Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Çermik’te 88 yetim aileye ayni ve nakdi yardım
05 Mart 2026 Perşembe - 10:33:48
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 88 yetim aileye nakdi yardım, gıda ve giyim yardımında bulunuldu. Çermik Yetimler Vakfı temsilciliği, ilçede daha önce belirlenmiş olan 88 aileye ayakkabı, nakdi yardım ve gıda yardımında bulundu. Çermik Yetimler Vakfı temsilcisi Fikri Akkılıç, ’’Ramazan ayı dolayısıyla yardımlarımızı arttırdık. Yetim ailelerimizin yüzlerini elimizden geldiğince güldürmeye çalıştık. Bu Ramazan ayında da yetimlerimizi unutmadık. Vakıf olarak Çermik ve köylerindeki yetimlerimize mutat aylık nakdi yardımların yanı sıra 18 aileye gıda kolisi, 23 aile fertlerinin tümüne ayakkabı ve 65 yetim ve muhtaç ailemize gıda yardımında bulunduk. Tabiiki bu Allah’ın yardımı ve hayırseverlerin ilgisi ile olabilmektedir. Allah herkesin hayrını hem bu dünya hem de ahiretleri için iyiliklere vesile kılsın’’ dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:49
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01
DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’nda il dışından gelen firmaların perakende satış yapılmasına izin verilmesinin yerel esnafı mağdur ettiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. DESOB, 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında Elazığ Yolu üzerindeki Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’na karşı harekete geçti. Trabzon, Konya, Malatya ve çeşitli illerden gelen firmaların tekstil, giyim, gıda ve kozmetik başta olmak üzere birçok ürünü perakende olarak satışa sunmasına karşı tepkisini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DESOB adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu üyesi ve Bakkallar, Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yerel esnafa yapılan haksız rekabeti kabul etmediklerini söyledi. Gülmüş, "Kentimizde Ramazan Bayramı döneminde; Trabzon, Konya, Malatya ve diğer illerden tekstil, giyim, gıda, yiyecek, içecek, kozmetik ve benzeri ürünlerin parekende satışı amacıyla Elazığ Yolu üzerinde bulunan Mezopotamya Fuar Merkezi alanında 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında ’Geleneksel Ramazan Fuarı’ adı altında ürün satışları ve alışverişi düzenleneceği şeklinde birliğimiz ve odalarımıza bağlı esnafımızdan gelen yoğun şikayetler üzerine söz konusu bu basın açıklamasını yapmak zaruri olmuştur. Bilindiği üzere bayram dönemleri, esnafımız için hayati öneme sahip zaman dilimleridir. Yıl boyunca ağır ekonomik şartlar altında faaliyet gösteren kira, vergi, SGK primi ve diğer tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getiren yerel işletmeler, bayram öncesi oluşan ticari hareketlilik sayesinde ayakta kalabilmektedir. Ancak tam da bu hassas dönemde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na ait fuar alanında il dışından gelen bazı firmalara ’fuar’ adı altında fiilî satış izni verilmesi, yerel esnafımıza açık bir haksızlıktır. Şehrimizde kalıcı iş yeri bulunmayan, sürekli vergi mükellefi olmayan ve kira yükümlülüğü taşımayan ve satışı yapılan ürünlerin sağlık ve hijyen kurallarına uygunluğu bilinmeyen markaların, bayram yoğunluğundan faydalanmak üzere geçici şekilde satış yapmalarına göz yumulması; adil rekabet ilkesinin açıkça ihlalidir" dedi. Hiçbir kurum veya organizasyonun, yıl boyunca sabit gider ve kamusal yükümlülük üstlenen esnafın emeğini birkaç günlük organizasyon uğruna riske atamayacağını ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temel sorumluluğu, yerel ticareti korumak, geliştirmek ve rekabet şartlarını adil biçimde sağlamaktır. Bu düşünce ile hiçbir kurum, yerel ticaretin zarar görmesine seyirci kalmamalıdır. Çünkü bu ve benzeri tüm yapı, kurum ve organizasyonlar, şehir ekonomisine karşı sorumsuz bir yaklaşım sergilemektedir. Buradan açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bayram öncesi bu tür satış organizasyonları ile rekabet eşitliğini zedeleyen fiiller hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Yerel esnafı mağdur eden uygulamalara son verilmelidir. Adil ve eşit rekabet şartları ivedilikle sağlanmalıdır. Aksi halde oluşacak ekonomik mağduriyetin ve ticari huzursuzluğun sorumluluğu bu karara imza atanlarda olacaktır. Yerel esnafımızın emeğini ve hakkını korumak; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Sürecin takipçisi olacağımızı, gerekli idari ve hukuki başvuru yolları dâhil olmak üzere tüm meşru ve demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
05 Mart 2026 Perşembe - 10:33
Çermik’te 88 yetim aileye ayni ve nakdi yardım
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 88 yetim aileye nakdi yardım, gıda ve giyim yardımında bulunuldu. Çermik Yetimler Vakfı temsilciliği, ilçede daha önce belirlenmiş olan 88 aileye ayakkabı, nakdi yardım ve gıda yardımında bulundu. Çermik Yetimler Vakfı temsilcisi Fikri Akkılıç, ’’Ramazan ayı dolayısıyla yardımlarımızı arttırdık. Yetim ailelerimizin yüzlerini elimizden geldiğince güldürmeye çalıştık. Bu Ramazan ayında da yetimlerimizi unutmadık. Vakıf olarak Çermik ve köylerindeki yetimlerimize mutat aylık nakdi yardımların yanı sıra 18 aileye gıda kolisi, 23 aile fertlerinin tümüne ayakkabı ve 65 yetim ve muhtaç ailemize gıda yardımında bulunduk. Tabiiki bu Allah’ın yardımı ve hayırseverlerin ilgisi ile olabilmektedir. Allah herkesin hayrını hem bu dünya hem de ahiretleri için iyiliklere vesile kılsın’’ dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:49
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01
DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’nda il dışından gelen firmaların perakende satış yapılmasına izin verilmesinin yerel esnafı mağdur ettiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. DESOB, 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında Elazığ Yolu üzerindeki Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’na karşı harekete geçti. Trabzon, Konya, Malatya ve çeşitli illerden gelen firmaların tekstil, giyim, gıda ve kozmetik başta olmak üzere birçok ürünü perakende olarak satışa sunmasına karşı tepkisini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DESOB adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu üyesi ve Bakkallar, Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yerel esnafa yapılan haksız rekabeti kabul etmediklerini söyledi. Gülmüş, "Kentimizde Ramazan Bayramı döneminde; Trabzon, Konya, Malatya ve diğer illerden tekstil, giyim, gıda, yiyecek, içecek, kozmetik ve benzeri ürünlerin parekende satışı amacıyla Elazığ Yolu üzerinde bulunan Mezopotamya Fuar Merkezi alanında 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında ’Geleneksel Ramazan Fuarı’ adı altında ürün satışları ve alışverişi düzenleneceği şeklinde birliğimiz ve odalarımıza bağlı esnafımızdan gelen yoğun şikayetler üzerine söz konusu bu basın açıklamasını yapmak zaruri olmuştur. Bilindiği üzere bayram dönemleri, esnafımız için hayati öneme sahip zaman dilimleridir. Yıl boyunca ağır ekonomik şartlar altında faaliyet gösteren kira, vergi, SGK primi ve diğer tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getiren yerel işletmeler, bayram öncesi oluşan ticari hareketlilik sayesinde ayakta kalabilmektedir. Ancak tam da bu hassas dönemde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na ait fuar alanında il dışından gelen bazı firmalara ’fuar’ adı altında fiilî satış izni verilmesi, yerel esnafımıza açık bir haksızlıktır. Şehrimizde kalıcı iş yeri bulunmayan, sürekli vergi mükellefi olmayan ve kira yükümlülüğü taşımayan ve satışı yapılan ürünlerin sağlık ve hijyen kurallarına uygunluğu bilinmeyen markaların, bayram yoğunluğundan faydalanmak üzere geçici şekilde satış yapmalarına göz yumulması; adil rekabet ilkesinin açıkça ihlalidir" dedi. Hiçbir kurum veya organizasyonun, yıl boyunca sabit gider ve kamusal yükümlülük üstlenen esnafın emeğini birkaç günlük organizasyon uğruna riske atamayacağını ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temel sorumluluğu, yerel ticareti korumak, geliştirmek ve rekabet şartlarını adil biçimde sağlamaktır. Bu düşünce ile hiçbir kurum, yerel ticaretin zarar görmesine seyirci kalmamalıdır. Çünkü bu ve benzeri tüm yapı, kurum ve organizasyonlar, şehir ekonomisine karşı sorumsuz bir yaklaşım sergilemektedir. Buradan açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bayram öncesi bu tür satış organizasyonları ile rekabet eşitliğini zedeleyen fiiller hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Yerel esnafı mağdur eden uygulamalara son verilmelidir. Adil ve eşit rekabet şartları ivedilikle sağlanmalıdır. Aksi halde oluşacak ekonomik mağduriyetin ve ticari huzursuzluğun sorumluluğu bu karara imza atanlarda olacaktır. Yerel esnafımızın emeğini ve hakkını korumak; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Sürecin takipçisi olacağımızı, gerekli idari ve hukuki başvuru yolları dâhil olmak üzere tüm meşru ve demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:17
"Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor"
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 14:55
Diyarbakır’daki metruk binaların yıkımına devam ediliyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde metruk binaların yıkımı geçen yıl başlamış ardından durulmuştu. Vatandaşların ihbarları ve mahalle muhtarlarının şikayetleri üzerine yıkımlar tekrardan başladı. Bağlar ilçesinde uzun süredir vatandaşların güvenliği ve huzuru açısından tehdit oluşturan metruk yapıların yıkımın çalışmalarına tekrardan başlanıldı. Geçen yıl başlayan yıkımlar durdurulmuş ve devam etmemişti. Mahalle sakinlerinin talebi, ve muhtarların ısrarlı takibi ve ilgili kurumlarla yürütülen yoğun yazışmalar sonucunda, tehlike arz eden yapılar bir bir kaldırıldı. Yıllardır mahalle sakinlerinin şikayetlerine konu olan bu yapılar hem çocukların güvenliği hem de mahalle estetiği açısından önemli bir sorun teşkil ediyordu. Gerçekleştirilen bu çalışmalarla birlikte, yeni yaşam alanlarının oluşturulması, çevre düzenlemelerinin yapılması ve güvenli bir ortamın kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. Yıkım çalışmalarının en yoğun olduğu mahalle ise Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi oldu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:59
Dicle Derneği geleneksel iftar buluşması devam ediyor
Diyarbakır’da faaliyet gösteren Dicle Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı bu yıl da yüzlerce kişiyi bir araya getirdi. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bulunan bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı Başkanvekili Abdurrahman Topbaş, Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronet ile yardımcıları, kurum müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda katılımcılara hoşgeldin konuşması yapan Dicle Derneği Başkanvekili Veysel Sert insani yardım faaliyetlerine dair yaptığı çalışmaları anlattı. Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı Başkanvekili Abdurrahman Topbaş, ise insana dokunmanın hem madden hem manen kendilerinin ana gayesi olduğunu eğitim ve insani yardım faaliyetlerinin ilerki dönemlerde de artarak devam edeceğini söyledi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:51
Diyarbakır’da devrilen tırın 7 araca çarpma anı kameraya yansıdı
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde seyir halindeki tırın devrilerek park halindeki 7 araca çarpma anı güvenlik kameralarına yansıdı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:19
Diyarbakır tarihi ve kültürel değerleriyle ITB Berlin Fuarı’nda
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ile Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en büyük turizm fuarları arasında gösterilen ITB Berlin’de stant açarak, kenti uluslararası platformda tanıttı. 3-5 Mart tarihleri arasında Berlin ExpoCenter City’de ziyaretçilerini ağırlayan ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı’ndaki Diyarbakır standı ilgi odağı oldu. DTSO Meclis Başkanı Nevin İl, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, DTSO Meclis Üyeleri, İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal Daire Başkanı Zeynep Yaş Salam ve TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Akyıl’ın yer aldığı standı Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, Türk Alman İş İnsanları Derneği Başkanı Doğan Azman ve çok sayıda kişi ziyaret etti. Fuarda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır surları, Hevsel Bahçeleri ve Zerzevan Kalesi başta olmak üzere kentin tarihi mekanları ziyaretçilere detaylı şekilde anlatılarak, kentin kültürel mirasının turizme sağladığı katkı vurgulandı. Gastronomi alanında ise Diyarbakır ciğeri, kaburga dolması ve burma kadayıf gibi yöresel lezzetler tanıtıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:00
Silvan’da "Maarifin Kalbinde Ramazan" coşkusu
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında düzenlenen teravih buluşmasında öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarihi Selahaddin-i Eyyubi Camisinde bir araya gelerek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadı. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri çerçevesinde Silvan ilçe merkezindeki okullarda eğitim gören öğrencilerin katılımıyla tarihi Selahaddin-i Eyyubi Camisinde teravih buluşması gerçekleştirildi. Öğrenci, öğretmen ve velilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu hep birlikte idrak edildi. Teravih namazı öncesinde yapılan kısa ve anlamlı sohbetle Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve manevi arınma yönüne dikkat çekildi. Aynı safta omuz omuza kılınan teravih namazı, gönülleri birleştiren özel anlara sahne oldu. Namazın ardından öğrenciler ilahiler ve ezgiler seslendirirken, düzenlenen etkinliklerle camide neşeli anlar yaşandı. Program sonunda öğrencilere balon ve çikolata ikram edilerek Ramazan’ın bereketi paylaşıldı. Silvan İlçe Müftülüğünün öncülüğünde gerçekleştirilen programa ilişkin açıklamalarda bulunan Silvan İlçe Müftülüğü manevi danışmanı Abdulkadir Tekdal, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından okullara gönderilen genelge dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Tekdal, İlçe Müftülüğü olarak okullara davette bulunduklarını belirterek, "Öğrencilerimizi ilçemizin tarih kokan Selahaddin-i Eyyubi Camii’nde ağırlamak istedik. Elhamdülillah bugün davetimize icabet edildi. Müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle birlikte yatsı ve teravih namazımızı eda ettik. Ardından ilahiler söyledik, çeşitli etkinlikler yaptık ve ikramlarla gönüllerini hoş etmeye çalıştık" dedi. Okul idarecileri ise öğrencilerin yalnızca akademik değil milli, manevi ve ahlaki değerlerle de yetişmelerini önemsediklerini vurgulayarak programa katılım sağlayan tüm öğrenci, öğretmen ve velilere teşekkür etti. Gerçekleştirilen teravih buluşması, Ramazan ayının ruhuna yakışır bir birlik ve kardeşlik atmosferi içerisinde tamamlandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:35
Gazeteci Acay’dan ‘Leyla / Kayıp Yolların Kızı’ romanı
Gazeteci Mürsel Acay, 2003’te Irak’ın ABD tarafından işgali sırasında Kerkük’te karşılaştığı 15 yaşındaki Bağdatlı Leyla’nın dramını yıllar sonra romana dönüştürdü. Acay, savaşın yıkımı içinden filizlenen umut hikayesini Leyla/Kayıp Yolların Kızı ile okurlara taşıdı. Gazeteci Mürsel Acay, ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesinin en yakın tanıklarından biri. Acay, savaşı yakından takip etti, çalıştığı kuruluşlara haberini yazıp fotoğraflarını çekerken bir yandan da o acının içinden insan hikayeleri çıkardı. Acay, fotoğraflarla albüm tadındaki 3 dile çevrilen Yaşamın Renkleri-Savaşın Gerçek Yüzü’nden sonra gerçek bir hikayeyi de kaleme aldı. Acay’ın 2013 yılında Hıristiyan Maria ile Müslüman Üzeyir’in Irak’ta yaşanan sevdası Kaçak Aşk’ta ölümsüzleşip roman oldu. Mürsel Acay, yıllar sonra yine o savaşın içinde tesadüfen karşılaştığı bir ailenin hikayesini kaleme aldı. Acay, Bağdat’tan İstanbul’a oradan tersine işleyen göçün hikayesini dinledi ve sonrasında bunu romana dönüştürdü. Acay, Leyla/ Kayıp Yolların Kızı kitabıyla ‘’İnsan varsa çare de vardır, umut da vardır" sözünün gerçek olduğunu bu kitapla dile getiriyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:08
Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü, 7 yaşındaki çocuğun velayeti, raporlara rağmen babaya verildi
Diyarbakır’da bir kadın, boşanma aşamasında olduğu eşine karşı yürütülen velayet davasında mahkemenin bilirkişi raporlarına rağmen 7 yaşındaki E.K.’nin geçici velayetini babaya verdiğini belirterek, sürecin uzamasına tepki gösterdi. Diyarbakır’da Ö.K (29) ile eşi arasında devam eden boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü. Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi raporu temin edildi. Dosyaya sunulan 3 ayrı bilirkişi raporunun tamamında 7 yaşındaki E.K.’nin velayetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı belirtilirken, annenin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha yeterli olduğu ifade edildi. Altıncı ve yedinci celselerde dava ertelendi. Son celsede ise mahkeme çocuğun geçici velayetini babaya verdi. Ö.K., çocuğun halen halası tarafından bakıldığını iddia etti. Ö.K., "Depremden önce kızım çölyak hastasıydı. Ben tek başıma kızımı hastanelere götürdüm. Tanılarını falan hep tek başıma mücadele ederek yaptırdım. Sonra biyopsi yaptıktan sonra çölyak tanısı koyuldu. Bu süreçte hiçbir şekilde kimse yanımızda yoktu. Her aşamada ben tek başıma bir kadın olarak bunu yürüttüm. Kızıma biyopsi yapıldıktan sonra, çölyak raporunu aldıktan sonra glutensiz diyet uygulamam gerekiyordu. Kimse maddi olarak destek sunmadı. Her seferinde kendi ailemden para istiyordum. Çölyak ürünleri çok pahalı, glutensiz ürünler çok pahalı. Ona rağmen hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyordum. Alıyordum ve çok şükür değerlerini biraz düşürdüm. Kızımın durumu biraz iyiye gitti ve gelişimi düzeldi" dedi. 6 Şubat depremlerinde kızıyla tek kaldığını ve kendi ailesine sığındığını anlatan Ö.K., şu ifadeleri kullandı: ’’Deprem gördük. Biz kızımla birlikte depremde yalnız evdeydik. Babayı aradım, sabah saat 5-6 gibi babaya hiçbir şekilde ulaşamadım. Cebimde sadece 5 lira vardı ve ben sokakta kalmıştım. Baba hiçbir şekilde bize maddi destek göndermedi. Bu olanlar birikti ve ben artık boşanma kararını verdim. Depremden bu yana ben boşanma davasını açtım. Kızımın okul düzeni de sağlığı da bir tık da olsa iyiydi. 3 tane uzman raporu anneden yana rapor çıkarmasına rağmen son duruşmada kızımın velayeti babaya verildi. Baba kendisi dile getiriyor, ben inşaatta çalışıyorum, şehir dışında kalıyorum, kızım halasında kalacak, halası bakacak diyor. Bir kadın olarak ne yapacağımı bilmiyorum ve sesimi bir şekilde duyurmak istiyorum. Tek istediğim şey kızımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümesi, ne sağlığından ne eğitimden mahrum kalmaması. Kızım sağlıklı bir ortamda, huzurlu bir ortamda büyüsün istiyorum. Ne okulundan ne de sağlığından mahrum kalsın istemiyorum. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum.’’ Dava 3 yıldır sürüyor Ö.K.’nın avukatı Elif Göçtürk ise davanın yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü ve son 1 yıldır yapılan üç celsede de dosyanın tekemmül etmesine rağmen, dosyada herhangi bir eksiklik bulunmamasına rağmen duruşmaların sürekli ertelendiğini söyledi. Göçtürk, "Müvekkilimin anayasada güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Öte yandan dosya kapsamında geçici velayete ilişkin 3 ayrı inceleme raporu ve uzmanlık raporu alındı. Bu raporlarda çocuğun üstün yararı gereği velayetin müvekkilime verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunlar pedagojik ve bilimsel açıklamalara, yani gerekçelere dayanarak belirtilmiştir. Zaten yargılamanın da her safhasında davalı baba çocuğa fiilen bakamayacağını, sürekli şehir dışında çalıştığını belirtmektedir. Ancak buna rağmen velayet davalı babaya verildi. Bu durum çocuğun sürekli üçüncü kişilerle yaşamak zorunda kaldığını, riskli bir sosyal çevrede yaşamak zorunda bırakıldığını göstermektedir. Bu da ileride çocuğun kişisel yaşamını ve kişisel gelişimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Son olarak şunu belirtmek istiyorum, velayet sadece çocuğun bakma yetkisinin davanın taraflarına verilmesi değildir. Velayet aynı zamanda çocuğun eğitim hayatının sürdürülmesi, çocuğun kişisel gelişiminin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve çocuğun güvenliğinin temin edilmesini kapsamaktadır’’ şeklinde konuştu. İlk 6 duruşmanın tanık dinletilmesi ya da eksik hususlar, bilirkişi raporları ve inceleme raporları gibi nedenlerle ertelendiğini aktaran Göçtürk, şu ifadeleri kullandı: ’’Ancak son 3 duruşmada herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşmaların ertelendiğini görüyoruz. İlk duruşmadan beridir biz şunu belirtiyoruz; çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekiyor. Nitekim dosyaya giren inceleme raporları ve uzmanlık raporları da davacı müvekkilimin, çocuğun üstün yararı gereği velayetinin annede kalması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bunların dikkate alınmadığını görüyoruz maalesef."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder