Yerel Haberler
Diyarbakır
05 Mayıs 2026 Salı - 16:28 Dünya Astım Gününde kritik uyarı: "Astım kontrol altına alınabilir" Türk Toraks Derneği, düzenli tedavi ve doğru inhalerle astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Astım hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, nefes darlığı, hırıltı ve öksürükle seyreden kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen astım, önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Astım Günü kapsamında uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Sinan Bodur, Astım Günü dolayısıyla Türk Toraks Derneğinde bilgilendirici programlar ve etkinlikler yapıldığını söyledi. Bodur, "Astım, hava yollarında bulunan inflamatuar bir rahatsızlıktır. Hava yollarının inflame olması ile ödemlenmesi sonucu hava yollarında darlık meydana gelir. Bu da hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve zaman zaman, özellikle kış mevsimlerinde araya giren enfeksiyonlarla ataklar geçirmesine neden olmaktadır. Astım atakları geçtiği zaman akciğer fonksiyonlarında kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Amacımız astım tanısı alan hastalarımızda tam kontrolü sağlamaktır. Bunun için kullandığımız bir takım inhaler ve tedaviler var. Bu inhaler ve tedavilerde solunum yolu mukozasının stabilizasyonunu uygun doz ve uygun tedavi ile sağlamaya çalışırız. Hastalarımızdan da istediğimiz, tedavilerimize uymaları ve özellikle ilaçlarını kendi başlarına bırakmamalarıdır. Çünkü her bırakılan tedavi bir süre sonra yeni bir atakla ve daha üst basamak tedavilerle araya girmemize neden oluyor. Tekrar söylüyorum astım, hava yolunun duyarlılığıdır. Benzerlik kurulacak olursa, romatoid artritte etken eklemlere yönelerek eklemleri şişirir ve zaman içerisinde eklem disfonksiyonuna neden olur ise astım da aslında enflamatuar bir hastalıktır. Dolayısıyla yıllar içerisinde eğer kontrol edilmezse solunum yollarında kalıcı değişiklikler meydana gelir. Bu da solunum fonksiyonlarını geriletir. Belirtiler olarak da nefes darlığı, hırıltılı solunum, gece öksürükleri ve yaşam kalitesinin bozulması ön planda olmak üzere bu semptomlarla giden hastalar, örneğin sigara içiyorsa durumu sigaraya bağlayabiliyor ancak acil servislere atakla başvurabiliyor. Astım tedavisinin yapılmaması ne yazık ki bazı durumlarda ölüm riskini artırmaktadır. Dolayısıyla biz göğüs hastalıkları uzmanları olarak ve Türk Toraks Derneğinin önerileri doğrultusunda astımın tam kontrol edilebildiğini hastalarımıza söylemek istiyoruz. Düzenli ve etkin tedavi, eğer tedaviden fayda görülmüyorsa basamak artırma ve bazı durumlarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni gelişen ilaçları devreye sokarak alerji ve immünoloji klinikleriyle birlikte hastalarımızı tedavi ve takip ediyoruz. Astım temelinde alerjik ve immünolojik bir patoloji olduğu için genetik yatkınlığı da bulunmaktadır’’ dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 16:07 Dünya Astım Gününde kritik uyarı: "Astım kontrol altına alınabilir" Türk Toraks Derneği, düzenli tedavi ve doğru inhalerle astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Astım hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, nefes darlığı, hırıltı ve öksürükle seyreden kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen astım, önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Astım Günü kapsamında uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hasranesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Sinan Bodur, Astım Günü dolayısıyla Türk Toraks Derneğinde birtakım bilgilendirici programlar ve etkinlikler yapıldığını söyledi. Bodur, "Astım, hava yollarında bulunan inflamatuar bir rahatsızlıktır. Hava yollarının inflame olması ile ödemlenmesi sonucu hava yollarında darlık meydana gelir. Bu da hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve zaman zaman, özellikle kış mevsimlerinde araya giren enfeksiyonlarla ataklar geçirmesine neden olmaktadır. Astım atakları geçtiği zaman akciğer fonksiyonlarında kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Amacımız astım tanısı alan hastalarımızda tam kontrolü sağlamaktır. Bunun için kullandığımız bir takım inhaler ve tedaviler var. Bu inhaler ve tedavilerde solunum yolu mukozasının stabilizasyonunu uygun doz ve uygun tedavi ile sağlamaya çalışırız. Hastalarımızdan da istediğimiz, tedavilerimize uymaları ve özellikle ilaçlarını kendi başlarına bırakmamalarıdır. Çünkü her bırakılan tedavi bir süre sonra yeni bir atakla ve daha üst basamak tedavilerle araya girmemize neden oluyor. Tekrar söylüyorum astım, hava yolunun duyarlılığıdır. Benzerlik kurulacak olursa, romatoid artritte etken eklemlere yönelerek eklemleri şişirir ve zaman içerisinde eklem disfonksiyonuna neden olur ise astım da aslında enflamatuar bir hastalıktır. Dolayısıyla yıllar içerisinde eğer kontrol edilmezse solunum yollarında kalıcı değişiklikler meydana gelir. Bu da solunum fonksiyonlarını geriletir. Belirtiler olarak da nefes darlığı, hırıltılı solunum, gece öksürükleri ve yaşam kalitesinin bozulması ön planda olmak üzere bu semptomlarla giden hastalar, örneğin sigara içiyorsa durumu sigaraya bağlayabiliyor ancak acil servislere atakla başvurabiliyor. Astım tedavisinin yapılmaması ne yazık ki bazı durumlarda ölüm riskini artırmaktadır. Dolayısıyla biz göğüs hastalıkları uzmanları olarak ve Türk Toraks Derneğinin önerileri doğrultusunda astımın tam kontrol edilebildiğini hastalarımıza söylemek istiyoruz. Düzenli ve etkin tedavi, eğer tedaviden fayda görülmüyorsa basamak artırma ve bazı durumlarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni gelişen ilaçları devreye sokarak alerji ve immünoloji klinikleriyle birlikte hastalarımızı tedavi ve takip ediyoruz. Astım temelinde alerjik ve immünolojik bir patoloji olduğu için genetik yatkınlığı da bulunmaktadır’’ dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:55 9 yıldır hayal ediyorlardı: Diyarbakırlı kızlar tarih yazıyor Diyarbakır Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, namağlup şampiyonluklarla son 8’e kalarak Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde etti. Diyarbakır’da önemli bir başarıya imza atan Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, hem ilde hem de bölge maçlarında gösterdiği üstün performansla Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. İl genelinde oynanan müsabakalarda rakip fileleri tam 35 kez havalandırarak namağlup şampiyon olan ekip, Diyarbakır birinciliğini elde etti. Ardından Siirt’te düzenlenen çeyrek final karşılaşmalarında da tüm maçlarını kazanan takım, yoluna emin adımlarla devam etti. Erzurum’da gerçekleştirilen yarı final müsabakalarında da yenilgi yüzü görmeyen Diyarbakır temsilcisi, Türkiye genelinde son 8 takım arasına adını yazdırdı. Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde eden genç sporcuların hedefi ise Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a getirmek. ’’Kızlara pozitif ayrımcılık yapıyorum’’ Antrenör Sadık Kaplan, 9 yıldır Akşemsettin Ortaokulu’nda görev yaptığını dile getirdi. Kaplan, "Pandemi hariç ilk geldiğim günden beri kız ve erkek futbol takımlarını çalıştırıyorum. Genelde her sene üç daldan katılıyoruz; yıldız kızlar, küçük erkekler ve yıldız erkekler. Kızlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapıyorum. Çünkü erkeklerimizin başarısının yüzde 50’si kulüp hocalarına ait, yüzde 50’si bizim başarımız. Ama kızlarda okuma yazma öğretir gibi futbolu en baştan öğrettim kızlara. Pandemi dönemi hariç hep turnuvalara katıldık. Şurada gördüğünüz kupalar falan hepsi genelde kızların başarısı, erkeklerin başarısı. Kızlara hep önem verdik. Geçmişte okulumuzda çok güzel bir halı sahamız vardı. Sonradan okulumuzun öğrenci sayısı artınca, yetersiz bina kapasitesi olunca ikinci bir bina daha yapıldı. Halı sahamız o arada inşaat alanına döndü. Şu an okulumuzda geniş bir beton saha alanı var. Orada mücadelemizi sürdürüyoruz. Çevremiz genelde lüks siteler olduğu için antrenmanlarımızı bazen öğrencilerimizin sitelerine gidiyoruz. Bazen site sakinleri tarafından şikayet edilip sitelerden kovulduğumuz da oldu. Bu kızlarla 9 yıldır Türkiye finaline gitme hayalim vardı. Bu hayalimi gerçekleştirdim. Zaten ben yıllardır bunun için uğraşıyorum. Bu etkinliklerde hiçbir zaman egzersiz saati, ek ders bu tür şeyleri sorun etmedim. Haftanın her günü onlarla antrenman yapmaya çalıştım. Çünkü onlarla beraber bir hayalimiz vardı. Hala mezun olan öğrencilerimiz bile bizim bu hayalimize seviniyorlar. Biz orada şampiyon olamasak dahi bu hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Orada da şampiyon olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. ’’Tüm takımları yendik’’ Takım kaptanı İnci Genç ise 5 yıldır futbol oynadığını söyledi. Genç, "TToplamda 35 gol attık. Diyarbakır’da turnuvaya katılan tüm takımları yendik. Siirt’e gittik orada da 2 maç yaptık, onları da yendik. Daha sonra Erzurum’a gittik, orada da 4 maç yaptık, onları da yendik. Şimdi Trabzon’a gidiyoruz. İnşallah oradaki maçlarımızı da kazanıp şampiyon olacağız. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu. Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a ve okulumuza getirmek istiyoruz. Benim hedefim Milli futbolcu olmak" ifadelerini kullandı. Bir diğer takım oyuncu Ela Nur Sevgi de yaklaşık 3-4 yıldır futbol takımında olduğunu dile getirerek, "Sadık hocamızın bizlerin üzerinde çok emeği var. Diyarbakır’da hiç gol yemeden Türkiye finallerine çıktık. Umarım orada da şampiyon oluruz. Diyarbakır’a kupa getirmek istiyoruz. Heyecanlıyız çünkü çok güçlü rakipler ile oynayacağız. Umarım şampiyon oluruz" şeklinde konuştu.
Doğum iznine çıkmak isteyen başhemşirenin görevinden olduğu iddiası
19 Eylül 2025 Cuma - 11:35 Doğum iznine çıkmak isteyen başhemşirenin görevinden olduğu iddiası Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde doğum iznine çıkmak isteyen Başhemşire Dilek Adıgüzel’in, isteği dışında başka bir birime gönderildiği iddia edildi. Adıgüzel’in yerine ise Hastanelerden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Doğu Pediatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Velat Şen tarafından derneğe sponsor olan bir mama şirketinin müdürünün eşinin atandığı ileri sürüldü. DÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhemşiresi Dilek Adıgüzel, doğum süresinin yaklaşması nedeni ile izne ayrılmak istedi. İzin talebini başhekimliğe ileten Adıgüzel, iddiaya göre görevden alınıp yerine başkasının alınacağı cevabını aldı. İddiaya göre 3 aylık doğum izni talebi karşılıksız kalan Adıgüzel, bu karardan sonra eğitim birimine geçmek zorunda kaldı. Hastanelerden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Doğu Pediatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Velat Şen’in derneğe sponsor olan bir mama şirketinin müdürünün eşi S.B.’yi başhemşire olarak atadığı ileri sürüldü. Rektörlükten konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde uzun süredir büyük bir özveri ve gayretle başhemşirelik görevini yürüten Dilek Adıgüzel, gebelik süreci nedeniyle bu görevinden ayrılarak daha rahat bir pozisyonda çalışmak istediğini tarafımıza bildirmiştir. Bebek sahibi olmak, hem anne hem de çocuk için son derece kıymetli ve özveri gerektiren bir süreçtir. Özellikle doğum sonrası dönemde ilk iki yıl boyunca annelerin çocuklarına yoğun ilgi ve bakım göstermesi hem tıbbi hem de toplumsal bir gerekliliktir. Üniversitemiz yönetimi, bu hassas dönemde çalışanlarımızın aile yaşamına ve annelik sorumluluklarına destek olmayı kurum kültürümüzün temel bir parçası olarak görmektedir. Dicle Üniversitesi Hastanesi, 5 tane hastaneyi ve yüzlerce hemşireyi bünyesinde barındıran güçlü bir sağlık merkezidir. Bu nedenle hizmetlerimizin kesintisiz ve aynı yüksek kaliteyle devam etmesi için yeni bir başhemşire ataması planlanmaktadır. Böylece hem çalışanlarımızın aile hayatına duyduğumuz saygıyı gösteriyor hem de hasta ve yakınlarına sunulan sağlık hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesini temin ediyoruz" denildi.
Diyarbakır’da Gaziler Günü kortej yürüyüşü gerçekleşti
19 Eylül 2025 Cuma - 11:33 Diyarbakır’da Gaziler Günü kortej yürüyüşü gerçekleşti Diyarbakır’da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla kortej yürüyüşü düzenlendi. Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce düzenlenen kortej yürüyüşü il binasında başladı. Yürüyüşe çok sayıda gazi ve vatandaş katıldı. Ellerinde bayraklar ile Atatürk anıtına yürüdü. Anıt Parkta Atatürk anıtı önünde düzenlenen törene Vali Murat Zorluoğlu, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Velat Esen, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, Diyarbakır Muharip Gaziler Derneği Başkanı Siraç Sezer, gaziler ve yakınları katıldı. Törende, Atatürk Anıtıana çelenk konuldu, saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Burada günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Diyarbakır Muharip Gaziler Derneği Başkanı Siraç Sezer yaptı. Sezer gaziliğin yalnız bir unvan olmadığını, milletin varoluş iradesinin sarsılmaz abidesi olduğunu söyledi. Sezer, "Biz gaziler, vatan için canlarını veren şehitlerimizin bize bıraktığı kutlu mirası taşıyan, milletimizin şanlı duruşunu temsil eden neferleriyiz. Değerli arkadaşlar, bugün 81 ilimizde aynı anda düzenlenen bu yürüyüş, asırlar ötesine uzanan kahramanlık zincirimizin bir halkasıdır. Bu zincir Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuza kadar devam etmektedir. Bugün gençlerimizin bizlerle umutla yürümesi, bu tarihi mirasın yarınlara taşındığının en güçlü işaretidir. Çünkü gaziler ruhu sadece geçmiş değil, geleceğin de pusulasıdır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında en büyük hedefimiz, terörden tamamen arınmış, huzur ve güvenin hakim olduğu büyük Türkiye’yi hep birlikte inşa etmektir. Biliyoruz ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlılığıyla ve milletimizin her bir ferdinin dualarıyla yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ ihya edecek şehitlerimizin bizlere bıraktığı kutsal emanete sahip çıkmak değil, aynı zamanda gelecek nesillerimize barış, kardeşlik ve müreffeh bir vatan armağan etmek demektir" dedi. Sezer, bugün bizler bir oldukça, omuz omuza verdikçe, terörün karanlığına asla yer bırakmayacağız ifadelerini kullandı ve ardından şunları söyledi: ’’Ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacağız. Unutmayalım ki vatan ve millete zarar verecek en büyük düşman, milletin fertleri arasındaki ayrılıktır. Biz gaziler, mücadelemizde ayrılığı değil, devletimizin birliğini ve kardeşliğimizi büyütmek, daim kılmak için varız. Her daim devletimizin yanında, omuz omuza duruyoruz. Gelecek nesillerimizin de aynı şuurla yetişmesi için, gaziler olarak örnek olmaya devam ediyoruz. Yüreğinde vatan ve millet sevgisiyle mücadele ederken canını ortaya koyan, gazilikle şereflenen binlerce yiğit arkadaşımızı ve kardeşimizi rahmetle, minnetle anıyoruz. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e verilen "Gazi" unvanının yıl dönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyoruz." Konuşmanın ardından katılımcılar toplu aile fotoğrafı çekildi ve Vali Zorluğlu gazilerle sohbet ederek ellerini öptü.
Diyarbakır’da 28. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi başladı
18 Eylül 2025 Perşembe - 15:58 Diyarbakır’da 28. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi başladı Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından düzenlenen 28. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, Diyarbakır’da başladı. Kongrenin açılışına Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak, Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler, Diyarbakır Diş Hekimleri Odası Başkanı Ali İhsan Güney ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Murat Zorluoğlu, açılış programında yaptığı konuşmada şehri bilim insanlarıyla buluşturmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vali Zorluoğlu, ‘’Meraklısına binlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimiyle, macera sevenine doğal güzellikleriyle, inananlara da gizemli mabetleriyle birçok güzelliği bir arada sunan kadim şehir Diyarbakır’a hoş geldiniz. Bu önemli organizasyonun şehrimizde gerçekleşmesinde emeği olan Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler’e, Diyarbakır Dişhekimleri Odası Başkanı Ali İhsan Güney’e ve yönetimlerine teşekkür ediyorum. Kişisel bir sağlık meselesi olduğu kadar toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla da öne çıkan ağız sağlığı konusunda kongremizin çok kıymetli çıktılar üreteceğine inanıyorum. Burada kurulacak güçlü bağlar, gelecekte ortak projelere, bilimsel çalışmalara ve uluslararası işbirliklerine zemin hazırlayacaktır" dedi. "Türkiye sağlıkta büyük bir dönüşüm yaşadı" Vali Zorluoğlu, konuşmasında son yıllarda sağlık alanında atılan adımlara da değindi. Vali Zorluoğlu, ‘’Hastane, poliklinik ve sağlık ocağı sayılarının artırılmasından, sağlık kuruluşlarımızın modernleştirilmesine personelimizin sayısının, özlük haklarının ve imkânlarının iyileştirilmesinden şehir hastaneleri ve diş hastaneleri gibi özgün projelerin hayata geçirilmesine kadar çok önemli gelişmeler kaydedildi. Diyarbakır da bu yatırımlardan nasibini aldı ve sadece şehre değil, bölgeye sağlık hizmeti sunan bir kent olarak tarihi misyonunu sürdürüyor’’ diye konuştu. Kongrede 23’ü yurtdışından olmak üzere 80 akademisyen konuşmacı yer alacak. Diş hekimliğinin tüm branşlarını kapsayan konferanslar, paneller, olgu sunumları ve interaktif tartışmalar yapılacak. Katılımcılara ayrıca uygulamalı kurslar da sunulacak. Bunun yanı sıra, kongre merkezi önünde kurulan 2 bin 300 metrekarelik fuar alanında 55 yerli ve yabancı firma, en güncel ürün ve teknolojilerini sergileyecek. Kongre, yalnızca bilimsel bir buluşma değil aynı zamanda Diyarbakır’ın tarihini, kültürel mirasını ve mutfak zenginliğini tanıtma fırsatı da sunuyor. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki surlar ve Hevsel Bahçelerinden Malabadi Köprüsüne, Ulu Camiden Diyarbakır mutfağının eşsiz lezzetlerine kadar kentin çok yönlü kimliğini yakından tanıma imkanı bulacak.
Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Tanaman: ’’Tarihi bir süreçten geçiyoruz’’
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:12 Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Tanaman: ’’Tarihi bir süreçten geçiyoruz’’ Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Özlem Külahçı Tanaman, Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir süreçten geçildiğine dikkati çekerek, "Biz bölgenin kadınları olarak sesleniyoruz, barış ertelenemez. Barış, demokrasinin güçlenmesi, ekonominin yeniden ayağa kalkması ve kadınların toplumsal yaşamda hak ettiği yeri almasıdır. Türkiye’nin ortak geleceği için bu tarihi sorumluluğu hep birlikte omuzlamalıyız’’ dedi. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna katılan Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Özlem Külahçı Tanaman, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir süreçten geçildiğine dikkat çeken Tanaman, ’’Çatışmalar yıllardır yalnızca siyaseti değil, toplumun sosyal dokusunu, ekonomiyi ve girişimciliği de derinden etkilemiştir. Bu gölgeden en çok zararı iş dünyası ve kadınlar görmüştür. Biz biliyoruz ki barış ertelenemez. Barış sadece silahların susması değil; üretimin, ticaretin, turizmin, tarımın ve yatırımların büyümesidir. Kadınların sürece katılımı hayati önemdedir. Barış kadınsız olmaz. Kadınların siyasette, ekonomide ve karar mekanizmalarında yer almadığı hiçbir barış kalıcı olamaz. Kadın eli değen her süreç daha kapsayıcı, daha kalıcıdır. Biz Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği olarak kadınların bu süreçte aktif rol almasını, görüşlerinin dikkate alınmasını ve karar mekanizmalarında görünür olmasını talep ediyoruz. Çatışmalar yıllardır yatırımları durdurmuş, girişimcileri cesaretsiz bırakmış, gençleri göçe zorlamıştır. Oysa barış ortamı yalnızca bireysel özgürlükleri değil; iş dünyasının dinamizmini de büyütür. Güvenin olduğu yerde yatırım vardır, yatırımın olduğu yerde üretim ve istihdam artar. Bu refah yalnızca bölgemize değil, tüm Türkiye’ye yayılır. Özellikle kadın girişimciler için barış, ekonomik özgürlüğün ve üretimde dayanışmanın kapısını aralayacaktır. Kooperatifçilik gelişecek, yerel ürünler ulusal ve uluslararası pazarlara açılacak, kadın emeği ekonomik hayatın en güçlü teminatı haline gelecektir. Biz bölgenin kadınları olarak sesleniyoruz, barış ertelenemez. Barış, demokrasinin güçlenmesi, ekonominin yeniden ayağa kalkması ve kadınların toplumsal yaşamda hak ettiği yeri almasıdır. Türkiye’nin ortak geleceği için bu tarihi sorumluluğu hep birlikte omuzlamalıyız’’ dedi.
Diyarbakır’da kanser ve gelişim takibi taraması
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:57 Diyarbakır’da kanser ve gelişim takibi taraması Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı sağlık ekipleri, Yenişehir ilçesi Çelikevler Mahallesi’nde tansiyon, şeker, kan grubu ve çocuk gelişim ölçümleri gerçekleştirdi, kadınlara kanser farkındalık eğitimi verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla kırsal mahallelerde düzenlediği sağlık taraması ve eğitim çalışmaları ile vatandaşların erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor. Bu kapsamda Yenişehir ilçesine bağlı Çelikevler Mahallesi’nde kapsamlı bir sağlık taraması gerçekleştirildi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı hekim ve sağlık personeli eşliğinde yürütülen çalışmalarda, mahallede yaşayan vatandaşların tansiyon, şeker ve kan grubu ölçümleri yapıldı. Çocukların boy-kilo percentil (büyüme eğrisi) ölçümleri alınarak, doktor tarafından ailelere çocukların büyüme ve gelişme durumuna dair bilgilendirme yapıldı. Kadınlara ise yaklaşan Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, meme ve rahim kanserine ilişkin eğitimler verildi. Şüpheli vakalar muayene detaylı muayene edildi. Mahallede gerçekleştirilen sağlık taraması, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Sağlık hizmetinden faydalananlar, Büyükşehir Belediyesi sağlık ekiplerine teşekkür etti.