Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da İsmail Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı
02 Ağustos 2024 Cuma - 16:05 Diyarbakır’da İsmail Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı Hamas Siyasi Büro Başkanı Haniye’nin suikast ile hayatını kaybetmesi nedeniyle Diyarbakır’da sela okundu ve cuma namazının ardından gıyabi cenaze namazı kılındı. Namaz sonrası STK’lar tarafında açıklama yapıldı. İran’ın başkenti Tahran’da İsrail’in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye için Diyarbakır’da bazı sendika ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gıyabi cenaze namazı kılındı, dualar edildi. Kılınan namazın ardından Diyarbakır İslami STK’lar adına Yeryüzü Doktorları Diyarbakır Şube Başkanı Dr. Eşref Araç yaptığı açıklamada, İsmail Haniye’nin hayatını kaybetmesiyle İslam ümmetinin orta yerinden vurulduğunu söyledi. Haniye’nin ‘Filistin’e özgürlük’ vazifesini layıkıyla yerine getirerek hayatını kaybettiğini dile getiren Araç, “Evet, direniş cephesinin lideri şehit İsmail Haniye inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi Rabbine kavuştu. Rabbim şehadetini makbul ve âli eylesin. Direniş cephesi; şehit Haniye’nin şehadetiyle daha çok bilenecektir. Mücadele ve cihat azimleri daha çok artacaktır Allah’ın inayetiyle. Aksa özgür, Filistin bağımsız oluncaya kadar kıyam ve serden geçme ruhu devam edecektir. Büyük şeytan Amerika katil işgalci lideri Beyaz Saray’a davet ederek sırtını sıvazladı, ayakta alkışladı. Katliama devam, soykırıma devam, suikastlara devam telkininde bulundu. İslam ülkelerinin içine fitne tohumunu atmaya, coğrafyamızı talan etme ve yangın yerine çevirme senaryolarını uygulamak için talimatla katilini işgal edilmiş topraklara geri gönderdi” dedi. Müslüman halk olarak daha çok birlik ve vahdete ihtiyaç duyulan bir evreden geçildiğini ifade eden Araç, “Şehit Haniye’nin vasiyeti gereği haykırmalıyız, meydanları doldurmalıyız, sokaklarda yürüyüş yapmalıyız, sosyal medya tufanını başlatmalıyız ki dünyayı Siyonistlere dar etmeli, büyük şeytan Amerika’nın şeytani maskesini paramparça etmeliyiz. Şehit Haniye’nin vasiyetine dönüşen 3 Ağustos çağrısını ümmetin kıyam ve kurtuluş günü olarak ilan etmeliyiz” diye konuştu. Dr. Araç, son olarak şunları kaydetti: “Ülkemizin yetkililerine sesleniyoruz. Sokağın sesine kulak verin. Meydanların sesini duyun. Allah’tan korkun. Milli menfaatlerinizi akan mazlumun kanına tercih etmeyin. Her gün yapılan katliamlara seyirci kalmayın. Soykırımları izleyerek maslahatınızı öncelemeyin. Aksi halde bu yangın sizi de bizi de saracaktır. Acil stratejik adımlar atın. Adım atarsanız güçlü olursunuz, güçlü olmak için risksiz hesaplar peşinden koşmayın. Uluslararası diplomasi ve anlaşmaları bağlayıcı olarak görmeyin zira işgalci ve istilacı güçler bunu açık bir şekilde çiğnediklerinde bağlayıcı görmezken neden bizim için bağlayıcı olsun ki?”
Diyetisyen Kaçar: ’’Bağırsaktaki bakteriler kilonuzu yönetiyor’’
02 Ağustos 2024 Cuma - 14:53 Diyetisyen Kaçar: ’’Bağırsaktaki bakteriler kilonuzu yönetiyor’’ Diyarbakır’da Diyetisyen Öykü Kaçar, "Yapılan yeni bir araştırmada, bağırsaklardaki bakteriler kiloyu yönetiyor" dedi. Diyetisyen Öykü Kaçar, yapılan son araştırmalarda, insan vücudunun hücre sayısından daha fazla mikroorganizma barındırdığını kaydederek, bu minik canlılar topluluğuna ’’mikrobiyota’’ denildiğini söyledi. Özellikle bağırsaklarda yaşayan bu mikroorganizmaların, sindirimden bağışıklık sistemine kadar birçok vücut fonksiyonunda önemli rol oynadığını aktaran Kaçar, mikrobiyotanın obezite ile de yakından ilişkili olduğunun belirlendiğini ifade etti. Kaçar, obez bireylerin bağırsaklarında, zayıf bireylere göre farklı bir mikrobiyal yapı olduğunun gözlemlendiğini anlatarak, şu ifadelere yer verdi: ’’Bu farklılık, sadece bakteri türlerinde değil, aynı zamanda bu bakterilerin sayılarında ve ürettikleri metabolitlerde de görülür. Obez bireylerde, yüksek enerjili besinleri daha etkili bir şekilde enerjiye dönüştüren bakteriler daha fazla bulunmaktadır. Bu durum, vücudun çok fazla kalori emmesine ve yağ olarak depolamasına neden olur.’’ Mikrobiyota ve obezite arasındaki ilişkinin karmaşıklığına da değinen Kaçar, "Mikrobiyota ve obezite arasındaki ilişki, karmaşık bir döngüdür. Beslenme alışkanlıkları mikrobiyotayı etkilerken, mikrobiyota da beslenme tercihlerini şekillendirebilir. Örneğin, belirli bir bakteri türünün çoğalması, bireyi daha tatlı veya yağlı yiyeceklere yöneltebilir. Genetik faktörler de mikrobiyota ve obezite arasındaki ilişkiyi etkiler. Bazı kişilerin genetik yapısı, belirli bakteri türlerinin çoğalmasına veya azalmasına daha yatkın olabilir. Bu durum, obezite riskini artırabilir. Antibiyotik kullanımı, çevre kirliliği, stres gibi çevresel faktörler de mikrobiyotayı olumsuz etkileyerek obezite riskini artırabilir. Örneğin, çeşitlilik açısından zengin bir diyetle beslenen bireylerin bağırsaklarında, daha fazla sayıda ve çeşitlilikte bakteri türü bulunur. Bu durum, obezite riskini azaltıcı bir etkiye sahiptir. Tersine, tekdüze ve işlenmiş gıdalardan zengin bir beslenme, bağırsak mikrobiyotasının çeşitliliğini azaltarak obezite riskini artırır" dedi. Obez bireylerde, Firmicutes filumuna ait bakterilerin oranı genellikle daha yüksekken, Bacteroidetes filumuna ait bakterilerin oranı daha düşük olduğunu aktaran Kaçar, "Firmicutes, enerji elde etme konusunda daha verimli olan bakterileri içerirken, Bacteroidetes, enerji alımını düzenleyen bakterileri içerir. Probiyotikler, prebiyotikler ve fekal mikrobiyota nakli gibi yöntemler, mikrobiyotayı hedef alarak obezite tedavisinde umut vaat ediyor. Her bireyin mikrobiyotası farklı olduğundan, gelecekte obezite tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımlar ön plana çıkabilir" ifadelerini kullandı. Kaçar, işlenmiş gıdalarla beslenen ve hareketsiz bir yaşam süren kişilerde, zararlı bakteri türlerinin çoğalması ve yararlı bakteri türlerinin azalmasıyla birlikte, obezite riskinin artığını ifade ederek, sağlıklı bir yaşam için, sadece beslenme ve egzersize değil, aynı zamanda bağırsak sağlığına da özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.