Yerel Haberler
Diyarbakır
24 Şubat 2026 Salı - 13:07 Diyarbakır’dan "Milli ve manevi değerlere sahip çıkın" talebi Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayının maneviyatına ve çocukların kültürel değerlerle buluşmasına yönelik düzenlenen Ramazan etkinliklerine karşı çeşitli parti, sendika, grup ve kişilerin ayrıştırıcı, nefret içeren tutumlar ile kutuplaştırıcı dil sergilediğini söyledi. Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şubesinde düzenlenen açıklamaya Tekdemir, sendika yöneticileri ve davetliler katıldı. Burada konuşan Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, sahabelerin izinde, medeniyetin kalbi Diyarbakır’dan Ramazan ayının manevi iklimine, toplumsal dayanışma ruhuna ve İslam’ın temel değerlerine karşı sistematik bir itibarsızlaştırma çabası içinde olan 28 Şubat artıklarına karşı seslerini yükseltmek için toplandıklarını söyledi. Tekdemir, "Milli Eğitim Bakanlığımızın ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ Projesiyle çok renkli ve eğlenceli etkinliklerle evlatlarımıza aşılamak istediği merhamet, paylaşma, dayanışma ve kardeşlik iklimine savaş açanlara, ilericiliği inanç düşmanlığı sanan vesayet kalıntılarına Diyarbakır’dan haykırıyoruz. Eğitim kurumları toplumsal değerlerden kopuk izole mekanlar değildir. Topluma liderlik iddiasındaki kişi ve yapıların görevi toplumun kültürel ve manevi dokusuyla kavga etmek değil, bu doku ile barışık bir sosyal iklim için çalışmaktır. MEB’in Ramazan ayı etkinlikleri konsepti sadece bir ibadeti değil, aynı zamanda yardımlaşma, hoşgörü, merhamet, toplumsal dayanışma gibi evrensel değerlerin okul çatısı altında yaşatılmasını, öğrencilerin karakter gelişiminden huzurlu bir çevrenin ve toplumsal barışın inşasına kadar bir dizi alanı kapsayan görmeyi arzuladığımız çok kıymetli ve sorumlu bir adımdır. ’Noel ağacına selam çakanlar, Ramazan’dan neden korkuyor’ Bu sözde özgürlükçü, özde vesayetçi koroya soruyoruz, okullarda Noel ağacı süslenirken, Batı’nın ’kültürel istilası’ olan etkinlikler baş tacı edilirken sustunuz. Cadılar Bayramı maskaralıkları altında çocuklarımıza yabancı ritüeller dayatılırken ’pedagoji’ aklınıza gelmedi. Modernlik adı altındaki her türlü batı özentisine kapı açanlar, ne oldu da bu toprakların öz cevheri olan Ramazan ayı sizi laiklik elden gidiyor paranoyasına sevk etti? Sizin derdiniz laiklik değil, bu milletin evlatlarının kendi kökleriyle, kendi medeniyet değerleriyle buluşmasıdır. Bu ülkenin insanları kendi diktiği ağacın gölgesinden kovulmaya müsaade etmeyecek’’ dedi. Dünya, siyonizmin ve emperyalizmin eliyle kaosa sürüklenirken, kendilerinin evlatlarına sevgiyi, sabrı ve maneviyatı öğretmek istediklerini aktaran Tekdemir, şu ifadeleri kullandı: ’’Ancak görüyoruz ki, zihinleri otoriter bağnazlıktan ve din alerjisinden beslenen CHP ve DEM gibi partiler ile hayalleri 28 Şubatın karanlık mahzenlerinde hapsolmuş 168 imzacı ve onların sendikal uzantıları, eski Türkiye’nin ceberut reflekslerini yeniden sergilemeye yeltenmektedir. Ayrıştırıcı ve zehirli bir dille yıllardır süregelen bu bayat senaryoyu biliyoruz. Bu milletin inancıyla, değerleriyle kavgalı zihniyet yıllardır bu ülkede tek şey yaptı. Sözüm ona bilimsel hezeyanlarla, pedagojik yalanlarla, ayartılmış adamlarla, fonlanmış adımlarla bu milletin öz sesini susturmaya, bastırmaya, çarpıtmaya, ezdirmeye bezdirmeye çalıştı. Artık bu aziz milletin yakasından düşün. Suni gündemlerle, bayatlamış bildirilerle kardeşliğimizi zayıflatamazsınız. Türkiye artık vesayet diliyle hizaya çekilecek bir ülke değildir. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şubesi olarak, evlatlarımızın milli ve manevi değerlerle kuşanması için atılan her adımın, verilen her mücadelenin sarsılmaz savunucusuyuz. Ramazan’ın birleştirici gücü, sizin ayrıştırıcı dilinizi mağlup edecektir. 28 Şubat bitti ve bir daha yaşanmayacak. Siz de ya milletin inancıyla barışın ya da bu milletin hafızasında ebediyen mahkum olun. Son olarak tarihimize, millet ve devlet olma geleneğimize kök salan manevi değerlerimizi okullarımızla, öğrencilerimizle etkili ve eğlenceli bir formda buluşturan Milli Eğitim Bakanımıza etkinliklere destek veren tüm yönetici, öğretmen, veli ve sevgili öğrencilerimize çok teşekkür ediyoruz."
Diyarbakır’da 2 çocuk annesi, sırra kadem bastı
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:34 Diyarbakır’da 2 çocuk annesi, sırra kadem bastı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde 45 yaşındaki 2 çocuk annesinden dün geceden beri haber alınamıyor. Köye sevk edilen ekipler, kadını bulmak için çalışma başlattı. Olay Çınar ilçesi Kubacık Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre iki çocuk annesi 45 yaşındaki Nimet Kılıç, dün gece saat 01.00 sularında eşi Şeyhmus Kılıç ile birlikte yatağa geçti. Şeyhmus Kılıç, sabah kalktığında eşinin yanında olmadığını fark etti. Bir süre gelmesini bekleyen Kılıç, haber alamadığı Nimet Kılıç’ı aramak için anne ve babasının yanına gitti. Eşini burada da bulamayan Şeyhmus Kılıç, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, dünden beri haber alınamayan kadını bulmak için çalışmalara başladı. En son kayınbabasında görülmüş Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Şeyhmus Kılıç, ’’Dün saat 01.00’a kadar yanımdaydı. Daha sonra ikimizde uyuduk. Sabah kalktım, yatakta olmadığını gördüm. Her tarafa baktım ama göremedim. Annemlere baktım, babam kalktı ne arıyorsun dedi. Eşim kaybolmuş, burada mı dedim. O da buradaydı ama gitti dedi. Sabaha doğru saat 07.00-07.30 arasıydı. Ondan sonra babam kalktı, oğlum kalktı aradık, daha sonra jandarmaya haber verdik. Tartıştığımız bir durum yoktu. Sabah kalktım göremedim. Babamlara baktım orada da yoktu. Ondan sonra da aramaya başladık’’ dedi. Bölgeye, AFAD, 112 acil sağlık ve jandarma ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin kayıp Nimet Kılıç’ı arama çalışmaları devam ediyor.
Çermik Devlet Hastanesi Anne Dostu Hastane ünvanı aldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:18 Çermik Devlet Hastanesi Anne Dostu Hastane ünvanı aldı Diyarbakır’ın Çermik İlçe Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, Anne Dostu Hastane kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, Anne Dostu Hastane ünvanını almaya hak kazandı. Çermik Devlet Hastanesi bu başarıyla 2026 yılında Türkiye genelinde bu ünvanı alan ilk sağlık tesisi oldu. Program çerçevesinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde anne adaylarının gebelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerde güvenli, mahremiyete dayalı ve kanıta dayalı sağlık hizmetlerine erişimi, normal doğumun desteklenmesi, anne ve bebek sağlığını önceleyen uygulamalar ile hasta güvenliği kriterleri kapsamlı şekilde ele alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Çermik Devlet Hastanesinin tüm standartları başarıyla karşıladığı tespit edildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, ’’Anne Dostu Hastane ünvanı, anne ve bebek sağlığını önceleyen nitelikli ve güvenli sağlık hizmetlerinin bir göstergesidir. Çermik Devlet Hastanemizin 2026 yılında bu ünvanı Türkiye’de ilk alan sağlık tesisi olması memnuniyet vericidir. Sürece katkı sunan tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Anne ve bebek sağlığını esas alan uygulamaları il genelinde sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Hastane yönetimi de elde edilen ünvanın ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, anne ve bebek sağlığına yönelik hizmetlerin aynı titizlikle sürdürüleceğini bildirdi.
Hekimler, meme kanserine dikkat çekmek için yola çıktı
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:56 Hekimler, meme kanserine dikkat çekmek için yola çıktı ’Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi’nin ikinci eğitimi Diyarbakır’da gerçekleşti. Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla Roche İlaç Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen ‘Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi’nin ikinci halk eğitimi, Türk Cerrahi Derneği, Europa Donna Türkiye ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle 16 Ocak’ta Diyarbakır’da düzenlendi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, meme kanseri hakkında temel bilgiler, erken tanı yöntemleri, risk azaltma stratejileri ve bölgesel tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Etkinliğe Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Diyarbakır Gazi Yaşargil Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Ay, Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Bahri Çakabay, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Sadullah Girgin ve Europa Donna Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Derya Subaşı Sezgin katıldı. "Eğitimlerle meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz" Açılış konuşmasını yapan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında geldiğini söyledi. Çakmak, Türk Cerrahi Derneği’nin, Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde ileri evre meme kanserin önüne geçebilmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla oluşturdukları "Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri" projesinin ikinci durağı olarak Şanlıurfa’dan sonra Diyarbakır’da olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Meme kanserinde erken tanının, kadınların hem yaşam sürelerinin hem de hayat kalitelerinin artması adına büyük bir öneme sahip olduğunu aktaran Çakmak, "Bunun için elimizdeki en önemli güç, mamografik tarama programları. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nca mamografik tarama programları ücretsiz olarak 40 yaşın üzerindeki kadınlarda yapılıyor. Ancak kadınların bu tarama programlarına düzenli olarak katılması çok değerli. Bu proje, özellikle lokal ileri ya da ileri evre meme kanseri vakalarının daha sık görüldüğü bölgelerde, derneğimiz tarafından kadınların tarama programlarına katılımını artırmak amacıyla hayata geçirildi" dedi. Diyarbakır’da çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirilen interaktif toplantıda, kadınların mamografiye erişimde ve taramaya katılımda karşılaştıkları engellerin ele alındığını belirten Çakmak, erken tanı konusunda katılımcıların bilgilendirildiğini ifade etti. Kadınların meme kanserine ilişkin sorularının açık ve anlaşılır biçimde yanıtlandığını vurgulayan Çakmak, bu sayede ülkenin her bölgesinde meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Toplantının son derece yol gösterici geçtiğini dile getiren Çakmak, 200’ün üzerinde katılımcının yer aldığı etkinlikte yöneltilen soruların, bölgesel düzeyde erken tanının güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar açısından önemli bir rehber sunduğunu kaydetti. Bu toplantılardan elde edilen geri bildirimler doğrultusunda hazırlanacak raporların, bölgedeki erken tanı ve tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik atılacak adımlar açısından daha etkili bir yol haritası sunacağını belirten Çakmak, elde edilen verilerin Bakanlık ile paylaşılacağını ifade etti. Şanlıurfa ile başlattıkları saha çalışmalarının ikinci durağının Diyarbakır olduğunu aktaran Çakmak, farkındalık toplantılarının Gaziantep, Kahramanmaraş ve Van’da devam edeceğini söyledi. Bu illerden alınacak geri bildirimler doğrultusunda, farkındalık düzeyindeki eksikliklerin ve kadınların mamografik taramalara katılım nedenlerinin analiz edilerek rapor haline getirileceğini ve Sağlık Bakanlığı’na sunulacağını kaydetti. "Meme kanserinde doğru bilgiye erişim, kendi kendine meme muayenesi ve düzenli mamografi çok önemli" Şimdiye kadar ziyaret edilen iki ilden elde edilen izlenimlere de değinen Çakmak, kadınların özellikle sosyal medyada karşılaştıkları yanlış bilgilerin taramalara katılımı olumsuz etkilediğini belirterek, bu yanlış bilgilendirmelerin giderilmesine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. "Bilgi güçtür, ama doğru bilgi özellikle meme kanserinde kadınların yaşamasını sağlıyor" diyen Çakmak, konuşmasını şöyle tamamladı: ’’Bu nedenle basında gerçek, doğru ve kanıta dayalı bilgilere yer verilmesi konusunda bazı önlemlerin alınması gerektiği sonucuna vardık. Bir diğer önemli nokta ise mamografiye erişimde yaşanan ulaşım ve erişim zorluklarıydı. Kadınların yaşadıkları yerlere bağlı olarak tarama merkezlerine ulaşmakta sorun yaşadıklarını tespit ettik. Bu noktada Sağlık Bakanlığımızın gezici mamografi üniteleri bulunuyor. Bunların yeniden devreye alınmasının mümkün olabileceğini düşünüyoruz ve bu önerimizi Bakanlığımıza ileteceğiz. Bunun dışında, mamografi sırasında hissedilen ağrı da kadınların mamografiden korkmasında önemli bir faktör. Bu konudaki soru işaretlerini de toplantılarımızda ortadan kaldırdık. Esas amacımız; kadınların kendi kendine meme muayenesini rutin olarak yapmayı öğrenmesi, taramanın ne kadar değerli ve önemli olduğunu bilmesi ve her yıl düzenli olarak mamografi çektirmesi. Bunun yanı sıra, burada edindikleri doğru bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşarak her birinin birer meme kanseri konusunda doğru bilgi elçisi olmasını ve bir mum yakarak birçok kadını aydınlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." Toplantı sonrasında katılımcılara kendi kendine muayene yöntemleri de uygulamalı olarak anlatıldı.
8 bin kadına JINKART dağıtıldı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:19 8 bin kadına JINKART dağıtıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik sosyal destek projesi JINKART kapsamında ikinci dönemde 8 bin kadına kart dağıtıldı. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığının, sosyal güvencesi olmayan kadınların gündelik hayatını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirdiği JINKART Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar sürüyor. Projenin ilk döneminde 7 bin kadına JINKART dağıtılırken, 8 Eylül 2025’te başlayan ve 18 Eylül itibarıyla sona eren ikinci başvuru döneminde ise toplam 50 bin 519 kadın JINKART için başvuruda bulundu. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı, yapılan başvuruları belirlenen kriterler doğrultusunda incelemeye aldı. Buna göre, üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmayan, herhangi bir işte çalışmayan, 18-64 yaş aralığında olan, indirimli ya da ücretsiz ulaşım kartı kullanmayan ve hane geliri düşük olan kadınların başvuruları değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından şartları taşıyan 10 bin kadına JINKART verilmesi için çalışma başlatıldı. Kart dağıtımları, Yenişehir ilçesinde bulunan Millet Bahçesindeki JINKART bürosunda gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda şu ana kadar 8 bin kadına kartları teslim edilirken, kalan 2 bin kartın dağıtımı ise devam ediyor. Merkez ve dış ilçelerde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait otobüslerde geçerli olacak JINKART’a aylık 90 biniş tanımlanacak. Kadınlara ücretsiz ulaşım hakkı sunan kart, aynı zamanda Büyükşehir Belediyesine bağlı sosyal tesislerde yüzde 10 indirim imkanı sağlıyor. JINKART’ın, kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda daha görünür, güçlü ve bağımsız bir şekilde yer almasına katkı sunması hedefleniyor.