Yerel Haberler
Diyarbakır
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:51 Orta Doğu’da çatışmaya rağmen ülkede ’Terörsüz Türkiye’ süreci: Diyarbakırlı iş adamı kentinde milyarlık yatırımı sürdürüyor Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk, Orta Doğu’daki çatışma sürecine rağmen Türkiye’deki sürece ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvenerek şehrinde başlattığı milyarlık yatırım projesini devam ettirip, herkese de yatırım çağrısında bulunuyor. Bağlar ilçesi kırsal Oğlaklı Mahallesi ve Karacadağ bölgesinde, bin dönüm arazi üzerinde 10 milyar TL’lik bütçe ile inşa çalışmaları devam eden İmalat ve Geri Dönüşüm Toplu İşyeri Projesi’nde; hastane, spor tesisleri, idari binalar, otel, cami ve bin 200 ticari iş yeri yer alıyor. Orta Doğu’da İran-ABD-İsrail arasında başlayan çatışma ateşkes süreciyle dururken, küresel düzeyde yatırımcıları da etkiliyor. Türkiye’nin yurt içinde ’Terörsüz Türkiye’ politikası, Orta Doğu’da ise taraflar arasındaki barışçıl politikası iş adamlarına güven veriyor. Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk ise kentinde başlattığı milyarlık yatırımını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği mesajlar ve yürüttüğü dengeli politikaya güvenerek sürdürüyor. SMC Yıkım Hafriyat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çubuk, İran-Amerika-İsrail savaşının bütün dünyayı, petrol, mazot ve bütün ürünleri etkilediğini söyledi. Ülkeler arasında en az etkilenenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu değerlendiren Çubuk, iş adamları olarak yurt dışındaki yatırımcılarla da yaptıkları değerlendirmelerde Türkiye’nin eskisi gibi olmadığını ifade etti. Çubuk, Türkiye’nin burada yatırım için en güvenli liman olduğunu dile getirerek, "Cumhurbaşkanımızın dik duruşu, barışçıl politikasıyla Türkiye; en güvenilir ülkedir. Eskiden insanlar Avrupa’ya, yurt dışına giderdi. Oralarda yatırım yaparlardı. Bakıyoruz artık tam tersine döndü. Avrupa’dan, yurt dışından Türkiye’ye gelmek isteyen o kadar iş adamı var ki. Irak, İran, Suriye’den, Dubai’den, Katar’dan, her yerden buraya gelip yatırım yapmak isteyen insanlar var. Buraya gelme sebeplerinden biri de, Türkiye’nin her yeri güveniliridir. Ama eskiden Doğu, Güneydoğu’da bir sıkıntı vardı. Barış olmasaydı ben dahil kimse bu bölgeye gelip yatırım yapmazdı. Diyarbakır’da yatırım yapıyorum. Buraya geldik, iyi ki de geldik, herkesi buraya davet ediyorum" dedi. 10 milyar liralık yatırımları olduğunu kaydeden Çubuk, "Bunu durup dururken yapmadık. Barış süreciyle de yaptık. Eskiden turist sayısı azdı. Çok şükür Diyarbakır’ımızda, Sur’da turistlerden geçilmiyor. Eskiden insanlar Antalya, yurt dışına giderlerdi. Artık herkes Diyarbakır’a geliyor, Doğu, Güneydoğu’yu geziyor. Amerika-İsrail-İran savaşı hepimizi derinden etkiledi. Hem vicdani, hem de ekonomik olarak. İlk etapta çok tedirgin olduk. Dünyaya baktığımız zaman en güvenilir liman Türkiye oldu. Türkiye’de çok güvenilir bir şekilde yatırımlarımıza devam ediyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı’ndan bir ricaları olduğunu belirten Çubuk, "Dünya lideri olarak bu konuya el atarak güzel bir barış süreci de Orta Doğu’da olursa, işlerimiz daha da güzel olur. İş adamları olarak her iki yerde de yatırım yapmak istiyoruz. Şu an Türkiye’de yapıyoruz. Dünyaya açılmak istiyoruz, Orta Doğu’ya açılmak istiyoruz. İnsan, bir şey yaparken inanmalı. Kırsal bir bölgede on binlerce insana iş imkanı sağlayacağız. Burada fabrikalar, geri dönüşüm tesisleri kuruyoruz. Bir iş adamı olarak ne büyük hayalim burada, bu bölgede bu yatırımı yapmak. Bin 200 dükkan yapıyoruz" şeklinde konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:41 DBB’nin düzenleyeceği barış paneline CHP’li Özgür Özel, MHP’li Feti Yıldız da davet edildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) tarafından 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da davet edildi. Diyarbakır’da 12-16 Mayıs arasında Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu düzenlenecek. Çeşitli atölyelerin yapılacağı forumda "Terörsüz Türkiye" sürecinin yansımaları, durumu ve toplumdaki yeri de tartışılacak. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen uzun yıllar sonra ilk kez uluslararası forum olma özelliği kazanan Barış ve Özgürlük Formu’na, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız da davet edildi. 5 gün sürecek etkinliklerde farklı siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve derneklerin de yer alması bekleniyor. 40’tan fazla atölye düzenlenecek Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, bugün içinde bulundukları, geçtikleri barış, müzakere, demokratik toplum inşa, toplumsal barışı inşa sürecine Diyarbakır’dan da bir katkı olması gerekçesiyle böyle önemli bir uluslararası bir toplantıyı, forumu yapmayı uygun bulduklarını söyledi. Başkan Bucak, "Eylül ayından beri çalışmaları sürüyor. Sizin de bahsettiğiniz gibi uluslararası bir buluşma olacak. Uluslararası alanlarda akademi dünyasından, düşün dünyasından, felsefe dünyasından, aktivistler dünyasından, barış için çalışan enstitüler, araştırma merkezleri, ulusal, uluslararası, bölgesel, yerel tüm ölçekleri kapsayan geniş katılımlı bir buluşma olacak. 12-16 Mayıs tarihinde Diyarbakır’da gerçekleşecek ve 40’tan fazla atölyeler eşzamanlı her gün belki 7-8-9, sayısı epey fazla olan atölyelerin eş zamanlı farklı mekanlarda devam edeceği ve aynı zamanda panellerin olacağı, panellerde de toplumsal uzlaşı anayasa ve hukuki düzen yeni barış sürecinde ve Türkiye’nin kendi barışını, demokratikleşmesini konuşurken statü anlamında Kürtlerin ve diğer toplulukların ya da anadillerin statüsüne ne olacak bağlamında panellerimiz olacak. Yine Orta Doğu’da çatışma, çözüm, barışın mümkün olup olmadığı, nasıl mümkün olacağı çözüm önerilerine dair dil atölyelerimiz olacak, dil panelimiz olacak" dedi. "İnsanların bir araya gelerek konuşamadığı süreci, her 10 yılda bir başka bir çeşitlilikte gördük" Dolu dolu 5 gün geçireceklerini kaydeden Bucak, şöyle devam etti: "Buradaki en önemli meselemiz müzakere ve barış konusunun sadece akademik yahut siyasi çevrelerce değil toplumun tüm kesimlerince tabandan yayılmış, tabana yansıtılmış atölyeler ve tabandan gelecek tartışmaların ışığında bize bir yön vermesi, bize bir çıktısının olması ve bundan sonraki süreç için gerek Diyarbakır kenti olarak gerek gerekse de daha büyük ölçekte ülkemizin barışı için bu atölyenin çıktıları tabandan nasıl ele alınabilir gençler, kadınlar, engelliler, hak savunucuları, aktivistler cephesinden diyerek tartışacağımız dolu dolu bir 5 gün geçireceğiz. Neredeyse insanların yan yana gelerek birbiri ile konuşamadığı bir süreci ne yazık ki hep birlikte her 10 yılda bir başka bir çeşitlilikte gördük. Yani her 10 yılda bir diyorum. Çünkü Türkiye’nin siyasi tarihinde ve toplumsal yaşamında işte darbeler 80 darbesi sonrası 90’lar, 90’lardaki OHAL rejimi, sonrasında 2000’lerle birlikte farklı bir yöne evirilen ama yine de ne yazık ki barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülemeyen başta Kürt sorunu ve Türkiye’nin pek çok çözülemeyen sorununa dair toplum bunun neresinde, toplumun aktivistleri, kadınları, gençleri, çocukları, çocuklar bu çatışma ortamında barışın tesis edilemediği ortamda hangi gerekçelerle haklarından maruz bırakılıyor gibi pek çok sorunu, pek çok meseleyi aslında toplumun farklı kesimlerinin, farklı katmanlarının atölyeler eliyle tartışmasını istiyoruz." "Bir arada yaşamanın mümkün olduğu konuşulacak" Forumun gerçek bir ortak zemine dönüşmesi için toplumun katılımına ihtiyaç var olduğunu vurgulayan Başkan Bucak, şunları söyledi: "Yakınlarına, akrabalarına bu forumun bu atölyelerin nasıl bir şey olduğunu anlatsınlar. Özellikle üniversiteli gençler, liseli gençler kendi akran gruplarında bu forumun Toplumsal Barış ve Özgürlükler Forumu’nun Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde yapılacak olan bu katılımcı ortak forumun gerçek bir ortak zemine dönüşmesi için toplumun katılımına ihtiyaç var. Toplumsal Barış ve Özgürlükler Forumunun ve ilgili panellerinin atölyelerinin oluşması için kurulmuş olan belediye bünyemizdeki koordinasyonumuza artı belediyemizi aşan gönüllülük ağına çok teşekkür etmek istiyorum. Ben diliyorum ve inanıyorum ki çok dolu dolu bir beş gün geçireceğiz. Bu kentte panellerde barışın mümkün olduğu konuşulacak. Bir arada yaşamanın mümkün olduğu ve nasıl yapılacağı konuşulacak." "Barış için amasız herkesi buraya davet ettik" Barış için amasız herkesi foruma davet ettiklerini dile getiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun ise, "Daha önce uluslararası arenada bu tür anlamda çalışma yürüten kurum, kuruluş, sanatçı, akademisyenleri, şehrin bütün sivil toplum örgütlerini ve siyasi partilerini, siyasi partilerin bir büyük bir kısmı amasız hemen hemen yüzde 90’ına erişebildik ve katılım sağlayacaklarını da söylediler. Merkezi düzeyde de siyasi partileri davet ettik. Umarız gelecekler, bu süreci birlikte tartışırız. Merkezi düzeyde CHP’nin Genel Başkanını davet ettik. Yani açılış konuşması için davet ettik. Kuvvetle ihtimal son günlerde belli olur gelip gelmeyeceği. Yine aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nden Feti Yıldız’ı davet ettik. O da son günlerde gelip gelmeyeceğini bilgi verecek. Yine DEM Parti, Demokratik Bölgeler Partisi, Diyarbakır’ın bütün sivil kuruluşlarını merkezi düzeyde barış için çalışma yürütmüş tecrübesi olan merkezi düzeyleri olanları zaten forma atölye olarak katılıyor. Yani bir katkı sunarak geliyor. Biz kimsenin arasına bir ayrım sokmadık. Barış için diyalog kurabilen, emek vermek isteyen, ter dökmek isteyen, bir damla su taşımak isteyen ama siz herkesi buraya davet ettik. Çünkü barış süreci böyle tartışılır yani. Herkesle tartışılır. Yani bu aynı zamanda kendisiyle birlikte toplumun bütün kesimlerinin de merkezi düzeyde şu an bir müzakere yürütüyor ve müzakere yürüten her iki tarafın da elini güçlendirecek bir şeye dönüşecek" diye konuştu. "Forumun çıktıları meclise ve siyasi partilere gönderilecek" Forumun yeni bir kapı aralayabileceğine değinen Eşbaşkan Hatun, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Daha rahat konuşabilecek, daha rahat tartışabilecek, müzakere edilebilecek yeni bir söz söyleyecek ki umutluyuz biz bu konuda. Biz de bütün atölyelerimizin de panellerimizin de diğer sanatsal çalışmalarımızın hepsinin kaydını alacağız zaten. Bir sonuç bildirgemiz de olacak ama nihai sonda da bir kitapçık gibi, bir broşür gibi bu forumda neler tartışıldı, çözüm önerileri nelerdi, neler eleştirildi, neler önerildi, hepsini bir kitapçık haline getirip bütün kamuoyuyla da paylaşacağız bunu elbette. Ve bu siyasi partilerin merkezlerine de göndereceğiz, meclise de göndereceğiz. Ve bu konuda söz sahibi amasız herkes dezavantajlılar da gençler de kadınlar da sanat icra etmek isteyenler de mecbur kalıp buradan göç etmek zorunda kalabilecekleri riskleri de tartışabilecekleri, bir zemin oluşturabilir. Dönüp dolaşıp elbette ki de temel, nihai mesele, Kürtler ve Türkler arasındaki bu bin yıllık bir meselenin en son nihai son 100 yıldaki, son 50 yıldaki çatışmalı sürecin neye evirilmesi gerektiğini bir genç, dezavantajlı bir vatandaş ve bu diğer çalışma alanlarındaki insanlar kendini bu ülkenin, bu coğrafyanın, bu şehrin neresinde görecek ve neyi planlamış, neyin olmasını isteyecek? Bu barışın mutlak sona evirilmesinde o ruh hali, o psikolojik buhran hali neye evrilecek? Yani mevcut nedir, neye evrileceği tartışabileceğimiz çok detay kapsamlı bir mesele. Barış ortamında yaşamak her insanın doğduğu andan beri hakkıdır. Hatta geçmiş tarihinden beri hakkıdır. Bu tür barış sorunları atölyelerde bütün insanların birlikte eşit, adil, özgür yaşayacağı yarınları örgütlemek için yapılır. Ve biz de böyle bir çalışmayı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak başta kendi kentimize, kendi halkımıza ve bütün halklara bir ışık sunmasını umut ediyoruz."
"At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:33 "At Nalından Umuda" Projesi Diyarbakır’da hayata geçti Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle hayata geçirilen "At Nalından Umuda" projesinin sergi açılışı Diyarbakır’daki ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde gerçekleştirildi. Proje kapsamında 10 hipodromda kullanılmayan nallar, sıfır atık ilkeleri doğrultusunda değerlendirilerek Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü kadınlar tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu el emeği ürünlerin satışından elde edilecek gelir, kimsesiz çocuklara destek sağlamak amacıyla kullanılacak. Etkinlikte ayrıca, tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan özel bir orkestra da sahne aldı. "Nal Senfonisi" adını taşıyan bu anlamlı dinleti, katılımcılardan büyük beğeni topladı. TJK Genel Sekreteri Gülnur Gülerce, Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen "At Nalından Umuda" Projesinin sergi açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Gülerce, "10 hipodromumuzda kullanılmayan nallar, sıfır atık projesine uygun şekilde hanımlarımız tarafından hediyelik eşyalara dönüştürüldü. Bu satışlardan elde edilecek gelir ise kimsesiz çocuklara destek olmak için kullanılacak. Projenin bir parçası olarak ayrıca tamamen kullanılmış nallardan oluşturulan bir orkestra da kuruldu. Bu özel orkestra bugün bizlere keyifli bir "Nal Senfonisi" dinletisi sundu. Diyarbakır’da böyle anlamlı ve güzel bir günü yaşamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. TJK Elazığ Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik ise Türkiye Jokey Kulübü ve Çınar Kaymakamlığı olarak "At Nalından Umuda" isimli bir projeye imza attıklarını söyledi. Demirçelik, "Bu kapsamda, Çınar Halk Eğitim Müdürlüğü’ndeki gönüllü hanımefendiler tarafından el emeğiyle hazırlanan süs eşyaları, kimsesiz çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunuldu. Proje içerisinde bir başka çalışma daha ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı Sıfır Atık Projesine destek amacıyla, "Nal Senfoni Etkinliği" düzenlendi. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu etkinlikte, tamamı geri dönüşüm malzemelerinden yapılan müzik aletleri kullanıldı. Bu projeyle sanatseverleri ve çevrecileri bir araya getirdik. Bir yandan sanatın güzelliğini yansıtırken, diğer yandan çevre bilinci oluşturmayı hedefliyoruz. "Senfoni" ismini özellikle seçtik; çünkü senfoni birçok farklı nota ve müzik aletinin bir araya gelmesiyle oluşur. Biz de burada geri dönüşümü ve müziği birleştirerek anlamlı bir bütün ortaya çıkardık" ifadelerini kullandı. Nal’a Senfoni etkinliği ile tüm dünyaya geri dönüşüm konusunda örnek olmak istediklerini dile getiren Demirçelik, "Türkiye Jokey Kulübü olarak böyle bir projeye imza atmaktan gurur duyuyoruz ve umarız bu çalışma çevre bilincinin güçlenmesine katkı sağlar."
Diyarbakır’da ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’ başladı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 14:21 Diyarbakır’da ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’ başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin 7 bölgesinde, 20 şehirde gerçekleştirilen ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en etkileyici duraklarından biri olan Diyarbakır, 9 gün boyunca kültür, sanat ve tarih dolu etkinliklerle kültür ve sanatın merkezi olacak. Mezopotamya’nın kalbinde yer alan Diyarbakır, bu yıl 4’üncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yaparak köklü mirasını çağdaş sanatla buluşturuyor. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen törenle başladı. Törene Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı törende yaptığı konuşmada, ’’Fırat ve Dicle’nin kadim kolları arasında yer alan Diyarbakır, binlerce yıllık tarihi, kültürel mirası, zengin mutfağı, misafirperver insanıyla Anadolu ve Mezopotamya’nın en seçkin ve eşsiz kültür merkezlerinden bir tanesi. Asurlardan Osmanlı’ya kadar 33 medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir ilimizdir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde surlarıyla, evsel bahçeleriyle kültür ve sanatın yaşayan bir sembolü. Bugüne kadar Diyarbakır’da kültürel mirasın korunması ve yaşatılması amacıyla da birçok restorasyon, proje ve kütüphanelere bakanlık olarak imza attık. Kentin tarihsel zenginliğini gün yüzüne çıkarmak amacıyla Zerzavan Kalesi, İçkale, Artuklu Sarayı, Çayönü, Eğil Kalesi gibi birçok alanlarda çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Birçok kütüphanemizi de hizmet Açmış olmanın da mutluluğunu da paylaşmak istiyorum sizinle. Bu kapsamlı çalışmalar Diyarbakır’ı kültür, sanat ve bilginin buluştuğu bir merkez haline getirmekte şehrin turizm potansiyelini güçlendirerek ekonomik ve kültürel kalkınmaya büyük katkı sağlamaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak başta gençlerimiz olmak üzere toplumun her kesiminin sanata erişimini desteklemek kültür sanat altyapısını güçlendirmek Mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bir çaba sarf ediyoruz" ifadelerini kullandı. Yazgı, Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin bugün kültür ve sanatı şehirle, insanla, geçmişle ve gelecekle buluşturan büyük bir kültür ve sanat hareketine dönüştüğünü söyleyerek şunları kaydetti: ’’5 yıl önce tek bir şehirde başlayan bu yolculuk bugün 7 bölgeye yayılan, 20 şehri kapsayan ve milyonlarca insanı bir araya getiren dünyanın en büyük kültür festivali haline gelmiştir. Bunun gururunu da hep birlikte yaşıyoruz. Diyarbakır’da 4. kez düzenlenen festival kapsamında 9 gün boyunca 51 noktada 344 etkinlik konserler, sergiler, tiyatrolar, gastronomi buluşmaları, film gösterileri, çocuk atölyeleri ile şehir adeta Kültür ve sanatın merkezi haline gelecek. Festival şehrin dört bir yanına yayılarak toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirirken iç turizmi canlandırmakta tarihi ve kültürel değerleri ön plana çıkararak Diyarbakır’ın markalaşmasına katkı sağlamasını amaçlamaktayız. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festival programında Filistin mücadelesine saygı duruşu niteliğinde etkinlikler yer aldı olacak." Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise kültürel ve sanatsal etkinliklerin iyileştirici, birleştirici ve umutları artıran özelliklerinden en çok bu şehrin çocuklarının ve gençlerinin yararlanacağına inandığını aktardı. Vali Zorluoğlu, "Trabzon’da da hep söylerdim, burada da söylemek istiyorum. Sıkıcı şehirler gelişemez. Özellikle turizm anlamında iddiası olan şehirlerin mutlaka daha cazip, daha çekici ve daha çok sanatsal, kültürel, sportif etkinliklerle buluşan şehirler olması gerekiyor. Bu manada Diyarbakır da gerçekten ciddi bir turizm potansiyeli taşıyan bir şehir. Uzun yıllar terörle ilgili sorunlar nedeniyle bu potansiyeli çok açığa çıkaramamış bir şehir. Ama bugün Çok şükür devletimizin, halkımızın da desteğiyle ortaya koyduğu büyük mücadele neticesinde artık Diyarbakır çok şükür olaylarla, sansasyonel hadiselerle anılmıyor. Yatırımlarla, kültür sanat etkinlikleriyle, spordaki başarılarıyla, sanattaki başarılarıyla anılan bir şehir haline gelmeye başladı. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. İşte Diyarbakır’ımız turizm anlamında da gerçekten önemli bir potansiyeli var ve yeni yeni bu potansiyel aşağı çıkıyor. Diyarbakır’ı daha cazip bir şehir haline getirmemiz gerekiyor. Diyarbakır’ın hem kendi sakinlerine hem de ziyaretçilerine çok daha keyifli vakit geçirebilecek imkanlara bir zemine kavuşturulması gerekiyor. İşte bu tür festivaller tam da buna hizmet ediyor ve bu festivaller boyunca sergiler, söyleşiler, tiyatro oyunları, yarışmalar, gösteriler, seyrettikleri konserler, çocuklara özel bir takım etkinlikler ve elbette ki Diyarbakır’ın o muhteşem gastronomisini çok daha görünür hale inşallah hep birlikte getirmiş olacağız" dedi. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’ın turizmde Türkiye’nin çok önemli destinasyonlarından biri halinde geleceğine de şahitlik edeceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Sorduk arkadaşlara geçen yıla göre bu yıl Diyarbakır’ın ziyaretçi sayısında, turist sayısında hatırı sayılır bir Artış var. İşte 1 milyon 200 binleri geçtik bugün itibarıyla. İnşallah bu önümüzdeki birkaç ay zaten Diyarbakır’ın turizmde pik sezonu 1 milyon 500 bin gibi turisti bir yıl boyunca Diyarbakır ağırlamış olacak. Önümüzdeki yıllar bu sayıların artacağını, katlanarak artacağını ben düşünüyorum. Ve bu manada tüm vatandaşlarımızı bu keyifli programı kültür yolu festivali Doyasıya yaşamak üzere etkinlik alanlarımıza ben buradan davet ediyorum. 9 gün boyunca Diyarbakır tam bir festival havasında eğlenceli, çok keyifli. Sadece konserlerden ibaret değil. Birçok sanatsal kültürel etkinliği barındıran gerçekten çok iyi dizayn edilmiş bir festivali hep beraber yaşayacağız." Açılış töreninin ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, beraberindeki heyetle birlikte Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etti. Müze gezisi sırasında heyete kentin binlerce yıllık tarihini yansıtan eserler ve arkeolojik buluntular hakkında bilgi verildi.
Diyarbakır Kitap Fuarı’nın lansmanı yapıldı
10 Ekim 2025 Cuma - 19:03 Diyarbakır Kitap Fuarı’nın lansmanı yapıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) tarafından 18-26 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan 9. Diyarbakır Kitap Fuarı’nın lansmanı yapıldı. DTSO’da yapılan lansmana DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Fuar Genel Müdürü İlhan Ersözlü, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk ve kurum temsilcileri katıldı. Lansmanın açılış konuşmasını yapan DTSO Başkanı Kaya, "Diyarbakır’da Kitap Fuarı sadece bir fuar olarak değil bir kültür şenliği şeklinde geçiyor. Yayıncılık anlamında yaşanan krize rağmen 205 yayınevi fuara katılacak. DİTAV tarafından düzenlenecek Gabriel’e Vefa sergisi ile Diyarbakır surlarının dinamitle yıkılmasına karşı çıkan Fransız arkeolog Albert Louis Gabriel’in 93 yıl önce çektiği fotoğraflar ve çizimlerde fuarda yer alacak’’ şeklinde konuştu. Ersözlü ise, "Geçen yıl 215 yayınevi, sivil toplum kuruluşu, kamu kurumu ve meslek örgütü fuarımıza katılmıştı. Bu yıl ise 205 yayınevi, meslek örgütü, sivil toplum kuruluşu ve kamu kurumu olmak üzere toplam 205 stantla fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Değerli yazarlarımız da fuar süresince okurlarıyla, sevenleriyle ve takipçileriyle buluşacak" diye konuştu. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kocatürk de, "Fuarın yeniden yapılması için açıkça söylemek isterim ki özel bir çaba harcadım. Çünkü bu toprakların, bu kadim coğrafyanın, birlikte yaşam kültürümüzün, büyük bir medeniyet birikimiyle yeniden kucaklaşmasının önemine yürekten inanıyorum. Bu fuarda sadece kitaplar yok; aynı zamanda uzun vadede burayı bir kültür şenliğine dönüştürmenin ilk adımlarını da atıyoruz. Burası, kültürler arası buluşmaların, fikir alışverişlerinin, telif ve edebiyat paylaşımlarının yapılabileceği bir merkez haline gelebilir belki de bugün bu sürecin başlangıcını hep birlikte gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu.
Ticaret Borsasından özel bankanın bölge müdürlüğünün kapatılması kararının geri alınması talebi
10 Ekim 2025 Cuma - 18:45 Ticaret Borsasından özel bankanın bölge müdürlüğünün kapatılması kararının geri alınması talebi Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanlığı, Denizbank’ın Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğünün kapatılması kararının geri alınmasını istedi. Diyarbakır Ticaret Borsasından yapılan açıklamada, "2009 yılında Diyarbakır’da kurulan Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğü, özelde kentimizin ve genelde de bölgemizin tarımına değerli hizmetler vermiş ve bölge tarımının gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu hizmetlere karşılık olarak çiftçilerimiz Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğü şahsında Denizbank’a oldukça önemli teveccüh göstermiş ve bunun sonucu olarak Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki tarım bankacılığı alanında kurulduğu, 2009 yılından itibaren daima bölge birincisi konumunda kalmıştır. Diyarbakır’da bulunan Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğünün kapatılması Diyarbakır Ticaret Borsası yönetimi olarak bizleri ve binlerce çiftçi üyemizi ciddi anlamda üzmüştür. Bu kararın kentimizin ticari yaşamına vereceği zarar ve çiftçimizin kolay ve kaliteli bankacılık hizmeti alma konusunda yaşayacağı zarar nedeniyle Denizbank Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğünün kapatılması kararının geri alınarak Diyarbakır’a ve bölgemize kaldığı yerden hizmet vermeye devam etmesini Diyarbakır Ticaret Borsası Yönetimi ve binlerce çiftçimiz adına talep ediyoruz" denildi.