Yerel Haberler
Diyarbakır
Uzmanlar uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:50 Uzmanlar uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’ Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde görevli Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuklarda yüksek ateşe dikkat çekerek, ’’Ateş bir hastalık değil bir bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır. Belirli br dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor" dedi. Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde gece pediatri polikliniği yapan Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuk ve yetişkinlerde ateş ve beraberinde getirdiği durumlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ateşin, normal vücut sıcaklığının olması gerekenin üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Kılıç, normalde vücut sıcaklığının 35 veya 37 derece arasında sabit olduğunu bazı hastalıklarda vücut ateşinin yükselebileceğini söyledi. Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşin sebebi enfeksiyonlardır. Genelde viral enfeksiyonlar oluyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz grip, nezle, orta kulak iltihabı, boğaz iltihabı olabiliyor bazen idrar yolu iltihabı ve bulantı kusmayı da ishaldeki giden gastroenterite olabiliyor en sık sebep bunlardır. Bazen özel durumlarda sıcak çarpması çocukları arabanın içinde unutulabiliyor bunlar olabiliyor bazen de kafa travmasından sonra gelişebiliyor bazen romatizmal hastalıklar nadirdir ama görebiliyoruz bazen kötü hastalıklarda da görülebiliyor" diye konuştu. ’’Evde ateş ölçüm teknikleri bilinmeli’’ Ateş ölçüm teknikleri ile ilgilide bilgi veren Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşi ölçüm teknikleri normalde ağızdan ölçüm, kulaktan ölçüm, alından ve makattan ölçüm olarak yapılıyor ama en sık şu an günümüzde dijital termometrelerin yaygınlaşmasıyla beraber genelde kulaktan, alından ve koltuk altından ölçülüyor. Koltuk altından ölçtüğümüzde eğer 38 derecenin üzerinde ise bunu ateş kabul ediyoruz kulaktan ölçtüğümüzde eğer 38 buçuk derecenin üzerinde ise bunu da ateş kabul ediyoruz. Peki, ne yapmalıyız ateşi var çocuğun çocuk ama iyi genel durumu kötü değil yiyebiliyor, oynayabiliyor, susturula biliyor, avutula biliyorsa eğer çocuk biraz soyacağız ince kıyafetler giydireceğiz edeceğiz ev sıcak sıcaklığını düşüneceğiz sıvı alımını arttıracağız bunları uyguladık ama ateşi düşmüyor o zaman ne yapmamız lazım o zaman ateş hücreleri kullanabiliriz. 0-3 ay arası ateş düşürücü vermiyoruz çocukları eğer 0-3 ay arasında ateş varsa direk çocuk uzmanına başvuruyoruz bir hekime görünmek lazım" ifadelerini kullandı. ’’Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı’’ Ailelerin ateşten çok korktuğunu dile getiren Kılıç sözlerine şöyle devam etti: "Şimdi aileler ateşten çok korkuyor. Öncelikle ateş bir hastalık değil bir belirtidir. Eğer genel durumu kötüyse, uykuya meyili varsa, çocuk avutulamıyorsa, sürekli ağlıyorsa, dirençli bir ateşi varsa 39 derecenin üzerinde ise 3 ayın altındaysa, dirençli kusması, baş ağrısı varsa, döküntüleri varsa ilk yapımız gereken şey hastaneye başvurmaktır. Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı. Çocuk eğer büyükse banyoda oynayabiliyorsa suyu 30 derece ayarlanıp oynamasına müsaade edilebilir, vücudu silinebilir, küçük çocuklarda vücut silinebilir ama 30 derece civarı bir suyla yapılması önerilir. Soğuk suyla önerilmez soğuk suyla yapıldığında ateş hızı düşer evet ama daha da yükseğe çıkar daha sonrasında vücut reaksiyon gösterir. Öncelikle havale şanstır ailesel oluyor genelde çok yüksek ateşlerde görülebiliyor kimin başına geleceği belli olmuyor. Ne yapmak lazım eğer dikkat etmek lazım eğer olurda çocuk evde havale geçirirse gözlerde kayma, titreme, gözüm beyazı giderse, ağızda kitleme olursa, yan yatırmak lazım çocuğu ağzında bir şey varsa çıkartmak lazım yoksa gerek yok, eğer 5 dakikayı da geçerse nöbet 112’yi aramak lazım. Dediğim gibi ateş bir hastalık değil bir bulgudur vücudun savunma mekanizmasıdır belli dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor"
Uzmanlar Uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:38 Uzmanlar Uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’ Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde görevli Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuklarda yüksek ateşe dikkat çekerek, ’’Ateş bir hastalık değil bir bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır. Belirli br dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor" dedi. Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde gece pediatri polikliniği yapan Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuk ve yetişkinlerde ateş ve beraberinde getirdiği durumlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ateşin, normal vücut sıcaklığının olması gerekenin üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Kılıç, normalde vücut sıcaklığının 35 veya 37 derece arasında sabit olduğunu bazı hastalıklarda vücut ateşinin yükselebileceğini söyledi. Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşin sebebi enfeksiyonlardır. Genelde viral enfeksiyonlar oluyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz grip, nezle, orta kulak iltihabı, boğaz iltihabı olabiliyor bazen idrar yolu iltihabı ve bulantı kusmayı da ishaldeki giden gastroenterite olabiliyor en sık sebep bunlardır. Bazen özel durumlarda sıcak çarpması çocukları arabanın içinde unutulabiliyor bunlar olabiliyor bazen de kafa travmasından sonra gelişebiliyor bazen romatizmal hastalıklar nadirdir ama görebiliyoruz bazen kötü hastalıklarda da görülebiliyor" diye konuştu. ’’Evde ateş ölçüm teknikleri bilinmeli’’ Ateş ölçüm teknikleri ile ilgilide bilgi veren Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşi ölçüm teknikleri normalde ağızdan ölçüm, kulaktan ölçüm, alından ve makattan ölçüm olarak yapılıyor ama en sık şu an günümüzde dijital termometrelerin yaygınlaşmasıyla beraber genelde kulaktan, alından ve koltuk altından ölçülüyor. Koltuk altından ölçtüğümüzde eğer 38 derecenin üzerinde ise bunu ateş kabul ediyoruz kulaktan ölçtüğümüzde eğer 38 buçuk derecenin üzerinde ise bunu da ateş kabul ediyoruz. Peki, ne yapmalıyız ateşi var çocuğun çocuk ama iyi genel durumu kötü değil yiyebiliyor, oynayabiliyor, susturula biliyor, avutula biliyorsa eğer çocuk biraz soyacağız ince kıyafetler giydireceğiz edeceğiz ev sıcak sıcaklığını düşüneceğiz sıvı alımını arttıracağız bunları uyguladık ama ateşi düşmüyor o zaman ne yapmamız lazım o zaman ateş hücreleri kullanabiliriz. 0-3 ay arası ateş düşürücü vermiyoruz çocukları eğer 0-3 ay arasında ateş varsa direk çocuk uzmanına başvuruyoruz bir hekime görünmek lazım" ifadelerini kullandı. ’’Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı’’ Ailelerin ateşten çok korktuğunu dile getiren Kılıç sözlerine şöyle devam etti: "Şimdi aileler ateşten çok korkuyor. Öncelikle ateş bir hastalık değil bir belirtidir. Eğer genel durumu kötüyse, uykuya meyili varsa, çocuk avutulamıyorsa, sürekli ağlıyorsa, dirençli bir ateşi varsa 39 derecenin üzerinde ise 3 ayın altındaysa, dirençli kusması, baş ağrısı varsa, döküntüleri varsa ilk yapımız gereken şey hastaneye başvurmaktır. Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı. Çocuk eğer büyükse banyoda oynayabiliyorsa suyu 30 derece ayarlanıp oynamasına müsaade edilebilir, vücudu silinebilir, küçük çocuklarda vücut silinebilir ama 30 derece civarı bir suyla yapılması önerilir. Soğuk suyla önerilmez soğuk suyla yapıldığında ateş hızı düşer evet ama daha da yükseğe çıkar daha sonrasında vücut reaksiyon gösterir. Öncelikle havale şanstır ailesel oluyor genelde çok yüksek ateşlerde görülebiliyor kimin başına geleceği belli olmuyor. Ne yapmak lazım eğer dikkat etmek lazım eğer olurda çocuk evde havale geçirirse gözlerde kayma, titreme, gözüm beyazı giderse, ağızda kitleme olursa, yan yatırmak lazım çocuğu ağzında bir şey varsa çıkartmak lazım yoksa gerek yok, eğer 5 dakikayı da geçerse nöbet 112’yi aramak lazım. Dediğim gibi ateş bir hastalık değil bir bulgudur vücudun savunma mekanizmasıdır belli dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor"
Diyarbakır’da deprem sonrası iyileştirme çalışmaları tüm yönleriyle değerlendirildi
09 Mayıs 2025 Cuma - 20:24 Diyarbakır’da deprem sonrası iyileştirme çalışmaları tüm yönleriyle değerlendirildi 6 Şubat depremlerinin ardından Diyarbakır merkez ve ilçelerinde yürütülen çalışmaların değerlendirildiği "6 Şubat Depremleri Sonrası Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı" düzenlendi. Valilik Hevsel Toplantı Salonu’nda gerçekleşen koordinasyon toplantısına AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, şehirde ve ülke genelinde depremin etkilerinin azaltılması adına önemli mesafeler kat edildiğini söyleyerek, "Oğlaklı bölgemizde adeta yeni, orta ölçekli bir şehir kuruldu. Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Sahada herhangi bir aksaklık yaşanmıyor, çalışmalar planlandığı şekilde ilerliyor. DSİ’nin şehir içi içme suyu projesini AFAD kapsamına alması önemli bir adım oldu. Proje tamamlandığında arıtma tesisiyle birlikte kentin uzun yıllar içme suyu ihtiyacını karşılanacak. Deprem konutları hızla yükseliyor, kırsalda köy tipi ev çalışmaları da devam ediyor. İnşallah yıl sonuna kadar bu gündemi Diyarbakır’ın ajandasından çıkaracağız" dedi. Toplantıda, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak ise, depremin ardından yürütülen çalışmalarla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, depremin şehre verdiği hasarlar, yürütülen enkaz kaldırma çalışmaları, konteyner kentlerin mevcut durumu, TOKİ konutları ve kırsalda inşa edilen köy evlerine ilişkin güncel verileri paylaştı. Çakmak, Diyarbakır genelinde ağır hasarlı 5 bin 411 binadan 4 bin 717’sinin yıkıldığını, ayrıca orta hasarlı 2 bin 372 binadan bin 125’inin yıkımının gerçekleştirildiğini belirtti. Depremin ardından yapılan yardımlar kapsamında AFAD İl Müdürlüğü tarafından toplam 4 milyar 318 milyon 288 bin TL tutarında ödeme ve harcama yapıldığını ifade etti. Konut ve işyeri inşa süreçlerine ilişkin de bilgi veren Çakmak, il genelinde 17 bin 124 konut ve 251 işyeri olmak üzere toplam 17 bin 375 bağımsız bölümün ihalesinin yapıldığını, hak sahibi olunan toplam konut sayısının 14 bin 374 olduğunu açıkladı. Kurası çekilen konut sayısının ise 7 bin 920 olduğunu kaydetti. Karayollarından 5,3 milyar TL’lik yol ve altyapı yatırımı Karayolları 9. Bölge Müdürü İlker Travnaç da, Oğlaklı 1. ve 2. bölge ile çevresinde yürütülen bağlantı yolları ve altyapı çalışmalarına dair sunum gerçekleştirdi. Travnaç, her iki bölgede toplam proje bedelinin 5 milyar 331 milyon TL olduğunu, bugüne kadar yapılan toplam harcamanın ise 2 milyar 986 milyon 259 bin TL seviyesine ulaştığını aktardı. Karayolları 9. Bölge Müdürü İlker Travnaç, her iki bölgedeki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda hızla devam ettiğini açıkladı. Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Sezer, Diyarbakır’ın uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik sürdürülen iki büyük projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sezer, inşaatı devam eden Diyarbakır İçme suyu İsale Hattı 2. Kısım İkmali projesiyle, mevcut kapasitesi 3 m/s olan isale hattının 6 m/s’ye çıkarılacağını ve böylece Diyarbakır’a yıllık 94,61 milyon metreküp ilave içme ve kullanma suyu sağlanacağını belirtti. Proje kapsamında 31,5 kilometrelik çelik boru hattı ile bir pompa istasyonu inşa ediliyor. Bugüne kadar 16 kilometrelik hattın döşemesi tamamlandı. Projenin fiziki gerçekleşme oranı yüzde 57’ye ulaşırken, toplam maliyeti 2,02 milyar TL olarak açıklandı. Sezer ayrıca, inşaatı tamamlanan Bağlar TOKİ Deprem Konutları İçme suyu İsale Hattı projesi kapsamında, 34,49 kilometrelik boru hattının döşendiğini, üç içme suyu deposu, bir pompa istasyonu ve dört içme suyu kuyusunun hizmete alındığını ifade etti. Bu proje ile 20 bin konutun içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılandığını kaydetti. Projenin toplam maliyeti ise 1,47 milyar TL olarak bildirdi. Sezer, her iki projeye ilişkin toplam yatırım tutarının 3,49 milyar TL olduğunu belirterek, çalışmaların kentin su altyapısını uzun yıllar boyunca güvence altına almayı hedeflediğini vurguladı. Toplantıda DİSKİ, DEDAŞ, Diyargaz ve İLBANK yetkilileri de kurumlarının Diyarbakır’da yürüttüğü altyapı, enerji ve yatırım projelerine ilişkin sunumlar gerçekleştirdi. Yapılan çalışmaların planlanan takvime uygun şekilde sürdüğü belirtildi.
Diyarbakır’da depremden hasar gören yapıların yıkımı devam ediyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 11:03 Diyarbakır’da depremden hasar gören yapıların yıkımı devam ediyor Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden etkilenen yapıların yıkımı devam ediyor. Kentte, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan binalar başta olmak üzere birçok yapının yıkım süreçleri devam ediyor. Bu çerçevede merkez Bağlar ilçesi Cemiloğlu Caddesi’ndeki Öven Apartmanı’nın yıkımı çevre güvenliği alınarak gerçekleştirildi. Yüklenici firmanın yıkım ekibi sorumlusu İnşaat Mühendisi Erhan Demir, yıkım işlemlerinin devam ettiğini belirterek, mümkün mertebe sulamaya, toz çıkarmamaya özen göstermeye çalıştıklarını söyledi. Polis ekipleriyle beraber yıkım güvenliği konusunda büyük bir hassasiyet göstermeye çalıştıklarını ifade eden Demir, "En kısa sürede de tedbiri elden bırakmadan elimizdeki mevcut binaların yıkımını bitirmek üzere çalışmalar devam ediyor. Yıkımla ilgili bir süre veremiyoruz. Hem gündelik hayatın devam etmesi açısından hem de enerji nakil hatlarından dolayı hem yol kesintilerinden dolayı belli bir takvim üzerine hareket etmiyoruz. Mümkün mertebe gündelik hayatın devam etmesi için ona göre bir program yapıp o minvalde devam ediyoruz. Şu an bizim yıkımını üstlendiğimiz 137 tane yapı var. Bunların çoğunu yıktığımızı söyleyebilirim ve yıkımlarımız devam etmekte. Boş olan binalarla ilgili yaşadığımız pek çok sıkıntı var. Bina sakinlerinin çıkmakta diretmesi gibi pek çok sıkıntı yaşıyoruz" dedi.
Diyarbakır’da depremden hasar gören yapıların yıkımı devam ediyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 10:51 Diyarbakır’da depremden hasar gören yapıların yıkımı devam ediyor Diyarbakır’da 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yapıların yıkımı devam ediyor. Kentte 6 Şubat depremlerinde hasar alan binalar başta olmak üzere birçok yapının yıkım süreçleri devam ediyor. Merkez Bağlar ilçesi Cemiloğlu Caddesi’ndeki Öven Apartmanı’nın yıkımı çevre güvenliği alınarak gerçekleştirildi. Yüklenici firmanın yıkım ekibi sorumlusu inşaat mühendisi Erhan Demir, yıkım işlemlerinin devam ettiğini belirterek, mümkün mertebe sulamaya, toz çıkarmamaya özen göstermeye çalıştıklarını söyledi. Polis ekipleriyle beraber yıkım güvenliği konusunda büyük bir hassasiyet göstermeye çalıştıklarını ifade eden Demir, "En kısa sürede de tedbiri elden bırakmadan elimizdeki mevcut binaların yıkımını bitirmek üzere çalışmalar devam ediyor. Yıkımla ilgili bir süre veremiyoruz. Hem gündelik hayatın devam etmesi açısından hem de enerji nakil hatlarından dolayı hem yol kesintilerinden dolayı belli bir takvim üzerine hareket etmiyoruz. Mümkün mertebe gündelik hayatın devam etmesi için ona göre bir program yapıp o minvalde devam ediyoruz. Şu an bizim yıkımını üstlendiğimiz 137 tane yapı var. Bunların çoğunu yıktığımızı söyleyebilirim ve yıkımlarımız devam etmekte. Boş olan binalarla ilgili yaşadığımız pek çok sıkıntı var. Bina sakinlerinin çıkmakta diretmesi gibi pek çok sıkıntı yaşıyoruz" dedi.
Hacıbaba Pastaneleri’nde kaliteli malzeme zamanında uyguna alındı, tatlılar ucuza satılıyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:39 Hacıbaba Pastaneleri’nde kaliteli malzeme zamanında uyguna alındı, tatlılar ucuza satılıyor Diyarbakır’da Hacıbaba Pastaneleri, tatlı malzemelerini zamanında uygun fiyata alıp en iyisini en uyguna satmaya devam ediyor. Yıllardır kaliteli ürünleri ve geleneksel tatlarıyla müşterilerinin güvenini kazanan firma, açtığı şubelerle istihdam sağlamaya devam ediyor. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, büyümeye ve komple ekipman, demirbaş üzerine gitmeye devam ettiklerini söyledi. Hacıbaba’yı daha büyük ve geniş kitlelere yaymak adına ellerinden gelen her türlü gayreti, çabayı sarf etmeye çalıştıklarını belirten Elaldı, yeni yatırımlarımlar ve envanter birikimleriyle büyümeye devam ettiklerini dile getirdi. Elaldı, büyük bağlantılar, büyük alımlar yapılmazsa hesaplı satışın olamayacağını kaydederek, "Bugün en iyisi, en ucuza dememizdeki en büyük etken şu arkamızda gördüğünüz hammaddenin stokları. Bunu yapamazsak biz de piyasaya göre gider bir kilo tatlıyı bin TL ile iki bin TL arasında vermek zorunda kalırız. Biz, böyle büyük de alımlar yaparak en iyisini, en ucuza vermeye çalışıyoruz ki insanlarımıza o anlamda güzel hizmetler yapmaya çalışıyoruz. Biz, kimseye kulak vermiyoruz, dinlemiyoruz. İşimizin başındayız, işimizin arkasındayız" dedi. Elaldı, 100 milyon TL’lik dondurma fabrikası açtığını ve burada üretilen dondurmaların kilosunu 230 TL’ye vatandaşa sunacağını belirterek, "1,5-2 ay önce çarşıda dolaşırken dondurma fiyatlarına baktım dondurma fiyatları 600 TL ile 750 TL arasındaydı. Biz bu fabrikayı yeni kurduk. Günde 11 ton ürün üretebilecek bir kapasitedeyiz. Biz tatlıda da olduğu gibi sürüm yapacağız. Dondurma kilosu 230 TL dedik. Geçmişte tatlılarımızda dediğimiz gibi dondurmamızı da tahlile götürebilirler. Yüzde 100 organik ve hijyen ortamında bütün ürünlerimizi istedikleri yere götürebilirler. Gönül rahatlığıyla evlerine götürüp yiyebilirler. İşimiz sektöre yön vermekse dondurma sektörüne de yön vereceğiz. Fiyat politikasıyla, temizlikle, kalite ile her türlü bugün Türkiye’nin en büyük firmasıyız. Çünkü biz de olan menü, Türkiye’de böyle bir menüsü olan ikinci bir işletme yoktur" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da sanat fuarının lansmanı yapıldı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 17:07 Diyarbakır’da sanat fuarının lansmanı yapıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) katkılarıyla 18-21 Eylül tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek ArtTigris Sanat Fuarı’nın lansmanı yapıldı. Diyarbakır Gastro İnnovasyon Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen lansman toplantısında konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, "DTSO olarak kentimize bir fuar merkezi kazandırmak adına yoğun bir çaba harcıyoruz. Bu çalışmalarımız sayesinde Diyarbakır’ı Türkiye’nin sayılı fuarcılık merkezlerinden biri haline getirdik. 2025 yılı içerisinde dört fuar gerçekleştirdik ve yılı toplamda 8 fuarla kapatacağız. Türkiye’de İstanbul ve Ankara dışında ilk kez ArtTigris Sanat Fuarı Diyarbakır’da düzenlenecek. Böylece Diyarbakır, Art fuarlarının üçüncü merkezi olacak. Bu özel fuar, Mezopotamya’nın iki kadim nehrinden biri olan Dicle’nin Latince ismiyle ’Arttigris’ adını taşıyor. Kentimizin sanatçıları, kültür insanları ve ressamları bu fuarın önemli paydaşları arasında yer alacak. Kentimizin sanatçıları, kültür insanları ve ressamları bu fuarda önemli bir rol üstlenecek. Diyarbakır’ın kültürel ve sanatsal birikimini ulusal ve uluslararası alanda görünür kılacak" dedi. 18-21 Eylül tarihleri arasında sanatçılar, koleksiyonerleri ve sanatseverleri Mezopotamya’nın kalbinde bir araya getirerek, geçmişten ilham alan sanat eserlerinin günümüz estetiğiyle buluştuğu bir platform olmanın yanı sıra, bölgenin sanat ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor.