Yerel Haberler
Diyarbakır
Şilbe Halk Kütüphanesi hizmete açıldı 23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:30:12 Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Belediyesi tarafından Yolaltı (Şilbe) Mahallesi’nde kadınlar, gençler ve çocukların eğitim ve sosyal çalışmalarını desteklemek amacıyla yapımı tamamlanan Şilbe Halk Kütüphanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Yenişehir Belediye Başkanı Safiye Akdağ, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Açılış töreninde konuşan başkan Akdağ, kütüphanenin açılmasının çok anlamlı olduğunu belirterek, "Bütün çalışma ve hizmetlerimiz, halkımız ve çocuklarımız içindir. Onlar için ne yapsak azdır. Arkadaşlarımız 2 aydır büyük emek vererek, kütüphaneyi bugüne getirdi. Burada sadece çocuk ve gençler için değil, kadınlar için atölye ve çalışmalar yapılacak" dedi. Konuşmaların ardından kütüphane binasının açılışı yapıldı. Kütüphaneyi gezen çocuklar eğlenceli anlar yaşadı. Aynı anda 60 kişinin faydalanabileceği Yenişehir Şilbe Halk Kütüphanesi, modern mimarisi ve işlevsel tasarımıyla kadınlar, öğrenciler ve gençler için bir çalışma ve yaşam alanı sunuyor. Kütüphanede ders çalışma ve okuma alanlarının yanı sıra ücretsiz internet erişimi, kafeterya bölümü ve açık hava kullanımına uygun bahçe yer alıyor. Kütüphane özellikle sınavlara hazırlanan ve evlerinde çalışma imkânı olmayan gençlere etüt ortamı sağlarken, belirli günlerde düzenlenecek atölye, seminer ve kurslarla kadınların bilgiye erişimini ve sosyal yaşama katılımını güçlendiren çok yönlü bir yaşam ve gelişim alanı olarak hizmet verecek.
Piknik yapan ailenin ihbarıyla aydınlığa kavuşan cinayete ilişkin iddianame hazırlandı: 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet istemi
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:29 Piknik yapan ailenin ihbarıyla aydınlığa kavuşan cinayete ilişkin iddianame hazırlandı: 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet istemi Diyarbakır’ın Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan ailenin aldığı koku ve yaptığı ihbar üzerine aydınlığa kavuşan cinayete ilişkin hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Mehmet Biroğlu ve kadının eşi tutuksuz sanık H.B. hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık Mehmet Biroğlu (43) ve Gülizar Bingöl’ün eşi tutuksuz sanık H.B. (44) hakkında hazırlanan iddianame, Ergani Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, H.B’nin, 1 Ağustos 2015’te Kayapınar İlçe Emniyet Müdürlüğü Huzur Polis Merkezi Amirliğine resmi nikahlı eşi Gülizar Bingöl’ün (27) kayıp olduğu ve kendisinden haber alamadıklarına ilişkin müracaatta bulunduğu kaydedildi. H.B’nin işçi olarak çalışarak ailesinin geçimini sağladığı belirtilen iddianamede, Gülizar Bingöl’ün evli olduğu dönemde eşinin akrabası olan sanık Mehmet Biroğlu ile sürekli görüştüğü yer aldı. Gülizar Bingöl’ün kullandığı cep telefonundan Mehmet Biroğlu ile yoğun telefon görüşmesinin olduğunun tespit edildiği kaydedilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı: "Alınan ifadeler ve HTS dokümanları birlikte değerlendirildiğinde, Gülizar Bingöl’ün, H.B. ile evli olduğu dönemde eşinin akrabası olan Mehmet Biroğlu ile gönül ilişkisi yaşadığı tespit edilmiştir. Gülizar Bingöl kalp hastası. Rutin tıbbi tedavi, kontrol ve tetkikler için Mehmet Biroğlu aracıyla, Gülizar Bingöl’ü kentteki hastanelere götürüyor, ardından ikamet ettikleri köye getiriyordu. Gülizar Bingöl kaybolmadan önce teyzesi ve çocuklarını hastane bahçesinde bırakarak hastaneye kayıt fişi almak için tek başına içeri girdiği, kayıt yapmadan hastane dışına çıkarak muhtemelen dolmuşla Ergani ilçesine geldiği belirlenmiştir. Gülizar Bingöl, kaybolmadan önce kendisine ait cep telefonunu kardeşine verdiği, başka birinin cep telefonuyla Mehmet Biroğlu’nu arayıp buluştuğu tespit edilmiştir. 29 Temmuz 2015’te Gülizar Bingöl, Mehmet Biroğlu ile buluştuktan sonra sırra kadem basarak kayboldu. Kalp hastası Gülizar Bingöl’ün kaybolmadan önce sürekli hastaneye giriş-çıkış kaydı olmasına rağmen günümüze kadar herhangi bir sağlık kuruluşunda, resmi kurumlarda kaydı tespit edilemedi. Gülizar Bingöl’ün kaybolduğu tarihten sonra yaşayıp yaşamadığının tespiti amacıyla tüm resmi kurumlara müzekkere yazıldı. Gelen cevabi yazılara göre, Gülizar Bingöl’ün öldürüldüğü değerlendirilerek şüpheliler hakkında atılı suçlar yönünden soruşturma yürütüldü." İddianamede, Mehmet Biroğlu’na aleyhine tanık beyanları, Gülizar Bingöl ile yoğun HTS trafiği, kaybolduğu tarihte buluştuklarına dair somut deliller, kendisine ısrarla hatırlatılarak, kadının akıbeti hakkında sorulara, soğukkanlı bir şekilde pişmanlık göstermeksizin somut delillere rağmen hayatın olağan akışına aykırı inkar mahiyetinde savunmalarda bulunduğuna yer verildi. İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak, faili meçhul kadın cinayeti olan Gülizar Bingöl’ün akıbetinin araştırılmasının istenildiği bildirilen iddianamede, Çermik Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde bulunan Petekkaya Mahallesi’ndeki kırsal dağlık alanda 2 kaya kovuğu arasında faili meçhul kimliği belirsiz bir kadın cinayeti vakasının tespit edildiği belirtildi. İddianamede, "Çermik Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında kimliği belirsiz kadına ait kafatası kemiği ile Gülizar B’nin annesi ve çocuklarından biyolojik numuneleri alınarak kimlik tespiti için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına gönderildi ve hazırlanan raporda, cesedin Gülizar Bingöl’e ait olduğu kesin ve net bir şekilde tespit edildi. Cesedin bulunduğu olay yerinde 2 sigara izmariti ve kanlı balta ele geçirildi. Sigara izmaritleri üzerindeki numunelerden elde edilen DNA profili ile Mehmet Biroğlu’ndan alınan DNA profilleri uyumlu olduğu tespit edildi" ifadelerine yer verildi. İddianamede, yer alan otopsi raporunda şu tespitlere ve değerlendirmeler yer aldı: "Kesici ezici alet yaralanmalarına bağlı kemik kırıkları ve büyük damar yaralanması bulunan Gülizar Bingöl’ün ölümü boyuna bağ tatbikine bağlı mekanik asfiksi (Solunum hareketlerinin kısıtlanması) sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir. Cesedin yakılmış vaziyette, boyun kısmında çok sıkı bir şekilde iki tur atılarak boyun sol yanında düğümlenmiş, kenarları küçük beyaz boncuklu tülbent görülmüştür. Gülizar B’nin bölge kadınlarının günlük yaşamlarında başörtüsü olarak bu ve benzeri küçük boncuklu tülbent kullandıklarının anlaşıldığı, Mehmet Biroğlu’nun plan yaparak maktulü Petekkaya kırsalında bulunan iki kaya arasındaki ’kovuk’ diye tabir edilen yere götürdüğü, otopsi raporundan da anlaşılacağı üzere baş bölgesine günlük kullanım için taktığı küçük beyaz boncuklu tülbent ile boğarak öldürdüğü anlaşılmıştır. Cesedi yok etmek amacıyla olay mahallinde bulunan kanlı balta ile yok etmeye çalıştığı, daha sonra cesedi yakmak suretiyle yok etmeye yönelik eylemlerine devam ettiği, olayın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen herhangi bir pişmanlık, nedamet bulgusu göstermeksizin tasarlamak suretiyle canavarca hisle Gülizar Bingöl’ü öldürdüğü tespit edilmiştir." İddianamede, daraltılmış baz çalışmasına ilişkin 3 yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, Ergani ilçe merkezi, Çermik ilçesi girişi ve çıkışı ile Gülizar Bingöl’ün cesedinin bulunduğu Petekkaya Mahallesi’ndeki mağara içinde ve çevresinde ana baz, yan baz ve ara bazların tespit edildiği kaydedildi. Raporda, şu tespitler yer aldı: "Cep telefonunun verdiği baz sinyaline göre şüpheli Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği belirlendi. Ailesinin Gülizar Bingöl için kayıp ihbarında bulunduğu 29 Temmuz 2015’te 09.46 ve 10.07 sıralarında Biroğlu’nun Elazığ’ın Maden ilçesinden aşağıya doğru olan bölge civarında telefonunun baz verdiği, bu görüşmeden sonra telefonun kapandığı ya da kapatıldığı belirlendi. Telefon, 31 Temmuz 2015’te 09.43 sıralarında İzmir’de açıldı ve yaklaşık 3 gün boyunca kapalı kaldı. Bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Şüphelinin telefonu, 12 Ocak 2016’da saat 21.56, 14 Ocak 2016’da 22.40, 15 Ocak 2016’da 18.15, 16 Ocak 2016’da 17.15 ve 17.26, 17 Ocak 2016’da 21.21, 18 Ocak 2016’da 18.15, 20 Ocak 2016’da ise 20.30 sıralarında maktul Gülizar B’nin cesedinin bulunduğu bölge ve civarında baz verdiği değerlendirilmektedir." İddianamenin sonuç kısmında şu ifadelerde bulunuldu: "Şüpheli Mehmet Biroğlu’nun, gönül ilişkisi yaşadığı akrabası şüpheli H.B’nin eşi olan Gülizar Bingöl’ü tasarlamak suretiyle öldürdüğü, ölümün gerçekleşme zamanı şüpheli H.B’nin çalışmaya gitmesi arasında tesadüf bir durum olmadığı, eylem ile şüpheli H.B’nin il merkezinden ayrılmasında bir planlama eyleminin bulunduğunu değerlendirilmiştir. H.B’nin dinleme kararına ilişkin tape kayıtlarında durumun tehlikeli olduğunu ve ’ben doğrusunu söylemeyeyim’ söylemleriyle şüpheli konuşmalarda bulunduğu, H.B. ile Mehmet Biroğlu arasında olayın gerçekleşmesinden önce ve sonra ’hiç konuşmadık şeklinde’ inkara rağmen yoğun telefon görüşmelerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Müştekiler, maktulün ölümünden önce kaybolmasına ilişkin H.B. ve Mehmet Biroğlu hakkında şikayette bulunmuşlardır. Gönül ilişkisini önceden biliyor oldukları ve buna karşı herhangi bir önlem almadıkları dikkate alınarak şüphelilerin iştirak halinde fikir ve eylem birliği ile tasarlamak, cesedi balta ile parçalamak ve yakmak suretiyle canavarca hisle hareket ederek üzerlerine atılı suçları işledikleri anlaşılmıştır. Ayrıca H.B’nin, ölümünden önce ısrarlı ve devam eden şekilde eşi Gülizar Bingöle’e kötü davrandığı için yapılan şikayetler üzerine ’kötü muamele’ suçunu işlediğini belirlenmiştir." İstenilen ceza İddianamede, tutuklu sanık Mehmet Biroğlu ve kadının eşi tutuksuz sanık H.B. hakkında, "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ayrıca H.B. hakkında "kötü muamele" suçundan da 2 aydan 1 yıla kadar hapis isteniyor. Dicle ilçesinde 29 Temmuz 2015’te ayrıldığı evine dönmeyen evli ve 3 çocuk annesi Gülizar B’nin yakınları kayıp başvurusunda bulunmuş, Çermik ilçesi kırsal Petekkaya Mahallesi’nde 9 Ağustos 2015’te bölgede piknik yapan bir aile, fark ettiği koku üzerine durumu jandarma ekiplerine bildirmişti. Olay yerine sevk edilen İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, mağarada yakılmış cesetle karşılaşmış, otopside cesedin kime ait olduğu tespit edilemediği için cenaze Diyarbakır’da Yeniköy Mezarlığı’ndaki kimsesizler bölümüne defnedilmişti. O süreçte faili tespit edilemeyen cinayetin aydınlatılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma derinleştirilmiş, Başsavcılığın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığınca cinayetin aydınlatılması amacıyla özel ekip oluşturulmuştu. İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından yürütülen çalışmalarda, cesedin 2015’te Diyarbakır Kayapınar Huzur Polis Merkezi Amirliğine kayıp başvurusu yapılan Gülizar B’ye ait olabileceği ihtimali değerlendirilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla kayıp ve cesetle ilgili iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, Gülizar Bingöl ile daha önce HTS kayıtlarında sık sık telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Mehmet Biroğlu gözaltına alınarak 20 Mayıs’ta tutuklanmış, cesedin kimliği 10 yıl sonra tekrar yapılan DNA incelemesi ve yeniden yüzlendirme çalışmasıyla belirlenmişti. DNA incelemesi, HTS ve daraltılmış baz çalışmaları sonucu elde edilen deliller doğrultusunda Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevinden tekrar Diyarbakır Adliyesine sevk edilen Biroğlu’nun yeniden ifadesi alınarak, tutukluluğunun devamına karar verilmişti. Sanık Biroğlu’nun, yaklaşık 4,5 ay sonra olay yerine 7 kez gittiği daraltılmış baz çalışmasıyla tespit edilmişti. Jandarma ekiplerince, 10 yıl sonra aileye Gülizar B’nin mezarının Yeniköy Mezarlığı’nda olduğu bilgisi verilmiş, bunun üzerine öldürülen kadının eşi H.B. ve iki kayınbiraderi mezarı ziyaret etmiş, çalışmalarından dolayı jandarma ekiplerine teşekkürlerini iletmişti.
Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 09:29 Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor Dicle Elektrik, son yılların en ağır kış şartlarının yaşandığı Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde olumsuz durumlara anında müdahale ediyor. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı hedefiyle hizmet veren Dicle Elektrik, kış şartlarının ağırlaştığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sahadaki çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Son olarak, Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve ardından gelen dondurucu soğukların dağıtım hatlarında yol açtığı olumsuzluklar giderildi. İlçede bulunan 5 bin abonenin neredeyse tamamına enerji verilirken, kar yağışının yoğun olduğu dağlık bölgelerde kalan az sayıdaki abonelere ise kesintisiz enerji verilmesi için ekipler, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgelerde zorlu hava ve saha şartlarına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. "Ek personellerimizi ilçeye yönlendirdik" Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, geçtiğimiz günlerde Çüngüş ilçesinde afet niteliğinde bir kar yağışı yaşandığını söyledi. Ayrıca hala bölgede kar yağışının aralıklı olarak devam ettiğini belirten Yaka, "Buna karşın hızlı bir şekilde mevcut sahadaki ekiplerimize ek olarak 50 personelimizi daha ilçeye yönlendirdik. Hava şartlarından kaynaklanan olumsuzluklara anında müdahale ederek insanüstü çabayla ilçe merkezi ve kırsaldaki yerleşim birimlerinin neredeyse tamamına yeniden enerji vermeyi başardık. Bunu yaparken mevsim şartlarından etkilenen direklerimizi hemen yenileriyle değiştirdik. Dağıtım trafolarını besleyen hatlara gerekli müdahaleleri yaptık. Bu başarılı operasyonun arkasında, zaman zaman bir metreyi aşan kar şartlarında dahi insanüstü bir özveriyle görev yapan saha personelimizin emeği bulunuyor" dedi. Öte yandan, Dicle Elektrik yetkilileri, afet niteliğinde yağan karın, özellikle Çüngüş kırsalında yer alan dağlık bölgelerde, 12 mahalle ve 17 mezranı elektrik altyapısını olumsuz bir şekilde etkilediğini belirtti. Söz konusu bölgelerde ekipler çetin kış şartlarıyla mücadele ederken, ilgili aboneleri elektriksiz bırakmamak için de jeneratör desteği çalışmaları yürütülüyor.
İş adamı Bozkuş: ’’Olumlu havayla birlikte bölgeye güneş bir başka doğuyor’’
30 Ocak 2026 Cuma - 15:13 İş adamı Bozkuş: ’’Olumlu havayla birlikte bölgeye güneş bir başka doğuyor’’ Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili yaptığı değerlendirmede, yatırımdan turizme, sosyal yaşamdan hayat tarzına kadar birçok şeyin değiştiğini belirterek güneşin bölgeye artık bir başka şekilde doğduğunu söyledi. İş adamı Bozkuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği ile başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinin yansımalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozkuş, son 40 yıldır doğan güneşin bölge halkı için doğmanın ötesine geçmediğini ışığının da ısısının da terör olayları nedeni ile bir anlam ifade etmediğini kaydetti. Memlekette inşa edilen huzur iklimi ve istikrarla artık bambaşka konulardan bahsettiklerini ifade eden Bozkuş, ’’Devlet Bahçeli’nin başlatmış olduğu ve Cumhurbaşkanımızın da destek verdiği Terörsüz Türkiye hamlesinden sonra bölgemizde yaklaşık 1 yıldır oluşan olumlu tablonun ardından doğudan doğan güneş artık bir başka güzel doğmaya başladı. Yatırım ve üretimde Organize Sanayi Bölgelerimizin artması, küçük sanayi sitelerinin fazlalaşması beraberinde istihdamı da getirdi. Turist sayısı yaklaşık 1 milyon 100 bin iken, 1 milyon 600 bin lire kadar çıktı. Otellerde ise neredeyse yer yok denecek kapasitelere ulaşılmış durumda. Bu veriler hem çok önemli hem de umut verici. Daha sürecin başındayız, 1’inci yılında yakalanan bu tablo çok şey ifade ediyor. Dolayısıyla süreç başarılı bir şekilde tamamlanınca oluşacak tablo bunun çok çok üzerinde olacaktır. Bu nedenle bölgeye artık güneş bir başka doğuyor diyoruz. Bizim ise yapmamız gereken süreci desteklemek, ortaya çıkacak nifakları engellemek olacak’’ dedi. ’’Kazanımlar tesadüf değil’’ Bozkuş, gelinen noktada elde edilen kazanımların tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu sürecin korunmasının ve güçlendirilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Bölge insanının artık umudu konuştuğunu, gençlerin geleceğini başka ülkelerde değil kendi memleketlerinde kurmak istediğini dile getiren Bozkuş, ’’Bugün atılan her yatırım adımı, açılan her iş kapısı, bölge halkının yıllardır özlemini çektiği normalleşmenin en somut göstergesidir. Huzur ve güven ortamı kalıcı hale geldikçe, ekonomik ve sosyal kalkınma da aynı hızla büyüyecektir. Bu nedenle bu süreci sadece izleyen değil, sahip çıkan bir duruş sergilemek zorundayız. Terörden arındırılmış bir Türkiye hedefi, artık sadece bir temenni değil, doğru adımlarla ilerleyen güçlü bir gerçektir" diye konuştu. ’’Bölgedeki güven ortamı yatırımcıya cesaret veriyor’’ Bölgedeki güven ortamının yatırımcıya cesaret verdiğini anlatan Bozkuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ’’Sermaye artık korkmadan geliyor, yatırımcı önünü görebiliyor. Bu da hem esnafımıza hem de sanayicimize doğrudan yansıyor. Tarım, hayvancılık ve turizm gibi alanlarda da ciddi bir canlanma var. İnsanlarımız artık korkuyla değil, umutla yarına bakıyor. Anneler evlatlarını kaybetme endişesi taşımadan yaşıyor. Bu tablo her şeyin üzerindedir. Bu kazanımlar kolay elde edilmedi. Hep birlikte sahip çıkarsak, Türkiye bölgenin de parlayan yıldızı olacaktır."
DİKO Başkanı Yüksel: ’’Altındaki küresel yükseliş kuyumcu piyasasını etkiliyor’’
30 Ocak 2026 Cuma - 15:10 DİKO Başkanı Yüksel: ’’Altındaki küresel yükseliş kuyumcu piyasasını etkiliyor’’ Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Mehmet Yüksel, küresel belirsizlikler ve Amerika’nın ekonomi politikalarının etkisiyle altın fiyatlarındaki yükselişin bir süre daha devam edebileceğini belirterek, esnaf ve vatandaşlara panik alım-satımlardan kaçınma çağrısı yaptı. DİKO Başkanı Yüksel, son dönemde altın fiyatlarında yaşanan yükselişin küresel gelişmelerin bir sonucu olduğunu belirtti. Yükselişin özellikle Amerika’nın ekonomi ve para politikalarına bağlı olarak şekillendiğini ifade eden Yüksel, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların altını yeniden güvenli liman haline getirdiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin kısa vadeli bir durum olmadığına dikkat çeken Yüksel, küresel şartlara bağlı olarak bu seyrin bir süre daha devam etmesinin muhtemel olduğunu kaydetti. Fiyatlardaki hızlı ve dengesiz artışın kuyumcu esnafını doğrudan etkilediğini belirten Yüksel, ani fiyat değişimlerinin ciddi riskler oluşturduğunu aktardı. Satılan ürünlerin kısa sürede aynı fiyatla yeniden stoklanamamasının bazı durumlarda esnafın zarar etmesine neden olduğunu ifade eden Yüksel, bu süreçte kontrollü ve planlı hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Vatandaşların alım davranışlarında da belirsizlik oluştuğunu belirten Yüksel, bir kesimin fiyatların daha da artacağı düşüncesiyle alım yaptığını, bir kesimin ise düşüş beklentisiyle beklemeyi tercih ettiğini söyledi. Bu durumun piyasada zaman zaman daralmaya yol açtığını ve net bir satış artışı yerine dalgalı bir piyasa yapısının oluştuğunu dile getirdi. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarında sert bir düşüş beklentisinin mevcut küresel şartlar altında zor göründüğünü belirten Yüksel, özellikle Amerika merkezli ekonomik politikalar ve küresel belirsizliklerin devam etmesi halinde altının yükseliş eğilimini sürdürebileceğini ifade etti. Yüksel, kısa vadeli düzeltmelerin ise her zaman mümkün olduğuna dikkat çekti. DİKO olarak hem esnafa hem de vatandaşlara ani ve panik alım-satımlardan kaçınılması, stokların kontrollü yönetilmesi ve piyasanın yakından takip edilmesi çağrısında bulunan Yüksel, oda yönetiminin piyasanın sağlıklı işlemesi adına süreci yakından izlemeye devam ettiğini bildirdi.