Yerel Haberler
Diyarbakır
Baba ve oğlunun cesedinin bulunması davasında zanlı suçunu itiraf etti 07 Nisan 2026 Salı - 19:02:55 Diyarbakır’da yanmış kamyonette cesetleri bulunan baba ve oğlunun duruşmasında zanlılardan biri suçunu itiraf ederken, tutuklu bulunan 4 sanık tahliye edildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kuşburnu Mahallesi’nde 19 Mayıs 2025’te Remzi (49) ve oğlu Muhammet Sati’nin (15) cesetleri yanmış kamyonette bulunmuştu. Olayın ardından 4 kişi tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 7 sanığın bulunduğu duruşmanın ilki Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.M.İ, İ.K, M.D, M.K, tutuksuz sanıklar A.Ö. ve O.K, Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları mahkemede, sanık A.İ. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.M.İ., Remzi’ye hayvan sattığını, nişanlanacağını ve olay günü kendisini arayarak para istediğini söyledi. A.M.İ., "Ödeme konusunda tartıştık. Tekrar aradım, ona kum ocağında seni bekliyorum dedim. Oğlu vardı yanında. Oğlunun orada olduğunu görünce yalnız konuşmak istedim. O konuşmayı sürdürdü. Tutamadım kendimi ve aracın içerisinde vurdum. Aracı hemen olayın ardından yaktım. Ortada delil bırakmak istemedim. Yaklaşık 15 dakika olay yerinde kaldım, sonra eve döndüm. Olayı kimseye söylemedim. Suçumu kabul ediyorum" dedi. Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati ise sanık A.M.İ. ile eşinin ortak olduğunu bildiğini söyledi. Filiz Sati, "Olaydan önce A.M.İ. bir hayvanı izinsiz satmış. Onunla ilgili bir problem olmuştu. Daha sonra da A.M.İ. 6-7 hayvanı eşimden habersiz satmıştı. Olay günü A.M.İ. onu aradı. Eşim, ’eğer yakalarsan haber verirsin’ diyerek telefonu kapattı. Oğluma, ’çayın yakınında manda bulundu onu almaya gidelim’ dedi. Oğlum da uyumak istediği için gitmek istemedi. Eşim hemen bakıp geliriz dediği için beraber çıktılar. Eşime, oğlumu götürme dememe rağmen götürdü. Sanığı da ilk kez görüyorum. Hepsinin parmağı vardı bu işte. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Eşimle ortaktın, çocuğumdan ne istedin? Ciğerim paramparça oldu. Oğlumun suçu neydi? Artık kolu kanadı kırılan bir kadınım" diye konuştu. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu sanıklar İ.K., M.D., M.K. ve A.İ.’nin tahliyesine, tutuklu sanık A.M.İ.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma haziran ayına ertelendi.
07 Nisan 2026 Salı - 14:42 Diyarbakır’da ’Güneydoğu Yerel Zincirler Fuarı’ açılışı yapıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ile Türkiye Perakendeciler Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen Güneydoğu Yerel Zincirler Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde kapılarını açtı. DTSO ile Türkiye Perakendeciler Federasyonu işbirliğiyle düzenlenen Güneydoğu Yerel Zincirler Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla kapılarını açtı. Fuarda toplam 49 firma stant kurdu. Açılış öncesinde konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, fuarın 15 defa İstanbul’da yapıldığını bir kerede Ankara’da yapıldığını ve Güneydoğu’da ilk kez Diyarbakır’da yapıldığını söyledi. Kaya, "Gerçekten önemli bir iş yapıyorsunuz. Biz DTSO olarak fuarcılığın ne olduğunu biliyoruz. Özellikle insan fuarının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Maalesef Türkiye’de gerçek anlamda fuarcılığın ihmal edildiğini görüyoruz" dedi. Ardından söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcı Doğan Hatun, fuarın çok kıymetli olduğunu ve Diyarbakır’da değerlendirdikleri için yetkililere teşekkür etti. Hatun, "Perakendecilerle üreticilerin bir araya geldiği bir ortamdır; yani toplumun kendisi. Topluma nüfuz edenler değil, bizzat toplumun kendisi burada bir araya gelerek dayanışma gösteriyor. Bence en kıymetli kısım da burasıdır. Belki de ilk defa üretim yapanlarla, üretimi halka sunan perakendecilerin birlikte bir dayanışma ağı kurduğu bir alan olarak bu fuarı değerlendiriyoruz. Bu yüzden bizim nezdimizde kıymeti ve değeri çok daha fazladır" ifadelerini kullandı. Daha sonra fuar açılışı için kurdele kesen katılımcılar, stantları tek tek gezdi.
07 Nisan 2026 Salı - 13:53 Diyarbakır’da öğrencilere ağız ve diş sağlığı taraması: 3 ayda 4 bin 456 öğrenciye ulaşıldı Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında il genelinde ağız ve diş sağlığı hizmetleri etkin şekilde sürdürülüyor. 2026 yılının ilk üç ayında gerçekleştirilen saha faaliyetleriyle binlerce öğrenciye ulaşılarak hem erken teşhis sağlandı hem de farkındalık artırıldı. Eğil, Kocaköy ve Kayapınar ilçelerinde bulunan okullarda ilkokul öğrencilerine yönelik yapılan taramalarda, ağız ve diş sağlığı kontrolleri gerçekleştirildi. Taramalar sonucunda tedavi ihtiyacı bulunan öğrenciler ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirilirken, öğrencilere ağız ve diş sağlığı konusunda eğitimler verildi. Ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan dönemde toplam bin 573 öğrenciye tarama, 326 öğrenciye yönlendirme yapılırken, 4 bin 456 öğrenciye eğitim verildi. Yapılan çalışmalarla çocuklarda ağız ve diş sağlığı bilincinin artırılması, hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedeflendi. "Erken yaşta bilinç kazandırıyoruz" Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "Sağlık Hizmetleri Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu çalışmalarla çocuklarımızın ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesini sağlıyoruz. Erken yaşta kazanılan doğru alışkanlıklar, ilerleyen yıllarda daha sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sunmaktadır. Taramalar sayesinde ihtiyaç duyan öğrencilerimizi erken dönemde tespit ederek tedaviye yönlendiriyoruz’’ dedi. Asiltürk, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, ağız ve diş sağlığına yönelik eğitim ve tarama faaliyetlerinin il genelinde planlı şekilde devam edeceğini belirtti.
07 Nisan 2026 Salı - 13:35 Prof. Dr. Akdağ: ’’Sağlıklı bir vücut için en önemli kriterlerden biri kalp sağlığıdır’’ Memorial Dicle Hastanesinde görevli kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, ‘’Kalp sağlığının korunması, beyin, böbrek ve akciğer başta olmak üzere birçok organın sağlıklı ve dengeli çalışmasına aracılık eder’’ dedi. Memorial Dicle Hastanesinde görevli kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, kalp sağlığına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Kalbin, vücudun tüm organlarına, besin ve oksijen ihtiva eden kanın taşınmasını sağlayan hayati bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Akdağ, dolaşım sisteminin temel yapıtaşı olan kalbin, sağlıklı ve dengeli çalışmasının, genel sağlığın korunmasında hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. Akdağ, ‘’ Kalp sağlığının korunması, beyin, böbrek ve akciğer başta olmak üzere birçok organın sağlıklı ve dengeli çalışmasına aracılık eder. Dolayısıyla sağlıklı bir vücut için en önemli kriterlerden biri kalp sağlığıdır. Kalp hastalıklar; damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği, kapak hastalıkları, ritim bozuklukları, doğumsal kalp anomalileri ve kalp zarının hastalıkları olarak gruplandırılabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sırada yer almaktadır. Ülkemizde de bu durum dünya ortalamasıyla benzer olup, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her üç ölümden biri kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda en önemli risk faktörleri, genetik öykü, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, tütün ve alkol tüketimi, dengesiz beslenme, obezite, hareketsiz yaşam ve strestir. Sigara ve tütün kullanımı, damarların yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini ciddi oranda arttırır. Özellikle genç bireylerde sigara ve her türlü zararlı madde kullanımı, kalp damar hastalıkları gelişiminde en önemli risk faktörlerindendir. Sağlıklı beslenme için kalp damarlarını koruyan, tansiyon, kolesterol ve şekeri dengeleyen besinler tercih edilmelidir. Özellikle zeytinyağı, sebze ve meyveler, tahıl ve çiğ kuruyemişler kalp sağlığı için faydalı gıdalardır. İşlenmiş gıdalardan, aşırı tuz, karbonhidrat ve yağ oranı yüksek besinlerden ve fast-fooddan kaçınmak gerekmektedir. Hareketsiz yaşam ve stres bir diğer risk faktörü olup, kalp yapısına zarar verdiği gibi tansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörlerinin de oluşumuna katkıda bulunur. Düzenli aralıklarla kardiyak muayeneler kalp hastalıklarının erken teşhisine olanak sağlar. Kardiyak muayene esnasında EKG, kalbin elektriksel aktivitesini ölçerek ritim bozuklukları ve kalp krizi ile ilgili önemli bilgiler verir. EKO, kalbin kasılma gücünü, yapısal hastalıklarını, kapaklar ve duvarlar ile ilgili detaylı değerlendirme yapmamızı sağlar. EFOR testi, Holter, koroner BT anjiografi ve daha birçok test ise hekimin gerekli görmesi halinde tanıda yardımcı olan tetkik ve işlemlerdir. Kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en etkili yolu koruyucu önlemler almaktan geçer. Düzenli egzersiz, tansiyon, şeker ve kolesterol seviyelerini dengeler ve kalp damar hastalığı oluşma riskini azaltır. Haftada 4 gün yarım saat tempolu yürüyüş, kalp damar hastalıklarından korunmada son derece etkili bir yöntemdir. Ayrıca haftada 3 gün yarım saat yüzme, kalp krizi ve inme riskini önemli oranda azaltır. Sigara ve her türlü tütün ürünlerinden, alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durarak, beslenme ve uyku düzenimize dikkat ederek, düzenli egzersiz yapmayı bir yaşam şekli haline getirerek ve stres faktörlerini en aza indirgeyerek kalp sağlığımızı en iyi şekilde koruyabilir, sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz’’ diye konuştu.
Diyarbakır’da ameliyat öncesi hayatını kaybeden Damla’dan geriye söylediği şarkılar kaldı
02 Kasım 2024 Cumartesi - 09:28 Diyarbakır’da ameliyat öncesi hayatını kaybeden Damla’dan geriye söylediği şarkılar kaldı Diyarbakır’da geniz eti ameliyatı için özel hastaneye giden Damla’nın ölümünde ihmal olduğu iddiaları üzerine inceleme başlatıldı. 20 yaşındaki Damla’dan geriye söylediği şarkılar ve ameliyata hazırlanma anları kaldı. İddiaya göre, 29 Ekim’de 20 yaşındaki Damla Sakallı, geniz eti ameliyatı olmak için merkez Kayapınar ilçesindeki özel bir hastaneye gitti. Ameliyat için yatış işlemi yapılan Sakallı, serum takılmasının ardından rahatsızlandı. Durumu ağırlaşan Sakallı, aynı hastanede yoğun bakıma alındı. Müdahaleye rağmen kurtarılamayan Sakallı’nın cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından ailesine teslim edilerek merkez Yenişehir ilçesindeki Şilbe Mezarlığı’nda defnedildi. Genç kadının ölümünde ihmal bulunduğu şüphesiyle İl Sağlık Müdürlüğünce inceleme başlatılmıştı. Hastanede Damla’nın yanında kalan yengesi Berivan Sakallı, Damla’nın bir hafta uğraştığını, sürekli kan verdiğini söyledi. Sürekli olumsuz çıktığını belirten Sakallı, daha sonra anesteziyle görüştüğünü ve ameliyatı için onay verildiğini ileri sürdü. Ameliyatı için gün verildiğini, annesiyle gittiklerini ifade eden Sakallı, “Hastaneye ayaklarıyla giriyor, kız eliyle işlemleri için imza atıyor. Astımı olduğu için kışın sürekli zorlanıyordu. Odaya girdik, hazırlanması için önlük verildi. Hazırlandığı gibi hemşireyi çağırdım. Ameliyat öncesi bir tedavisi varmış. Kelebek taktı ve iki serum bağladı. İki damla gittikten sonra hemen fenalaşmaya başladı, her şey saniyeler içinde gelişti. Hemşirenin odadan çıkmasıyla kızın fenalaşması aynı anda oldu” dedi. "Hemşire, ‘bir şey olmaz’ dedi. Annesi sonradan, ‘kızıma bir şey oluyor’ gibisinden söyledi” diyen Sakallı, "Bize bağırdı çağırdı, halbuki kız o zaman ölmüştü. Müdahale ettiler, bayağı zaman geçti doktoru öyle geldi. Sonra makinaları getirdiler. Kızın ağzından köpük çıktı, göz bebeği gitti. Annesine, ‘iyidir, kalbi durdu ama geri getirdik’ dediler. Doktorlar, sabahtan iyidir, öğlenden iyidir, hep alıştırdılar. Halbuki kız ölmüş. Kızı götürüp kefenlemişler, her şey yapmışlar. Aile, kendi şüpheleriyle kızın öldüğünü anlamış. Sadece kan verdi, değerleri yüksekti onun düşmesini bekledi. Doktor onay verdikten sonra ameliyat günü ve saati verildi. Astım hastalığı vardı, onu belirttik zaten. Kronik hastalığını sordular, sadece astım var dedik. Başka bir şey yok dedik” ifadelerini kullandı.
Narin Güran cinayetinde tutuklu sanıkların HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu krokilerle birlikte dava dosyasında
01 Kasım 2024 Cuma - 17:04 Narin Güran cinayetinde tutuklu sanıkların HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu krokilerle birlikte dava dosyasında Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde tutuklanan 4 kişinin HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu krokilerle birlikte dava dosyasında yer aldı. Merkez Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran cinayetine ilişkin anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Tutuklu 4 kişinin "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle yargılanacağı dava dosyasında, 3 bilirkişi tarafından hazırlanan rapor da yer aldı. Raporda sanıkların 21 Ağustos’ta saat 14.28’den itibaren Tavşantepe Mahallesi’nde tespit edildikleri mevkilere ilişkin krokilere de yer verildi. Raporda, bilirkişilerce sanıkların HTS kayıtlarının alındığı, olayın olduğu Tavşantepe Mahallesi’ne gidildiği, baba Arif Güran’ın ikameti çevresinde, tutuklu sanık amca Salim Güran’ın ikameti ve çevresi, ara yollar, Uzunbahçe tarafında bulunan tarlası ile mahalledeki okul ve Kur’an kursu, Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yer ve çevresinde, köyün giriş ve çıkış istikametindeki ana baz ve yan bazların tespitinin yapıldığı kaydedildi. Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın 15.10 ile 15.40 arası bir arada olduğu belirlendi Söz konusu bölgelerde yapılan dar alan baz çalışmasına ilişkin hazırlanan raporda, "21 Ağustos’ta anne Yüksel Güran’ın saat 14.28’de ikametinde olduğu, 16.39’a kadar ikametinde bulunmaya devam ettiği, ikameti dışında bir yerde olmadığı değerlendirilmektedir. Salim Güran’ın aynı gün 14.52 sıralarında ikametinden çıktığı, 15.19’a kadar Arif Güran’ın ikameti ve yakınlarında bulunduğu, 15.20’de Arif Güran’ın ikametine geldiği ve giriş yaptığı, daha sonra evin arka tarafında bulunan ahır kısmına geçip geri Arif Güran’ın ikametine girdiği ve 16.10’a kadar Arif Güran’ın evinde ve müştemilatında olduğu, Nevzat Bahtiyar ile 21 Ağustos günü 15.10 ile 15.40 arası hareketlerinin uyumlu olduğu ve birlikte oldukları değerlendirilmektedir. Enes Güran’ın aynı gün 14.30 sıralarında ikametinde bulunduğu, 15.41’den 15.51’e kadar ikametinde bulunmaya devam ettiği, 15.57 sıralarında Salim Güran’ın ikametine geçtiği, 16.06 sıralarına kadar da bu adres civarında bulunduğu değerlendirilmektedir. Nevzat Bahtiyar’ın olay günü 15.08’de Salim Güran ile telefonla görüştükten sonra ikametinden ayrıldığı, Arif Güran’ın ikameti ve civarında olduğu, 15.27 sıralarında Arif Güran’ın evine geldiği ve 15.35’e kadar burada olduğu, daha sonra ayrıldığı, 16.00 sıralarında Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yerde olduğu tespit edildi" değerlendirmesi yer aldı. Salim Güran’ın 22.47’den 22.55’e kadar Narin’in cesedinin saklandığı yerde olduğu belirlendi Raporda, "Salim Güran’ın HTS kayıtlarına göre olay günü saat 22.47 sıralarında Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yerdeki mısır tarlası civarına geldiği ve saat 22.55’te buradan ayrıldığı" bilgisi yer aldı. Salim Güran’ın ifadesinde 21 Ağustos’ta Uzunbahçe köyüne gittiğini beyan ettiği hatırlatılan raporda, yapılan çalışmalarda olay günü ya da gecesi Uzunbahçe köyüne gitmediği, 19 Ağustos’ta saat 13.28 sıralarında söz konusu mevkideki mısır tarlasında bulunduğu, 13.57 sıralarında Uzunbahçe köyüne doğru hareketlendiği, 14.00 sıralarında Uzunbahçe köyünde olduğu, aynı gün 14.11 sıralarında bu köyden ayrılıp, 14.15 sıralarında mısır tarlasına geldiğinin değerlendirildiği kaydedildi. Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu 4 sanık hakkında hazırlanan ve Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, HTS kayıtlarına ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Olay günü anne Yüksel Güran’ın saat 14.28’de telefonu kapandığında ikametinde olduğu, 15.38’de telefonu açıldığında yine ikametinde olduğu, ağabey Enes Güran’ın 14.30’da telefonu kapandığında ikametinde olduğu, 15.41’de telefonu açıldığında yine ikamette bulunduğu, amca Salim Güran’ın 14.52 sıralarında ikametinden çıktığı, 15.19’a kadar Arif Güran’ın ikameti ve yakınlarında bulunduğu, 15.20’de ahırın oraya geçiş yaptığı ve 16.10’a kadar Arif’in evinde ve müştemilatında olduğu, Nevzat Bahtiyar’ın 15.08’de Salim Güran ile telefonda görüştükten sonra ikametinden ayrıldığı, Arif’in ikameti ve civarında olduğu, 15.27 sıralarında Arif’in evine geldiği, evde bulunduğu, 15.35’e kadar Arif’in ikametinde olduğu ve daha sonra ayrıldığı, 16.00 sıralarında Narin’in cesedinin bulunduğu yerde olduğu tespit edilerek, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın olay günü öncesinde ve sonrasında birlikte hareket ettikleri değerlendirilmiştir."
Karacadağ yaylalarına 5 bin kişinin faydalanacağı 20 kilometrelik yol açılıyor
01 Kasım 2024 Cuma - 13:36 Karacadağ yaylalarına 5 bin kişinin faydalanacağı 20 kilometrelik yol açılıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Çınar ilçesinin Karacadağ’daki yaylalara 5 bin kişinin faydalanacağı 20 kilometrelik yeni yol açıyor. Yol Yapım Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale gelmesi için kentin 17 ilçesinin kırsal mahallelerinde çalışmalara devam ediyor. Ekipler, grup mahalle yolları ve bağlantılarında alt temel, dolgu, stabilize ve asfalt çalışmaları gerçekleştirerek vatandaşların ulaşım sorunlarını çözüyor. İlçelerin kırsal mahallelerinde son aylarda 250 kilometrelik yeni yolların yapımını tamamlayıp hizmete sunan ekipler, Çınar ilçesinin Karacadağ’da yer alan yaylalar için yeni yol yapıyor. Yolun 8 kilometresi tamamlandı Karacadağ’daki Hişke, Kamek, Roveketi, Kereçi ve Koyungözü yaylalarına ulaşımın sağlanması için projelendirilen 20 kilometrelik yol için çalışmalara devam eden ekipler, şimdiye kadar yolun 8 kilometresini tamamladı. Yaylalara açılan yoldan Karasungur, Biramehmetağa, Harabe, Karaçbelik ve Bulutçeker mahalleleri ile Tahir, Bedro, Çınarır, Ağaçlı, Kadırko, Şargo ve Girerezan mezralarında ikamet eden 5 bin vatandaş faydalanacak. Bölgede tarım ve hayvancılık yapan vatandaşlar, yolun tamamlanmasıyla birlikte yaylalara daha rahat ulaşım sağlayacak. Yol açma çalışmalarına ilişkin bilgi veren Yol Yapım Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığına bağlı Kırsal Şube Müdürlüğü Merkez Şantiye Şefi Serdal Yıldız, yatırım programı dahilinde stabilize kapsamında programa aldıkları yayla yollarını açtıklarını belirterek, Karacadağ bölgesinde yaklaşık 5 bin kişinin faydalandığı yolun 8 kilometresini tamamladıklarını ifade etti. "Yolu kısa sürede tamamlamayı planlıyoruz" Vatandaşların daha fazla mağduriyet yaşamaması ve işlerini yaparken daha konforlu bir ulaşıma sahip olması için yolu en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Yıldız, “Yol 20 kilometre olarak projelendirildi. Hava şartları ve coğrafi koşullar müsaade ettiği takdirde 20-25 gün içerisinde yolun tamamlanmasını planlıyoruz” dedi. Ekipler, ayrıca yeni yolların güzergahında bulunan dere yataklarına da menfez yaparak yolların daha güvenli olmasını sağlıyor.