Yerel Haberler
Diyarbakır
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı 01 Mayıs 2026 Cuma - 17:34:23 Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar’a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda, "Sanık Nevzat Bahtiyar’ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran’ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır" denildi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan’daki karar duruşmasında Nevzat Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı. Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılandığı hatırlatıldı. Kararda, Narin Güran’ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin’in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanları yer aldı. Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran’ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı ifade edildi. "Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin’in öldürüldüğü anlaşılmıştır" Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar’ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, "Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ı 15.08’de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur’an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin’in öldürüldüğü anlaşılmıştır. Sanık Salim, maktulün cesedini olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat’a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim’in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir" denildi. Kararda sanık Bahtiyar’ın maktulün cesedini yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı kaydedildi. Kararda, "Sanık Nevzat’ın sanık Salim’in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin’in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar’ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran’ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda ’nitelikli kasten öldürme’ suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur" ifadelerine yer verildi. Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu. Mahkeme heyeti, 16 Nisan’da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:05 Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36 Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
Diyarbakır’da cumhuriyet kutlaması
29 Ekim 2025 Çarşamba - 13:25 Diyarbakır’da cumhuriyet kutlaması Diyarbakır’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı çeşitli etkinlikler kutlandı. Törenler kapsamında ilk olarak valilik makamında tebrikat töreni gerçekleştirildi. Tebrikat töreninde Vali Murat Zorluoğlu, askeri, mülki ve yargı erkânı ile kurum temsilcilerinin bayram tebriklerini kabul etti. Tebrikat töreninin ardından Anıtpark’ta gerçekleştirilen kutlamalarda Vali Murat Zorluoğlu, 7. Kolordu Komutanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Ertan İnaltekin ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdusselam İnceören, törene katılan vatandaşların, askeri birliklerin ve mülki erkânın bayramını kutladı. Bağımsızlığın sembolü İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Zaferlerle dolu tarihimizin doruk noktalarından biri olan bu önemli günde, Cumhuriyetimizin 102’nci kuruluş yıl dönümünü milletçe iftiharla idrak ediyoruz." ifadeleriyle birlik, kalkınma ve "Terörsüz Türkiye" vurgusu yaptı. Konuşmaların ardından Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Jandarma Özel Harekât Timlerinin gösterisi büyük beğeni topladı. Günün anlam ve önemini anlatan şiirler okundu, Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin müzik dinletisi ile Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun konseri ile halk oyunları katılımcılardan yoğun alkış aldı. Program, tören geçişiyle sona erdi. Kutlamalara Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, askeri ve mülki erkân, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır"
29 Ekim 2025 Çarşamba - 09:49 Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır" Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görev yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, Dünya İnme Günü’nde inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeker, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi. Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, inme, felç veya tıp tabiriyle serebrovasküler hastalıkların, halk arasında felç olarak bilinen, ani gelişen vücutta konuşma bozukluğu, anlama güçlüğü, bir tarafta güçsüzlük, hissizlik, yürüyememe veya ağız kayması gibi bulgulara yol açan bir beyin damar hastalığı olduğunu söyledi. Bu hastalığın en sık görülen alt tipi, damar tıkanıklığına bağlı gelişen iskemik inme olup, tüm inme vakalarının yaklaşık yüzde 80-85’ini oluşturduğunu belirten Dr. Ala, diğer tipi ise damar yırtılmasına bağlı olarak ortaya çıkan hemorajik (kanamalı) inme olup yüzde 10-15 oranında görüldüğünü ifade etti. Ala, inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dikkat çekerek, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bazı tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için hastanın çok erken fark edilip, 112’nin haberdar edilmesi ve hastaneye erken ulaştırılması gerekir. Özellikle ilk 4-5 ve 6 saat içinde hastaneye başvurulması büyük önem taşır. Bu süre aşıldığında bazı tedavi imkanlarından faydalanmak mümkün olmayabilir" dedi. Özellikle tedavisine dikkat etmeyen hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kolesterol yüksekliği olan kişiler ile sigara ve alkol kullananların risk altında olduğunu söyleyen Ala, "Bunun yanında değiştirilemeyen risk faktörleri de vardır; yaş, cinsiyet ve ırk gibi. Yaş ilerledikçe inme görülme sıklığı artar, ayrıca kadınlarda bir miktar daha fazla rastlanır. İnme durumunda kesinlikle su dökmek, ilaç vermek veya başka bir müdahale yapmak doğru değildir. Yapılması gereken tek şey, vakit kaybetmeden 112’yi aramaktır. Erken müdahalenin önemi büyüktür. Çünkü ilk 6 saat içinde hastaneye ulaşan hastalara. Damar yoluyla pıhtı çözücü ilaç tedavisi uygulanabilir. Anjiyo yöntemiyle tıkalı damarlar açılabilir. İnmeden korunmak için ilaçlarımızı düzenli kullanmalı, hareketsiz yaşamdan kaçınmalı, fiziksel olarak aktif olmalı, obeziteden uzak durmalı ve tütün ile alkolden kesinlikle kaçınmalıyız. Peki inmeyi nasıl tanıyacağız? En önemli nokta ani gelişim göstermesidir. Ani konuşma bozukluğu (konuşamama, anlamsız konuşma veya karşısındakini anlayamama), görme kaybı veya bulanıklığı, vücudun bir tarafında güçsüzlük veya hissizlik, denge kaybı, yürürken sendeleme, bulantı ve kusma gibi belirtiler inmeyi düşündürür. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır" diye konuştu.
Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır"
29 Ekim 2025 Çarşamba - 09:44 Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır" Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görev yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, Dünya İnme Günü’nde inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeker, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi. Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, inme, felç veya tıp tabiriyle serebrovasküler hastalıkların, halk arasında felç olarak bilinen, ani gelişen vücutta konuşma bozukluğu, anlama güçlüğü, bir tarafta güçsüzlük, hissizlik, yürüyememe veya ağız kayması gibi bulgulara yol açan bir beyin damar hastalığı olduğunu söyledi. Bu hastalığın en sık görülen alt tipi, damar tıkanıklığına bağlı gelişen iskemik inme olup, tüm inme vakalarının yaklaşık yüzde 80-85’ini oluşturduğunu belirten Dr. Ala, diğer tipi ise damar yırtılmasına bağlı olarak ortaya çıkan hemorajik (kanamalı) inme olup yüzde 10-15 oranında görüldüğünü ifade etti. Ala, inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dikkat çekerek, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bazı tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için hastanın çok erken fark edilip, 112’nin haberdar edilmesi ve hastaneye erken ulaştırılması gerekir. Özellikle ilk 4,5 ve 6 saat içinde hastaneye başvurulması büyük önem taşır. Bu süre aşıldığında bazı tedavi olanaklarından faydalanmak mümkün olmayabilir" dedi. Özellikle tedavisine dikkat etmeyen hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kolesterol yüksekliği olan kişiler ile sigara ve alkol kullananların risk altında olduğunu söyleyen Ala, "Bunun yanında değiştirilemeyen risk faktörleri de vardır; yaş, cinsiyet ve ırk gibi. Yaş ilerledikçe inme görülme sıklığı artar, ayrıca kadınlarda bir miktar daha fazla rastlanır. İnme durumunda kesinlikle su dökmek, ilaç vermek veya başka bir müdahale yapmak doğru değildir. Yapılması gereken tek şey, vakit kaybetmeden 112’yi aramaktır. Erken müdahalenin önemi büyüktür. Çünkü ilk 6 saat içinde hastaneye ulaşan hastalara. Damar yoluyla pıhtı çözücü ilaç tedavisi uygulanabilir. Anjiyo yöntemiyle tıkalı damarlar açılabilir. İnmeden korunmak için ilaçlarımızı düzenli kullanmalı, hareketsiz yaşamdan kaçınmalı, fiziksel olarak aktif olmalı, obeziteden uzak durmalı ve tütün ile alkolden kesinlikle kaçınmalıyız. Peki inmeyi nasıl tanıyacağız? En önemli nokta ani gelişim göstermesidir. Ani konuşma bozukluğu (konuşamama, anlamsız konuşma veya karşısındakini anlayamama), görme kaybı veya bulanıklığı, vücudun bir tarafında güçsüzlük veya hissizlik, denge kaybı, yürürken sendeleme, bulantı ve kusma gibi belirtiler inmeyi düşündürür. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır" diye konuştu.