Yerel Haberler
Diyarbakır
DİSİDER Başkanı Akbaş: "Nevruz, doğanın uyanışını müjdeleyen kadim bir kültürel mirastır"
21 Mart 2025 Cuma - 10:15 DİSİDER Başkanı Akbaş: "Nevruz, doğanın uyanışını müjdeleyen kadim bir kültürel mirastır" Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Başkanı Şeyhmus Akbaş, "Nevruz, doğanın uyanışını müjdeleyen kadim bir kültürel mirastır" dedi. DİSİDER Başkanı Şeymus Akbaş, 21 Mart’ta kutlanan Nevruz Bayramı’nın coşkusunu ve heyecanını bir kez daha hep birlikte yaşadıklarını söyledi. Tarihin derinliklerinden süzülerek günümüze ulaşan ve yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz’un, doğanın uyanışını müjdeleyen kadim bir kültürel miras olduğunu belirten Akbaş, binlerce yıldır baharın gelişiyle birlikte bayram havasında karşılanmış ve her toplumda farklı renklerle zenginleşerek günümüze kadar yaşatıldığını ifade etti. Akbaş, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, Orta Asya’da Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada yerel inanç ve geleneklerle kutlanan Nevruz’un, Anadolu’da Kürt ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de köklü ve zengin bir geçmişe sahip olduğunu dile getirerek, "Nevruz’un uluslararası önemi de giderek artmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 23 Şubat 2010 tarihli 64/253 sayılı kararıyla 21 Mart, Uluslararası Nevruz Günü olarak ilan edilmiştir. Bu bağlamda, DİSİDER olarak 21 Mart’ın "Nevruz Kardeşlik Günü" olarak resmi tatil ilan edilmesini talep ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi halinde, ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızı arasındaki aidiyet bağlarının daha da güçleneceğine inanıyoruz. Bu talebimizin başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm siyasi partiler tarafından destekleneceğine inancımız tamdır. Bu vesileyle, Nevruz’un coşkulu bir bayram havasında geçmesini; toprakta başlayan uyanışın kalplerimizde de sevgi, muhabbet, birlik, beraberlik ve dayanışmayı güçlendirmesini temenni eder; DİSİDER, Diyarbakırlı hemşehrilerimiz ve tüm vatandaşlarımızın Nevruz’unu en içten dileklerimizle kutlarız" dedi.
Diyarbakırlılar Ramazanda da gözlerini ciğerle açıp ciğerle kapatıyor
20 Mart 2025 Perşembe - 15:52 Diyarbakırlılar Ramazanda da gözlerini ciğerle açıp ciğerle kapatıyor Diyarbakır’da günde üç öğün tüketilen ciğer kebabı, Ramazan ayında da iftardan sahura kadar her vakit tercih ediliyor. Ramazan’ın da vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan ciğer kebabı iftar saatine saatler kala hazırlanıp ocağa diziliyor. İftar ve sahur vakitlerinde sofraları süsleyen tescilli lezzet, sadece bir mekanda günde ortalama 500 kilo tüketiliyor. Tescilli lezzet kent genelinde işletmelerde hem ocakbaşında, hem de siparişlerle evlere gönderilerek tüketiliyor. Ciğer ustası Onur Erdin, İHA muhabirine, iftara 1 saat kala rezervasyonların yapıldığını ve hazırlıkları tamamladıklarını söyledi. Dört katta da ocakbaşlarının aktif olduğunu belirten Erdin, Ramazan ayı öncesi günlük hafta içi 650-700 kilo arası, hafta sonu ise 1 ton tüketim olduğunu kaydetti. Erdin, Ramazan’da ise 450-500 kilo arası tüketildiğini ifade ederek, "Burası Diyarbakır değil, Ciğerbakır. Çünkü ciğerimiz tescillidir. Biz patentliyiz artık, kimse bizi tutamaz. Ciğeri 1 saat kala hazırlıyoruz. Daha taze, daha vitaminli olsun diye. İftardan birkaç saat önce hazırlarsanız ciğerin tadı değişir. Damak lezzetti farklı olur" dedi. Ciğerin vazgeçilmez olduğu için iftardan başlayıp sahura kadar ciğer tüketimi aynı şekilde devam ettiğini aktaran Erdin, "Millet, sahurda kahvaltı yapmıyor, ciğer tüketiyor. Ciğer anlatılmaz, yaşanır. Burası ciğer hastanesi" diye konuştu. Müşterilerden Sılanur Karagöz, bir Diyarbakırlı olarak günün her öğününde, her saatinde ciğeri tercih edebildiğini söyleyerek, bugün de iftar için ciğer yemeye geldiklerini aktardı. Faruk Kurtcebe ise, Mardin’den geldiklerini belirtip, "Ramazan ayının Müslümanlara kutlu olmasını diliyorum. Diyarbakır’ı gezdik, gelmişken de böyle güzel bir ortamda ciğerle iftarımızı açalım dedik" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da yeni teknikle ilk kez kapalı böbrek taşı ameliyatı yapıldı
20 Mart 2025 Perşembe - 12:06 Diyarbakır’da yeni teknikle ilk kez kapalı böbrek taşı ameliyatı yapıldı Diyarbakır’da ilk kez Bismil İlçe Devlet Hastanesinde ‘Supin Perkütan Nefrolitotomi’ (PCNL) adı verilen kapalı böbrek taşı ameliyatı gerçekleştirildi. Bismil Devlet Hastanesi üroloji hekimi Op. Dr. Fatih Karaöz tarafından Diyarbakır’da ilk kez Bismil Devlet Hastanesi’nde PCNL adı verilen kapalı böbrek taşı ameliyatı yapıldı. Ameliyat hakkında bilgi veren üroloji uzmanı Op. Dr. Fatih Karaöz, ‘’ PCNL ameliyatını Diyarbakır’da ilk kez Bismil Devlet Hastanesinde uyguladık. Hastamız Seyithan bey sol yan ağrısı ve bulantı şikayetleriyle üroloji kliniğimize başvurdu. Yaptığımız tetkiklerde sol böbreğin içinde yaklaşık 5 santimetrelik taş olduğunu ve toplayıcı sistemde genişleme tespit ettik. Hastamıza, ülkemizde az sayıdaki merkezde yapılan ve Diyarbakır’da ilk olma niteliği taşıyan Supin Perkütan Nefrolitotomi adı verilen kapalı böbrek taşı ameliyatını yaptık. Yeni gelişen ve dünyanın da takip ettiği yeni yöntem olarak yüzüstü değil, sırtüstü pozisyonunda ameliyatımızı gerçekleştirdik. PCNL ameliyatı 2 cm ve üzerindeki böbrek taşlarına uygulanan ilk seçenek tedavi yöntemidir. Bu ameliyat yönteminde ilk olarak yüzüstü Perkütan Nefrolitotomi ameliyatı yapılmış olup, geleneksel olarak bu yöntemle devam edilmektedir. Standart olarak uygulanan yüzüstü pozisyonda yapılan Prone Perkütan Nefrolitotomi de başarılı bir tekniktir. Yeni uyguladığımız Supin Perkütan Nefrolitotomi ameliyatı teknik olarak biraz daha tecrübe gerektirmesi nedeniyle, dünyada ve ülkemizde çoğu merkezde yapılmamaktadır. Yapılan çalışmalar, kapalı böbrek taşı ameliyatının hasta sırtüstü pozisyondayken yapılmasının çok daha avantajlı olduğunu göstermiştir. Prone Perkütan Nefrolitotomi ameliyatında hastaya yüzüstü pozisyon verileceği için genel anestezi altında yaklaşık 30-45 dakikalık bir süre geçiyor, sırtüstü (supin) pozisyonda hastaya anestezi verildikten hemen sonra aynı pozisyondayken ameliyata başlanabiliyor. Hastanın genel anestezi altında kalma süresi ciddi anlamda kısalıyor. Morbid obezlerde, ileri derece akciğer ve kalp hastalığı olan kişilerde yüzüstü pozisyonun riskleri olduğundan, bizim yaptığımız teknikte hasta sırtüstü yatması ve pozisyon değişikliğine gerek olmaması nedeniyle komplikasyon riskini de azaltmaktadır. Yüzüstü pozisyona gerek olmaması nedeniyle kas-sinir sistemine zarar verme ve boyun travması riski de azalmaktadır. Supin Perkütan Nefrolitotomi ameliyatında eş zamanlı üreterorenoskopi imkanı olduğu için kompleks taşlara ECIRS yöntemiyle müdahale edilebilmektedir. Ayrıca supin pozisyonda yapılan ameliyatta çok küçük kesi ile bu ameliyatı yapabilmekteyiz. Böbrek hasarı ve böbrek kanaması daha az olan bu yöntemde hastaların ağrısı daha az olmakta ve hastanede kalış süreleri daha kısa olmaktadır’’ dedi. "1 senedir çok ağrı çekiyordum" Sağlığına kavuşan hasta, "1 senedir çok ağrı çekiyordum ve bu durum günlük hayatımı olumsuz etkiliyordu. Bismil Devlet Hastanesinde yapılan muayene sonrası doktorum ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ameliyat oldum ve ağrılarım geçti. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum" diye konuştu.