Yerel Haberler
Diyarbakır
Çocuklar sokakta sporla buluştu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03:38 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin "Koş, Oyna, Paylaş: Sokakta Spor" etkinlikleri kapsamında Oğlaklı Mahallesi’nde bir araya gelen yüzlerce çocuk ve genç, spor, oyun ve müzikle dolu bir gün geçirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, havaların ısınmasıyla birlikte sporu salon ve tesislerden sokaklara taşıyor. "Her Yerde Spor" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk ve genç, farklı spor branşlarında hareket dolu bir gün geçirme şansı yakalıyor. Daha önce Yenişehir ilçesindeki Ben u Sen semtinde başlayan organizasyonun bu seferki durağı Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi oldu. Çocukların neşesi mahalleye yayıldı Özellikle spor alanlarına erişimi sınırlı olan mahallelerde düzenlenen etkinliklerle çocukların sosyal yaşama daha aktif katılması hedefleniyor. Gün boyunca oyun oynayan, spor yapan ve birlikte vakit geçiren çocuklar, mahallede renkli ve hareketli görüntüler oluşturdu. Etkinlik, yalnızca fiziksel aktiviteyi değil; paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi ve dayanışmayı da güçlendiren bir buluşmaya dönüştü. Şenliğe katılan 6-14 yaş arası çocuklar ile 15-25 yaş arası gençler, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi ve badminton gibi branşlarda spor yapma imkanı buldu. Kurulan portatif oyun ve spor alanlarında çocukların enerjisi gün boyu devam etti. Etkinlik kapsamında ayrıca şişme tırmanma duvarı, trambolin, akıl ve zekâ oyunları atölyeleri ile ritim ve müzik etkinlikleri de yoğun ilgi gördü. Yüzlerce çocuk ve gencin farklı spor branşlarını tanıma fırsatı bulduğu etkinlikte, katılımcılar gün boyunca hem spor yaptı hem de keyifli vakit geçirdi. Çocuklar, gençler ve aileler, mahalleye neşe ve heyecan getiren organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çocukların ve gençlerin sporla daha fazla buluşabilmesi amacıyla "Sokakta Spor" etkinliklerini belirlenen program kapsamında kentin farklı mahallelerinde sürdürmeye devam edecek.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:54 Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı Diyarbakır’ın Hani ilçesinde yapımı tamamlanan Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı ve geniş hizmet kapasitesiyle dikkat çeken hastane, bölge halkına daha erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Toplam 10 bin 750 metrekare kapalı alana sahip hastane, 35 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. İhtiyaç halinde kapasitesi 64 yatağa kadar artırılabilecek şekilde planlanan hastane, polikliniklerden ameliyathanelere, yoğun bakım ünitelerinden hemodiyaliz hizmetlerine kadar birçok alanda kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Hastanede 12 poliklinik odası, 3 ünitli ağız ve diş sağlığı polikliniği, gebe okulu ve ebe polikliniği, 2 ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, 8 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile evde sağlık hizmetleri birimi yer alıyor. Anne ve bebek dostu yaklaşımıyla öne çıkan hastanede ayrıca, anne adaylarının doğum süreçlerini daha konforlu geçirebilmesi amacıyla modern TDL (Travay, Doğum, Lohusa) odaları da hizmete sunuldu. Acil servis bölümü ise erkek, kadın ve çocuk müşahade alanları, travma ve müdahale odaları, canlandırma ünitesi ile kapsamlı bir yapıda planlandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sağlık yatırımlarının vatandaşların sağlık hizmetine erişimini güçlendirdiğini belirterek, "Hani Devlet Hastanemiz, yalnızca bir sağlık tesisi değil; vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, güvenli ve modern şartlarda ulaşabilmesi adına önemli bir yatırımdır. Modern altyapısı, donanımlı birimleri ve güçlü sağlık kadrosuyla İlçemize uzun yıllar hizmet verecek önemli bir sağlık kompleksini vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle İlimizin sağlık altyapısını güçlendirmeye ve vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz’’ dedi. Hani Devlet Hastanesinin, ilçe merkeziyle birlikte çevre mahalleler ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara da 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunacağı belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:36 İş adamı Bozkuş: ’’Türkiye güçlü liderlikle bölgede huzur ve güvenin teminatı oldu’’ Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi, diplomasi ve iç güvenlik alanında ortaya koyduğu başarıları değerlendirerek, elde edilen kazanımların güçlü liderlik, siyasi istikrar ve millet-devlet dayanışmasının sonucu olduğunu söyledi. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Bozkuş, bugün Orta Doğu başta olmak üzere çevre ülkelerde yaşanan savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin göz önüne alındığında Türkiye’nin sergilediği güçlü duruşun daha net anlaşıldığını ifade etti. Bozkuş, "Bugün etrafımıza baktığımızda adeta ateş çemberiyle çevrili bir coğrafyada yaşıyoruz. Sınırlarımızın hemen ötesinde insanlar evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor, şehirler bombalanıyor, milyonlarca insan büyük mağduriyetler yaşıyor. Böylesine hassas bir dönemde Türkiye’nin dimdik ayakta kalabilmesi, vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürebilmesi asla tesadüf değildir. Bunun arkasında 23 yıllık siyasi istikrar, güçlü devlet aklı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği vardır" dedi. ’’Savunma sanayisinde tarihi bir dönüşüm gerçekleşti’’ Savunma sanayisinde son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların Türkiye’yi dünya çapında söz sahibi ülkeler arasına taşıdığını belirten iş adamı Bozkuş, geçmişte dışa bağımlı olan Türkiye’nin bugün kendi teknolojisini üreten, ihraç eden ve caydırıcı gücünü her geçen gün artıran bir ülke konumuna geldiğini söyledi. Bozkuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ’’Bir dönem savunma ihtiyaçlarını büyük ölçüde dışarıdan karşılamak zorunda kalan Türkiye, bugün kendi İHA’sını, SİHA’sını, savaş gemisini, hava savunma sistemini ve stratejik savunma teknolojilerini üretebilen güçlü bir ülke haline gelmiştir. Bu tarihi dönüşüm kolay olmamıştır. Büyük bir vizyon, sabır, kararlılık ve milli duruş gerektirmiştir. Geldiğimiz noktada dünya artık Türkiye’nin kolay lokma olmadığını, bileğinin bükülemeyeceğini açık bir şekilde görmektedir." Türkiye’nin askeri caydırıcılığının yalnızca savunma alanında değil diplomatik alanda da elini güçlendirdiğini vurgulayan Bozkuş, güçlü devletlerin masada da güçlü konuştuğunu belirtti. Bozkuş, "Bugün Türkiye uluslararası platformlarda sözünü dinleten, masada ağırlığı olan bir ülke haline gelmiştir. Bunun temelinde sahada elde edilen güç vardır. Eğer savunma sanayiniz güçlü değilse diplomatik anlamda da etkili olmanız mümkün değildir. Türkiye artık hem sahada hem masada güçlüdür’’ diye konuştu. ’’Saha Expo 2026’da sergilenen teknolojiler gurur kaynağı oldu’’ Saha Expo 2026 Savunma Sanayi Fuarında sergilenen yerli ve milli teknolojilerin Türkiye’nin geldiği noktayı net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren iş adamı Bozkuş, fuarda tanıtılan sistemlerin tüm dünyada dikkatle takip edildiğini söyledi. Bozkuş, "Saha Expo 2026’da sergilenen savunma sistemleri gerçekten hepimizin göğsünü kabartmıştır. Özellikle yeni nesil teknolojiler, Türkiye’nin savunma sanayisinde artık farklı bir lige çıktığını açıkça göstermektedir. Özellikle kıtalar arası yeni füzemiz 6 bin kilometre menzili olan Yıldırım Han bizi Dünya savunma sanayide yeni bir lige çıkarmış ve gurur kaynağımız olmuştur. Her biri uzun yılların emeği, birikimi ve kararlılığının ürünüdür’’ şeklinde konuştu. Tanıtımı yapılan yüksek menzilli savunma sistemlerinin Türkiye’nin stratejik gücüne büyük katkı sağlayacağını anlatan Bozkuş, bunun ülkeye yönelik kötü niyetli planları olan çevrelerde ciddi bir caydırıcılık oluşturduğunu belirtti. Bozkuş, ‘’Türkiye’ye karşı hesap yapan herkes artık iki kez düşünmek zorundadır. Çünkü karşılarında eski Türkiye yok. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi güvenliğini kendisi sağlayan güçlü bir Türkiye var’’ ifadelerini kullandı. ’’Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür" Türkiye’nin dışarıdaki başarısının içerideki birlik ve beraberlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bozkuş, Cumhur İttifakı çatısı altında sürdürülen güçlü birlikteliğin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bozkuş, "Dışarıya karşı güçlü olmanın yolu içeride sağlam durmaktan geçer. Bugün Cumhur İttifakı ile ortaya konulan kararlı duruş, ülkemizin geleceği adına son derece kıymetlidir. Özellikle terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımlar milletimizin huzuru açısından tarihi önemdedir’’ dedi. Toplumun her kesiminin ülkenin geleceği için ortak paydada buluşmasının önemine dikkat çeken Bozkuş, güçlü Türkiye idealinin birlik içerisinde daha da büyüyeceğini söyledi. "Güçlü hükümet, güçlü liderlik, huzurlu Türkiye" Bozkuş, Türkiye’nin bugün geldiği noktanın tesadüfi olmadığını belirterek şöyle dedi: "Türkiye bugün dışarıya karşı caydırıcı, içeride ise vatandaşına güven veren güçlü bir devlettir. İnsanlarımız evlerinde huzur içerisinde yaşayabiliyorsa, geleceğe umutla bakabiliyorsa bunun arkasında güçlü hükümet anlayışı, kararlı liderlik ve millet-devlet dayanışması vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon, Türkiye’yi bölgesel güçten küresel etkisi olan bir ülke konumuna taşımıştır. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam ederek çok daha büyük başarılara ulaşacağımıza inanıyorum."
Diyarbakır’da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:02 Diyarbakır’da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak Diyarbakır’da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak. Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları ile ilgili olarak vatandaşların etkinliğin yapılacağı alana yakın yollarda giriş ve çıkışlarda mağdur olmaması adına etkinlik süresince trafiğe kapatılacak olan yollar ile alternatif güzergahların belirlendiği kaydedildi. Açıklamada, "29 Ağustos 2025 tarihinde saat 21.00’dan 30 Ağustos 2025 tarihi program bitimine kadar, Büyük Alp Caddesi’nin Hintli Baba Caddesi ile Ali Emiri 5. Sokak arasında kalan kısmı, İnaloğlu Caddesi’nin Hintli Baba Caddesi ile İstasyon Caddesi arasında kalan kısmı, Yaşar Kemal Caddesi’nin Lise Caddesi ile Gevran Caddesi arasında kalan kısmı, Hintli Baba Caddesi’nin Büyük Alp Caddesi ile Kışla Caddesi arasında kalan kısmı, Kışla Caddesi’nin Hintli Baba Caddesi ile İstasyon Caddesi arasında kalan kısım araç trafiğine kapatılacak olup araç parklanmasına müsaade edilmeyecektir. Güzergahlar üzerinde parklanma yapan araçlar çekici marifeti ile otoparka çekilecektir. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için araçlarını uygun bir alana park etmesi gerekmektedir. Alternatif güzergah olarak sürücülerin Ali Emiri 5. Sokak, Rızvan Ağa Caddesi, Ali Emiri 7. Sokak, Kurt İsmail Paşa 2. Sokağı kullanmaları gerekmektedir" denildi.
Diyarbakırlı kadınlar ’halayla’ zayıflıyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 10:41 Diyarbakırlı kadınlar ’halayla’ zayıflıyor Diyarbakır’da kadınlara hizmet veren bir spor salonu, modern çağ ile bölge kültürünü birleştirerek ilginç bir çalışma gerçekleştirdi. Spor salonuna genel kadınlar fonda çalan halay müzikleri ile zılgıt çekip zayıflamaya çalışıyor. Merkez Kayapınar ilçesi Selahattin Eyyubi Bulvarı’nda sadece kadınlara hizmet veren bir spor salonunda kadınlar, halay müzikleri açıp zılgıtlarla spor yapıp zayıflıyor. Modern çağ ile bölgenin geçmiş kültürünü harmanlayan spor salonun çalışması olumlu tepki aldı. Spor salonuna gelen kadınlar, halay müziği eşliğinde hareketleri gerçekleştirip hem sosyal aktivite gerçekleştiriyor hem de zayıflıyor. Salonda zamanın güzel geçtiğini ve bu tarz müziklerle daha çok enerjik olduklarını belirten kadınlar, spor yapmanın da önemine değindi. Spor salonu sahibi ve spor eğitmeni Hatice Barış Ataman; halaylarla, zılgıtlarla, müzik eşliğinde spor yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi. Ataman, "Genelde spor derslerinde İngilizce ya da Türkçe şarkılar tercih ediliyor. Ben ise kendi kültürümü yansıtmak için derslerime Kürtçe müzik, halay ve zılgıtları kattım. Bu sayede kadınlar çok daha motive oluyor, daha fazla enerji harcıyor ve daha hızlı sonuç alıyorlar. Her dersimizde Kürtçe halaylarla spor yapıyoruz. Eğlenerek kalori yakıyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz bile. Ayrıca yalnızca kadınlara özel bir ortamda çalıştığımız için herkes kendini çok daha rahat ve konforlu hissediyor. Bu da motivasyonu artırıyor ve kalori yakımını hızlandırıyor" dedi. Hatice Barış Ataman’ın eşi Ahmet Ataman, sporu halaylarla birleştirerek etkisini arttırdıklarını söyledi. Ahmet Ataman, ’’Zaten grup derslerimiz vardı. Ancak özellikle spinningi insanların daha keyif alacağı bir hale nasıl getirebiliriz diye düşündüğümüzde, halaylarla birleştirerek çok daha etkili olabileceğini gördük. Ben de ona destek olmak için salonumuzu genişlettim. Mevcut alanı büyüttük, böylelikle salonumuza olan ilgi giderek arttı. Artık sadece Diyarbakır’dan değil, yurt dışından da birçok kadın salonumuza ilgi göstermeye başladı’’ diye konuştu. Öğrencilerden Nurdan Yonca, doğuya özgü müziklerle motive bir şekilde spor yapmak çok büyük bir farklılık olduğunu aktardı. Yonca, "Hem enerjimiz artıyor hem de ders boyu halayın ezgileri ile canlılığımızı koruyoruz. Kürtçe halay ve zılgıt eşliğinde pedal çevirmek bence kültürü ve sporu bir araya getiriyor" şeklinde konuştu. Bir diğer öğrenci Hicran Çakar ise spinning dersinde Hatice hocanın Kürtçe halay ve zılgıtlar eşliğinde ders yapmasından dolayı hem çok eğlendiklerini hem streslerini attıklarını hem de spor yaparak zayıfladıklarını söyledi. Çakar, "Kendi yöremizin oyunları ve müzikleri eşliğinde olunca çok daha keyifli geçti. Ben özellikle bu müzikleri çok seviyorum, derslerimiz hem eğlenceli hem de verimli oluyor" diye konuştu.
Diyarbakırlı kadınlar ’halayla’ zayıflıyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 10:34 Diyarbakırlı kadınlar ’halayla’ zayıflıyor Diyarbakır’da kadınlara hizmet veren bir spor salonu, modern çağ ile bölge kültürünü birleştirerek ilginç bir çalışma gerçekleştirdi. Spor salonuna genel kadınlar fonda çalan halay müzikleri ile zılgıt çekip zayıflamaya çalışıyor. Merkez Kayapınar İlçesi Selahattin Eyyubi Bulvarında sadece kadınlara hizmet veren bir spor salonunda kadınlar, halay müzikleri açıp zılgıtlarla spor yapıp zayıflıyor. Modern çağ ile bölgenin geçmiş kültürünü harmanlayan spor salonun çalışması olumlu tepki aldı. Spor salonuna gelen kadınlar, halay müziği eşliğinde hareketleri gerçekleştirip hem sosyal aktivite gerçekleştiriyor hem de zayıflıyor. Salonda zamanın güzel geçtiğini ve bu tarz müziklerle daha çok enerjik olduklarını belirten kadınlar, spor yapmanın da önemine değindi. Spor salonu sahibi ve spor eğitmeni Hatice Barış Ataman, halaylarla, zılgıtlarla, müzik eşliğinde spor yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi. Ataman, "Genelde spor derslerinde İngilizce ya da Türkçe şarkılar tercih ediliyor. Ben ise kendi kültürümü yansıtmak için derslerime Kürtçe müzik, halay ve zılgıtları kattım. Bu sayede kadınlar çok daha motive oluyor, daha fazla enerji harcıyor ve daha hızlı sonuç alıyorlar. Her dersimizde Kürtçe halaylarla spor yapıyoruz. Eğlenerek kalori yakıyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz bile. Ayrıca yalnızca kadınlara özel bir ortamda çalıştığımız için herkes kendini çok daha rahat ve konforlu hissediyor. Bu da motivasyonu artırıyor ve kalori yakımını hızlandırıyor" dedi. Hatice Barış Ataman’ın eşi Ahmet Ataman, sporu halaylarla birleştirerek etkisini arttırdıklarını söyledi. Ahmet Ataman, ’’Zaten grup derslerimiz vardı. Ancak özellikle spinningi insanların daha keyif alacağı bir hale nasıl getirebiliriz diye düşündüğümüzde, halaylarla birleştirerek çok daha etkili olabileceğini gördük. Ben de ona destek olmak için salonumuzu genişlettim, mevcut alanı büyüttük. Böylelikle salonumuza olan ilgi giderek arttı. Artık sadece Diyarbakır’dan değil, yurt dışından da birçok kadın salonumuza ilgi göstermeye başladı’’ diye konuştu. Öğrencilerden Nurdan Yonca, doğuya özgü müziklerle motive bir şekilde spor yapmak çok büyük bir farklılık olduğunu aktardı. Yonca, "Hem enerjimiz artıyor hem de ders boyu halayın ezgileri ile canlılığımızı koruyoruz. Kürtçe halay ve zılgıt eşliğinde pedal çevirmek bence kültürü ve sporu bir araya getiriyor" şeklinde konuştu. Bir diğer öğrenci Hicran Çakar ise spinning dersinde Hatice hocanın Kürtçe halay ve zılgıtlar eşliğinde ders yapmasından dolayı hem çok eğlendiklerini hem streslerini attıklarını hem de spor yaparak zayıfladıklarını söyledi. Çakar, "Kendi yöremizin oyunları ve müzikleri eşliğinde olunca çok daha keyifli geçti. Ben özellikle bu müzikleri çok seviyorum, derslerimiz hem eğlenceli hem de verimli oluyor" diye konuştu. (MAK-YRT
Orta okulda iken önlüğü çıkartılıp gelinlik giydirilen muhtar, 53 yaşında üniversiteli oldu
28 Ağustos 2025 Perşembe - 16:44 Orta okulda iken önlüğü çıkartılıp gelinlik giydirilen muhtar, 53 yaşında üniversiteli oldu Muradiye Mahallesinde 3 dönemdir muhtarlık görevini yürüten Dilek Demir, 13 yaşında önlüğünün çıkarılıp gelinlik giydirilerek okuma hakkının elinden alınmasına rağmen 53 yaşında üniversiteli oldu. Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi’nde 12 yıldır muhtarlık görevi yapan 53 yaşında 5 çocuk annesi Dilek Demir, Çanakkale’de Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunu kazandı. Yerel Yönetimler Bölümüne yerleştirilen muhtar, şimdi yaptığı işin okulunu da okuyacak. Orta okul öğrencisi iken evlendirilen 5 çocuk annesi Dilek Demir’in okuma aşkı dinmedi. Açıktan liseyi bitirerek 53 yaşında üniversite imtihanına giren, Muhtar Dilek Demir, yaptığı işle alakalı bölümü de Çanakkale’de kazanarak şimdi üniversiteli oldu. Kız çocuklarının okuması adına mücadele verdiğini belirten Demir, "3 dönemdir muhtarlık yapıyorum Muradiye Mahallesi’nde. Yaklaşık 12 yıldır muhtarım. 5 çocuk annesiyim, 3 erkek, 2 kız. Hepsi üniversiteyi okudu. Şimdi de mahallemin annesiyim. 13 yaşında çocuk gelin oldum. Önlüğümü soydular, gelinlik giydirdiler bana. Okumama izin vermediler. Orta ikiden beni aldılar ve ben mücadeleme devam ettim. Okuma aşkı içimde bir ukde olarak kalmıştı. O hasret hep öyle köz bir ateş gibi içinde yanıyordu. Ben muhtar olduktan sonra okullarıma devam ettim. Açıköğretim üzerinden ilkokulu bitirdim, ortaokulu bitirdim, liseyi bitirdim. Şu anda Çanakkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (MYO) Yerel Yönetimler Bölümünü kazandım. Şu anda ben bir üniversiteliyim. Evde anneyim. mahallemde anneyim, muhtar anayım ben. Bu süreç içerisinde elimden geldiği kadar çok yoğun çalışıyorum. Mahallemle, dışarıyla, içeriyle her tarafa hitap ediyoruz. Bu süreç içerisinde çalışabildiğim kadar çalıştım ve başardım. İçimdeki o aşk şu anda mutluluğa dönüştü. Ve mezun olup kepimi de atacağım" dedi. Çocukların hayalleri ile oynanması gerektiğini vurgulayan Demir, "Bir insanın başına gelen tüm kötülük cahillikten dolayı geliyor. Çocuklarımızı bırakalım, okullarını okusunlar, cahil kalmasınlar. Kimse onları kandıramasın. Kimse akıllarıyla oynamasın. Çocuklarımızı illaki okutalım. Okutalım, okutalım, okutalım lütfen. Herkes okuyabilir, herkes üniversiteyi de kazanabilir. Yaşın hiçbir önemi yok, ben de gördünüz. 53 yaşındayım ve üniversiteyi kazandım. Hiçbir şekilde pes etmesinler, okullarını da okusunlar. Görüyorsunuz ne kadar yoğun çalıştığımı. Aşırı yoğunum ama yine ben bunu yapabildiysem sizler de yaparsınız’’ diye konuştu.
13 yaşında önlüğü çıkarılıp gelinlik giydirilen muhtar, 53 yaşında üniversiteli oldu
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:44 13 yaşında önlüğü çıkarılıp gelinlik giydirilen muhtar, 53 yaşında üniversiteli oldu Diyarbakır’ın 3 dönemdir muhtarlık görevini yürüten Dilek Demir, 13 yaşında önlüğünün çıkarılıp gelinlik giydirilerek okuma hakkının elinden alınmasına rağmen 53 yaşında üniversiteli oldu. Merkez Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi’nde 12 yıldır muhtarlık görevi yapan 53 yaşında 5 çocuk annesi Dilek Demir, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (MYO) Yerel Yönetimler Bölümüne yerleşti. 13 yaşında ailesi tarafından okuma hakkı elinden alınıp zorla evlendirilen Demir’in okuma aşkı dinmedi ve 53 yaşında girdiği sınavda üniversiteli oldu. Kız çocuklarının okuması adına mücadele verdiğini belirten Demir, "3 dönemdir muhtarlık yapıyorum Muradiye Mahallesi’nde. Yaklaşık 12 yıldır muhtarım. 5 çocuk annesiyim, 3 erkek, 2 kız. Hepsi üniversiteyi okudu. Şimdi de mahallemin annesiyim. 13 yaşında çocuk gelin oldum. Önlüğümü soydular, gelinlik giydirdiler bana. Okumama izin vermediler. Orta ikiden beni aldılar ve ben mücadeleme devam ettim. Okuma aşkı içimde bir ukde olarak kalmıştı. O hasret hep öyle köz bir ateş gibi içinde yanıyordu. Ben muhtar olduktan sonra okullarıma devam ettim. Açıköğretim üzerinden ilkokulu bitirdim, ortaokulu bitirdim, liseyi bitirdim. Şu anda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (MYO) Yerel Yönetimler Bölümünü kazandım. Şu anda ben bir üniversiteliyim. Evde anneyim. mahallemde anneyim, muhtar anayım ben. Bu süreç içerisinde elimden geldiği kadar çok yoğun çalışıyorum. Mahallemle, dışarıyla, içeriyle her tarafa hitap ediyoruz. Bu süreç içerisinde çalışabildiğim kadar çalıştım ve başardım. İçimdeki o aşk şu anda mutluluğa dönüştü. Ve mezun olup kepimi de atacağım" dedi. Çocukların hayalleri ile oynanması gerektiğini vurgulayan Demir, "Bir insanın başına gelen tüm kötülük cahillikten dolayı geliyor. Çocuklarımıza bırakalım, okullarını okusunlar, cahil kalmasınlar. Kimse onları kandıramasın. Kimse akıllarıyla oynamasın. Çocuklarımızı illaki okutalım. Okutalım, okutalım, okutalım lütfen. Herkes okuyabilir, herkes üniversiteyi de kazanabilir. Yaşın hiçbir önemi yok, ben de gördünüz. 53 yaşındayım ve üniversiteyi kazandım. Hiçbir şekilde pes etmesinler, okullarını da okusunlar. Görüyorsunuz ne kadar yoğun çalıştığımı. Aşırı yoğunum ama yine ben bunu yapabildiysem sizler de yaparsınız’’ diye konuştu.