Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:46 Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı proje kapsamında Diyarbakır’da gebeler evlerinde ziyaret edilerek doğuma hazırlanıyor, kaygıları birebir iletişimle gideriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Ekim 2024 tarihinde "Doğal Olan Normal Doğum" Projesiyle başlatılan ve son üç ayına giren gebelere yönelik aramalarla sürdürülen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Diyarbakır’da aktif şekilde devam ediyor. Proje kapsamında kentteki gebeler, görevlendirilen ebeler tarafından evlerinde ziyaret edilerek doğum sürecine hazırlanıyor. Özellikle ilk bebeğini bekleyen anne adaylarına yönelik uygulamada, gebeliğin son üç ayını kapsayan süreçte her anne adayına bir ebe görevlendiriliyor. Ebeler, gerçekleştirdikleri ev ziyaretlerinde anne adaylarının doğuma ilişkin kaygılarını birebir iletişimle gidermeyi hedefliyor. Ziyaretlerde normal doğumun faydaları detaylı şekilde anlatılırken, sezaryenin bir doğum yöntemi değil, ancak anne ya da bebeğin hayati risk taşıdığı durumlarda başvurulan cerrahi bir müdahale olduğu vurgulanıyor. Anne adaylarının bilinçlendirilmesi amacıyla Gebe Okulları’nda da kapsamlı eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde gebelik süreci, normal doğumun önemi, bebek bakımı, aşılama hizmetleri ile lohusalık dönemi gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarının yanı sıra talep eden yakınları da bu eğitimlere katılabiliyor. Diyarbakır’da toplam 46 koordinatör ebenin görev aldığı proje kapsamında son bir yılda 21 bin 104 anne adayına eğitim verildi. Hastaneler ve İlçe Sağlık Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren gebe okullarında dört modül halinde sunulan eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Ev ziyaretleri sırasında ayrıca, gebelikten 0-2 yaş bebek gelişimine kadar süreci kapsayan "Annelik Yolculuğu" mobil uygulaması hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen bu dijital rehber sayesinde anne adaylarının güvenilir bilgiye kolay erişimi sağlanıyor. "Anne adaylarımızı Gebe Okullarımıza bekliyoruz" Ebe Demet Savaç, bölgede bulunan bütün gebeleri gebeliği, gebelik süreci, doğum süreci, doğumdan sonraki bebek beslenmesi, lohusalık eğitimi, aile planlaması eğitimi, bebeğin aşıları ile ilgili bilgilendirmeleri telefonla arayarak bilgilendirip ve ev ziyareti planladıklarını söyledi. Savaç, "Gebelerimizin tamamını gerek evde ev ziyaretinde gerekse telefonla arayarak hastanelerimizde bulunan gebe okullarına, aynı zamanda Toplum Sağlığı Merkezlerinde bulunan gebe bilgilendirme sınıflarına ücretsiz bir şekilde yararlanabilmeleri için yönlendirmeler yapıyoruz" dedi. Koordinatör ebe Hülya Caner ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen "Doğal Olan Normal Doğum" uygulaması çerçevesinde gebeler ile sürekli iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Caner, "Bu uygulamayla birlikte birçok Gebe Okulu açıldı. Ben de bu okullardan birinde görev yapıyorum. Anne adaylarımızı gebe okullarımıza bekliyoruz. Burada kendilerine gebelik süreci, doğum öncesi ve doğum sonrası konularda bilgilendirmeler yapıyoruz. Kısaca bir mobil uygulamamızdan da bahsetmek istiyorum. Bu da Sağlık Bakanlığı’nın ’Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması. Anne adaylarımız bu uygulamayı telefonlarına indirebilirler. Uygulama içerisinde gebelik süreci boyunca hafta hafta merak edilen soruların cevapları yer alıyor. Ayrıca bebek gelişimi, beslenme programları, dikkat edilmesi gereken egzersizler ile bebek bakımı, banyo ve genel bakım süreçlerine ilişkin pek çok bilgiye de bu uygulama üzerinden ulaşabiliyorlar" diye konuştu. Anne adayı 20 haftalık gebe Berivan Atlı da ilk gebeliği olduğunu ve ebe hizmeti konusunda bilgilendirildiğini, gebe okuluna yönlendirme yapıldığını ifade etti. Atlı, "Tansiyonum ölçüldü. Beslenme ve egzersiz konusunda düzenli bilgilendirme aldım. Çok memnun kaldım, teşekkür ederim. Ev ziyareti de yapılması çok iyi oldu. Çoğu anne adayı bunu reddediyor ancak bence kabul etmeliler. Geldiklerinde faydasını göreceklerdir" şeklinde konuştu.
’’Gölgede Kalan’’ fotoğraf yarışması başvuruları devam ediyor
15 Eylül 2025 Pazartesi - 14:53 ’’Gölgede Kalan’’ fotoğraf yarışması başvuruları devam ediyor Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), fotoğraf sanatının toplumsal hafıza ve kültürel mirası görünür kılmadaki gücünden yola çıkarak bu yıl ikincisini düzenlediği "Gölgede Kalan" Fotoğraf Yarışması ile amatör ve profesyonel fotoğrafçıları yeni bir keşfe davet ediyor. Yarışma, gündelik hayatta gözden kaçan, unutulmaya yüz tutmuş, kırsal ya da kentsel yaşamın arka planında kalmış hikâyeleri fotoğraf aracılığıyla görünür kılmayı hedefliyor. Bu yönüyle "Gölgede Kalan", yalnızca bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda güçlü bir bellek ve farkındalık çalışması olarak öne çıkıyor. DTSO Genel Sekreter Yardımcısı Meryem Özdemir Ok, bu yıl yarışmanın odağını özellikle somut olmayan kültürel miras değerlerine çevirdiklerine vurgu yaptı. Geçtiğimiz yıl kültürel miras temalı yarışmaya 370 başvuru aldıklarını hatırlatan Ok, 37 fotoğrafın ödül alarak Gastro İnovasyon Merkezinde sergilenmeye devam ettiğini belirtti. Ok, ‘’Bu yıl odağımız gastronomi, zanaat, müzik, el sanatları, geleneksel kıyafetler, ritüeller, oyunlar ve unutulmuş gelenekler. Fotoğrafla kaybolmaya yüz tutan bu değerleri belgeleyip geleceğe aktarmayı hedefliyoruz’’ dedi. Ok, ayrıca, gastronomi alanında yerel lezzetlerin tarifleri, hikayeleri ve geleneksel sunum biçimlerinin hızla kaybolduğunu, bu nedenle bu değerleri kayıt altına almanın büyük önem taşıdığını kaydetti. Yarışmanın jürisinde fotoğraf sanatının önde gelen isimlerin yer aldığına işaret eden Ok, ‘’Geçen yıl da birlikte çalıştığımız fotoğrafçı yazar Haluk Çobanoğlu, foto muhabiri Ümit Bektaş, fotoğrafçı ve belgesel yapımcısı Zülküf Mavlay ile DKVD Yönetim Kurulu Üyesi Pınar Can jüride yer alıyor’’ diye konuştu. Ok, bağımsız jürinin, fotoğrafları sanatsal özgünlük, toplumsal duyarlılık ve estetik bakış açısı üzerinden değerlendireceğinin altını çizdi. Başvuruların 30 Eylül 2025 tarihine kadar alınacağını anımsatan Ok, yarışma sonrasında kitap fuarı kapsamında atölyeler, sergi ve ödül töreni düzenleneceğini ifade ederek, geçen yıl ödül alan 37 fotoğraf ile bu yıl seçilecek eserlerin yer aldığı dijital bir albüm hazırlanarak hem sergilerde hem de dijital mecralarda fotoğraf severlerle paylaşılacağını duyurdu. Yarışmaya, fotoğraf sanatına ilgi duyan amatör ya da profesyonel herkes katılabiliyor. DTSO, bu yarışmayla özellikle genç fotoğrafçılara kendilerini ifade etme ve kültürel mirasa dair değerleri görünür kılma fırsatı sunmayı hedefliyor. Yarışmaya katılmak isteyenler DTSO web sitesinde başvuru yapabiliyor.
Diyarbakır’da "Yoğun bakımda güncel yaklaşımlar" sempozyumu
15 Eylül 2025 Pazartesi - 12:02 Diyarbakır’da "Yoğun bakımda güncel yaklaşımlar" sempozyumu Diyarbakır, yoğun bakım alanındaki bilimsel gelişmelerin ele alındığı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünün destekleriyle bu yıl ikincisi düzenlenen "Yoğun bakımda güncel yaklaşımlar’’ sempozyumu düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk’ün de katıldığı sempozyumun açılışında konuşan yetkililer, yoğun bakım ünitelerinin insan hayatına dokunan en kritik alanlardan biri olduğunu vurgularken, bilimsel bilgi ve ekip çalışmasının önemine dikkat çekti. Pandemi sürecinde yoğun bakım hizmetlerinin hayati rol oynadığına da değinilen konuşmalarda, sağlık çalışanlarının sürekli gelişen tıbbi bilgiye uyum sağlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel sunumlar ve tartışmalarla zenginleşen sempozyumda, mesleki bilgi paylaşımı ve vizyon geliştirme adına önemli adımlar atıldı. Yetkililer, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik bu tür etkinliklerin desteklenmeye devam edileceğini belirtti. Sempozyum hakkında bilgi veren İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda güncel yaklaşımlar konulu sempozyumun ikincisini düzenlediklerini söyledi. Asiltürk, "Bilindiği üzere yoğun bakımlar, kritik hasta bakımımızda önemli bir yere sahip. Burada, hayatla ölüm arasındaki ince çizgide hastalarımızın bakımı önem arz ediyor. Hastaların yara bakımından enfeksiyonlara karşı korunmasına, sevgi ve şefkate kadar her açıdan iyi bir bakıma ihtiyaçları var. Bu tür sempozyumlarda, bilimsel bilgiler eşliğinde söz konusu uygulamaları nasıl daha ileriye götürebileceğimizin adımları atılıyor. Diyarbakır’da bu tür sempozyumların yaygınlaştırılması bizim için gerçekten önemli ve değerli. Sağlık hizmet sunumunun kalitesini artıran bir etkinlik olması açısından da ayrıca kıymetli. Buradaki değerli katılımcılara bu anlamda teşekkür ediyorum" dedi.
Emekli öğretmen taşlara ’fısıldıyor’
15 Eylül 2025 Pazartesi - 11:45 Emekli öğretmen taşlara ’fısıldıyor’ Diyarbakır’da yaşayan 72 yaşındaki emekli öğretmen Mahmut Nurettin Medyelioğulları, 20 yılı aşkın süredir taş işlemeciliği yapıyor. Fransızca öğretmeni olarak başladığı meslek hayatını Türkçe öğretmeni olarak tamamlayan daha sonra da taş işlemeciliğine yönelen Medyelioğulları, taşlara fısıldayan adam olarak biliniyor. Diyarbakır’da yaşayan ve öğretmen olan Medyelioğulları 27 yıl kesintisiz bir şekilde öğretmenlik yaptı. Daha sonra emekliliğe ayrılan Medyelioğulları, babasından kalan küçük atölyede tesadüfen taşla uğraşmaya başladı. Önce meraktan taşlara şekil veren Medyelioğulları, daha sonra bunu sanata dönüştürdü. Şimdiye kadar yanında 60 öğrenci yetiştiren Medyelioğulları, işlemeciliği ticari amaçla yapmadığını eserlerinin dağılmasını istediğini söyledi. Medyelioğulları, "Önce pirinç denen demir parçasıyla başladım, sonra taşa geçtim. O günden beri bu işi sürdürüyorum. Ticari amaçla yapmıyorum, eserlerimin dağılmasını istemiyorum. Çünkü bu kadar birikimi bir araya getirmek kolay değil" dedi. Yaklaşık 60 öğrenci yetiştirdiğini ancak atölyenin küçük olması nedeniyle birlikte çalışmaya devam edemediklerini belirten Medyelioğulları, en büyük hayalinin "Bazalt Taş Müzesi" kurmak olduğunu söyledi. Medyelioğulları, "İstediğim tek şey büyük bir mekan. Orada hem eserler sergilenecek hem eğitim verilecek hem de üretim yapılacak" diye konuştu. Taş işlemeciliğinin çok sabır gerektirdiğini vurgulayan emekli öğretmen Medyelioğulları, "Bugüne kadar hiçbir destek görmedim. Çekiç ve murçla, makineler olmadan çalıştım. Sergi açtığımda insanlar eserleri tarihi eser sanıyor. Ben söylemesem inanmıyorlar. İzlediğimde ben bile şaşırıyorum, ‘Bunları ben mi yaptım?’ diyorum" şeklinde konuştu. Dört Ayaklı Minare ve Keldani Kilisesi gibi kentin tarihi yapılarının kabartmalarını da işlediğini dile getiren Medyelioğulları, 20 yıl önce hobi olarak başladığı taş işlemeciliğini bugün hala aynı masada aynı merakla sürdürüyor.