Yerel Haberler
Diyarbakır
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:43 Diyarbakır’da 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi programı düzenlendi Diyarbakır’da 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi programı düzenlendi. İlk program Bağlar ilçesi Şehitlik semtindeki Hava Şehitliği ve Kara Şehitliğinde meydana geldi. Şehitlik anıtına çelenk bırakıldı. Diyarbakır Valiliği çelengini Vali Murat Zorluoğlu, Garnizon Komutanlığı çelengini 7. Kolordu Garnizon Komutanı Erhan İnaltekin, Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelengini Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Gülay Kılıç ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Diyarbakır Şube Başkanlığı çelengini ise Reşit Can taktim etti. Çelenk sunumlarının ardından Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Ayrıca törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Şehit kabirlerine tek tek karanfil bırakan Vali Murat Zorluoğlu, şehit yakınlarıyla da tek tek ilgilendi bir süre sohbet etti. İkinci program ise Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena sahnesinde düzenlendi. Burada da lise öğrencileri tarafından şiirler okundu ve günün anlam önemine binaen türküler seslendirildi. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Reşit Can, "Bugün burada, aziz milletimizin istiklali ve istikbali uğruna yazdığı en büyük destanlardan biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferinin 111. sene-i devriyesini idrak etmek, bu mukaddes vatan uğruna bir daha geri dönmemek için giden, tarihe destanlar yazdıran kahramanları yâd etmek, hatırlamak ve vatan uğruna toprağa düşen aziz şehitlerimize dualar göndermek için toplanmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı. Program çeşitli slayt gösterilerin ardından son buldu.
Narin Güran cinayetiyle ilgili 15 sanık hakkındaki gerekçeli kararda asılsız ihbarlar, yangın çıkarma ve kayıtların silinmesi tek tek sıralandı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 16:25 Narin Güran cinayetiyle ilgili 15 sanık hakkındaki gerekçeli kararda asılsız ihbarlar, yangın çıkarma ve kayıtların silinmesi tek tek sıralandı Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğa yargılandıkları davada, 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde verilen hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar hazırlandı. Kararda, asılsız ihbarlar, yangın çıkarma ve kayıtların silinmesi gibi detaylar tek tek sıralandı. Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın 30 Mayıs’taki karar duruşmasında, sanıklar Birsen Güran, Fuat Güran, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya, Muhammed Kaya, Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran ile suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında verilen hapis cezalarına ilişkin gerekçeli karar yazıldı. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar ile tanıkların dava aşamasındaki ifadelerine yer verilen kararda, sanık Hediye Güran’ın tutarlı ifadelerinin bulunmadığı, olayın cereyan ettiği saatlere ilişkin Narin Güran’ın ağabeyi Enes Güran’ı korumak amacıyla uyuduğuna yönelik çelişkili beyanlarda bulunduğu ifade edildi. Hediye Güran’ın beyanlarının Narin’in öldürülme olayında yer alan gerçekleri gizlemek için oluşturulduğu belirtilen kararda, beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu kaydedildi. Kararda, "Maktul Narin’in öldürülmesi eyleminin evde tamamlandığı, bu nedenle Hediye Güran’ın olayları gizlemek ve öldürme eylemini gerçekleştirenlerin araştırılmalarını ve faillerin yakalanmasını açıkça engellemeye çalışmak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğu, böylece üzerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunu işlediği sabittir" denildi. Sanık Şeyma Kaya’nın çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanlarıyla olayın araştırılmasını ve fail ya da faillerin yakalanmasını açıkça engellemeye çalıştığının belirlendiği belirtilen kararda, sanıklar Birsen ve Maşallah Güran ile suça sürüklenen çocuk M.G’nin de çelişkili savunmalar yaptığı, ailenin organize şekilde hareket ederek çocukların dahi bu şekilde beyan vermelerini sağlayarak Narin’in bulunmasını ve olayın aydınlatılmasını engellemeye çalıştıklarının anlaşıldığı belirtildi. "Sanık Mehmet Selim Atasoy çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanlarıyla olayın araştırılmasını ve fail ya da faillerin yakalanmasını açıkça engellemeye çalışmıştır" denilen kararda, şu ifadeler yer aldı: "Suça sürüklenen çocuk R.A. ise daha önceki beyanlarında hiç yer vermediği hususları belirtmiş olması karşısında başından itibaren bildiği durumları saklamıştır. Her aşamada bazı hususları ekleyerek ya da bazı hususları saklayarak yaşadıklarını ve gördüklerini açıkça farklı şekilde yansıttığının görüldüğü, çelişkili ve aykırı beyanlarıyla olayın araştırılmasını ve fail ya da faillerin yakalanmasını açıkça engellemeye çalıştığı tespit edilmiştir." Sanık Mehmet Şevket Kaya’nın suçtan kurtulmaya yönelik ifadelerde bulunduğu ifade edilen kararda, sanığın yangın çıkarmaya çalışarak kolluk birimlerinin dikkatini farklı noktaya çektiği, asılsız ihbarlarda bulunarak araştırmaları farklı mecralara yönlendirdiği ve cinayet eylemini gerçekleştiren faillere yönelik araştırma yapılmasını, olayın araştırılmasını, fail ya da faillerin yakalanmasını engellemeye çalıştığı kaydedildi." Sanık Muhammed Kaya’nın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği belirtilen kararda, şunlar yer aldı: "Jandarma personelinin defalarca arama gerçekleştirdiği bir alanda bulmuş olduğunu iddia ettiği terlik ile ilgili ilk aşamada hiçbir kolluk personeline bildirimde bulunmamıştır. Numarasını dahi kontrol etmeden Narin’e ait olduğu yönünde bir algı yapmış, Suriyeli vatandaşların yaşadığı çadırlar bölgesinde bulduğunu söyleyerek sanki Suriyeli vatandaşlar tarafından gerçekleşen bir eylem varmış gibi göstermeye çalışmış ve bu şekilde gerçek fail ya da faillerin yakalanmasına engel olmaya çalışmıştır. Sanık Barış Güran ise bir kız çocuğunun iki erkek tarafından elinden tutularak zorla kaçırılmaya çalışıldığı şeklinde bildirimde bulunarak panik havası yapmış, araştırma faaliyetlerini farklı yöne çekmeye çalışmıştır. Sanık Fuat Güran da jandarma personelini takip ederek arama faaliyetleriyle ilgili bilgi edinmeye çalışmıştır. Telefon geçmişini silerek ve jandarma personeli dinleyip bilgi edinerek olayın araştırılmasına engel olmaya, Narin’in Çarıklı’da olabileceğini söyleyerek araştırma faaliyetlerini farklı yöne çekmeye çalışmıştır. Sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu değerlendirilmiştir. Ailenin organize şekilde hareket ederek Narin’in bulunmasını, olayın aydınlatılmasını ve faillerin yakalanmasını açıkça engellemeye çalıştığı tespit edilmiştir." Yangın çıkarılması Sanıklar Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran’ın yangın çıkarmaya çalıştıklarının tespit edildiği belirtilen kararda, sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun belirlendiği kaydedildi. Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran’ın ellerindeki çubuklarla yangın çıkardıkları, bu esnada sanık İbrahim Halil’in de takip ettiği jandarma personelinin dikkatini farklı yönlere çekerek olayın araştırılmasını, fail ya da faillerin yakalanmasını engellemeye çalıştığının anlaşıldığı ifade edildi. Suça sürüklenen çocuk İ.K’nin çelişkili savunmalar yaptığı, cinayeti gerçekleştirenlere yönelik araştırma yapılmasını engellediği aktarılan kararda, suça sürüklenen çocuğun verdiği gerçek dışı beyanla suç işleyen kişilerin araştırmadan kurtulmalarına imkan sağladığı ifade edildi. "Üzerlerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunu işledikleri anlaşılmıştır" Kararda, şu değerlendirmede bulunuldu: "Dosya kapsamında bulunan soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan tüm ifade içerikleri, kolluk tutanakları, tanık beyanları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyası ve tüm ana dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmiştir. Sanıklar verdikleri gerçek dışı beyanlarla, tutanak içeriklerinde bulunduğu şekilde yangın çıkararak, jandarma personelini takip ederek ve dinleyerek, jandarma personelini yönlendirici asılsız ihbarlarda bulunarak, telefon kayıtlarını silerek suç işleyen kişilerin araştırmadan kurtulmalarına imkan sağlamıştır. Sanıkların ortak saikle hareket ederek üzerlerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunu işledikleri anlaşılmıştır. Sanıklar Birsen, Maşallah ve Fuat Güran’ın üzerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunun sabit olduğu kanaatine varılmış olması, sanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasında tutuklulukta geçirdiği süre ve üzerine atılı eylemin cezasının niteliği, hükmedilen ceza miktarı göz önüne alındığında tutuklamanın bu aşamada ölçülü olduğu ve bu kapsamda adli kontrolün yetersiz olacağı kanaatine varılmış olması nedenleriyle sanıkların hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir." Anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmış, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince 23 Ekim 2024’te kabul edilmişti. Sanıkların yargılanmasına 7 Kasım 2024’te başlanmış, mahkeme heyeti 28 Aralık 2024’teki duruşmada, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti. Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 12 kişi ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında yürütülen soruşturma da tamamlanmış, Başsavcılık tarafından 12 kişi hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında aynı suçtan hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesince kabul edilmişti. Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin, kendilerindeki dosyanın, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında açılan davayla birleştirilmesi yönündeki talebi kabul edilmişti. Mahkeme, 30 Mayıs’taki duruşmada, "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan 15 kişiden tutuklu sanıklardan Birsen, Fuat ve Maşallah Güran hakkında 3 yıl 6 ay hapis cezası ile "Suçun sabit olduğu kanaatine varılmış olması, sanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasında tutuklulukta geçirdiği süre ve üzerine atılı eylemin cezasının niteliği, hükmedilen ceza miktarı göz önüne alındığında tutuklamanın bu aşamada ölçülü olduğu ve bu kapsamda adli kontrolün yetersiz olacağı kanaatine varılmış olması" gerekçesiyle hükmen tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırmıştı. Tutuklu sanıklar Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya hakkında 3 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, hükmedilen ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre göz önüne alınarak ayrı ayrı tahliyeleri yönünde karar vermişti. Tutuksuz sanıklardan Hediye Güran’ı 3 yıl 6 ay, Şeyma Kaya, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran’ı 3 yıl hapis ile cezalandıran mahkeme, suça sürüklenen çocuklar R.A’ya (16) 1 yıl 3 ay, M.G (16) ve İ.K’ye (17) ise 1 yıl 8 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırmıştı. Suça sürüklenen 3 çocuğun, Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi gereğince 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, mahkeme, sanıklar Kurtuluş Güran, Ömer Faruk Güran ve suça sürüklenen çocuk M.G. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin sonlandırılmasına hükmetmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Narin Güran cinayeti davasında ilk derece mahkemesinin sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar’a verilen hapis cezalarını hukuka uygun bulmuştu.
12 milyon 389 bin kök kenevirin imha edildiği operasyonda 22 tutuklama
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:59 12 milyon 389 bin kök kenevirin imha edildiği operasyonda 22 tutuklama Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaklaşık 160 milyar 650 milyon TL olan 319 tonluk uyuşturucu maddenin topluma sunulmasının önüne geçildi. Gözaltına alınan 22 şüpheli tutuklandı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı öncülüğünde yürütülen en kapsamlı operasyonlardan biri olan "Narkotik-5 Operasyonu", Lice ilçesi kırsalında 11-13 Haziran 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Toplam 12 milyon 389 bin 174 kök kenevir/skunk bitkisi imha edilirken, 127,2 kilogram esrar maddesi ele geçirildi. Yasa Dışı Kenevir Ekimi ile Mücadele Eylem Planı kapsamında Asayiş, Terörle Mücadele (TEM) ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları koordinasyonunda yürütülen operasyon; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’nın emir komutasında, Muş, Batman, Bingöl, Mardin, Şanlıurfa ve Elazığ İl Jandarma Komutanlıklarının personel desteğiyle hayata geçirildi. Lice ilçesinin kuzey hattında yer alan 19 mahalle ve 21 mezrada toplam 143 tim ve bin 780 personelin katılımıyla gerçekleştirilen operasyon, VTOL ve İHA sistemleri ile desteklenen keşif faaliyetleri sonucunda tespit edilen 479 tarlada uygulandı. Saha çalışmalarının ardından piyasa değeri yaklaşık 160 milyar 650 milyon TL olan 319 tonluk uyuşturucu maddenin topluma sunulmasının önüne geçildi. Bu büyük miktar, yalnızca kamu sağlığı açısından değil, ülke ekonomisi ve güvenliği bakımından da stratejik öneme sahip. 22 şüpheli tutuklandı Operasyon sonucunda 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tamamı hakkında adli işlem başlatılan şahısların 22’si de çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Lice Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde adli tahkikat titizlikle yürütülüyor.
DİSİDER Başkanı Akbaş: ’’İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları derin bir endişeyle takip ediyoruz’’
14 Haziran 2025 Cumartesi - 10:51 DİSİDER Başkanı Akbaş: ’’İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları derin bir endişeyle takip ediyoruz’’ Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, Ortadoğu’da yeniden tırmanan gerilimi ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları derin bir endişeyle takip ettiklerini söyledi. DİSİDER Başkanı Akbaş, İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbaş, Ortadoğu’da yeniden tırmanan gerilimi ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları derin bir endişeyle takip ettiklerini kaydetti. Akbaş, ’’İsrail’in bu pervasızca saldırısı, yalnızca İran’ı değil tüm bölgeyi tehdit eden, büyük bir krizin kapısını aralamıştır. İran’ın haklı olarak verdiği karşılık ise telafisi çok zor siyasi ve insani yaralar açabilecek bir çatışma ortamını derinleştirme riskini taşımaktadır. Dünyanın ve bölgemizin yeniden bir ateş çemberine dönüşmemesi için tüm tarafların aklıselim ve sağduyuyla hareket etmesi hayati önemdedir. İsrail’in yıllardır sürdürdüğü saldırgan ve işgalci tutum artık uluslararası hukukla yüzleşmeli kendisini Ortadoğu’nun mutlak hakimi gibi gören bu sorumsuz yaklaşımından derhal vazgeçmelidir. İran’ın da nükleer mesele başta olmak üzere bölgesel gerilimi artıracak politikalardan uzak durarak, halkının ve komşu ülkelerin güvenliğini öncelemesi; tüm Ortadoğu için barışa ve istikrara açılan bir kapı olacaktır. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin uzun yıllardır dünyanın bekçiliğine soyunan müdahaleci politikalarının artık son bulması gerekmektedir. Dünya güce ve vesayete değil, adalete ve hukuka dayanan yeni bir küresel anlayışa ihtiyaç duymaktadır. Yeni ve adil hikayeler ancak böyle yazılabilir. Bugün atılan her füze, yarının çocuklarında kapanmayacak yaralar bırakacaktır. Kalıcı barış, sürdürülebilir ekonomi ve halkların refahı için silahların, tehditlerin değil diplomasinin konuştuğu bir Ortadoğu gerekmektedir. Tüm tarafları sağduyuya uluslararası toplumu ise bu yangını daha da büyümeden söndürmek için adil, kararlı ve sorumlu bir tutum sergilemeye çağırıyoruz’’ dedi.
3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde "1. Anadolu Opera ve Bale Festivali" düzenlendi
13 Haziran 2025 Cuma - 23:51 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde "1. Anadolu Opera ve Bale Festivali" düzenlendi Diyarbakır’da Roma İmparatorluğu döneminde kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, "1. Anadolu Opera ve Bale Festivali" düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve çeşitli kurumların katkılarıyla Çınar ilçesindeki UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde "1. Anadolu Opera ve Bale Festivali" düzenlendi. Festivalde, Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünce Zerzevan Kalesi’nde çıkarılan eserlerden ilham alınarak hazırlanan takılar defilede sergilendi. Mersin Devlet Opera ve Balesince (MDOB) "Yerelden Evrensele Ünlü Eserlerden Seçmeler" adlı rejili konserin sahnelendiği festivalde, 90 kişilik kadro tarafından klasik opera aryaları, Türk bestecilere ait eserler ve bale performansları yer aldı. Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürü Serbülent Biçer’in sahneye koyduğu eserin orkestra şefliğini Aytuğ Ülgen üstlendi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan festivalin sunucusu Volkan Severcan, Türkiye’nin en özel yerlerinden bir tanesi Zerzevan Kalesi’nin eteklerinde olduklarını söyledi. Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişi olan bu olağanüstü alanda böyle kültürel ve sanatsal bir etkinliğin gerçekleşmesinin çok heyecan verici olduğunu ifade eden Severcan, "Eminim ki bundan sonra artık burası da Efes gibi, Aspendos gibi gösterilerin yapıldığı bir alan haline gelecek. Zaten Diyarbakır olağanüstü bir yer. İki gündür olağanüstü ağırlanıyoruz. Diyarbakırlı vatandaşlarımızın güler yüzü, misafirperverliği bizi çok heyecanlandırdı, çok mutluyuz. Diyarbakır’a her geldiğimizde çok mutlu oluyoruz. Bu sefer ayrı bir mutluyuz. Böyle tarihi bir alanda olmak bizi çok heyecanlandırıyor" dedi. İzleyicilerden Berat Kaya, etkinliğin çok güzel olduğunu belirterek, "Memnun kaldık. Çınar halkı olarak böyle etkinliklere muhtacız. Böyle etkinlikleri görmek mutluluk veriyor bize" diye konuştu. Mahmut Azak ise, etkinliği çok beğendiğini, atmosferin çok güzel olduğunu dile getirdi. Kebude Eroğlu adlı vatandaş ise, "Keyifle izliyoruz sanata doyduğumuz bir akşam oldu. Coğrafya olarak çok özel olduğumuzu düşünüyorum, çok kadim bilgilerin, çok kadim tarihin olduğu bir coğrafya böyle güzel sanat etkinlikleri ile de bunları halkımıza tekrar tekrar anlatmak çok keyifli" ifadelerini kullandı.
DTSO’da "İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programı" düzenlendi
13 Haziran 2025 Cuma - 17:12 DTSO’da "İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programı" düzenlendi Ticaret Bakanlığı ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) işbirliğinde, "İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programı" düzenlendi. Programın açılışında konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Mayıs ayında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kenti ziyaretinde çok verimli bir görüşme yaptıklarını ve kentle ilgili bakanlık nezdinde önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Bolat’a teşekkür eden Kaya, düzenleyecekleri bu programın taleplerinden biri olduğunu, Diyarbakır’ın ticaret hacmi güçlü olan bir kent olduğunu ifade etti. Kaya, o gücün tam olarak rakamlara yansımadığını görebildiklerini söyleyerek, "Kentin geçmişten gelen sorunlarının bunda önemli bir rol oynadığının farkındayız. Ama biz Diyarbakır’ın hacminin büyük olduğunu ve daha da büyüyeceğinin bilincindeyiz. İhracat rakamlarımız reel anlamda görünen rakamın çok üzerinde olduğunun da farkındayız. Bizim sanayi sicilli işletme sayımız bölgedeki oda olarak bu tür programları çok önemsiyoruz. Ticaret Bakanlığından gelen uzmanlar ihracattaki kolaylıklar ve destekler hakkında bilgilendirmede bulunacaklar. Bu program kapsamında yapılacak olan bilgilendirme çalışmasının kentimizin ekonomisine, ihracatına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Ticaret Bakanlığı Ticaret Uzmanı Nejla Tuğrul, Ticaret ve Sanayi Odasının faaliyetinin ihracata büyük katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti. İhracatın ekonominin önemli bir lokomotifi ve büyümeye katkısı olan bir sektör olduğunu aktaran Tuğrul, "Bu konuda bakanlık olarak ve biz elimizden geldiği kadar başta KOBİ’lerimiz olmak üzere firmalarımızın attığı her adımda yanlarında olmaya, onları destekleyerek, ihracata katkıda bulunmaları için çaba sarf ediyoruz. Bakanlık olarak küresel gelişmeleri yakından takip ederek ihracatımızın artmasına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bu kapsamında Odamızın bu faaliyetinin ihracat hedeflerimizin gerçekleştirmesine büyük bir katkı sağlayacağını inanıyoruz. Diyarbakır’ın ihracatımızdaki yerine baktığımız zaman 2024 yılı itibariyle Diyarbakır İhracatta 44. sırada ve 245 milyon dolarlık bir ihracatı var. 2025’in ilk 5 ayına baktığımız zaman da rakamın arttığını görmekteyiz. 117 milyon dolarla iki adım yukarı çıkarak şu anda 42. sırada. Yılsonuna kadar bunun daha da artabileceğini tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu. İki gün süren eğitim programında katılımcılara, Ticaret Uzmanı Asım Çalış "Genel İhracat Eğitimi", Ticaret Uzmanı Deniz Koray Tunçel "KOBİ ve Kümelenme Destekleri", Ticaret Uzmanı Mustafa Yılmaz "Fuar Destekleri", Ticaret Uzmanı Zeynep Merve Yavuz "Markalaşma ve Tasarım Destekleri - Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği", Ticaret Uzmanı Nejla Tuğrul "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Karbon Vergisi", Ticaret Uzmanı Muhammed Emrah Soğancı "E-İhracat Destekleri ve Kolay İhracat Platformu", Sevda Ünalan "Ticaret Bakanlığı Destek Yönetim Sistemi", Ticaret Uzmanı Ayhan Büyüktürk ve Seda Keser "Hizmet İhracatına Ticaret Uzmanı Hilal Yıldırım "Dahilde ve Hariçte İşleme Rejimleri" konularında bilgilendirme yapıldı.