Yerel Haberler
Diyarbakır
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:40 Nahit Eren: "Hedeflediğimiz Süper Lig için kenetlenmenin tam da zamanı" Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Nahit Eren, Bandırma’ya gidip üç puanı alıp kentte döneceklerini belirterek, "Amedspor’a gönül vermiş herkese seslenmek istiyorum. Hedeflediğimiz Süper Lig için kenetlenmenin tam da zamanı" dedi. Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Nahit Eren, merkez Kayapınar ilçesindeki Şehmus Özer Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında, sezon başı planlamayı, kadro yapılanmasını, büyük Amedspor’u Süper Lig’e çıkarmak üzere şekillendirildiğini söyledi. O amaçla da lige başladıklarını belirten Eren, "Kadro yapılanmamız, kadro derinliğimiz ve kentin beklentisi, bütün bölgenin beklentisi Amedspor’a gönül veren herkesin beklentisi Süper Lig’de görmek. Geldiğimiz aşama itibariyla, bulunduğumuz pozisyon itibarıyla lig tamamlansa Amedspor Süper Lig’i görecek. Bu avantajımızı kalan üç maçımızda da muhafaza ederek, üç maçımızda alacağımız olumlu neticelerle Süper Lig’e rakiplerimizin alacağı, ya da kaybedeceği puanı düşünmeden kendi maçlarımıza odaklanarak Süper Lig’e çıkacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Teknik ekibimize, futbolcularımıza inanıyoruz" "Teknik ekibimize, futbolcularımıza inanıyoruz. Zaman zaman bu tür yol kazalarımız olmadı mı, oldu tabii" diyen Eren, "Daha önce de yaşadık. Üç günde bir maç trafiğimiz var. Son 8-9 günde 3 maç yaptık. Zaman zaman yorgunluklar oluyor. Eminevim Ümraniyespor maçı, beklentileri karşılayan bir sonuç olmadı. Kendi sahamızda Amedspor, taraftar desteğiyle çok güzel neticeler aldık. Zaman zaman puanlar kaybettiğimiz maçlarımız da oldu. Son dört maça girmişken iç sahada hesaplamadığımız bir puan kaybı söz konusu oldu. Futbolcularımızla, teknik heyetimizle bu durumları değerlendirdik. Bu maçı unuttuk, Bandırmaspor maçına hazırlık yapıyoruz. Eminim ki, inanıyorum da Bandırma’ya gidip üç puanımızı alıp kentimize döneceğiz. Amedspor’a gönül vermiş herkese seslenmek istiyorum. Hedeflediğimiz süper lig için kenetlenmenin tam da zamanı" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:20 Diyarbakır’da 2. Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu gerçekleştirildi Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen 2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Diyarbakır Manda Yetiştiricileri Birliği ev sahipliğinde, Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi koordinatörlüğünde "2. Diyarbakır Manda Yetiştiriciliği Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyuma İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü Kudret Berekatoğlu, Muş İl Tarım ve Orman Müdürü Necattin Gönç, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcıları, ilçe ve şube müdürleri, Diyarbakır Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Recep Birtane, sivil toplum kuruluş temsilcileri, kurum amirleri ve teknik personel katılım sağladı. Sempozyumda bir konuşma yapan Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, ilin hayvancılıktaki gücüne ve manda yetiştiriciliğinde ulaşılan noktaya dikkat çekti. İl Tarım ve Orman Müdürü Alan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ’’Hepinizin bildiği gibi Diyarbakır, hayvan varlığı bakımından ülkemizin önde gelen illerinden biridir. İlimiz, 593 bin 422 büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’de 6. sırada, 2 milyon 302 bin 645 küçükbaş hayvan varlığıyla 4. sırada ve 17 bin 345 manda varlığıyla da 2. sırada yer almaktadır. Bu tablo, ilimizin hayvancılıktaki gücünü açıkça göstermektedir. Özellikle manda varlığımızdaki artış hepimizi gururlandırmaktadır. 2002 yılında sadece 3 bin 502 adet olan manda sayımız, ilimizde yürütülen ıslah çalışmaları ve sağlanan destekler sayesinde 2026 yılı itibarıyla 17 bin 345 adede ulaşmıştır. Bakanlığımızın destekleri ve TAGEM öncülüğünde yürütülen manda ıslah projeleriyle ülkemizde manda yetiştiriciliğini daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. 2024 yılında yeni bir destekleme modeline, Tarımsal Üretim Planlama Modeline geçtik. Bu yeni modelle birlikte doğrudan malağa destek vermeye başladık. 2025 yılında, üreme parametresi buzağıya göre daha düşük olan mandalarımız için buzağı desteğinin iki katı oranında destek sağlayarak üreticilerimizin yanında olduk. 2024-2025 yıllarında toplam bin 331 yetiştiricimize, 4 bin 181 baş malağa karşılık 12 milyon 150 bin 123 lira destekleme ödemesi yaptık." İki ayrı oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumda, manda yetiştiriciliği alanında edinilen bilgi ve tecrübeler katılımcılarla paylaşılırken, sektörün mevcut durumu değerlendirilerek karşılaşılan sorunlar ele alındı. Ayrıca, sürdürülebilir üretimin artırılması ve yetiştiriciliğin geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri görüşüldü. Sempozyum sonunda, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve manda yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik gelecekte atılacak adımları içeren bir yol haritası oluşturuldu.
Beyaz Bayraklı işletmeler denetlendi
05 Eylül 2024 Perşembe - 15:26 Beyaz Bayraklı işletmeler denetlendi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, ’Beyaz Bayrak’ verilen iş yerlerinin kriterleri yerine getirip getirmediğine yönelik denetim yaptı. Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Gıda Kontrol ekipleri, kent genelinde yaptığı denetimlerde gerekli şartları taşıyan işletmelere 3, 2 veya 1 yıldızlı ’Beyaz Bayrak’ veriyor. Mevcut denetimlerden farklı olarak tüketicileri de içine alan, iş yerlerinde kalite ve gıda güvenliğini sağlayan Beyaz Bayrak uygulamasında, 50’nin üzerinde teknik, hijyenik ve fiziki kriter bulunuyor. Ekipler, il genelinde iş yerlerine önce bilgilendirme yapıyor daha sonra da denetimler gerçekleştiriyor. Denetimlerde; aydınlatmadan temizliğe, teknik ekipmandan personel kıyafetine, servis kalitesinden çevre temizliğine kadar geniş bir yelpazede incelemeler yapılıyor. Sayının 300’e çıkarılması hedefleniyor Beyaz Bayrak almaya hak kazanan iş yerlerine büyükşehir belediyesi ekiplerince “Bu iş yeri düzenli olarak Büyükşehir Belediyesi Gıda Denetim ekiplerimiz tarafından denetlenmektedir. Hijyenik ve sağlıklı bir ortam için Beyaz Bayrak asılı iş yerlerini tercih edebilirsiniz” yazıları asılıyor. Kentte şu ana kadar 200’den fazla işletmeye Beyaz Bayrak verildi, sayının 300’e çıkarılması hedefleniyor. "Beyaz Bayrak bir kalite belgesidir" Beyaz Bayrak denetimlerine katılan Sağlık İşleri Daire Başkanı Vahap Saçaklı, Beyaz Bayrak verilen işletmeleri rutin olarak denetlediklerini belirtti. Beyaz Bayrak uygulamasında kriterleri Türk Gıda Kodeksini referans alarak belirlediklerini aktaran Saçaklı, sürekli yaptıkları denetimlerde teknik, hijyenik ve fiziki şartlarında gerileme görecekleri işletmelerin beyaz bayraklarının geri alınacağını ifade etti. Saçaklı, "Beyaz Bayrak projesi ilimizde bulunan ve gıda alanında faaliyet gösteren işletmelere yönelik hazırlanmış bir kalite belgesidir. Herhangi bir işletmenin Beyaz Bayrak’a sahip olması o işletmenin teknik, hijyenik ve fiziki yönden standartları karşıladığını; üretim ve kalite anlamında üst düzeyde olduğunu gösterir. Şu an Diyarbakır’da 200’ü aşkın işletmemiz Beyaz Bayrak sahibidir. Yaptığımız denetimler sonrası Beyaz Bayrak almayı hak eden işletmeleri rutin olarak 6 ayda bir denetliyoruz. Tekrar eden bu denetimlerde eksiği olan işletmelere süre verip eksikliklerini tamamlamalarını istiyoruz” dedi.
Uzmanından 5 dakikalık egzersiz tavsiyesi
05 Eylül 2024 Perşembe - 10:13 Uzmanından 5 dakikalık egzersiz tavsiyesi Diyarbakır’da kadın ve erkeklere sağlıklı yaşam için seminer verildi. Yoga eğitmeni, günlük 5 dakikalık uygulamalar ile negatif enerjiden kurtulabileceğini söyledi. Pars Yakın Müdafaa Merkezi, İçişleri Bakanlığı tarafından dört projeye ev sahipliği yapıyor. Merkeze gelenler, sağlıklı yaşam ve zinde kalmak için uygulamalı seminerler alıyor. Günde 5 dakikalık egzersizlerle zinde kalıp negatif enerjiden kurtulmasına dikkat çekiliyor. Yoga Eğitmeni Dicle Nur Bayar, öğrenciler ile yaptıkları çeşitli bir egzersiz olduğunu, bunu günlük hayatta yaptıkları zaman beden farkındalığı, kalp sağlığı ve güne başlangıçta zinde ve enerjik başlamayı hedeflediklerini söyledi. Burada yapmış oldukları egzersizlerin birçoğunun da bedeni çalıştırmaya yönelik olduğunu belirten Bayar, “Genel olarak haftada 1 saatlik öneriyoruz. Her güne başlangıçta nefes egzersizleri özelikle 5 dakika yapıldığında zihnin daha iyi çalışmasında, anda kalmasında, konsantre olabilmeye, beden ve zihin sağlığını tam anlamıyla yönetebilmeye yarıyor. Bizim yaptığımız çalışmaların çoğu da hem nefes hem de beden arasındaki uyumu yakalayabilmek” dedi. “Bedeni çalıştırdığın zaman artık zihin alanında kaldığın için sosyal hayatta, ya da günlük yaşamda etkilendiğin bir olayda onu düşünmüyorsun” diyen Bayar, “Tam anlamıyla kendi bedenin üzerinde çalışıyorsun. Genel olarak 4 ile 70 yaş arası diyebiliriz. Spor yapmanın, bedeni çalıştırmanın, kişinin kendisiyle ilgilenmesinin belli bir yaşı yok, herkes yapabilir” şeklinde konuştu. Gençlik Derneği Başkanı ve Eğitmen Mücahit Yılmaz , Pars Yakın Müdafaa Merkezinin İçişleri Bakanlığı tarafından dört projeye ev sahipliği yapmış bir merkez olduğunu dile getirdi. Burada kendini koruma eğitiminin yanı sıra sağlıklı yaşam egzersizleri yapılmakta olduğunu aktaran Yılmaz, “Eğitmenlerimiz kursiyerlerimize sağlıklı bir yaşam, doğru bir egzersiz programı nasıl yapılır onu anlatıp uyguluyor. Sağlıklı yaşam egzersizleri seminerlerimiz devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da bu taksiye binen yolcular, şoförün seslendirdiği şarkılar ile yolculuk yapıyor
04 Eylül 2024 Çarşamba - 10:12 Diyarbakır’da bu taksiye binen yolcular, şoförün seslendirdiği şarkılar ile yolculuk yapıyor Diyarbakır’da, yaklaşık 10 yıldır eşinden ayrı olan taksici, seslendirdiği şarkıları yolcularına dinleterek gidecekleri yere bırakıyor. Diyarbakır’da yaşayan amatör sanatçı taksici Ahmet Yıldırım, 2000 yıllarında bir kıza aşık olunca besteler yapıp, şarkılar seslendirmeye başladı. 10 yıldır eşinden ayrı olan yıldırım, yaklaşık 6 yıldır taksicilik yapıyor. Müşteriler ise, Yıldırım’ı tercih ettiklerinde onun seslendirdiği şarkılar eşliğinde yolculuk yapıyor. Amatör sanatçı taksici Ahmet Yıldırım, 2000’li yıllarda bir kıza aşık olduğunu, sevince ona besteler yapmaya, şarkı söylemeye başladığını söyledi. Bu şekilde arkadaşları beğenince kaset doldurmaya başladığını belirten Yıldırım, müzik hayatının sevdiği insan yüzünden başladığını dile getirdi. Doldurduğu amatörce parçaları müşterilerine dinlettiğini aktaran Yıldırım, “Onlarda şaşırıyorlar, ‘gerçekten sen misin?’ tanıyan da oluyor. Beni çok seviyorlar, bende onları çok seviyorum. Müşteriler gayet memnun. Müziğimi dinleyerek gitmelerinden çok çok keyif alıyorlar. Hayatımı bu şekilde sürdürüp gidiyorum” dedi. “Yaklaşık 10 yıldır ayrıyız, ama sanki hiç ayrılmamış gibiyim” “Seslendirdiğim şarkılar Hüseyin Altun ağabeyimizin, Selahattin Özdemir ağabeyimizin eserleri. Onlardan müsaade isteyerek onların parçalarını okudum” diyen Yıldırım, şöyle konuştu: “Kusura bakmasınlar sadece amatör olarak okudum. İleride kendi bestelerimler, dostlarımın, arkadaşlarımın, yolcularımın karşısına çıkacağım. Benim bestelerimizin şu an sözleri bitti sayılır. Müzik çalışmaları devam ediyor. Müzik çalışmalarımda bittiğinde yakında plakım çıkar. 5-6 yıl var taksicilik yapıyorum. Bu 5-6 yıl içerisinde neredeyse müşterilerimin hepsi beni tanır oldu. Binen, bir dahaki binişende ‘kendi şarkını açar mısın’ diyor. Sevdiğim kadınla biraz sorunlarımız var. İnşallah barışırız. Kendisi eşim zaten. İnşallah sesimi duyar gelir barışırız. Yaklaşık 10 yıldır ayrıyız, ama sanki hiç ayrılmamış gibiyim” Müşteri Tuncay Çelik, şarkıyı şoförün söylediğine çok şaşırdığını ifade etti. Ferdi Tayfur’un sesine benzettiğini, onun parçası zannettiğini aktaran Çelik, “Şarkının güzelliği bozulmasın diye sormadım da. Ağabey söylemeseydi de hiç farkına varmayacaktım. İndiğimde de soracaktım bu kimin parçası diye. Daha önce aşina olmadığım bir parça. Taksiye bindik rast gele denk geldim. Ağabeyin sesini de, tarzını da çok beğendim. Beklemiyordum, bir taksiciden böyle bir ses çıkacağını düşünmemiştim” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi, 55 aile çocuğuna kavuştu
03 Eylül 2024 Salı - 16:25 Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi, 55 aile çocuğuna kavuştu Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019 yılında başlattığı evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi. 6 yılda 482 aile nöbete katıldı, 55 aile çocuğuna kavuştu. 3 Eylül 2019 yılında Hacire Akar’ın oğlu Mehmet Akar’ın terör örgütü PKK’ya katılmasını engellemek için başlattığı evlat nöbetti Diyarbakır’dan Van, Muş, Hakkari, Şırnak, İzmir ve Almanya’ya kadar uzandı. Altı yılda 482 aile oturma eylemine dahil oldu, ailelerin aralıksız tuttuğu evlat nöbetindeki çağrıları ve güvenlik güçlerinin çalışmaları sonucu 55 aile evladına kavuştu. Evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi, eski HDP il başkanlığı önünde program düzenlendi. Birçok kentten STK temsilcileri, siyasi partiler ve aileler, evlat nöbetindeki ailelere destek ziyaretinde bulundu. Burada düzenlenen programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, cesur annelerin tam bin 827 gündür nöbette olduğunu, nöbetin 6’ıncı yılında 482 aile nöbete devam ederek umudu diri tutuğunu söyledi. Altı yıldır dualarla, sabırla, cesaretle tutulan bu nöbettin, Şırnak’a, Hakkari’ye, Muş’a, Van’a, İzmir’e ve hatta Almanya’ya uzandığına değinen Aktaş, “Bu çabalar somut olarak meyvesini verdi ve hamdolsun ki, 55 evlat ailesine kavuştu. Yaptığımız çalışmalar ve tüm öngörülerimize göre şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, PKK terör örgütünün kanlı ellerinde tek bir evlat dahi kalmayacaktır” dedi. “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bakanımızın desteğiyle sürdürdüğümüz terörle mücadelemizde en büyük dayanaklarımızdan biri de sizlerin bu direniş ruhu, cesareti ve bu azmidir” diyen Aktaş, şöyle konuştu: “Artık kirli düzenleri için kimseyi kandıramayan ve sizlerin evladını kaçırıp kendi evlatlarına yurtiçinde ve yurtdışında her türlü eğitim imkanını ve konforunu sağlayanların ipliği pazara çıkmıştır. Ülke içinde güvenliği sağlamanın yanı sıra yaptığımız sınır ötesi operasyonlarla bir güvenlik koridoru inşa ederek örgüte eleman devşiren bu mekanizmayı tamamen ortadan kaldıracağız.” Oğlu Tuncay Bingöl için evlat nöbetinde olan anne Fatma Bingöl, oğlunun 14 yaşındaki halini hatırladığını, şu anda oğlunun ne şekilde olduğunu hatırlayamadığını dile getirdi. “Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz” Oğlunu istediğini, bütün anneler adına burada bu eylemi başlattıklarını belirten Bingöl, “Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle bu çocuklarımızı HDP’den, PKK’dan çıkartıp getireceğiz. 10, 14, 12 yaşındaki çocukların hakkı dağ değil, evleridir. Çocuklarımızın elindeki kalemi alıp götürüp dağda silah verdiler. 10 yıldır bu çocuklarımızın arkasından ağlayarak köşede olsun, salonda, evin içinde olsun yüzümüz bir gün gülmedi bu çocuklarımızın yüzünden. Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz. Polisimize, askerimize silah sıkmalarını istemiyoruz. Burada şehit ailelerimiz var. Allah, onlara da sabır versin. Anneler olarak istemiyoruz çocuklarımızı askerimizi, polisimizi öldürsün. Polis, askerimiz de çocuklarımıza kursun sıkmasınlar” diye konuştu. 15 yaşında kaçırılan Özkan Aydın’ın babası Süleyman Aydın ise şunları söyledi: “Bütün dünya biliyor ki HDP, Kandil’in şubesidir. Şimdi ki ismi ile DEM Parti. Bizim evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı zehirleyerek terör örgütü PKK’nın önüne atan bunlardır. 6 yıldır burada evlatlarımızı isterken bütün dünya feryadımızı duydu bir tek HDP duymadı.” Program, konuşmaların ardından sona erdi.