Yerel Haberler
Diyarbakır
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:34 Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:35 Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümünden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, Akdeniz anemisinin doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Genetik geçişli bir hastalık olan talasemide taşıyıcılığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Talasemilerin, otozomal resesif geçiş gösteren, eritrosit (kırmızı kan hücrelerine) kırmızı rengini veren protein yapısındaki hemoglobin zincirlerinden birinin veya bir kaçının hatalı sentezi sonucu ortaya çıkan hipokrom mikrositer anemi ile karakterize bir grup hastalık olduğunu belirten Prof. Kadıköylü, "Talasemi, alfa, beta, gama, delta olarak tanımlanan hemoglobin zincirinin veya zincirlerinin az sayıda veya hiç yapılamaması ile oluşur. Alfa zincir yapımı azlığı alfa talasemiye, beta zincir yapım azlığı beta talasemiye neden olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 3’ü beta talasemi taşıyıcısı, Güneybatı Asya’da nüfusun yüzde 5-10’u alfa talasemi taşıyıcısıdır. Ülkemizde Çukurova, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı çok sıktır" dedi. "Sessiz taşıyıcı hematolojik olarak normal iken talasemi minörda (taşıyıcı, heterozigot) hafif hipokrom mikrositer anemi görülür" diyen Kadıköylü, "Talasemi taşıyıcılığında herhangi bir yakınma olmaz iken tedaviye gerek yoktur. Genetik danışmanlık mutlaka verilmeli ve hasta anne, baba ve kardeşleri taşıyıcılık yönünden taranmalıdır. Talasemi intermediada (hasta, homozigot) kan transfüzyonu ihtiyacı çok değildir ancak orta derecede bir anemi mevcut olup anemiye bağlı halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı ve efora toleranssızlık ortaya çıkabilir. Hemoglobin düzeyi 6-10 g/dl arasında olup enfeksiyon, cerrahi gibi durumlarında kan transfüzyonu gerekir. Sarılık, dalak büyüklüğü, idrar renginde koyulaşma, yüzdeki ve uzun kemiklerdeki değişiklikler, demir emiliminin artışı ve sık kan transfüzyonuna bağlı olarak kalp, karaciğerde ve diğer organlarda demir birikimi nedeniyle çeşitli bulgular görülür" diye konuştu. Talaseminin majorda klinik bulguların genellikle 6 ay-2 yaş arasında ortaya çıktığını aktaran Kadıköylü, "İlk 4-6 ayda anemiye bağlı bulgular görülür. Solukluk, kısa boy, yüz kemikleri çıkık görünümlü, baş büyüktür, büyüme geriliği, karında şişlik, sarılık, karaciğer ve dalak büyüklüğü, kemik kırıkları tespit edilir. Bu hastalar küçük yaşlardan itibaren kan transfüzyonlarına bağımlıdır. Talasemi tanısında rutin hemogram (hemoglobin ve hematokrit düşüklüğü, bunlarla uyumsuz olarak eritrosit sayısında yükseklik, hipersplenizm gelişirse lökosit ve trombosit sayısında düşüklük), periferik yayma (hipokromi, mikrositoz, bazofilik noktalanma, eritrosit öncül hücrelerinin görülmesi), demir parametreleri (demir ve demir doygunluğunda normallik/artış, normal/yüksek ferritin düzeyleri) yardımcıdır. Ancak tanı hemoglobin elektroforezinde hemoglobin yapımına bağlı olarak HbA azalması, HbA2 ve HbF artışı tespit edilir. Genetik olarak mutasyonlar tespit edilebilirir" şeklinde konuştu. Talasemili hastalarda kan transfüzyonun amacının doku oksijenlenmesini sağlamak olduğunu kaydeden Prof. Kadıköylü, "Büyümeyi engellemeyecek, kemik iliğindeki yetersiz kan yapımını baskılayabilecek hemoglobin düzeyinin sağlanmasıdır. Hemoglobin düzeyinin 9-10 g/dl’nin altına düşürmemek için taze eritrosit süspansiyonları verilmelidir. Talasemide demir şelasyon tedavisi vücutta demir birikiminin önlenmesi, mevcut demir birikiminin azaltılması ve böylece artmış vücut demir birikimine bağlı gelişen kalp (en sık ölüm nedenidir, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, ritm bozukluğu), karaciğer (siroz ve kanser), endokrin (gelişme-büyüme geriliği, kemik gelişimde zayıflık, kırıklar, ergenlikte gecikme, hipogonadizm, tiroid ve paratiroid bezinde yetersiz çalışma, diyabetes mellitus), enfeksiyonlara yatkınlık gibi komplikasyonların önlenmesidir. Demir birikiminin önlenmesi ve takip için serum ferritin düzeyi (1000 ng/ml’nin altında tutulmalı) izlenmelidir. Karaciğer ve kalpte demir birikiminin tespit edilmesi için magnetik rezonans (MR) incelemesi gereklidir. Demir şelasyonu için desferrioksamine (pompa ile kullanılmaktadır, günümüzde çok tercih edilmemektedir), deferiprone (ağızdan kullanılır, kan değerlerinde kısmi düşüklük yapabilir) ve deferasiroks (ağızdan kullanılır, en çok tercih edilen ilaçtır, böbrek fonksiyonları izlenmelidir) gibi ilaçlar kullanılmaktadır" dedi. Splenektominin çocuklarda ölümcül enfeksiyon riski nedeniyle erken çocukluk çağında önerilmemekte olduğunu söyleyen Kadıköylü, "5 yaşından sonra yapılmalıdır. Splenektomiden 3-6 hafta önce pnömokok, hemofilus influenza, meningokok aşıları yapılmalı, splenektomi sonrasında antibiotik proflaksisi kullanılmalıdır. Kemik iliği (kök hücre) nakli talasemide tek kesin tedavi şeklidir. Bütün talasemi majör hastalarına tanı sonrası sağlıklı kardeşi varsa doku grupları (HLA) araştırılmalı, donörü olma ihtimali değerlendirilmelidir. HLA uygun kardeşten donör bulma şansı yaklaşık %25’tir. Kök hücre nakli kemik iliği, periferik kan, göbek kordon kanından yapılabilir. Karaciğer büyüklüğü ve biyopsi fibrozis varlığı, şelasyon tedavisine uyuma göre hastalar kök hücre nakli açısından sınıflandırılarak risk değerlendirilmesi yapılır. Talasemide en önemli nokta koruyucu/önleyici tıptır. Eğitimler okul çağında başlanmalı ve evlilik öncesi taramalar yapılmalıdır. Talasemi taşıyıcısı olan anne-babalara genetik danışmanlık verilmelidir. Prenatal tanı için fetal kan örnekleri 19-20. haftada, amniyosentez 16-20. haftalarda, koryon-villus örnekleri 10-11. haftada DNA analizi yapılır" ifadelerini kullandı.
Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmet vermeye başladı
02 Eylül 2025 Salı - 12:56 Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmet vermeye başladı Diyarbakır’da, Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmete girdi. Çermik Devlet Hastanesi, sağlık hizmetlerinde yeni bir döneme imza attı. Hastane bünyesinde kurulan modern endoskopi ve kolonoskopi ünitesi, ilk hastasını kabul ederek hizmete başladı. Hastanede ilk endoskopi işlemi 23 yaşındaki mide şikayetleri olan bir erkek hastaya gerçekleştirildi. Hastaya yapılan endoskopi ile gastrit ve reflü tanısı konularak tedavisine başlandı. Çermik Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Umut Karagöz hastanede hizmet vermeye başlayan ünitenin bölge halkı için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti. Daha önce bu işlemler için ilçe dışına gitmek zorunda kalan hastaların artık kendi ilçelerinde modern tıbbi donanımla hizmet alabileceğini aktaran Karagöz, "Çermik Devlet Hastanesinin bünyesinde hizmet verecek olan birim, hem tanı hem de tedavi süreçlerine önemli bir katkı sağlayacak. Yeni ünitenin bölge halkına hayırlı olması temenni ediyorum" dedi. Ünitenin özellikle kanserin erken teşhisinde büyük önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Azat Közgün, vatandaşların artık bu hizmeti kendi ilçelerinde alabileceklerini söyledi. Dr. Közgün, "Endoskopi ve kolonoskopi işlemi birçok gastrointestinal patolojinin teşhisinde ve tedavisinde yer alan önemli bir görüntüleme yöntemidir. Erken tanının hayati önem arz ettiği kolon ve rektum kanserinin erken teşhisinde de kullanılmaktadır. Hastanemizde hizmet vermeye başlayan endoskopi ve kolonoskopi ünitesiyle vatandaşlarımız yaşadıkları ilçede bu hizmete ulaşabilecektir. Böylesine modern bir Üniteyi Hastanemize kazandırdıkları için İl Sağlık Müdürlüğümüze ve hastane başhekimimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu’nun ilk ziyaretinin KKTC’ye olması şehit yakınlarını memnun etti
02 Eylül 2025 Salı - 12:54 Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu’nun ilk ziyaretinin KKTC’ye olması şehit yakınlarını memnun etti Terör gazisi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun ilk yurtdışı ziyaretinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne olmasının şehit ve gazi yakınlarını mutlu ettiğini söyledi. Terör gazisi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun milletin huzuru ve geleceği için canla başla çalıştığını söyledi. Gündüz, ‘’Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, göreve geldikten sonra ilk yurtdışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirmiştir. Kendisini, beraberindeki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ile birlikte KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel kabul etmiştir. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçimiz Ali Murat Başçeri de ziyaret edilmiştir. Bu ziyaret, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarının, askeri dayanışmanın ve stratejik iş birliğinin en güçlü göstergelerinden biridir. Yerli ve milli bir anlayışla gece gündüz demeden çalışan Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun, bu anlamlı ilk yurt dışı ziyaretini KKTC’ye yapması, milletimizin ‘İki devlet, tek yürek’ iradesinin güçlü bir yansıması olmuştur. Şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kahramanlık ruhu ile yoğrulmuş Türk Silahlı Kuvvetlerimiz Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin, Doğu Akdeniz’de barışın ve mavi vatanımızın teminatı olmaya devam edecektir’’ dedi.
Kuş cennetinde ‘salatalık’ da kuşa benzedi
02 Eylül 2025 Salı - 10:00 Kuş cennetinde ‘salatalık’ da kuşa benzedi Diyarbakır’da havuz işletmesi olan Vedat Yılmaz, bölgenin ağaçlık olması nedeni ile binlerce serçe kuşuna da ev sahipliği yapıyor. Hayvanlar için yuva da yapan duyarlı işletmeci bahçesine ektiği salatalıklardan birinin birebir serçe kuşuna benzediğini görünce neye uğradığını şaşırdı. Bunun kuşlara daha çok ilgilenmesi gerektiği yönünde bir mesaj olduğunu düşünen Vedat Yılmaz, salatalığı saklayıp hayvanlarla daha fazla ilgilenmeye başladı. Diyarbakır Mardin karayolunda havuz işletmesi olan esnaf Vedat Yılmaz, uzun yıllardır mekana gelen binlerce serçeyle de ilgileniyor. Her akşam üzer binler serçenin akın ettiği ve cıvıltılardan insanların birbirlerini duymadığı bölgede hayvanların kirlettiği bölümleri hiç gocunmadan her gün temizleyen Yılmaz, aynı zamanda serçeler için yuva da bıraktı. Yaz aylarında çekirge sürüsü gibi görünen binlerce serçeyi mekanında misafir eden Yılmaz, kendisine meşgale olması için de iş yerinin bir bölümüne sebze ekti. Önceki gün ektiği salatalıkları toplamak için bahçeye giren Yılmaz, neye uğradığını şaşırdı. Kestiği salatalığın birebir serçeye benzediğini gören duyarlı esnaf, duygu dolu anlar yaşadı. Bunun kuşlara daha çok ilgilenmesi gerektiği yönünde bir mesaj olduğunu düşünen Vedat Yılmaz, etkisinde kaldığı olayın ardından şimdilerde kuşlarla daha fazla ilgilenmeye başladı. ’’Bu olayda hikmet var’’ Bölgenin Diyarbakır’daki tüm serçelerin yeri olduğunu kendilerinin de hayvanların bakımlarını gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, ‘’Hayvanlar burada sularını içip beslenip yuvalarını yapıyor. Burada salatalığın serçeyi andırmasını önemli buluyoruz, ibretlik bir olay. Bunun hikmetini araştırdığımızda, bir hocamız beslediğimiz, bakımlarına önem verdiğiniz serçelere bağlı kıldı. Sayıları belki milyona yakın olan serçeler sabah erkenden çıkıyor, akşam 18.00-18.30 civarı tekrar burada buluşuyorlar. 10 personelimiz günlük serçelerle ilgileniyor. Onlara yuvayı, kendilerine tehlike arz eden diğer hayvanlara karşı yaptık, saklanmaları için. Daha fazlasını yapmayı düşünüyoruz’’ dedi.
Diyarbakır’da Çin karanfili üretimine başlandı
02 Eylül 2025 Salı - 09:19 Diyarbakır’da Çin karanfili üretimine başlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, renk çeşitliliği, dayanıklılığı, uzun süre toprakta kalması ve maliyet açısından daha uygun olması nedeniyle Çin karanfili üretimine başladı. Daha önce çiçek üretimini yazlık ve kışlık olmak üzere iki döneme ayırarak gerçekleştiren Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, bitki üretiminde köklü değişime gitti. Diğer mevsimlik çiçeklere göre renk çeşitliliği, dayanıklılığı, uzun süre toprakta kalması ve maliyet açısından da önemli avantajlar sağlayan Çin karanfili üretimine başlayan ekipler, ilk etapta 250 bin adet bu yeni bitkiyi kentin farklı kavşak ve refüjlerinde değerlendirecek. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, uzun çiçeklenme dönemi, düşük bakım maliyeti ve birçok iklim koşullarına uygun olan Çin karanfilini Şilbe TOKİ’de yer alan Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğünün seralarında üretiyor. Kent estetiğini artırmak ve yeşil alanları renklendirmek için bu önemli projeyi hayata geçiren Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, üretimi tamamlanan dikime hazır hale gelen Çin karanfillerini Yenişehir, Bağlar, Kayapınar ve Sur ilçelerinin park, refüj ve kavşaklarında toprakla buluşturacak. Yaklaşık 1 ay gibi bir sürede üretilip hazır hale getirilmesi nedeniyle birçok çiçeğe göre önemli avantajlar sağlayan beyaz, pembe, kırmızı ve mor olmak üzere 4 farklı renk seçeneği sunan Çin karanfili, ekipler tarafından yakın zamanda ilk defa dikimi gerçekleştirilecek. Daire başkanlığı, Diyarbakır’ı Çin karanfilleriyle dört mevsim rengarenk tutmayı amaçlayarak başlattığı projeden verim alınması durumunda ileri ki dönemlerde üretimde artışlara gidecek. Başkanlık, ayrıca peyzaj düzenlemelerinde kullanılan farklı türlerde çalı üretimini de rutin şekilde sürdürüyor. Üretilen çalılar kavşak, refüj ve parkları süsleyerek kentin estetik görünmesini sağlıyor. Vatandaşların ve kamu kurumlarının bitki taleplerinin karşılandığı üretim şefliğinde ekipler, yeşil alanlarda topladığı tohumlarla ibreli ağaç grubuna ait İran çamı, kara ve mavi servi ağaç üretimine de devam ediyor.
Diyarbakır’da okullar yeni eğitim öğretim yılına hazır
01 Eylül 2025 Pazartesi - 15:17 Diyarbakır’da okullar yeni eğitim öğretim yılına hazır Diyarbakır’da birçok okul, yeni eğitim öğretim yılı öncesi hazırlıklarını tamamlarken, Kayapınar ilçesinde bulunan Şehit Öğretmen Ayşe Numan Konakçı İlkokulu, döneme tamamen yenilenmiş haliyle giriyor. Yeni eğitim öğretim dönemi 8 Eylülde başlıyor. Okula uyum haftası çerçevesinde anaokulu ve ilkokul 1’inci sınıfa başlayan öğrenciler ise bugün okulların yolunu tuttu. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu ve Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayahan Subaşı’nın destekleriyle okulda büyük bir yenileme çalışması yürüttüklerini belirten Şehit Öğretmen Ayşe Numan Konakçı İlkokulu Müdürü Sibel Özer, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde özellikle 1’inci sınıf öğrencileri için hazırlıklar yapıldığını söyledi. Özer, küçük yaş grubunun okula daha hızlı alışması için sürpriz planladıklarını aktardı. Özer, "1 Eylülde okula başlayacak olan minik öğrencilerimiz için bir animasyon ekibi getiriyoruz. Böylece çocuklarımız hem eğlenecek hem de okula daha çabuk alışacaklar. Bu aynı zamanda velilerimizin kaygılarını da azaltacak. Okulun sevilmesi, öğrenmenin eğlenceli bir hale gelmesi bizim için çok önemli. Biliyoruz ki eğitim ve okul yönetimi bir süreçtir. Aldığımız her karar ve seçtiğimiz her doğru yöntem eğitimde bir domino etkisi oluşturacaktır. Bizler, yarınlarımız olan çocuklarımız için her daim aynı heyecan ve coşkuyla çalışmaya devam edeceğiz’’ dedi.