Yerel Haberler
Denizli
Cilt kanserine karşı güneşten korunmak önem taşıyor 15 Mayıs 2026 Cuma - 11:01:11 Mayıs ayı "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli Devlet Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirterek güneşten korunmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Cildiye Uzmanı Dr. Selim Gümüş, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmanın en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirterek güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmaması gerektiğini de vurgulayan Dr. Gümüş şöyle konuştu: "Cilt kanserini önlemek için güneşten doğru şekilde korunmak büyük önem taşır. Güneş ışınlarının en yoğun ve zararlı olduğu saatler 10.00 ile 16.00 arasıdır. Bu saatlerde mümkün olduğunca doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır. Dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli koruyucu kıyafetler tercih edilmelidir. Güneş koruyucu ürünler yalnızca tatilde değil günlük yaşamda da kullanılmalıdır. En az 50 faktörlü güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve özellikle terleme ya da yüzme sonrası tekrar uygulanmalıdır" dedi. Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çeken Dr. Selim Gümüş, açık tenli kişiler, çilli bireyler, çok sayıda beni bulunanlar, uzun süre güneş altında çalışanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda yer aldığını söyledi. Solaryum kullanımının da ciltte kalıcı hasara yol açabildiğini ve cilt kanseri riskini arttırdığını belirten Gümüş, solaryumun kesinlikle önerilmediğini ifade etti. Benlerde meydana gelen değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Gümüş, "Bir benin büyümesi, renk değiştirmesi, koyulaşması, düzensiz kenarlı hale gelmesi, asimetrik görünüm kazanması, kaşınması, kanaması ya da yara görünümü alması önemli uyarı işaretleri olabilir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen lekeler de ihmal edilmemelidir. Hastalarımızın kendi ciltlerini düzenli olarak gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir" diye konuştu. Uz. Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurgulayarak düzenli dermatolojik muayene yaptırmanın büyük önem taşıdığını ve özellikle risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir kez dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:38 Tavas ve Beyağaç Belediye Başkanları birlikte tütün dikti Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün’ü ziyaret etti. İki başkan, ziyaretin ardından tütün tarlasına giderek üreticilerle bir araya geldi ve tütün dikimine katıldı. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında ilçede üreticilerle de buluştu. İki belediye başkanı, ziyaret sonrası tütün tarlasına giderek tarım işçileri ve üreticilerle sohbet etti. Tarlada çalışan tütün üreticilerini ziyaret eden başkanlar, üretim sürecine eşlik ederek tütün dikim çalışmalarına katıldı. Başkanlar, üreticilerle birlikte çalışarak hem tarımsal emeğe destek verdi hem de üreticilerin talep ve görüşlerini dinledi. Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, "Tavas Belediye Başkanımız Sayın Kadir Tatık’ı tütün tarlamızda misafir ettik. Kendisini de boş bırakmadık; fideleri eline tutuşturup işin başına geçirdik. Toprağın bereketini, emeğin kıymetini birlikte yaşadık. Nazik ziyaretleri için kendisine teşekkür ediyor, tüm üreticilerimize bereketli ve bol kazançlı bir sezon diliyorum. İlçemizde tütün dikimine devam ediyoruz. Toprağa emek veren, alın teri döken emekçi arkadaşlarımın her zaman yanındayım. Rabbim tüm üreticilerimize bereketli, kazançlı bir sezon nasip etsin" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:37 Kültür ve edebiyatın izinde kurulan gönül köprüsü Çameli’de güçlendi Sivas’tan Denizli’ye uzanan anlamlı proje kapsamında 12 farklı ülkeden öğrenciler Çameli’nin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetti. Hatipzade Veli Başer Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Harika Afyon, projenin gençler arasında kardeşlik ve kültürel etkileşimi güçlendirdiğini vurguladı. "Sultanşehir Sivas’tan Denizli’ye Kültür ve Edebiyat Yolculuğu" projesi kapsamında Denizli’ye gelen öğrenciler, Çameli’de unutulmaz bir kültür buluşmasına imza attı. Hatipzade Veli Başer Anadolu İmam Hatip Lisesi ile proje ortaklığı yürüten Sivas Uluslararası Şehit M. Murat Ertekin Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından hayata geçirilen proje çerçevesinde, 12 farklı ülke vatandaşı öğrenciler Denizli’nin tarihi, kültürel ve doğal değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu. Mustafa Kutlu temasıyla hazırlanan proje kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde öğrenciler; edebiyat, kültür, tarih ve medeniyet ekseninde çeşitli etkinliklere katıldı. Denizli’nin farklı ilçelerinde düzenlenen programların en dikkat çekici duraklarından biri ise Çameli oldu. Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan ve beraberindeki heyet tarafından ağırlanan öğrenciler, ilçede sıcak ve samimi bir misafirperverlikle karşılandı. Gerçekleşen buluşmada öğrencilerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, Çameli’nin tarihi geçmişi, kültürel zenginliği, doğal güzellikleri ve sosyal yaşamı hakkında bilgiler verdi. Öğrencilerle gerçekleştirilen sohbetlerde farklı coğrafyalardan gelen gençlerin Türkiye’ye ve Türk kültürüne duyduğu ilginin memnuniyet verici olduğu ifade edilirken, bu tür projelerin kültürler arası etkileşime önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Program boyunca öğrencilerin büyük bir heyecan ve ilgiyle ilçeyi gezdiği gözlemlendi. Çameli’nin doğal güzelliklerini yakından görme fırsatı bulan öğrenciler; yaylalar, doğal alanlar ve ilçenin tarihi dokusundan oldukça etkilendiklerini dile getirdi. Özellikle bölgenin sakin atmosferi, doğal yapısı ve insanlarının misafirperverliği öğrenciler tarafından takdir topladı. Hatipzade Veli Başer Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Harika Afyon, proje kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerin öğrenciler açısından çok kıymetli kazanımlar sunduğunu belirterek, "Farklı ülkelerden gelen öğrencilerimizin kültürümüzü yakından tanıması, şehirler arasında gönül bağlarının kurulması ve gençlerimizin ortak değerler etrafında buluşması bizim için son derece anlamlı. Bu proje yalnızca bir gezi programı değil; aynı zamanda dostluk, kardeşlik ve kültürel paylaşımın güçlendiği önemli bir eğitim çalışmasıdır" dedi. Müdür Afyon, ayrıca projeye destek veren Çameli Kaymakamlığı, Çameli Belediyesi ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, kültür ve edebiyat temelli projelerin gençlerin gelişiminde önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:29 Denizli’de 3 yaşındaki Mehmet için zaman daralıyor Denizli’de hastalıkla mücadele eden 3 yaşındaki Mehmet Tefenlili için ailesi tarafından valilik onayıyla başlatılan yardım kampanyasının ilk 6 ayında hedeflenen tutarın yalnızca yüzde 5’i toplanabildi. Aile, çocuklarının sağlığına kavuşabilmesi için destek çağrısında bulundu. Denizli’de yaşayan Halil ve Dudu Tefenlili çiftinin 3 yaşındaki çocukları Mehmet Tefenlili, iyileşip yaşıtları gibi koşup oynamak için yaşam mücadelesi veriyor. Mehmet’e henüz 6 aylıkken, 2023 yılının Haziran ayında yapılan tetkiklerin ardından DMD teşhisi konuldu. Mehmet’in hastalığı rutin kan tahlillerinde kreatin kinaz (CK) değerlerinin yüksek çıkmasıyla fark edildi. Ardından yapılan genetik testler sonucunda küçük çocuğun DMD hastası olduğu kesinleşti. O dönem için tedavi seçeneği bulunmadığını belirten aile, 2024 yılında duyurulan Elevidys tedavisinin kendileri için umut olduğunu söyledi. Tedavinin şu anda yalnızca Dubai’de uygulanabildiğini ifade eden aile, yaklaşık 2 milyon 900 bin dolar maliyetindeki sürecin tek doz ilaç ve 3 aylık hastane yatışını kapsadığını belirtti. Mehmet’in tedaviye zaman kaybetmeden ulaşması gerektiğini vurgulayan aile, bu amaçla 2025 yılının Ekim ayında Denizli Valiliği onayıyla 1 yıllık yardım kampanyası başlattı. Kampanyanın ilk 6 aylık bölümünün tamamlandığını ancak hedeflenen miktarın yalnızca yüzde 5’ine ulaşılabildiğini söyleyen anne Dudu Tefenlili, oğlunun yaşamını sürdürebilmesi için destek beklediklerini dile getirdi. Anne Dudu Tefenlili, "Oğluma 6 aylıkken teşhis konuldu. O dönem tedavisi yok denilmişti. Şimdi Dubai’de bir tedavi imkanı doğdu ve bu bizim için büyük bir umut oldu. Kampanyamızın ilk 6 ayı geride kaldı ancak yeterli ilerleme sağlayamadık. Oğlumu kaybetmemek için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Oğluma nefes olun, onu toprağa vermek istemiyorum" dedi. Baba Halil Tefenlili de kampanyanın yavaş ilerlediğini belirterek, "1 yıllık kampanyamızın ilk 6 ayını tamamladık ve hedeflenen miktarın yalnızca yüzde 5’ini toplayabildik. Sesimizi yeterince duyuramadığımız için süreç çok yavaş ilerliyor. Mehmet şimdi 3 yaşında ve zamanımız daralıyor. Oğlumuz için maddi ve manevi destek bekliyoruz" diye konuştu. Mehmet’in ablası Meryem Tefenlili ise şehirde benzer hastalıkla mücadele eden birçok çocuğun bulunmasının kampanyaların ilerleyişini zorlaştırdığını söyledi. Küçük desteklerin birleşmesiyle hedefe ulaşılabileceğini vurgulayan Meryem Tefenlili, "Geriye kalan yüzde 95’lik kısmı tamamlamak için sadece 6 ayımız kaldı. Belki çok büyük bir rakam gibi görünüyor ama çok sayıda insanın küçük katkılarıyla bu tedaviye ulaşmak mümkün. Mehmet ve onun gibi çocuklar için birlik olmamız gerekiyor. Her çocuk bizim geleceğimizdir, onlara sırtımızı dönmeyelim" ifadelerini kullandı.
MHP İl Başkanı Yılmaz; “Netanyahu denen alçak cani insanlık vicdanında affedilmez bir yara açmaktadır”
02 Haziran 2024 Pazar - 08:36 MHP İl Başkanı Yılmaz; “Netanyahu denen alçak cani insanlık vicdanında affedilmez bir yara açmaktadır” Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Denizli İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamın evrensel insan hakları ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirterek; “Benjamin Netanyahu denen caninin, alçağın, çocuk kanları ile anne karnınki suçsuz günahsız yavrularımızın kanları ile beslenen bu vampirin soykırımı sürdürmesi, insanlık vicdanında affedilmez bir yara açmaktadır” dedi. MHP Denizli İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, İsrail’in Gazze’ye yönelik işgali ve uyguladığı zulmü sert bir dille kınadı. 8 aydır devam eden insanlık dışı saldırılarda 15 bini çocuk 36 bin Filistinlinin öldürüldüğünü, 81 bin kişinin yaralandığını ve 2 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı belirten MHP İl Başkanı Yılmaz, “Türk milleti olarak, tarih boyunca her zaman mazlumların yanında, zalimlerin karşısında durduk. Bugün de Gazze’de yaşanan insanlık dışı olaylar karşısında sessiz kalmamız asla mümkün değildir. Gazze’deki vatandaşlara yapılan zulüm, insanlık vicdanında derin yaralar açmaktadır. Özellikle masum çocukların ve sivillerin hedef alınması, kabul edilemez bir insanlık suçudur. Bizler, güçlü ve onurlu Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatları olarak, bu haksızlıklar karşısında dün olduğu gibi bugünde mazlumların yanında olmaya dimdik devam edeceğiz. 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze’de başlayan katliam, insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınmış ve kazınmaya devam etmektedir. Bu tarihten itibaren Gazze’deki masum sivillere, özellikle de çocuklara yönelik saldırılar, kabul edilemez bir vahşettir. Bu katliam, evrensel insan haklarının ve uluslararası hukukun açık bir ihlalidir” diye konuştu. “Türk milletinin onurlu duruşu, mazlumların umut ışığıdır” Türk tarihinin şanlı geçmişinin her zaman mazlumların yanında olmayı ve adaleti savunmayı ilke edindiğine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “Gazze’de yaşanan acılar, hepimizin yüreğinde derin izler bırakmaktadır. Bu topraklarda, adaletin ve insan haklarının savunulması için mücadele eden atalarımızın mirasına sahip çıkarak, Gazze halkının yanında olduğumuzu yüksek sesle haykırıyoruz. Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli’nin de dediği gibi, ‘Türk milletinin onurlu duruşu, mazlumların umut ışığıdır’ Bu zor günlerde, Gazze halkının yalnız olmadığını, onların acısını paylaştığımızı ve haklı mücadelelerinde her zaman destekçileri olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini benimseyen milletimiz, dünya barışı için her zaman çaba göstermiştir. Gazze’de yaşanan trajedi sadece bir insanlık suçu değil, aynı zamanda çocuklara ve sivillere karşı işlenen vahşi bir soykırmdır. Benjamin Netanyahu denen caninin, alçağın, çocuk kanları ile anne karnınki suçsuz günahsız yavrularımızın kanları ile beslenen bu vampirin soykırımı sürdürmesi, insanlık vicdanında affedilmez bir yara açmaktadır.. Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi ‘Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem’ diyen bir millet olarak, İsrail’in bu vahşi saldırılarını en sert şekilde nefretle kınıyoruz” ifadelerini kullandı. “Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız” “Türk milleti olarak, bu olayların farkında ve uyanık olmalıyız” diyen Başkan Yılmaz, şöyle konuştu: “Bu olaylara sadece siyasi bir perspektiften bakmak, yaşanan insanlık dramını göz ardı etmek demektir. Gazze’deki durum, siyasi sınırların ve ideolojilerin ötesinde, evrensel insan haklarının ihlalidir. Hepimiz, hangi milletten olursak olalım, hangi dini görüşe sahip olursak olalım, hangi siyasi ve ideolojik görüşe sahip olursak olalım her şeyden önce insan olarak bu soykırıma karşı durmalıyız. İnsanlık onurunun korunması, siyasi görüşlerin üstündedir ve bu bilinçle hareket etmelidir. Gazze’de yaşanan bu zulüm, sadece oradaki kardeşlerimizi değil, aynı zamanda tüm insanlığı hedef almaktadır. Bizler, asil Türk milleti olarak, Gazze’de yaşanan trajedinin bir an önce son bulmasını ve kalıcı bir barışın sağlanmasını diliyoruz. Gazze’deki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, onların acısını yürekten paylaştığımızı ve her zaman yanlarında olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle, tüm hemşehrilerimizi Gazze için dua etmeye, bu konuda duyarlılık göstermeye ve mazlumların yanında yer almaya davet ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti, adaletin, barışın ve insan haklarının savunucusu olmaya devam edecektir. Gazze’deki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve onların haklı mücadelesinde destekçileri olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz”
Kursiyerlerin eserleri sanatseverlerle buluştu
01 Haziran 2024 Cumartesi - 13:18 Kursiyerlerin eserleri sanatseverlerle buluştu Denizli Büyükşehir Belediyesi Genç Denizli Fotoğrafçılık Kulübü’nde “Temel Fotoğrafçılık Eğitimi ve Fotoğraf Çekimi” eğitimi alan kursiyerlerin eserleri sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışını yapan Başkan Çavuşoğlu, Denizli’nin sokakları, caddeleri ve meydanlarının sanatla buluşacağını söyledi. Denizli Büyükşehir Belediyesinin koordinasyonunda, Genç Denizli Fotoğrafçılık Kulübü’nün Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile düzenlediği Temel Fotoğrafçılık Eğitimi ve Fotoğraf Çekimi kursunda başarılı olan 22 kursiyerin 60 eseri Karma Fotoğraf Sergisi ile beğeniye sunuldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi Turan Bahadır Sergi Salonu’nda gerçekleşen açılış programına Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, davetliler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kurs hakkında bilgi veren Denizli Büyükşehir Belediyesi personeli ve fotoğraf sanatçısı Zeki Akakça, gençler başta olmak üzere her yaştan 22 kursiyerin sergiye emek verdiğini belirterek, kendilerine her türlü imkanı sunan Başkan Çavuşoğlu’na teşekkür etti. Kültür ve sanata tam destek Başkan Çavuşoğlu ise, Denizli’nin sokakları, caddeleri ve meydanlarının sanatla buluşacağını ifade ederek, kenti sanat şehri haline getirmek için çalışmalar yapacaklarını söyledi. Sergide 22 fotoğrafçının ortaya koyduğu güzellikleri göreceklerini kaydeden Başkan Çavuşoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Umarım daha büyük güzellikleri, sanatla anılabilecek bir şehri daha da güzelleştirmek bizim elimizde olacak. Bu anlamda katkı ve desteklerimizi de esirgemeden bu süreci tamamlayacağız” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başkan Çavuşoğlu, kursiyerlerle birlikte serginin açılışını gerçekleştirdi. 22 kursiyerin 60 eseri sergileniyor Genç Denizli Karma Fotoğraf Sergisi’nde son iki dönem temel fotoğrafçılık eğitimi ve fotoğraf çekimi kursuna katılan 60 kursiyerden 22’sinin 60 eseri sergide yer alıyor. Ağırlıklı olarak Denizli ve çevresi ile farklı şehir ve ülkelere ait fotoğraflar sergide 6 Haziran’a kadar görülebilecek.
14 yıldır kafatasındaki iğne parçacıklarıyla yaşıyor
01 Haziran 2024 Cumartesi - 10:32 14 yıldır kafatasındaki iğne parçacıklarıyla yaşıyor Denizli’de taşınan gurbetçi Salih Aktaş, 14 yıl önce olduğu omurilik ameliyatı sonrasında kafatasında unutulan iğne parçacıklarıyla yaşıyor. Yurt içi ve dışında çare arayan gurbetçi, kafatasında unutulan iğne parçacıklarından kurtulmak istiyor. 25 Nisan 2007’de bir hastanede omurilik ameliyatı olan Salih Aktaş’ın kafatasında iğne parçacıkları unutuldu. Durumu yargıya taşıyan Aktaş’a ikinci şok bilirkişi heyetinden geldi. Olayda kusur bulunmadığı ifade edilen bilirkişi raporunda, iğne parçacıklarının insan vücuduna yararlı olduğu ifadeleri yer aldı. Doktorlara dava açan Aktaş, önce 8 bin TL kazandı. Ancak, doktorların konuyu Yargıtay’a taşımasıyla Aktaş, 20 bin TL borçlu çıkarıldı ve maaşına haciz konuldu. Sağlığı ve psikolojisinin bozulduğunu aktaran Aktaş, iğne parçacıklarını kendisinde sürekli baş ağrısı oluşturduğu gerekçesiyle aldırmak istedi. Türkiye’de ameliyat olabilmesi için bütün kapıların yüzüne kapandığını öne süren Aktaş, çareyi yurt dışında aramaya başladı. Tedavi olabilmek için Almanya’ya taşınan Aktaş’ın başındaki iğne parçacıkları riskli bir ameliyat olacağı gerekçesiyle orada da alınmadı. O dönem İzmir’de yaşadığını ve uzun yıllardır yurt dışında tedavi sürecinin devam ettiğini belirten Salih Aktaş, "Omurilik ameliyatı olmak için hastaneye gittim. Ameliyat esnasında kafatasımın içinde iki tane iğne unutuldu. Birinin 1 mm, diğerinin 1.5 mm olduğunu öğrendiğim. İğneler halen kafa tasımın içinde. Ağrılarım artınca ben tekrar doktora gittim. Doktor beni MR yönlendirdi. Ama MR gittiğimde buradaki doktor ’senin kafanda platin var bunu çekemeyiz’ dedi. Hemen benim doktoruma geldim, durumu anlattım. Doktor tomografi çekti ama bana sonuçları vermedi. ’Hemen ameliyat olman gerekiyor’ deyince bende bu durumdan şüphelendim. Başka doktorlarda tomografi çektirdim. Buradaki doktorlar, kafatasında iğne unutulduğunu söylediler" dedi. "Savcılığa gittim" "Neredeyse beni suçlu çıkaracaklardı" diyen Aktaş, "Daha sonra ben savcılığı suç duyurusunda bulundum. Olay bilirkişiye gitti, bilirkişi de bu olayda bir kusur olmadığını beyan etti. Benim tek istediğim şey, bir an önce tedavimin yapılması. Benim istediğim şey zengin olmak değil, bu iğnelerden kurtulmak" diye konuştu. "Hayatımın ikinci şokunu kulak ameliyatında yaşadım" Kulak ağrısı nedeniyle gittiği başka bir hastanede izni olmadan kulak zarının alındığını öne süren Aktaş, şuan sağ kulağının hiç duymadığını söyledi. Şu anda Avusturya’da yaşadığını ve yaz döneminde Denizli’ye geldiğimi kaydeden Aktaş, şöyle konuştu: “Umudumu yurt dışına taşımıştım. Kafamdaki iğneleri aldırmak istedim. Çok riskli olduğunu, ölebileceğimi söylediler, almadılar. Çok ağrılar yaşıyorum. Yetkililerden tek talebim derdime çare bulsunlar. Çok acı çekiyorum”.
Arda Turan, PAÜ’de futbol yolculuğunu anlattı
01 Haziran 2024 Cumartesi - 08:21 Arda Turan, PAÜ’de futbol yolculuğunu anlattı Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Spor Bilimleri Fakültesi’nin düzenlediği Spor Bilim Şenlikleri’nin konuğu Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan oldu. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Utku Alemdaroğlu’nun yaptığı “Arda Turan’ın Futbol Yolculuğu” söyleşisi öğrenciler tarafından yoğun ilgi gördü. PAÜ Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen Spor Bilim Şenlikleri kapsamında eski Türkiye Milli Futbol Takımı oyuncusu ve kaptanı Arda Turan’ı Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluşturdu. Arda Turan, profesyonel futbolculuğa başladığı Manisaspor’dan Barcelona’ya ve oradan da Eyüpsor’a uzanan futbolculuk ve antrenörlük ile ilgili kariyer yolculuğunu ve hatıralarını dinleyicilerle paylaştı. Söyleşide üniversiteli gençlere futbolculuk ve teknik adamlık kariyeri hakkında bilgiler veren Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, “Alt yapı ile ilgili olarak maalesef ki biliyorsunuz ki ülkemizde tabi bu Denizli’de daha müsait olabilir ama çocukların bu oyunu oynayabilecekleri alanlar çok azaldı. Barcelona alt yapısını ziyaret ettiğimde merak etmiştim ve ne yapıyorlar diye bakmıştım. 11-12 yaşlarına kadar çocuklara sadece maç yaptırıyorlardı, pas atmalarını öğretiyorlardı. Sizler de birçoğunuz spor yapıyorsunuz. Sporcuların işi şu yönden çok zor. Çok az fırsat geliyor. Hâlbuki ben o süreci 17 ile 21 yaş arasındaki bir dönem olduğunu düşünüyorum. Oyuncunun kötü oynama şansını, hata yapma şansını elinden almamak lazım. Ben kendim 1987’liyim ve o dönemin en iyileriydi 87liler diyebilirim. Ama o yaş grubundan bir oyuncu Barcelona’da oynayabildi, üç-dört tanesi de Süper Lig’de oynayabildi. Bunu söylerken şunu söylemek istiyorum herkes hücum oyuncusu olamaz, herkes yıldız olamaz. Bu süreç şöyle gelişiyor arkadaşlar. A takıma çıkıyorsunuz, karşınıza bir fırsat geliyor. İşte bana Manisa’dan sonra Galatasaray’da geldiği gibi. Eğer bu şansı değerlendirmeseydim belki şu anda karşınızda oturmuyor olurdum” dedi. “Spor, bir süreçtir” diyen Turan, şöyle konuştu: “Spor, insan performansına dayalı bir şey ve o yüzden insanlara spordan önce insan olduğunu hatırlatmamız lazım. Sizin de kendinizin insan olduğunuzu hatırlamanız lazım. Kendinize hata yapma hakkı verin ve hayal kurma hakkınızdan asla vazgeçmeyin. Barcelona süreci benim için daha kıymetlidir. Çünkü ilk altı ay oynamamıştım ve örnek aldığım saha içi çözümlemelerinde uzman olan oyuncularla beraber her sabah ders yapma fırsatı buldum taktik ve sistem üzerine. Bu da benim ufkumu açtı. Barcelona’nın ilk altı ayı öğreti gibiydi. Tabi sürekli alışma süreci içerisindesiniz. bir Dünyanın en büyük takımı ve kolay değil. Çok büyük başarılara imza atmış bir takım ve o takımda formayı giyebilmek için sabırsızlanıyoruz. 6 ay boyunca bekledim ama sonrasında yaşadıklarım çok güzeldi. Çok güzel bir tecrübeydi. Beraber kupalar kazandık, kupalar kaybettik. Başarısızlıkların da insanlara çok şey öğrettiği şeyler var. Dünyanın en büyük oyuncularının kaybettikten sonra nasıl üzüldüğünü, nasıl oturup ağladığını ve o anlar için ne çalıştıklarını görebiliyorsunuz muhteşem bir şeydi. Hayatta çok çalışıyorsanız ve çok iyiyseniz sizi kimse bir yere getiremez. İyi yerlere çok çalıştığınız için gelirsiniz. Sakın hayallerinizi kırmayın. Arda Güler, görüyorsunuz bugün muhteşem şeyler yapıyor. Mete Gazoz da benim kardeşim gibidir, tarihin en büyük sporcularından biridir, Mete Gazoz. Yalnızca popüler sporlardan örnek almayın. Bu ülkenin potansiyeli çok büyük. İspanya’nın nüfusu kadar bizim ülkemizin genç nüfusu var. Lütfen potansiyelinizin farkında olun” Arda Turan’ın konuk olduğu söyleşi öğrencilerden gelen soruların cevaplandırılması ile sona erdi.