Yerel Haberler
Diyarbakır
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:27 Cumhuriyet Savcısı Çakmakkaya şiddet olaylarını değerlendirdi Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, şiddet olaylarının önlenmesinin aynı zamanda modern ceza adalet sistemlerinin temel yaklaşımı haline geldiğini söyledi. Geçtiğimiz yıllarda Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde duruşma savcısı olarak görev yapan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, çocuklar ve gençler arasında gözlemlenen şiddet eğilimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günümüzde dijital oyunların yaygınlaşmasının özellikle ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklar üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu vurgulayan Çakmakkaya, gelişim çağındaki bireylerin zihinsel ve sosyal açıdan hassas bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Uzun süreli ekran maruziyetinin dikkat süresinde azalma, akademik başarıda düşüş, sosyal ilişkilerde zayıflama, fiziksel hareketsizlik ve uyku düzeninde bozulma gibi sonuçlar doğurabildiğini kaydeden Çakmakkaya, bazı oyun içeriklerinin ve oyunların aralarında yer alan şiddet içerikli reklamların şiddet temelli davranış kalıplarını normalleştirebildiğini söyledi. Çakmakkaya, öfke kontrolü gelişmemiş çocuklarda problem çözme becerilerinin yerini saldırgan tepkilerin alabileceğini, bu durumun yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda ilerleyen dönemlerde suç davranışı açısından da risk oluşturduğunu dile getirdi. "Bilimsel çalışmalar şiddet eğilimine dikkat çekiyor" Uluslararası akademik çalışmalarda da dijital bağımlılık ve davranışsal değişimler arasındaki ilişkinin incelendiğini belirten Çakmakkaya, araştırmalarda dijital ortam kullanımının bireylerin sosyal davranışları ve psikolojik dengesi üzerinde belirleyici etkiler oluşturabileceğinin ortaya konulduğunu ifade etti. Çakmakkaya, araştırmaların kontrolsüz dijital tüketimin sosyal izolasyon, empati zayıflaması ve saldırganlık eğilimleriyle ilişkilendirilebildiğini gösterdiğini aktardı. 2020 yılında uluslararası bilimsel hakemli dergide yayınlanan ve ortak yazarı olduğu şiddet konusundaki makalede şiddet konusunu incelediklerini belirten Çakmakkaya, Prof. Dr. Sevil Atasoy’un ve uluslararası diğer çalışmaların da değerlendirilmesi sonucu seri katillerin küçüklüklerinde diğer canlılara, özellikle hayvanlara karşı şiddete yönelik eylemlerinin olduğunun saptandığına değinerek, patolojik durumların çocukluk çağından itibaren takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şiddetin çoğu zaman ani ortaya çıkmadığını belirten Çakmakkaya, çocukluk döneminde gözlenen bazı davranışların ileride ciddi suç eğilimlerinin erken işaretleri olabileceğine dikkat çekti. Kriminoloji alanındaki çalışmaların küçük yaşlarda hayvanlara yönelik şiddet davranışı sergileyen bireylerin ilerleyen dönemlerde daha ağır şiddet eylemlerine yönelme riskinin arttığını ortaya koyduğunu söyleyen Çakmakkaya, çocukluk çağı travmalarının basında yer alan haberlerin veriliş şeklinden dijital oyunlara ve diğer faktörlere uzanan çok fazla sayıda sebebi olduğunu kaydetti. Şiddetin yalnızca bireysel bir disiplin sorunu değil, toplum güvenliği açısından erken müdahale gerektiren bir risk alanı olduğunu söyleyen Çakmakkaya, bu sorunu çözmek için aile, okul ve yerel yönetimlere ortak sorumluluk düştüğünü söyledi.
Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi
03 Mart 2026 Salı - 10:44 Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi Diyarbakır’da aile işletmesinde 31 yıldır şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, Ramazan ayında vatandaşların ilk tercihi oluyor. Diyarbakır’da 3’ü kadın 8 kişilik aile, çeyrek asırdan fazla bir süredir tatlı şeker pancarından glikoz içermeyen tatlı yapıp satıyor. Şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, iftar sofralarını süslemek üzere vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sağlıklı ve lezzetli olarak tercih edilen bu tatlılar, yalnızca yerel halktan değil, çevre ilçelerden gelen vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Ben u Sen Mahallesi’ndeki dükkanın önünde iftar saatine doğru oluşan uzun kuyruklar, tatlıların popülerliğini gözler önüne seriyor. Bölgedeki diğer esnafın da bu tatlıcıdan toptan ürün alarak kendi dükkanlarında satışa sunması, işletmenin ününü daha da artırıyor. "Ramazan ayı yoğun geçiyor" İşletmeci Mehmet Şirin Sukut, 31 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Sukut, "İşimi severek, isteyerek yapıyorum. Şeker pancarı kullanıyorum, glikoz kullanmıyorum. Hakiki sıvı yağ kullanıyorum. Eşim ve çocuklarımla beraber çalışıyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Başka elemanlar da var gelip benden toptan ucuza tatlı alıp kendi paylarını üstüne koyup satıyorlar. Onlar da ekmek yiyorlar. Herkes memnun halinden. Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden buraya gelip tatlı alıyorlar" dedi. 12 ay boyunca tatlı ürettiğini fakat en yoğun ayın Ramazan ayı olduğunu aktaran Sukut, "Ramazan ayında yoğunluk daha çok, diğer aylar normaldir. Kışın sakin geçiyor genelde ama Ramazan ayı tam tersine çok yoğun geçiyor. Vatandaşlarımız tatlıyı seviyorlar. İçi yumuşaktır, dışı çıtırdır. Glikoz yok temizdir" diye konuştu. Sukut’un 4 oğlundan Mehmet Sukut ise, "Burada 31 yıldır tatlı yapıyoruz. Çok eskiden beri orijinal şeker pancarından elde edilen şerbetleri kullanıyoruz. İnsanlarımız bu kaliteyi duyduğunda gelip tatlılarını buradan almayı tercih ediyor. Çevrede birçok tatlıcı olmasına rağmen vatandaşlar farklı yerlerden sadece buradan tatlı almaya geliyor. Ben, abilerim ve kardeşlerimle birlikte ailecek çalışıyoruz. Özellikle Ramazan ayında yoğunluk çok fazla oluyor. Hep birlikte el ele vererek bu kalabalığa yetişmeye çalışıyoruz. İşletmemizde 4 erkek kardeş, 1 kız kardeş, anne ve babamız da dahil olmak üzere ailecek emek veriyoruz. Bir ağabeyimiz de ayrı bir dükkanla ilgileniyor. Hanımlarımızla birlikte toplam 7-8 kişi bu sektörü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Küçük bir işletmeyiz ama çok şükür bereketi güzel. Dışarıdan gelen esnaf ve personel buradan 200-400 adet tatlı alarak çevre bölgelere ve başka ilçelere götürüp satış yapıyor. Bu sayede ismimiz geniş bir çevreye yayılmış durumda. Şu anda tatlılarımızın fiyatı 75 lira. Müşterilerimiz nasıl isterse az kızarmış, az şerbetli, tam kızarmış, küçük ya da büyük şekilde taleplerine göre elimizden geldiğince hazırlayıp sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Müşterilerden Abdullah Seçkin, başka bir semtten bu tatlı için her gün gelip gittiğini söyledi. Seçkin, "Tatlıyı çok beğeniyoruz. Ablamızın eli değdiği zaman daha da lezzetli oluyor. Her gün oruç boyunca Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden, farklı semtlerinden buraya gelenler oluyor bu tatlıyı almak için" dedi.
Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi
03 Mart 2026 Salı - 10:37 Şeker pancarından üretilen glikozsuz tatlılara yoğun ilgi Diyarbakır’da bir aile, 31 yıldır şeker pancarından glikozsuz tatlı yapıp satıyor. İş yerlerinin önü hemen her an dolu olan ailenin yaptığı tatlılar, özellikle Ramazan ayında vatandaşların ilk tercihi oluyor. Diyarbakır’da 3’ü kadın 8 kişilik bir aile, çeyrek asırdan fazla bir süredir tatlı şeker pancarından glikoz içermeyen tatlı yapıp satıyor. Şeker pancarı kullanılarak üretilen glikozsuz tatlılar, iftar sofralarını süslemek üzere vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sağlıklı ve lezzetli olarak tercih edilen bu tatlılar, yalnızca yerel halktan değil, çevre ilçelerden gelen vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Ben u Sen Mahallesi’nde bulunan dükkanın önünde iftar saatine doğru oluşan uzun kuyruklar, tatlıların popülerliğini gözler önüne seriyor. Bölgedeki diğer esnafın da bu tatlıcıdan toptan ürün alarak kendi dükkanlarında satışa sunması, işletmenin ününü daha da artırıyor. ’’Ramazan ayı yoğun geçiyor’’ İşletmeci Mehmet Şirin Sukut, 31 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Sukut, "İşimi severek, isteyerek yapıyorum. Şeker pancarı kullanıyorum, glikoz kullanmıyorum. Hakiki sıvı yağ kullanıyorum. Eşim ve çocuklarımla beraber çalışıyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Başka elemanlarda var gelip benden toptan ucuza tatlı alıp kendi paylarını üstüne koyup satıyorlar. Onlarda ekmek yiyorlar. Herkes memnun halinden. Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden buraya gelip tatlı alıyorlar" dedi. 12 ay boyunca tatlı ürettiğini fakat en yoğun ayın Ramazan ayı olduğunu aktaran Sukut, "Ramazan ayında yoğunluk daha çok, diğer aylar normaldir. Kışın sakin geçiyor genelde ama Ramazan ayı tam tersine çok yoğun geçiyor. Vatandaşlarımız tatlıyı seviyorlar. İçi yumuşaktır, dışı çıtırdır. Glikoz yok temizdir’’ diye konuştu. İşletmeci Mehmet Şirin Sukut ayrıca her 4 oğlunu da tatlı ustası yapmış. Oğullarından Mehmet Sukut, "Burada 31 yıldır tatlı yapıyoruz. Çok eskiden beri orijinal şeker pancarından elde edilen şerbetleri kullanıyoruz. İnsanlarımız bu kaliteyi duyduğunda gelip tatlılarını buradan almayı tercih ediyor. Çevrede birçok tatlıcı olmasına rağmen vatandaşlar farklı yerlerden sadece buradan tatlı almaya geliyor. Ben, abilerim ve kardeşlerimle birlikte ailecek çalışıyoruz. Özellikle Ramazan ayında yoğunluk çok fazla oluyor. Hep birlikte el ele vererek bu kalabalığa yetişmeye çalışıyoruz. İşletmemizde 4 erkek kardeş, 1 kız kardeş, anne ve babamız da dahil olmak üzere ailecek emek veriyoruz. Bir ağabeyimiz de ayrı bir dükkanla ilgileniyor. Hanımlarımızla birlikte toplam 7-8 kişi bu sektörü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Küçük bir işletmeyiz ama çok şükür bereketi güzel. Dışarıdan gelen esnaf ve personel buradan 200-400 adet tatlı alarak çevre bölgelere ve başka ilçelere götürüp satış yapıyor. Bu sayede ismimiz geniş bir çevreye yayılmış durumda. Şu anda tatlılarımızın fiyatı 75 lira. Müşterilerimiz nasıl isterse az kızarmış, az şerbetli, tam kızarmış, küçük ya da büyük şekilde taleplerine göre elimizden geldiğince hazırlayıp sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Müşterilerden Abdullah Seçkin, başka bir semtten bu tatlı için her gün gelip gittiğini söyledi. Seçkin, "Tatlıyı çok beğeniyoruz. Ablamızın eli değdiği zaman daha da lezzetli oluyor. Her gün oruç boyunca Diyarbakır’ın tüm ilçelerinden, farklı semtlerinden buraya gelenler oluyor bu tatlıyı almak için" dedi.
Diyarbakır’da taziye evlerine 732 sedir ve bin 464 sehpa ücretsiz dağıtıldı
03 Mart 2026 Salı - 10:29 Diyarbakır’da taziye evlerine 732 sedir ve bin 464 sehpa ücretsiz dağıtıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, toplumsal dayanışma, sosyal sorumluluk ve kültürel değerlerin yaşatılması açısından önemli bir yere sahip olan taziye evlerine aralık ayından bu yana toplam 732 sedir ve bin 464 adet sehpa dağıttı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, sosyal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla taziye evlerine ücretsiz ahşap sandalye ve sehpa dağıtımı yapıyor. Gelen talepler ve ilgili birimlerin tespitleri doğrultusunda hazırlanan malzemeler, belirlenen adreslere ekipler tarafından teslim ediliyor. Özellikle kırsal mahallelerin önceliklendirildiği çalışma kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Aralık 2025’ten bu yana toplam 732 sedir ve bin 464 adet sehpayı taziye evlerine ulaştırdı. Belirlenen program çerçevesinde birbirine yakın mahallelere eş zamanlı teslimat gerçekleştiren ekipler, Hazro ilçesine bağlı 40 haneden oluşan İncekavak Mahallesi Taziye Evi’nde malzemeleri mahalle sakinleriyle birlikte taşıyarak kurulumunu yaptı. İncekavak Mahallesi sakinlerinden Mevlüt Hüseyinoğlu, taziye evinin kendi köyleri ve çevre köylerin desteğiyle inşa edildiğini belirterek, özellikle yasların yoğun olduğu dönemlerde sandalye ve sehpa eksikliği yaşadıklarını ifade etti. Hüseyinoğlu, "Misafirlerimizi ağırlarken mobilya konusunda eksiklik yaşıyorduk. Belediye sayesinde bu yükten kurtulduk" dedi. Bir diğer mahalle sakini Mehmet Ocak ise kadın ve erkeklere aynı anda hizmet veren taziye evinin ihtiyaç duyduğu sandalye ve sehpaları farklı yerlerden temin etmek zorunda kaldıklarını dile getirerek, "Bu hizmet sayesinde önemli bir eksiklik giderildi. Belediyemize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, başta kırsal mahalleler olmak üzere kent genelinde farklı adreslerde bulunan taziye evlerine ücretsiz mobilya desteğini sürdürmeye devam edecek.