Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayiye özel kredi şart" 11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:07:15 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB’nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, "Bugün 5 etaptan oluşan OSB’mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011’de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55’lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık ‘itibar kredisi’ olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir" dedi. Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye’nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:01 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da coğrafyanın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izlediklerini belirterek, "Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen ’Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasının bir yönüyle bölgelerin refahını yükseltirken, diğer taraftan genel kalkınma süreci içinde sağlam bir zemin teşkil etmekte olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılında kapsayıcı ve topyekun bir kalkınma anlayışıyla hareket etmek zorunda olduklarını belirten Yılmaz, Türkiye yüzyılı hedefleri gerçekleştirecekse bunun sadece birkaç metropol şehrin enerjisiyle başarılamayacağını, tüm illerin, tüm bölgelerin enerjisini harekete geçirerek maksimum düzeyde kullanılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığına dikkat çekerek, "Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. En az, en hafifinden bu hesaplayabildiğimiz iyi kötü kısmı. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı" dedi. Tüm Türkiye’nin kayıplar yaşadığını, kalkınma anlamında, ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu’nun yaşadığını kaydeden Yılmaz, "Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı bir şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak. Ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak, kalkınması, gelişmesi, ivme kazanmış olacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. 12. Kalkınma Planı’nda bölgesel gelişmişlik düzeylerinde yakınsama sağlanarak toplumsal refahın yaygınlaştırılması hususunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını aktaran Yılmaz, "23 yıllık hükümetlerimiz döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması hususunda yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini vermeye başladığını ve bölgeler arası farklılığın azaltılması yönünde önemli mesafe katettiğimizi net bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de bölgeler arasında en yüksek kişi başına gelirin en düşük kişi başına gelire oranı 2004 yılında 4,83 iken, 2024 yılında bu oran 3,78’e gerilemiştir. Yine 2002 yılında GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığı pay yüzde 9,1 seviyesindeyken, bu oran 2024 yılında yüzde 10,4 seviyesine yükselmiştir. Her iki bölgemizin ihracat toplamı 2002 yılında sadece 834 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 itibarıyla bu rakam 13,7 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde bu iki bölgemizin toplam bir ihracatımızdaki payı yüzde 2,3’ten yüzde 5,7’e yükselmiştir. Bunlar önemli rakamlar. Bu ekonomik gelişmelerin yanı sıra her iki bölgemizde de eğitim ve sağlık başlığı olmak üzere pek çok sosyal göstergede önemli ilerlemeler sağlanmıştır" şeklinde konuştu. "Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık" "2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1.9 trilyon TL’yi, DAP bölgesinde ise 1.4 trilyon TL’yi aşmış durumda" diyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kümülatif yatırımlarımız, bunlar sadece kamu, altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var. Onlara tabii teşvikler veriliyor, onlara girmiyorum. Son yıllarda sulama yatırımları, arazi toplulaştırma çalışmaları ve üretim altyapısının modernizasyonu ile önemli bir dönüşüm süreci başlatmış durumdayız. GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulama ile üretime kazandırmış durumdayız. Bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladık. Hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdik ve entegre tesisler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bunu da hangi ortamda yapıyoruz? Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda. Tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız, 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz." "300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak" Silvan Projesi’ne hükümetin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesi olduğuna inandığını söyleyen Yılmaz, "Kapsamlı bir proje var. İçinde birçok alt unsurlar var. Tüneller, barajlar, ana kanallar, tarla içine dönük çalışmalar. Bütün bunlar tamamlandığında 235 bin hektar alan sulamaya açılacak ve 300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak. Tabii sulama, tarımsal üretim için tek başına değerlendirilmemeli. Bu artan tarımsal üretimin gıda sanayisine yansımaları olacak, ticarete yansımaları olacak. Geniş bir coğrafya var. Orayla ticarete yeni bir güç verecek. Dolayısıyla çok boyutlu bir şekilde. Silvan Projesi’ni sadece bir Diyarbakır projesi olarak da belki görmemek lazım. Bölgesel bir proje olarak görmek lazım. Çevre illerle birlikte bu yansımalarını görüp, bir hazırlık yapılmasında çok büyük fayda var. O çalışmanın başlatıldığını duymaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. GAP bölgesinde toplam 2,6 milyon hektar, DAP bölgesinde 1 milyon hektara yaklaşan tarım arazisinde arazi toplulaştırma çalışması yaparak üretkenliği, verimliliği önemli oranda arttırdıklarına değinen Yılmaz, "609 bin hektar alanda bu çalışmalarımız devam ediyor. Ve sadece 2026 yılında bu işler için ayırdığımız ödenek 2 milyar Türk lirası. Bugüne kadar da çok sayıda alanda bunu başardık. Tarım ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz organize tarım bölgeleriyle üretim, işleme ve depolama süreçlerini yine aynı merkezde buluşturuyoruz. Bu kapsamda bölgede yaklaşık 200 bin hektar alanda tarımsal üretim altyapısı kurulmuş, 181 bin büyükbaş ve 400 bin küçükbaş kapasiteli modern tesisler hayata geçirilmiştir. Metropol şehirlerimizden özellikle İstanbul’dan Anadolu’ya doğru sanayinin kaydırılması, belli sanayi kollarının özellikle kaydırılmasında büyük fayda görüyoruz. Hem deprem riski açısından hem yükselen maliyetler ve rekabet gücü bakımından bu sürecin yaşanması gerekiyor. Biz de bunu planlı bir şekilde gerçekleştirme gayreti içindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda çok yoğun bir çalışması yapıyor, diğer bakanlıklarımızla da birlikte çalışıyorlar. Örneğin demir yolu hatlarıyla oluşturacağımız yeni sanayi koridorları arasında bir ilişki kuruyoruz. Birlikte bir planlama yapıyoruz. Yine tarıma dikkat ediyoruz, diğer alanlara dikkat ediyoruz ve bütüncül bir planlama gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede mega endüstriyel parkların kurulacağı dört yeni sanayi koridoru belirlemiş durumdayız. İlk aşamada Samsun-Mersin hattını, ilerleyen fazlarda ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayacak Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak yeni sanayi hatlarını kademeli bir şekilde devreye alacağız" diye konuştu. "Doğu’da, Güneydoğu’da yaptıklarımız, Türkiye’de yaptıklarımızdan kat kat daha fazla" diyen Yılmaz, "Fiziki anlamda gerçekleşmeler. Bölünmüş yol biliyorsunuz bu dönem 6 bin küsurlardan 30 binlere geldi bütün Türkiye genelinde. GAP bölgemizde 2002 yılında sadece 288 kilometre bölünmüştür yol varmış. 2025 yılında 8,5 artışla 2 bin 728 kilometreye ulaşmış durumda. DAP bölgesinde sadece 260 kilometre varmış. Bugün 19 kat artışla 5 bin 220 kilometreye çıkmış durumda. Demir yolu ve lojistik projeleriyle yörelerimizi uluslararası ticaret ağlarıyla da entegre ediyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıyoruz. Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri. Biz de coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili. Birincisi Kalkınma Yolu Projesi, ikincisi Zengezur Koridoru. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum; Suriye’de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı biliyorsunuz. Türkiye’den Suriye’yi geçerek Ürdün’e, oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern bir çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Otoyollarıyla, demir yollarıyla, başka birtakım projeleriyle Suriye de bizim için yeni bir lojistik perspektif açmış durumda. Buna da mutlaka daha yakından bakmak durumundayız" dedi. GAP’ta son ilan edilen planda 198 projeye 496 milyar lira, DAP için ise 151 projeye 531 milyar lira kaynak tahsis etmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "2025 yılı sonu itibarıyla GAP’taki 198 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 88,7 milyar lira ödenek tahsis ederek, şimdiden planımızın yüzde 17.9’unu gerçekleştirmiş olduk. Aynı şekilde DAP eylem planında 151 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 82,2 milyar lira ödenek tahsis ederek, burada da planımızın bir yılda yüzde 15,5’ini gerçekleştirmiş olduk. 2026 ve 2027’de inşallah ivmelenerek bu süreç devam edecektir" dedi. Toplantı sonunda elde edilecek verilerin ve önerilerin raporlaştırılarak, devletin ilgili üst kademelerine sunulacağı bildirildi. Hazırlanacak raporla, bölgenin tarım, gıda ve sanayi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ve yeni yatırım alanlarının desteklenmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi. Çalıştaya Vali Murat Zorluoğlu, önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve TARPOL Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman, Mehmet Sait Yaz, bakan yardımcıları Oruç Baba İnan, Mahmut Gürcan, Abdullah Erdem Cantimur ile tarım sektörü temsilcileri katıldı.
Diyarbakır’da fırtına ve sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi
22 Eylül 2024 Pazar - 15:21 Diyarbakır’da fırtına ve sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi Diyarbakır’da etkili olan kuvvetli fırtına, sağanak ve dolu yağışı hayatı olumsuz etkilerken, bazı bölgelerde caddeler su altında kaldı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, fırtına ve ardından etkili olan doludan kaçmak için bina girişlerine sığındı. Öğleden sonra aniden etkili olan fırtına bir süre sonra yerini sağanak ve dolu yağışına bıraktı. Fırtına ağaçları yerinden oynatırken, ardından etkili olan sağanak ve dolu yağışı kısa sürede caddeleri beyaza bürüdü. Diyarbakır Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü ani sel, su baskınları ve yıldırımlara karşı vatandaşların duyarlı olmasını istedi. Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, gök gürültülü sağanak beklendiği belirtildi. Açıklamada, “Yapılan son değerlendirmelere göre; Gaziantep ve Şanlıurfa’nın kuzeyi, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Tunceli, Elazığ çevrelerinde gece saatlerine kadar görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve yerel dolu yağışı gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” denildi. Kısa süreli etkili olan yağışın ardından Yenişehir ilçesi Ofis semti Eski Stadyum Caddesi su altında kaldı. Arabaların geçmekte güçlük geçtiği caddede vatandaşlar karşıya geçemedi. Caddede biriken su nedeniyle vatandaşlar uzun bir süre karşıya geçemedi.
Güneydoğu Ekspres Gazetesi 21 kuruluş yılını kutladı
22 Eylül 2024 Pazar - 13:28 Güneydoğu Ekspres Gazetesi 21 kuruluş yılını kutladı Diyarbakır’da yayın yapan Güneydoğu Ekspres Gazetesi, kuruluşunun 21. yılını bir otelde görkemli şekilde kutladı. Kuruluş yıl dönümü etkinliğine CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan, DESOB Yönetim Kurulu Üyesi Cemil Değirmenci, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Akyıl, DİKAD Başkanı Müzeyyen Kaya, DİSİDER Başkan Yardımcısı Mesut Altın, İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı ve Diyarbakır İKK Sekreteri Mahsum Çiya Korkmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bölge Müdürü Fikret Dişlioğlu, BİK Diyarbakır Müdürü Ali Nuhoğlu, Diyarbakır Valiliği Basın Müdürü Hasan Kutay, İhlas Haber Ajansı (İHA) Diyarbakır Bölge Müdürü Abdulkerim Kantarcıoğlu, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan, Halk TV Sunucusu Gözde Şeker, yerel gazetelerin imtiyaz sahipleri, çok sayıda gazeteci, iş insanı ve STK temsilcisi katıldı. "Doğru, tarafsız ve ilkeli bir yayın amaçlıyoruz" Programda açılış konuşması yapan Güneydoğu Ekspres Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hüsnü Pervane, daha önce gazete kuruluşunda yer alan isimleri sıralayarak teşekkür etti. Pervane, “Basın bir devlet için, bir ülke için aslında insanlık için çok önemli bir husus. Özellikle hukuk devletlerinde basının üçüncü göz ve kamuoyuna, vatandaşla birbirine ulaşma noktasında, sorunların çözümü noktasında ve olan biteni görmeleri açısından önemli bir yeri vardır. Haberlerimizi alıp kullanan ulusal basındaki arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Yerelden ulusala evrensellik ilkesini burada yapmaya çalışıyoruz. Bizim çizgimiz net, doğru, tarafsız ve ilkeli bir yayın amaçlıyoruz” dedi. "Hep birlikte yerel medyayı ayakta tutabiliriz" Ardından konuşan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan, hep birlikte yerel medyayı ayakta tutmak için gayret göstermek gerektiğini dile getirdi. Bozarslan, “Öncelikle Güneydoğu Ekspres Gazetesi’nin 21. yılını kutluyorum. Umudum odur ki yerel medyamız daha da güçlensin. Bugün yerel basının çok büyük sorunları olduğunun farkındayız ama aşılamayacak bir şey değil. Hep birlikte yerel medyamızı ayakta tutabiliriz” diye konuştu. "Kentin tanıtımına her zaman ihtiyaç var" Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa Fidan, basının her anlamla ülkeye ve bulunduğu kente katkı sağladığını söyledi. Fidan, "Bir kentin tanımına her zaman ihtiyaç var. Teşekkür ediyoruz, nice mutlu yıllara diyoruz" ifadelerini kullandı. "21 yıl bu çizgide güçlenerek çıkmak herkesin harcı değil" Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, yerel gazetelerin büyük sıkıntılarla mücadele ettiğini söyledi. Kaya, "Çok büyük sıkıntılarla, tarafsız, bağımsız bir gazete için gösterilen çabaları iyi hatırlıyorum. Yerel basın, bir sivil toplum faktörü olarak çok çok önemli. Bunu en iyi bilen de bizim yerel basın. Çünkü hızla, özellikle ulusal basında sesimizi duyurmak konusunda sorunlar yaşıyoruz. Tabi ki Diyarbakır sivil toplum anlamında kendine özgü koşulları olan bir kent. Basın da aynı özelliği taşıyor. Birçok ile gidiyoruz. Oradaki yerel basınla sohbet ediyoruz, gerçekten Diyarbakır’da yakalanan çizginin çok ok önemli olduğunu görüyoruz. Bizim yerel basın gurur duyulacak, başarılı bir yerel basın. Bu yerel basının ayakta durması için dönem dönem basın temsilcilerimizle sohbetler ediyoruz. 21 yıl çok önemli, birçok yerel basın var ama bir çizgiyi tutturarak çalışmak önemli. Böyle bir kadro oluşturmak ve böyle bir kadro üzerinden haber servis etmek gerçekten çok zor. Gazetenin sahibi Hüsnü kardeşimi tebrik ediyorum. 21 yıl boyunca bu çizgiyi tutarak ve güçlenerek çıkmak herkesin harcı değil. Bu anlamda Güneydoğu Ekspres’i tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. Programda konuşan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gazeteciliğin zor bir meslek olduğunu söyledi. Gece, sanatçıların sahne alması ve müzik eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.
Diyarbakır mobilyacılıkta ekonomik dönüşümün yeni merkezi olma yolunda
22 Eylül 2024 Pazar - 10:54 Diyarbakır mobilyacılıkta ekonomik dönüşümün yeni merkezi olma yolunda Diyarbakır Mobilyacılar Derneği (DİMOB) ticaret alanına önemli bir adım attı. DİMOB, 10 yılı aşkındır yapılması planlanan projeyle şehrin ekonomik potansiyelini artırıp mobilya ve tekstil sektörlerindeki dönüşümde başlangıç olmayı hedefliyor. DİMOB tanıtım lansmanında konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, DİMOB’un şehrin ekonomik potansiyelini artıracak bir adım olduğunu belirterek bu tür merkezler oluşturmanın bölgenin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Diyarbakır’ın birçok sektör için fırsatlar sunduğunu ancak üretim imkanlarının sınırlı olduğunu söyleyen Kaya, "Bu dönüşüm, sizlerin katkısıyla gerçekleşebilir. Mobilya ve ahşap sektörü, şehirde hızla gelişen alanlardan biri” dedi DİMOB Başkanı Erdem Bilir ise, bu projenin on yılı aşkın bir süredir hayata geçirilmesi beklenen bir proje olduğunu ve bunu gerçekleştirebilmenin gurur olduğunu dile getirdi. Elbir, "Bu merkez, Diyarbakır’ı mobilya ticaretinin merkezi haline getirecek. 10’dan fazla şehirden ve komşu ülkelerden ticaret akışını sağlayarak istihdam oluşturacak" diye konuştu. DİMOB’un, Diyarbakır’ın ticaret potansiyelini artıracağı ve bölgedeki ekonomik dinamiklerin güçlenmesine katkıda bulunacağını vurgulayan Elbir, "Bu merkez, yeni bir pazar noktası olacak ve şehrin üretim kapasitesini artıracak," şeklinde konuştu. DİMOB lansman toplantısına Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, iş adamları ve yatırımcılar katıldı.
Diyarbakır’da bir kadın, evinde kaldığı kişinin müstehcen görüntülerini çekerek 10 milyon istedi
21 Eylül 2024 Cumartesi - 16:23 Diyarbakır’da bir kadın, evinde kaldığı kişinin müstehcen görüntülerini çekerek 10 milyon istedi Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde bir kadın, evinde kaldığı erkeğin müstehcen görüntülerini çekerek 10 milyon lira istedi. 3 kişilik şebeke, mağdur adamın şikayetiyle "Şantaj Operasyonu" ile çökertildi. Bismil ilçesinde M.K. (47), sosyal medyadan tanıştığı ve A.Ç. rumuzlu bildiği kadınla bir müddet yaşadı. Evindeki 8 bin lirası kaybolan M.K., bunun üzerine A.Ç.’yi aradı. A.Ç.’nin, "Elimde çıplak görüntülerin var. 10 milyon TL vermezsen tüm akrabaların görür" tehdidinde bulunması üzerine M.K., Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine çalışma başlatan Bismil Asayiş Büro ekipleri, şüpheli A.Ç. isimli kadının aslında S.B. (29) olduğunu tespit etti. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile adım adım takibe alınan S.B., önceden seri numaraları alınmış 2 milyon liralık ön ödemenin teslimi için M.K. tarafından polisin belirlediği bir iş yerine davet edildi. S.B isimli kadın, buluşma yerinde 2 milyon TL parayı alıp ayrılacağı esnada Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince kıskıvrak yakalandı. Asayiş büro ekiplerince üzerindeki ruhsatsız tabanca ile gözaltına alınan S.B., Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğündeki sorgusunda suçunu itiraf etti. Soruşturmayı derinleştiren polis şebekenin diğer üyeleri R.H. ve H.T. isimli şüphelileri de gözaltına aldı. Şebekenin başka kurbanlarının da olabileceği ihtimalini değerlendiren polis, şüphelilere ait dijital materyalleri incelemeye aldı. Emniyet işlemlerinin ardından Bismil Adalet Sarayına sevk edilen S.B., R.H. ve H.T. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Narin Güran cinayetinde tutuklu Nevzat Bahtiyar’dan itiraf: “Salim bana, ‘Yüksel’le birlikte olduğumuzu kız gördüğü için bu kızı ben öldürdüm. Artık sende benim suç ortağımsın. Bu olaya tanık olduğun için bu cesedi yok edeceksin”
21 Eylül 2024 Cumartesi - 11:42 Narin Güran cinayetinde tutuklu Nevzat Bahtiyar’dan itiraf: “Salim bana, ‘Yüksel’le birlikte olduğumuzu kız gördüğü için bu kızı ben öldürdüm. Artık sende benim suç ortağımsın. Bu olaya tanık olduğun için bu cesedi yok edeceksin” Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran’ın cansız bedenin dereye taşıdığını daha önce itiraf eden ve soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Nevzat Bahtiyar, yeniden verdiği ifadede de, “Salim bana, ‘Yüksel’le birlikte olduğumuzu kız gördüğü için bu kızı ben öldürdüm. Artık sende benim suç ortağımsın. Bu olaya tanık olduğun için bu cesedi yok edeceksin. Yoksa senin oğlunu gittiği futbol okulundan aldırır, kafasına sıktırırım. Bunu yok et ve sonrasında da sana 200 bin lira vereceğim’ iddialarında bulundu. Merkez Bağlar ilçesindeki Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kaybolan, 8 Eylül günü cansız bedeni mahalleye 2 kilometre uzaklıktaki Eğertutmaz Deresi’nde bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine soruşturma sürüyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu 12 kişi arasında yer alan ve daha önce verdiği ifadede Narin’in cansız bedenini dereye taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, tutuklu bulunduğu cezaevine yazdığı dilekçe adliyede ifade vermek istediğini bildirdi. Yoğun güvenlik önlemleri altında Diyarbakır Adliyesi’ne dün akşam saatlerinde getirilen Nevzat Bahtiyar, Narin’in cinayetini yürüten savcılar tarafından 4 saat sorgulandı. Nevzat Bahtiyar’ın savcılığa verdiği ifade de, amca Salim Güran’ın Narin’in annesi olan Yüksel Güran ile cinsel ilişki yaşadığına Narin’in görmesinden dolayı öldürdüğünü ileri sürdü. Bahtiyar, daha önce verdiği ifadelere ilişkin, bazı olayları olayın sıcaklığı ve Salim Güran’ın tehditlerinden dolayı farklı anlattığını öne sürerek, 21 Ağustos günü yaşananları anlattı. Narin’in öldürüldüğü 21 Ağustos günü saat 15.08’de Salim Güran’ı su meselesi yüzünden aradığını aktaran, Bahtiyar, daha sonra Salim de kendisini ağabeyi Narin babası Arif Güran’ın evinin bulunduğu tepeden seslenerek, yanına çağırdığını söyledi. Salim ile Arif Güran’ın evine girdiklerini ileri süren Bahtiyar, şunları söyledi: “Bir oda hariç tüm odaların kapıları kapalıydı. Evin içinde anne Yüksel ile Enes, Eren ve Muhammed Güran dahil hiç kimseyi görmedim. Herhangi bir ses de duymadığım için odalarda olup olmadıklarını da bilmiyorum. Salim beni solda bulunan odalardan birine götürdüğünde Narin’in yerde hareketsiz yatar vaziyette olduğunu gördüm. Hatırladığım kadarıyla Narin’in ağzında köpük şeklinde bir sıvı vardı. Salim bana, ‘Yüksel’le birlikte olduğumuzu kız gördüğü için bu kızı ben öldürdüm. Artık sende benim suç ortağımsın. -Bu olaya tanık olduğun için bu cesedi yok edeceksin. Yoksa senin oğlunu gittiği futbol okulundan aldırır, kafasına sıktırırım. Bunu yok et ve sonrasında da sana 200 bin lira vereceğim.” Daha sonra Narin’in cesedin Salim ile birlikte battaniyenin içine bıraktığı öne süren Bahtiyar, Salim’i cesedi kucağına verdikten sonra ben de cesetle birlikte evden ayrıldığını söyledi. Kapı önünde Narin’in terlikleri olduğunu söyleyen Bahtiyar, Salim’in söylemesi üzerine onları da alıp battaniyenin içine koyduktan sonra aracına bırakmak için evime doğru gittiğini, ilk önce kendisine ait ahıra pencereden cesedi bıraktığını dile getirdi. Ardından ahırdaki çuvalı aceleyle cesedin başından geçirdiğini anlatan Bahtiyar, ancak çuvalı bağlamadan, cesedi kendi aracının arka koltuk paspasına bıraktığını ve battaniyeyi de arkadan aracıyla gelen Salim’e verdiğini öne sürdü. İfadesinde, “Salim battaniyeyi kendi aracına bıraktı. Bana da, ‘Cesedi gerekirse parçala, sonra da Eğertutmaz deresine at” diyen Bahtiyar, “Bu sırada yukarı doğru yani Arif Güran’ın evine doğru baktığımda Narin’in annesi Yüksel’in yüzünü ellerinin arasına alarak ağlayarak baktığını gördüm. Cesedi Eğertutmaz deresine götürdüm ve daha önce yer gösterme yaptığım yere bıraktım. Üzerine de dikkat çekmemesi için büyük bir taş bıraktım” diye konuştu. Narin’in bir ayağı çuvalın dışında kaldığını söyleyen Bahtiyar, telaşlı olduğu için olay yerinden hemen uzaklaştığını öne sürdü. Olaydan sonra Salim’le yüz yüze veya telefonla görüşmediğini anlatan Bahtiyar, birkaç gün sonra yolda karşılaşınca kendisiyle kaş göz işareti yaparak selamlaştığını söyledi. Narin’in cansız bedenini bıraktığı yeri Salim’in görüp görmediğini bilmediğini ifade eden Bahtiyar, ancak Eğertutmaz deresi köyün yüksek yerlerinden açıkça görüldüğüne dikkat çekti. Salim’in kendisini arkadan izleyerek cesedi nereye bıraktığını görmüş olabileceğini söyleyen Bahtiyar, olay tamamen bu şekilde yaşandığın, Narin’i kesinlikle öldürmediğini, sadece Salim’in cesedi kendisine teslim etmesi nedeniyle Eğertutmaz deresine bıraktığını öne sürdü. Nevzat Bahtiyar ifadesinin ardından tekrar tutuklu bulunduğu cezaevine gönderildi.