Yerel Haberler
Diyarbakır
Kulp’ta kar yağışı etkili oldu, ilçe beyaza büründü
27 Şubat 2026 Cuma - 12:01 Kulp’ta kar yağışı etkili oldu, ilçe beyaza büründü Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışıyla birlikte ilçe merkezi ve kırsal mahalleler beyaz örtüyle kaplandı. Kar kalınlığı ilçe merkezinde 10 santimetreye, kırsal kesimlerde ise yer yer 20 santimetreye ulaştı. Kulp ilçesinde dün akşam saatlerinde etkisini göstermeye başlayan kar yağışı aralıklarla devam ediyor. Şubat ayının son günlerinde etkili olan kar yağışı ve soğuk hava dalgası, ilçe genelinde kış manzaralarını yeniden ortaya çıkardı. Kar yağışıyla birlikte ilçe merkezi, mahalle araları, park ve yeşil alanlar ile kırsal mahalleler beyaz örtüyle kaplandı. İlçe merkezinde kar kalınlığı yaklaşık 10 santimetreye ulaşırken, yüksek kesimler ve kırsal mahallelerde kar kalınlığının yer yer 10 ila 20 santimetre arasında olduğu öğrenildi. Sabah saatlerinde iş yerlerine gitmek isteyen vatandaşlar, araçlarının üzerindeki karı temizleyerek güne başladı. Esnaf ise dükkanlarını açmadan önce iş yerlerinin önünde biriken karı küreklerle temizledi. İlçe merkezindeki ana caddeler ve ara sokaklarda ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı gözlemlendi. Kar yağışının oluşturduğu manzara ilçe merkezinde kartpostallık görüntüler ortaya çıkarırken, park alanları ve sokaklarda beyaz örtü hakim oldu. İlçe sakinlerinden Hasan Durman, bu yıl kış mevsiminin bereketli geçtiğini belirterek, "Ocak ayını yoğun kar yağışıyla kapatmıştık. Şubat ayı ise daha çok yağmurlu günlerle geçti. Ancak bahara adım atmaya hazırlanırken kar yağışının yeniden etkili olması bizleri şaşırttı. Bu yılın, son yılların en verimli ve yağışlı kışlarından biri olduğunu düşünüyoruz" dedi. Öte yandan ilçede etkili olan kar yağışı nedeniyle kapanan yolların açılması için Kulp Belediyesi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine bağlı karla mücadele ekipleri sabahın erken saatlerinde çalışmalara başladı. İlçe genelinde 7 farklı ekiple yürütülen kar temizleme ve yol açma çalışmalarının aralıksız şekilde devam ettiği bildirildi. Meteoroloji yetkilileri ise bölgede soğuk hava etkisinin bir süre daha sürebileceğini belirterek, vatandaşları olumsuz hava koşullarına karşı tedbirli olmaları konusunda uyardı.
Diyarbakır’da erkek berberlerine eğitim
27 Şubat 2026 Cuma - 11:29 Diyarbakır’da erkek berberlerine eğitim Diyarbakır’da erkek berberlerine yönelik uzun saç kesim eğitimi düzenlendi. Diyarbakır Berberler Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Esnaf Odası Başkanı Cemil Değirmenci’nin kendi salonunda, meslektaşlarının talebi üzerine organize edilen eğitimde, uzun saçta kat teknikleri, makas kullanımının incelikleri, yüz tipine göre model belirleme, modern kesim trendleri ve müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik uygulamalar anlatıldı. Eğitimde teorik bilgilerin yanı sıra canlı model üzerinde uygulamalı kesim gösterimi yapıldı. Katılımcılara, saçın doğal düşüş yönüne göre kesim teknikleri, yüz şekline uygun model planlaması ve güncel trendlerin uygulanışı hakkında detaylı bilgi verildi. Programda konuşan Oda Başkanı Cemil Değirmenci, kuaförlük ve berberlik mesleğinde dünyadaki trendleri takip etmenin önemine değindi. Değirmenci, ’’Sektörde güncel olmak ancak eğitimle mümkün. Berberlik mesleğinin gerekli bilgi ve donanıma sahip usta ellerde, hijyenik koşullarda ve belirli kalite standartlarında icra edilmesi çok önemli" dedi. Meslektaşlarımızın bu değişime ayak uydurması gerekiyor. Bu tür eğitimlerle hem hizmet kalitesi artacak hem de esnafımız ekonomik olarak daha güçlü hale gelecektir. Meslektaşlarımızdan talep geldikçe bu tür programlara devam edeceğiz" dedi. Yaklaşık 30 yıllık erkek kuaförü Veli Kaplan ise düzenlenen eğitimin verimli geçtiğini belirterek, "Tecrübelerden faydalandık. Uygulamalı kesim bizler için çok faydalı oldu. Karşılıklı soru-cevaplarla önemli bilgiler edindik" diye konuştu.
Diyarbakır’da üstyapı çalışmaları
27 Şubat 2026 Cuma - 11:18 Diyarbakır’da üstyapı çalışmaları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent girişlerinin peyzaj düzenlemesi kapsamında Mardin yolunu farklı türde ağaç ve çalılarla yeşillendirerek caddenin daha estetik ve modern bir çehreye kavuşmasını sağlıyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının, Mardin, Şanlıurfa, Elazığ ve Silvan yollarının daha modern bir görünüme kavuşması, yaya ve trafik güvenliğinin artırılması hedefiyle başlattığı kapsamlı peyzaj çalışmaları sürüyor. Kent girişlerinin yeniden düzenleneceği çalışmalar kapsamında ekipler, Mardin yolunda gerekli altyapı işlemlerini tamamladı. Altyapı çalışmalarının ardından refüjlere farklı türlerde ağaç dikimi gerçekleştirildi. Dört kent girişinde toplam 78 kilometrelik alanı kapsayan peyzaj düzenlemesi çerçevesinde, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı 22 kilometrelik Mardin yolunda ağaç dikimine uygun hale getirilen refüjlere, 6 metrede bir olacak şekilde zeytin, mavi selvi, oya, ılgın, alev, iğde ve kurtbağrı olmak üzere bin 129 ağacı toprakla buluşturdu. Çevresel etmenlere dayanıklılık gözetilerek farklı türlerde dikilen bin 129 ağacın sağlıklı gelişimini sürdürmesi amacıyla herek bağlama çalışmaları da yapıldı. Refüjlere 6 bin 325 çalı dikildi Ekipler, ağaç dikiminin yanı sıra refüjlerin daha estetik bir görünüme kavuşması için farklı renk ve türlerde 6 bin 325 çalıyı da toprakla buluşturdu. Ağaç dikim mevsimi doğrultusunda bitkilendirme çalışmalarının belirlenen program çerçevesinde devam edeceği belirtildi. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 22 kilometrelik Mardin yolunda Kantar Kavşağı’ndan Çarıklı Mahallesi’ne kadar olan bölümde refüjlerde toprak dolgu ve tesviye işlemlerini tamamladı. Kuruçeşme ile eski ilçe garajı köprüsüne kadar olan bölümde ise refüjde bulunan korkuluk altı için hatıl betonu dökümü gerçekleştirildi. Ferforje korkuluk montajı çalışmaları ise devam ediyor. Su varlıklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Mardin yolunda yürütülen düzenleme çalışmalarında kuru peyzaj öğelerine de yer verileceği bildirildi. Kentin yoğun olarak kullanılan ulaşım koridorlarından biri olan Mardin yolunda yeşillendirme ve yapısal donatıların tamamlamasıyla cadde daha modern ve estetik bir görünüme kavuşmuş olacak.
’’Kontrolsüz teknoloji kullanımı çocukların gelişimi üzerinde derin etki bırakıyor’’
27 Şubat 2026 Cuma - 11:11 ’’Kontrolsüz teknoloji kullanımı çocukların gelişimi üzerinde derin etki bırakıyor’’ Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki derin etki bıraktığını söyledi. Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, çocuklarda teknoloji kullanımı ile ilgili uyarılarda bulundu. Tabletlerin "susturucu", telefonların ise "dijital emzik" olarak kullanıldığı bu yeni çağda, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerinde derin etki bıraktığını belirten Alver, ‘’Velilerden en çok duyduğunuz şikayet ‘çocuğum odaklanamıyor’ oluyor. Maalesef son yıllarda en zorlandığımız konu çocuklarımızın herhangi bir işe odaklanamıyor oluşu. Ekrandaki o saniyelik geçişlere, aşırı renkli ve hızlı uyarana alışan beyin, sınıftaki öğretmenin sesini veya kağıt üzerindeki bir problemi "sıkıcı" buluyor. Çocuk aslında tembel değil, beyni o kadar yüksek dopaminle beslenmiş ki, normal hayatın temposu ona çok yavaş geliyor. Sınıfta oturan ama zihni hala en son izlediği videonun hızında olan bir nesilden bahsediyoruz. Bu durum akademik başarıdan ziyade, ‘zihinsel bir gürültüye’ yol açıyor. Ekran, çocuğa istediği her şeyi anında veriyor. Gerçek hayat ise sabır gerektirir. Biz yetişkinler, sırf o an ağlamasın ya da yemeğini yesin diye ekranı bir rüşvet olarak kullandığımızda, çocuğun duygusal regülasyon becerisini elinden alıyoruz. Değer bilen bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, ona ‘hayır’ denildiğinde bununla baş etmeyi öğretmeliyiz. Çocuk, sınırda güvende hisseder; sınırsızlık ise kaygıya neden olur’’ dedi. ’’Oyun, çocuğun hayata hazırlık provasıdır’’ Oyunun, çocuğun hayata hazırlık provası olduğunu belirten Alver, ’’Ancak kontrolsüz teknoloji, çocuğu yalnız bir tüketiciye dönüştürüyor. Akranıyla çatışma çözmeyi, paylaşmayı, yenilmeyi bilmiyorlar. Çünkü ekranda yenilince ‘tekrar başlat’ tuşu var ama arkadaşlıkta o tuş yok. Sosyal ipuçlarını okuyamayan, empatiden uzak ve en ufak bir sorunda fiziksel şiddete veya içine kapanıklığa başvuran bir nesil yetişiyor. Günümüz çocuklarının en büyük kaybı ‘can sıkıntısı’ Çünkü beceri, can sıkıntısının hemen arkasında bekler. Çocuk sıkıldığında bir oyun kurgular, bir nesneye anlam yükler, hayal kurar. Hazır paketlenmiş eğlence sunan ekranlar ise zihinsel kasları tembelleştiriyor. Kendi kendine oyun kuramayan, elindeki bir oyuncakla 10 dakika vakit geçiremeyen, sürekli dışarıdan bir uyarana ihtiyaç duyan bir nesil, özgün düşünme kabiliyetini de kaybediyor. Eve girildiği an telefonlar ortak bir kutuya bırakılmalı. Çocuk, ebeveyninin yüzünü ekranda değil, karşısında görmeli. Çocuğun ‘sıkıldım’ feryadına hemen tabletle yanıt vermeyin. Bırakın sıkılsın, o boşlukta bir resim yapmaya veya kitap karıştırmaya yönelecektir. ‘Birazdan kapat’ demek yerine kum saati veya zamanlayıcı kullanın. Çocuk sürenin somut olarak bittiğini görsün. Akşam yemeği masası ve uykudan önceki son bir saat asla ekrana dokunulmamalı. Kaliteli uyku, ertesi günün okul başarısı ve hırçınlığın azalması için şarttır. Geleceğin ‘değer bilen’ çocuklarını yetiştirmek için onlara bir ekran değil, bölünmemiş bir ‘an’ ve kaliteli bir zaman dilimi borçluyuz’’ diye konuştu.
Diyarbakır’ın "Kemal Dayısı" düğünleri özlüyor
27 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Diyarbakır’ın "Kemal Dayısı" düğünleri özlüyor Diyarbakırlıların "Kemal Dayı" olarak tanıdığı 77 yaşındaki Kemal Tosun, 67 yıldır üzerinden çıkarmadığı renkli geleneksel kıyafetleriyle kentin simge isimlerinden biri oldu. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte zorlanan Tosun, en kısa sürede yeniden düğünlere katılıp halay çekmeyi hayal ediyor. Diyarbakır’da hemen herkesin "Kemal Dayı" diye bildiği 77 yaşındaki Kemal Tosun, yarım asrı aşkın süredir giydiği renkli geleneksel kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Henüz 10 yaşındayken babasının karış hesabıyla diktirdiği renkli kıyafetleri giymeye başlayan Tosun, o günden bu yana tarzından hiç vazgeçmedi. Tam 67 yıldır aynı kültürel çizgiyi sürdüren Kemal Dayı, yıllar içinde düğünlerin, halayların ve sokakların neşesi haline geldi. Renkli şalvarı ve yöresel kıyafetleriyle katıldığı düğünlerde halayın en önünde yer alan Tosun, kentin yaşayan sembollerinden biri olarak anılıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Tosun, yanlış ameliyat olduğunu iddia etti. Bu süreçten sonra yürümekte güçlük çekmeye başlayan Kemal Dayı, en çok da düğünlere gidememekten yakınıyor. Yıllarca düğün düğün gezip halay çeken, gençlerle birlikte oynayan Tosun’un en büyük hayali ise yeniden sağlığına kavuşarak düğünlere katılmak ve eski günlerdeki gibi halayın başında yer almak. Tosun, "10 yaşlarındaydım babam karış hesabı yaparak ölçümü aldı. Diyarbakır’a geldi. Bana bir şalvar bir yelek birde küçük bir kuşak yaptırıp getirdi. Bizim köyde de tesadüf düğün vardı. Giydim onları ve beni düğüne götürdü. Ben daha küçük olduğum için üzerimde kıyafetleri gören şaşırdı ve gülmeye başladı. Elime iki tane mendil verdiler bende oynamayı bilmiyordum. Rastgele oynamaya başladım. Herkes para üstüme atıyordu. Eskiden davul ve zurna tek vardı. İnsanlar para atınca bende dedim herhalde ben biliyorum o yüzden para atıyorlar. Ondan sonra ne kadar düğün olduysa beni çağırmaya başladılar. Ben de oynaya oynaya her oyunu öğrendim. Bütün ne kadar köy varsa ne kadar düğün oluyorsa herkes beni çağırıyordu. Eskiden otomobil falanda çok yoktu. Kamyonlarla gidip geliyorduk ulaşım çok zordu. Ondan sonra her yerde tanınmaya başladım. İl dışından da beni çağıranlar oluyordu. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sivas, Antalya birçok yere gittim. Belim biraz ağarıyordu. Özel bir hastaneye gittim dediler 4 yerden bel fıtığın var bir yerde de patlamış. Bende korktum ameliyat olmayı kabul ettim. Meğer para için beni ameliyat etmiş. Para için beni bu hale soktular. Bir buçuk yıldır yürüyemiyorum, düğünlere gidemiyorum. Düğünleri çok özledim’’ diye konuştu.
DTSO Başkanı Kaya: "Bölge illeri de Mega Sanayi Alanları kapsamına alınmalı"
27 Şubat 2026 Cuma - 10:43 DTSO Başkanı Kaya: "Bölge illeri de Mega Sanayi Alanları kapsamına alınmalı" DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulması kararına ilşkin değerlendirmesinde planın özellikle genç nüfusu yüksek Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yeni bir göç dalgasına yol açabileceğini belirterek, deprem gerekçesiyle oluşturulan statünün adil biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) şubat ayı meclis toplantısı, Meslek Komite Başkanları ve üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Nevin İl’in yönettiği toplantıda, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulması kararına dair değerlendirmelerde bulundu. Kaya, planın bölgesel kalkınma dengelerini bozabileceği ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’dan yeni bir ekonomik göç dalgası oluşturabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Uygulamanın hedeflenen çerçevenin dışına çıktığını vurgulayan Kaya, şunları söyledi: "Biz bu çalışmanın doğru olmadığına ve amacının dışında gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çünkü bu 1960’lardan başlayan 2002’den sonra sonuçları açıklanan teşvik sisteminin bir benzeri kabaca. O teşvikte nasıl ki yatırımların yüzde 60’ı 1. 2. bölgeye gidip yüzde 10’u 5. ve 6. bölgeye gittiyse bugün de oraya yapılacak olan sanayi tesisleri, bölgeden hem emek, hem beyin göçü çekecek. Hem uygulama Türkiye için atıl bir durum oluşturacak. Ayrıca özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden fabrikaların bile oraya gitmesine sebep olacak bir uygulama. Biz bu olmasın derken olacaksa tanımının doğru olmasını söylüyoruz. Yani eğer depremse mevzu o zaman Şanlıurfa, Diyarbakır gibi yerler de depremde 2. ve 3. bölge illeridir." Planın özellikle genç nüfusu yüksek Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yeni bir göç dalgasına yol açabileceğini belirten Kaya, deprem gerekçesiyle oluşturulan statünün adil biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Kaya, "Genç nüfus bizim bölgede daha fazla. Bize göre tamamen yanlış bir politika. Bölge illeri de aynı şekilde bu destekten faydalanmalı ve Mega Sanayi Bölgesi ilan edilmelidir. Çünkü bu adımlar atıldığı zaman farklı teşvik mekanizmaları da devreye gireceği için bölgeden insanlar fabrikalarını oraya taşımak gibi bir boyuta gidecekler. Bununla ilgili gerekli açıklamaları yapmakla birlikte özellikle bölge ticaret ve sanayi odaları olarak bölge milletvekillerimizi, odalar üzerinden bilgilendirip bir diyalog yürüteceğiz. Kesinlikle bunun bu şekilde bu illerle hayata geçmesini engellemek için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz" diye konuştu. Uzun süredir kapalı olan Nusaybin Sınır Kapısının 31 Mart itibariyle yeniden açılacağı bilgisini aldıklarını ifade eden Kaya, Nusaybin Sınır Kapısı’nın açılması ile birlikte hem yardımların daha kolay ulaştırılacağını hem de Suriye ile ticaretin yeniden başlayacağını kaydetti. Konuşmasında Silvan Gıda ve Tarımsal Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması için Milli Emlak’tan tapu devrinin yapıldığını ifade eden Kaya, kente hayırlı olmasını diledi. Kaya, "Tarım, Gıda OSB diye ifade ediliyor ama o sektöre yakın sektörlerin olacağı bir OSB olacak. Altyapı ücreti orada sıfır. Silvan aynı zamanda hem Diyarbakır’a hem Batman’a yakın olması münasebetiyle iki ilin de faydalanacağı bir organize sanayi bölgesi olacak" dedi. Toplantı sonrası iftar programına geçildi.
Ergani Devlet Hastanesi’nde göz anjiyo cihazı hizmete girdi
27 Şubat 2026 Cuma - 10:40 Ergani Devlet Hastanesi’nde göz anjiyo cihazı hizmete girdi Diyarbakır’ın önemli sağlık merkezlerinden biri olan Ergani Devlet Hastanesi’nde göz anjiyografi cihazı hizmete alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen cihazla birlikte, ilçede göz hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir eşik daha aşılmış oldu. Yaklaşık 140 bin nüfusa sahip Ergani ilçesi, çevre ilçelerle birlikte 250-300 bin kişilik bir bölgeye sağlık hizmeti sunuyor. Hastane, 2025 yılı içerisinde toplam 940 bin hastaya muayene hizmeti verirken, Göz Hastalıkları Kliniği’nde ise 32 bin hastanın muayene ve tedavisi gerçekleştirildi. "Merkeze gitmeye gerek kalmayacak" Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr Emre Asiltürk, hastanede kurulan yeni cihazları yerinde inceleyip, Ergani Devlet Hastanesi’nin bölge açısından stratejik bir rol üstlendiğini belirterek şunları kaydetti: "Ergani Devlet Hastanemiz yalnızca ilçemize değil, çevre ilçelerimize de hizmet veren güçlü bir sağlık merkezidir. Göz birimimizde artık göz anjiyografi cihazı, optik koherens tomografi (OCT) cihazı ve YAG lazer cihazı bulunmaktadır. Bu sayede gözle ilgili tanı ve tedavilerin tamamı ilçemizde yapılabilir hale gelmiştir. Hastalarımızın merkeze gitmesine gerek kalmadan, Ergani’de nitelikli hizmet alabilecekleri bir altyapı kurulmuştur." Retina hastalıklarında erken tanı imkanı Göz anjiyografi cihazının özellikle hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı) ve diğer sistemik hastalıklara bağlı olarak retina damarlarında gelişen patolojilerin tespitinde önemli rol oynadığını vurgulayan Asiltürk, şu bilgileri paylaştı: "Retina bölgesindeki damar hastalıkları bu cihazla detaylı şekilde tespit edilebilmektedir. Tespit edilen patolojiler YAG lazer cihazı ile tedavi altına alınabilmektedir. OCT cihazı sayesinde de gözün tomografisi çekilerek en ince ayrıntısına kadar değerlendirme yapılabilmektedir." Yeni cihazların devreye girmesiyle birlikte Ergani ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşların ileri tetkik için il merkezine sevk edilme ihtiyacının azalması, tanı ve tedavi süreçlerinin hızlanması hedefleniyor.
Hükümlülerce hazırlanan iftar yemeği 3 bin kişiye ulaştırılıyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:07 Hükümlülerce hazırlanan iftar yemeği 3 bin kişiye ulaştırılıyor Diyarbakır’da hükümlüler, denetimli serbestlik protokolü kapsamında 3 bin kişilik iftar yemeğinde aşçı ve personele yardımcı oluyor. Dicle Üniversitesi yerleşkesinde yer alan Türk Kızılay Aşevi’nde Ramazan ayı boyunca hasta, engelliler ve ihtiyaç sahiplerine iftarda ulaştırılmak üzere günde 3 çeşit sıcak yemek çıkartılıyor. Hazırlanan yemekler, Türk Kızılay personeli ve gönüllülerce dağıtılıyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile Türk Kızılay arasında "Denetimli Serbestlik Hizmetleri Alanında İş Birliği Protokolü" imzalanmasıyla bu yıl 20 hükümlü de yemek hazırlama işinde görev alıyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, Türk Kızılay Diyarbakır Şube Başkanı Ahmet Demirel, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan ve Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar, Türk Kızılay Aşevi’nde incelemelerde bulunarak hükümlülerin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aldı. Şube Başkanı Ahmet Demirel, Kızılay’ın Diyarbakır Aşevi’nde günlük 3 bin kişiye iftar yemeği dağıttıklarını söyledi. Bunun hazırlanması ve dağıtımı kısmında Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Başsavcılıkla yaptıkları protokol kapsamında denetimli serbestlik hükümlülerinin yardımlarına geldiğini belirten Demirel, yaklaşık 20 kişinin aşevinde yemek üretimi kısmında yardımcı olduğunu ifade etti. Demirel, aşevinin temizliği, bulaşık, yemeklerin taşınması, dağıtımı, yemeklerden önce yapılan hazırlıkların tamamında yardım edildiğini belirterek, "Burada çalışmaları hem ıslah kısmında, hem de iyiliklerin ruhlarına işlenmesi kısmında çok güzel manevi bir ortam oluşturuyor. İnfaz süreleri bittikten sonra da bu gönüllüklerini Kızılay’dan koparmıyorlar. Bizde onlarla bu gönüllüğümüzü koparmıyoruz. Süreleri dolup çalışan birçok arkadaşımız var" dedi.
Diyarbakır’da gıda denetimi: 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:55 Diyarbakır’da gıda denetimi: 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu Diyarbakır’da denetimlerde halk sağlığını tehdit ettiği belirlenen yaklaşık 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el kondu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Gıda Denetim ekipleri, Ramazan ayı boyunca kent genelinde denetimlerini artırdı. Artan gıda tüketimi ve özellikle süt ile süt ürünlerine yönelik yoğun talep nedeniyle gerçekleştirilen kontrollerde, halk sağlığını riske attığı tespit edilen yaklaşık 1 tona yakın peynir ve süt ürününe el konuldu. El konulan ürünler için imha süreci başlatılırken, ilgili işletme hakkında da cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında üretim, depolama ve satış noktalarında hijyen şartları, ürünlerin son tüketim tarihleri, muhafaza şartları ve etiket bilgileri detaylı şekilde incelendi. Yapılan kontrollerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen, son tüketim tarihi geçmiş, uygun şartlarda saklanmadığı tespit edilen ve taklit-tağşiş şüphesi bulunan ürünler tutanak altına alındı. Söz konusu ürünler için imha süreci başlatıldı. Özellikle Ramazan ayında artan tüketim yoğunluğu göz önünde bulundurularak denetimleri hassasiyetle sürdürecek olan ekipler, halk sağlığını riske atabilecek hiçbir duruma müsamaha göstermeyecek. Ekipler, gıda güvenliğine yönelik denetim ve kontrollerin yıl boyunca aralıksız ve kararlılıkla devam edecek.