Yerel Haberler
Diyarbakır
CHP Genel Başkanı Özel: “Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım”
23 Ekim 2024 Çarşamba - 12:47 CHP Genel Başkanı Özel: “Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır’da esnaf ziyaretinde bulundu. Özel, “Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır’da merkez Sur ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Özel, daha sonra eski Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde öldürüldüğü yerde CHP İstanbul Milletvekili ve Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi ile birlikte karanfil bıraktı. Özel, burada gazetecilere yaptığı açıklmada, çok duygusal bir an ve çok duygusal bir yerde olduklarını söyledi. Özel, “Bir yanımızda Türkan Elçi, onun hayat arkadaşı Tahir Elçi, bir yanımızda Sezgin Tanrıkulu, kendisi baro başkanıyken baroda birlikte çalıştıkları dönem ve o anda Diyarbakır’da baro başkanı sıfatıyla kent için bir basın açıklaması yaparken katledilmişti. Bütün süreci Türkan Hanımla birlikte takip edildi. Olayın açıklığa kavuşturulmasına yönelik beklentiler boş çıktı. Bir gün bu cinayetinde tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağı güne kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Tahir Elçi’nin hatırası önünde saygı ile eğiliyoruz” dedi. Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak buraya çıkar odaklı siyaset değil, buraya gerçekten toplumsal barışın sağlanması için üstümüze ne düşüyorsa bunu yapmak üzere, oy kazanmak maksadıyla değil. Türkiye’nin şu anda seçim gündemi yokken, çok kolay şekilde, çok popülist politikalarla iktidar ne diyorsa tersini söyleyerek oy toplanabilecek, görece verimli alan varken biz son derece yapıcı bir yerden hükümeti samimiyete davet ediyoruz.” Kürtlerin bir ayrılma, toprak talebi olmadığını belirten Özel, “Kürtlerin bizimle beraber eşit vatandaş olma talebi var. Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım. Tayyip Erdoğan’ın sorununu çözmek için bir hazırlık yapıyorlarsa ve bu insanların bu kadar samimi duygularını kullanarak Tayyip Erdoğan için bir hazırlık yapıyorlarsa, orada bir adım ileri atamazlar” ifadelerini kullandı.
CHP lideri Özel, Bahçeli’nin açıklamalarını değerlendirdi
23 Ekim 2024 Çarşamba - 12:09 CHP lideri Özel, Bahçeli’nin açıklamalarını değerlendirdi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır’da 24 kadın STK temsilcisi ile bir araya geldi. Özel, “Kürtlerin yaşadığı sorunların sadece bir kişinin mecliste konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülebilecektir” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak, Hakkari ve Van’ı kapsayan bölge turu başladı. Özel, ziyaretinin ilk durağı Diyarbakır’da bir otelde 24 kadın STK temsilcisi ile bir araya geldi. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Özel, bugünkü toplantı, 6 gün sürecek olan ziyaretlerin ilk toplantısı olduğu için sembolik olarak burada ilk söylenecek sözün de önemi olduğuna işaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak gecikmiş bir teşekkürü yaparak söze başlamak istediğini belirten Özel, “14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta adayımıza ve daha sonra da seçim süreci tamamlandıktan sonra gerek 14 Mayıs’ta, gerek 28 Mayıs’ta adayımıza oy veren, destek veren çok kişi; kurum, kuruluş, parti, teşekkür duydu ama duymayanlar vardı. Gecikmiş bir teşekkürü burada yapmak durumundayım. Adayımıza 14 Mayıs ile 28 Mayıs’ta gerek Diyarbakır’dan Van’a kadar bölgede verilen büyük destek ve Türkiye’nin dört bir yanında yerel, genel son 4 seçimde Kürtlerin Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına ve Cumhurbaşkanı adayına verdikleri destek ve aday çıkarmayarak 14-28 Mayıs’ta Cumhuriyet Halk Partisi adayına böyle yüksek bir oyun bölgeden çıkmasına katkı sağlayan o günkü YSP, bugünkü adıyla DEM Parti’ye hem kurumsal olarak, hem burada yaşayan hangi siyasi görüşler olursa olsun tüm Kürt vatandaşlarımıza bir teşekkürü çok görmememiz gerekiyordu. Bu teşekkürü Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanıyla burada bir kez daha ifade ederek başlamak isterim” dedi. Narin Güran cinayetine değinen Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Dün akşam yine Diyarbakır’dayken biz 14 sayfalık bir iddianame gördük nihayet. Ama içinde bir şey göremedik maalesef. Narin evladımız katledildi. 4 kişi müştereken Narin’i öldürmekle suçlanıyor; anne, amca, ağabey ve itirafçı komşu. Ama cinayeti kimin işlediği yok. Cinayet işlemek, orada bulunduğu söylenen kardeşin 2 arkadaşının hakkında bir şey yok. Bu cinayetin işlenme sebebi, işlemesinden önce ne oldu da bu cinayet işlendi? Bir anne, bir amca, bir kardeş, 6 yaşında bir sabiyi, bir kızı neden katlettiler bu yok. Bilmediğimiz hiçbir şey yok maalesef. Biz de davayı çok yakından takip edeceğiz, gündemde tutacağız. Ama AK Partili milletvekilinin 60 gün önce bildiğini dün akşam saatlerine kadar savcı bilmediğini kağıda ders ediyorsa burada bir tuhaflık var. İttifak kurulmuş geçmişi karanlık geleceğe de kaygı veren bir siyasi yapının kovalandığı meselesini görmezden gelemeyiz. Tayyip Bey (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) seçimden önce verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. Ne emekliye ne emekçiye, ne esnafa, ne çiftçiye, ne yoksulluğa, ne kadınlara bir ek HÜDA-PAR’a verdiği sözü tutu. Bir kez daha evladımıza Allah’tan rahmet ve gerçek ailesi olan bütün Türkiye’ye sabır diliyorum.” “Kürdün sorununun olup olmadığına Kürtler karar verir, devlet karar veremez” “Sayın Bahçeli’nin açıklamalarıyla önemli bir eşikteyiz” diyen Özel, “Şimdi herkes neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyor ama biz, meseleye şuradan bakıyoruz. Eğer Sayın Bahçeli’nin söylediği söz, bir kişinin özgürlüğü bir kişiye af ona verilecek bir kürsü, oradan söylenecek bir söz, lağvolacak bir örgüt ve her şey tamamdır. Maalesef hiçbir şey tamam değildir o anlamda. Son söyleyeceğimi baştan bir kez daha söyleyeyim. Cumhuriyet Halk Partisi de barışa giden annelerin gözünün yaşını durdurmaya yönelik olan şehit gelmesine, çatışmalar olmasına ve Türkiye’nin gelişimine engel olan bu sürecin tamamlanması, bitmesi, ortadan kalkması için terörün durması için terör örgütünün ortadan kalkması için Türkiye’nin 86 milyon birden barış içinde kucaklaşabilmesi için atılacak her adımı da önemsiyor ve engel olmayacak. Kimin sözü varsa da kıymetlidir, söylesin ama şu söz söylenmesin: Türkiye’de Kürt sorunu yoktur. Bir sorun vardır, onu da birisi konuşunca bitecektir. O zaman işte şu noktaya geliyorsunuz. Bu masayı diğer bölgedeki kadınların sorunlarını bu masayı daha da genişleterek Diyarbakır’daki Türklerin sorunları, Türkiye’deki 26 milyon Kürdün sorununu yok sayılırsınız. O zaman aslında iyi bir şey yapayım derken hepimizi çok daha kötü bir şeye razı etmeye çalışıyoruz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kürt sorunu vardır tam da şurada. Kürdün sorununun olup olmadığına Kürtler karar verir, devlet karar veremez. Büyük devlet karar vermiş, küçük devlet de dün ilan etmiş gibi görünüyor. Onların demesiyle Kürt sorunu bitmez. Aksine onlar böyle dedikçe derinleşir. O yüzden Kürtlerin sorunları, Kürtler sorunum kalmadı diyene kadar vardır ve çözülmesi gerekir. Biz de bununla ilgili elimizden gelen her türlü katkıyı ifade etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. "Terörün varlığı tüm Türkiye’nin sorunudur, Kürtlerin sorunları da sadece Kürtlerin değil, tüm Türkiye’nin sorunudur" diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu 2 sorun eş zamanlı olarak çözülmedikten sonra, bu 2 sorun birbirini doğurmaya devam edecektir. Bunun olmaması için biz Diyarbakır’daki iyi niyeti, Diyarbakır’daki umudu görüyoruz ama Diyarbakır’daki endişeyi sabah yaptığımız toplantıda da kaydettik. Çünkü bir kez daha bir süreç yürütülmesi, bir kez daha bir umut ve bir kez daha başarısızlık, geçen sefer ne acılar yaşattıysa çok daha fazlasını yaşatabilir. Bu sebepten dolayı son derece dikkatli olmak durumundayız. Ve Kürtlerin yaşadığı sorunların sadece bir kişinin mecliste konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülebilecektir. Bugün Cumhur İttifakı’nın Kürtlerin sorunlarını görmediği, gündeme almadığı, alacağına bir şeyler yapmaya çalıştığı süreç son derece riskler, tehlikeler barındırmaktadır. Bir yandan bir sorunu çözeceğiz derken hangi sorunun çözülmeye çalışıldığı konusunda derin şüpheler vardır. Kürt sorunu yoksa hep bir sorunu çözenlerin, Erdoğan’ın sorunu çözmek üzere bir süreç yürüttüklerine ilişkin endişeler hızla bertaraf edilmelidir.” Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önce farklı vesilelerle kamuoyu önünde açık biçimde Meclis başkanı ağzıyla Sayın Erdoğan’ın çağrısıyla sivil anayasa söylemiyle kahve dediğimiz anayasa masasına oturmadık. Mevcut anayasaya harfiyen uyulmadıkça ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma gibi bir somut örneği de bir kez daha hatırlatayım. Bütün antidemokratik tavırlardan vazgeçilmedikçe, Anayasa Mahkemesi kararları, AHİM kararları kabul edilmedikçe yani anayasanın en ufak virgülüne kadar tam sadakat gösterilmedikçe biz anayasa çiğneyenlerle bir anayasa yapmayız” dedi. Bir tek samimiyetsizliğe itiraz edeceklerini vurgulayan Özel, “Sonuç olarak kapalı kapılar ardında biz yaptık, oldu anlayışı değil. Kürtleri yaşadığı sorunları gören, çözülme iradesi gösteren, önerileri ortaya koyan, 86 milyonun temsilcilerin olduğu mecliste kuran bir anlayışı savunuyoruz. Bu ülkede yaşayan herkesin Türklerin de Kürtlerin de geleceği yalnızca sivil demokratik siyasetten geçer, doğru yol budur” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da ‘Usta Bilgilendirme ve Ürün Tanıtım’ programı
23 Ekim 2024 Çarşamba - 09:48 Diyarbakır’da ‘Usta Bilgilendirme ve Ürün Tanıtım’ programı Diyarbakır’da, inşaat sektörü ve bayi temsilcilerine yönelik ’Usta Bilgilendirme ve Ürün Tanıtım’ programı gerçekleştirildi. Etkinlikte, Arslanlı Alçı Hammaddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nce üretimine 2 ay önce başlanan Arplak alçı plaka ürünleri tanıtıldı. Elazığ’ın köklü firmalarından Arslanlı Alçı Hammaddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Arplak ismi ve markasıyla üretilmeye başlanan, alçı plaka ürünlerinin tanıtımı için Diyarbakır’da geniş katılımlı bir program düzenlendi. Bir otelde düzenlenen programda şirket yöneticileri, inşaat sektörü ve bayi temsilcileri bir araya geldi. Şirketin yeni ürünü olan ve kısa sürede yurt içi ile yurt dışı pazarda tercih edilen ürünler arasına giren Arplak, dünyada en saygın test laboratuvarlarından biri olan, Efectis Era’ya yangına dayanım testini yaptırdı. 60 dakika çeşitli derecelerde yüksek ısıya maruz bırakılarak yakılan Arplak, testi başarıyla geçerek, iç pazar ve dış pazarda tercih edilme sebebi arasına bir yenisini daha eklemiş oldu. Toplantıda, inşaat sektöründe son derece kullanım kolaylığı ile sağlamlık sunan suya, sese, yangına dayanıklı, dış cephe ve standart içerikteki Arplak alçı plaka ürünleri tanıtıldı. Özellikle Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep gibi depremle iç içe yaşayan şehirlerde kullanımının önemine işaret edilen ürünler inşaat sektörü temsilcileri, bayi ve ustalardan tam not aldı. Program sonunda katılımcılara kura yöntemiyle çeşitli hediyeler verildi. 2005 yılında kurumsallaşan şirketin Aralçı markası altında alçı üretimiyle sektöre giriş yaptığını belirten Satış ve Pazarlama Müdürü Ayşe Gökçal Keleş, “Şu anda halihazırda 50 ilde 150 bayi ile inşaat sektöründe hizmet vermekteyiz. Bunların en başında da deprem bölgesi yer alıyor. Malatya’da da yapı kimyasalları, alçı, boya ve diğer mantolama ürünlerinde aktif olarak bulunmaktaydık. Şu anda Arplak alçı ürünleri ile de varız. Ustalarımızla bayilerimizle bir araya gelerek ürünlerimizi tanıtmak istedik. Sizlerden aldığımız güç ve kalite politikamız doğrultusunda boya üretimine başlamış ve 2024 yılının Arplak alçı tesisimizi sizlerin huzuruna sunmuş bulunuyoruz. İlk günlerden bugüne kadar başarımızda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma, bayilerimize ve değerli ustalarımıza teşekkür ediyorum. Diyarbakır’da yeni ürünümüz Arplak alçı plaka ürünlerimizin tanıtım ve bilgilendirme programında çok değerli bayilerimiz ve kıymetli ustalarımızla birlikte bir araya geldik. Heyecanımızı paylaşan, bizimle birlikte olan, destekleyen tüm bayilerimize, ustalarımıza ve katılımcılarımıza çok teşekkür ederim” dedi. Programda Arplak Alçı Plaka Üretim Müdürü Cem Yılmaz ise bayiler ve ustalara ürün hakkında bilgi vererek, yeni ürünlerle ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı. Yurt içinde yaygın bir bayi ağı olan ve bağlantılı olarak 82 ülkeye ihracat yapan şirketin programlarını diğer illerde de gerçekleştireceği belirtildi.
Çöp olacak 10 bin liralık deri montlar, ortalama 1000 lira masrafla onarılıp yıllarca kullanılıyor
22 Ekim 2024 Salı - 15:50 Çöp olacak 10 bin liralık deri montlar, ortalama 1000 lira masrafla onarılıp yıllarca kullanılıyor Diyarbakır’da deri mont tamir ustaları, soğuk havaların başlamasıyla müşterilerin çöpe atacağı binlerce liralık deri mont, kaban, yelek gibi kışlıkları ortalama 1000 lira masrafla onarıp, uzun yıllar tekrar kullanılmasını sağlıyor. Merkez Sur ilçesinde deri mont tamirinin son iki ustası Abdurrahman Güneş ile Mehmet Çetin, yaklaşık 40 yıldır bu işi yaparak mesleğin varlığını sürdürüyor. Soğuk havalarla birlikte vatandaşlar, yıpranma nedeniyle çöpe atılacak binlerce lira değerindeki deri mont, ceket, kaban ve yelek gibi ürünleri bu ustalara getiriyor. Ürünler, ortalama 1000 liralık masraf çıkacak şekilde gerekli tadilat yapıldıktan sonra uzun yıllar yeni mont alınmadan kullanılıyor. Deri ustası Abdurrahman Güneş (53), ilkokul bitirdikten sonra bu işe başladığını ve 40 yılı geçtiğini söyledi. Diyarbakır’da kendisi gibi bir arkadaşının olduğunu ve başka kimse olmadığını belirterek, deri işinin ustalık isteyen bir iş olduğunu söyledi. “Adam 10 bin liralık mont alıyor, onu bozmanın da bir anlamı yok” diyen Güneş, “ Yıllar önce belediye başkanın da, geçmiş dönemde vali beyinde montunu yapmışız. Kaymakamı da geliyor, hamalı da. Burada herkesin işini görmekten mükellefiz. Havalar soğumaya başladı, bakım isteyen montlar var. Millet yavaş yavaş getiriyor. Yelek ve ceket var. Bir deri mont 10 bin liranın altında yok. Adamın 10 bin liralık montunu 300-400 liraya kurtarıyoruz” dedi. Güneş, şöyle konuştu: “İzleyicilere şunu söylemek istiyorum, ellerinden gelinceye kadar montlarını boyamamaya çalışsınlar. Çünkü boyanın içinde kimyasal maddeler var; özelikle cila kısmında. O, derinin ömrünü kısaltıyor. Hamalı gösterdiğim ilgiyi valiye de gösteriyorum, valiye gösterdiğim ilgiyi hamala da gösteriyorum. Esnaflığın gereği budur.” Müşteri İbrahim Kılıç, havanın soğumasıyla beraber artık kışlıkları çıkartmaya başladıklarını ifade etti. Kılıç, “Deri mont makinaya atıldığı için çekme olmuş. Ustamıza getirdik. Bir mont şu an 10 bin lira civarında. Ustamıza getirerek 300-400 lira ile bu işin içinden çıkacağımızı umuyoruz” diye konuştu. Deri ustası Mehmet Çetin ise, kışın vatandaşın kabanını, yelek, deri ceket, deri ürünlerinin getirip tadilatını, boyamasını yaptıklarını kaydetti. 40 yıldır bu işi yaptığını aktaran Çetin, “Bu soğuklarla beraber sezon açıldı. 10 gün sonra gelsen seninle röportajı fırsatı bile bulamam. Yoğun oluyoruz, gece 24.00-01.00’e kadar çalışıyoruz. Talep çok, il dışından da gelen var. Belli başlı markalarla çalışıyoruz, onların işlerini yapıyoruz. Çöp olacak montun boyasını, onarımını 1000 liraya tertemiz yapıp teslim ediyoruz. Yine 5-10 yıl giyiliyor. Zamanla yine bakım yapacağız, 10 yıl rahat giyer. Bir montu 20 yıl giyeni gördüm. Tadilatını yapmış. Deri, bakımı yapıldıkça kendini yeniliyor” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da MÖ. 3400 yıla ait silindirik mühür sergilendi
22 Ekim 2024 Salı - 13:55 Diyarbakır’da MÖ. 3400 yıla ait silindirik mühür sergilendi Diyarbakır’da Amida Höyük kazılarında bulunan Uruk Dönemi’ne ait M.Ö. 3400 ile 3100 yılları arasında tarihlendirilen silindirik mühür sergilendi. Höyük kazıldıkça çok sürpriz buluntularla karşılaşmaya devam edeceklerini kaydeden Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız, "Bu yıl saray kapı kısmında, kral yolunun devamında açtığımız açmada daha önce netleşmiş yanık izlerinden sonra gelen tabakalardaki gerek opsidyen parçalarından, gerek çanak çömlek parçalarından buradaki yerleşimin 10 bin yıla kadar çıktığı netleşmiş oldu. Bunlar da analize gönderilecek. Biz şu anda tahmini tarihi söylüyoruz” dedi. İç Kale Artuklu Sarayı kazısı, merkez Sur ilçesinde, İçkale Müze Kompleksi alanındaki Amida Höyük’te yapılıyor. Kazının yapıldığı alan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunuyor. İlk kez 1961-62 yıllarında Prof. Dr. Oktay Aslanapa başkanlığında yürütülen kazı, 56 yıl aranın ardından Dicle Üniversitesi Rektörlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla 2018 yılında Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında yeniden başladı. Hurri-Mitanniler, Bitzamani Krallığı, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Büyük Tigran Krallığı, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlı’nın aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan höyükte 7 yıldır kazı çalışmaları devam ederken, Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürütülen 12 aylık kazılar statüsünde bulunuyor. Prof. Dr. İrfan Yıldız, 2024 yılı kapsamında yaptıkları çalışmalarda hem kral yolu kısmında, hem de sarayın bulunduğu alanda çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu yıl ki çalışmalarda özelikle silindirik mühür bulunduğunu söyledi. Silindirik mührün kendileri için önemli olduğunu ifade eden Yıldız, “Çünkü kazımızda ilk bulunan silindirik mühür. Kazı çalışmaları kapsamında 2018 yılından beri yaptığımız çalışmalarda yaklaşık 1800 yıllık gizli geçit, su kanalları bulunmuştu. 1700 yıllık kral yolu ve mezar odaları, 800 yıllık mermer parçaları, MÖ. 5 bin, 7 bin yıllarına ait, yaklaşık 7-9 bin yıllık yangın tabakaları gelmişti. Bu yıl yaptığımız çalışmalarla artık Amida Höyük’te 10 bin yıldır kesintisiz olarak yaşamın devam ettiği netleşmiş oldu. Kesintisiz yaşamın olması bakımında Amida Höyük şu an dünyada ikinci kent konumundadır. Filistin’in Eriha kentti 11 bin yıllık tarihi ile birinci sırada yer alıyor” dedi. Amida Höyük kazıldıkça çok sürpriz buluntularla karşılaşmaya devam edeceklerini kaydeden Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti: “Mühür, silindirik bir mühür. Tarih olarak Geç Uruk Dönemi’ne MÖ. 3400 ile 3100 yılları arasında tarihlendirebileceğimiz bir mühür. Bu mührün benzeri daha önce Diyarbakır Bismil Müslüman Tepe kazılarında da çıkmıştı. Orada tam çıkmıştı, bizim kırık olarak geldi. Mührün üzerinde baklava dilimi şeklinde geometrik süslemeler bulunmaktadır. Mühür, hem yapıldığı dönem özelliği bakımından, hem üzerindeki süslemelerle eşsiz bir mühür konumundadır. Bu tür mühürler genelde belgelere, çuvalların ağzını kapatmak, çömleklerin ağzını kapatmak için kullanılmaktadır. Mührün bulunuşu o dönem güçlü bir ticaret ağının olduğunun göstergesidir. Daha öncede kalkolitik döneme ait bir mühür bulunmuştu. Hem o mühür, hem bu mühür içerisine ip geçirilerek boyna asılan mühürlerdendir. Kazımızda bulunan ilk silindirik mühürdür, ancak kazıdaki ikinci buluntusudur.” "Amidi, Amedi şehrinin 3 kez yandığı tespit edilmiştir" İlk başladıklarında ortalama 5 bin yıllık bir tarih olduğunu söyleyen Yıldız, “Akabinde gelen verilerle 6,7,8 bin, en son 9 bin yıl. Özelikle şehrin MÖ. 5 bin ila 7 bin yılları arasında yakılmasından dolayı meydana gelen yangın tabakalarından dolayı o tarihi tahmin etmiştik. TUBİTAK’a gönderdiğimiz gerek yanık ahşap parçaları, gerek yanık kemik parçalarında o yangınların MÖ. 7 bin ila 5 bin yılları arasında meydana geldiği, şehrin o dönemde de önemli bir şehir olduğu ve Amidi, Amedi şehrinin 3 kez yandığı tespit edilmiştir. TUBİTAK analizleriyle Amida Höyüğün bulunduğu bugünkü Diyarbakır şehrinin tarihi 9 bin yıl olarak netlik kazanmıştı. Bu yıl Saray Kapı kısmında, Kral Yolu’nun devamında açtığımız açmada daha önce netleşmiş yanık izlerinden sonra gelen tabakalardaki gerek opsidyen parçalarından, gerek çanak çömlek parçalarından buradaki yerleşimin 10 bin yıla kadar çıktığı netleşmiş oldu. Bunlar da analize gönderilecek. Biz şu anda tahmini tarihi söylüyoruz” ifadelerini kullandı.