Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi 21 Nisan 2026 Salı - 10:18:30 Önümüzdeki yıl taşınması beklenen Merkez Bankası Diyarbakır Şubesinin Sur ilçesindeki binasının, müze olması için kampanya başlatılması önerildi. Tarihi Sur ilçesinde 1955’ten bu yana faaliyet gösteren Merkez Bankası Diyarbakır Şubesi, önümüzdeki yıl Kayapınar ilçesinde yapımı süren yeni binasına taşınacak. Diyarbakır Müzesi eski müdürü arkeolog Nevin Soyukaya, Merkez Bankası binasının 15 yıl önce tescillendiğini söyledi. Döneminin özelliklerini yansıtan binanın korunarak gelecek nesillere aktarımının önemli olduğunu vurgulayan Soyukaya, ’’Diyarbakır’da halkın katılımıyla kültür sanat faaliyetlerinin gerçekleştirileceği mekanların sayısı yetersiz. Bu nedenle bu binanın restore edilip kültür merkezi haline getirilmesine Diyarbakır’ın büyük ihtiyacı var. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetine de açılacak bir mekan haline getirilmeli’’ dedi. Diyarbakırlı diş hekimi Yılmaz Kaya da, boşalacak 71 yıllık mevcut binanın müzeye dönüştürülmesi için kampanya başlatılmasını istedi. Binlerce yıllık tarihi geçmişi olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim kent Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Kaya, DİTAV kurucusu merhum Şevket Beysanoğlu’nun kendilerine aktardığı bilgiler ışığında, kültürel değerleri yaşatmak, önemini anlamış bireyler olarak Diyarbakır’a karşı sorumluluğun yerine getirilmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Kaya,’’71 yılı aşkın bir süreden beri Diyarbakır Merkez Bankası olarak kullanılan yapının, yeni binaya taşınma projesi nedeniyle Diyarbakır Etnografya Müzesi olarak tahsis edilmesi şehrimizin kültür hayatına büyük katkı sağlayacaktır. Diyarbakır’ın tarihi alanlarının merkezinde bulunan bu yapı, kamu yararı da düşünülerek, mevcut hali korunarak, bugüne kadar gerçekleştirilmemiş Etnografya Müzesi olarak Diyarbakır’a kazandırılmalıdır. Bu tür yapılara işlevsellik kazandırmak çok önemli. Resmiyette Cahit Sıtkı Tarancı Evi de müze olarak tanımlanmıştır. Diyarbakır‘ın dünya çapındaki şairimizin doğduğu ve özgün Diyarbakır mimarisinin en güzel örneklerinden olan mekan, hizmete açıldığı zamandan beri özgün bir Diyarbakır evi olarak bilinmekte olup, bu işlevini de gayet iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Merkez Bankası binasında ise teknolojik olarak dijital görsellerle desteklenmiş, Diyarbakır’ın tarih ve kültürel değerlerini günümüze taşıyan objeler sergilenmeli. Burada Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Sezai Karakoç, Ali Emiri, Ahmed Arif, Şevket Beysanoğlu ve Esma Ocak gibi Diyarbakır’ın simge isimlerini dijital görsellerle genç kuşaklara tanıtabiliriz’’ diye konuştu. Araştırmacı Kenan Özhal da geçmişte Ziraat Bankası ve postane binalarının yıkılarak daha yüksek mevcut binalarının yapılması dolayısıyla tarihi Surların siluetinin bozulduğunu kaydederek, ‘’Bu yapıları müzeye dönüştürüp korumalıyız. Keşke eski PTT ve Ziraat Bankasının eski binaları da korunabilseydi’’ şeklinde konuştu.
MÜSİAD Diyarbakır heyeti Vali Zorluoğlu ile kenti kalkındırma hedeflerini masaya yatırdı
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 17:00 MÜSİAD Diyarbakır heyeti Vali Zorluoğlu ile kenti kalkındırma hedeflerini masaya yatırdı Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Bozkuş ve beraberindeki heyet Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nu ziyaret ederek, kenti kalkındırma hedefleri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Diyarbakır’a atanan Vali Murat Zorluoğlu’na hayırlı olsun ziyaretine giden MÜSİAD Diyarbakır heyeti, şehri kalkındırmak için yapılması gerekenler üzerinde sıcak bir ortamda sohbet etti. Ziyarette Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’ı daha ileriye taşımak için Sivil Toplum Kuruluşları, sanayiciler ve iş insanlarından beklentisinin çok yüksek olduğunu belirterek, hep birlikte gerek şehrin sanayileşmesi anlamında, gerek turizm, gerekse tarımda daha da ileri bir seviyeye gitmesi için gayret edeceklerini söyledi. Vali Zorluoğlu, yatırım ve istihdamın artması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi. MÜSİAD Diyarbakır Başkanı Mehmet Bozkuş, ziyarette güler yüz ve samimi karşılamasından dolayı Vali Zorluoğlu’na teşekkür etti. Bozkuş,"Valimizi Elazığ, Van ve Trabzon illerimize yapmış olduğu katkılarından ve hizmetlerinden dolayı çok iyi tanıyoruz. Valimiz gerek valilik döneminde, gerekse de belediye başkanlığı döneminde özellikle de turizmin ve sanayinin gelişmesinde çok büyük katkısı, hizmetleri ve eserleri olmuştur. Peygamberler ve Sahabeler şehri Diyarbakır’da yıllardır sağlanan huzur ve güven ile yatırım, sanayi ve turizm gerçek anlamda ilerledi. Valimiz Murat Zorluoğlu ile hem bürokrasiden gelen tecrübesi, hem de yerel yönetimde belediye başkanlığı yapmasından dolayı Diyarbakır’ı bir üst lige taşıyacağına inancımız tamdır. Bu minvalde de hem valilik hem de belediye başkanlığı görevlerini çok güzel icra etmiş olarak ilimize vali olarak atanması memleketimiz için büyük bir şanstır. Bu atamanın ilimize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz" dedi.
Eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu tutuklandı
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 15:15 Eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu tutuklandı Diyarbakır’da eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, "irtikap" suçundan yargılandığı davada tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet soruşturması çerçevesinde eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ile ilgili Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık eski Bağlar Belediyesi İmar Müdürü Fırat Kılıç hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar eski Bağlar Belediye Başkanı Beyoğlu ve eski Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Sıddık Aycıl ise duruşmaya katılmadı. Cumhuriyet savcısı, sanık Kılıç’ın üzerine suç isnadı işlediğine dair kuvvetli suç ve kaçma şüphesinin bulunması, adli kontrol tedbirinin bu haliyle yetersiz olacağı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki Nusret B. de sanıkların cezalandırılmasını ve tutuksuz sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti. Mahkeme, Kılıç’ın tutukluluk halinin devamına, Beyoğlu hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartılmasına karar verdi. Mahkemenin kararı üzerine gözaltına alınan Hüseyin Beyoğlu, sevk edildiği adliyede Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklandı. İddianamede, sanıklar Beyoğlu, Aycıl ve Kılıç hakkında "irtikap" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Uzmanından rahim ağzı kanseri için ‘erken teşhis’ uyarısı
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:34 Uzmanından rahim ağzı kanseri için ‘erken teşhis’ uyarısı Diyarbakır’da görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Şükrü Budak, kadınlarda ölüm oranının en yüksek olduğu kanser türünün rahim ağzı kanseri olduğunu belirterek, erken teşhisin önemini vurguladı. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Şükrü Budak, 30 yaşından sonra kadınlarda mutlaka taranması gereken HPV virüsü hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Budak, “Özellikle 4 tane kadın kanserimiz var. Bunlar rahim kanseri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri, vulva ve vajen kanserleri. Burada yumurtalık kanseri çok bir şikayet vermiyor. Ancak rutin yıllık kontrollerde biz buna tanı koyabiliyoruz. Kadın kanserleri içinde ne yazık ki ölüm oranları en yüksek olan kanser bu kanser. Ancak burada özellikle rahim ağzı kanserine biraz değinmek istiyorum. Burada Sağlık Bakanlığı’nın rutin bir tarama programı var. 30 yaş üstü tüm kadınları beş yılda bir HPV ile tarıyor. HPV testi pozitif olduğunda bazen hastalar bize tedirgin bir şekilde geliyor. Ancak şunu istiyoruz onlardan, lütfen tedirgin olmasınlar. HPV pozitif demek kanser demek değildir. Burada sadece rahim ağzını bizim incelememiz gerekiyor” dedi. HPV pozitif olan hastaların neredeyse 4’te 1’inde rahim ağzında lezyonlarla karşılaşabilindiğine dikkat çeken Budak, “Tabii bu lezyonlara biz kolposkopi esnasında tanı koyabiliyoruz. Ve tedavileri son derece basit, 2 dakikalık bir rahim ağzı tıraşlama ameliyatı şeklinde oluyor. Taramalara 21 yaşında başlamak lazım. Smear testiyle bunu 3 yılda bir yapalım. 30 yaşından itibaren de HPV ile tarayalım. Unutmayalım ki rahim ağzı kanserini taramalarla tamamen engelleyebiliyoruz. Çünkü sebebi HPV virüsü. Neredeyse yüzde 99’undan sorumlu ve bu virüslere karşı aşılar var. Aşıları kullanabiliyoruz. Önemli olan cinsel olarak aktif olmadan önce bu aşıları yapmak. Bunlar da 25 yaşına kadar uygulanabilir. 45 yaşına kadar FTE onayı olan aşılar. Bu aşıları hekimleriyle beraber konuşup tartışıp planlayabilirler” ifadelerine yer verdi. Rahim kanserinde yüzde 80 erken dönemde tanı koydukları için bu hastaları sadece cerrahi ameliyatla tedavi edebildiklerini söyleyen Budak, “Diğer bir önemli husus yine rahim kanseri. Rahim kanserinin şöyle iyi bir özelliği var. Erken dönemlerde kanamayla bize bulgu veriyor. Ve nerdeyse hastalığın yüzde 80’ine biz erken dönemde tanı koyuyoruz. Tabii uzamış kanamalar, ara kanamalar, geçmeyen vajinal akıntılar. Bunlar olduğu zaman muhakkak hekimimize gidelim. İlerleyen dönemlerde hastalık yayıldığında rahim ve etrafındaki dokuları, sinirleri tutabiliyor. O zaman şiddetli ağrılara yol açabiliyor. Bu dönem biraz geçmiş bir dönem olabiliyor. Rahim kanserinde yüzde 80 erken dönemde tanı koyduğumuz için bu hastaları biz sadece cerrahi bir ameliyatla tedavi edebiliyoruz” diye konuştu. Dr. Budak, şunları kaydetti: “Keza rahim ağzı kanserini de erken dönemde ameliyatla tedavi edebiliyoruz. Ancak rahim kanseri olsun ve rahim ağzı kanseri olsun bunlar ileri evreye geldiğinde cerrahiye çok uygun değilse bu hastaları ışın tedavisi, artık kemoterapi dediğimiz bir ilaç tedavi süreci ile bunları yönetebiliyoruz. Yumurtalık kanserlerinde hastamızın genel durumu ameliyata uygun olduğu sürece mümkün mertebe bunları biz ameliyat ediyoruz ve ameliyat sonrasında bir kemoterapi ve takip sürecimiz oluyor. Lütfen yıllık kadın doğum muayenelerini yapsın kadınlarımız ve özellikle smear taramalarını, HPV taramalarını erken dönemde daha cinsel olarak aktif olmadığı dönemlerde HPV’ye karşı aşılarını yapabilirler.”
Uzmanından rahim ağzı kanseri için ‘erken teşhis’ uyarısı
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:23 Uzmanından rahim ağzı kanseri için ‘erken teşhis’ uyarısı Diyarbakır’da görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Şükrü Budak, kadın kanserleri içinde ölüm oranının en yüksek olduğu kanser türünün rahim ağzı kanserinin görüldüğünü söyledi. Memorial Diyarbakır Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Mehmet Şükrü Budak, 30 yaşından sonra kadınlarda mutlaka taranması gereken HPV virüsü hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Budak, “Özellikle 4 tane kadın kanserimiz var. Bunlar rahim kanseri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri, vulva ve vajen kanserleri. Burada yumurtalık kanseri çok bir şikayet vermiyor. Ancak rutin yıllık kontrollerde biz buna tanı olabiliyoruz. Kadın kanserleri içinde ne yazık ki ölüm oranları en yüksek olan kanser bu kanser. Ancak burada özellikle rahim ağzı kanserine biraz değinmek istiyorum. Burada Sağlık Bakanlığı’nın rutin bir tarama programı var. 30 yaş üstü tüm kadınlar beş yılda bir HPV ile tarıyor. HPV testi pozitif olduğunda bazen hastalar bize tedirgin bir şekilde geliyor. Ancak şunu istiyoruz onlardan, lütfen tedirgin olmasınlar. HPV pozitif demek kanser demek değildir. Burada sadece rahim ağzını bizim incelememiz gerekiyor” dedi. HPV pozitif olan hastaların neredeyse 4’te 1’inde rahim ağzında lezyonlarla karşılaşa bilindiğine dikkat çeken Budak, “Tabi bu lezyonlara biz kolposkopi esnasında tanı koyabiliyoruz. Ve tedavileri son derece basit 2 dakikalık bir rahim ağzı tıraşlama ameliyatı şeklinde oluyor. Taramalara 21 yaşında başlamak lazım. Smear testiyle bunu 3 yılda bir yapalım. 30 yaşından itibaren de HPV ile tarayalım. Unutmayalım ki rahim ağzı kanserini taramalarla tamamen engelleyebiliyoruz. Çünkü sebebi HPV virüsü. Neredeyse yüzde 99’undan sorumlu. Ve bu virüslere karşı aşılar var. Aşıları kullanabiliyoruz. Önemli olan cinsel olarak aktif olmadan önce bu aşıları yapmak. Bunlar da 25 yaşına kadar uygulanabilir. 45 yaşına kadar FTE onayı olan aşılar. Bu aşıları hekimleriyle beraber konuşup tartışıp aşıları planlayabilirler” ifadelerine yer verdi. Rahim kanserinde %80 erken dönemde tanı koydukları için bu hastaları sadece cerrahi ile bir ameliyatta tedavi edebildiklerini söyleyen Budak, “Diğer bir önemli husus yine rahim kanseri. Rahim kanserinin şöyle iyi bir özelliği var. Erken dönemlerde kanamayla bize bulgu veriyor. Ve nerdeyse hastalığın yüzde 80’ine biz erken dönemde tanı koyuyoruz. Tabi uzamış kanamalar, ara kanamalar, geçmeyen vajinal akıntılar. Bunlar olduğu zaman muhakkak hekimimize gidelim. İlerleyen dönemlerde hastalık yayıldığında rahim ve etrafındaki dokuları, sinirleri tutabiliyor. O zaman şiddetli ağırlığa yol açabiliyor. Bu dönem biraz geçmiş bir dönem olabiliyor. Rahim kanserinde yüzde 80 erken dönemde tanı koyduğumuz için bu hastaları biz sadece cerrahi ile bir ameliyatta tedavi edebiliyoruz” diye konuştu. Dr. Budak, şunları kaydetti: “Keza rahim ağzı kanserinde de erken dönemde ameliyatta tedavi edebiliyoruz. Ancak rahim kanseri olsun ve rahim ağzı kanseri olsun bunlar ileri evrede geldiğinde cerrahiye çok uygun değilse bu hastaları ışın tedavisi, artık kemoterapi dediğimiz bir ilaç tedavi süreci ile bunları yönetebiliyoruz. Yumurtalık kanserlerinde hastamızın genel durumu ameliyata uygun olduğu sürece mümkün mertebe bunları biz ameliyata ediyoruz ve ameliyat sonrasında bir kemoterapi ve takip sürecimiz oluyor. Lütfen yıllık kadın doğum muayenelerini yapsın kadınlarımız ve özellikle smear taramalarını, HPV taramalarını erken dönemde daha cinsel olarak aktif olmadığı dönemlerde HPV’ye karşı aşılarını yapabilirler.”
Diyarbakır’da uyuşturucu satıcılarına dev operasyon: 40 tutuklama
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 08:34 Diyarbakır’da uyuşturucu satıcılarına dev operasyon: 40 tutuklama Diyarbakır polisinin gerçekleştirdiği helikopter destekli geniş çaplı uyuşturucu operasyonunda yakalanan 55 şüpheliden 40’ı tutuklanırken, çok sayıda uyuşturucu maddesi ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu maddesi ticareti yapan şahıslara ’Kıvılcım’ adlı dev operasyon gerçekleştirildi. Helikopter destekli sokak satıcılarına yönelik yürütülen operasyon kapsamında; 500 kilo esrar türevi uyuşturucu, 70 bin adet ecstasy hap, muhtelif miktarlarda uyuşturucu maddeler, çok sayıda hassas terazi, uyuşturucu kullanımına yarayan aparatlar ve 150 bin TL suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi. Öte yandan, ele geçirilen 70 bin adet ecstasy uyuşturucu hap, kentte şu ana kadar tek seferde yapılan en yüksek sayıdaki uyuşturucu hap yakalaması olarak kayıtlara geçtiği öğrenildi. Televizyon ünitesi görünümünde olan kargo gönderisinden de şüphelenen polis, nakliyeye izin vermedi. Gizli bölmede 60 kilo esrar ele geçirildi. Kuş türlerinin ismini kullanarak uyuşturucu siparişini polis deşifre etti Güvercin, serçe, keklik, kumru gibi kuşların her birine karşılık bir uyuşturucu madde şifreleyerek kendi aralarında jargon oluşturan uyuşturucu tacirlerinin hem şifreleri hem de kendileri deşifre oldu. Yanı sıra Diyarbakır Narkotik Şube polislerinin takibinde olan araç durduruldu. Araçta yapılan aramada normal şartlarda sulu yemek olan kapalı bölümde; 200 kilo uyuşturucu skunk maddesi ele geçirildi. 40 şüpheli tutuklandı Polis ekipleri, tespit edilen adreslere düzenlediği helikopter destekli operasyonda 55 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Yakalanan şahıslar, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 40’ı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.