Yerel Haberler
Diyarbakır
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:51 Başkan Seydaoğlu kadınlarla bir araya geldi Diyarbakır’ın Eğil İlçe belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte kadınlarla bir araya gelerek Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Başkan Seydaoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte Sarıca Mahallesi’ndeki kadınlar ve aileleri ile bir araya geldi. Talep ve önerilerini dinleyen Başkan Seydaoğlu, isteklerin karşılanması için personele talimat verdi. Başkan Seydaoğlu, ‘’Kadınlarımızı ve ailelerini ziyaret ederek gönül sohbetlerinde bulunduk. Hayatın her alanında emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve güçlü duruşlarıyla toplumumuza değer katan kadınlarımızla bir araya gelmek bizler için büyük bir mutluluk oldu. Başta eşim Av. Nur Sümer Seydaoğlu ve biricik kızlarım olmak üzere, emeğiyle, cesaretiyle ve azmiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımızın sevgisi, sabrı ve emeği, ailemizin, toplumumuzun ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur ‘Kadınlar size Allah’ın emanetidir.’ Sarıca Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bizleri samimiyetle karşılayan tüm kadınlarımıza ve kıymetli ailelerine gönülden teşekkür ediyorum. Birlik, dayanışma ve muhabbetin hâkim olduğu bu güzel buluşmada kadınlarımızın toplumdaki yerinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük’’ dedi.
Diyarbakır’da 7 panel ve 15 atölye çalışmasının yer alacağı "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:52 Diyarbakır’da 7 panel ve 15 atölye çalışmasının yer alacağı "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı Diyarbakır’da 3 gün sürecek olan "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı. Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan Kongre Başkanı Doç. Dr. Özgür Altındağ, bugün binlerce yıllık tarihiyle medeniyetin beşiği olan, kültürel zenginliği ve insani çeşitliliğiyle her dönemde umut üretmiş Diyarbakır’da yeniden bir araya geldiklerini söyledi. Altındağ, "Diyarbakır, günümüzde yalnızca tarihsel mirasın değil, aynı zamanda bilimsel düşüncenin ve kültürel üretimin de önemli bir merkezidir. Bu buluşma, yalnızca bir kongrenin açılışı değil bilimin, vicdanın ve insanlığın kesiştiği bir yolculuğun devamıdır. Geçtiğimiz yıl ilkini düzenlediğimiz kongremizde yeşeren o ortak umut, bugün daha köklü, daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde karşınızda duruyor" dedi. Uzm. Psikolojik Danışman ve Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hayriye Müjde Erçetin ise, bu yıl ikincisini düzenledikleri Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi’nin temasını "21. Yüzyılda Ruh Sağlığı, Direnç ve Müdahale" olarak belirlediklerini söyledi. Erçetin, "Kongremizin hem geçen yıl hem de bu yıl Diyarbakır’da yapılmasını özellikle istedik. Çünkü Diyarbakır, tarih boyunca yeniden inşanın, bir araya gelmenin, dayanışmanın, aynı zamanda bilimin ve kültürün sembolü olmuş bir şehir. Ancak ne yazık ki bu anlamda kentimizin görünürlüğünü artırmak her zaman kolay olmuyor. İşte bu nedenle Diyarbakır’ı merkezine alan bu kongreyi düzenlemeyi bir misyon olarak benimsedik. Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği’nin temel amaçlarından biri de tam olarak budur. Geçen yıla göre katılımcı sayımızda ciddi bir artış yaşandı. Geçen yıl 9 davetli konuşmacımız vardı; bu yıl ise 17 davetli konuşma planladık. Bunlardan 3’ü Amerika’dan, onlarla online çalışma yapıyor olacağız. Konuşmaların bir bölümü çevrim içi olarak yapılacak. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve üniversitelerinden gelen 14 değerli hocamız da Diyarbakır’da bizlerle olacak. Bu kongre, hem kentin görünürlüğü hem de ruh sağlığı alanında yürütülen çalışmaları güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. Erçetin, kongreye ruh sağlığı alanında çalışan veya bu alana ilgi duyan herkesin katılabileceğini söyledi. Erçetin, "Psikolojik danışmanlar, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri, psikiyatristler; mezunlar, uygulayıcılar ve özellikle son sınıf lisans öğrencileri bu kongrede yer alabilir. Öğrencilere mesleki gelişimlerini destekleyecek özel bir alan sunuyoruz. Kongremizde 7 panel ve 15 atölye çalışması gerçekleştirilecek. Bu yönüyle kongremiz, Türkiye’de ruh sağlığı temalı en kapsamlı organizasyonlardan biri olma özelliğini taşıyor" şeklinde konuştu. Mesleki olarak kendilerini sürekli güncellemeye ve güçlendirmeye ihtiyaç olduğunu aktaran Erçetin, şu ifadeleri kullandı: ’’21. yüzyılda bilgi çok hızlı değişiyor; özellikle yapay zekânın gelişimiyle birlikte bu değişime ayak uydurmak daha da önemli hale geliyor. Bu nedenle ruh sağlığı profesyonellerinin ve öğrencilerinin bilgi, deneyim ve dayanışma içinde bir araya gelebilmesi için bu kongreyi çok değerli buluyoruz. Ruh sağlığı temalı bu ölçekte bir kongre, Türkiye’de ilk kez bu kapsamda gerçekleştiriliyor."
Diyarbakır’da "2’nci Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:44 Diyarbakır’da "2’nci Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı Diyarbakır’da "2’nci Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı. Kongre 3 gün sürecek. Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen konferans İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Programda konuşan Kongre Başkanı Doç. Dr. Özgür Altındağ, bugün binlerce yıllık tarihiyle medeniyetin beşiği olan, kültürel zenginliği ve insani çeşitliliğiyle her dönemde umut üretmiş Diyarbakır’da, yeniden bir araya geldiklerini söyledi. Altındağ, "Diyarbakır, günümüzde yalnızca tarihsel mirasın değil, aynı zamanda bilimsel düşüncenin ve kültürel üretimin de önemli bir merkezidir. Bu buluşma, yalnızca bir kongrenin açılışı değil bilimin, vicdanın ve insanlığın kesiştiği bir yolculuğun devamıdır. Geçtiğimiz yıl ilkini düzenlediğimiz kongremizde yeşeren o ortak umut, bugün daha köklü, daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde karşınızda duruyor" dedi. Uzm. Psikolojik Danışman ve Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hayriye Müjde Erçetin ise bu yıl ikincisini düzenledikleri Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresinin teması "21’nci Yüzyılda Ruh Sağlığı, Direnç ve Müdahale" olarak belirlediklerini söyledi. Erçetin, "Kongremizin hem geçen yıl hem de bu yıl Diyarbakır’da yapılmasını özellikle istedik. Çünkü Diyarbakır, tarih boyunca yeniden inşanın, bir araya gelmenin, dayanışmanın aynı zamanda bilimin ve kültürün sembolü olmuş bir şehir. Ancak ne yazık ki bu anlamda kentimizin görünürlüğünü artırmak her zaman kolay olmuyor. İşte bu nedenle, Diyarbakır’ı merkezine alan bu kongreyi düzenlemeyi bir misyon olarak benimsedik. Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği’nin temel amaçlarından biri de tam olarak budur. Geçen yıla göre katılımcı sayımızda ciddi bir artış yaşandı. Geçen yıl 9 davetli konuşmacımız vardı; bu yıl ise 17 davetli konuşma planladık. Bunlardan 3’u Amerika’dan onlarla online çalışma yapıyor olacağız. Konuşmaların bir bölümü çevrim içi olarak yapılacak. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve üniversitelerinden gelen 14 değerli hocamız da Diyarbakır’da bizlerle olacak. Bu kongre, hem kentin görünürlüğü hem de ruh sağlığı alanında yürütülen çalışmaları güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. Erçetin, kongreye ruh sağlığı alanında çalışan veya bu alana ilgi duyan herkesin katılabileceğini söyledi. Erçetin, "Psikolojik danışmanlar, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri, psikiyatristler; mezunlar, uygulayıcılar ve özellikle son sınıf lisans öğrencileri bu kongrede yer alabilir. Öğrencilere mesleki gelişimlerini destekleyecek özel bir alan sunuyoruz. Kongremizde 7 panel ve 15 atölye çalışması gerçekleştirilecek. Bu yönüyle kongremiz, Türkiye’de ruh sağlığı temalı en kapsamlı organizasyonlardan biri olma özelliğini taşıyor" şeklinde konuştu. Mesleki olarak kendimizi sürekli güncellemeye ve güçlendirmeye ihtiyaç olduğunu aktaran Erçetin, şu ifadeleri kullandı: ’’21. yüzyılda bilgi çok hızlı değişiyor; özellikle yapay zekânın gelişimiyle birlikte bu değişime ayak uydurmak daha da önemli hale geliyor. Bu nedenle, ruh sağlığı profesyonellerinin ve öğrencilerinin bilgi, deneyim ve dayanışma içinde bir araya gelebilmesi için bu kongreyi çok değerli buluyoruz. Ruh sağlığı temalı bu ölçekte bir kongre, Türkiye’de ilk kez bu kapsamda gerçekleştiriliyor." (MAK-YRT
Diyarbakır anneleri, Bahçeli’nin söylemini sevinçle karşıladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:09 Diyarbakır anneleri, Bahçeli’nin söylemini sevinçle karşıladı Diyarbakır anneleri, MHP Grup Toplantısı’nda Devlet Bahçeli’nin "Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır" şeklindeki konuşmalarını sevinçle karşıladı. Diyarbakır’da 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti 7 yıldır sürüyor. Bahçeli’nin "Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır" şeklindeki konuşmalarını sevinçle karşılayan aileler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye dua ve teşekkür etti. Mehmet Aydın’ın babası Nihat Aydın, 7 yıldır yalnız kendi evlatları için değil Türkiye’deki bütün gençler, tüm evlatlar için burada nöbet tuttuklarını söyledi. Aydın, "Gözyaşı dökülmesin, evlatlar ölmesin, kan akmasın, kardeş kardeşi öldürmesin istiyoruz. Askerimiz de bizim, polisimiz de bizim, dağa çıkan evlatlarımız da bizimdir. Hepimiz için mücadele ediyoruz. Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederiz. Her konuşmasında sizleri dile getiriyor. Silahları bırakın, gelin güvenlik güçlerimize teslim olun. Zaten tutuklama yok gelen birkaç arkadaşınız oldu, ifadeleri alındıktan sonra herkes ailesine kavuştu. Evlatlarımıza çağrımız budur gelin, silahları bırakın, artık silah size yakışmıyor. Anneler, babalar hepimiz sizi bekliyoruz. Herkes elini vicdanına koysun. Görüyorsunuz, İsrail dost değildir. Müslümanların düşmanıdır. Gazze’de, Suriye’de birçok masum çocuğu, kadını öldürdü. İnanın, fırsatını bulursa aynısını Türkiye’de, Güneydoğu’da da yapabilir. Biz de diyoruz ki artık bunlara karşı birlik olalım, beraber olalım, kardeş olalım tek bayrak, tek devlet diyelim" şeklinde konuştu. Mehmet Tokay’ın annesi Sadiye Tokay ise 7 yıldır burada evlat mücadelesi verdiklerini söyledi. Tokay, "Benim oğlum 15 yıldır benden uzakta, bağrımdan kopardılar. Ben buradan bütün çocuklara sesleniyorum. Devlet Bahçeli çağrıda bulundu. Gelin sıcak yuvanıza, anne ve babanızın yanına dönün bu hasretlik bitsin. Yeter artık biz burada çok zorluk çekiyoruz. Silahlarını atın ailelerinize dönün. Gelin sizi bekliyoruz her zaman kucağımız, kapımız size açıktır" dedi. Bir diğer anne Ayten Elhaman da oğlu Bayram için 7 yıldır eski HDP il binası önünde evlat nöbeti tuttuğunu söyledi. Elhaman, "Cumhurbaşkanımızdan, Bahçeli’den Allah razı olsun. Diyor ya, bütün çocuklar gelsin, teslim olsun. Terörsüz Türkiye’yi destekliyoruz biz de. Biz anneler burada hasretle bekliyoruz. İnşallah Allah’ın izniyle bütün çocuklar gelir. Buradan oğluma sesleniyorum. Beni duyuyorsa, görüyorsa, Bayram oğlum gel teslim ol. İnşallah hiçbir ceza da almayacaksın. Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle bütün evlatlar gelecek, kavuşacağız. Biz annelerde bu hasretlik bitsin. Ya zafer ya ölüm dedik. İnşallah hiçbiri ölmeden kavuşacağız çocuklarımıza. Bekliyoruz, hasretle bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır anneleri, Bahçeli’nin söylemini sevinçle karşıladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:50 Diyarbakır anneleri, Bahçeli’nin söylemini sevinçle karşıladı Diyarbakır anneleri MHP Grup Toplantısına Devlet Bahçeli’nin "Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır" şeklindeki konuşmalarını sevinçle karşıladı. Diyarbakır’da 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti 7 yıldır sürüyor. Bahçeli’nin "Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır" şeklindeki konuşmalarını sevinçle karşılayan aileler MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye dua ve teşekkür etti. Mehmet Aydın’ın babası Nihat Aydın, 7 yıldır yalnız kendi evlatları için değil Türkiye’deki bütün gençler, tüm evlatlarımız için burada nöbet tuttuklarını söyledi. Aydın, "Gözyaşı dökülmesin, evlatlar ölmesin, kan akmasın, kardeş kardeşi öldürmesin istiyoruz. Askerimiz de bizim, polisimiz de bizim, dağa çıkan evlatlarımız da bizimdir. Hepimiz için mücadele ediyoruz. Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederiz. Her konuşmasında sizleri dile getiriyor. Silahları bırakın, gelin güvenlik güçlerimize teslim olun. Zaten tutuklama yok gelen birkaç arkadaşınız oldu, ifadeleri alındıktan sonra herkes ailesine kavuştu. Evlatlarımıza çağrımız budur gelin, silahları bırakın, artık silah size yakışmıyor. Anneler, babalar hepimiz sizi bekliyoruz. Herkes elini vicdanına koysun. Görüyorsunuz, İsrail dost değildir. Müslümanların düşmanıdır. Gazze’de, Suriye’de birçok masum çocuğu, kadını öldürdü. İnanın, fırsatını bulursa aynısını Türkiye’de, Güneydoğu’da da yapabilir. Biz de diyoruz ki artık bunlara karşı birlik olalım, beraber olalım, kardeş olalım tek bayrak, tek devlet diyelim" şeklinde konuştu. Mehmet Tokay’ın annesi Sadiye Tokay ise 7 yıldır burada evlat mücadelesi verdiklerini söyledi. Tokay, "Benim oğlum 15 yıldır benden uzakta, bağrımdan kopardılar. Ben buradan bütün çocuklara sesleniyorum. Devlet Bahçeli çağrıda bulundu. Gelin sıcak yuvanıza, anne ve babanızın yanına dönün bu hasretlik bitsin. Yeter artık biz burada çok zorluk çekiyoruz. Silahlarını atın ailelerinize dönün. Gelin sizi bekliyoruz her zaman kucağımız, kapımız size açıktır" dedi. Bir diğer anne Ayten Elhaman da oğlu Bayram için 7 yıldır eski HDP il binası önünde evlat nöbeti tuttuğunu söyledi. Elhaman, "Cumhurbaşkanımızdan, Bahçeli’den Allah razı olsun. Diyor ya, bütün çocuklar gelsin, teslim olsun. Terörsüz Türkiye’yi destekliyoruz biz de. Biz anneler burada hasretle bekliyoruz. İnşallah Allah’ın izniyle bütün çocuklar gelir. Buradan oğluma sesleniyorum. Beni duyuyorsa, görüyorsa, Bayram oğlum gel teslim ol. İnşallah hiçbir ceza da almayacaksın. İnşallah Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle bütün evlatlar gelecek, kavuşacağız. Biz anneler bu hasretlik bitsin. Ya zafer ya ölüm dedik. İnşallah hiçbiri ölmeden kavuşacağız çocuklarımıza. Bekliyoruz, hasretle bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Tıbbi ve aromatik bahçede altyapı çalışmaları tamamlandı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:27 Tıbbi ve aromatik bahçede altyapı çalışmaları tamamlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 14 bin metrekare alan üzerine kuracağı ve kentte ilk kez hayata geçirilecek olan tıbbi ve aromatik bahçede, altyapı çalışmaları tamamlanarak üstyapı işlemlerine geçildi. Park ve Bahçeler, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık, Kırsal Hizmetler, Çevre Koruma ve Kontrol ile Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlıklarının ortaklaşa projelendirdiği, kentte ilk kez yapılacak ve kadın istihdamına katkı sunacak olan tıbbi ve aromatik bahçede, altyapı işlemleri tamamlanarak üstyapı çalışmaları başladı. Toplam 14 bin metrekare alan üzerine kurulan bahçede altyapı çalışmaları kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, alanın bitki dikimine uygun hale gelmesi için toprak takviyesi, zemin tesviyesi, drenaj hatları, su tesisatlarının ve bordür taşlarının döşenmesi işlemlerini tamamladı. Üstyapı çalışmalarında bitki eğitimlerinin verileceği sınıf ve laboratuvarın bulunduğu binanın temel kazısına başlayan ekipler, inşaat işlemlerinin ardından bitki dikimine geçerek alanı kullanıma hazır hale getirecek. 15 bitki türünün üretimi yapılacak Kayapınar ilçesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı yerleşkesinde yapılacak bu özel bahçede, dağ kekiği, biberiye, adaçayı, tıbbi papatya, reyhan, nane, tıbbi nane, ekinezya, tıbbi hatmi çiçeği, sarı kanteron, safran, ısırgan otu, klendula, melisa ve defne olmak üzere toplam 15 tür bitki üretilecek. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kentte kazandıracağı bu önemli projede yaklaşık 18 bin bitkiyi toprakla buluşturup vatandaşların beğenisine sunacak. Proje ile kadın istihdamına destek verilecek Devam eden çalışmalar hakkında bilgiler veren harita mühendisi Hakan Demirel, projenin kadın istihdamına ciddi anlamda katkılar sağlayacağını ifade etti. Kadınların bitki dikimi, üretimi, toplanması, kurutulması ve ürünlerin katma değer ürününe dönüşümü olmak üzere tüm aşamalarda yer alacaklarını vurgulayan Demirel, ayrıca bu alanda çocuklar ve diğer tüm kesimlere eğitimler verileceğini söyledi. Tıbbi ve aromatik bahçenin engellilerin kullanımına uygun şekilde inşa edileceğini kaydeden Demirel, "Alanımızda altyapı çalışması olarak sulama borularının döşenmesi ve elektrik imalatları tamamlanmıştır. Yapısal imalatlarda kayrak taşı ve bordür imalatı devam etmektedir" dedi. Altyapı işlemelerinin ardından hemen üstyapı çalışmalarının başladığını belirten Demirel, alan bitkilerin işleneceği, kurutulacağı ve farklı işlemlerin yapılacağı 385 metrekarelik kapalı şekilde kullanılacak atölyenin temel kazılarına da geçildiğini sözlerine ekledi.
Dicle’de öğrencilerden Gazze’ye destek çalışması
08 Ekim 2025 Çarşamba - 08:52 Dicle’de öğrencilerden Gazze’ye destek çalışması Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı kırsal Arı İmam Hatip İlk ve Ortaokulunda eğitim gören öğrenciler, Gazze’ye destek çalışması yaptı. Yapılan çalışmada Gazze’yi anlamak adlı oratoryom gösterisi sahnelendi. Söylenen ilahiler eşliğinde Gazze bayrakları çizilip boyanarak öğrencilerin ellerinde dalgalandırıldı. Filistin’e destek mesajı içeren şiirler okundu. Okuldaki öğretmen ve öğrenciler tarafından hazırlanan panoda, "Biz bu devranın döneceği güne iman ediyoruz. Filistin’i seviyoruz. Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın. Nehirden denize özgür Filistin, Filistin’e özgürlük" ifadeleriyle İsrail saldırılarına maruz kalan mazlum Gazze halkına destek mesajları verildi. Yapılan anlamlı çalışmanın öncülüğünü yapan Arı İmam Hatip İlk ve Ortaokul Müdürü Recep Alpboğa, "Tüm Türkiye olarak acısını paylaştığımız Müslüman Filistinli kardeşlerimize destek vermek, öğrencilerimiz arasında bu anlamda dayanışma farkındalığını oluşturmak için okulumuzda anlamlı bir çalışma yaptık. Saldırıların gölgesinde yaşayan mazlum Gazze halkının bir nebze de olsa sesi olmak istedik. Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve Filistinli kardeşlerimizin özgürlüğü için hareket ettik. İnsanların temel hak ve özgürlüğünü çiğneyen İsrail saldırılarının bir an önce bitmesi için dua ettik. Eğitimci olarak öğrencilerimizle birlikte bu anlamda Müslüman kardeşlerimiz arasında birlik ve beraberlik duygusu içinde dayanışma ruhunu yaşamaya çalıştık" dedi.