Yerel Haberler
Diyarbakır
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:01 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da coğrafyanın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izlediklerini belirterek, "Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen ’Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasının bir yönüyle bölgelerin refahını yükseltirken, diğer taraftan genel kalkınma süreci içinde sağlam bir zemin teşkil etmekte olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılında kapsayıcı ve topyekun bir kalkınma anlayışıyla hareket etmek zorunda olduklarını belirten Yılmaz, Türkiye yüzyılı hedefleri gerçekleştirecekse bunun sadece birkaç metropol şehrin enerjisiyle başarılamayacağını, tüm illerin, tüm bölgelerin enerjisini harekete geçirerek maksimum düzeyde kullanılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığına dikkat çekerek, "Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. En az, en hafifinden bu hesaplayabildiğimiz iyi kötü kısmı. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı" dedi. Tüm Türkiye’nin kayıplar yaşadığını, kalkınma anlamında, ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu’nun yaşadığını kaydeden Yılmaz, "Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı bir şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak. Ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak, kalkınması, gelişmesi, ivme kazanmış olacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. 12. Kalkınma Planı’nda bölgesel gelişmişlik düzeylerinde yakınsama sağlanarak toplumsal refahın yaygınlaştırılması hususunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını aktaran Yılmaz, "23 yıllık hükümetlerimiz döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması hususunda yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini vermeye başladığını ve bölgeler arası farklılığın azaltılması yönünde önemli mesafe katettiğimizi net bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de bölgeler arasında en yüksek kişi başına gelirin en düşük kişi başına gelire oranı 2004 yılında 4,83 iken, 2024 yılında bu oran 3,78’e gerilemiştir. Yine 2002 yılında GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığı pay yüzde 9,1 seviyesindeyken, bu oran 2024 yılında yüzde 10,4 seviyesine yükselmiştir. Her iki bölgemizin ihracat toplamı 2002 yılında sadece 834 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 itibarıyla bu rakam 13,7 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde bu iki bölgemizin toplam bir ihracatımızdaki payı yüzde 2,3’ten yüzde 5,7’e yükselmiştir. Bunlar önemli rakamlar. Bu ekonomik gelişmelerin yanı sıra her iki bölgemizde de eğitim ve sağlık başlığı olmak üzere pek çok sosyal göstergede önemli ilerlemeler sağlanmıştır" şeklinde konuştu. "Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık" "2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1.9 trilyon TL’yi, DAP bölgesinde ise 1.4 trilyon TL’yi aşmış durumda" diyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kümülatif yatırımlarımız, bunlar sadece kamu, altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var. Onlara tabii teşvikler veriliyor, onlara girmiyorum. Son yıllarda sulama yatırımları, arazi toplulaştırma çalışmaları ve üretim altyapısının modernizasyonu ile önemli bir dönüşüm süreci başlatmış durumdayız. GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulama ile üretime kazandırmış durumdayız. Bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladık. Hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdik ve entegre tesisler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bunu da hangi ortamda yapıyoruz? Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda. Tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız, 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz." "300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak" Silvan Projesi’ne hükümetin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesi olduğuna inandığını söyleyen Yılmaz, "Kapsamlı bir proje var. İçinde birçok alt unsurlar var. Tüneller, barajlar, ana kanallar, tarla içine dönük çalışmalar. Bütün bunlar tamamlandığında 235 bin hektar alan sulamaya açılacak ve 300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak. Tabii sulama, tarımsal üretim için tek başına değerlendirilmemeli. Bu artan tarımsal üretimin gıda sanayisine yansımaları olacak, ticarete yansımaları olacak. Geniş bir coğrafya var. Orayla ticarete yeni bir güç verecek. Dolayısıyla çok boyutlu bir şekilde. Silvan Projesi’ni sadece bir Diyarbakır projesi olarak da belki görmemek lazım. Bölgesel bir proje olarak görmek lazım. Çevre illerle birlikte bu yansımalarını görüp, bir hazırlık yapılmasında çok büyük fayda var. O çalışmanın başlatıldığını duymaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. GAP bölgesinde toplam 2,6 milyon hektar, DAP bölgesinde 1 milyon hektara yaklaşan tarım arazisinde arazi toplulaştırma çalışması yaparak üretkenliği, verimliliği önemli oranda arttırdıklarına değinen Yılmaz, "609 bin hektar alanda bu çalışmalarımız devam ediyor. Ve sadece 2026 yılında bu işler için ayırdığımız ödenek 2 milyar Türk lirası. Bugüne kadar da çok sayıda alanda bunu başardık. Tarım ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz organize tarım bölgeleriyle üretim, işleme ve depolama süreçlerini yine aynı merkezde buluşturuyoruz. Bu kapsamda bölgede yaklaşık 200 bin hektar alanda tarımsal üretim altyapısı kurulmuş, 181 bin büyükbaş ve 400 bin küçükbaş kapasiteli modern tesisler hayata geçirilmiştir. Metropol şehirlerimizden özellikle İstanbul’dan Anadolu’ya doğru sanayinin kaydırılması, belli sanayi kollarının özellikle kaydırılmasında büyük fayda görüyoruz. Hem deprem riski açısından hem yükselen maliyetler ve rekabet gücü bakımından bu sürecin yaşanması gerekiyor. Biz de bunu planlı bir şekilde gerçekleştirme gayreti içindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda çok yoğun bir çalışması yapıyor, diğer bakanlıklarımızla da birlikte çalışıyorlar. Örneğin demir yolu hatlarıyla oluşturacağımız yeni sanayi koridorları arasında bir ilişki kuruyoruz. Birlikte bir planlama yapıyoruz. Yine tarıma dikkat ediyoruz, diğer alanlara dikkat ediyoruz ve bütüncül bir planlama gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede mega endüstriyel parkların kurulacağı dört yeni sanayi koridoru belirlemiş durumdayız. İlk aşamada Samsun-Mersin hattını, ilerleyen fazlarda ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayacak Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak yeni sanayi hatlarını kademeli bir şekilde devreye alacağız" diye konuştu. "Doğu’da, Güneydoğu’da yaptıklarımız, Türkiye’de yaptıklarımızdan kat kat daha fazla" diyen Yılmaz, "Fiziki anlamda gerçekleşmeler. Bölünmüş yol biliyorsunuz bu dönem 6 bin küsurlardan 30 binlere geldi bütün Türkiye genelinde. GAP bölgemizde 2002 yılında sadece 288 kilometre bölünmüştür yol varmış. 2025 yılında 8,5 artışla 2 bin 728 kilometreye ulaşmış durumda. DAP bölgesinde sadece 260 kilometre varmış. Bugün 19 kat artışla 5 bin 220 kilometreye çıkmış durumda. Demir yolu ve lojistik projeleriyle yörelerimizi uluslararası ticaret ağlarıyla da entegre ediyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıyoruz. Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri. Biz de coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili. Birincisi Kalkınma Yolu Projesi, ikincisi Zengezur Koridoru. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum; Suriye’de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı biliyorsunuz. Türkiye’den Suriye’yi geçerek Ürdün’e, oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern bir çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Otoyollarıyla, demir yollarıyla, başka birtakım projeleriyle Suriye de bizim için yeni bir lojistik perspektif açmış durumda. Buna da mutlaka daha yakından bakmak durumundayız" dedi. GAP’ta son ilan edilen planda 198 projeye 496 milyar lira, DAP için ise 151 projeye 531 milyar lira kaynak tahsis etmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "2025 yılı sonu itibarıyla GAP’taki 198 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 88,7 milyar lira ödenek tahsis ederek, şimdiden planımızın yüzde 17.9’unu gerçekleştirmiş olduk. Aynı şekilde DAP eylem planında 151 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 82,2 milyar lira ödenek tahsis ederek, burada da planımızın bir yılda yüzde 15,5’ini gerçekleştirmiş olduk. 2026 ve 2027’de inşallah ivmelenerek bu süreç devam edecektir" dedi. Toplantı sonunda elde edilecek verilerin ve önerilerin raporlaştırılarak, devletin ilgili üst kademelerine sunulacağı bildirildi. Hazırlanacak raporla, bölgenin tarım, gıda ve sanayi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ve yeni yatırım alanlarının desteklenmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi. Çalıştaya Vali Murat Zorluoğlu, önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve TARPOL Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman, Mehmet Sait Yaz, bakan yardımcıları Oruç Baba İnan, Mahmut Gürcan, Abdullah Erdem Cantimur ile tarım sektörü temsilcileri katıldı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:47 Diyarbakır’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı düzenlendi Diyarbakır’da ’Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştayda konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, tarımın bölgenin en büyük ekonomik gücü olduğunu ifade etti. Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğinde "Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı" başladı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Bakan ve TARPOL Başkanı Mehmet Mehdi Eker, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, milletvekilleri, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, akademisyenler, üreticiler, sanayiciler, kamu ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, "Barış sürecinin devam ettiği bir ortamda en önemli gücümüzden biri olan tarım ve tarımsal sanayinin bundan sonraki sürecini doğru oturtmak ve doğru bir şekilde kanalize etmek için 2 günlük bir çalıştay organize ediyoruz" dedi. Çalıştay fikrinin TARPOL Başkanı Mehmet Mehdi Eker’e ait olduğunu belirten Kaya, tarımın bölgenin en güçlü ve sürdürülebilir alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Tarım bu bölgenin en büyük güçlerinden bir tanesi. Ticarette de böyledir. Yeni bir iş arayışındansa kendi güçlü olduğunuz alanlarda büyüyerek ilerlemelisiniz. Tarım da bu anlamda bölgenin en güçlü olduğu sürdürülebilir bir alan. 12 bin 500 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Çayönü, hem hayvanların hem bitkilerin ilk ıslah edildiği bölge. Buradan dünyaya yayıldığını söylüyoruz" diye konuştu. Diyarbakır’a Hollanda örneği Tarımda geleneksel yöntemlerin dışına çıkılması gerektiğini vurgulayan Kaya, Diyarbakır’ın potansiyelini Hollanda örneği üzerinden anlattı. Kaya, "120 milyar euroya yakın ihracatı olan Hollanda’nın sulanabilir arazisi 9 milyon dönüm. Diyarbakır’ın ise 4 milyon 200 bin dönüm sulanabilir arazisi var. Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının suladığı alan 3 milyon 750 bin dönüm. Bu rakamlar Diyarbakır’ın ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ama doğru yapmamız lazım. Hollanda bunu tahıldan yeni nesil üretime geçişle sağlamış. Biz de teknolojiyi ve yeni üretim sistemlerini getirerek bu başarıyı Diyarbakır merkezli ve bölgeyi de kapsayacak şekilde bir pozisyona koyabiliriz" diye konuştu. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ile birlikte üzerinde çalıştıkları "Çılgın Proje"ye dikkat çeken Kaya, "Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının sulama alanlarında TPAO’nun geçmişte petrol aradığı ve kapattığı yaklaşık 3 bin noktada sıcak su bulunuyor. Bu bizim için önemli bir fırsat" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a hediye takdim ederken, toplantı çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu. Çalıştay, tematik oturumlar ve çalışma gruplarının çalışmalarıyla devam ediyor.
Eğil Belediyesi tarafından cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi desteği
17 Mart 2026 Salı - 14:44 Eğil Belediyesi tarafından cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi desteği Diyarbakır’da Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun talimatıyla ilçedeki cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi desteği sağlandı. Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun talimatıyla ilçedeki cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi dağıtıldı. Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, ilçe merkezinde ve tüm mahallelerde bulunan camiler ile taziye evlerinin temizliği, düzeni ve hijyen şartlarının en iyi seviyede olması adına önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdiklerini söyledi. Başkan Seydaoğlu, "Belediyemiz tarafından temin edilen temizlik malzemeleri, titizlikle hazırlanarak ilgili tüm cami ve taziye evlerine ulaştırıldı. Toplumumuzun ortak kullanım alanları olan bu kıymetli mekânların her zaman temiz, sağlıklı ve huzurlu bir ortam sunması bizim önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Özellikle ibadet edilen camilerimizin ve acıların paylaşıldığı taziye evlerimizin hijyenik olması, hem vatandaşlarımızın sağlığı hem de manevi huzuru açısından büyük önem taşımaktadır. Eğil Belediyesi olarak sadece altyapı ve üstyapı hizmetleriyle değil, sosyal ve kültürel hayatı destekleyen çalışmalarımızla da hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz temizlik malzemesi dağıtımıyla, mahallelerimizdeki birlik ve dayanışma ruhunu da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Her bir mahallemizde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeterek, yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürecek; Eğil’imizin her köşesine hizmet götürmeye devam edeceğiz" dedi.
Diyarbakır’da bayram denetimi: 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu
17 Mart 2026 Salı - 12:52 Diyarbakır’da bayram denetimi: 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde ve bayram süresince sorumluluk alanındaki tüm birimleriyle hazırlıklarını tamamladı. Son günlerde yapılan denetimlerde halk sağlığını tehdit eden yaklaşık 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu. Belediyeden yapılan açıklamada, Zabıta, Sağlık İşleri, Çevre Koruma ve Kontrol, Ulaşım ile İtfaiye Dairesi Başkanlıklarına bağlı ekipler, bayram boyunca sahada aktif şekilde görev yapacağı, kent genelinde denetim, ulaşım, temizlik ve acil müdahale hizmetlerinin kesintisiz sürdürüleceği belirtildi. Bayram öncesinde artan insan ve trafik yoğunluğunu dikkate alan Zabıta Dairesi Başkanlığı, denetimlerini bayram sonuna kadar aralıksız sürdürecek. Bu kapsamda toplu taşıma araçları, ilçe minibüsleri ile ağır tonajlı ve sivil araçlara yönelik kontroller sıklaştırıldı. Mevzuata aykırı hareket edenlere yasal işlem uygulanacak. Arife akşamı ve bayram sabahı, Mardinkapı, Şehitlik ve Yeniköy mezarlıklarında trafik akışının düzenli sağlanması amacıyla zabıta ekipleri görev başında olacak. Öte yandan, kent genelinde patpat, havai fişek, maytap ve torpil gibi patlayıcı maddelerin satışına yönelik denetimler artırıldı. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışına ise izin verilmeyecek. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, bayram öncesinde vatandaşların yoğun olarak tükettiği gıda ürünlerine yönelik denetimlerini artırdı. Halk sağlığını riske atan, son kullanma tarihi geçmiş ve mevzuata aykırı şartlarda saklanan yaklaşık 2 ton gıda ürününe el konuldu. Ekipler, denetim çalışmalarını bayram süresince de sürdürecek. Vatandaşların bayram ziyaretleri göz önünde bulundurularak mezarlıklarda kapsamlı temizlik, bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlı günler dışında ana arterler, cadde ve kaldırımlarda yıkama çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Diyarbakır Şehirlerarası Terminal İşletmeleri (DİŞTİ) ile ilçe otogarlarında temizlik ve yıkama işlemleri bayram gününe kadar devam edecek. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ise bayram süresince meydana gelebilecek yangın ve acil durumlara karşı 7 gün 24 saat esasına göre görev yapacak.
Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor
17 Mart 2026 Salı - 10:50 Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü yiyecek içecek bölümünde Ramazan Bayramı için alınan tatlı ve çörek siparişleri, doğal malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü yiyecek içecek bölümünde Ramazan Bayramı için tatlı çeşitlerinden su böbreği ve Diyarbakır çöreğine kadar siparişler alınıyor. Uygun fiyata satılan ürünler, kadınlar tarafından doğal malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Yiyecek içecek bölümü ustalarından Ruken Pektaş, bayram siparişleri yaptıklarını, sargı burma, suböreği ve çörek olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra bazen içli köfte siparişi de olduğunu belirten Pektaş, "Revani, şekerparemiz oluyor. Birçok tatlı ürünü, tuzlu hamur işi ürünlerimiz oluyor. Bayramlarda çoğu zaman sargı burma, sur böreği ve çörek oluyor. Ramazan ayı boyun çörek ve sargı burma siparişimiz çok oldu. Önceden isteyip şehir dışına götürmek isteyenlerin sargı burma siparişi var. Şu anda onları yapıyoruz" dedi. Bayrama kadar gelen diğer siparişleri hazırlayacaklarını aktaran Pektaş, "Hepsi taze, hiç bekletilmemiş ürünler olacaktır. Kurumlardan, arkadaşlarımız, burayı bilenlerden siparişler geliyor. İmalathane gibi, iki kişi çalışıyoruz. Bu zaman zarfında çok yoğun oluyoruz, yetiştirmeye çalışıyoruz. Fiyatlarımız dışarıya göre uygun. Biz, burada kesinlikle glikoz kullanmıyoruz. Doğal ürünler tercih ediyoruz. Hamurun içine giren yoğurt bile doğal yoğurt. Kendimiz yapıyoruz" diye konuştu.
Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor
17 Mart 2026 Salı - 10:38 Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü yiyecek içecek bölümünde Ramazan bayramı için alınan tatlı ve çörek siparişleri, doğal malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü yiyecek içecek bölümünde Ramazan Bayramı için tatlı çeşitlerinden, su böbreği ve Diyarbakır çöreğine kadar siparişler alınıyor. Uygun fiyata satılan ürünler, kadınlar tarafından doğal malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Yiyecek içecek bölümü ustalarından Ruken Pektaş, bayram siparişleri yaptıklarını, sargı burma, suböreği ve çörek olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra bazen içli köfte siparişi de olduğunu belirten Pektaş, "Revani, şekerparemiz oluyor. Birçok tatlı ürünü, tuzlu hamur işi ürünlerimiz oluyor. Bayramlarda çoğu zaman sargı burma, sur böreği ve çörek oluyor. Ramazan ayı boyun çörek ve sargı burma siparişimiz çok oldu. Önceden isteyip şehir dışına götürmek isteyenlerin sargı burma siparişi var. Şu anda onları yapıyoruz" dedi. Arife günü de gelen diğer siparişleri hazırlayacaklarını aktaran Pektaş, "Hepsi taze, hiç bekletilmemiş ürünler olacaktır. Kurumlardan, arkadaşlarımız, burayı bilenlerden siparişler geliyor. İmalathane gibi, iki kişi çalışıyoruz. Bu zaman zarfında çok yoğun oluyoruz, yetiştirmeye çalışıyoruz. Fiyatlarımız dışarıya göre uygun. Biz, burada kesinlikle glikoz kullanmıyoruz. Doğal ürünler tercih ediyoruz. Hamurun içine giren yoğurt bile doğal yoğurt. Kendimiz yapıyoruz" diye konuştu.
Diyarbakır Ulu Caminde Kadir Gecesi idrak edildi
16 Mart 2026 Pazartesi - 23:05 Diyarbakır Ulu Caminde Kadir Gecesi idrak edildi İslam Alemi’nin 5. Haremi Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır Ulu Cami’nde Kadir Gecesi ibadet ve dualarla eda edildi. Merkez Sur ilçesinde bulunan ve İslam Alemi’nin 5. Haremi Şerifi olarak kabul edilen Ulu Camisini dolduran vatandaşlar, yatsı namazı cemaatle kıldı, teravih ve vitr namazları eda edildi. Vatandaşlar, ibadet edip dualar ederek Kadir Gecesini eda etti. Kandil programında dualar edildi, ilahiler okundu. Tarihi Ulu Camide Kandil programına katılmak isteyen vatandaşlar cami içerisine sığmayınca avluda programı takip ettiler. Kandil günü dolayısıyla birçok vatandaş cami avlusunda ve cami çıkışında lokum, şeker ve gofret ikramında bulundu. Camiye ibadet etmek için ve Kandil programına katılmak için gelen vatandaşlardan Aykut Özçelik, bütün İslam aleminin kandilini kutladığını söyledi. Özçelik, "Namazımızı kıldık şimdi gidip kuran-ı kerim dinleyeceğiz. Mevlut ve ilahide okunacak onları dinileceğiz inşallah" dedi. Vatandaşlara tatlı ikram eden Hasan Yıldız ise, ikramlık halka tatlı dağıttığını söyledi. Yıldız, "Kandil için halka tatlı ikram ediyoruz. Herkesin Kandilini kutlarım" ifadelerini kullandı. Eşiyle birlikte cami avlusunda vatandaşlara lokum ikramında bulunan Berat Aygün, çok hayırlı bir gün olduğunu aktardı. Aygün, "Çok mübarek bir gün. Anlatılmaz yaşanır bu duygu. Şu güzel kalabalık ve şu güzel mübarek gün duygularımı tarif edemiyorum. Eşimle beraber lokum dağıtıyoruz. Herkesten Allah razı olsun. Herkesin kandili mübarek olsun" şeklinde konuştu.
Dicle’de Kadir gecesi dualarla idrak edildi
16 Mart 2026 Pazartesi - 22:03 Dicle’de Kadir gecesi dualarla idrak edildi Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ve "bin aydan hayırlı" olarak kabul edilen Kadir gecesi, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde dualarla idrak edildi. Camilere gelen vatandaşlar, gecenin manevi zenginliğini yaşadı. Yatsı ve teravih namazı akabinde camilerde idrak edilen Kadir gecesinde Kur’an- Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Dicle İlçe Müftüsü Hüsamettin Ünver, "Yüce Rabbimizin sonsuz rahmet, bereket ve mağfiretin tecelli ettiği Ramazan-ı Şerif’in son günlerine yaklaşırken Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen mübarek Kadir gecesine erişmenin sevincini yaşıyoruz. Bizleri böyle kıymetli bir geceye ulaştıran yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Kadir gecesi, kadrini ve kıymetini Kur’an’dan alan müstesna bir zaman dilimidir. Kadir Gecesi’nin fazileti ve önemi, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen Kur’an-ı Kerim’in bu gece indirilmeye başlamış olmasındandır. Yüce Allah bu gecenin değerini Kadir Suresi’nde ‘Biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik. Bilir misin nedir Kadir gecesi? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.’ beyanıyla bizlere haber vermektedir. Sevgili Peygamberimiz (sav) de ‘Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.’ hadis-i şerifiyle, Cenab-ı Hakk’ın bir ömre bedel addettiği bu kutlu geceyi hakkıyla ihya edenleri af ve mağfiretle müjdelemektedir. Kadir gecesinin ihyası, kuşkusuz kalplere huzur ve zihinlere berraklık veren, hayata istikamet kazandıran yüce kitabımız Kur’an’ın kadr u kıymetini hakkıyla idrak etmekle mümkündür. Bu gece yapılacak en büyük amel, Kur’an’ı okumak, anlamaya çalışmak, onun ayetleri üzerinde tefekkür etmek ve ahkâmını hayata taşıma azmini kuşanmaktır. Biliyoruz ki Cenab-ı Hakk’ın yeryüzüne rahmetinin bir tecellisi olan Kur’an, insana hakkı ve hakikati öğreten, adalet, merhamet ve hikmet yolunu gösteren en büyük rehberdir. Onun rehberliğine sarılanlar mutlaka huzura kavuşur. Onun aydınlığında yürüyenler mutlaka selamete ulaşır. Dolayısıyla vahyin nüzulüyle bereketlenen bu gecede bizler, samimiyetle ve kararlılıkla gönlümüzü Kur’an’a açarsak, Rabbimiz bizlere rahmet kapılarını açacak, dünya ve ahiret selameti bahşedecektir. Kadir gecesi, aynı zamanda af ve mağfiret gecesidir. Peygamber Efendimiz (sav), ‘Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet’ duasını bizlere öğreterek bu gecenin bağışlanmak için bir fırsat gecesi olduğuna işaret buyurmuştur. O halde bu kutlu gecede öncelikle hayatımızın kapsamlı bir muhasebesini yaparak ellerimizi Cenab-ı Hakk’ın sonsuz rahmetine açıp nasuh bir tevbe ile hatalarımız için af dileyelim. Bir daha aynı hatalara düşmemek için içtenlikle Allah’ın inayetine sığınıp bu geceyi yeni bir başlangıç için milat kılalım. Rabbimizle, kendimizle ve bütün varlık alemiyle ilişkilerimizi tevhid, adalet, merhamet, emanet, sorumluluk ve güzel ahlak üzere şekillendirmeye söz verelim. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alem-i İslam’ın Kadir gecesini tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin hürmetine başta Gazze ve Filistin olmak üzere bölgemizde ve dünyanın pek çok yerinde zor ve sıkıntılı günler yaşayan kardeşlerimiz için bir kurtuluş imkanı bahşetmesini ve bizleri de buna vesile kılmasını Yyüce Rabbimizden niyaz ediyorum" dedi.