozburun Mahalle Mezarlığına defnedildi.
Muğla’daki tur kazasından Denizli’ye 4. acı haber
06 Eylül 2024 Cuma - 14:30 Muğla’daki tur kazasından Denizli’ye 4. acı haber Muğla’da geçtiğimiz Temmuz ayında meydana gelen tur kazasında ölü sayısı 4’e yükseldi. Kazada ağır yaralanan Denizlili kadın eczacı, 55 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Geçtiğimiz 13 Temmuz’da meydana gelen kazada; Denizli’den Muğla’ya günübirlik geziye giden kafileyi taşıyan 20 AIV 199 plakalı tur otobüsü, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi’ne ulaştığında frenlerinin boşalması sonucu kontrolden çıkmış, 3 araç ve 1 ikamete çarparak durabilmişti. Can pazarının yaşandığı ve 34 kişinin yaralandığı kazada; 11 yaşındaki Meryem Seleyna Gültekin olay yerinde, 65 yaşındaki sürücü Mehmet Doğu kaldırıldığı özel hastanede, 57 yaşındaki eşi Necla Doğu ise Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Kazada hayatlarını kaybedenlerin cenazeleri Denizli’de son yolculuklarına uğurlanmıştı. Denizlili ailelerin faciaya dönüşen tur gezisinin ardından Denizli’ye bugün yeni bir acı haber geldi. Kazada ağır yaralanan ve 55 gündür yoğun bakımda tedavisi süren 49 yaşındaki eczacı Sabiha Özsoy’un sabah saatlerinde yaşam savaşını kaybetmesiyle, kazada ölü sayısı 4’e yükseldi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Sabiha Özsoy’un cenazesinin bugün Merkezefendi ilçesine bağlı Bozburun Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, DEGİAD heyetiyle görüştü
06 Eylül 2024 Cuma - 14:20 KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, DEGİAD heyetiyle görüştü DENİZLİ (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Denizli Genç İş İnsanları Derneği (DEGİAD) heyetini kabul ederek, görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli bölgelerinden olan Denizli’nin ticaret ve kültür şehri olduğunu söyledi. Karşılıklı temasların ve ilişkilerin günümüzün verdiği imkanlarla daha da güçlenmesi için hava yolu ile ulaşım gibi çalışmaların önemini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Denizli’den ülkemizde eğitim göre öğrencilerin yanı sıra Denizli’de bulunan Kıbrıs gazilerine değinerek, Doğu Akdeniz’de KKTC’nin yükselen statüsü ile Kıbrıs Türk halkının refahını artırabilmenin en büyük temennileri olduğunu kaydetti. Uluslararası tanınırlık ve kabul görme, ambargoların hafifletilmesi, bağımsız bir Türk devleti olarak Anavatan Türkiye ile ilişkilerin daha da güçlendirilmesi için çalışmaya devam ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, gençlerin milli değerlerle geleceğe taşıyabilmeyi amaçladıklarını söyledi. “Gençlerden oluşan bir ekip olarak sizlerin bize verdiği destek çok anlamlıdır ve bize güç vermektedir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, tüm Denizli iş insanlarına selamlarını iletti. Denizli Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Kemal Sözkesen ise KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ı ziyaret etmekten dolayı duydukları memnuniyeti ifade ederek, derneğin çalışmaları hakkında bilgi aktardı.