Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Diyarbakır’da sağanak nedeni ile onlarca koyun telef oldu
15 Mart 2026 Pazar - 13:46:15
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan sağanak nedeni ile bazı noktalarda taşkınlar yaşanırken, suya kapılan 45 küçükbaş hayvanın da telef olduğu öğrenildi. Çınar ilçesinde etkili olan sağanak yağış, bazı kırsal bölgelerde taşkınlara yol açtı. Aniden bastıran yağmurun ardından dere ve su kanallarının taşması sonucu birçok küçükbaş hayvanın bulunduğu alanlar sular altında kaldı. Yaşanan taşkın nedeniyle 45 koyun telef olurken, bölgedeki yetiştiriciler büyük zarar gördü. Olayın ardından bölgeye gelen ekipler, zarar tespit çalışmalarına başlarken, hayvan sahipleri de telef olan hayvanlarını sudan çıkarmak için yoğun çaba harcadı. Yetkililer, sağanak yağışların bazı kırsal mahallelerde su baskınlarına neden olduğunu belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
15 Mart 2026 Pazar - 12:06
Arslanoğlu’nun ‘Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ kitabı çıktı
Mart 2024’te çıkan ’Hayırlı Havadis’ isimli kitabı yurt içinde ve yurt dışında on binlerce okuyucuya ulaşan yazar Abdülkadir Aslanoğlu’nun, ’Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ isimli son kitabı Ramazan ayında raflardaki yerini aldı. Aslanoğlu’nun, Münteha Yayınlarından çıkan son kitabı, Hazreti Peygamberin, O’nun güzide ashabının ve İslam büyüklerinin hayatları, öğütleri ve hatıralarından oluşan yüz elliyi aşkın pasajdan oluşuyor. Aslanoğlu, ’’Bize göre, bugün İslam dünyasında yaşanan sıkıntıların en büyük nedeni, Müslüman bireyin, kendisine geçmişten intikal eden medeniyet bilinci ve çizgisinden sapmış olmasıdır. Müslüman bireyin medeniyet bilincine sahip olması, bir defa, en başta Kur’an-ı Kerim’e, Hz. Peygamberin sahih hadislerine ve daha sonra da, hayatlarını İslam’a adamış büyük insanların yani İslam bilginlerinin hayatları, hatıraları ve öğütlerine sımsıkı sarılmasını gerekli ve kaçınılmaz kılar. Bu hayat menbaı pınardan hakkıyla beslenen birey, sahip olması gereken şuura ulaşmış ve Allah’ın istediği kul olma şerefine erişmiş olur. Biz, bu mütevazı çalışmamızda, genelde çağın zorlukları altında ezilen Müslümanına ama özelde genç Müslümana yol gösterecek, onu hakikate götürecek yüz elliyi aşkın pasaja yer verdik. Unutulmamalıdır ki çoğu zaman, bunalım ve buhranlar içinde bocalayan bir insan, hakikati anlatan ibretlik bir kıssa veya hikayeyle irkilir, kendine gelir, içinde doğan güneşin sıcaklığı ve ışıltısıyla içine düştüğü o buhrandan selametle çıkar, huzura erişir. İşte Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın isimli bu çalışmamız, tamda bu amaçla vücut bulmuş bir eser olarak yazıldı. Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim’’ dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 11:52
Silvan Anadolu Lisesinden yetim ve köy çocuklarına bayram harçlığı
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde lise öğrencilerinin başlattığı ’’Yetim-Köy Çocuklarına Bayram Harçlığı Projesi" kapsamında 255 çocuğa bayram harçlığı ulaştırıldı. Silvan Anadolu Lisesi tarafından yürütülen "Yetim-Köy Çocuklarına Bayram Harçlığı Projesi" kapsamında 255 çocuğa ulaşılarak bayram öncesinde nakdi yardımda bulunuldu. Proje kapsamında okulda her sınıfa "Ramazan Kumbarası" bırakıldı. Öğrencilerin kumbaralarda biriktirdiği bağışlar ve öğretmenlerin katkılarıyla toplanan yardımlar ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırıldı. Proje, köylerde yaşayan ve yetim olan çocuklara bayram sevincini yaşatmayı amaçladı. Bu kapsamda Alibey ve Sarıbuğday Mahallesi ile birlikte merkezdeki okullarda öğrenim gören yetim çocuklara bayram harçlığı verildi. Yardım programı yalnızca maddi destekle sınırlı kalmadı, çocuklar için çeşitli sosyal etkinlikler de düzenlendi. Etkinlik kapsamında çocuklara palyaço gösterisi sunuldu, oyun gösterileri yapıldı ve çeşitli oyunlar oynanarak bayram öncesinde çocuklara unutulmaz bir gün yaşatıldı. Silvan Anadolu Lisesi yönetimi ve öğretmenleri, projenin öğrencilerde yardımlaşma ve paylaşma bilincini güçlendirdiğini belirterek, "İhlasla yapılan her iş güzelleşir. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 11:02
Başkan Gündüz: ’’Türkiye’nin güçlenmesi bölgemizin barışı, istikrarı ve adaleti için büyük bir umuttur’’
Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın son dönemde yaptığı değerlendirmelerin, içinde bulundukları coğrafyanın gerçeklerini ve Türkiye’nin tarihi sorumluluğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Gündüz, son dönemlerde bölgede yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bugün bölgede özellikle Orta Doğu ve Körfez bölgesi başta olmak üzere ciddi bir askeri hareketlilik ve gerilimin yaşandığını belirten Başkan Gündüz, ’’Yakın tarih incelendiğinde yıllar önce Irak’a yönelik müdahalelerin ‘nükleer silah’ iddialarıyla meşrulaştırılmaya çalışıldığı ancak daha sonra bu iddiaların hiçbir somut karşılığının olmadığı açıkça görülmüştür. Bugün benzer gerekçelerle İran’a yönelik tehdit ve saldırı söylemlerinin gündeme gelmesi, uluslararası sistemdeki çifte standardı ve hukukun nasıl göz ardı edilebildiğini bir kez daha göstermektedir. Bülent Turan’ın konuşmasında vurguladığı gibi ‘Ben kızdım bombalarım’ anlayışı ne uluslararası hukukun ne de insanlık vicdanının kabul edebileceği bir yaklaşımdır. Bu tür müdahaleci ve güç merkezli politikalar yalnızca bölgesel istikrarsızlığı derinleştirmekte, masum sivillerin hayatını tehdit etmekte ve dünya barışını daha da kırılgan hâle getirmektedir. Ancak Turan’ın konuşmasındaki en önemli ve dikkat çekici nokta, yalnızca dış gelişmelere tepki göstermekle yetinmeyip İslam dünyasının kendi iç muhasebesini yapması gerektiği yönündeki çağrısıdır. Bugün nüfusu, doğal kaynakları, coğrafi büyüklüğü ve ekonomik potansiyeli son derece yüksek olan İslam dünyasının, ortak hareket etme konusunda yeterli birlik ve dayanışmayı sağlayamaması önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle Filistin ve Gazze’de yaşanan trajediler, sadece son birkaç yılın değil, 1948’den bu yana devam eden ve on yıllardır çözülemeyen büyük bir tarihi sorunun sonucudur. Buna rağmen bu kadar büyük bir coğrafyanın ve güçlü potansiyelin bu sorunu kalıcı şekilde çözememiş olması, Bülent Turan’ın ifade ettiği gibi ciddi bir muhasebe yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu noktada sanayi, teknoloji, ekonomik istikrar ve siyasi dayanışma alanlarında güçlü bir iş birliği kurulması hayati önem taşımaktadır. Çünkü güçlü olmayan toplumlar, kendileri üzerinde söz sahibi olamazlar. Güç, yalnızca askeri kapasiteyle değil, aynı zamanda ekonomik üretim, bilimsel gelişme, teknoloji, eğitim ve kurumsal dayanışmayla ortaya çıkar. Bülent Turan’ın Türkiye’ye dair yaptığı değerlendirme de son derece anlamlıdır. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Tarihi, medeniyet birikimi, coğrafi konumu ve insan kaynağıyla son derece özel bir ülkedir. Türkiye ayağa kalktığında yalnızca kendisi değil, aynı zamanda bulunduğu geniş coğrafya da güç kazanacaktır. Bugün Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel, sadece ekonomik büyüme hedefleriyle değil, aynı zamanda tarihi ve medeniyet sorumluluğuyla değerlendirilmelidir. Çünkü bu toprakların taşıdığı tarih ve medeniyet mirası, Türkiye’ye yalnızca bir ülke olmanın ötesinde bölgesel bir sorumluluk da yüklemektedir. Bu nedenle Türkiye’nin sivil toplumuyla, siyasetiyle, akademisiyle, sendikalarıyla ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte daha güçlü bir gelecek inşa etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin güçlenmesi yalnızca bir ekonomik başarı değil, aynı zamanda bölgemizin barışı, istikrarı ve adaleti için de büyük bir umut anlamına gelmektedir. Bu vesileyle İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın ortaya koyduğu bu gerçekçi, samimi ve sorumluluk bilinci taşıyan değerlendirmeleri son derece kıymetli bulduğumuzu ifade ediyor, Türkiye’nin birlik, dayanışma ve ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü yarınlara yürüyüşünde bu tür çağrıların büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Türkiye’nin tarihi birikimi, güçlü iradesi ve milletimizin azmiyle daha büyük hedeflere ulaşacağına olan inancımız tamdır’’ dedi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 16:29
Diyarbakır’da Rahmet-İ Rahman Camii dualarla açıldı
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilen Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, düzenlenen törenle ibadete açıldı. Merhum Hacı Şeyhmus Bektaş’ın aziz hatırasına ithafen, hayırsever Bektaş ve Özbek ailelerinin katkılarıyla yapımı tamamlanan caminin açılış programına; Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Sait Yaz, Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan, İl Müftüsü Celal Büyük, Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Dr. Bahadır Opus ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Vali Murat Zorluoğlu, camilerin sadece bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda İslam medeniyetinin ve toplumsal birlikteliğin temsili olduğunu dile getirdi. Camilerin tarih boyunca üstlendikleri manevi, kültürel ve toplumsal rolü vurgulayan Zorluoğlu, "Bu mübarek günde, bu güzel vesileyle bizleri bir araya getiren yüce Mevlamıza hamdu senalar olsun. Camiler yeryüzünde Kabe’nin birer şubesidir. Bu yönleriyle İslam toplumlarının kimliğini, İslam medeniyetlerinin de sembolünü teşkil ederler. 1400 yıldır yeryüzünde camilerimiz; sevginin, adaletin, merhametin, ilmin, birlik ve beraberliğin merkezi olmuşlardır. Ve inşallah kıyamete kadar da bu misyonlarını sürdüreceklerdir" ifadelerini kullandı. Vali Zorluoğlu, caminin inşasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Bu muazzam mabet elbette bugün burada ete kemiğe büründü; ancak arkasında çok büyük bir gayret, sabır ve fedakarlık var. Özellikle Bektaş ve Özbek aileleri başta olmak üzere, katkı sunan tüm hayırseverlerimize, işçilerimize, mimarlarımıza ve bu hizmetin tüm sahiplerine hem şahsım hem de devletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu caminin Diyarbakır’ımıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor; Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfiretinin hepimizin üzerine olmasını diliyorum" diye konuştu. Hayırseverler adına konuşan Tuncay Bektaş ise caminin yalnızca fiziksel bir yapı değil, bir anlam ve idealin vücut bulmuş hali olduğunu vurguladı. Bektaş,"Rahmetli babamızın hatırasını yaşatan bu cami, gençlerimiz için bir ilim ve irfan yuvası olacaktır" dedi. Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, yaklaşık 2000 kişi kapasiteli ibadet alanıyla birlikte; 60 öğrenci kapasiteli yatılı Kur’an Kursu, 10 derslik, 10 yatakhane, hanımefendilere özel ferah ibadet bölümü, 150 kişilik aşevi, 1200 metrekarelik çatı terası, sohbet kamelyaları, engelli dostu asansör ve WC’ler ile cami giderlerine katkı sağlamak amacıyla planlanmış ticari alanlarla hem ibadet hem hizmet hem de eğitim merkezi olarak inşa edildi. Mimarisinde doğal ahşap işlemelerin yer aldığı, kubbesinde Mülk ve İhlas surelerinden ayetlerin işlendiği Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, sadece bir yapı değil; dua, ilim ve dayanışmanın vücut bulmuş hâli olarak Diyarbakır’a kazandırıldı. Program, İl Müftüsü Celal Büyük’ün duası ve kurdele kesimi ile sona erdi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 15:09
Diyarbakır’da 6 doktor için maddi, adli ve idari yaptırım talebi
Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmada, Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ndeki 6 doktor hakkında maddi, adli ve idari yaptırım talep edildi. Sağlık Bakanlığı, Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde bazı ortopedi doktorlarının sağlam kemiklere platin taktığı ve basit kırıkların ameliyat ile tedavi edildiği iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı. Bakanlık müfettişlerince soruşturma geçiren 6 ortopedi doktoru hakkında mali, adli ve idari yaptırımlar talep edildi. Devleti zarara uğrattıkları için 6 doktora toplamda 168 bin TL para cezası kesilmesi talep edildi. İdari olarak 2 doktora memuriyetten ihraç, 3 doktora sürgün (zorunlu şehir değişikliği), 1 doktora aylıktan kesme cezası verilmesi, adli olarak ise savcılığa soruşturma izni verilmesi ve mahkemede yargılanmaları talep edildi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 13:30
Diyarbakır’da petrol kuyusunda yangın: 3’ü ağır 8 yaralı
Diyarbakır’da petrol sondaj kuyusu sahasında çıkan yangında 8 kişi yaralandı.Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır-Batman kara yolunda, Turkish Petroleum International Anonim Şirketince (TPIC) faaliyet yürütülen Üçtepe-1 petrol sondaj kuyusu sahasında gece henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangında yaralan 8 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edildi.Öte yandan sahadaki görevlilerin petrol vanasını kapatarak yangının büyümesini önlediği öğrenildi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 13:02
Diyarbakır’da 5 aylık hamile Helin’i öldüren şahıs yakalandı
Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 19 yaşındaki 5 aylık hamile kadını silahla vurarak öldüren şahıs yakalandı. Edinilen bilgilere göre, 5 aylık hamile Helin Eren (19), Sur ilçesinde dün akşam dini nikahlı eşi S.Ş’nin (20) silahlı saldırısına uğradı. Silah sesini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olayın ardından zanlı kaçarken, saldırıda ağır yaralanan genç kadın ambulansla kaldırıldığı Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
25 Temmuz 2025 Cuma - 12:52
Hastalara limonata ikramı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentteki hastanelerin bahçesinde kurulan İkram Çeşmeleri ile hastalara, yakınlarına ve sağlık çalışanlarına limonata ikram ediyor. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, kentin 3 farklı noktasına kurduğu ve ücretsiz çorba dağıttığı İkram Çeşmesinde yaz ayları nedeniyle limonata ikramı başlattı. DÜ Hastanesi Poliklinikleri, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Poliklinikleri önünde kurulan İkram Çeşmesi ile 2 ay boyunca hastalara, hasta yakınlarına ve sağlık çalışanlarına limonata ikram edilecek. Yoğun ilgi gören İkram Çeşmelerinden yaz boyunca 11.00 ile 13.00 saatleri arasında limonata ikramı yapılacağı belirtildi. 12 bin litre limonata ikram edilecek Günlük ortalama 200 litre limonata olmak üzere dönem boyunca toplamda yaklaşık 12 bin litre limonata ikram edilmesi hedeflendiği bildirildi. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, yaz aylarının bitmesi ile İkram Çeşmelerinden vatandaşlara ve sağlık çalışanlarına yeniden çorba dağıtımı yapacak.
25 Temmuz 2025 Cuma - 11:33
Rehber öğretmenden YKS tercih sürecinde önemli uyarı
Diyarbakır Final Okulları Rehberlik Servisi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminde öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu. Rehber öğretmen Oktay Arslan, tercih sürecinin öğrencilerin geleceğini belirleyecek en kritik aşamalardan biri olduğunu vurgulayarak, dikkatli ve bilinçli tercih yapılması gerektiğinin altını çizdi. Final Okulları, tercih sürecinde öğrencilere destek olmak amacıyla kapsamlı bir rehberlik hizmeti sunuyor. Bu hizmet, yalnızca Final Okulları öğrencilerine değil, tüm öğrencilere ücretsiz olarak sağlanıyor. Kayıtlı olsun ya da olmasın, isteyen her öğrenci Diyarbakır Final Okulları’na gelerek tercih danışmanlığı hizmetinden yararlanabiliyor. Tercih yaparken başarı sıralaması, kontenjanlar, geçmiş yıl verileri ve adayın ilgi alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Arslan, 19 Temmuz’da açıklanan YSK tercih sürecinin 30 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını söyledi. Tercih sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çeken Arslan, "Bu süreçte öncelikle 24 tane tercih hakkımızın olduğunu bilmeniz gerekiyor. Burada en az 1, en fazla 24 tane tercih hakkımız var. Bölüm, şehir ve üniversite odaklı yapılacak bu tercih sürecinde en önemli olayın bölüm olduğunu unutmayalım. Bölümün niteliğiyle beraber şehir ve üniversiteyi birleştirirsek en doğru tercih yapmış olacağız. Bunun için de özellikle velilerimizin dikkat etmesi gereken noktalar şunlar. Barajlarımız var, bu baraj dilimi içerisine giremediği zaman tercihte bulunamıyoruz" dedi. "Tıp’ta 50 bin barajımız var, diş hekimliğinde 80 bin barajımız var, eczacılıkta 100 bin barajımız var, mimarlıkta 250 bin barajımız var, öğretmenlik ve mühendislikte 300 bin barajımız var. Yine geçen yıl 125 bin olan bu yıl 100 bine düşürülen hukuk barajımız var" diyen Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimiz sayısal ve eşit ağırlık türlerinde ilgili barajları yakalamadığı sürece herhangi bir tercih hakkında bulunamıyorlar. Tercih aralığında bulunurken sıralamamızın yüzde 50 altını, yüzde 100 üstüne alınır. Diyelim ki 50 bin sıralama yaptık, burada bizler 30-35 binlerden başlayıp 80 bin bandına kadar gidip orada da bir tercih listesi oluşturabiliriz." Arslan, uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek alınması gerektiğini ve Final Okulları ile Kurs merkezlerinden ücretsiz bir şekilde destek alınabileceğini kaydederek, "Diyarbakır Final Okulları olarak aynı zamanda üç kurs merkezimiz var. Uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek almanız gerekiyor. Bizler de tüm Diyarbakır’daki öğrencilerimize tüm velilerimize kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz. Sizler de gelip uzman hocalarımızdan tercih desteği alabilirsiniz" ifadelerini kullandı. YKS’de 35 bin baraj yapan Esra Tutuş, tercihler için uzman rehber öğretmenden destek aldığını ifade ederek, "Diş hekimliğini istiyorum. Ailemle görüşüp karar vereceğiz" dedi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 11:14
Rehber hocadan YKS tercih sürecinde önemli uyarı
Diyarbakır Final Okulları Rehberlik Servisi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminde öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu. Rehber öğretmen Oktay Arslan, tercih sürecinin öğrencilerin geleceğini belirleyecek en kritik aşamalardan biri olduğunu vurgulayarak, dikkatli ve bilinçli tercih yapılması gerektiğinin altını çizdi. Final Okulları, tercih sürecinde öğrencilere destek olmak amacıyla kapsamlı bir rehberlik hizmeti sunuyor. Bu hizmet, yalnızca Final Okulları öğrencilerine değil, tüm öğrencilere ücretsiz olarak sağlanıyor. Kayıtlı olsun ya da olmasın, isteyen her öğrenci Diyarbakır Final Okulları’na gelerek tercih danışmanlığı hizmetinden yararlanabiliyor. Tercih yaparken başarı sıralaması, kontenjanlar, geçmiş yıl verileri ve adayın ilgi alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Arslan, 19 Temmuz’da açıklanan YSK tercih süreci 30 Temmuz ile 11 Ağustos arasında tercihler alınacağını söyled. Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çeken Arslan, "Bu süreçte öncelikle 24 tane tercih hakkımızın olduğunu bilmeniz gerekiyor. Burada en az 1, en fazla 24 tane tercih hakkımız var. Bölüm, şehir ve üniversite odaklı yapılacak bu tercih sürecinde en önemli olayın burada bölüm olduğunu unutmayalım. Bölümün niteliğiyle beraber şehir ve üniversiteyi birleştirirsek en doğru tercih yapmış olacağız. Bunun için de özellikle velilerimizin dikkat etmesi gereken noktalar şunlar. Barajlarımız var, bu baraj dilimi içerisine giremediği zaman tercihte bulunamıyoruz" dedi. "Tıp’ta 50 bin barajımız var, diş hekimliğinde 80 bin barajımız var, eczacılık da 100 bin barajımız var, mimarlıkta 250 bin barajımız var, öğretmenlik ve mühendislikte 300 bin barajımız var yine bu yıl değişen geçen yıl 125 bin olan bu yıl 100 bine düşürülen hukuk barajımız var" diyen Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimiz sayısal ve eşit ağırlık türlerinde ilgili barajları yakalamadığı sürece herhangi bir tercih hakkında bulunamıyorlar. Tercih aralığında bulunurken sıralamamızın yüzde 50 altını, yüzde 100 üstüne alınır. Örneğin diyelim ki 50 bin sıralama yaptık, burada bizler 30-35 binlerden başlayıp 80 bin bandına kadar gidip oranın da bir tercih listesi oluşturabiliriz." Arslan, uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek alınması gerektiğini ve Final Okulları ile Kurs merkezlerinden ücretsiz bir şekilde destek alınabileceğini kaydederek, "Diyarbakır Final Okulları olaraktan aynı zamanda üç tane kurs merkezimiz var uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek almanız gerekiyor. Bizler de tüm Diyarbakır’daki öğrencilerimize tüm velilerimize kapılarımızı en sonuna kadar açıyoruz sizler de gelip uzman hocalarımız tarafından tercih desteği alabilirsiniz" ifadelerini kullandı. YKS’de 35 bin sıralama yapan Esra Tutuş, tercihler için uzman rehber öğretmenden destek aldığını ifade etti. Tutuş, "Diş hekimliğini istiyorum. Ailemle görüşüp karar vereceğiz" dedi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 10:36
Diyarbakır’da inşaat işçilerinin 49 derece kavurucu sıcaklar altında mücadelesi
Diyarbakır’da etkisini artıran aşırı sıcak hava, inşaat işçilerini zor durumda bırakıyor. Termometrelerin 49 dereceyi gösterdiği kentte, iş güvenliği ve sağlık risklerine rağmen açık alanda çalışan işçiler, mesailerine devam etmek zorunda kalıyor. Kentin dört bir yanında süren inşaat faaliyetlerinde görevli işçiler, yüksek sıcaklık ve güneşin yakıcı etkisi altında uzun saatler boyunca çalışıyor. Şantiyelerdeki beton yüzeyler ve metal malzemeler, güneş ışığıyla birlikte tehlikeli derecede ısınırken, işçilerin gölgelenebileceği alanlar oldukça sınırlı. İnşaatta saatlerce açık alanda güneşin altında çalışan işçiler havanın aşırı sıcak olduğunu, çalışmakta güçlük çektiklerini aktardı. Duvar ustası Fevzi Porsuk, 60 yaşında olduğunu, havaların sıcak olduğunu ifade etti. Porsuk, "Alışkınız ve mecburuz çalışmaya" dedi. Demir ustası Nurullah Bıkmış ise, 47-48 derece sıcaklık altında zorluklarla çalıştıklarını aktardı. Bıkmış, "Zorlanıyoruz ama bir süre sonra alışıyoruz. İşimizde zor demir bağlıyoruz. Sizden ricamız bu sıcak havalarda bizi çalıştırmasınlar ya da saatlerimiz az olsun bunu istiyoruz sadece" ifadelerini kullandı.
25 Temmuz 2025 Cuma - 10:18
Diyarbakır’da 19 yaşındaki kadın silahlı saldırıda hayatını kaybetti
Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 19 yaşındaki kadın, birlikte yaşadığı şahsın silahlı saldırısında hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, H.E. (19), Sur’daki evlerinde birlikte yaşadığı, S.Ş’nin (20) silahlı saldırısına uğradı. Silah sesini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan kadın, ambulansla kaldırıldığı Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Polis, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
25 Temmuz 2025 Cuma - 09:19
Diyarbakır’da petrol kuyusunda yangın: 3’ü ağır, 8 yaralı
Diyarbakır’da petrol sondaj kuyusu sahasında çıkan yangında 3’ü ağır, 8 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır-Batman kara yolunda, Turkish Petroleum International Anonim Şirketince (TPIC) faaliyet yürütülen Üçtepe-1 petrol sondaj kuyusu sahasında gece henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangında yaralan 8 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edildi. Öte yandan, sahadaki görevlilerin petrol vanasını kapatarak yangının büyümesini önlediği öğrenildi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 09:13
Diyarbakır’da petrol kuyusunda yangın: 8 yaralı
Diyarbakır’da petrol sondaj kuyusu sahasında çıkan yangında 8 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır-Batman kara yolunda, Turkish Petroleum International Anonim Şirketince (TPIC) faaliyet yürütülen Üçtepe-1 petrol sondaj kuyusu sahasında gece henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangında yaralan 8 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edildi. Öte yandan sahadaki görevlilerin petrol vanasını kapatarak yangının büyümesini önlediği öğrenildi.
25 Temmuz 2025 Cuma - 07:34
Diyarbakır’da 4 kişi hayatını kaybettiği yangına ilişkin iddianame hazırlandı
Diyarbakır’da aynı aileden 4 kişinin öldüğü yangına ilişkin 3’ü tutuklu 18 zanlı hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında tutuklu şüpheliler binanın müteahhidi M.A, yapı denetim firması sahibi B.C. ve şantiye şefi M.S.A. ile 1’i hakkında yakalama kararı bulunan tutuksuz 15 şüpheli için hazırlanan iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede, merkez Kayapınar ilçesi Fırat Mahallesi 566. Sokak’taki 13 katlı apartmanda 5 Haziran’da saat 18.10 sıralarında çıkan yangının ihbar edilmesiyle olay yerine polis ve itfaiye ekiplerinin yönlendirildiği, güvenlik önlemleri alınarak alevlerin söndürülmeye çalışıldığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca olaya ilişkin hemen soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Anne Bircan Çavdar (36) ile çocukları Yunus Emre (12), Elif (10) ve Zeynep’in (4) apartman boşluğu ve yangın merdiveni kapısının önünde olay yerinde vefat ettikleri belirtilen iddianamede, otopsi ve muayene sonucunda ölümün karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı olduğunun belirlendiği ifade edildi. İddianamede, yangında zehirlenerek veya vücutların çeşitli yerlerinden hayati önem arz etmeyecek şekilde yaralanan 16 kişinin şikayetçi ve davacı oldukları kaydedildi. İddianamede, delil dayanağı ve ilk ön rapor doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna ilişkin şu ifadeler yer aldı: "Yangının elektrik tesisatındaki mevzuata aykırılıklar ve yetersizlikler nedeniyle başladığı, yangın güvenliği önlemlerinin alınmadığı belirlenmiştir. Elektrik kablolarının mevzuata uygun olmayan şekilde üst üste istiflendiği, şaft kapaklarının plastik malzemeden yapılması ve yangına dayanıklı olmaması nedeniyle yangının hızla yayıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca elektrik ana dağıtım panosunda kaçak akım koruma rölesinin bulunmaması, topraklama eksiklikleri ve sigorta sistemindeki uygunsuzluklar yangının büyümesine zemin hazırlamıştır." Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce olay yeri inceleme ekipleri tarafından alınan numunelerde inceleme yapıldığı ve rapor hazırlandığı belirtilen iddianamede, bir kundaklama veya yangın çıkarma durumunun dış etkene bağlı olarak birileri tarafından yapılmadığının anlaşıldığı vurgulandı. İddianamede, aralarında iki elektrik elektronik mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve elektrik teknisyeninin bulunduğu 5 kişilik bilirkişi heyeti tarafından binada yapılan incelemelerin ardından hazırlanan rapor da yer aldı. Bilirkişi raporunda, "Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği"ne ilişkin bilgiler verilerek, yapıdaki aykırı uygulamalara dikkat çekildi. Raporda, binada içme suyu ve yangın için aynı deponun kullanıldığının tespit edildiği kaydedilerek, "Mevcut kullanılan depo E blok altında planlanmıştır. Depo betonarme olarak planlandığı ve içerisi su dolu olduğu için kapasitesi ölçülememiştir. Yangın ve içme suyu için bir pompa ve hidrofor görülmüştür. Binada yangın dedektörü ve yangın alarm sistemi görülmemiştir" denildi. Raporun sonuç ve kanaat kısmında, şu ifadeler yer aldı: "Elektrik tesisatındaki muhtemel kısa devre nedeniyle kablolarda oluşan sıcaklığın şaft kanalında (binanın elektrik tesisatlarının geçtiği dikey boşluk) bulunan kolon kablolarının üst üste ve istiflenmiş şekilde birbirine yakın olması nedeniyle diğer kablolara yayılması, bina elektrik tesisatı koruma ve topraklama elemanlarının yetersiz kalması veya olmaması nedeniyle oluşan sıcaklık şaft kanalında bulunan kabloların yanmasına neden olmuştur. Şaft kanalı genel yapısının ve şaft kapaklarının mevzuata aykırı şekilde imal edilmiş olması, şaft kanalı içerisinde normalde olmaması gereken malzemeler nedeniyle yangının yayılarak ve alevli bir şekilde ilerleyip çatıya kadar ulaştığı değerlendirilmiştir. Binanın genel olarak onaylı projeye uygun şekilde tatbik edilmemiş olması, projeye aykırı imalatların yapılmış olması, bu imalatların yangın yönetmeliğine aykırı olması nedeniyle yangının mevzuatta belirtilen hususlara aykırı şekilde imalatlardan kaynaklandığı görüş ve kanaatine varılmıştır." İtfaiyenin ön raporu İddianamede yer alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca hazırlanan ön raporda ise şu tespitlere yer aldı: "Binada herhangi bir yangın kompartımanı (Bina içerisinde, üstü ve altı da dahil olmak üzere her yanı en az 60 dakika yangına karşı dayanıklı yapı elemanlarıyla duman ve ısı geçirmez alanlara ayrılmış (hacim) bölüm bulunmamaktadır. Şaft kapaklarının yangına dayanıklı olmayan PVC malzemeden yapıldığı, kapakların ısı ve duman sızdırdığı, çatının taşıyıcı sisteminin yanmaz malzeme olmadığı ve ahşap olduğu, kaplama malzemesinin mimari projede kiremit, mevcutta ise trapez sac olduğu görülmüştür. Yangın güvenlik holünün taban alanının 2,5, kaçış yönündeki boyutunun ise 1,34 metrekare olduğu, yangın güvenlik hollerinin eşyalarla dolu olduğu görülmüştür. Yangın merdiven kapısının ilgili standartlara uygun olmadığı, duman sızdırdığı ve kendinden kapanır olmadığı görülmüştür. Bütün yapılarda aksi belirtilmedikçe en az 2 çıkış tesis edilmesi ve çıkışların korunmuş olması gerekirken bu binada 1 çıkış mevcuttur. Binada 2 merdivenin sokağa müstakil çıkışının olmadığı, yangın merdiveni kapısının merdivenin 3’te 1’inden fazlasını daralttığı görülmüştür. Servis merdiveninin baş kurtarma mesafesinin 206 santimetre olduğu belirlenmiştir. Yangın merdiveninde basamak yüksekliklerinin düzensiz olduğu ve basamak genişliğinin 250 milimetreden az olduğu görülmüştür. Kaçış merdiveni güvenlik holünde elektrik tesisatı ve şaft kapakları görülmektedir. Yangın merdiveninde havalandırma ve basınçlandırma olmadığı görülmüştür." Yangın merdiveninin bodrum kata inmediğinin belirlendiği ifade edilen raporda, servis merdiveni önünde ise güvenlik holü bulunmadığı, bodrum kattaki kapıların hiçbirinin yangın kapısı olmadığının belirlendiği kaydedildi. Binadaki kaçış yolu kapısının genişliğinin en az 69,7 santimetre, yüksekliğinin ise 195 santimetre olduğunun görüldüğü aktarılan raporda, şu ifadeler yer aldı: "Yapı yüksekliği 30,50 metreden fazla ve 51,50 metreden az olan konutlarda, birbirlerine alternatif, her ikisi de korunumlu ve en az birinde yangın güvenlik holü düzenlenmiş ve basınçlandırma uygulanmış 2 kaçış merdiveni yapılması mecburidir. Binada 2 merdivenin korunumlu olmadığı ve merdivenlerin sokağa müstakil çıkışının bulunmadığı görülmektedir. Binadaki kabloların yangına dayanıklı olmadığı ve aynı zamanda çelik boru içerisinden geçirilmediği belirlendi. Asansörlerin yangın uyarısı aldığında kat ve koridor çağrılarını kabul etmemesi gerekir. Binada bu asansör sistemlerinin olmadığı görülmektedir. Elektrik şaftında tüm katlarda açıklıkların yangın durdurucu harç, yastık, panel gibi bir malzemeyle kapatılmadığı görülmektedir. Binada herhangi bir acil durum aydınlatması, yönlendirmesi, algılama ve uyarı sistemi bulunmamaktadır. Binada yangın dolaplarının faal olmadığı ve yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olmadığı, aynı zamanda ’itfaiye su alma’ ve ’su verme ağzının’ bulunmadığı görülmektedir. Kazan dairesinin kapısının genel kullanılan merdivenlere doğrudan açıldığı görülmektedir." İddianamede yer verilen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin (TMMOB) hazırladığı raporun sonuç kısmında da yangının elektrik tesisatından ve buna olabilecek bir dış müdahaleden veya kablo bacasına dış müdahaleden kaynaklı olup olmadığının tespit edilemediği belirtildi. İddianamede, şüphelilerin öngörülebilir bir neticeyi (ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan bir yangın) engellemek için mesleklerinin ve kanunların kendilerine yüklediği dikkat ve özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiklerine dikkat çekildi. Yangının çıkış nedeninin bilirkişi raporlarına göre elektrik tesisatındaki kısa devre arızası olarak tespit edildiği anlatılan iddianamede, şu değerlendirmeler paylaşıldı: "Yapısal eksiklikler, elektriksel ve mimari olarak inşaatta yapılan hatalar yangının kontrol edilemez hale gelmesine ve felakete dönüşmesine neden olmuştur. Şüphelilerin elektrikten kaynaklı yangın sonrasında bunu kontrol edecek sistemleri binada kullanmayışı, yangının kontrol edilme aşamasına kadar olan zaman diliminde yangına müdahale sistemlerinin bakımsızlığı, yangından kaçmaya dair bölümlerin yönetmeliklere aykırı düzenlenmesi ve açıkça hayati nitelikte birçok hususta aykırılığın söz konusu olması gibi fiiller, basit bir taksirin ötesinde, sonucun gerçekleşebileceğini öngörmelerine rağmen ’bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket ettiklerini gösteren ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilmelidir." İddianamede, soruşturma neticesinde toplanan deliller, olay yeri inceleme raporları ve bilimsel bilirkişi mütalaaları, yangının, yapının projelendirilmesi, inşa edilmesi ve denetlenmesi süreçlerinde yönetmeliklere aykırı malzeme kullanımı ile yangın güvenliği tedbirlerinin eksik veya yetersiz bırakılması sonucunda meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi. İddianamenin sonuç kısmında şunlar yer aldı: "Binanın şaft boşluklarında ve diğer taşıyıcı olmayan bölümlerinde, yürürlükteki ’Yangından Korunma Yönetmeliği’ hükümlerine aykırı olarak, yangına dayanımı düşük, kolay alev alabilen ve yangın anında zehirli duman yayan malzemelerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca yangın söndürme sistemlerinin, duman tahliye sistemlerinin ve acil çıkış güzergahlarının standartlara uygun olmadığı veya işlevsiz olduğu belirlenmiştir. İlgili yapıda yangın önlemeyle beraber yangın çıkması sonrası müdahale sistemlerinde bakımsızlık ve donanım yetersizliği tespit edilmiştir. Bu da facianın tekil bir hatadan ziyade, farklı kademelerdeki bir dizi ihmal ve kusurun bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını göstermektedir. Neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere göre hareket eden şüphelilerin eylemleri noktasında bilinçli şekilde dikkat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettikleri anlaşılmıştır. Bu eylemlerin yangının çıkışı ve yayılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar açısından ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasında neden olma’ halini oluşturduğu anlaşılmıştır. Şüphelilerin yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince cezalandırılmaları kamu adına iddia ve talep olunur." İddianamede, 5 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi. İstenilen ceza İddianamede, tutuklu şüpheliler binanın müteahhidi M.A, yapı denetim firması sahibi B.C. ve şantiye şefi M.S.A. ile hakkında yakalama kararı bulunan yapı denetim firması sahibi S.Y. ile tutuksuz şüpheliler şantiye şefi F.K, elektrik denetçisi mühendisleri H.T, G.Ç.Ç. ve K.Ç. elektrik kontrolörleri S.A, İ.B, S.D. ve Ş.Y. proje uygulama denetçileri R.Ç.A. ve Ö.T. kontrol elemanları H.G, B.Ş. ve N.Ç. site yöneticisi A.K. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder