Yerel Haberler
Diyarbakır
Silvan’da "Maarifin Kalbinde Ramazan" coşkusu 04 Mart 2026 Çarşamba - 12:00:11 Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında düzenlenen teravih buluşmasında öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarihi Selahaddin-i Eyyubi Camisinde bir araya gelerek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadı. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri çerçevesinde Silvan ilçe merkezindeki okullarda eğitim gören öğrencilerin katılımıyla tarihi Selahaddin-i Eyyubi Camisinde teravih buluşması gerçekleştirildi. Öğrenci, öğretmen ve velilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu hep birlikte idrak edildi. Teravih namazı öncesinde yapılan kısa ve anlamlı sohbetle Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve manevi arınma yönüne dikkat çekildi. Aynı safta omuz omuza kılınan teravih namazı, gönülleri birleştiren özel anlara sahne oldu. Namazın ardından öğrenciler ilahiler ve ezgiler seslendirirken, düzenlenen etkinliklerle camide neşeli anlar yaşandı. Program sonunda öğrencilere balon ve çikolata ikram edilerek Ramazan’ın bereketi paylaşıldı. Silvan İlçe Müftülüğünün öncülüğünde gerçekleştirilen programa ilişkin açıklamalarda bulunan Silvan İlçe Müftülüğü manevi danışmanı Abdulkadir Tekdal, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından okullara gönderilen genelge dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Tekdal, İlçe Müftülüğü olarak okullara davette bulunduklarını belirterek, "Öğrencilerimizi ilçemizin tarih kokan Selahaddin-i Eyyubi Camii’nde ağırlamak istedik. Elhamdülillah bugün davetimize icabet edildi. Müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle birlikte yatsı ve teravih namazımızı eda ettik. Ardından ilahiler söyledik, çeşitli etkinlikler yaptık ve ikramlarla gönüllerini hoş etmeye çalıştık" dedi. Okul idarecileri ise öğrencilerin yalnızca akademik değil milli, manevi ve ahlaki değerlerle de yetişmelerini önemsediklerini vurgulayarak programa katılım sağlayan tüm öğrenci, öğretmen ve velilere teşekkür etti. Gerçekleştirilen teravih buluşması, Ramazan ayının ruhuna yakışır bir birlik ve kardeşlik atmosferi içerisinde tamamlandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:08 Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü, 7 yaşındaki çocuğun velayeti, raporlara rağmen babaya verildi Diyarbakır’da bir kadın, boşanma aşamasında olduğu eşine karşı yürütülen velayet davasında mahkemenin bilirkişi raporlarına rağmen 7 yaşındaki E.K.’nin geçici velayetini babaya verdiğini belirterek, sürecin uzamasına tepki gösterdi. Diyarbakır’da Ö.K (29) ile eşi arasında devam eden boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü. Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi raporu temin edildi. Dosyaya sunulan 3 ayrı bilirkişi raporunun tamamında 7 yaşındaki E.K.’nin velayetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı belirtilirken, annenin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha yeterli olduğu ifade edildi. Altıncı ve yedinci celselerde dava ertelendi. Son celsede ise mahkeme çocuğun geçici velayetini babaya verdi. Ö.K., çocuğun halen halası tarafından bakıldığını iddia etti. Ö.K., "Depremden önce kızım çölyak hastasıydı. Ben tek başıma kızımı hastanelere götürdüm. Tanılarını falan hep tek başıma mücadele ederek yaptırdım. Sonra biyopsi yaptıktan sonra çölyak tanısı koyuldu. Bu süreçte hiçbir şekilde kimse yanımızda yoktu. Her aşamada ben tek başıma bir kadın olarak bunu yürüttüm. Kızıma biyopsi yapıldıktan sonra, çölyak raporunu aldıktan sonra glutensiz diyet uygulamam gerekiyordu. Kimse maddi olarak destek sunmadı. Her seferinde kendi ailemden para istiyordum. Çölyak ürünleri çok pahalı, glutensiz ürünler çok pahalı. Ona rağmen hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyordum. Alıyordum ve çok şükür değerlerini biraz düşürdüm. Kızımın durumu biraz iyiye gitti ve gelişimi düzeldi" dedi. 6 Şubat depremlerinde kızıyla tek kaldığını ve kendi ailesine sığındığını anlatan Ö.K., şu ifadeleri kullandı: ’’Deprem gördük. Biz kızımla birlikte depremde yalnız evdeydik. Babayı aradım, sabah saat 5-6 gibi babaya hiçbir şekilde ulaşamadım. Cebimde sadece 5 lira vardı ve ben sokakta kalmıştım. Baba hiçbir şekilde bize maddi destek göndermedi. Bu olanlar birikti ve ben artık boşanma kararını verdim. Depremden bu yana ben boşanma davasını açtım. Kızımın okul düzeni de sağlığı da bir tık da olsa iyiydi. 3 tane uzman raporu anneden yana rapor çıkarmasına rağmen son duruşmada kızımın velayeti babaya verildi. Baba kendisi dile getiriyor, ben inşaatta çalışıyorum, şehir dışında kalıyorum, kızım halasında kalacak, halası bakacak diyor. Bir kadın olarak ne yapacağımı bilmiyorum ve sesimi bir şekilde duyurmak istiyorum. Tek istediğim şey kızımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümesi, ne sağlığından ne eğitimden mahrum kalmaması. Kızım sağlıklı bir ortamda, huzurlu bir ortamda büyüsün istiyorum. Ne okulundan ne de sağlığından mahrum kalsın istemiyorum. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum.’’ Dava 3 yıldır sürüyor Ö.K.’nın avukatı Elif Göçtürk ise davanın yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü ve son 1 yıldır yapılan üç celsede de dosyanın tekemmül etmesine rağmen, dosyada herhangi bir eksiklik bulunmamasına rağmen duruşmaların sürekli ertelendiğini söyledi. Göçtürk, "Müvekkilimin anayasada güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Öte yandan dosya kapsamında geçici velayete ilişkin 3 ayrı inceleme raporu ve uzmanlık raporu alındı. Bu raporlarda çocuğun üstün yararı gereği velayetin müvekkilime verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunlar pedagojik ve bilimsel açıklamalara, yani gerekçelere dayanarak belirtilmiştir. Zaten yargılamanın da her safhasında davalı baba çocuğa fiilen bakamayacağını, sürekli şehir dışında çalıştığını belirtmektedir. Ancak buna rağmen velayet davalı babaya verildi. Bu durum çocuğun sürekli üçüncü kişilerle yaşamak zorunda kaldığını, riskli bir sosyal çevrede yaşamak zorunda bırakıldığını göstermektedir. Bu da ileride çocuğun kişisel yaşamını ve kişisel gelişimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Son olarak şunu belirtmek istiyorum, velayet sadece çocuğun bakma yetkisinin davanın taraflarına verilmesi değildir. Velayet aynı zamanda çocuğun eğitim hayatının sürdürülmesi, çocuğun kişisel gelişiminin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve çocuğun güvenliğinin temin edilmesini kapsamaktadır’’ şeklinde konuştu. İlk 6 duruşmanın tanık dinletilmesi ya da eksik hususlar, bilirkişi raporları ve inceleme raporları gibi nedenlerle ertelendiğini aktaran Göçtürk, şu ifadeleri kullandı: ’’Ancak son 3 duruşmada herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşmaların ertelendiğini görüyoruz. İlk duruşmadan beridir biz şunu belirtiyoruz; çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekiyor. Nitekim dosyaya giren inceleme raporları ve uzmanlık raporları da davacı müvekkilimin, çocuğun üstün yararı gereği velayetinin annede kalması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bunların dikkate alınmadığını görüyoruz maalesef."
Diyarbakır’da halk ekmek fabrikasında çalışmalar sürüyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:47 Diyarbakır’da halk ekmek fabrikasında çalışmalar sürüyor Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, halk ekmek fabrikasında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda halk ekmek fabrikası açıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde çalışmaların devam ettiği halk ekmek fabrikasında incelemelerde bulundu. Bucak ve beraberindekiler, fabrika alanında yapılan teknik bilgilendirme sonrası iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına dikkat çekerek, gerekli kontrollerin düzenli olarak yapılması gerektiğini ve çalışmaların kısa süre içinde tamamlanmasını istedi. Günlük 100 bin ekmek üretilecek Bağcılar Mahallesi’nde 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip tesis, modern üretim altyapısıyla günlük 100 bin ekmek kapasitesine ulaşacak. 2025 yılının sonuna doğru hizmete girmesi hedeflenen halk ekmek fabrikasında üretilecek ekmekler, geliri temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyen vatandaşlar başta olmak üzere tüm Diyarbakır halkına uygun fiyatlarla sunulmak üzere kentin dört bir yanında kurulacak olan halk ekmek büfelerinde satışa sunulacak. Tam otomatik ve son teknoloji makinelerle donatılacak fabrika, hem üretim hızını artıracak hem de hijyen standartlarını üst seviyeye taşıyacak şekilde tasarlandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte halk ekmek fabrikasının kentte yaşayan vatandaşlara daha uygun fiyatlı ekmek sunarak ekonomik açıdan önemli bir katkı sağlaması hedefleniyor.
Diyarbakır’da temizlik seferberliği
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:09 Diyarbakır’da temizlik seferberliği Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde, Muradiye Mahallesi Muhtarlığı tarafından kapsamlı bir temizlik kampanyası başlatıldı. Mahalle muhtarı Dilek Demir öncülüğünde gerçekleştirilen çalışma kapsamında belediye ekipleri, sokak ve caddeleri tek tek gezerek temizlik yaptı. Muhtar Demir, anons aracıyla mahalle genelinde duyurular yaparak vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Demir, çöplerin gelişi güzel atılmaması ve belirlenen çöp saatleri dışında dışarı bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Bağlar Belediyesi’nin de desteklediği kampanya, çevre bilincini artırmayı ve mahallede sürdürülebilir bir temizlik düzeni oluşturmayı amaçlıyor. Mahalle sakinlerinin de destek verdiği temizlik çalışmalarının düzenli aralıklarla devam edeceği belirtilirken, muhtar Dilek Demir "Daha temiz bir Bağlar için hep birlikte hareket etmeliyiz" mesajını verdi. Demir, "Diyarbakır’ımız için mahallelerimizi dolaşıyoruz. Halkımızı bilinçlendirmek ve temizlik konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla sokaklara çöp atmamaları, çöplerini mutlaka konteynerlere bırakmaları için Bağlar Belediye Başkanımız ve belediye personelimizle birlikte böyle güzel bir proje düzenledik" dedi. Halkı bilinçlendirmeye yönelik bu çalışmanın çok önem taşıdığına dikkati çeken Demir, şu ifadeleri kullandı: ’’Vatandaşlarımızla el ele, kol kola, personelimizle birlikte sokaklardaki çöpleri topluyoruz ve örnek olmaya çalışıyoruz. Tüm vatandaşlarımızdan ricamız lütfen çöplerinizi sağa sola atmayın, gelişigüzel konteyner dışına bırakmayın. Temiz bir Diyarbakır için hep birlikte hareket edelim." Bağlar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Cengiz Güneş ise temizlik kampanyası yürüttüklerini söyledi. Güneş, "Bu çalışma, başkanlarımızın talimatı ve destekleriyle, halkımız ve muhtarımızla birlikte gerçekleştiriliyor. Muhtarımızın da bu süreçte bize sağladığı muazzam destekten dolayı kendisine özellikle teşekkür ediyoruz. Halkla buluşma, çalışma süreçlerinde gerçekten önemli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. Bağlar ilçesinin, özellikle deprem sonrası yoğun göç alan ve boş alanların fazla olduğu bir bölge olduğunu aktaran Güneş, şu ifadeleri kullandı: ’’Bu nedenle hem bu boş alanların hem de cadde ve sokaklarımızın temizlenmesi konusunda bir duyarlılık oluşturmak istedik. Şehrimizi seviyoruz, Diyarbakır’ımızı seviyoruz ve bu bilinçle bir temizlik kampanyası başlattık. Halkımızın da bu kampanyaya güçlü bir destek verdiğini görmek bizi sevindiriyor. Vatandaşlarımızdan ricamız, çöplerini yalnızca akşam 17.00 ile 19.00 saatleri arasında çıkarmalarıdır. Esnafımızın da dükkânlarının önünde mutlaka bir çöp kovası veya poşet bulundurmasını istiyoruz. Temizlik aracımız her akşam geliyor ve bu şekilde hem sokaklarımız hem caddelerimiz daha temiz kalmış olacak. Bu duyarlılıkla ve halkımızın katkısıyla şehrimizin çok daha temiz bir hale geleceğine inanıyoruz."
Hevsel’in sonbahar perdesi: Sisli bahçeler kartpostallık görüntüler oluşturdu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:42 Hevsel’in sonbahar perdesi: Sisli bahçeler kartpostallık görüntüler oluşturdu Diyarbakır’da Unesco Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunan tarihi Hevsel Bahçelerinde oluşan sis, ortaya seyri doyumsuz manzaralar çıkardı. Diyarbakır’ın binlerce yıllık kültürel mirasının kalbinde yer alan Hevsel Bahçeleri, her yıl ekim-kasım aylarında doğanın eşsiz bir sahnesine dönüşüyor. Dicle Nehri’nden yükselen nemin sabahın erken saatlerinde, geceleyin hızla soğuyan havayla buluşması bahçeleri adeta masalsı bir perde gibi örten beyaz bir sis denizi oluşturuyor. Bu olağanüstü doğa olayı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunan Hevsel’in hem ekolojik hem de estetik değerini bir kez daha görünür kılıyor. Hevsel Bahçelerinde görülen bu karakteristik sis, Dicle Vadisi’nde oluşan yamaç ve vadi sisi tipi bir meteorolojik olayla şekilleniyor. Gece boyunca hızla soğuyan hava, nehirden yükselen nemle birleşerek çiy noktasına ulaşıyor yoğunlaşan su buharı gün doğumuyla birlikte bahçeleri neredeyse bulutlarla sarılmış bir manzaraya dönüştürüyor. Bu durum, yalnızca bölgenin ekosistemine özgü bir zenginlik sunmakla kalmıyor aynı zamanda fotoğrafçılar için eşsiz bir çalışma alanı meydana getiriyor. Fotono21 Fotoğraf Derneği Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, bu yıl da Hevsel’in sonbahar sessizliğini ve sisle bütünleşen renk armonisini ustalıkla kadrajına taşıdı. Kılıçoğlu’nun fotoğraflarında, sarı ve turuncuya dönen ağaçların arasından yükselen sis, hem doğanın ritmini hem de Mezopotamya’nın kadim peyzajını şiirsel bir dille yansıtıyor. Beş yıldır Hevsel’in sisli sonbaharını sistemli biçimde belgeleyen Kılıçoğlu, bu atmosferin özellikle ağaç dokusuyla birleştiğinde benzersiz bir görsel dünya sunduğunu belirterek Hevsel’in artık bir "Sonbahar fotoğraf merkezi" niteliği kazandığını söyledi. Mehmet Kılıçoğlu, ’’Hevsel Bahçelerinde sis yoğunluğu özellikle sabah 06.00 ile 08.00 saatleri arasında en etkileyici haline ulaşıyor. Bu anları fotoğraflamak isteyenler, Fiskaya’da bulunan seyir terasını güvenli ve ideal bir çekim noktası olarak kullanabilirler" dedi. Kılıçoğlu, beş yıldır sürdürdüğü çalışmaların da gösterdiği üzere, Hevsel’deki sis bulutlarının ağaç dokusuyla birleşerek çok farklı bir atmosfer oluşturduğunu ve bölgenin giderek güçlü bir fotoğraf çekim merkezi haline geldiğini ifade etti.