Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da bayramın ilk gününde kurbanlık mesaisi başladı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:43:11 Diyarbakır’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde, bayram namazının ardından kurban kesim telaşı başladı. Vatandaşlar sabahın erken saatlerinde kesim alanlarına akın etti. Diyarbakır’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar bayram namazının ardından kurban ibadetlerini yerine getirmek için 18 farklı noktadaki kesim alanlarına yöneldi. Birçok vatandaş sabahın erken saatlerinde kurbanlarını kesmeye başladı. Kent genelindeki 18 farklı noktada kurulan kesim alanlarında yoğunluk yaşanırken, kasaplar ve vatandaşlar hummalı bir çalışma yürüttü. Kurbanlık kesim ücretlerinin ise ortalama bin ile bin 500 lira arasında değiştiği kaydedildi. Kasap Mehmet Yıldız, kesimlerin sabah erken saatlerden itibaren başladığını söyledi. Yıldız, "Vatandaşlarımız bayram namazını kıldıktan sonra geliyorlar kurbanlıklarını kestirmeye. Biz de kesime gelenleri sıraya koyduk ve tek tek kesiyoruz. Kesimler bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar devam edecek. Kesim ücretleri de bin liradan başlıyor hayvanın büyüklüğüne göre bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Eskiden kasaplık yapan ama mesleği bırakan, sadece yılda 1 kere Kurban Bayramı’nda arkadaşlarına yardıma gelen Mehmet Ali Kaçan ise işlerin iyi olduğunu ifade etti. Kaçan, "Ben normalde inşaat sektörüne geçiş yapmıştım. Kasaplığı bırakmıştım yıllar önce. Şimdi sadece yılda bir kere arkadaşlarıma yardım amacıyla geliyorum. Kesim ücretlerimiz ise sabit bin liradır" diye konuştu. Kurbanlığını kesen Mehmet Özkan da, "Allah herkesin kurbanını kabul etsin. Tüm İslam aleminin bayramını kutluyorum. Allah herkesin hayrını kabul etsin. İslami şartlar altında kurbanımızı kestik Allah herkesin bayramını tekrardan mübarek etsin" şeklinde konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:21 Kurbanlık olarak kestikleri 30 küçükbaş hayvanı, ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı dolayısıyla hayırseverlerin bağışladığı 30 küçükbaş kurbanlığı keserek başta kelebek hastası çocukları bulunan aileler olmak üzere yetim, öksüz ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Dernek yetkilileri, bayramın dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceklerini söyledi. Diyarbakır’da kelebek hastaları için kurulan ve tüm Türkiye’de faaliyet gösteren Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı kapsamında anlamlı bir yardım organizasyonuna imza attı. Hayırsever vatandaşların destekleriyle toplanan 30 küçükbaş kurbanlık kesilerek ihtiyaç sahibi aileler için pay edildi. Hazırlanan kurban etleri, dernek gönüllüleri tarafından kent genelinde belirlenen kelebek hastası çocukların aileleri başta olmak üzere 150 yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Derneğin Kurucu Başkanı Şenay Çalışır, derneğin kelebek hastası çocuklar için Diyarbakır’da kurulduğunu ve Türkiye’ye hizmet veren bir dernek olduğunu ifade etti. Çalışır, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı’nda hayırseverlerimize vekaleten kurban kesimimiz olup önceliğimiz Diyarbakır’daki kelebek ailelerimiz ve sonrasında yetim ve ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırmaktır. Bugün Allah nasip ederse 30 kurbanımızı burada keseceğiz. 150 ailemizi davet ettik. Burada tartı üzerinde etlerimiz tartılarak herkese eşit şekilde inşallah dağıtılacak. Bize bu desteği sağlayan, bizi bu iyilik köprüsünde vesile kılan bütün hayırseverlerimize teşekkür ederim, hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Kelebek hastası oğlu ile birlikte kesim alanına gelen Şeyma Can ise Çalışır’a çok teşekkür etti. Can, "Hayırseverlerden de Allah razı olsun. Allah herkesin hayrını kabul etsin. İyi bayramlar" dedi.
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:29 Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak" Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ettiklerini, 6’ncı etabın da çalışmalarına başlandığını belirterek, "O da 2-3 yıl sürer. Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz" dedi. OSB seçime doğru giderken, başkan Mustafa Fidan 2022 yılından beri yaptıkları, yapmaya çalıştıkları projeleri, İran-Amerika-İsrail arasındaki çatışma ve terörsüz Türkiye sürecinin sanayiciye ve bölgeye gelen, gelmek isteyen yatırımcıları değerlendirdi. Başkan Fidan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 2022’den beri Diyarbakır OSB’de görünen, görünmeyen çok güzel şeyler yaptıklarını söyledi. Bugün bakıldığında yaklaşık 100 civarında artan fabrika ve 7-8 bin civarında artan çalışan sayısı olduğunu belirten Fidan, bunların bir başarının, çalışmanın göstergesi olduğunu ifade etti. "Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak" Bugün gelinen noktada ekonomik tablonun dünyada ve Türkiye’de iyi olmadığına değinen Fidan, "Baktığınızda ihracat rakamları düşmüş olabilir ama bugüne kadar buraya bir çalışma yapılıp getirilmişse bence çok güzel şeyler yapılmış. Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak, buna inanıyoruz. Bizim derdimiz, buraya oturup makama sahip olmak değil, derdimiz memlekete hizmet etmek" diye konuştu. 2023 Şubat ayında asrın felaketi yaşandığını hatırlatan Fidan, "Allah, tekrarını yaşatmasın. Depremde yara almamıza rağmen buraları bırakıp çevre illere yardıma koştuk. Diyarbakır OSB’de tüm sanayicilere teşekkür ediyorum. Herkes elinden geleni yapıp, her tarafa yetiştik. OSB’de çeşitli yolların tamirini yaptık. OSB ilk defa, Büyükşehir Belediyesiyle görüşmelerimiz sonucunda 6 kilometre sıcak karışım asfalt yapıldı. Biz, OSB’deki trafomuzu yükselttik. OSB’nin 28 yıllık bir elektrik altyapı problemi vardı. Bakanlığımızla görüşmeler sonucu 1 ve 2. etabın altyapı çalışmaları devam ediyor. Onlar da inşallah yakın bir sürede biter diye ümit ediyoruz. 5’inci etabı açtık. Orada 50’ye yakın tahsislere başladık. Hatta birkaç tane de inşaatımız bitti. 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ediyoruz" şeklinde konuştu. "Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var" "Burası, Orta Doğu’nun merkezi. Buradan baktığımızda her noktaya yakınız. Bu savaş en çok etkilenen ülkemiz" diyen Fidan, konuşmasına şöyle devam etti: "İran savaşını bugün piyasalara etkisi çok büyük şekilde. Metal borsası, plastik, petrol ham maddesi olsun sıkıntılar İran savaşından dolayı artıyor. Ümidimiz bu savaşın bir an önce bitmesi. Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var. Fransız yatırımcılar var, görüşmelerimiz devam ediyor. Ama herkes frene bastı. Faizlerin yüzde 55’lere ulaşması bu, sanayicinin kaldırabileceği bir yük değil. 50’ye yakın tahsisin birçoğu öz sermayesiyle yapmaya çalışıyor. Devletin, faiz olayında üreticiye bir şekilde yardımcı olması lazım. Yeni dönemde içimizde ukde kalan 2-3 proje var. Birincisi bizim yüksekokul projesi vardı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaptıramadık. İnşallah onu seçimden sonra bize nasip olursa biz yaparız. İkincisi GES projemiz vardı. Tüm izinleri bitti, ona da yine kredi kullanmadık. Çünkü burada büyük vebal var. Sanayicimiz evinde yatarken onun hakkını burada koruyoruz. Hakkının bir yere gitmesine müsaade etmiyoruz. Birde otel yapacağız. Burada konaklama, mola tesisi. İnşallah onları da yapmayı hedefliyoruz. Yine OSB’nin ana arterleri var. Büyükşehir Belediyemizden sözünü aldık. 15-20 kilometre sıcak karışım asfalt yapılacak. Önemli projelerimizden biri de Diyarbakır’da Teknokent var. İkinci bir Teknokent projesi var. Bizim dönemimizde ortaklığımız oldu. Sanayiciler olarak OSB’ye ikinci Teknokent çalışmalarını başlattık." 5’inci etap biterse, 6’ncı etabın çalışmaları başladığını, onun da 2-3 yıl süreceğini öngördüklerini kaydeden Fidan, "Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz. Bugün hızlı tren projesini konuşuyoruz. Diyarbakır’ı 2031’e almışlar. Diyoruz ki vekillerimize uğraşın. STK’lara da bir şey düşüyorsa biz de gelip elimizi taşın dibine koyalım. Gövdesi, eli taşın dibinde en çok olan bizleriz. Hızlı tren projesini bir an önce 2027-28’e alınması ve Diyarbakır’a kadar gelmesi, otobanın gelmesi bunlar hepsi birbirleriyle bağlantılı. Hızlı tren Diyarbakır’da olduğu zaman bedeller düşük olacak. Düşük olduğu zaman ne olacak? Genç nüfus fazla. Buradaki yatırım daha da artacak, genç nüfusa daha da iş imkanı sağlanacak. Haliyle ihracatta artacak. Enflasyonda düşmüş olacak. Neye bağlıyoruz? Üretim, istihdam, ihracat’’ dedi. ’’Savaş nedeni ile herkes beklemede’’ İhracat rakamlarında geçen yıla göre yüzde 40 düşüş olduğunu belirten Fidan, "Amerika-İran-İsrail savaşı her tarafa sıçradı. Özelikle Arap ve Kuzey Irak bölgesine. Bu, savaşlarla alakalı. Herkes Rusya-Ukrayna savaşının ne olacağını bekliyor. İnşallah bunlarda tez zamanda çözülür, ihracat rakamlarımız tez zamanda artar diye ümit ediyoruz" diye konuştu. Fidan, terörsüz Türkiye sürecinin yansımasını yaşayamadan savaşlar başladığını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Biz meyvelerini yemeye hazırlanırken Orta Doğu’da İran’ın her tarafa füze atması, bugün kimsenin ölmemesi kazandırıcı bir şeydir. Baktığımızda artık gençler ölmeyecek, analar ağlamayacak. Savaşa harcanan paranın bir kısmı gelir sanayinin içine girerse Türkiye şaha kalkar. Sanayileşmede de şaha kalkar, ihracatta da şaha kalkar. Bunların hepsi birbirine bağlı konular. Çözüm süreciyle birlikte yatırımcıları buraya davet edecektik. İran savaşı nedeniyle herkes şu an beklemede."
İspanyol turistler AB Projesi kapsamında Diyarbakır’a geldi
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:09 İspanyol turistler AB Projesi kapsamında Diyarbakır’a geldi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, AB Projesi kapsamında İspanya’dan gelen eğitimciler ve öğrencileri ağırladı. Programda hem eğitim uygulamaları incelendi hem de kültürel etkileşim sağlandı. Avrupa Birliği (AB) Projesi kapsamında Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, uluslararası bir ziyaret programına ev sahipliği yaptı. İspanya’nın Galiçya bölgesinde yer alan Ourense şehrinden Escola Oficial de Idiomas de Ourense yöneticileri ve yetişkin öğrencileri, enstitüyü ziyaret ederek eğitim faaliyetlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. "Blended mobility" (karma hareketlilik) modeli kapsamında gerçekleştirilen programda, projenin sanal ayağını eTwinning çalışmaları oluştururken, fiziksel hareketlilik bölümü Erasmus programı ile hayata geçirildi. Fiziksel hareketlilik faaliyetinin ise Escola Oficial de Idiomas de Ourense’nin akreditasyon projesi tarafından finanse edildiği belirtildi. Ziyaret kapsamında iki ülkenin yetişkin eğitimi alanındaki uygulamaları karşılaştırıldı. Program süresince konuk heyete enstitü bünyesindeki atölyeler gezdirilerek yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler verildi. Ayrıca enstitüde eğitim gören kursiyerler ile İspanyol öğrenciler bir araya gelerek kültürel etkileşimde bulundu. İspanyol misafirler, ülkelerine özgü yiyecekleri paylaşarak katılımcılara farklı bir deneyim yaşattı. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Okul Müdürü Ufuk Yakut, bir hafta boyunca İspanya’da Ourense şehrinden gelen yönetici ve yetişkin öğrencileri kurumlarında ağırladıklarını ifade etti. Yakut "Bu süreç, iki kurumun kültürü ve birlikte çalışma anlamında oldukça verimli geçti. Biz onların kültürlerinden faydalandık, onlar da bizim çalışmalarımızı yerinde görüp uygulayarak güzel sonuçlarla ve mutlu bir şekilde ayrıldılar" dedi. ’’Karşılıklı olarak ülkeleri ziyaret edeceğiz’’ Proje Koordinatörü İbrahim Altaş da sürecin verimli geçtiğini vurgulayarak, "Proje kapsamında hem eTwinning projesini hem de Erasmus projesini birlikte yürütmekteyiz. Etwinning projesini sanal olarak yürüttük. Erasmus projesinde ise İspanya’dan gelen katılımcılarımıza burada fiziki olarak ev sahipliği yapmaktayız. Toplam 11 katılımcımız, kurumumuzdaki farklı atölyeleri deneyimlemeye başladı. Biz de onlarla karşılıklı bir bilgi alışverişi gerçekleştirdik. Onların atölyelerinin nasıl çalıştığı ve eğitim sistemlerinin hakkında bilgi alırken, biz de onların deneyimlerinden faydalandık. Yetişkin öğrencilerimiz burada İspanya’dan gelen misafirlerle tanıştı. Kendi kursları hakkında bilgi paylaştılar. Bazı kursiyerler farklı kurslardan, bazıları ise el sanatları kurslarından gelerek kurumumuzu deneyimledi ve birebir çalışmalarda bulundu. Bu proje kapsamında misafirlerimiz burada bir hafta kalacak ancak projemiz toplamda bir yıl sürecek. Süreç içerisinde karşılıklı olarak ülkeleri ziyaret edeceğiz. Biz de İspanya’ya giderek onların çalışmalarını yerinde görme ve özellikle Galiçya bölgesindeki uygulamaları gözlemleme fırsatı bulacağız" diye konuştu. ’’Beni en çok şaşırtan kentteki Roma yapıları oldu’’ Oficial de Idiomas de Ourense Müdürü Nancy Casielles ise İspanya’nın Galiçya bölgesindeki Ourense şehrinden geldiklerini ve yetişkin eğitim kurumunda müdürlük yaptığını ifade etti. Casielles, projenin çok önemli olduğundan bahsetti. İlk defa bir "Blended" Proje gerçekleştirdiklerini ifade eden Casielles, ’’Blended, hem fiziki anlamda yürütülen eTwinning Projesi hem de Erasmus Projesinin bir arada yürütülmesidir. Diyarbakır insanının misafirperverliği zaten biliniyor. Önceden ne kadar misafirperver olduklarını duymuştuk ancak bu kadarını beklemiyordum. Gerçekten çok misafirperver insanlar, bu durum beni oldukça şaşırttı. Misafirperverlikleri için de ayrıca teşekkür ediyorum. Beni en çok şaşırtan şey ise Diyarbakır’daki Roma yapıları oldu. İnanılmaz derecede Roma eserleri gördük. Bu kadar Roma yapısının burada bulunması gerçekten dikkat çekiciydi. Ortak olarak beni en çok sevindiren nokta ise şu oldu. İnsanlık olarak duygularımızın aslında ne kadar benzer olduğu. Bu konuda tamamen hemfikirim. Bu projeyle birlikte önümüzdeki yıl için Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü ile beraber bir K210 projesine başvurduk. Bu projede Almanya ve Finlandiya da yer alıyor. Eminim ki bu proje de kabul edilecek ve bu hareketlilikler devam edecek. Ancak kabul edilmese bile Diyarbakır’ı gerçekten çok sevdik. Kurumumuz Erasmus tarafından akredite bir kurum ve bütçemiz mevcut. Bu nedenle tekrar öğrencilerimizle birlikte Diyarbakır’ı ziyaret etmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu. İspanya’dan gelen Javier Pato da "Burada farklı kültürlerdeki çalışmaları karşılaştırma imkânı bulduk ve benim için çok farklı bir deneyim oldu. Farklı atölyeleri gezdik, çalışmaları gördük. Çok harika çalışmalar da var ve bunu oldukça ilginç buldum. İspanya’nın Ourense şehrinden geldim. Türkiye’ye ikinci gelişim ama Diyarbakır’da ilk kez bulunuyorum. Çok farklı bir kültüre sahip bir şehir. Burada bulunmak beni biraz şaşırttı; daha önce bu kültürü deneyimlememiştim. Kültür gerçekten harika ve bunu deneyimlediğim için çok memnunum’’ ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da 2 bin 300 aileye yeni doğan destek paketi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:25 Diyarbakır’da 2 bin 300 aileye yeni doğan destek paketi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "yeni doğan destek paketi" ile son bir yılda sosyoekonomik zorluk yaşayan 2 bin 300 aileye, doğumun ilk anından itibaren destek sundu. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, toplumsal dayanışma ağlarını güçlendirmek amacıyla 7’den 70’e her kesime ulaşma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, sosyal belediyecilik politikası gereği yeni doğan bebeklere yönelik özel destek paketleri oluşturdu. Yeni Doğan Destek Paketi Projesi kapsamında yapılan incelemelerde, özellikle geliri düşük ailelerin yeni doğan bebeklerinin temel ihtiyaçlara erişimde güçlük yaşadığı tespit edildi. Bu doğrultuda hazırlanan destek paketleri ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, son 1 yılda 2 bin 300 aileye ücretsiz yeni doğan destek paketi ulaştırdı. 0-1 aylık bebekler için hazırlanan destek paketinde, anne için hijyen pedi, bebek için hastane çıkış seti, battaniye, bez, şampuan, ıslak mendil ve ateş ölçer gibi temel ihtiyaç ürünleri bulunuyor. Projeye ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürü Nihal Bozhan Özbek, yeni bir bebeğin dünyaya gelişinin mutluluk kadar sorumluluk da getirdiğini belirterek, her bebeğin eşit şartlarda hayata başlaması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Özbek, projenin yalnızca bir sosyal yardım değil, aynı zamanda bir dayanışma çalışması olduğunu vurguladı. "Her bebek eşit başlangıç hakkına sahip’’ Sosyal yardım talebi ile müdürlüğe müracaatta bulunan ailelerin evlerine ziyaretler gerçekleştirerek sosyal incelemelerde bulunduklarını ifade eden Özbek, sahada yaptıkları incelemeler sonucunda yeni doğum yapan annelerin temel ihtiyaçlara erişiminde güçlük çektiklerini tespit ettiklerini ve bu ihtiyaca somut bir destek sunmak istediklerini söyledi. Her yeni doğan bebeğin eşit bir başlangıç hakkına sahip olması gerektiğine inandıklarını aktaran Özbek, özellikle sosyoekonomik açıdan gelir durumu düşük olan ailelere bu hassas süreçlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmek amacıyla bu projeyi ortaya çıkardıklarını kaydetti. "Doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz’’ Bu projenin sadece bir sosyal yardım projesi değil, aynı zamanda bir sosyal dayanışma projesi olduğunun altını çizen Özbek, "Çünkü biz Diyarbakır’da doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz ve hayatlarının en başlangıcından itibaren onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen proje kapsamında bugüne kadar 2 bin 300 aileye destek verildiğini bildiren Özbek, ailelerden alınan geri dönüşlerin olumlu olduğunu ve çalışmanın artarak devam edeceğini vurguladı. Özbek, "Bu çalışmaya başlayalı tam bir yıl oldu. Bugüne kadar 2 bin 300 aileye ulaştık ve sayımız her geçen gün artıyor. Ailelerin bu anlamda yaptıkları geri dönüşler çok olumlu. Yeni doğum süreçlerinin en başında yanlarında olduğumuzu hissetmeleri, böylesi küçük paketlerle desteklenmeleri onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor ve biz bu olumlu dönüşlerle ciddi bir motivasyon yakaladık. Bu hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Projeden yararlanan Ferhat Göçlü ise verilen destekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizim 3 çocuğumuz vardı. Bu dördüncü oldu. Bunun için çok sevinçliyiz. Büyükşehir Belediyesinin bize vermiş olduğu çanta biraz olsa da bize katkı sağladığı için teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:46 Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğüne talep de artmaya başladı. Uzmanlar, göz sağlığı için sadece yazın değil 4 mevsim güneş gözlüğü takılması gerektiğini belirtti. Yaklaşan yaz aylarıyla beraber güneş gözlüklerinin kullanımı arttı. Ancak uzmanlar, güneş gözlüğünün yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde de kullanılması gerektiğini vurguladı. 21’inci Bölge Güneydoğu Optisyenler Gözlükçüler Odası Başkanı Abdurrahim Erdoğan, güneş gözlüklerinin, göz ve görme sağlığı açısından çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ’’Vatandaşlarımızın yanlış bildiği bir konu da güneş gözlüğünün sadece yaz aylarında kullanılmasıdır. Aslında güneş gözlükleri her mevsim kullanılabilmektedir. Güneş gözlükleri sadece yazın güneşin yoğun olduğu zamanlarda değil, kışın karda, siste veya bulutlu havalarda ultraviyolenin yoğun olduğu dönemlerde de takılması gerekmektedir. Lakin vatandaşlarımız tarafından bahar ve yaz aylarında güneş gözlüklerine ciddi bir rağbet oluşmaktadır" dedi. Sahte güneş gözlükleri ile ilgilide önemli uyarılarda bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ’’Buradan yapacağımız en önemli duyuru şu olabilir, güneş gözlüğü muhakkak suretle Sağlık Bakanlığının denetimi altında olan optisyenlik müesseselerinden satın alınması gerekmektedir. Güneş gözlüğü alırken birçok teknik detaya sahip olmak gerekir. Bunlardan en önemlilerinden biri de her koyu renkli gözlüğün koruyucu bir güneş gözlüğü olmadığıdır. Çünkü boyayla elde edilen renklendirilmiş koyu gözlükler, göz bebeğinin olağandan daha çok büyümesine neden olur ve bu durum güneşten yayılan zararlı ultraviyolenin göze daha fazla ulaşmasına yol açar. Bu da birçok göz hastalığına sebebiyet vermektedir."
Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:37 Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğüne talep de artmaya başladı. Uzmanlar, göz sağlığı için sadece yazın değil 4 mevsim güneş gözlüğü takılması gerektiğini belirtti. Yaz aylarının yaklaşması ile beraber güneş gözlüklerinin kullanımı arttı. Ancak uzmanlar, güneş gözlüğünün yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde de kullanılması gerektiğini vurguladı. 21’inci Bölge Güneydoğu Optisyenler Gözlükçüler Odası Başkanı Abdurrahim Erdoğan, güneş gözlüklerinin, göz ve görme sağlığı açısından çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ’’Vatandaşlarımızın yanlış bildiği bir konu da güneş gözlüğünün sadece yaz aylarında kullanılmasıdır. Aslında güneş gözlükleri her mevsim kullanılabilmektedir. Güneş gözlükleri sadece yazın güneşin yoğun olduğu zamanlarda değil, kışın karda, siste veya bulutlu havalarda ultraviyolenin yoğun olduğu dönemlerde de takılması gerekmektedir. Lakin vatandaşlarımız tarafından bahar ve yaz aylarında güneş gözlüklerine ciddi bir rağbet oluşmaktadır" dedi. Sahte güneş gözlükleri ile ilgilide önemli uyarılarda bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ’’Buradan yapacağımız en önemli duyuru şu olabilir, güneş gözlüğü muhakkak suretle Sağlık Bakanlığının denetimi altında olan optisyenlik müesseselerinden satın alınması gerekmektedir. Güneş gözlüğü alırken birçok teknik detaya sahip olmak gerekir. Bunlardan en önemlilerinden biri de her koyu renkli gözlüğün koruyucu bir güneş gözlüğü olmadığıdır. Çünkü boyayla elde edilen renklendirilmiş koyu gözlükler, göz bebeğinin olağandan daha çok büyümesine neden olur ve bu durum güneşten yayılan zararlı ultraviyolenin göze daha fazla ulaşmasına yol açar. Bu da birçok göz hastalığına sebebiyet vermektedir."
DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:59 DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek Dicle Elektrik Perakende Satış AŞ (DEPSAŞ Enerji), hizmet bölgesi olan illerde borçları nedeniyle elektriği kesilen sulama birliklerine borçlarını tamamen ödeyene kadar elektrik verilmeyeceğini duyurdu. DEPSAŞ Enerji, hizmet bölgesi 6 ilde sulama birlikleri biriken elektrik borçlarını ödemeden enerji tedarikinin yeniden başlatılmayacağını açıkladı. DEPSAŞ Enerji tarafından yapılan açıklamaya göre, sulama birliklerinin hizmet verdiği sahalarda toplam 3,5 milyon dekar alanda tarımsal faaliyet yürütülüyor. Bu alanların yaklaşık 2,4 milyon dekarında ise elektrik enerjisi kullanılarak sulama yapılıyor. 2025 yılında bu sahalarda yaklaşık 500 milyon kWh elektrik tüketildiği, ancak tüketim bedellerinin tahsilatında ciddi sıkıntılar yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, ödenmeyen borcun yaklaşık 600 milyon liraya ulaştığı belirtilerek, söz konusu borçlar tamamen ödenmeden ve birlikler yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden enerji arzının kesinlikle sağlanmayacağı vurgulandı. "Mağduriyet oluşmaması için uyarıyoruz" DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, birlik sahalarında üretim yapan çiftçilerin ileride mağduriyet yaşamamaları adına yapılan duyurunun dikkate alınması gerektiğini belirtti. Karagüzel, söz konusu durumun Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, ilgili DSİ bölge müdürlükleri ve sulama birlikleri yöneticileriyle yapılan toplantılarda da gündeme getirildiğini, borçların ivedilikle ödenmesinin talep edildiğini ifade etti Borcu bulunmayan abonelere teşekkür mesajı Karagüzel, "600 milyon lira seviyesine ulaşan bu borç kapanmadan ve yasal yükümlülükler yerine getirilmeden enerji arzı kesinlikle sağlanmayacak. Bölgemiz böyle bir borç yükü altındayken borcu bulunmayan çiftçilere ve birlik yöneticilerine gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ayrıca söz konusu birliklerin üyesi olan çiftçilerimizin birliklere olan borçlarını zamanında ödemesi sorunun çözülmesini sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, borcunu zamanında ödeyen ve perakende satış sözleşmesi kapsamında güvence bedellerini eksiksiz yerine getiren sulama birliklerinde herhangi bir kesinti uygulanmadığı ve enerji tedarikinin kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.