Yerel Haberler
Diyarbakır
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:51 Başkan Seydaoğlu kadınlarla bir araya geldi Diyarbakır’ın Eğil İlçe belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte kadınlarla bir araya gelerek Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Başkan Seydaoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte Sarıca Mahallesi’ndeki kadınlar ve aileleri ile bir araya geldi. Talep ve önerilerini dinleyen Başkan Seydaoğlu, isteklerin karşılanması için personele talimat verdi. Başkan Seydaoğlu, ‘’Kadınlarımızı ve ailelerini ziyaret ederek gönül sohbetlerinde bulunduk. Hayatın her alanında emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve güçlü duruşlarıyla toplumumuza değer katan kadınlarımızla bir araya gelmek bizler için büyük bir mutluluk oldu. Başta eşim Av. Nur Sümer Seydaoğlu ve biricik kızlarım olmak üzere, emeğiyle, cesaretiyle ve azmiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımızın sevgisi, sabrı ve emeği, ailemizin, toplumumuzun ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur ‘Kadınlar size Allah’ın emanetidir.’ Sarıca Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bizleri samimiyetle karşılayan tüm kadınlarımıza ve kıymetli ailelerine gönülden teşekkür ediyorum. Birlik, dayanışma ve muhabbetin hâkim olduğu bu güzel buluşmada kadınlarımızın toplumdaki yerinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük’’ dedi.
Kayapınar’da 17 kilometrelik 8 caddeye asfalt serilecek
12 Ekim 2025 Pazar - 15:07 Kayapınar’da 17 kilometrelik 8 caddeye asfalt serilecek Kayapınar Caddesi’nde asfalt serimine başlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kayapınar ilçesinde 16 bin 900 metrelik 8 caddeyi yenileyecek. Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, kent merkezinde yürüttüğü yol yapım, bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarına devam ediyor. Kayapınar Caddesi’nde asfalt söküm işlemini tamamlayan ekipler, 2,5 kilometre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindeki yola sıcak asfalt sermeye başladı. Ekipler, caddeye 12 bin ton sıcak asfalt serecek. Asfalt çalışmasını Kayapınar ilçesinde sürdürecek Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, 30 metre genişliğinde 3 kilometre uzunluğundaki Nazım Hikmet Caddesi’ne 13 bin ton, 30 metre genişliğinde, bin 400 metre uzunluğundaki Musa Anter Caddesi’ne 6 bin ton, 30 metre genişliğinde, 4,8 kilometre uzunluğundaki Abdulkadir Aksu Caddesi’ne 20 bin ton, 30 metre uzunluğunda, 800 metre uzunluğundaki Jiyan Caddesi’ne 3 bin 400 ton; 30 metre genişliğinde, 1 kilometre uzunluğundaki Baba Tahir Caddesi’ne 4 bin ton, 30 metre genişliğinde, 2,2 kilometre uzunluğundaki Bedri Ayseli Caddesi’ne 9 bin 400 ton, 30 metre genişliğinde, 1,2 kilometre uzunluğundaki Mesut Yılmaz Caddesi’ne 5 bin 100 ton asfalt sermeyi hedefliyor. Daha önce yalnızca asfalt serimi yapılan, ancak kaldırım, aydınlatma ve peyzaj imalatları tamamlanmayan Fırat Bulvarı’nın Çevre Yolu ile Stadyum arasında kalan yaklaşık 1,2 kilometrelik kısmında, zaman içerisinde zemin zayıflığına bağlı oturmalar, ondulasyonlar ve yüzey deformasyonları meydana geldiği, mevcut asfalt tabakasında da bozulmalar ve tahribatlar oluştuğu tespit edildi. Bu kapsamda söz konusu güzergâhta, hem mevcut zemini güçlendirmek hem de eksik imalatları tamamlayarak kapalı sistem bir ulaşım aksı oluşturmak amacıyla kapsamlı bir düzenleme çalışması başlatıldı. 17 bin 500 ton sıcak asfalt Yapılacak çalışmalar kapsamında; iki tabaka halinde (bitümlü temel ve binder) olmak üzere 17 bin 500 ton sıcak asfalt serimi, yaklaşık 12 bin metrekare kaldırım imalatı, 65 dekoratif aydınlatma direği montajı, 190 adet çeşitli türde ağaç dikimi ve peyzaj düzenlemesi yapılacak. Bu çalışmalarla birlikte Fırat Bulvarı’nın trafik güvenliği ve konforu artırılarak uzun ömürlü ve estetik bir ulaşım aksı oluşturulacak.
Rojin’in vücudunun mahrem bölgelerinde iki erkeğe ait DNA’nın bulunduğu kesinleşti
12 Ekim 2025 Pazar - 15:01 Rojin’in vücudunun mahrem bölgelerinde iki erkeğe ait DNA’nın bulunduğu kesinleşti Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında cesedi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in vücudunun mahrem bölgelerinde 2 erkeğe ait DNA izlerinin bulunduğu Adli Tıp Kurumunun raporu ile kesinleşti. Yurttan çıktıktan sonra bir daha haber alınamayan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, adalet mücadelesine devam ediyor. Geçen sene bu tarihlerde üniversiteyi kazanan kızının heyecanına ortak olan baba, ölümünün acısını her geçen gün katbekat yaşıyor. Soruları cevapsız kalan baba, iki ay önce savcı ile görüşmesinde aldığı cevapla kızının katiline ulaşmanın hayaline bir adım daha yaklaştı. Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemede Rojin Kabaiş’in bedeninin mahrem bölgelerinde 2 erkeğe ait DNA izine rastlandığı ortaya çıktı. Bulaş olmadığı ortaya çıktı Konuya ilişkin İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, kendisinin sürekli bu olayın cinayet olduğunu söylediğini belirtti. Acılı baba Kabaiş, "DNA’lar baştan beri vardı, ben sürekli bunun bir cinayet olduğunu söyledim, intihar olmadığını söyledim. Onlar da DNA’lar için belki bulaş olabilir açıklamasında bulundular. Aradan zaman geçti defalarca ben Van’a gidip geldim avukatlarımız ile beraber. Savcılığa gittik hep sorduk Rojin’e ne oldu diye ama hiç cevap alamadık. Bu iki erkeğe ait DNA kimlerdir, katil onlardır dedik, onlar bana bulaş olabileceğini söyledi. 1 senedir dosyaya gizlilik bırakmışsınız. En sonunda dün Van ve Diyarbakır Barosu çalışma yapıp açıklama da gerçekleştirdiler. İki erkeğe ait DNA olduğu ortaya çıktı, bulaş değil artık bellidir, cinayeti işleyen kişiler o 2 kişidir. Katillerin izi var ama tutuklu yoktur" dedi. "Katiller bulunsun bunu rica ediyorum" Van ziyaretlerinde savcının kendileri ile açık açık konuştuğuna vurgu yapan baba Kabaiş, "Biz en son Van’a giderken savcı bize açık açık söyledi, dedi ki sizin soruların cevabı İstanbul Adli Tıp Kurumundan gelmiyor. Oradan gelir gelmez direkt Ankara’ya gittim. Adalet Bakanlığından suç duyurusunda bulundum Adli Tıp Kurumu hakkında. Hepsini not ettiler. Sonra büyük yürüyüşler oldu ve bu sonuç geldi. Avukatlar açıklama yaptılar, Rojin’in vücudunun hangi bölgesinde DNA bulunduğuna ilişkin tespit edildiğine ilişkin. Katiller bulunsun bunu rica ediyorum. Bu kız üniversitede kayboldu, yok oldu, katlettiler neden hiç kimse açıklama yapmıyor. Onlar sürekli intihardan bahsettiler. Psikolojim alt üst oldu, zor durumdayım, konuşamıyorum, boğazıma düğümler giriyor. Bu genç kızdan ne istediler, neden intihara meyilli konuştular. Gerekmeyen şeyler araştırılıyordu. Fakir bir aile olduğum için mi bu konu bir sene sonra ortaya çıktı, benim kızıma ne oldu diye sürekli soru soruyorum cevap yok. Diyarbakır Barosu ve Van Barosu bizi yalnız bırakmadılar. Büyük yürüyüşler oldu, bunların sayesinde sorunun cevabı gönderildi. İnşallah katiller bulunsun, onlar da en ağır ceza neyse ona çektirsinler. Bana kalırsa ben iki kişinin idam edilmesini isterim başka Rojin’ler gitmesin. Biz kızımızı üniversiteye gönderiyoruz, katlediliyor. Bunu rica ediyorum bir an önce katiller bulunsun biz de biraz nefes alacağız" diye konuştu.
Şehit yakınları ve gaziler için ’Sanatla Yaşam Sergisi’ Diyarbakır’da açıldı
12 Ekim 2025 Pazar - 14:47 Şehit yakınları ve gaziler için ’Sanatla Yaşam Sergisi’ Diyarbakır’da açıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle şehit yakınları ve gazilerin eşlerine yönelik yeni bir hizmet modelini Diyarbakır’da hayata geçirdi. Proje, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünden yararlanarak şehit ve gazi eşlerinin psikososyal olarak desteklenmesini hedefliyor. İlk uygulaması Ankara’da Çukurambar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen proje kapsamında katı sanatı, minyatür ve yağlı boya gibi geleneksel sanat dallarında 150’ye yakın eser üretildi. Diyarbakır’da başlatılan ’Sanatla Yaşam Sergisi’ pilot uygulamanın 81 ile yaygınlaştırılmasının ilk adımı olarak dikkat çekiyor. Proje, özellikle travma sonrası süreçte ailelerin psikososyal dayanıklılığını artırmayı ve toplumsal bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt, müdürlük olarak bugün Diyarbakır’da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte şehit yakınları ve gazilerimizin eşlerine yönelik özel bir hizmet modelini hayata geçirdiklerini aktardı. Kurt, "Bu modelin ilk uygulamasını Ankara Çukurambar Kültür Merkezi ile ortak yürüttüğümüz proje kapsamında gerçekleştirdik. Sanatın birleştirici gücünü kullanarak şehit ve gazi eşlerimizi bir araya getirdik. Katı sanatı, minyatür, yağlı boya gibi geleneksel sanat dallarında 150’ye yakın eserin üretildiği bu pilot uygulama, psikososyal destek ve iyileşmeyi hedefleyen bir ’şifa eğitimi’ modeli olarak tasarlandı. Bugün Diyarbakır’da başlattığımız bu çalışmayı, 81 ile yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Projemiz, yas travma sonrası süreçte ailelerimizin psikososyal dayanıklılığını artırmayı, aynı zamanda şehit yakınlarımız ve gazi ailelerimizin bir araya gelerek kaynaşmasını sağlamayı amaçlıyor. Süreç, psikologlar eşliğinde yürütülüyor ve hem manevi hem de sosyal anlamda güçlendirici bir destek modeli sunuyor" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı katı-ebru sanatçısı ve Çukurambar Kültür-Sanat yöneticisi Hülya Uşan, projeye haziran ayında başladıklarını ifade etti. Uşan, "Yaklaşık 20 şehit ve gazi eşimizle birlikte yola çıktık. Proje aslında sanatın iyileştirici yönünü kullanarak, evlerinde oturan ve gerçekten psikososyal desteğe ihtiyaç duyan şehit eşleri, kadın gaziler ve şehit çocuklarımıza yönelik bir sanat terapisi çalışması olarak başladı. Atölye çalışmalarında onlarla birlikte ağladık, birlikte güldük. Zamanla birbirleriyle sorunlarının ne kadar ortak olduğunu fark ettiler. Bu farkındalık sayesinde aralarında çok güzel bir iletişim gelişti ve şimdi hala bu birliktelikleri devam ediyor" diye konuştu. Sanatın evrensel ve iyileştirici gücünü gösteren bu proje, insan ruhuna ve bedenine şifa veren bir deneyim olduğunu aktaran Uşan, "Yaklaşık iki aylık bir pilot çalışma gerçekleştirdik ve şimdi bu süreci hayata geçirme aşamasındayız. Şu anda yaklaşık 60 eserle buradayız. Eserler arasında ebru, katı, tezhip ve minyatür gibi dallar yer alıyor. Tüm bu eserlerin şehit ve gazi eşleri tarafından yapılmış olması beni çok mutlu ediyor’’ şeklinde konuştu.
Şehit yakınları ve gaziler için ‘Sanatla Yaşam Sergisi’ Diyarbakır’da açıldı
12 Ekim 2025 Pazar - 14:25 Şehit yakınları ve gaziler için ‘Sanatla Yaşam Sergisi’ Diyarbakır’da açıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle şehit yakınları ve gazilerin eşlerine yönelik yeni bir hizmet modelini Diyarbakır’da hayata geçirdi. Proje, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünden yararlanarak şehit ve gazi eşlerinin psikososyal olarak desteklenmesini hedefliyor. İlk uygulaması Ankara’da Çukurambar Kültür Merkezinde gerçekleştirilen proje kapsamında katı sanatı, minyatür ve yağlı boya gibi geleneksel sanat dallarında 150’ye yakın eser üretildi. Diyarbakır’da başlatılan ‘Sanatla Yaşam Sergisi’ pilot uygulamanın 81 ile yaygınlaştırılmasının ilk adımı olarak dikkat çekiyor. Proje, özellikle travma sonrası süreçte ailelerin psikososyal dayanıklılığını artırmayı ve toplumsal bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt, müdürlük olarak bugün Diyarbakır’da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte şehit yakınları ve gazilerimizin eşlerine yönelik özel bir hizmet modelini hayata geçirdiklerini aktardı. Kurt, "Bu modelin ilk uygulamasını Ankara Çukurambar Kültür Merkezi ile ortak yürüttüğümüz proje kapsamında gerçekleştirdik. Sanatın birleştirici gücünü kullanarak şehit ve gazi eşlerimizi bir araya getirdik. Katı sanatı, minyatür, yağlı boya gibi geleneksel sanat dallarında 150’ye yakın eserin üretildiği bu pilot uygulama, psikososyal destek ve iyileşmeyi hedefleyen bir ’şifa eğitimi’ modeli olarak tasarlandı. Bugün Diyarbakır’da başlattığımız bu çalışmayı, 81 ile yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Projemiz, yas travma sonrası süreçte ailelerimizin psikososyal dayanıklılığını artırmayı, aynı zamanda şehit yakınlarımız ve gazi ailelerimizin bir araya gelerek kaynaşmasını sağlamayı amaçlıyor. Süreç, psikologlar eşliğinde yürütülüyor ve hem manevi hem de sosyal anlamda güçlendirici bir destek modeli sunuyor" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı katı-ebru sanatçısı ve Çukurambar Kültür-Sanat yöneticisi Hülya Uşan, projeye haziran ayında başladıklarını ifade etti. Uşan, "Yaklaşık 20 şehit ve gazi eşimizle birlikte yola çıktık. Proje aslında sanatın iyileştirici yönünü kullanarak, evlerinde oturan ve gerçekten psikososyal desteğe ihtiyaç duyan şehit eşleri, kadın gaziler ve şehit çocuklarımıza yönelik bir sanat terapisi çalışması olarak başladı. Atölye çalışmalarında onlarla birlikte ağladık, birlikte güldük. Zamanla birbirleriyle sorunlarının ne kadar ortak olduğunu fark ettiler. Bu farkındalık sayesinde aralarında çok güzel bir iletişim gelişti ve şimdi hala bu birliktelikleri devam ediyor" diye konuştu. Sanatın evrensel ve iyileştirici gücünü gösteren bu proje, insan ruhuna ve bedenine şifa veren bir deneyim olduğunu aktaran Uşan, ’’Yaklaşık iki aylık bir pilot çalışma gerçekleştirdik ve şimdi bu süreci hayata geçirme aşamasındayız. Şu anda yaklaşık 60 eserle buradayız. Eserler arasında ebru, katı, tezhip ve minyatür gibi dallar yer alıyor. Tüm bu eserlerin şehit ve gazi eşleri tarafından yapılmış olması beni çok mutlu ediyor’’ şeklinde konuştu.
"At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:33 "At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle hayata geçirilen "At Nalından Umuda" projesinin sergi açılışı Diyarbakır’daki ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde gerçekleştirildi. Proje kapsamında 10 hipodromda kullanılmayan nallar, sıfır atık ilkeleri doğrultusunda değerlendirilerek Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü kadınlar tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu el emeği ürünlerin satışından elde edilecek gelir, kimsesiz çocuklara destek sağlamak amacıyla kullanılacak. Etkinlikte ayrıca, tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan özel bir orkestra da sahne aldı. "Nal Senfonisi" adını taşıyan bu anlamlı dinleti, katılımcılardan büyük beğeni topladı. TJK Genel Sekreteri Gülnur Gülerce, Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen "At Nalından Umuda" Projesinin sergi açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Gülerce, "10 hipodromumuzda kullanılmayan nallar, sıfır atık projesine uygun şekilde hanımlarımız tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu satışlardan elde edilecek gelir ise kimsesiz çocuklara destek olmak için kullanılacak. Projenin bir parçası olarak ayrıca tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan bir orkestra da kuruldu. Bu özel orkestra bugün bizlere keyifli bir "Nal Senfonisi" dinletisi sundu. Diyarbakır’da böyle anlamlı ve güzel bir günü yaşamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. TJK Elazığ Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik ise Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı olarak "At Nalından Umuda" isimli bir projeye imza attıklarını söyledi. Demirçelik, "Bu kapsamda, Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü hanımefendiler tarafından el emeğiyle hazırlanan süs eşyaları, kimsesiz çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunuldu. Proje içerisinde bir başka çalışma daha ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı Sıfır Atık Projesine destek amacıyla, "Nal Senfoni Etkinliği" düzenlendi. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu etkinlikte, tamamı geri dönüşüm malzemelerinden yapılan müzik aletleri kullanıldı. Bu projeyle sanatseverleri ve çevrecileri bir araya getirdik. Bir yandan sanatın güzelliğini yansıtırken, diğer yandan çevre bilinci oluşturmayı hedefliyoruz. "Senfoni" ismini özellikle seçtik; çünkü senfoni birçok farklı nota ve müzik aletinin bir araya gelmesiyle oluşur. Biz de burada geri dönüşümü ve müziği birleştirerek anlamlı bir bütün ortaya çıkardık" ifadelerini kullandı. Nal’a Senfoni etkinliği ile tüm dünyaya geri dönüşüm konusunda örnek olmak istediklerini dile getiren Demirçelik, "Türkiye Jokey Kulübü olarak böyle bir projeye imza atmaktan gurur duyuyoruz ve umarız bu çalışma çevre bilincinin güçlenmesine katkı sağlar."