Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Devegeçidi Barajı’nda su tahliyesine başlandı
22 Mart 2026 Pazar - 16:53:05
Diyarbakır’da yoğun yağışların ardından Devegeçidi Barajı’nda su tahliyesine başlandı. Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Bölgemizde baraj havzalarına düşen yağışların yoğunluğuna bağlı olarak, barajlara ulaşan su miktarında artış yaşanabilmekte, bu nedenle zaruri hallerde kontrollü tahliye (su bırakma) işlemleri yapılabilmektedir. İlimizde etkili olan yağışlar nedeniyle, sulama amaçlı inşa edilen Devegeçidi Barajı’nda dolusavak kapakları açılarak kontrollü su tahliyesi başlatılmıştır. Diğer barajlarımızda da su seviyesinin durumuna göre, gerekli görülmesi hâlinde kontrollü tahliye işlemleri yapılabilecektir. Tahliye işlemleri sırasında can ve mal kaybının önlenmesi amacıyla nehir yatakları ve dere kenarları çevresindeki yerleşim birimlerinde bulunan vatandaşlarımızın yapılacak duyuruları dikkate almaları, baraj ve göl alanlarına yaklaşmamaları, nehir yatağı içinde veya yakınında bulunan alanlarda gerekli tedbirleri almaları, tahliye süresince nehir yatağına girmemeleri ve su seviyesindeki ani yükselmelere karşı dikkatli ve tedbirli olmaları önem arz etmektedir" denildi.
22 Mart 2026 Pazar - 16:47
Diyarbakır’da zincirleme trafik kazası: 4 yaralı
Diyarbakır’da dört aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi yaralandı. Kaza, Yenişehir ilçesine bağlı Kışla Caddesi üzerinde meydana geldi. 21 AAH 593 plakalı hafif ticari araç, 44 ADJ 272 ve 23 AGE 602 plakalı SUV araçlar ile 21 M 0451 plakalı şehir içi minibüsün karıştığı kazada 4 kişi hafif şekilde yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle Kışla Caddesi’nde trafik bir süre aksarken, bölgede yoğunluk oluştu. Araçların kaldırılmasıyla birlikte trafik kontrollü olarak normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
22 Mart 2026 Pazar - 15:28
Dereler taştı, mahalle sular altında kaldı
Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde sağanak yağış nedeni ile dereler taştı, bazı yerleşim yerlerini su bastı.
22 Mart 2026 Pazar - 13:32
Sağanak nedeniyle yol çöktü, 11 köy yolu ulaşıma kapandı
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sağanak nedeniyle yol çöktü, 11 köy yolu ulaşıma kapandı. Son günlerde etkili olan sağanak yağış sel ve taşkınlara neden olurken birçok köy yolunda da çökme meydana geldi. Son 3 gündür aralıksız devam eden sağanak sonucu Silvan ilçesi Boyunlu grup köy yolunda çökme meydana geldi. Çökme nedeniyle 11 köy yoluna ulaşım kapandı. Ekipler yolun onarılması için çalışma başlatırken, yetkililer meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı.
29 Nisan 2025 Salı - 16:09
Diyarbakır’da ’ters lale’ fotoğraflandı
Diyarbakır’ın Hani ilçesinde endemik bitki türü olan "ters lale" fotoğraflandı. Halk arasında ’ağlayan gelin’, ’hüzün çiçeği’ veya ‘ters lale" olarak bilinen endemik bitki türü, İlçenin Kuyular Mahallesi’nde vatandaşlar tarafından bulunup fotoğraflandı. Yaklaşık 20 gün ömrü olan bu türün izinsiz toplanması ve doğanın tahrip edilmesinin cezası, 2025 yılı itibariyle 577 bin lira olarak belirlendi.
29 Nisan 2025 Salı - 15:46
Kaçak elektrik Türkiye’de elektrik arzını tehdit ediyor
Dicle Elektrik, Şanlıurfa ve Mardin başta olmak üzere bölgede artan kaçak elektrik kullanımının ulusal enerji güvenliğini tehdit edildiği açıklandı. Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa ve Mardin başta olmak üzere tarımsal sulamada kontrolsüz şekilde artan kaçak elektrik kullanımı, sadece enerji sistemini değil tarımı, çevreyi ve toplumsal düzeni tehdit eden boyutlara ulaştı. Kuraklık ve yer altı sularının bilinçsizce kullanımı nedeniyle 850 metre derinliğe varan kuyulardan su çekmek amacıyla rekor seviyede kaçak elektrik tüketiliyor. Bu durum, sadece bu yılın ilk 4 ayında 1.5 milyar kWh fazla enerji tüketimine yol açtı" dedi. Bu usulsüz durumun sürdürülemez olduğunu vurgulayarak kaçak elektrik tüketiminin ulusal şebekeye zarar verdiğini ve Türkiye’nin Avrupa elektrik ağı ENTSO-E ile entegrasyonunu etkileyebileceğini ifade etti. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hizmet veren Dicle Elektrik, kuraklıkla birlikte hızla artan tarımsal sulama kaynaklı kaçak elektrik kullanımının sadece bölgeyi değil tüm Türkiye’yi tehdit ettiğini açıkladı. Açıklamada, Şanlıurfa ve Mardin başta olmak üzere tarımsal sulamada elektrik tüketiminin geçen yıla göre yaklaşık yüzde 300 arttığı, bazı bölgelerde ise bu artışın 10 kata yaklaştığı, bu tüketimin neredeyse yüzde 96’sının kaçak elektrik kullanılarak karşılandığı bilgisi verildi. Bu durumun ulusal şebekede dengesizliklere yol açtığı ve yüksek maliyetlerin ise tüm Türkiye’nin omuzlarına yüklendiği vurgulandı. Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu ve pahalı bir kaynak olan enerjinin vatandaşlara daha düşük maliyetle sunulabilmesi için devlet tarafından sübvanse edildiği de ayrıca hatırlatıldı. Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, sulama kuyularında bugüne kadar ulaşılan en derin seviyeye inilerek 850 metreden su çekildiği bilgisini paylaşarak, "Bu rekor derinlik, bölgemiz adına açık bir ekolojik alarmdır. Yer altı sularının kontrolsüz ve vahşi sulama yöntemleriyle tüketilmesi hem ekosistemi tehdit etmekte hem de tarımın sürdürülebilirliğini riske atmaktadır. Sürdürülebilir tarım için modern ve doğru sulama yöntemlerine geçilmesi artık bir tercih olmanın dışına çıkmalıdır" ifadelerini kullandı. Arvas, bu derinliklerden yalnızca çok güçlü motopomplarla su çekilebildiğini ve bunun da enerji tüketimini olağanüstü seviyelere taşıdığını söylerken, "Yılın ilk dört ayında yalnızca bu nedenle 1.5 milyar kWh fazladan tüketim gerçekleşti. Kontrolsüz gidişat durdurulmazsa ulusal şebekemiz çökme riskiyle karşı karşıya kalabilir" uyarısında bulundu. Sadece 2025’in ilk üç ayında, Şanlıurfa Viranşehir’de yakalanan 349 kaçak trafoyla 72 binden fazla kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak büyüklükte bir kayıt dışı tüketim tespit edildi. Mardin’in ilçelerinde ise aynı dönemde yüzlerce kaçak trafo bulundu. Dicle Elektrik’in dron ve yapay zeka destekli yürüttüğü operasyonlarla Şanlıurfa ve Mardin başta olmak üzere toplam 10 binin üzerinde kaçak trafo tespit edildi. Dicle Elektrik’in paylaştığı verilere göre kaçak tüketimin en yoğun olduğu ilk beş ilçe; Viranşehir, Kızıltepe, Siverek, Ceylanpınar ve Derik olarak sıralandı. Bu beş ilçenin Türkiye’nin üç aylık toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 2’sini tek başına gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Dağıtım şirketinin hesaplamalarına göre tüketim bu hızla devam ederse 2025 yılı sonunda 6 ilde kaçak kullanım nedeniyle faturalandırılamayan enerji miktarının 9.8 milyar kWh’i aşması bekleniyor. Güncel piyasa değeriyle bu miktarın karşılığı yaklaşık 45 milyar TL. Bu tabloya göre, yaklaşık her 17 dakikada bir TOGG fiyatına denk gelen bir kaçak kullanım yaşanıyor, günde 86 TOGG alınabilecek bir ekonomik değer kaybediliyor. Arvas, kontrolsüz kaçak elektrik tüketiminin, hem ekonomiye hem de enerji arzının sürdürülebilirliğine büyük zarar verdiğini vurgulayarak, "Kaçak yollarla aşırı elektrik tüketimi, şebeke arızalarına ve uzun süreli elektrik kesintilerine neden olurken tarımsal sulama abonelerimizden ticarethane abonelerine kadar kaçak kullanmayan ve borcunu zamanında ödeyen tüm abone gruplarımızı olumsuz etkileyebiliyor. Kaçak kullanımın ekonomiye zararını ise örnekle belirtmek gerekirse, sadece bir köyde tespit ettiğimiz 83 kaçak trafonun her biri 200 KVA gücünde. Bu trafolardan sezon boyunca tüketilen toplam elektriğin maliyeti 200 milyon TL. Bu durum, ‘kaçak kullanımda tüketimin normalin 9 ila 10 kat arttığı’ gerçeğini doğrular nitelikte." dedi. Türkiye’nin Avrupa elektrik ağı ENTSO-E ile kalıcı bağlantısının olduğunu, kontrolsüz kaçak tüketim artışının bu entegrasyonu tehdit ettiğine de değinen Arvas, "Ekonomiyi ve toplumsal düzeni bozan kaçak elektrik, yalnızca bir enerji krizi değil, doğrudan bir beka sorunudur" ifadelerini kullandı. 2013 yılında başlayan özelleşme sürecinden bu yana şebekesini güçlendirmek adına 62 milyar TL’nin üzerinde yatırım gerçekleştiren Dicle Elektrik, bu sayede kayıp-kaçak oranını yüzde 76 seviyelerinden yüzde 37’ye kadar düşürmeyi başardı. Şehir merkezlerindeki 3K (kayıpsız-kesintisiz-kaliteli) olarak adlandırılan bölgelerde bu oran yüzde 14,5 seviyesine inerek Türkiye ortalamasına kadar çekilmiş durumda. Fakat kırsal ve tarımsal alanlarda özellikle tarımsal sulama amacıyla kullanılan kaçak trafolar ile kaçak şebeke bağlantıları bu kazanımı gölgeliyor.
29 Nisan 2025 Salı - 15:19
Diyarbakır’da ‘Dijital Dönüşüm Konferansı’ düzenlendi
Diyarbakır Dijital Dönüşüm Konferansı, TOBB, Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğinde, gerçekleştirildi. KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerinde doğru bilgilenmeleri, doğru yatırımları yapabilmeleri için başta TOBB olmak üzere yerelde Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ve Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) ile işbirliği içinde düzenlenen ’Diyarbakır Dijital Dönüşüm Konferansına’ DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, DTB Meclis Başkanı Ahmet Ay, Diyarbakır Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Emrullah Gördük, kamu kurum temsilcileri ve KOBİ’ler katıldı. Konferansta konuşan DTSO Başkanı Kaya, "Değişim ve dönüşüme ayak uyduramayanların şansı yoktur. Ticarette globalleşmenin olduğu dönemde ilaç lojistik sektöründeyken ne kadar acımasız büyüdüğünü ve sizi nasıl kaldırdığını çok iyi gördüm. Şimdi böyle bir değişim ve dönüşüm dönemindeyiz. Dünyada değişim ve dönüşüm tabii ki çok kolay değil. Yeşil dönüşüme hemen ayak uydurun demek, dijital dönüşüme hemen ayak uydurun demek söylemi gerçekten güzel, gerekli ama çok kolay değil. Hele bir de dönüşen yapı, iş insanlarıysa ki burada birçoğunun günlük sorunlar, ayakta durma sorunları, finanse erişiminden tutun da çalıştırdığınız işçinin bütün özel sorunları dahil bütün sorunlarla uğraşırken, bir de kendinizi ticarette uluslararası güçlerle rekabet edecek bir pozisyona sokmanız doğrusu çok kolay değil. Öncelikle ben teşekkür ediyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne böyle bir çalışmayı gündeme getirip ülkemizin hemen hemen tüm illerinde bu çalışmayı düzenledikleri için. Türkiye Odalar Borsalar Birliği kendi yapısını, odalarını, borsalarını dijital dönüşüme uyarlı hale getirmeye çalışıyor. Burada iki yapıyı birlikte dönüştürmezsek biz bu kentte dijital dönüşümü istediğimiz seviyede tutamayız. Hem işletmelerimizi bu konuda bilgilendireceğiz hem de işletmelerimizde çalışanları da hazır hale getireceğiz. Kentimizde çok önemli bir girişimcilik ruhu var. Dünyada şu an en önemli sermayelerden biri beşeri sermaye. O anlamda da kentimize hem eğitim verme anlamında hem de rakamlarımız bu konuda iyi. İnsanlarımızı burada tutup bu değişime uyum sağlayacak hale getirebiliriz" şeklinde konuştu. Daha sonra konuşan DTB Meclis Başkanı Ay, "Bugün burada, kadim şehir Diyarbakır’ın dijitalleşme yolculuğunda atacağı adımları konuşmak ve birlikte geleceği şekillendirmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Dijital dönüşüm artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Şehirler, kurumlar ve işletmeler olarak dijital altyapımızı güçlendirmek, sadece bugünü değil yarını da inşa etmek demek. Ve aslında bu topraklar, teknolojiye ve inovasyona yabancı değil. Bugün yapay zekayı, otomasyonu konuşuyorsak; 12. yüzyılda Artuklu Sarayı’nda mekanik düzenekler geliştiren, sibernetiğin öncüsü kabul edilen büyük bilim insanı El-Cezeri’yi hatırlamak gerekir. El-Cezeri, su saatlerinden otomatik yardımcı sistemlere kadar, çağının çok ötesinde makineler icat etti. Bugün mühendislik ve robotik alanlarında hala ilham kaynağı olan bu büyük deha, tam da Diyarbakır topraklarında teknolojiye yön verdi. İşte bizler de El-Cezeri’nin izinden giderek, bu kadim coğrafyayı dijital çağın öncüsü yapabiliriz. Yerel işletmeleri e-ihracatla dünyaya açabilir, gençlerimizi kodlamaya, yapay zekaya yönlendirebilir, kamu hizmetlerini akıllı sistemlerle daha erişilebilir hale getirebiliriz" dedi. Açılış konuşmaların ardından Dijital Dönüşüm ile ilgili katılımcılara bilgilendirme sunumu yapıldı ve plaket taktim edildi.
29 Nisan 2025 Salı - 14:57
Diyarbakır’da ücretsiz retina göz operasyonu yapılıyor
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olarak ücretsiz retina operasyonları ile çevre illerden gelen yüzlerce hastaya şifa dağıtıyor. Son bir buçuk yıldır haftada iki gün olmak üzere günde ortalama 150-200 hasta bu hizmetten faydalanıyor. Retina hastalıkları, özellikle diyabetik retinopati, retina yırtıkları ve dejeneratif göz hastalıkları gibi ciddi görme kaybına yol açan rahatsızlıkların tedavisinde kritik öneme sahip. Hastane, bu alanda sunduğu ücretsiz cerrahi müdahalelerle birçok hastanın yeniden sağlığına kavuşmasını sağlıyor. Hastanenin retina cerrahisi birimi ayrıca bir sağlık turizmine de katkı sağlıyor. Yalnızca Diyarbakır’dan değil çevre illerden de yoğun hasta kabul ediyor. Özellikle ekonomik imkanları kısıtlı olan hastalar için bu hizmet büyük bir umut kaynağı oluyor. Retina cerrahisi ekibi, haftada iki gün özel olarak belirlenen klinik günlerinde günde 150-200 hastayı muayene ediyor ve gereken hastalara ameliyat imkanı sunuyor. Bu yoğun tempoda, modern tıbbi ekipmanlar ve uzman doktor kadrosuyla hizmet veriliyor. Doç. Dr. Hasan Öncül, 2013 yılından beri Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştığını, 2019 yılında eğitim kadrosuna atanıp retina biriminde aktif görev aldığını ifade etti. Öncül, retinanın gözün arkasında yer alan sinir ve damar açısından yoğun ve görmemizin esas kısmını oluşturan on kattan oluşan tabaka olduğunu söyledi. Öncül, "Retina hastalıkları aslında göz hastalıkları kısmının ortalama yüzde 30’unu oluşturuyor o sebeple bizim çok sık gördüğümüz hasta grubu hastalıkları. Retina hastalıkları gözün arkasındaki damar tıkanıklıkları, şeker hastalığına bağlı ortaya çıkan kanamalar aynı zamanda halk arasında sarı nokta hastalığı gibi diye bilinen hastalıklar ve göz gözün arkasında gerek travmaya gerek kendiliğinden oluşan yırtıklı hastalıklar olarak tanımlanabilir. Biz hastanemizde yaklaşık bir buçuk yıldır Doç. Dr. Umut Dağ ile birlikte retina bölümünü kurduk şimdilik haftada iki defa olmak kaydıyla günde ortalama 150-200 hastaya hizmet vermekteyiz ve Türkiye’de bir çok merkezde yapılabilecek tüm tedavilerin hemen hemen hepsini birkaç tanesi özellikle tümör cerrahisi hariç tüm hastalıkların tanı ve tedavisini yapabilecek donanımda çalışmaktayız. Tüm bu işlemleri tamamen kamunun sağladığı destek doğrultusunda ücretsiz olarak yapmaktayız. Aslında Diyarbakır dışından diğer illerden de Şırnak, Hakkari, Muş, Batman gibi bir çok kente hizmet vermekteyiz. Bölgede bu açıdan vitreoretinal cerrahi ücretsiz yapan tek kliniğiz diyebiliriz" şeklinde konuştu. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi retina biriminde görev yapan bir diğer doktor Doç. Dr. Umut Dağ ise, yaklaşık 26 yıldır hekimlik yaptığını 10 yılı aşkındır retina kliniği ile ilgilendiğini ifade etti. Dağ, "Kliniğimizde retina ile ilgili hemen hemen tüm cerrahiler yapılmaktadır. Retina yırtıklar, retinal kanamalar, diyabete bağlı retinal problemler, travmaya bağlı problemler, damarsal problemlere bağlı cerrahilerin hepsi yapılmaktadır. Yaklaşık haftada 10-15 retina cerrahisi yapılmaktadır ayrıca bunların dışında ayda yaklaşık 600-700 arası göz içine iğne tedavisi yapmaktayız, bunların hepsi tamamıyla ücretsiz bir şekilde halkımızın hizmetindedir. Kliniğimiz yaklaşık bir buçuk yıldır faaliyette olup tüm ekiple beraber asistanlarımızla beraber halkımıza hizmet vermekteyiz" diye konuştu.
29 Nisan 2025 Salı - 13:16
Dicle Üniversitesi’nde 400 dönümlük arazinin usulsüzce el altından kiralandığı iddiası CİMER’e yazıldı
Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde 600 dönüm araziden 50 dönüme yakın formaliteden proje gösterilip, 150 dönümün alana alınan tohum gübre ve ilaç girişi gibi rakamlarla gösterildiği geri kalan 400 dönümün ise el altında usulsüzce bir çiftçiye verildiği iddiası CİMER’e yazılarak savcıların harekete geçmesi talep edildi. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde bir memur, 19 Mart 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), bir devlet memuru olarak memurluğunun vazifesi gereği kamu yararına zarar teşkil edecek suiistimalleri engellemenin vazifesi olduğunu belirtip, Ziraat Fakültesi’nde engellemeye çalıştığı suiistimaller olduğunu ileri sürüp şikayette bulundu. Memur, CİMER’e yazdığı şikayette şu ifadeler yer aldı: "a)Ziraat Fakültesinde yıllardır yapılan bilimsel araştırmalarda (etlik tavuk ve yumurta üretimi) proje çıktılarının çiftlik sınırları dışında üniversitenin izni ve maliye kaydı olmadan kar amacı gütmesi ve bilimsel araştırmaların etik dışı kullanımı (marketlere koli koli yumurta satışı, günde 3000 yumurta üretimine karşılık gelen aylık 450.000 TL gelirin kayıtlarda olmaması vb..) b) Rektörlükçe Ar-Ge Projeleri için tahsis edilen Dicle Nehri tarafında olan (600 dönüm) arazinin 50-55 dönümü formalite proje gösterilip, geriye kalan 400 dönüm şahıslara peşkeş çekilmesi ve bu şahıslardan sadece kalan 150 dönümlük alana alınan tohum gübre ve ilaç girişi gibi gülünç rakamlar gösterilmesi, c) İlgili alanlarda kadrosuna uygun kamu hizmeti yararına görevli olan mühendislerin ilgisiz alakasız görevler verilerek kendi birimlerinden uzakta tutma isteği, ayrıca hayvansal üretim de, bitkisel üretimde ilgili bölüm hocalarının bilgisine hiç başvurulmadan kamu personeli dışında etkisiz yetkisiz insanlarla hareket edilmesi, d) 2023 yılındaki toplanıp dekanlığa teslim edilen paralarında stratejiye aktarılmadığını kayıtlarda gördüm. Bu olayı ihbar ettiğim ve daha farklı hukuksuz(Sözde alınmış olan birçok şeye imza atmamızın istenmesi gibi) olayları dile getirdiğim için Rektörlük bakamınca onayım dahi alınmadan yer değişikliği görevlendirmem yapılmıştır. Devlet dairesinde suçu gizlemekte suçtur. Ziraat Fakültesinde ihaleye fesat karıştırma suçu işlenmiştir. Strateji kayıtlarıyla da sabittir. İhaleye fesat karıştırma olayını Cumhuriyet Başsavcılığına ileteceğine, aksine olayı kapatmış ihbarı eden mühendisleri görevlendirme ile yerlerinden uzaklaştırmış ve buda yetmezmiş şikayet etmeleri durumunda daha kötü uzak ilçelere sürme hatta haklarında soruşturma açma gibi tehditlerinde bulunarak mobbing uygulamışlardır. Görevinden uzaklaştırılan mühendislerin yerine de devlet memuru bile olmayan kantinci arkadaşı bırakması hukuksuz bir olay olduğu gibi yasa dışı bir olaydır. Bu ihbar ve şikayetim için makamınızca gerekli işlemlerin yapılıp ayrıca ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı da Cumhuriyet Başsavcılığına da iletilmesini istiyorum. Şikayetçiyim." Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Denli, şikayetteki iddiaların asılsız olduğunu, bahsi geçen tarlanın çiftçi S.Ş ile aralarında yaptıkları sözleşme karşılığında verdiklerini öne sürdü".
29 Nisan 2025 Salı - 11:21
Narin Güran cinayetine ilişkin savcı, celse arasında hazırladığı 10 sayfalık mütalaayı sundu
Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğun yargılandığı davaya ilişkin Cumhuriyet savcısının sunduğu mütalaada sanıkların 6 aydan 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz sanıklar Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran ile suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K.’nin (17) "suçluyu kayırma" suçundan yargılandığı davada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını tamamladı. Savcı, celse arasında hazırladığı 10 sayfalık mütalaayı Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sundu. Mütalaada, Narin Güran’ın kaybolduğu ihbarının ardından başlatılan arama çalışmaları ve yürütülen soruşturma ile bu süreçte yaşanan gelişmeler yer aldı. Davaya ilişkin, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinin de yer aldığı mütalaada, değerlendirme kısmında şunlar yer aldı: "Sanıkların ve suça sürüklenen çocukların verdikleri beyanların kendi aralarında çelişkili ve tutarsız olduğu, yargılamada netleşen maddi delillerle de uyuşmadığı, buna rağmen ısrarla aynı şekilde beyanda bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, jandarma personelinin sürekli takip edilip dinlenilerek çalışmalara engel olunmaya çalışıldığı anlaşıldı. Bazı sanıkların ellerinde bulunan çubuklarla yangın çıkmasına sebebiyet verdiği, bazı sanıkların bulduğunu iddia ettiği terlik ile olayın seyrini değiştirmek istediği, bazı sanıkların ise telefon kayıtlarını silerek organize bir biçimde olayın ve gerçek fail ya da faillerin tespitine engel olmaya çalıştıkları belirlenmiştir. Bu tür beyanlar ve eylemler sebebiyle araştırmaların farklı mecralara yöneltildiği ve cinayet eylemi ile eylemi gerçekleştirenlere yönelik araştırma yapılmasının açıkça engellendiği, şüphelilerin verdikleri gerçek dışı beyanlarıyla, tutanakta bulunduğu şekilde yangın çıkararak, jandarma personelini takip ederek ve dinleyerek, jandarma personelini yönlendirici asılsız ihbarlarda bulunarak, telefon kayıtlarını silerek suç işleyen kişilerin araştırmadan kurtulmalarına imkan sağlamak suretiyle ortak saikle hareket ederek üzerlerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunu işledikleri anlaşılmıştır." Mütalaada, sanıklar Barış Güran, Birsen Güran, Fuat Güran, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Kurtuluş Güran, Maşallah Güran, Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya, Muhammed Kaya, Ömer Faruk Güran ve Şeyma Kaya’nın eylemlerine uyan TCK’nin 283/1,53/1 ve 63. maddeleri uyarınca, suça sürüklenen çocuklar İ.K, M.G.’nin eylemlerine uyan TCK’nin 283/1, 31/3, 63. maddeleri ile Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk R.A.’nın eylemine uyan TCK’nin 283/1, 31/2, 63. maddeleri ile Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca 6 aydan 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi. Tutuklu sanıklar Birsen Güran, Fuat Güran, Maşallah Güran, Mehmet Şevket Kaya, Mehmet Selim Atasoy ve Muhammed Kaya’nın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, suç için kanunda öngörülen ceza miktarı, sanıkların suçluları kayırmak amacıyla gerektiğinde gerçeğe aykırı delil de üretmek suretiyle eylemde bulunmaları hususu göz önüne alındığında delil karartma ve kaçma şüphesinin varlığı nazara alınarak hükümle birlikte tutukluluk hallerinin devamının talep edildiği mütalaada, sanıklar Kurtuluş Güran, Ömer Faruk Güran ve suça sürüklenen çocuk M.G. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamı istendi. Mütalaada, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların gerçekleştirdikleri eylemin niteliği, olayın oluş biçimi, eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak haklarında TCK’nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı ifade edildi. Savcı mütalaasında, sanıkların işledikleri suçun kasti suç olması nedeniyle haklarında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunması durumunda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrası gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarını, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı kanun hükümleri ile mahkemenin gerekli görmesi halinde 5395 sayılı Kanunun 5. maddesindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını istedi. 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğun yargılanmasına 2 Mayıs’ta devam edilecek. Olay Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 12 kişi ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmıştı. Başsavcılık tarafından, 12 kişi hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında aynı suçtan hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi’nin, kendilerindeki dosyanın, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında açılan davayla birleştirilmesi yönündeki talebi kabul edilmişti. Anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmış, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince 23 Ekim 2024’te kabul edilmişti. Sanıkların yargılanmasına 7 Kasım 2024’te başlanmış, mahkeme heyeti 28 Aralık 2024’teki duruşmada, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.
29 Nisan 2025 Salı - 10:39
"Sinyal kesici güvenlik önlemi değil, suç örgütü refleksidir"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında ortaya çıkanların, belediyenin yönetiminden çok, yasa dışı bir yapının faaliyetlerini andırdığını dile getiren 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, sinyal kesicinin güvenlik önlemi değil, suç örgütü refleksi olduğunu söyledi. Belediye ve belediye başkanlarının jammer kullanma yetkisinin olmadığını dile getiren Gündüz, bu eylemlerin suç olduğunu söyledi. Gündüz, "Güvenlik kameralarının kapatılması, bantlanması, jammer kullanılması iddiaları; üstüne üstlük soruşturma kapsamında ele geçirilen valiz içindeki "CER cihazı" gibi profesyonel sinyal kesici ekipmanlar, ortada sıradan bir güvenlik önlemi değil, açık bir suç örgütü refleksi olduğunu göstermektedir. Emniyet Genel Müdürlüğünün net açıklaması ortadadır. Belediyelerin ve belediye başkanlarının jammer kullanma yetkisi yoktur ve bu eylemler Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur. Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Silivri ziyareti sonrasında yaptığı "Cemil kullanır" şeklindeki skandal ifadeleri ise işin vahametini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kimin hangi cihazı nasıl kullandığını gizleme, hafifletme ya da meşrulaştırma çabası, aleni suça ortak olmaktır. Bu ülkede herkes yetkisini ve sınırını bilecek. Kamu gücünü kişisel menfaat için kullananlar, devletin adalet terazisinde elbette hesap verecektir. Milletin vergileriyle, kamu kaynaklarıyla kurulan belediyeler; birilerinin kanun tanımaz heveslerinin arka bahçesi olamaz. Bugün İstanbul’da yaşananlar, sadece bir belediyeyi değil, doğrudan devletin düzenini hedef almaktadır. Unutulmasın, devletin büyüklüğü ve milletin iradesi karşısında, ne jammer kullanarak iletişimi kesmek, ne de valizlere saklanan cihazlarla suçları örtbas etmek mümkündür" dedi. Gündüz, usulsüz jammer kullanımı ile ilgili güçlü Türkiye’nin korkusuz savcılarını göreve davet ettiğini belirterek, hakikatin eninde sonunda ortaya çıkacağını ve suçun üstünün bantla da kapatılamayacağını dile getirdi.
29 Nisan 2025 Salı - 09:33
Kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şahıs yakalandı
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Bağlar İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından nitelikli suçlar kapsamında aranan şahısların yakalanmasına yönelik JASAT koordinesinde yürütülen planlı ve titiz çalışmalar sonucunda kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 zanlı yakalandı. Yürütülen planlı ve titiz çalışmalarda, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve 2313 sayılı kanuna aykırılık suçundan 12 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan O.A. isimli şahıs Bağlar ilçelerinde icra edilen operasyonlar neticesinde yakalandı. Ayrıca, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve karşılıksız yararlanma suçundan 11 yıldır aranan İ.E. isimli şahıs Bağlar ilçelerinde icra edilen operasyonlar neticesinde yakalandı. Yakalanan O.A. ve İ.E. çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:53
Diyarbakır’da fırının bacasından çıkan yoğun duman paniğe neden oldu
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bir ekmek fırının bacasından çıkan yoğun dumanlar paniğe neden oldu. Edinilen bilgilere göre, ilçenin Kale Mahallesi Gazı Caddesi’nde bulunan bir ekmek fırınının bacasından çıkan yoğun duman, çarşıda paniğe neden oldu. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde, odun fırınında bacanın tıkandığı ve içeride biriken dumanın ani bir şekilde dışarı tahliye olduğu öğrenildi. Olayda her hangi bir olumsuzluk olmadığı öğrenildi.
28 Nisan 2025 Pazartesi - 12:49
Diyarbakır’da masal diyarı çocuk festivali gösterisi düzenleniyor
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki 17 anaokulun hazırladığı 17 tiyatro ve dans gösterisi 28-29-30 Nisan tarihlerinde Kayapınar Halk Kütüphanesinde vatandaşlara açık bir şekilde başladı. Kayapınar Kayapınar Anaokulları tarafından hazırlanan "Masal Diyarı" çocuk festivali, Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayahan Subaşı’nın da katılımınla başladı. Festivale 17 anaokulun katılımıyla 17 tiyatro ve dans gösterisi yapılacağı bildirildi. Yaklaşık 4 bin öğrenci, veli ve vatandaşın katılım göstermesi beklenilen festivalde çocuklar hem öğrendi hem öğretti. Kayahan Subaşı, 28 Nisan itibarıyla anaokulların katılım sağladığı 17 anaokulun 3 gün boyunca devam edecek olan ve her gün altışar okulun ve çocukların kendi performanslarını sahnede sergileme fırsatını bulacağını söyledi. Subaşı, "Bildiğiniz üzere atalarımız çok önemli bir sözü var ‘Ağaç yaş iken eğilir’ bu yaş grubunda özellikle çocuklarımıza bu etkinliği yaptırarak hem bu yaş grubunda daha sağlıklı ve etkili bir şekilde öğrenim gerçekleşmesini sağlamak hem de hikayelerle, fıkralarla çocuklarımızın aynı zamanda değer ve erdem ilişkisini de bu yaştan itibaren kavramasını vesile olmasını amaçlıyoruz aynı zamanda her bir anaokulumuzdaki onlarca çocuğumuz sahneye çıkarak kendilerini ifade etme fırsatı bulmuş olacaklar. Öz güvenleriyle birlikte sahnede bu performansları sergilemesi anlaşıyoruz ciddi anlamda çocuklarımıza katkı sunduğu gibi çok da eğlendiklerini görüyoruz biz" ifadelerini kullandı. Kayapınar Neşeli Yüzler anaokulu öğretmenlerinden Gizem Deveci ve Esin Ersoy, festivali duydukları ilk andan itibaren nasıl eğlenerek öğrenebileceklerini amaçladıklarını söylediler. Deveci, "Çocuklarla birlikte bir ekip kurduk, o ekipte yaşayarak öğrenmeyi amaçladık. Nasrettin hoca fıkraları geleneksel olarak çocuklarımızın da öğrenmesi gerektiğini düşündüğümüz için o yüzden bu fıkralar üzerine yoğunlaştık. Çocuklarla birlikte yaklaşık bir, bir buçuk ay civarında bir çalışma sonucu gösterimizi çıkarttık" dedi. Öğretmenleri tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla ve Nasrettin Hoca karakterini Neşeli Yüzler anaokulu öğrencileri içerisinde en güzel şekilde canlandığı için seçilen kız öğrencilerden Asel Kaplan ise, "En başta korktum yapamayacağım diye korktum ama sonra birazcık heyecanlandım heyecanlanma da geçti. Çok güzel oldu" şeklinde konuştu.
28 Nisan 2025 Pazartesi - 11:45
Diyarbakır’da 66 kişi, tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle DEM Partili Bağlar Belediyesi’ne yürüdü
Diyarbakır’da 66 kişi, emekli olup tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle DEM Partili Bağlar Belediyesi’ne yürüdü. Emeklilerden Nuri Batıbay, başkan ve yardımcısı ile görüştüklerini ileri sürerek, "Maalesef bunların hiçbir iyi niyetine rastlamadık. Para yok diyorlar, oyalıyorlar. Para yok diyorlar ama 400 adam almışlar. Para yok diyorlar, 17 milyon mesai yazıyorlar. Para yok diyorlar parça alımına var. Para yok diyorlar, naylon fatura hazırlayıp para çekiyorlar. Daha çok şeyler var" dedi. DEM Partili Bağlar Belediyesi’nden emekli olan 66 kişi, tazminat ve ikramiye gibi haklarını alamadıklarını iddia ederek toplanıp belediye binasına yürüdü. Belediye önünde kalabalık adına konuşan emeklilerden Nuri Batıbay, arkadaşlarıyla 6 aydan beri emekli olduklarını, herhangi bir haklarını alamadıklarını öne sürdü. Defalarca görüşüp herhangi bir olumlu cevap alamadıklarını ileri süren Batıbay, "Artık mecbur kaldık ve bugün burada oturma eylemi başlatıyoruz. Hakkımızı alana kadar artık her gün buradayız. Toplam 66 kişiyiz. Bunlar, 4 ay, 6 ay, 9 aydır emekli olmuşlar. Bugüne kadar 1 lira emeklilik tazminatını almamışlar. Kıdem tazminatı, izin parası, ikramiye almamışlar" dedi. "Bu insanların her hangi bir projeleri yok" diyen Batıbay, "Artık bıçak kemiğe dayandı. 4 ay önceki altın gramını düşünürseniz 3 bin liraydı, şu anda 4 bin 200 lira. Bunu gram altına vurduğun zaman her arkadaşımızın 750 bin lira gibi bir kaybı vardır. Bu kaybı kim ödeyecek. Bu insanlar 30 yıl çalışmışlar, emek sarf etmişler. Bir hayali vardır. Bu insanların hayalleri suya düşmüştür" diye konuştu. Batıbay; vicdan, insanlık ve adaletin olmadığını belirterek, "Bunlarla 3-4 sefer görüştük. Başkan ile yardımcısı ile görüştük. Maalesef bunların hiçbir iyi niyetine rastlamadık. Para yok diyorlar, oyalıyorlar. Para yok diyorlar ama 400 adam almışlar. Para yok diyorlar, 17 milyon mesai yazıyorlar. Para yok diyorlar parça alımına var. Para yok diyorlar, naylon fatura hazırlayıp para çekiyorlar. Daha çok şeyler var" şeklinde konuştu. Belediye ise, iddiaları cevapsız bıraktı.
28 Nisan 2025 Pazartesi - 10:56
Diyarbakır’da öğrencilerden ev hanımlarına 300 kursiyer, kendi işini kuracak düzeyde eğitim alıyor
Diyarbakır’ın Yenişehir Gençlik Merkezi’nde öğrencilerden ev hanımlarına kadar 300 kursiyer, Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında aldıkları eğitimlerle meslek öğrenip ileride kendi işlerini kuracak şekilde eğitim alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası ortaklığında yürütülen ve AB tarafından finanse edilen yerelde ise Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından uygulanan SEECO Projesi’ne, Yenişehir Gençlik Merkezi’nde öğrencilerden ev hanımlarına kadar 300 kursiyer başvuruda bulundu. Ekim 2024’te başlayan projede kursiyerler; robotik kodlama, web tasarımı, seramik, dikiş nakış, deri çanta ve fotoğrafçılığa kadar ileride kendi işlerini kuracak şekilde eğitim alıyor. Yenişehir Gençlik Merkezi Müdürü İskender Erpin, dezavantajlı bir bölgede bulunduklarını ve Yenişehir Gençlik Merkezi’nde 6 branşta projeyi yürüttüklerini söyledi. Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın üst çatı kuruluş olduğunu belirten Erpin, "Robotik kodlama, web tasarım, seramik, dikiş nakış, deri çanta ve fotoğrafçılık kurslarını veriyoruz. Bunlar birbirleriyle entegre olan kurslardır. Seramikte bir hediyelik eşya üretildiği zaman bunu e-ticaret üzerinden nasıl satacağını öğretiyoruz. Nasıl fotoğraf çekeceğini, nasıl web sitesine koyup satacağını öğretiyoruz. Sıfırdan başlayıp satışına kadar kursiyerleri eğitiyoruz" dedi. Erpin, 300 kursiyerle başladıklarını ifade ederek, "Bunun bir kısmı yabancı öğrencilerimiz. Üniversiteye giden 100’e yakın öğrenci var. Toplamda 300 öğrenci üzerinden yürütülen bir projedir. Ekim 2024’te bu projeye başladık, 6 aylık bir projeydi. Normalde 18 Mart’ta bitiyordu, 2 aylık bir süre uzatımı aldık. Projemiz, mayıs ayının sonlarına doğru bitecek. Proje bittikten sonra da kendi imkanlarımızla sürdürmek istiyoruz. Bu tür projeler faydalı projeler. Bize bu imkanları sunan başta Karacadağ Kalkınma Ajansımıza, Ticaret, Sanayi ve Teknoloji ile Gençlik ve Spor Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Aile bütçesine katkıda bulunmak istiyorum" Kursiyer Seher Kılınç, birçok kursa katıldığını söyleyerek, hepsinden de memnun kaldığını dile getirdi. Çanta, deri, el sanatları, şimdi de seramiğe geldiğini kaydeden Kılınç, "Projeyi beğendiğim için ileride ben de iş yeri açmak istiyorum. Kızım 1 yaşındayken başladım. Onunla çok güzel gidip geldim. Aile bütçesine katkıda bulunmak istiyorum. Kendi iş yerimi açıp markamı üretmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. İşaret Dili Eğitmeni Kübra Eren de, Sosyal Girişimcilik Uyum Projesi Programında eğitmenlere ve gelen kursiyerlere destek amaçlı yardımda bulunduğunu belirtti. Öğrencilerin birçok alanda eğitim aldığını aktaran Eren, "Şu anda deri alanında çanta, cüzdan, kemer, bir bütün olarak eğitim alabiliyorlar. Proje kapsamında kadınlarımız ileride kendi yerlerini açmayı hedefliyorlar. Gençlerin yanı sıra ev hanımları da bu projeden faydalanmaktadır. Projeyi yürüttükleri için Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Karacadağ Kalkınma Ajansı’na teşekkür ediyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder