Yerel Haberler
Diyarbakır
1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi görüntülendi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:57 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi görüntülendi Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi dronla görüntülendi. İlçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta olan Ambar Irmağı (Buzul Vadisi), yaklaşık 1 milyon yıl önce oluşumunun tamamlandığı değerlendiriliyor. Vadinin, Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göllerin oluştuğu, Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğu ön görülüyor. Vadinin bulunduğu bölgede, geçtiğimiz yıllarda Gre Fılla mevkiinde arkeolojik kazı yapılıp 12 bin 500 yıllık yerleşim yerleri tespit edilmişti. Antropolog Naci Akdemir, Ambar Irmağı’nın ilçenin en önemli akarsuyu olduğunu söyledi. Yörenin veya bölgedeki bütün akarsuyu boylarında olduğu gibi Ambar Vadisi’nin boylarının da kültür varlıklarıyla dolu bir yer olduğuna dikkat çeken Akdemir, vadide tarihi ören yeri bulunmayan hemen hemen bir metre arazi bulunmadığını söyledi. Akdemir, vadinin 300 metre ilerisinde Ambar köyündeki iki höyükten birinde kurtarma kazıları yapıldığını, orada 12 bin 500 yıllık meskenlerin bulunduğunu hatırlatarak, "Ancak üst katmanları buzul oyuntuları olan bu vadide birçok da doğal mağara bulunmaktadır. Bu doğal mağaraların en az 4-5 tanesinin önünde kültür toprağı veya arkeolojik toprağı dediğimiz kalıntıları vardır. Şayet bunlar kazılırsa 10 bin senelik kültür varlıklarının olacağına kati gözüyle bakıyorum. Ambar Höyüğünden Gre Fıla kazıldı, 12 bin 500 senelik meskenler bulundu" dedi. Vadinin Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göller oluştuğunu aktaran Akdemir, "Bu Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğuna inanıyoruz. Vaktiyle Ambar Vadisi’nin şu an ki suları Kocaköy ve Yazıköy’ün kuzeyinden şimdiki Arkbaşı’ya doğru aktığını düşünüyoruz. Bilahare zamanla burayı aşmıştır. Buzul çağından sonra vadi derinleşmiştir. Bu da, son 1 milyon sene içinde olmuş bir hadisedir diye düşünüyorum. Tabii ki buna isabetli kararı jeologlar verir" şeklinde konuştu.
Tıbbi Aromatik Bitki Atölyesi kursiyerlerine sertifikaları verildi
16 Ocak 2026 Cuma - 15:56 Tıbbi Aromatik Bitki Atölyesi kursiyerlerine sertifikaları verildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 5 kadın yaşam merkezinde başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesine katılan 150 kadına katılım belgeleri verildi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının, kadınların doğayla kurduğu kadim bağı hatırlatmak amacıyla başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesi sona erdi. Kadın Yaşam Merkezlerinde 8 grup halinde düzenlenen atölyelere 150 kursiyer katıldı. Eğitimlerde kadınlara, tıbbi ve aromatik bitkilerin önemi, kullanılan kısımları ve yetiştiriciliği konularında bilgi verildi. Atölye sonunda Ali Emiri Konferans Salonunda düzenlenen törende kursiyerlere katılım belgeleri takdim edildi. Açılışta konuşan kurs eğitmeni Sinem Akyol, bu süreçte kadınlarla birlikte bitkileri tanıdıklarını, faydalarını ve zararlarını öğrendiklerini belirtti. Akyol, "Sirkeler yaptık, fide diktik, toprağı öğrendik, doğayla bağımızı yeniden güçlendirdik. Kadın ürettiğinde toplum kazanır, kadın, birçok alanda olduğu gibi sürdürülebilir üretimin de en güçlü parçasıdır" dedi. Etkinlikte, kadınların kurs boyunca yaptıkları üretimlere dair görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi de yapıldı. ‘Bağımızı ve dayanışmayı sürdüreceğiz’ Ardından konuşan Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, "Bu çalışma, kadın politikaları alanında en değer verdiğimiz çalışmalarımızdan biri. Bin yıllar öncesinden gelen şifacı kadınların hafızasını günümüze taşıyor. Bugün kadınlar evlere hapsedilmeye, kamusal alandan dışlanmaya çalışılıyor. Biz bu alanlarda müdahale etmeye kararlıyız. Bu çalışma burada bitmeyecek; sahada, tarlada ve ürünlerin satıldığı alanlarda da sonuçlarını görmek istiyoruz. Yakın zamanda tesisimiz kurulacak, elde ettiğiniz becerileri orada da aktarmanızı istiyoruz. Bu bir son değil bugün katılım belgesi alacaksınız ama bağımızı ve dayanışmamızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. DBB Meclis Sözcüsü Demet Ceylan ise "Bugün bir arada olmak bizim için çok kıymetli. Emeğiniz için teşekkür ederiz. Kadınların yaşamın her alanında var olması için çabalıyoruz. Kadınlar, doğanın içinde yeni bir yaşamı hep birlikte inşa edecek" diye konuştu. Konuşmaların ardından kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.
Üniversite öğrencilerinden Lice’de anlamlı proje: Kütüphane kuruldu
16 Ocak 2026 Cuma - 13:57 Üniversite öğrencilerinden Lice’de anlamlı proje: Kütüphane kuruldu İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Programı tarafından yürütülen "Geleceğe Umut Ekenler" sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde bulunan Huri Toprak Anadolu Lisesi’nde tam donanımlı bir kütüphane oluşturuldu. Huri Toprak Anadolu Lisesi’nde kurulan kütüphane, 9 Ocak’ta düzenlenen törenle açıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, projenin öğrencilerin okuma alışkanlıklarına ve akademik gelişimlerine katkı sağlayacağı vurgulandı. Törende üniversite yetkililerine teşekkür belgeleri ve plaketler de takdim edildi. Törene Lice Kaymakamı, Lice İlçe Milli Eğitim Müdürü, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve üniversite temsilcileri katıldı. Optisyenlik Programı Öğretim Görevlisi Engin Özdemir, projeyle ilgili yaptığı açıklamada çalışmanın eğitimde fırsat eşitliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu proje yalnızca bir kütüphane kurma işi değil. Öğrencilerin hayal kurabilecekleri, düşünebilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri bir alan oluşturmayı hedefledik" dedi. Projenin Optisyenlik Programı 2. sınıf öğrencilerinin aktif katılımıyla "Proje Yönetimi ve Uygulamaları" dersi kapsamında yürütüldüğünü ifade eden Özdemir, "Üniversite öğrencilerimizin sürece birebir dahil olması, sorumluluk alması ve sahada aktif rol üstlenmesi bizim için çok kıymetliydi. Öğrencilerimiz yalnızca kitap taşımadı, aynı zamanda sosyal sorumluluk bilinci kazandı" diye konuştu. Benzer projelerin devam etmesini istediklerini belirten Özdemir, "Üniversitelerin topluma sadece eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları coğrafyaya dokunan yapılar olduğuna inanıyoruz. Bu proje bunun somut bir örneği oldu" ifadelerini kullandı.