Yerel Haberler
Diyarbakır
21 Nisan 2026 Salı - 18:25 Başkan Gündüz: "Kurtaran-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Tatbikatı, TSK’nın insan hayatına verdiği değeri ortaya koymuştur" Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi, Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Güney Ege’de başarıyla icra edilen Kurtaran-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Tatbikatı’nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin koordinasyon kabiliyetini, teknolojik gücünü ve insan hayatına verdiği değeri bir kez daha açık şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Gündüz, Kurtaran-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Tatbikatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı öncülüğünde Kara ve Hava Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik unsurlarının katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatta, deniz kazalarına müdahale, denizaltıdan personel kurtarma, tıbbi tahliye ve kriz yönetimi süreçlerinin başarıyla uygulandığını aktaran Gündüz, "Senaryo kapsamında satha çıkma kabiliyetini yitirmiş bir denizaltıya yönelik yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde; yerli ve milli imkanlarla geliştirilen sistemlerin etkinliği sahada test edilmiş, kazazedelerin tahliyesi ve tedavi süreçleri eksiksiz şekilde tamamlanmıştır. Bu tatbikat yalnızca askeri bir faaliyet değil, aynı zamanda uluslararası iş birliği, hızlı müdahale kabiliyeti ve kriz anlarında hayat kurtarma refleksinin en üst seviyede olduğunu gösteren önemli bir organizasyondur. Farklı ülkelerden gözlemcilerin katılımı, Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğinin uluslararası düzeyde de takdir edildiğinin göstergesidir. Geride kimseyi bırakmayız anlayışıyla hareket eden Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, en zorlu şartlarda dahi insan hayatını önceleyen yaklaşımı takdire şayandır. Deniz Kuvvetleri Komutanımız Oramiral Ercüment Tatlıoğlu yerli ve milli duruşuyla öne çıkarak mavi vatanda ve her yerde Türk Deniz Kuvvetlerimize farklı bir ivme kazandırmıştır. Bu vesileyle; Kurtaran-2026 Tatbikatının planlanmasında ve icrasında emeği geçen tüm komutanlarımızı, personelimizi ve katkı sunan dost ülkeleri tebrik ediyor, ülkemizin savunma ve arama-kurtarma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlenmesinden gurur duyduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" dedi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:31 Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Uzmanı uyardı: "Gereğinden fazla et ve tuz tüketimi böbrek sağlığını etkiliyor"
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 09:56 Uzmanı uyardı: "Gereğinden fazla et ve tuz tüketimi böbrek sağlığını etkiliyor" Memorial Diyarbakır Hastanesi Nefroloji İç Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, “Gereğinden fazla et ve tuz tüketmenin yanında yetersiz su içmek, doktor bilgisi dışında ağrı kesici ve rastgele antibiyotik kullanmak böbrek fonksiyonlarını bozabilen önemli nedenlerdir” dedi. Nefroloji İç Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, gereğinden fazla et ve tuz tüketmenin yanında yetersiz su içmek, doktor bilgisi dışında ağrı kesici ve rastgele antibiyotik kullanmak böbrek fonksiyonlarını bozabilen önemli nedenler arasında olduğuna dikkat çekerek, bunun yanında hiç bir neden olmaksızın da böbrek fonksiyonlarının bozulabileceğini söyledi. Böbrek fonksiyonlarının yüzde 15’in altına düştüğünde artık önemli yaşamsal faaliyetleri yerine getiremeyeceğini belirten Prof. Kadiroğlu, “Bu durumda ya böbrek nakli ya da diyaliz tedavisi alması gerekir. Günümüzde böbrek yetmezliğinde çağdaş tedavi şekli böbrek naklidir. Ancak böbrek yetmezliği çeken kişiler organ nakli yapılıp yapılmaması konusunda doktor yardımı almalılar. Diyaliz tedavisi de kronik böbrek yetmezlikli hastalar için çok önemli ve yaşamın devamlılığını sağlayan bir tedavi yöntemidir” dedi. Böbrek sağlığı için bol su tüketmek ve sağlıklı beslenmek gerektiğini hatırlatan Kadiroğlu, “Böbrek sağlığını korumak için beslenme ve yaşam tarzında yapılan değişiklikler çok önemlidir. Özellikle ideal kilonun korunması amacıyla karbonhidratlı gıdalardan ve şekerden uzak durmak en azından sınırlandırmak gerekmektedir. Yüksek tansiyondan korunmak için günlük tuz tüketimi azaltılmalıdır. Böbrek sağlığını korumak amacıyla bu önerileri genç yaştan itibaren uygulamak gerekmektedir. Diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkları olan bireylerinde özellikle daha sık takip edilmesi, böbreklerinde sorun varsa tedavi sürecine dâhil edilmesi gerekmektedir. Tedavi edilmeyen hastalıklarda böbrek sağlığı ilerleyici olarak bozulmaktadır” diye konuştu. Böbrek sağlığıyla ilgili bilinmesi gerekenleri sıralayan Prof. Kadiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Böbrek sağlığını korumak amacıyla mutlaka her gün 2 veya 3 litre su tüketimi sağlanmalı, yaz mevsiminde bu miktar biraz daha arttırılmalıdır. Sigara ve alkol gibi maddelerden uzak durulmalı, kan şekeri ve tansiyon düzenli olarak kontrol edilmeli, zararlı yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Az proteinli, az yağlı az karbonhidratlı yemeklerin yanında sebze ve meyve ağırlıklı beslenme böbrek fonksiyonlarını koruyucu olacaktır. Gazlı içecekler, şekerli meşrubatlar, sık sık gereksiz ağrı kesici ve antibiyotik gibi ilaç kullanmak böbrek fonksiyonları için oldukça zararlıdır. Bu tür alışkanlıklar böbrek sağlığı için çok zararlı olduğundan bir an önce terk edilmelidir.”
Diyarbakır’da terör örgütü PKK’nın şehit ettiği 2’si çocuk 10 kişi anıldı
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 09:36 Diyarbakır’da terör örgütü PKK’nın şehit ettiği 2’si çocuk 10 kişi anıldı Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Yolaç (Susa) köyünde 32 yıl önce, PKK’lı teröristlerce camide ibadet edenlerin dışarı çıkarılarak silahla tarandığı katliamda hayatını kaybeden 2’si çocuk 10 kişi anıldı. Silvan ilçesinde asker kıyafeti giyen PKK’lı teröristlerin 32 yıl önce aralarında cami imamın da bulunduğu 2’si çocuk 10 kişiyi öldürdüğü Yolaç (Susa) köyü katliamı, Susa Mazlumları ve Mağdurları Anma, Anlama, Yaşatma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (Susa-Der) köyde dün düzenlediği etkinlikle anıldı. Mezarlıktaki program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılanlar saldırıda hayatını kaybedenlerin kabirlerini ziyaret etti. Katliamı ziyaretçilere anlatan Adnan Balyen, Silvan’ın 162 köyü olduğunu ve Susa’nın seçilmesinin bir nedeni olduğunu söyledi. Sebebinin İslami davanın her eve girdiğini belirten Balyen, onlarca gencin bu küçücük camide Kur’an dersi almaya başladığını dile getirdi. “Silvan’ın birçok köyünde, mezrasında, merkezde, hatta Kandil’e kadar, Silvan’ın Susa köyünde İslami dava büyüyor, gençler İslami dava ile tanışıyorlar, gençler camiye gidip Kur’an dersi alıyorlar” diyen Balyen, sözlerine şöyle deva etti: “8 yaşından 70 yaşına kadar Susa’da herkes İslami davayla tanışmıştı. İşte bundan dolayı PKK, Kandil karar verdi bunun önünü almamız gerekir, bunları bir şekilde öldürmemiz gerekir. İslam tarihinde, insanlık tarihinde normalde kimse ibadethanelerde öldürülmez, kimse camilerde öldürülmez. Fakat bu dinsiz örgüt, bunu göze alarak, bu sorumluluğu göze alarak, buna katlanarak bu Müslümanları camide katletti. Müslüman ülkelerde Müslümanlar camide katledilmez. Bir İsrail yapar, birde PKK yapmıştır.” Dünya tarihinde benzeri az görülen bir katliam olduğunu kaydeden Balyen, “Demek ki Kur’an için cami için bedel gerekiyordu. Bu gençlerimiz Susa’daki şehitlerimiz bir bedel vermeleri gerekirdi. Onlarca genç burada Kur’an dersi almaya başladılar. Şehit Abülhaluk yeni atanmıştı, 26 yaşındaydı buraya görevlendirildi. Oda Kur’an dersi veriyordu. Bu caminin etrafını sarıp bu şehitleri şehit etmek istediler. 10 şehidim 5 gazimiz caminin içerisinde cami imamı ile beraber burada namaz kılarken caminin etrafını sarıyorlar. Bir şehidimi caminin etrafını askerler sarmış diyor şehit Hüseyin’e. Şehit Hüseyin diyor ki “Askerse bir şey olmaz biz burada Kur’an dersi alıyoruz, namaz kılıyoruz. Geliyorlarsa gelsinler’ diyor, karışmayın. O Asker kıyafetli teröristler içeri giriyorlar. Hepsi ağır silahlı olarak camide olan 15 tane masum, 12 yaşlardan 60 yaşına kadar insanların namaz kıldığı esnada, tesbihat yaptığı esnada camiyi basıyorlar. Köylülere diyorlar kimse bunları hastaneye götürmesin. Bir tane yarı şoför şeklinde arabayla yaralıları o şekilde Silvan’a, hastaneye yetiştiriyor. 10 şehidimiz burada şehit oluyor. 5 tanesi de gazi oluyor. 4 gazimiz halen hayatta bir tanesi de vefat etti. Bu şekilde PKK dünya tarihinde, insanlık tarihinde yaptığı en vahşi katliamdır. Susa katliamı şehitlerin katliamı bu camide bu avluda gerçekleşmiştir” ifadelerinde bulundu. Program yapılan dua ile son buldu.
Türkiye’de 10 bin çocuk koruyucu aile yanında bulunmakta
30 Haziran 2024 Pazar - 13:06 Türkiye’de 10 bin çocuk koruyucu aile yanında bulunmakta Diyarbakır’da “30 Haziran Koruyucu Aile Günü”nde çocuklar ve koruyucu aileleriyle bir araya gelindi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, “Türkiye geneli 10 bin çocuğumuz koruyucu aile yanında bulunmakta. Toplam 8 bin 500 ailemiz, koruyucu aile” dedi. Diyarbakır Öğretmen Evi’nde düzenlenen programa 25 koruyucu aile ve çocuklar katıldı. Burada açıklamada bulunan Diyarbakır Vali Vekili Abdullah Çiftçi, medeniyetin özü merhamet olduğunu söyledi. “Ailelerimiz hem çocuklara sahip çıkarak kendi evlerine bereket kattılar, hem de rahman ve rahim sıfatına sahip olan Allah’ın takdirini kazandılar” diyen Çiftçi, ilde koruyucu aile olmayı kabul eden, gönüllü olarak bunu seçen 63 aileyi canı gönülden tebrik ettiğini ifade etti. Çifti, sözlerine şöyle devam etti: “Bir insanı kurtarmak bizim anlayışımızda üzerinde güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır, daha kıymetlidir. Dolayısıyla siz bu çocuklara sahip çıkarak aslında insanlığa sahip çıkıyorsunuz. Medeniyetimizin değerlerine, kültürüne, güzelliklerine sahip çıkıyorsunuz. İnşallah bu sayede evleriniz şen olur, bereket, huzur bulur. Kolay iş değil. Kendi kanından olmayan insanlara can olmak, yoldaş olmak, onlara sahip çıkmak çok kolay bir şey değil. Ama bunu da ancak seçilmiş insanlar başarabilir. Allah, bunu sizlere nasip etti.” Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, Türkiye geneli 10 bin çocuğun koruyucu aile yanında bulunmakta olduğunu açıkladı. Toplam 8 bin 500 ailenin, koruyucu aile olduğunu aktaran Polat, “Maalesef Türkiye geneli ile kıyaslama yaptığımızda Diyarbakır bu oran oldukça düşük. Yanı başımızda Şanlıurfa’da bizim iki katımız kadar çocuk, koruyucu aile de bulunmakta. Sizden şu istirhamım var. Bugünü Diyarbakır için seferberlik ilan edip bütün kadınlarımız, koruyucu aile sağlamak için ev ev dolaşmalarını ve bu hizmeti tanıtmalarını istiyoruz. Koruyucu aile şu anda Sevgi Evleri’mizde 0-2 yaş 20 çocuk, 0-6 yaş 50 çocuğumuz aile sevgisi beklemektedir. Takdir edersiniz ki, güçlü bir toplum olabilmemiz için güçlü bireylere ihtiyaç var” dedi. Çocuklar ve aile kahvaltı yaptı. Çocuklar, palyaço eşliğinde eğlenceli vakit geçirdi.
Türkiye’de 10 bin çocuk koruyucu aile yanında bulunmakta
30 Haziran 2024 Pazar - 12:50 Türkiye’de 10 bin çocuk koruyucu aile yanında bulunmakta Diyarbakır’da “30 Haziran Koruyucu Aile Günü”nde çocuklar ve koruyucu aileleriyle bir araya gelindi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, “Türkiye geneli 10 bin çocuğumuz koruyucu aile yanında bulunmakta. Toplam 8 bin 500 ailemiz, koruyucu aile” dedi. Diyarbakır Öğretmen Evi’nde düzenlenen programa 25 koruyucu aile ve çocuklar katıldı. Burada açıklamada bulunan Diyarbakır Vali Vekili Abdullah Çiftçi, medeniyetin özü merhamet olduğunu söyledi. “Ailelerimiz hem çocuklara sahip çıkarak kendi evlerine bereket kattılar, hem de rahman ve rahim sıfatına sahip olan Allah’ın takdirini kazandılar” diyen Çiftçi, ilde koruyucu aile olmayı kabul eden, gönüllü olarak bunu seçen 63 aileyi canı gönülden tebrik ettiğini ifade etti. Çifti, sözlerine şöyle devam etti: “Bir insanı kurtarmak bizim anlayışımızda üzerinde güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır, daha kıymetlidir. Dolayısıyla siz bu çocuklara sahip çıkarak aslında insanlığa sahip çıkıyorsunuz. Medeniyetimizin değerlerine, kültürüne, güzelliklerine sahip çıkıyorsunuz. İnşallah bu sayede evleriniz şen olur, bereket, huzur bulur. Kolay iş değil. Kendi kanından olmayan insanlara can olmak, yoldaş olmak, onlara sahip çıkmak çok kolay bir şey değil. Ama bunu da ancak seçilmiş insanlar başarabilir. Allah, bunu sizlere nasip etti.” Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, Türkiye geneli 10 bin çocuğun koruyucu aile yanında bulunmakta olduğunu açıkladı. Toplam 8 bin 500 ailenin , koruyucu aile olduğunu aktaran Polat, “Maalesef Türkiye geneli ile kıyaslama yaptığımızda Diyarbakır bu oran oldukça düşük. Yanı başımızda Şanlıurfa’da bizim iki katımız kadar çocuk, koruyucu aile de bulunmakta. Sizden şu istirhamım var. Bugünü Diyarbakır için seferberlik ilan edip bütün kadınlarımız, koruyucu aile sağlamak için ev ev dolaşmalarını ve bu hizmeti tanıtmalarını istiyoruz. Koruyucu aile şu anda Sevgi Evleri’mizde 0-2 yaş 20 çocuk, 0-6 yaş 50 çocuğumuz aile sevgisi beklemektedir. Takdir edersiniz ki, güçlü bir toplum olabilmemiz için güçlü bireylere ihtiyaç var” dedi. Çocuklar ve aile, kahvaltı yaptı. Çocuklar, palyaço eşliğinde eğlenceli vakit geçirdi. (RK-Y)