Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mart 2026 Cuma - 01:25 Diyarbakır’da kolonlarından ses gelen 8 katlı apartman tahliye edildi Diyarbakır’da 8 katlı bir bina, içinde yaşayan vatandaşların taşıyıcı kolonlardan ses geldiğini ve apartmanın aşağıya doğru çöktüğünü belirtmesi üzerine boşaltıldı. Olay Bağlar ilçesi, Mevlana Halit Mahallesi, 365. Sokak’ta bulunan Murat 1 Apartmanı’nda meydana geldi. İddiaya göre, bina sakinleri taşıyıcı kolonlardan ses geldiğini ve binanın sallandığını belirterek evlerinden çıktı. Panikle dışarı çıkan vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Bölgeye tedbir amacıyla AFAD, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yetkililer, yapılan ilk incelemenin ardından bina sakinlerine evlerine dönmemeleri gerektiğini bildirirken, belediye ekiplerinin yarın detaylı inceleme yapacağını ve vatandaşların misafir edileceğini ifade etti. Bina sakinlerinden Fuat Tayfur, ‘’Biz evdeydik ses geldi. Bina aşağı doğru hareket etti. Ben de çoluğumu çocuğumu çağırdım. Eşim zaten panik atak. Kendisi bağırdı ve deprem olduğunu söyledi. Hepimiz hemen aşağı indik. Bina normalde 16 dairedir. 8’i dolu geri kalanı boştur. Depremden bu yana onlar gelmedi hiç. Binamız az hasarlıydı. O zaman gelip söylediler. Bazıları maddi durumu olmadığı için bu evden çıkmıyorlar. İnsanlarımız çok mağdur. Hepimiz mağduruz, benim 4 tane çocuğum var. Herkes sesi duydu ve hissettiler’’ dedi.
Diyarbakır’da tarihi mezar taşları ve kitabelerin kimliklendirme çalışmalarına başlandı
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:37 Diyarbakır’da tarihi mezar taşları ve kitabelerin kimliklendirme çalışmalarına başlandı Diyarbakır’da Fatih Paşa Cami doğu haziresindeki mezar taşları ve kitabelerin kimliklendirme çalışmalarına başlandı. Dicle Üniversitesi (DÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığını ile Dicle Üniversitesi iş birliğinde başlatılan "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Fatih Paşa Cami doğu haziresinde bulunan mezar taşlarının belgelenmesi ve veri sistemine aktarılması çalışmasına başladıklarını söyledi. Bunun pilot uygulama olduğunu belirten Yıldız, Türkiye’de birkaç ilde uygulandığını, proje kapsamına Fatih Paşa Camisinin doğu ve batı haziresindeki bütün mezar taşlarının tespitinin yapılacağını, numaralandırılması ile birlikte aynı zamanda kitabeleri okunup ölçüleri alınıp veri sistemine aktarılacağını ifade etti. Yıldız, Türkiye’de bulunan mezar taşları için çok önemli bir proje olduğunu vurgulayarak, "Tarihi mezar taşlarının hepsi belgelenmiş olacak. Bulunduğumuz hazire, çok önemli bir hazire. Osmanlı dönemine ait bir hazire. Diyarbakır’ı Osmanlı döneminde fetheden Bıyıklı Mehmet Paşa’nın mezarının bulunduğu haziredir" dedi. Genellikle Osmanlı döneminde yöneticilerin ve şehzade ailesine ait kişilerin burada meftun olduğunu bildiklerini aktaran Yıldız, "Ancak bu, mezar taşları kitabelerinin tamamıyla okunduktan sona kimlerin yattığı daha da netleşmiş olacak. Bu yıl projenin pilot uygulaması yapılıyor. Önümüzdeki yıllarda bu proje bütün mezar taşlarını kapsayacak şekilde çalışılmaya devam edilecek" ifadelerinde bulundu.
Diyarbakır’da tarihi mezar taşları ve kitabelerin kimliklendirme çalışmalarına başlandı
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:35 Diyarbakır’da tarihi mezar taşları ve kitabelerin kimliklendirme çalışmalarına başlandı Diyarbakır’da "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Fatih Paşa Cami doğu haziresinde bulunan mezar taşları ve kitabelerin belgelenmesi ile veri sistemine aktarılması çalışmalarına başlandı. DÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığını ile Dicle Üniversitesi iş birliğinde başlatılan "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Fatih Paşa Cami doğu haziresinde bulunan mezar taşlarının belgelenmesi ve veri sistemine aktarılması çalışmasına başladıklarını söyledi. Bunun pilot uygulama olduğunu belirten Yıldız, Türkiye’de birkaç ilde uygulandığını, proje kapsamına Fatih Paşa Camisinin doğu ve batı haziresinde bulunan bütün mezar taşlarının tespitinin yapılacağını, numaralandırılması ile birlikte aynı zamanda kitabeleri okunup ölçüleri alınıp bunların hepsi veri sistemine aktarılacağını ifade etti. Yıldız, Türkiye’de bulunan mezar taşları için çok önemli bir proje olduğunu vurgulayarak, "Tarihi mezar taşlarının hepsi belgelenmiş olacak. Bulunduğumuz hazire, çok önemli bir hazire. Osmanlı dönemine ait bir hazire. Diyarbakır’ı Osmanlı döneminde fetheden Bıyıklı Mehmet Paşa’nın mezarının bulunduğu haziredir" dedi. Genellikle Osmanlı döneminde yöneticilerin ve şehzade ailesine ait kişilerin burada meftun olduğunu bildiklerini aktaran Yıldız, "Ancak bu, mezar taşları kitabelerinin tamamıyla okunduktan sona kimlerin yattığı daha da netleşmiş olacak. bu yıl projenin pilot uygulaması yapılıyor. Önümüzdeki yıllarda bu proje bütün mezar taşlarını kapsayacak şekilde çalışılmaya devam edilecek" ifadelerinde bulundu. (RK-YRT
Dicle Nehri’nin 100 kilometrelik kısmı "nehir" statüsünde tanımlanmıyor
30 Ekim 2025 Perşembe - 15:10 Dicle Nehri’nin 100 kilometrelik kısmı "nehir" statüsünde tanımlanmıyor Dicle Nehri’nin Diyarbakır’dan geçen bölümünün 100 kilometrelik kısmının kanuni olarak "nehir" statüsünde olmadığı ortaya çıktı. Türkiye’nin önemli su kaynaklarından olan Dicle Nehri, Suriye, Irak gibi ülkelerden geçerek Basra Körfezi’ne akıyor. Nehir, güzergah boyunca birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Dicle Nehri genel hattıyla nehir statüsündeyken, Diyarbakır bölümünde içinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Hevsel Bahçeleri’nin de olduğu 100 kilometrelik alan ise "nehir" statüsünü taşımıyor. Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Avukat Ahmet İnan, Diyarbakır’da Bismil’den Suriye’ye kadar olan Dicle Nehri’nin ana kolunun nehir statüsünde olduğunu söyledi. Bismil’den, Diyarbakır merkezden Hevsel Bahçeleri’nden geçen, Dicle, Eğil Barajlarına kadar olan kısmının ise nehir statüsünde olmadığını belirten İnan, Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 1992 yılından itibaren Dicle Nehri’ni tanımladığını hatırlattı. İnan, Dicle Nehri’ni tanımlarken Hevsel Bahçeleri’nden geçen en önemli kısmının nehir statüsünde tanımlamadığına dikkat çekerek, "Bununla paralel olarak kum ocakları, madenler, nehrin peyzajıyla oynanması, endüstriyel atıklar, tarımsal zehirlerin buluşması en çok bu tanımsız kısımda meydana geliyor. Bunun kanuni güvenceden yoksun olması, etrafını yapılaşmaya, fabrikalaşmaya, kirliliğe açıyor" dedi. ’’Dicle Nehri ağır bir kirlilik ve kuraklıkla karşı karşıya’’ Dicle Nehri’nin insanlığın ilk tarım devrine geçtiği zamandan bu güne insanoğluna su sağladığına değinen İnan, "Gelinen aşamada Dicle Nehri ağır bir kirlilik ve kuraklıkla karşı karşıya. Dicle Nehri, çamur akıyor, zehir akıyor, kötü kokuyor. Nehrin kenarına bile gittiğinizde bunu anlayabilirsiniz. Bu durumun giderilmesi için önce Dicle Nehri’nin hak ettiği statüye, coğrafi ve tarihsel gerçekliğine uygun bir şekilde nehir statüsüne alınması lazım. Nehir statüsüne alınmasıyla beraber kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi ve bu kıyı kenar çizgisinin tespitiyle beraber etrafındaki kirleticilerin arındırılması lazım. Ve yeni kirleticilere maruz kalmaması lazım" diye konuştu. "Dicle Nehri 100 kilometre olarak tanımsız bırakılmış’’ Dicle Nehri’nin Hevsel Bahçeleri’nin ortasından geçtiğini hatırlatan İnan, "Aslında bu bütüncül bir koruma. Kanuni sorumluluk kurumların yetkisindedir. Biz, sivil toplum olarak bu adımları attık. İlgili raporlamaları yapıp DSİ’ye, Bakanlığa ve valiliğe başvuruyu yaptık. Dere ve çay statüsü kanuni tanımlaması yapılmıyor. Buranın ne statüsünde olduğunu bilmiyoruz. 100 kilometrelik bir sınırdır. Dicle Nehri, 100 kilometre olarak tanımsız bırakılmış. Bunu belirsiz bırakmak, nehir statüsünden çıkarmak, kanuni güvencelerden de yoksun bırakmaktır. Çünkü nehir oldu mu beli bir yapılaşma mesafesi, belli bir koruma mesafesi de oluşacak ama mevcut durumda bu da oluşmuyor" şeklinde konuştu.
Bu lisede öğrenciler hem meslek öğreniyor hem para kazanıyor
30 Ekim 2025 Perşembe - 09:51 Bu lisede öğrenciler hem meslek öğreniyor hem para kazanıyor Diyarbakır Dicle Kız Meslek Lisesinde eğitim gören kuaförlük ve cilt bakım bölümü öğrencileri bir yandan meslek öğrenirken diğer yandan harçlıklarını kazanıyor. Yenişehir ilçesinde bulunan Dicle Kız Meslek Lisesi, mini bir fabrika gibi çalışıyor. Okulda bulunan kuaförlük ve cilt bakım bölümlerinde 75 öğrenci eğitim görüyor. Kuaförlük bölümünde A’dan Z’ye tüm detayları öğrenip pratik yapma imkanı bulan öğrenciler, aynı zamanda cilt bakım bölünde ise lazer ve yüz bakımın püf noktalarını öğreniyor. 9’uncu sınıfta teori ile başlayan eğitimler 12’nci sınıfta pratikle son buluyor. Burada öğrenciler eğitimlerin yanı sıra döner sermayeden de harçlıklarını alıyor. Sigortaları da yatan öğrenciler eğitim hayatları biter bitmez iş bulma imkanı elde ediyor. Bir haftalık gelir Gazze’ye bağışlanacak Dicle Kız Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Serpil Tekay, okullarında güzellik hizmetleri alanı kapsamında cilt ve saç bakımı konularında eğitim verdiklerini söyledi. Tekay, ’’Her iki alanda da uygulama ve üretim atölyelerimiz bulunuyor. Uygulama atölyelerinde öğrencilerimiz alanla ilgili teorik ve pratik bilgileri öğrenirken, üretim atölyelerinde bu bilgileri hayata geçiriyorlar. 9’uncu sınıfta derslerimiz ağırlıklı olarak teorik olarak başlıyor. 10’uncu sınıfta uygulamalı derslerle birlikte öğrenciler danışanlara yapılan uygulamaları gözlemliyor. 11’inci sınıfta gözlemlemenin yanı sıra uygulamalarda aktif olarak yer almaya başlıyorlar. 12’nci sınıfta ise öğrencilerimiz, ilimizde bulunan güzellik atölyeleri ve büyük işletmelere gönderilerek beceri eğitimi alıyorlar. Okulumuzda eğitimin yanı sıra hizmet üretimi de gerçekleştiriyoruz. Hem saç bakımı hem de cilt bakımı alanlarında dışarıdan gelen danışanlarımıza hizmet veriyoruz. Danışanlarımızı okulumuzda daha sık görebilmek için fiyatlarımızı piyasa değerinin altında tutuyoruz. Buradaki amacımız, kar elde etmekten çok öğrencilerimizin daha fazla uygulama yapabilmelerini ve tecrübelerini artırmalarını sağlamak. Öğrencilerimiz bu uygulamaları uzmanlar, usta öğreticiler ve öğretmenler eşliğinde uygulamalar yapıyorlar. Mezun olan öğrencilerimiz, isterlerse 4 yıllık veya 2 yıllık yükseköğrenimlerine devam edebiliyor, isterlerse sektörde iş bulabiliyorlar. Ayrıca mezuniyetleriyle birlikte aldıkları iş yeri açma belgesi sayesinde kendi işletmelerini de kurabiliyorlar. Öğrencilerimiz sadece mesleki anlamda değil, sosyal konularda da son derece duyarlı ve istekliler. Okulumuzda güzellik hizmetleri ile yiyecek içecek hizmetleri alanlarında elde edilen tüm gelirler Gazze’ye yardım olarak gönderilecektir. Tüm öğrencilerimize bu anlamlı katkılarından dolayı teşekkür ediyorum’’ dedi. Dışarıdan gelen müşteriler piyasanın yüzde 50 altında hizmet alıyor Kuaförlük öğretmeni Birgül Seldüz ise okullarında 2 derslik ve 2 döner sermaye atölyelerinin bulunduğunu söyledi. Seldüz, ’’Öğrencilerimiz 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda eğitim görmektedir. Eğitim süreci, kültür dersleriyle başlayıp sonrasında mesleki derslerle devam ediyor. 12’nci sınıfa gelen öğrencilerimiz staj yapmaktadırlar. Ancak öncesinde, bulunduğumuz bu atölyede kuaförlük işlemlerine dair tüm uygulamaları, kuaförlük konseptinde ne varsa birebir bizim öncülüğümüzde öğreniyorlar. Öğrencilerimiz burada belirli bir oranda ücret kazanmaktadır ve sigorta primleri de yatırılmaktadır. Bu süreçte öğrencilerimiz yalnızca mesleki becerilerini değil, aynı zamanda sosyalleşme ve insan ilişkileri konularında da önemli deneyimler kazanmaktadır. Atölyemiz dışarıdan gelen misafirlere de açıktır. Hafta içi, eğitim takvimine göre 09.00-17.00 saatleri arasında dışarıdan gelen danışanlarımızı ağırlıyoruz. Verilen hizmetler, dışarıdaki fiyatlara göre yüzde 50 indirimli olarak sunulmaktadır’’ diye konuştu. 9’uncu sınıf öğrencisi Zümranur Aktaş, iyi bir eğitim alıp ilerleyen yıllarda kuaför salonu açmak istediğini belirtti. 12’nci sınıf öğrencisi Büşra Tay da ’’Şu anda bir işletmede staj yapıyorum. Bölümümü bitirdikten sonra aynı alanda üniversite eğitimi almayı planlıyorum. Üniversitede bu bölümün 4 yıllık programı bulunuyor. Hedefim, bu eğitimi tamamlayarak kadrolu öğretmen olmak’’ şeklinde konuştu. İşlemler son teknolojik cihazlarla yapılıyor Usta öğretici Remziye Aktaş ise yaklaşık 10 yıldır okulda görev yaptığını söyledi. Aktaş, ’’Buradaki temel amacımız, öğrencilerimize alanlarının temellerini en iyi şekilde öğretmek. Bizim alanımızda pratik çok önemli olduğu için öğrencilerimizin burada uygulama becerileri oldukça gelişiyor. Aynı zamanda dışarıdan danışanlar alarak öğrencilerimizin pratiklerini geliştirmelerine destek oluyoruz. Öğrencilerimiz yaptıkları uygulamalardan dolayı belli bir ücret alıyor ve sigortaları yatırılıyor. Dışarıdan gelen danışanlarımız da bu hizmetlerden büyük ölçüde faydalanıyor. Piyasa fiyatlarına göre yüzde 50 indirimli hizmet veriyoruz. İşlemler, son teknoloji cihazlarla ve yüksek kalite standartlarında gerçekleştiriliyor. Öğrencilerimiz burada son model lazer cihazlarıyla çalışarak sektöre tamamen hazır hale geliyorlar. Lazer uygulamaları yapıyor, cilt bakım atölyesinde profesyonel cilt bakımı, kalıcı makyaj, dermapen ve dermaroller gibi işlemleri öğreniyorlar. Meslek lisemizin, halk eğitimden en büyük farkı ise öğrencilerin 4 yıllık bir eğitime tabi tutulmaları. Bu eğitimin sonunda öğrencilerimiz usta unvanıyla mezun oluyor ve iş yeri açma belgesine sahip oluyorlar. İsteyen öğrencilerimiz akademik anlamda da ilerleyebiliyor. Mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi gibi üniversitelerde yer alan Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri bölümünde 4 yıllık ya da 2 yıllık programlara devam edebiliyorlar. ‘Ben kendi iş yerimi açacağım’ diyen öğrencilerimiz ise, burada aldıkları profesyonel eğitim sayesinde sektöre tam donanımlı ve hazır bir şekilde adım atıyorlar’’ dedi. Öğrenciler kendi işletmelerini açabilecek 12’nci sınıf öğrencisi Büşra Yeşil, bölümün kendisi için çok avantajlı ve güzel olduğunu söyledi. Yeşil, şunları söyledi: ’’Çünkü şu anda aldığım eğitim, gelecekte kuracağım mesleki hayatımın temelini oluşturuyor. Eğer ileride bir işletmem olursa, burada hocalarımızdan öğrendiğim bilgileri çok daha etkili bir şekilde uygulayabileceğimi düşünüyorum. Şu anda 12’nci sınıf öğrencisiyim ve staj yapıyorum. Staj sürecinde ilk günkü adaptasyonumuz oldukça kolay oldu. Bunun en büyük nedeni, 9’uncu sınıftan itibaren hocalarımızın yanında uygulamalara katılmamız ve dışarıdan gelen danışanlarla sürekli iletişim halinde olmamız. Bu sayede hem insan ilişkilerimiz gelişti hem de mesleki özgüvenimiz arttı. Okul bittikten sonra üniversite bölümünde eğitimime devam etmeyi planlıyorum. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra ise cilt bakımı ve lazer uygulamaları üzerine kendi işletmemi açmak istiyorum. Bu alanda ilerleyip kendimi geliştirmeyi hedefliyorum.’’
Diyarbakır’da cumhuriyet kutlaması
29 Ekim 2025 Çarşamba - 13:25 Diyarbakır’da cumhuriyet kutlaması Diyarbakır’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı çeşitli etkinlikler kutlandı. Törenler kapsamında ilk olarak valilik makamında tebrikat töreni gerçekleştirildi. Tebrikat töreninde Vali Murat Zorluoğlu, askeri, mülki ve yargı erkânı ile kurum temsilcilerinin bayram tebriklerini kabul etti. Tebrikat töreninin ardından Anıtpark’ta gerçekleştirilen kutlamalarda Vali Murat Zorluoğlu, 7. Kolordu Komutanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Ertan İnaltekin ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdusselam İnceören, törene katılan vatandaşların, askeri birliklerin ve mülki erkânın bayramını kutladı. Bağımsızlığın sembolü İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Zaferlerle dolu tarihimizin doruk noktalarından biri olan bu önemli günde, Cumhuriyetimizin 102’nci kuruluş yıl dönümünü milletçe iftiharla idrak ediyoruz." ifadeleriyle birlik, kalkınma ve "Terörsüz Türkiye" vurgusu yaptı. Konuşmaların ardından Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Jandarma Özel Harekât Timlerinin gösterisi büyük beğeni topladı. Günün anlam ve önemini anlatan şiirler okundu, Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin müzik dinletisi ile Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun konseri ile halk oyunları katılımcılardan yoğun alkış aldı. Program, tören geçişiyle sona erdi. Kutlamalara Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, askeri ve mülki erkân, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.