Yerel Haberler
Diyarbakır
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13 Kırmızı ışıklar eşit yaşam için yandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 2 Nisan Dünya Otizm Gününde otistik vatandaşların sosyal yaşamda daha görünür olması amacıyla başlatılan "Otizm İçin Kırmızıyı Seç" kampanyası kapsamında hizmet binalarını kırmızı ışıklarla donattı. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilen 2 Nisan Dünya Otizm Günü kapsamında bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, otizme dair toplumsal duyarlılığı artırmanın yanı sıra, otistik vatandaşların yaşamın her alanında eşit ve aktif bir şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. BM tarafından ilan edilen bu özel günde, otizmin bir eksiklik değil, bir farklılık olduğuna vurgu yapılırken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bu yaklaşımı kent genelinde görünür kıldı. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen etkinlik kapsamında Sümerpark Ortak Yaşam Alanı, Şehitlik Molaevi, Kayapınar Molaevi ve Parkorman Aktif Yaşam Merkezi gün batımıyla birlikte kırmızı ışıklarla aydınlatıldı. Kentin farklı noktalarında yükselen bu kırmızı ışıklar, sabahın ilk saatlerine kadar yanarak güçlü bir mesaj verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, yürütülen kampanyayı yalnızca ışıklandırmalarla sınırlı bırakmadı. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen "Otizm için kırmızıyı seçin" yazılı billboardlarla da vatandaşlara doğrudan çağrıda bulunuldu. Billboardlar aracılığıyla otizme dair farkındalık oluşması hedeflenirken, toplumsal duyarlılığın artırılması ve kapsayıcı bir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amaçlandı. Etkinliğin temel amacı yalnızca binaları aydınlatmakla sınırlı kalmadı. Çalışma ile otistik vatandaşların ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılması, günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların görünür kılınması ve toplumsal yaşam içindeki yerlerinin daha da güçlendirilmesi hedeflendi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:01 Diyarbakır’da mazgallardan 270 ton atık çıktı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde temizlediği mazgallardan 270 ton atık çıkararak muhtemel taşkınların önüne geçerken, vatandaşlara da atıkların gelişigüzel atılmaması yönünde uyarılarda bulundu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, muhtemel sağanak yağışlara karşı Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur belediyeleri ile birlikte yağmur suyu drenajlarında başlattığı kapsamlı temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçmenin yanı sıra kent trafiğinin kesintisiz işlemesini sağlamak amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol, Sağlık İşleri ile Park ve Bahçeler Dairesi başkanlıkları öncülüğünde yürütülen çalışmalarda ekipler mazgalları temizledi. Mazgallardan çıkarılan 270 ton atık, bertaraf edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi çöp depolama sahasına taşındı. Yürütülen çalışmalar sırasında ortaya çıkan tablo, çevreyi kirletmenin şehir altyapısı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. "Atılan çöpler ciddi tehlike oluşturuyor" Çalışmalara ilişkin bilgi veren Katı Atık Şube Müdürü Mehmet Baran, yapılan temizlikte yoğun miktarda evsel atık ve pet şişe kapağıyla karşılaşıldığını belirterek, ’’Kentte her gün 12 bin metreküplük iki kamyonumuz atıklar için üç sefer yapıyor. Özellikle ızgaraları açtığımızda pet kapakları, metal petler, farklı plastikler ve çöp poşetlerinin atıldığını gördük. Bu da suyun birikmesine sebep olduğundan kaynaklı ciddi bir tehlike oluşturuyor" dedi. Baran, Diyarbakır genelindeki yağmur suyu hattı ızgaraları ve rögar kapaklarının tümünü elden geçirdiklerini belirtti. ’’Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli’’ Izgaralarda yapılan kapsamlı temizliğin ardından vatandaşlara çöp atılmaması uyarısında bulunan Baran, gelişigüzel atılan atıkların önemli sonuçlar doğuracağını ve herkesin daha temiz bir kent için sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Kent temizliği için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Baran, atık toplama, ayrıştırma ve geri dönüştürme konularında 7 gün 24 saat vatandaşların hizmetinde olduklarını söyledi.
Sebze ve meyvelerdeki zirai ilaçlar erken menopoz riskini artırıyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 14:29 Sebze ve meyvelerdeki zirai ilaçlar erken menopoz riskini artırıyor Diyarbakır’da görev yapan Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, sebze ve meyveler üzerindeki pestisit denilen zirai ilaç kalıntılarının erken menopoz riskini artırdığını söyledi. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, erken menopozun 40 yaş altı kadınlarda son zamanlarda gittikçe artmaya başladığını belirtti. Bu süreçte vücudun gebeliğe sebep olacak yumurta üretimini sağlayamadığını belirten Prof. Dr. Çoksüer, “40 yaş altı kadınlarda son zamanlarda gittikçe artmaya başladı. Bunların sebeplerine baktığımızda ailevi nedenler olabilir, genetik faktörler, çevresel faktörler, aldığı ilaç kullanımı, hava kirliliği, kötü beslenme alışkanlıkları ve özelikle tükettiğimiz sebze meyvelerin üzerinde pestisit dediğimiz tarım ilacı kalıntılarının olması, erken menopoz riskini artırmaktadır. Sebze ve meyveyi tüketirken dikkat etmiyoruz” dedi. Önerilerini sıralayan Çoksüer, şunları kaydetti: “Özelikle meyve ve sebzeleri yıkarken önce durulamak gerekiyor. Daha önceleri sirkeli suda bekletip yıkayarak tüketiyorduk. Fakat son yıllarda yapılan çalışmalarda karbonatlı suyun içerisinde 15 dakika bekletilmesi önerilmektedir. Artık hastalara şunu öneriyoruz; 1 litre suya 1 çay kaşığı karbonat ekleyip 15 dakika beklettikten sonra tüketmelerini öneriyoruz. Bu hastalarda son zamanlarda eksozon tedavisi öneriyoruz. Eksozon tedavisi de göbek kordonundan elde edilen hücrelerin özel ortamda saflaştırılarak elde edilen protein kesecikleridir. Bu protein kesecikleri yumurtalıklara enjekte ediyoruz. Buradaki yumurtalıkların içerisinde hücre yenilenmesi sağlamakta. Eksozon dışında PRP uygulaması da yapılmakta. Hem yumurtalıklara hem de rahmin içerisine eksozon ve PRP aynı anda yapılabilmekte. Diğer bir uygulama akupunktur tedavisi. Çin’de 3 bin yıldan beri uygulanmakta. Yan etkisi olmayan bir tedavi. Hastalarda stresi azaltmakta, hem hormon balansını düzene sokarak yumurtalıkların aktivitesini artırmakta ve aynı zamanda rahim ve yumurtaların güçlenmesini sağlamakta. Diğer bir uygulamamız fitoterapi. Bitkisel bir tedavi. Mutlaka bir fitoterapi uzmanı tarafından verilmesi önerilir. Hastalarımızın bazen sosyal medya üzerinden bu bitkisel ürünleri kullandığını görmekteyiz. Bu, kesinlikle çok yanlış bir uygulama. Herhangi bir tedavi alınırken internet ortamında ezbere ilaç kullanmamak lazım. Kontrolsüz kullanıldığında bu bitkisel ilaçların yan etkileri çok ciddi sonuçlara neden olabilmektedir” diye konuştu. Prof. Dr. Çoksüer, sözlerini şöyle tamamladı: “Erken menopozdan korunmak biraz da bilinçli olmayla alakalıdır. Bütün hastalarımdan ricam bilinçlensinler. Hem gıdalarına dikkat etsinler, sağlıklı doğal gıdalar tüketmek önemli. Hormonlu, hazır, salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş gıdalardan uzak dursunlar.”
Sebze ve meyveler üzerindeki zirai ilaçlar erken menopoz riskini artırıyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 13:54 Sebze ve meyveler üzerindeki zirai ilaçlar erken menopoz riskini artırıyor Diyarbakır’da Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı olan Prof. Dr. Hakan Çoksüer, 40 yaş altı kadınlarda erken menopozun nedenlerini sıralayıp sebze ve meyveler üzerindeki pestisit denilen zirai ilaç kalıntılarının zararlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, erken menopozun 40 yaş altı kadınlarda yumurtalıkların tükenmesine denildiğini, hormonal ımbalance bağlı olarak yumurtalıkların artık fonksiyonlarını tamamen kaybettiği, olduğunu söyledi. Vücudun gebeliğe sebep olacak yumurta üretimini sağlayamadığını belirten Prof. Dr. Çoksüer, “40 yaş altı kadınlarda son zamanlarda gittikçe artmaya başladı. Bunların sebeplerine baktığımızda ailevi nedenler olabilir, genetik faktörler, çevresel faktörler, aldığı ilaç kullanımı, hava kirliliği, kötü beslenme alışkanlıkları ve özelikle tükettiğimiz sebze meyvelerin üzerindeki pestisit dediğimiz tarım ilcalarının kalıntılarının olması erken menopoz riskini artırmaktadır. Sebze ve meyveyi tüketirken dikkat etmiyoruz” dedi. Bunlara da belli başlı önerileri olduğunu ve önerileri sıralayan Çoksüer, şöyle konuştu: “Özelikle meyve ve sebzeleri yıkarken önce durulamak gerekiyor. Daha önceleri sirkeli su da bekletip yıkayarak tüketiyorduk. Fakat son yıllarda yapılan çalışmalarda karbonatlı suyun içerisinde 15 dakika bekletilmesi önerilmektedir. Artık hastalara şunu öneriyoruz. 1 litre suya 1 çay kaşığı karbonat ekleyip 15 dakika beklettikten sonra tüketmelerini öneriyoruz. Bu hastalarda son zamanlarda tedavi olarak eksozom tedavisi öneriyoruz. Eksozom tedavisi de göbek kordonundan elde edilen hücrelerin özel ortamda saflaştırılarak elde edilen protein kesecikleridir. Bu protein kesecikleri yumurtalıklara enjekte ediyoruz. Buradaki yumurtalıkların içerisinde hücre yenilenmesi sağlamakta. Eksozon dışında PRP uygulaması da yapılmakta. Hem yumurtalıklara hem de rahmin içerisine eksozon ve PRP aynı zanda yapılabilmekte. Diğer bir uygulama akupunktur tedavisi. Çin’de 3 bin yıldan beri uygulanmakta. Yan etkisi olmayan bir tedavi.” Akupunktur tedavisindeki mantığa değinen Çoksüer, “Hastalarda stresi azaltmakta, hem hormon balansını düzene sokarak yumurtalıkların aktivitesini artırmakta ve aynı zamanda rahim ve yumurtaların iyi güçlenmesini sağlamakta. Diğer bir uygulamamız fitoterapi. Bitkisel bir tedavi. Bunu kullanırken mutlaka bir fitoterapi uzmanı tarafından verilmesi önerilir. Hastalarımız bazen sosyal medya üzerinden bu bitkisel ürünleri kullandığını görmekteyiz. Bu, kesinlikle çok yanlış bir uygulama. Herhangi bir tedavi alınırken internet ortamında ezbere ilaç kullanılmaması lazım. Eğer kontrolsüz kullanıldığında bu bitkisel ilaçların yan etkileri çok ciddi sonuçlara neden olabilmektedir” diye konuştu. Prof. Dr. Çoksüer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Erken menopozdan korunmak birazda bilinçli olmayla alakalıdır. Bütün hastalarımdan rica bilinçlensinler. Hem gıdalarına dikkat etsinler, sağlıklı doğal gıdalar tüketmek önemli. Günümüzde hormonlu gıdalar, hazır gıdalar, salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş gıdalar zarar vermekte.”
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti devam ediyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 12:13 Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti devam ediyor Diyarbakır anneleri 6 yıldır çocuklarının yollarını gözlüyor. Anneler, nöbetlerinden asla vazgeçmeyeceklerini belirterek kararlı olduklarını ifade etti. 3 Eylül 2019’da eski HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti aralıksız devam ediyor. Muhammet Emin Teker’in kardeşi Cuma Teker, ağabeyiyle birlikte tekstilde çalıştıklarını ve her yere birlikte gittiklerini ifade etti. Teker, “13 yıldır ağabeyim gitti. Ağabeyimi bekliyoruz, 6 yıldır biz burada HDP’nin önünde nöbet tutuyoruz. Ağabey gel teslim ol, sana çağrımdır, dışarıdaki çocuklara çağrımdır, gelin teslim olun, ceza yok. Tekstilde çalışıyorduk beraber, hatırlıyor musun? Beraber kafelere gidiyorduk, birlikte her yere gidiyorduk, birlikte kafelerde de çalıştık. Ben ve anne çok sıkıntılar çektik senin yokluğunda, gel teslim ol" dedi. Bayram Elhaman’nın annesi Ayten Elhaman, Down sendromlu oğlu ile nöbet tutuyor. Oğlunu 6 yıldır beklediğini söyleyen Elhaman, “Yaklaşık 6 yıldır HDP il binasının önündeyiz. Ben buradayım, evladım için buradayım. Bayram oğlum beni duyuyorsan, görüyorsan kaçıp gel, güvenlik güçlerimize teslim ol. Hiç ceza almayacaksın oğlum. Oradaki bütün gençlere sesleniyorum dağlara taşlara gitmeyin artık gelin, güvenlik güçlerimize teslim olun. HDP ve DEM parti aynıdır. İsimleri değişik olabilir ama çocukları kandırıp dağlara taşlara götürüyorlar. Onların amacı Türkiye’yi bölmek. Biz anneler buradayız yılmayacağız. 10 yıl da geçse ben evladımın peşini bırakmayacağım. Ben, babası, kardeşleri onu hasretle bekliyoruz. Oğlum gel bekliyorum” şeklinde konuştu.
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti devam ediyor
09 Ocak 2025 Perşembe - 12:04 Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti devam ediyor Diyarbakır anneleri 6 yıldır çocuklarının yollarını gözlüyor. Anneler nöbetlerinden asla vazgeçmeyeceklerini belirterek kararlı olduklarını ifade etti. 3 Eylül 2019’da eski HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti aralıksız devam ediyor. Muhammet Emin Teker’in kardeşi Cuma Teker ağabeyiyle birlikte tekstilde çalıştıklarını ve her yere birlikte gittiklerini ifade etti. Teker “13 yıldır ağabeyim gitti. Ağabeyimi bekliyoruz, 6 yıldır biz burada HDP’nin önünde nöbet tutuyoruz. Ağabey gel teslim ol, sana çağrımdır, dışarıdaki çocuklara çağrımdır gelin teslim olun ceza yok. Tekstilde çalışıyorduk beraber hatırlıyor musun, beraber kafelere gidiyorduk, birlikte her yere gidiyorduk, birlikte kafelerde de çalıştık. Ben ve anne çok sıkıntılar çektik senin yokluğunda gel teslim ol“ dedi. Bayram Elhaman’nın annesi Ayten Elhaman down sendromlu oğlu ile nöbet tutuyor. Oğlunu 6 yıldır beklediğini söyleyen Elhaman, “Yaklaşık 6 yıldır HDP il binasının önündeyiz. Ben buradayım, evladım için buradayım. Bayram oğlum beni duyuyorsan, görüyorsan kaçıp gel, güvenlik güçlerimize teslim ol. Hiç ceza almayacaksın oğlum. Oradaki bütün gençlere sesleniyorum dağlara taşlara gitmeyin artık gelin, güvenlik güçlerimize teslim olun. HDP ve DEM parti aynıdır isimleri değişik olabilir ama çocukları kandırıp dağlara taşlara götürüyorlar. Onların amacı Türkiye’yi bölmek. Biz anneler buradayız yılmayacağız. 10 yılda geçse ben evladımın peşini bırakmayacağım. Ben, babası, kardeşleri onu hasretle bekliyoruz. Oğlum gel bekliyorum” şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da ’Müziksel Yeteneğin Belirlenmesi ve Önemi’ paneli düzenlendi
08 Ocak 2025 Çarşamba - 15:19 Diyarbakır’da ’Müziksel Yeteneğin Belirlenmesi ve Önemi’ paneli düzenlendi Diyarbakır’da öğretmenlere yönelik "Müziksel Yeteneğin Belirlenmesi ve Önemi" konulu panel düzenlendi. Öğretmen, öğrenci ve kuruluşların katıldığı panel, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelde müzik yeteneğinin erken dönemde tespitinin önemi ele alındı. Yapılan sunum ve slayt gösteriminin ardından konuşan İl Milli Eğitim Şube Müdürü Selahattin Balkan, erken yaşlarda yeteneklerin keşfedilmesi ve doğru yönlendirilmesinin geleceğin sanatçılarını, öğretmenlerini ve kültür elçilerini yetiştirme yolunda atılması gereken en önemli adımlardan biri olduğunu söyledi. Panelde Harran Üniversitesi’nden değerli akademisyenlerin katılımıyla müzik yeteneğinin önemi ve bu yeteneğin nasıl tespit edilmesi gerektiğine dair bilgiler edineceklerini belirten Balkan, "Ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz bünyesinde yürütülen genel müzik hakkında detaylı bir bilgilendirme yapıldı. Bu tür etkinlikler, eğitim camiamızın ufkunu genişletmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek adına büyük bir öneme sahiptir. Burada paylaşılacak bilgi ve deneyimlerin gerek öğrencilerimizin, gerekse öğretmenlerimizin müzik eğitimine olan katkılarını artıracağına inancımız tamdır” dedi. Panel, diğer katılımcıların konuşmaları ve sunumlarıyla devam etti.