Yerel Haberler
Diyarbakır
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:51 Diyarbakır’da "11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" başladı Diyarbakır’da, 36 ülkeden 44 yarışmacının katılacağı "11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, 20-26 Nisan’da gerçekleştirilecek yarışmaya ilişkin Valilik Hevsel Toplantı Salonu’nda basın mensuplarına değerlendirmede bulunan Vali Murat Zorluoğlu, organizasyona ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Vali Zorluoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din hizmetleri ve dini eğitim alanında bilgi ve tecrübesini uluslararası platforma taşımak, Müslümanlar arasında birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu geliştirmek için birçok çalışma yürüttüğünü ifade ederek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ülkenin kadim şehirlerinde düzenlediği Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışması’nın 11’incisinin bugün Diyarbakır’da başladığını ifade etti. Yarışma kapsamında 100’ün üzerinde ülkeye davetiye gönderildiğini aktaran Vali Zorluoğlu, "Toplam 134 yarışmacı başvuruda bulunmuştur. Tasarruf tedbirleri doğrultusunda ön elemeler online şekilde Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından gerçekleştirilmiş ve yarışmacı sayısı da 44’e düşürülmüştür. Diyarbakır’da icra edilecek programa Mısır, Rusya, İran, Tacikistan, Danimarka, Malezya, Yeni Zelanda ve Filistin başta olmak üzere 36 ülkeden toplam 44 yarışmacı katılacaktır" dedi. "Yarışmanın ödül töreni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecektir" 26 Nisan’daki finalde derecelerin belirleneceğini dile getiren Vali Zorluoğlu, "Yarışmacıların 12’si ’Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma’, 32’si ise ’hafızlık’ kategorisinde yarışacaktır. Ayrıca organizasyon kapsamında 9 jüri üyesi ve 6 organizasyon görevlisi ile toplam 59 kişinin de ilimize gelmesini bekliyoruz. Yarışmanın ödül töreni, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı’mızın himayelerinde 29 Nisan saat 14.00’te gerçekleştirilecektir" diye konuştu. Vali Zorluoğlu, yarışma kapsamında merkez 4 ilçe ve diğer bazı ilçelerde Kur’an-ı Kerim programlarının da icra edileceğini belirterek, şunları kaydetti: "Kur’an-ı Kerim, öyle mukaddes bir kitap ki eline alıp dokunmak, sayfalarını açıp bakmak, okumak, dinlemek, anlamak, üzerinde düşünmek, tefekkür etmek ve onu yaşamak, şüphesiz en güzel ibadettir. Tüm vatandaşlarımızı, Valiliğimizin de önemli bir şekilde destek verdiği bu çok kıymetli programı yakından takip etmeye, bundan maksimum düzeyde yararlanmaya davet ediyorum." Toplantıya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin, Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, Diyarbakır Müftüsü Celal Büyük de katıldı.
Ebeveynler dikkat: Ekrana sıklıkla maruz kalan çocuklarda otizm benzeri tablo ortaya çıkabiliyor
26 Temmuz 2024 Cuma - 11:48 Ebeveynler dikkat: Ekrana sıklıkla maruz kalan çocuklarda otizm benzeri tablo ortaya çıkabiliyor Memorial Diyarbakır Hastanesi’nde görev yapan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Dr. İbrahim Zeyrek, yaz aylarında çocukların boş vakitlerini nasıl değerlendirecekleri konusunda ailelere uyarılarda bulunarak, "Çocuğa saatlerce ekran gösterildiği zaman, otizm benzeri tablo sıklıkla karşımıza geliyor" dedi. Okulların kapalı olduğu yaz tatili döneminde çocukların boş vakitlerinin arttığını ve bu sürenin iyi yönetilmesi gerektiğini söyleyen Uzman Dr. Zeyrek, "Yaz aylarında okullar olmadığı için çocukların boş vakit diyebileceğimiz zaman genişlemesi var. Bu zamanı iyi yönetmek gerekir. Bu zamanı iyi yönetmezsen çocuklar tabi ki ister istemez çevresindeki teknolojik aletlere rahatça yönelebilirler. Bunun için ailelerin bu konuda makul kuralların olduğu bir liste hazırlaması gerekir. Bu dönemde çocuklar ders çalışmaya daha az vakit ayırabilirler. Geriye kalan zaman dilimini ise iyi doldurmak gerek. Bu zaman diliminde de çocukları sosyal aktivitelere yönlendirebiliriz" dedi. Ekran süresi konusunda yaşa göre belirlenmiş limitler olduğunu belirten Dr. Zeyrek, "Bazı yaş aralıktaki çocuklar için belirlenmiş ekran süreleri var. İlk 3 yaşına kadar zaten herhangi bir ekran maruziyeti önermiyoruz. 3-6 yaş arasındaki çocuklar günde yarım saat ekran karşısında durabilirler. 6-12 yaş arası 1 saat olmak üzere değişiyor. Yaz döneminde biraz daha vakit geniş olduğu için biraz esnek davranılabilir. Ama hassas denge korunmalıdır" şeklinde konuştu. Dr. Zeyrek, çocukların fazla ekran maruziyeti sonucu otizm benzeri davranışlar, sinirlilik, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi sorunlarla karşılaşabileceğini, bu gibi durumların özellikle ekran süresi sınırının aşılması durumunda daha sık görüldüğünü kaydetti. İnternette fazla vakit geçiren çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun daha fazla görüldüğünü vurgulayan Uzman Dr. Zeyrek şunları söyledi: “Çocuğa saatlerce ekran gösterildiği zaman, otizm benzeri tablo sıklıkla karşımıza geliyor. Sinirlilik ve davranış bozuklukları karşımıza çıkıyor. Bu durumda vakaların direkt arkasında çok ekrana maruz kalınmış mı diye sorgularız. Dediğimiz gibi belirlenen ekran süresi sınırı aşıldı mı çatışmaya girilebiliyor. Bu çatışma anında da çocuk hırçınlaşıp, sinir krizleri geçirebiliyor. Bu konuda çok dikkat edilmesi gerek. Aynı zamanda yaptığım bir çalışmada internette fazla vakit geçiren çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun daha fazla olduğunu tespit ettik.”
Ebeveynler dikkat: Ekrana sıklıkla maruz kalan çocuklarda otizm benzeri tablo ortaya çıkabiliyor
26 Temmuz 2024 Cuma - 11:41 Ebeveynler dikkat: Ekrana sıklıkla maruz kalan çocuklarda otizm benzeri tablo ortaya çıkabiliyor Memorial Diyarbakır Hastanesi’nde görev yapan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Dr. İbrahim Zeyrek, yaz aylarında çocukların boş vakitlerini nasıl değerlendirecekleri konusunda ailelere uyarılarda bulunarak, “ Çocuğa saatlerce ekran gösterildiği zaman, otizm benzeri tablo sıklıkla karşımıza geliyor” dedi. Okulların kapalı olduğu yaz tatili döneminde çocukların boş vakitlerinin arttığını ve bu sürenin iyi yönetilmesi gerektiğini söyleyen Uzman Dr. Zeyrek, “Yaz aylarında okullar olmadığı için çocukların boş vakit diyebileceğimiz zaman genişlemesi var. Bu zamanı iyi yönetmek gerekir. Bu zamanı iyi yönetmezsen çocuklar tabi ki ister istemez çevresindeki teknolojik aletlere rahatça yönelebilirler. Bunun için ailelerin bu konuda makul kuralların olduğu bir liste hazırlaması gerekir. Bu dönemde çocuklar ders çalışmaya daha az vakit ayırabilirler. Geriye kalan zaman dilimini ise iyi doldurmak gerek. Bu zaman diliminde de çocukları sosyal aktivitelere yönlendirebiliriz” dedi. Ekran süresi konusunda yaşa göre belirlenmiş limitler olduğunu belirten Dr. Zeyrek, “Bazı yaş aralıktaki çocuklar için belirlenmiş ekran süreleri var. İlk 3 yaşına kadar zaten herhangi bir ekran maruziyeti önermiyoruz. 3-6 yaş arasındaki çocuklar günde yarım saat ekran karşısında durabilirler. 6-12 yaş arası 1 saat olmak üzere değişiyor. Yaz döneminde biraz daha vakit geniş olduğu için biraz esnek davranılabilir. Ama hassas denge korunmalıdır” şeklinde konuştu. Dr. Zeyrek, çocukların fazla ekran maruziyeti sonucu otizm benzeri davranışlar, sinirlilik bozuklukları, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi sorunlarla karşılaşabileceğini, bu gibi durumların özellikle ekran süresi sınırının aşılması durumunda daha sık görüldüğünü kaydetti. İnternette fazla vakit geçiren çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun daha fazla görüldüğünü vurgulayan Uzman Dr. Zeyrek şunları kaydetti: “Çocuğa saatlerce ekran gösterildiği zaman, otizm benzeri tablo sıklıkla karşımıza geliyor. Sinirlilik ve davranış bozuklukları karşımıza çıkıyor. Bu durumda vakaların direkt arkasında çok ekrana maruz kalınmış mı diye sorgularız. Dediğimiz gibi belirlenen ekran süresi sınırı aşıldı mı çatışmaya girilebiliyor. Bu çatışma anında da çocuk hırçınlaşıp, sinir krizleri geçirebiliyor. Bu konuda çok dikkat edilmesi gerek. Aynı zamanda yaptığım bir çalışmada internette fazla vakit geçiren çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun daha fazla olduğunu tespit ettik.”