Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da ’APP plaka’ kuyruğu 10 Mart 2026 Salı - 13:11:57 Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası önünde yüzlerce vatandaş sabah saatlerinden itibaren APP plaka değişimi için sıraya girdi. Diyarbakır’da APP plaka kullanan araç sahipleri, plakalarını değiştirmek için Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası önünde uzun kuyruk oluşturdu. Sabahın erken saatlerinde odaya gelen vatandaşlar sıra alarak işlemlerini yaptırmak için bekledi. APP plaka kullanımına yönelik 140 bin lira ceza almamak için plakalarını standart plaka ile değiştirmek isteyen vatandaşların yoğunluk nedeniyle uzun süre sıra beklediği görüldü. Sabah 08.30’dan beri sıra beklediğini anlatan Metin Çelik, "Bu konuda mağduruz. Vatandaşların daha iyi hizmet alabilmesi için hizmet veren arkadaşların çoğaltılması gerekiyor. Yoksa bu rezalet daha da büyüyecek. Ramazan ayında her günümüz değerli. Ben esnafım, bir günlük zamanım gitti. Bir gün boyunca bu plakayla uğraşacağım. Arabamı yeni aldım. Aldığımda bu plaka vardı üzerinde. Ben de bunun APP olduğunu bilmiyordum. Gelip burada sordum, bandrollü, hologramlı, kare kodlu ama APP plakaymış. Mecburen değiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Mehmet Hanifi Umay da aracını aldığı zaman plakanın bu şekilde olduğunu söyleyerek, "Araç satışı aldığımızda keşke deseydiler olmuyor diye. Alırken onlardan aldık, satarken yine onların denetiminden geçiyor. Plakam APP’dır. Noter işlemlerini yaptım, plakamı söktüm şimdi buraya geldim sabah 08.00’dan beri sıradayım. İnşallah öğle saatlerine kadar biter" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 12:31 Diyarbakır’da masal sandığı kuruldu: Kitaplar çocuklar için toplanıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, çocukların kitaplarla buluşmasını sağlamak amacıyla "Masal Sandığı" Projesini başlattı. Proje kapsamında toplanacak masal kitapları, merkez ilçeler ve kırsal mahallelerde yaşayan çocuklara ulaştırılacak. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, çocukların kitaplarla buluşmasını sağlamak ve okuma alışkanlığını güçlendirmek amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Masal Sandığı" Projesi ile çocuklara masal kitapları ulaştırılması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrencilere ve çocuklara masal kitapları hediye edilerek onların kültürel değerlerle tanışmaları, kitap okuma alışkanlığı kazanmaları ve sosyal gelişimlerine katkı sunulması amaçlanıyor. Bu doğrultuda kentte belirlenen noktalara yerleştirilen sandıklar aracılığıyla yurttaşların projeye katkı sunması bekleniyor. Kentte üç noktaya sandık yerleştirildi Proje çerçevesinde Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önü, Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi ile Sümerpark Ortak Yaşam Merkezi’ne "Masal Sandığı" yerleştirildi. Bu noktalara bırakılan masal kitapları, toplanarak ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak. Toplanan kitapların, merkez ilçelerin yanı sıra kırsal mahallelerde yaşayan çocuklara ulaştırılması planlanıyor. Böylece daha fazla çocuğun kitaplarla buluşturulması ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. Masal kitaplarının toplanması ve dağıtılması süreci Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülecek. Vatandaşların projeye katkı sunmasıyla birlikte toplanacak masal kitaplarının ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılması ve daha fazla çocuğun kitaplarla buluşması amaçlanıyor.
Doğum gününde pedal çevirmeye başladı: Hedef 12 bin kilometre uzaklıktaki Japonya
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:45 Doğum gününde pedal çevirmeye başladı: Hedef 12 bin kilometre uzaklıktaki Japonya Ankara’da yaşayan 30 yaşındaki Burak Özbek, doğum gününde radikal bir karar alarak bisikleti ile Japonya’ya gitmeye karar verdi. 1 buçuk ayda bin 300 kilometre katederek Diyarbakır’a gelen Özbek, 3 gün kaldığı kentte tarihi ve kültürel mekanları gezdikten sonra tekrar yola koyuldu. Ankaralı Burak Özbek, çocukken kurduğu dünyayı dolaşma hayalini üniversiteyi kazandıktan sonra gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvadı. Henüz genç yaşta otostop çekerek Güney Amerika’da Brezilya, Arjantin, Paraguay’ı gezen, sonra Afrika ve Asya’ya seyahat eden Özbek, ülkeye döndükten sonra Türkiye’nin 70 ilini dolaştı. Eğitim hayatını bitirip iş hayatına atılan Özbek, 30’lu yaşlarının başlarında ise yeni bir maceraya yelken açmak istedi. Doğum günü olan 16 Ağustos’ta bisikletine atlayan Özbek, Japonya’ya doğru yola çıktı. Ailesinin de desteği ile Ankara’dan pedal çevirmeye başlayan Özbek, 12 bin kilometreyi aşkın yolculuğunun bin 300’üncü kilometresinde Diyarbakır’a ulaştı. 3 gün Diyarbakır’da kalan Özbek, tarihi ve kültürel mekanları gezip bol bol fotoğraf çekti. Özbek, molanın ardından tekrar bisikletine atlayarak pedal çevirmeye başladı. Yolculuk bir yıl sürecek Yaşadığı tecrübeyi İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan Özbek, ’’Ankaralıyım, Ankara’dan yola çıktım. Doğduğum gün, doğduğum şehirden en doğuya, Japonya’ya gitmek için bisikletimle yola çıktım. 20’li yaşlarım çok güzel geçti. Hacettepe’de okurken otostopla ülkenin büyük çoğunluğunu, sonra Güney Amerika’da Brezilya, Arjantin, Paraguay, sonra Afrika ve Asya’ya seyahat ettim. Şimdi ise 30’uma yeni başlangıçlar yapmak için 30’uncu yaş günümde doğuya doğru yola çıktım. Şu an Diyarbakır’dayım, beni çok güzel karşıladı. Buradan Mardin’e, Şırnak’a, Habur Sınır Kapısı üzerinden Kuzey Irak’a gideceğim. Kuzey Irak’tan da İran’a gideceğim. Sonrası ise Afganistan, Hindistan, Tayland, Vietnam, Kamboçya, sonrasında Güney Kore ve Japonya düşünüyorum. Uçak geçişleri olacak, gemiye bineceğim. Çok maceralı bir seyahat olacak. Bir yıl sürmesini planlıyorum. 16 Ağustos’ta doğduğum gün doğduğum şehirden yola çıktım. Üniversite döneminde Diyarbakır’a gelmiştim, çok güzel geçmişti. Bisikletle gelmek daha başka oldu. Yolda herkes selam veriyor. Durmamla beraber direkt yemek sofrasına oturtuluyorum, çay garanti zaten. Çok sıcaklar, inanılmaz misafirperverler. Şu ana kadar bisikletimle bin 300 kilometre yol geldim. Toplamda Japonya’ya 10 bin kilometre yol var. Totalde uçak seyahatleri hariç 5-6 bin kilometre bisiklet sürmeyi hedefliyorum. Türkiye’de 70 şehir gezdim, 8 farklı ülkeye gittim’’ dedi.
Diyarbakır Valiliği’nden karbonmonoksit gazından hayatını kaybedenlere ilişkin açıklama
30 Eylül 2025 Salı - 22:24 Diyarbakır Valiliği’nden karbonmonoksit gazından hayatını kaybedenlere ilişkin açıklama Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde temizlemek için girdikleri su kuyusunda motordan sızan gazdan zehirlenen 4 kişi hayatını kaybetti. Olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatıldı. Petekkaya Mahallesi’nde Mehmet, Mehmet ve Kemal Karabağ ile Hanifi Yeşilyaprak, temizlemek için girdikleri, etrafı taşlarla örülü su kuyusundan uzun süre çıkmadı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ağız genişliği yaklaşık 1 metre, dip genişliği 2,5 metre, derinliği 15 metre olan kuyuya merdiven ve halat yardımıyla giren ekipler, 4 kişinin karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazeler, ekiplerin çalışması sonucu kuyudan çıkarılarak, otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Diyarbakır Valiliği, olaya ilişkin yaptığı açıklamada, saat 16.40 sıralarında bir kişiye ait su kuyusunu temizlemek amacıyla kuyuya giren 4 kişinin karbonmonoksit gazından etkilendiği belirtildi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen AFAD, itfaiye, 112 Acil Sağlık ve jandarma ekiplerinin tüm çabalarına rağmen vatandaşların kurtarılamadığı bildirilen açıklamada, "Vatandaşlarımız maalesef hayatlarını kaybetmişlerdir. Olayla ilgili gerekli adli ve idari incelemeler başlatılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm hemşehrilerimize başsağlığı diliyoruz" denildi.
Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser
30 Eylül 2025 Salı - 19:42 Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser Diyarbakır’ın tarihi mirasının simgelerinden Zerzevan Kalesi’nde kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble unutulmaz bir konser verdi. DÜ ve Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen kadın müzik topluluklarından Allegra Ensemble sahne alacak. 2005 yılından bu yana müzik dünyasında önemli bir yere sahip olan Allegra Ensemble, adını İtalyanca’da "neşeli topluluk" anlamına gelen Allegra kelimesinden alıyor. Topluluk, sekiz kadın sanatçıdan oluşuyor ve farklı enstrümanları ustalıkla icra ederek müzikte zengin bir çeşitlilik sunuyor. Dünya müziğinden gelen ezgileri yorumlayarak dinleyicilerine kültürler arası eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Topluluk, Roman’ın doğudaki son garnizonu olan ZerzeVAN Kalesi’nde davetlilere unutulmaz konser sundu. Konsere ilişkin açıklamada bulunan Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nde tarihle sanatı bir araya getirdiklerini söyledi. 8 ünlü sanatçı Allegra grubunun burada dünyanın birçok farklı ezgilerini bu mistik atmosferde seslendireceğini belirten Coşkun, "Daha önce Zerzevan Kalesi’nde bale ve opera festivali yapmıştık. Bu da ikinci büyük etkinliğimiz olacak. Gerçekten tarihle sanat ve tarihle müzik bir arada olacak. Bu unutulmaz atmosferi gün batımı eşliğinde izleyeceğiz" dedi. Zerzevan Kalesi’nde sanatsal etkinliklerin devam edeceğini ifade eden Coşkun, "Zerzevan Kalesi ve Mitras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde ve önümüzdeki yılında UNESCO adayı. UNESCO heyeti geldi, gerekli incelemelerde bulundu. Özellikle sosyal, kültürel ve bu tip sanatsal etkinliklere UNESCO‘da son derece sıcak bakıyor, destekliyor. Biz, bu tarihi alana hiçbir zarar vermeyecek şekilde bu etkinlikleri düzenliyoruz. 2026 yılında da inşallah UNESCO listesine asıl listeye ve Türkiye’deki 23. dünya mirası olarak listeye kaydedilmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Diyarbakır’da Dünya Kalp Günü paneli
30 Eylül 2025 Salı - 13:45 Diyarbakır’da Dünya Kalp Günü paneli Diyarbakır’da Dünya Kalp günü nedeni ile panel düzenlendi. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum ve çocuk ek binasında Dünya Kalp Günü kapsamında çalışanlar ve hasta yakınlarına yönelik "Hayatın Ritmini Kaçırma" başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinliğe Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Başhekim Doç. Dr. Öner Avınca, Çocuk Kalp Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bedri Aldudak ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Baysal katıldı. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, birinci basamakta 40 yaş ve üzeri bireyler için yılda bir kez 10 yıllık kardiyovasküler risk analizi yapıldığını, sonuçlara göre yaşam tarzı değişikliği ve gerektiğinde üst basamaklara yönlendirme uygulandığını vurguladı. Asiltürk, toplumun kalp sağlığı profilinin çıkarılmasının, kalp yetmezliği ve ani ölüm gibi tabloları önlemede kritik rol oynadığını belirtti. Asiltürk ayrıca, Çocuk Kalp Merkezinin bölge için önemine dikkat çekerek "Aile ortamı içinde çalışan ekibin her talebine açığız merkezi daha da güçlendireceğiz" mesajı verdi. Prof. Dr. Bedri Aldudak, kalp hastalığının yalnızca erişkinlerle sınırlı düşünülmemesi gerektiğini hatırlattı. Aldudak, romatizmal ateş, Kawasaki hastalığı ve aritmilerin çocukluk çağında önemli sorunlar olduğunu; Diyarbakır’daki ekiplerin bu alanlarda güçlü işbirliği yürüttüğünü ifade etti. Merkezde fetal ekokardiyografi dâhil kapsamlı tanı süreçlerinin rutinleştiğini aktaran Aldudak, kalp cerrahisi/yoğun bakım süreci öncesi ağız-diş sağlığı taraması ve tedavisinin sistematik şekilde yapıldığını vurgulayarak, "Kalp hastası çocuklarda diş hijyeni ve aşı uyumu çok değerlidir; enfeksiyon kaynaklı kardiyak komplikasyonların önüne geçer" dedi. Prof. Dr. Erkan Baysal, Dünya Kalp Gününün 2000 yılından bu yana farkındalık için kutlandığını anımsatarak, "Kalp-damar hastalıkları dünyada ve ülkemizde ilk sıradaki ölüm nedenidir. Şikayet yokluğu, risk yokluğu değildir; özellikle diyabetli, ileri yaş ve kadın hastalarda sessiz seyredebilen durumlar görüyoruz" diye konuştu. Baysal, düzenli check-up, tansiyon ve kolesterol kontrolü, sigaranın bırakılması, düzenli yürüyüş-izotonik egzersiz ve gerekli durumlarda ilaç uyumunun hayati olduğunu belirterek, "Hedef değerlere ulaşmadıkça tedaviden beklenen fayda tam görülmez" uyarısında bulundu.
Eşi emekli olduktan sonra köyüne yerleşen girişimci kadın, acı ve tatlıyı bir araya getirdi
30 Eylül 2025 Salı - 10:31 Eşi emekli olduktan sonra köyüne yerleşen girişimci kadın, acı ve tatlıyı bir araya getirdi Girişimci Zeynep Güven, eşinin emekli olmasıyla Ankara’dan taşınıp memleketi Diyarbakır’ın Çermik ilçesine yerleşerek bahçesinde yetiştirdiği meyve ve sebzelerin reçellerini yapmaya başladı. İlçenin tescilli biberi de dahil birçok meyvenin reçelini yapan Güven, yoğun talepleri yetiştirmeye çalışıyor. 3 çocuk annesi 53 yaşındaki Zeynep Güven, eşinin iş durumundan dolayı yıllarca Ankara’nın yoğun temposunda yaşadı. Güven, eşinin emekli olmasıyla soluğu baba ocağı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde aldı. Burada bahçe işleriyle uğraşan Güven, yetiştirdiği sebze ve meyvelerden doğal reçeller ve kurutmalıklar yaptı. İlçenin tescilli acı biberi de dahil, birçok meyvenin reçelini yapan Güven, yoğun talepleri yetiştirerek aile ekonomisine katkı sağlarken, bunun da mutluluğunu yaşıyor. Güven, Ankara’da yaşadığını, 3 yıldır eşi emekli olduktan sonra memleketi Çermik’e geldiğini söyledi. Çermik ürünlerinden reçel ürettiğini belirten Güven, özelikle tescilli Çermik biberinden reçel yaptığını ifade etti. Güven, yaklaşık 250 kilogram reçel yaptığını, halen talep olduğunu ve yapmaya devam ettiğini kaydederek, "Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde kuru incir reçeli, kayısı reçeli, marmelatları, kurutmalıkları, kendi bahçemizden doğal üretmeye çalışıyoruz. Zorlukları tabii ki var. Yetiştirip müşteriye sunduğumuz zaman beni mutlu ediyor. Eşim emekli olduktan sonra Ankara’nın yoğunluğundan kaçıp memleketimize gelip baba ocağında eşimle birlikte mutlulukla yapıyoruz, üretiyoruz" dedi. "Mevsimine göre reçeller üretiyorum" Çocukları olduğunu, okuyan kızına katkıda bulunmaya çalıştığını aktaran Güven, "Talepler çok güzel. Satışlar güzel, alanlar memnun kalıyor. Mevsimine göre reçeller üretiyorum. Ama özelikle tescilli acılı Çermik biberinden yapıyorum. Ona talep daha çok. Acı ile tatlıyı bir araya getirmek çok güzel, çok lezzetli. Hayat gibi. Hem tatlı, hem acı. İkisi bir arada" ifadelerine yer verdi.