Yerel Haberler
Diyarbakır
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:25 Diyarbakır’da 2 bin 300 aileye yeni doğan destek paketi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "yeni doğan destek paketi" ile son bir yılda sosyoekonomik zorluk yaşayan 2 bin 300 aileye, doğumun ilk anından itibaren destek sundu. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, toplumsal dayanışma ağlarını güçlendirmek amacıyla 7’den 70’e her kesime ulaşma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, sosyal belediyecilik politikası gereği yeni doğan bebeklere yönelik özel destek paketleri oluşturdu. Yeni Doğan Destek Paketi Projesi kapsamında yapılan incelemelerde, özellikle geliri düşük ailelerin yeni doğan bebeklerinin temel ihtiyaçlara erişimde güçlük yaşadığı tespit edildi. Bu doğrultuda hazırlanan destek paketleri ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, son 1 yılda 2 bin 300 aileye ücretsiz yeni doğan destek paketi ulaştırdı. 0-1 aylık bebekler için hazırlanan destek paketinde, anne için hijyen pedi, bebek için hastane çıkış seti, battaniye, bez, şampuan, ıslak mendil ve ateş ölçer gibi temel ihtiyaç ürünleri bulunuyor. Projeye ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürü Nihal Bozhan Özbek, yeni bir bebeğin dünyaya gelişinin mutluluk kadar sorumluluk da getirdiğini belirterek, her bebeğin eşit şartlarda hayata başlaması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Özbek, projenin yalnızca bir sosyal yardım değil, aynı zamanda bir dayanışma çalışması olduğunu vurguladı. "Her bebek eşit başlangıç hakkına sahip’’ Sosyal yardım talebi ile müdürlüğe müracaatta bulunan ailelerin evlerine ziyaretler gerçekleştirerek sosyal incelemelerde bulunduklarını ifade eden Özbek, sahada yaptıkları incelemeler sonucunda yeni doğum yapan annelerin temel ihtiyaçlara erişiminde güçlük çektiklerini tespit ettiklerini ve bu ihtiyaca somut bir destek sunmak istediklerini söyledi. Her yeni doğan bebeğin eşit bir başlangıç hakkına sahip olması gerektiğine inandıklarını aktaran Özbek, özellikle sosyoekonomik açıdan gelir durumu düşük olan ailelere bu hassas süreçlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmek amacıyla bu projeyi ortaya çıkardıklarını kaydetti. "Doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz’’ Bu projenin sadece bir sosyal yardım projesi değil, aynı zamanda bir sosyal dayanışma projesi olduğunun altını çizen Özbek, "Çünkü biz Diyarbakır’da doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz ve hayatlarının en başlangıcından itibaren onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen proje kapsamında bugüne kadar 2 bin 300 aileye destek verildiğini bildiren Özbek, ailelerden alınan geri dönüşlerin olumlu olduğunu ve çalışmanın artarak devam edeceğini vurguladı. Özbek, "Bu çalışmaya başlayalı tam bir yıl oldu. Bugüne kadar 2 bin 300 aileye ulaştık ve sayımız her geçen gün artıyor. Ailelerin bu anlamda yaptıkları geri dönüşler çok olumlu. Yeni doğum süreçlerinin en başında yanlarında olduğumuzu hissetmeleri, böylesi küçük paketlerle desteklenmeleri onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor ve biz bu olumlu dönüşlerle ciddi bir motivasyon yakaladık. Bu hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Projeden yararlanan Ferhat Göçlü ise verilen destekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizim 3 çocuğumuz vardı. Bu dördüncü oldu. Bunun için çok sevinçliyiz. Büyükşehir Belediyesinin bize vermiş olduğu çanta biraz olsa da bize katkı sağladığı için teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Gündüz’den Bakan Yardımcısı Turan’ın FETÖ ile ilgili açıklamasına destek
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:40 Gündüz’den Bakan Yardımcısı Turan’ın FETÖ ile ilgili açıklamasına destek 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın "FETÖ ile mücadele bitmedi, sadece şekil değiştirdi" sözlerine destek vererek, bu sözlerin devlet aklının tam merkezinden yükselen çok kıymetli bir uyarı olduğunu söyledi. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın FETÖ tepkisine sonuna kadar destek verdiklerini belirten Gündüz, ’FETÖ ile mücadele bitmedi, sadece şekil değiştirdi’ sözlerinin çok doğru olduğunu ve şekil değiştiren bu hainlere fırsat verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Gündüz, "Bugün sessiz kalanlar, köşesinde bekleyenler, hatta bazı makamlara yeniden sızmaya çalışanlar var. Ve eğer bu mücadele sadece emniyetin, sadece istihbaratın işi sanılırsa bir gün hepimiz bunun bedelini öderiz. Bülent Turan’ın dediği gibi ’Cumhurbaşkanımızın yalnız kaldım ifadesi, bir serzeniş değil, bir uyarıdır.’ Bu cümlede derin bir mesaj var. Dava, sadece bir kişinin omzuna yüklenemez. Her dava adamı, her dava kadını aynı sorumluluğu taşımak zorundadır. FETÖ’nün hala pusuda beklediğini, takiyye ve sahte yüzlerle yeniden sistemin içine sızmaya çalıştığını görmek zorundayız. Makam mevki kapanlar, bana değmeyen yılan bin yaşasın anlayışından olan korkaklar, FETÖ sizin için de pusuda bekliyor. Bizler ölümüne Cumhurbaşkanımızın ve İçişleri Bakan Yardımcımız Bülent Turan gibi cesaretli devlet büyüklerimizin daima yanında olacağız. Bu örgütle mücadele, sadece birimlerin değil, milletin ortak vicdanının görevidir. Bugün ’Pişman olan yok, ama pusuda bekleyen çok’ cümlesi, hem geçmişin muhasebesi hem geleceğin uyarısıdır. FETÖ’nün kökü kurutulana kadar mücadelede gevşemek ihanettir, susmak ortaklıktır. Bülent Turan haklıdır; bu mesele şahsi değil, milli bir meseledir. Ve Cumhurbaşkanımız yalnız değil; bu millet, o mücadelenin arkasındadır" dedi.
Dicle Elektrik’te kış hazırlıkları başladı
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:13 Dicle Elektrik’te kış hazırlıkları başladı Dicle Elektrik, sorumluluk bölgesindeki Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’te, zorlu yaz mevsiminin ardından elektrik şebekelerini kış şartlarına hazırlamak için bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Bölgede görevli yaklaşık 2 bin 500 personel ve 425 araçla yürütülen çalışmalar kapsamında, olumsuz hava koşullarından kaynaklanabilecek olası kesintiler henüz gerçekleşmeden önleniyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan şirketin Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, söz konusu bakım süreci için 2 milyar 339 milyon TL’lik kaynak ayrıldığını ifade etti. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, hizmet verdiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 6 ilde, kış mevsimi öncesinde enerji altyapısını güçlendirmeye yönelik bakım ve onarım seferberliği başlattı. Yaz aylarında yoğun elektrik tüketimi ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle yıpranan şebekede, arıza önleyici bakım çalışmaları hem şehir merkezlerinde hem de kırsal bölgelerde titizlikle yürütülüyor. Termal kameralar, kısmi deşarj cihazları ve dronlar gibi ileri teknolojilerle yapılan kontroller sonucunda, potansiyel arızalar henüz gerçekleşmeden tespit ediliyor. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, görev yapan ekiplerin zorlu saha koşullarına rağmen özveriyle çalıştığını belirterek, "150’si mühendis olmak üzere 2 bin 500’e yakın çalışma arkadaşımız ve 425 aracımızla bölgedeki tüm iletim ve dağıtım hatlarını kontrol ediyoruz. Ekiplerimiz bazı bölgelere araçla ulaşamasa da malzemeleri sırtlarında taşıyarak çalışmaları sürdürüyor. Bugüne kadar olumsuz hava koşullarından kaynaklanabilecek 690 olası arıza, henüz gerçekleşmeden yapılan kontrollerle önlendi. Söz konusu bakım süreci için 2 milyar 339 milyon TL’lik kaynak ayırdık" dedi. Kış hazırlıkları kapsamında yapılan çalışmaların büyük bir kısmının tamamlandığını aktaran Tüzün, "Bugüne kadar 220 kilometre iletim hattı ve 402 köy kırsal trafo postasını yenileyip iyileştirdik. 14 bin 147 adet direk ve 278 adet hücre montajı gerçekleştirdik, 119 pano yenilendi, 115 kesici ölçüm kabini tadilattan geçirildi. Toplamda 33 bin 61 kilometrelik iletim hattı kontrol edildi ve bunun 13 bin 325 kilometrelik kısmında bakım yapıldı. Ayrıca 7 bin 598 direk tipi ve 2 bin 314 bina tipi trafoda da bakım çalışması uygulandı. Şu an bakım onarım çalışmalarının yüzde 80’lik kısmı tamamlanmış durumda. Sadece bu bakım süreci için 2 milyar 339 milyon TL’lik yatırım planladık" ifadelerini kullandı. Dicle Elektrik, abonelerinin kış aylarını güvenli ve kesintisiz enerjiyle geçirmesi için bölgesel ihtiyaçları göz önünde bulundurarak yatırımlarına ve bakım çalışmalarına aralıksız olarak sürdürmeyi planlıyor.
Kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye tatlıda ’Hacıbaba’ kampanyası
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:56 Kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye tatlıda ’Hacıbaba’ kampanyası Kilogramı bin 500 liraya kadar çıkan tatlı fiyatlarından dolayı Hacıbaba Pastaneleri vatandaşın kaliteli tatlıyı ucuza yemesi için kampanyalar yapmaya devam ediyor. "En iyisi, en ucuza" sloganıyla yola çıkan firma, kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye fiyatları yarı fiyatına indirdi. Diyarbakır’ın köklü tatlı firmalarından Hacıbaba Pastaneleri, 41’inci yılına özel olarak birçok ürünün fiyatlarında yarı yarıya indirime gitti. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, öncelikle Gürcistan’da düşen uçakta şehit olan ve Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı diledi. Elaldı, "Bizim de başımıza gelen vahim bir olaydan dolayı insanlarımızın bu firmaya sahip çıkması, bu firmanın yanında olması hoşumuza gitti. Biz de buna istinaden 41’inci yılımıza özel dedik ki vatandaşların bu güzelliğine karşılık verelim. Güzel bir kampanya yaptık. Kampanyamız halen devam ediyor. Bunun yanında 14 Kasım Cuma günü 2-3 tane daha ürün ekleyeceğiz. Ay sonuna doğru da fıstıklı tatlılarda çıkacak AR-GE sonucu fıstıklı ürünlerimizde de güzel bir kampanya yapacağız. İnsanlarımız bu firmayı benimsedi, bu firmada insanları benimsiyor. İnsanlarımızın alım gücünü rahatlatmak için biz de elimizden geleni yapacağız. Diyarbakır’da 17, İstanbul’da 8 şube ile toplamda 300’e yakın eleman istihdamı yaptık. Ürünlerimizi yetiştiremediğimiz zaman sorun oluyordu. Sadece gündüz vardiyası ile ürün çıkarmaya çalıştığımızda sıkıntı yaşıyorduk. Buna istinaden biz de akşam vardiyası yaptık. Bir vardiya gece, bir vardiya sabah olmak üzere 2 vardiya halinde insanlarımıza yetişmeye çalışıyoruz. Sirkülasyonda güzel. İnsanlarımıza teşekkür ediyoruz. Bu sözü onlara veriyorum her zaman en iyi, en ucuza. Fiyatımıza güvenmeyen varsa tahlile götürsünler bozuk ya da kötü çıkan herhangi bir ürün için ben yüz kat cezaya razıyım" ifadelerini kullandı. "Ben ucuz tatlı satmıyorum, kaliteyi ucuza satıyorum" Hacıbaba Pastaneleri olarak yatırımcı bir firma olduklarını ve genel olarak alınan kredileri yatırıma dönüştürdüklerini ve tüm kredilerin ödemelerinin yapıldığını vurgulayan Elaldı, "Sıkıntılı sürecin yüzde 80’ini atlattık. Kaza bela olmazsa 3-5 ay sonra biraz daha rahatlayacağız. AR-GE’lerimiz şuanda nerelerde şubeler açabiliriz, yurt dışına ne zaman gidebiliriz. Bir finans çalışması yapıyoruz. Allah kaza, bela vermezse 1 yıl içerisinde eski yatırımcı, en iyisini en ucuza veren Hacıbaba Pastaneleri tekrar Türkiye sahasında olacak. Bir dondurma fabrikası açtık o zamanın kuruyla 8 milyon dolar yatırım yapmıştık. Dondurmaya 250-300 TL dediğim zaman herkes ‘ne var içinde’ tahlil serbest dedim. 800-bin TL’lik dondurmalarla birlikte benim dondurmamı da tahlile götürün. Benim dondurmam onlarınkinden daha kaliteli çıkmazsa ben bu işi yapmam. Ben ucuz tatlı satmıyorum. Ben kaliteyi ucuza satıyorum" diye konuştu. Kendine yöneltilen ithamlara da değinen Elaldı, "Bugün 12 Kasım. Diyarbakır’ın Tesisler semtindeki fabrikamdayım. Kulağıma gelen şeyler ‘Hacıbabalar kaçmış, yokturlar’ mekanımızdayız, işimizin başındayız. Müsterih olsunlar. Herkes gelip fabrikamızı da gezebilir, bizi de ziyaret edebilir, çayımızı, kahvemizi de içebilirler" şeklinde konuştu.
eTwinning Temel Eğitim Çalıştayı Diyarbakır’da başladı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:19 eTwinning Temel Eğitim Çalıştayı Diyarbakır’da başladı Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü eTwinning Ulusal Destek Servisi koordinesinde yürütülen eTwinning faaliyetinin 2025 yılı çalışma planı kapsamında Diyarbakır’da eTwinning Temel Eğitim Çalıştayı düzenlendi. Çalıştay, Türkiye’nin 7 bölgesinden okullarında uluslararası eTwinning projeleri yürüten 130 öğretmenin katılımıyla Büyükşehir Öğretmenevi’nde başladı. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görevli öğretmenlerin mini bir konser verdiği çalıştayda, eTwinning Türkiye Ulusal Destek Servisi Koordinatörü Ertan Kocabaş, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat ve Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Dijital Beceriler Daire Başkanı Hatice Sümeyye Eral katılımcılara hitap etti. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle açılış bölümü sona erdi. Açılışın ardından protokol üyeleri ve öğretmenler, katılımcı öğretmenler tarafından hazırlanan eTwinning proje stantlarını ziyaret ederek, öğrencilerin çalışmalarını yakından inceledi. 3 gün sürecek olan çalıştay, akademik oturumlar, öğretmen sunumları, proje geliştirme etkinlikleri ve Sur içi bölgesinde düzenlenecek kültür gezisiyle devam edecek. eTwinning Türkiye Ulusal Destek Servisi Koordinatörü Ertan Kocabaş, eTwinning’in 2005 yılında başlamış bir faaliyet olduğunu aktardı. Kocabaş, "Bu yıl Avrupa’da 20’nci yılı kutlanıyor. Türkiye 2009 yılında dâhil oldu bu etkinliğe. 2009 yılında öğretmenlere biz kalite etiketi verirken, bir proje faaliyeti yürütmeye, bir ödül töreni yapmaya çalışırken 4-5 öğretmene zor ulaşıyorduk, bir çalıştay yapamıyorduk. Bir il yöneticisinin küçük bir odasında öğretmenlere projelerine bir fotoğraf yükledikleri için kalite etiketi veriyorduk. 2015-2016 yıllarına geldiğimizde öğretmenlerin etkileşimli çalışmalarla birlikte dijital yayınlar oluşturdukları, ortaklarıyla birlikte çalışmalar yaptıkları, artık yenilikçi diyebileceğimiz uygulamaların ve web araçlarının kullanıldığı çalışmalara dönüştük. 2020 yılına geldiğimizde pandemiyle birlikte öğretmenlerin teknolojiyi nasıl kullanacakları ve bu teknolojiden nasıl etkin bir şekilde faydalanacakları tartışılırken, eTwinning öğretmenleri ders planlarına teknolojiyi zaten dahil etmişti. Artık çocuklara derse girişte bir tablet üzerinden hazırlık yaptırıyor, mentimeter ile görüşlerini alıyor, sunum araçlarıyla çalışmalar yaptırıyor, en sonunda kahoot üzerinden bilgi yarışmaları düzenliyorlardı. Böylece sadece tek taraflı dersi dinleyen değil, interaktif bir şekilde derse katılan öğrencilere ulaşmayı başardık" dedi. Şu an gelinen noktada Avrupa tarafından açıklanan kalite etiketi sayıları ve eTwinning okul sayıları dikkate alındığında 2024 yılında 28 bin projenin kalite etiketi aldığını söyleyen Kocabaş, "Bunun 14 bini Türkiye’den, yani yüzde 50’si. Eğitiminin okulu dediğimiz, öğretmenlerine güvenli okul sertifikası verdiğimiz, okulda birden fazla öğretmenin proje yürüttüğü okullara verilen eğitiminin okulu levhası kapsamında bu sene 2 bin 800 okul bu unvanı alırken, bin 400’ünün Türkiye’den olmasının gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat ise, eğitimde fark oluşturmak, öğrencilerin gelişimini desteklemek ve öğrenme ortamlarını daha yenilikçi hale getirmek amacıyla gönüllülük esasına dayalı olarak yürüttükleri çalışmaların Türkiye Yüzyılı vizyonunun güçlü örneklerini oluşturduğunu dile getirdi. Eronat, "Bakanlığımız öncülüğünde geliştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, erdem, değer ve eylem ilkeleriyle eğitime yön verirken, eğitim projeleri de bu vizyonun sahadaki en etkili uygulamalarından biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Daha sonra söz alan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Dijital Beceriler Daire Başkanı Hatice Sümeyye Eral, eTwinning’in kendileri için Avrupa’daki ve üyesi olduğu 45 ülkedeki öğretmenlerle çevrim içi bir platform üzerinden yürütülen proje tabanlı öğrenme faaliyeti olduğunu söyledi. Eral, "Biz eTwinning’i bu çerçevede tanımlıyoruz. Ancak biliyoruz ki eTwinning bir platformdan çok daha fazlasıdır. eTwinning, öğrenmeye açık, motivasyonu yüksek öğretmenlerin bir araya geldiği bir öğrenme topluluğudur. Biz de bu bakış açısıyla eTwinning faaliyetlerini yürütüyoruz. eTwinning faaliyeti kapsamında temel amacımız; öğretmenlerimizin kültürler arası diyaloğa açık, iletişim becerileri gelişmiş, yenilikçi çalışmalarda aktif rol alan bireyler hâline gelmelerini sağlamak, bunu yaparken de öğrencileriyle birlikte okullarda olumlu ve pozitif bir öğrenme kültürü oluşturmaktır. Bizim için asıl olan, öğretmenin ya da öğrencinin sadece bir proje yapması değil; projeyi yaparken akranlarıyla, meslektaşlarıyla birlikte öğrenmesi, iş birliği içinde çalışması ve farklı kültürlerle ortak bir öğrenme deneyimi yaşamasıdır. Yine aynı bakış açısıyla son iki yıldır uyguladığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de bu anlayışla örtüşmektedir. Bu modelle hedefimiz milli ve manevi değerlere sahip erdemli, ahlaklı ve iyi insan olarak yetişen bireylerin dünyaya açık ve farklı kültürlerle etkileşim kurabilen bireyler olmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu.
eTwinning temel eğitim çalıştayı Diyarbakır’da başladı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:07 eTwinning temel eğitim çalıştayı Diyarbakır’da başladı Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü eTwinning Ulusal Destek Servisi koordinesinde yürütülen eTwinning faaliyetinin 2025 yılı çalışma planı kapsamında düzenlenen eTwinning Temel Eğitim Çalıştayı, Diyarbakır Büyükşehir Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin 7 bölgesinden gelen ve okullarında uluslararası eTwinning projeleri yürüten 130 öğretmenin katılımıyla başladı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden oluşan müzik dinletisiyle devam etti. Açılış konuşmalarında, eTwinning Türkiye Ulusal Destek Servisi Koordinatörü Ertan Kocabaş, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat ve Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Dijital Beceriler Daire Başkanı Hatice Sümeyye Eral, katılımcılara hitap etti. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle açılış bölümü sona erdi. Açılışın ardından, protokol üyeleri ve öğretmenler, katılımcı öğretmenler tarafından hazırlanan eTwinning proje stantlarını ziyaret ederek öğrencilerin çalışmalarını yakından inceledi. 3 gün sürecek olan çalıştay, akademik oturumlar, öğretmen sunumları, proje geliştirme etkinlikleri ve Sur içi bölgesinde düzenlenecek kültür gezisiyle devam edecek. eTwinning Türkiye Ulusal Destek Servisi Koordinatörü Ertan eTwinning, eTwinning 2005 yılında başlamış bir faaliyet olduğunu aktardı. Kocabaş, "Bu yıl Avrupa’da 20’nci yılı kutlanıyor. Türkiye 2009 yılında dâhil oldu bu etkinliğe. 2009 yılında öğretmenlere biz kalite etiketi verirken, bir proje faaliyeti yürütmeye, bir ödül töreni yapmaya çalışırken 4-5 öğretmene zor ulaşıyorduk. Bir çalıştay yapamıyorduk. Bir il yöneticisinin küçük bir odasında, öğretmenlere projelerine bir fotoğraf yükledikleri için kalite etiketi veriyorduk. 2015-2016 yıllarına geldiğimizde, öğretmenlerin etkileşimli çalışmalarla birlikte dijital yayınlar oluşturdukları, ortaklarıyla birlikte çalışmalar yaptıkları, artık yenilikçi diyebileceğimiz uygulamaların ve web araçlarının kullanıldığı çalışmalara dönüştük. 2020 yılına geldiğimizde, pandemiyle birlikte öğretmenlerin teknolojiyi nasıl kullanacakları ve bu teknolojiden nasıl etkin bir şekilde faydalanacakları tartışılırken, eTwinning öğretmenleri ders planlarına teknolojiyi zaten dahil etmişti. Artık çocuklara derse girişte bir tablet üzerinden hazırlık yaptırıyor, mentimeter ile görüşlerini alıyor, sunum araçlarıyla çalışmalar yaptırıyor, en sonunda kahoot üzerinden bilgi yarışmaları düzenliyorlardı. Böylece sadece tek taraflı dersi dinleyen değil, interaktif bir şekilde derse katılan öğrencilere ulaşmayı başardık" dedi. Şu an gelinen noktada Avrupa tarafından açıklanan kalite etiketi sayıları ve eTwinning okul sayıları dikkate alındığında, 2024 yılında 28 bin proje kalite etiketi aldığını söyleyen Kocabaş, "Bunun 14 bini Türkiye’den, yani yüzde 50’si. Eğitiminin okulu dediğimiz, öğretmenlerine güvenli okul sertifikası verdiğimiz, okulda birden fazla öğretmenin proje yürüttüğü okullara verilen eğitiminin okulu levhası kapsamında bu sene 2 bin 800 okul bu unvanı alırken, bin 400’ünün Türkiye’den olmasının gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat, eğitimde fark oluşturmak, öğrencilerin gelişimini desteklemek ve öğrenme ortamlarını daha yenilikçi hale getirmek amacıyla gönüllülük esasına dayalı olarak yürüttükleri çalışmaların, Türkiye Yüzyılı vizyonunun güçlü örneklerini oluşturduğunu dile getirdi. Eronat, "Bakanlığımız öncülüğünde geliştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, erdem, değer ve eylem ilkeleriyle eğitime yön verirken, eğitim projeleri de bu vizyonun sahadaki en etkili uygulamalarından biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Daha sonra söz alan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Dijital Beceriler Daire Başkanı Hatice Sümeyye Eral ise, eTwinning’in kendileri için Avrupa’daki ve üyesi olduğu 45 ülkedeki öğretmenlerle çevrim içi bir platform üzerinden yürütülen proje tabanlı öğrenme faaliyeti olduğunu söyledi. Eral, "Biz eTwinning’i bu çerçevede tanımlıyoruz. Ancak biliyoruz ki, eTwinning bir platformdan çok daha fazlasıdır. eTwinning, öğrenmeye açık, motivasyonu yüksek öğretmenlerin bir araya geldiği bir öğrenme topluluğudur. Biz de bu bakış açısıyla eTwinning faaliyetlerini yürütüyoruz. eTwinning faaliyeti kapsamında temel amacımız; öğretmenlerimizin kültürler arası diyaloğa açık, iletişim becerileri gelişmiş, yenilikçi çalışmalarda aktif rol alan bireyler hâline gelmelerini sağlamak, bunu yaparken de öğrencileriyle birlikte okullarda olumlu ve pozitif bir öğrenme kültürü oluşturmaktır. Bizim için asıl olan, öğretmenin ya da öğrencinin sadece bir proje yapması değil; projeyi yaparken akranlarıyla, meslektaşlarıyla birlikte öğrenmesi, iş birliği içinde çalışması ve farklı kültürlerle ortak bir öğrenme deneyimi yaşamasıdır. Yine aynı bakış açısıyla, son iki yıldır uyguladığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de bu anlayışla örtüşmektedir. Bu modelle hedefimiz; millî ve manevi değerlere sahip, erdemli, ahlaklı ve iyi insan olarak yetişen bireylerin, dünyaya açık ve farklı kültürlerle etkileşim kurabilen bireyler olmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasım’da İstanbul’da başlıyor
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:46 Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasım’da İstanbul’da başlıyor Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi ve Diyarbakır Valiliği tarafından birlikte düzenlenen, Diyarbakır Tanıtım Günlerinin 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleştirileceği belirtildi. Etkinlik boyuncaDiyarbakır mutfağından yöresel lezzetleri, folklor gösterileri, musikisi, kültürel etkinlikler Diyarbakırlı yazarlar ve şairlerle söyleşiler, Diyarbakır’ın değerleri tanıtılacak. Diyarbakır Tanıtım Günleri, iki şehir arasında kültürel bir köprü kurarak Anadolu’nun Medeniyetler şehri Diyarbakır’ı İstanbul’da tanıtmayı hedefliyor. Kadim medeniyetlerin beşiği, kültürlerin buluşma noktası Diyarbakır, 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında İstanbullularla buluşuyor. Diyarbakır’ı cazip kılan bir başka değer de, şehrin zengin mutfak kültürüdür. Tarih boyunca ev sahipliği yaptığı farklı medeniyetlerin yanı sıra İpek Yolu güzergahında olmasından dolayı oluşan kültürel zenginlik Diyarbakır mutfağı İstanbul’da memleket hasreti çeken Diyarbakırlılarla buluşacak. Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Aydoğan Ahıakın, "Kadim şehrimiz Diyarbakır, zengin tarihi ve kültürel mirası ile Türkiye’nin en önemli tarih ve kültür şehirlerinden biridir. Diyarbakır Tanıtım Günleri’ni 27-30 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleştireceğiz. Tarihin, kültürün ve kardeşliğin sesi bu yıl İstanbul’da yankılanacak. Diyarbakır’ın sıcaklığını ve misafirperverliğini ziyaretçiler yaşayacak. Diyarbakır’ımızın tarihini, kültürünü, folklorunu, gastronomisini, musikisini, fotoğraf sergileri, söyleşiler ve tüm değerlerini tanıtacağız. 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında, Diyarbakır’ın eşsiz atmosferini hissetmeye, tüm Diyarbakırlı hemşerilerimizi ve İstanbulluları misafir etmeye hazırız" dedi. Diyarbakır Tanıtım Günlerinde ziyaretçiler Diyarbakır mutfağının eşsiz tatlarını, musikisini, söyleşileri, Diyarbakır halk oyunlarını, kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı bulacak. İstanbul’da gerçekleşecek olan Diyarbakır Tanıtım Günleri aynı zamanda hemşehrilerin buluşma, hasret giderme noktası olma anlamında da önem taşıyor.