Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45 Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Anneler Günü, Dürümlü şehitlerinin yıldönümünde ailelerinin acısını katladı
12 Mayıs 2024 Pazar - 09:18 Anneler Günü, Dürümlü şehitlerinin yıldönümünde ailelerinin acısını katladı Terör örgütü PKK mensuplarınca 12 Mayıs 2016’da Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında 15 ton patlayıcı yüklü kamyonun infilak ettirilmesi sonucu hayatını kaybeden 16 kişi, aile fertleri tarafından Anneler Günü’nde anıldı. PKK’lı teröristlerin, Bingöl’ün Genç ilçesinde gasbettikten sonra patlayıcı yükledikleri kamyonu Dürümlü mezrasında infilak ettirdiği saldırıda yaşamını yitirenlerin aile fertleri tarafından anıldı. Katliamın yıldönümü Anneler Günü’ne denk gelmesi ailelerin acısını katladı. İki oğlu ve bir torununu terör saldırısında kaybeden anne Saniye Yaman, İHA muhabirine Kürtçe konuşarak, 3 evladının öldüğünü, 8 yıldır onlardan ayrı olduğunu söyledi. Her şeyin içinde parçalandığını belirten Yaman, “Canları, öldükleri zaman, parçaları hepsi aklıma, gözümün önüne geliyor. Evet, Anneler Günü’nü kutlarlardı. Fistan, tülbent getirirlerdi” dedi. Aileden gelin Bahar Yaman, Anneler Günü’nün sessiz, çok buruk geçirdiklerini ifade etti. Yaman, (Saniye Yaman için), “Onun için bugünün anlamı büyük. Komşuyuz, çocukları bugünü unutmazdı, görüyorduk. Çocukları Anneler Günü’nde onun gönlünü hoş edecek hediyeler getirirdi. Bugün ise yok. Çocukları, torunu yok. Ölüm yıldönümleri. İlk günkü gibi acısı yüreğinde taze. Hepimiz için geçerli, çünkü biz aileyiz. O günü tarif edemiyorum” diye konuştu. Babasını ve iki kardeşini kaybeden Recep Yaman ise annelerin hepsi mağdur, gözleri çocuklarının yolunda olduğunu dile getirdi. “Hepsi bize hediye getirecekti diye bekleyecekti. Hepsi umutsuz, hediyesiz kaldılar. Hem Anneler Günü, hem de şehitlerimizin ölüm yıldönümü aynı güne denk gelmesi daha da acıları da büyüdü” diyen Yaman, şunları söyledi: “Her yıl aynı günü sanki şehitlerimizi yeni defnediyoruz gibi o acıyı yaşıyoruz. Gördüğünüz gibi terör örgütü Kürt-Türk ayırt etmiyor. Onların meselesi Türkiye’yi bölmek. Bu şehitlerimiz hepsi Kürt. Onların zihniyeti ile İsrail’in zihniyeti aynı. Benim gözüm de ikisi de terör. Çoluk, çocuk, kadın demeden katlediliyor. Burada da aynı şekilde PKK da yapıyor. Terör örgütü, çoluk, çocuk, Türk, Kürt demeden katlediyor. “
Anneler Günü, Dürümlü şehitlerinin yıldönümünde ailelerinin acısını katladı
12 Mayıs 2024 Pazar - 08:57 Anneler Günü, Dürümlü şehitlerinin yıldönümünde ailelerinin acısını katladı Terör örgütü PKK mensuplarınca 12 Mayıs 2016’da Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında 15 ton patlayıcı yüklü kamyonun infilak ettirilmesi sonucu hayatını kaybeden 16 kişi, aile fertleri tarafından Anneler Günü’nde anıldı. PKK’lı teröristlerin, Bingöl’ün Genç ilçesinde gasbettikten sonra patlayıcı yükledikleri kamyonu Dürümlü mezrasında infilak ettirdiği saldırıda yaşamını yitirenlerin aile fertleri tarafından anıldı. Katliamın yıldönümü Anneler Günü’ne denk gelmesi ailelerin acısını katladı. İki oğlu ve bir torununu terör saldırısında kaybeden anne Saniye Yaman, İHA muhabirine Kürtçe konuşarak, 3 evladının öldüğünü, 8 yıldır onlardan ayrı olduğunu söyledi. Her şeyin içinde parçalandığını belirten Yaman, “Canları, öldükleri zaman, parçaları hepsi aklıma, gözümün önüne geliyor. Evet, Anneler Günü’nü kutlarlardı. Fistan, tülbent getirirlerdi” dedi. Aileden gelin Bahar Yaman, Anneler Günü’nün sessiz, çok buruk geçirdiklerini ifade etti. Yaman, (Saniye Yaman için), “Onun için bugünün anlamı büyük. Komşuyuz, çocukları bugünü unutmazdı, görüyorduk. Çocukları Anneler Günü’nde onun gönlünü hoş edecek hediyeler getirirdi. Bugün ise yok. Çocukları, torunu yok. Ölüm yıldönümleri. İlk günkü gibi acısı yüreğinde taze. Hepimiz için geçerli, çünkü biz aileyiz. O günü tarif edemiyorum” diye konuştu. Babasını ve iki kardeşini kaybeden Recep Yaman ise, annelerin hepsi mağdur, gözleri çocuklarının yolunda olduğunu dile getirdi. “Hepsi bize hediye getirecekti diye bekleyecekti. Hepsi umutsuz, hediyesiz kaldılar. Hem Anneler Günü, hem de şehitlerimizin ölüm yıldönümü aynı güne denk gelmesi daha da acıları da büyüdü” diyen Yaman, şunları söyledi: “Her yıl aynı günü sanki şehitlerimizi yeni defnediyoruz gibi o acıyı yaşıyoruz. Gördüğünüz gibi terör örgütü Kürt-Türk ayırt etmiyor. Onların meselesi Türkiye’yi bölmek. Bu şehitlerimiz hepsi Kürt. Onların zihniyeti ile İsrail’in zihniyeti aynı. Benim gözüm de ikisi de terör. Çoluk, çocuk, kadın demeden katlediliyor. Burada da aynı şekilde PKK’da yapıyor. Terör örgütü, çoluk, çocuk, Türk, Kürt demeden katlediyor. “
Terörün elinde olan evlatlarından ayrı Anneler Günü’nü geçiriyorlar
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 13:43 Terörün elinde olan evlatlarından ayrı Anneler Günü’nü geçiriyorlar Diyarbakır’da eski HDP il binası önünde dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle oturma eyleminde olan anneler, Anneler Günü’ne evlat hasreti nedeniyle buruk giriyor. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019’da başlattığı oturma eylemi yaklaşık 5 yıldır aralıksız sürüyor. Evlat nöbeti tutan ailelerin sayısı yurdun dört bir yanından gelenlerin de katılımıyla 375’e yükseldi. Dayanışma ve kararlılıkla yürütülen oturma eylemi ve ailelerin çağrıları sayesinde 53 aile evladını terörün pençesinden kurtarmayı başardı. Bu süre zarfında diğer ailelerin evlat nöbetinde umutlu bekleyişi sürüyor. Anneler Günü’ne çocuklarının özlemiyle giren anneler, evlatlarından gelecek müjdeli haberi bekliyor. Eylem sayesinde çocuklarını terörün pençesinde kurtaran aileler de oturma eylemini sürdüren ailelere zaman zaman destek ziyaretinde bulunuyor. “7 Anneler Günü’dür evladımdan ayrıyım” Oğlu Bayram için oturma eylemini sürdüren Ayten Elhaman, 5 yıldır HDP il binası önünde olduğunu, 7 yıldır evladına hasret olduğunu söyledi. İlk göz ağrısını kendisinden alındığını belirten Elhaman, “ 7 Anneler Günü’dür evladımdan ayrıyım. Allah, hakkımızı onlara bırakmasın. Evladımı onlardan alacağım. Evladım hiçbir zaman Anneler Günü’nü kaçırmazdı. Daha 3-4 yaşlarında bile Anneler Günü’nü kutlardı. Büyüdükten sonra da bana hep ayakkabı alırdı. ‘Cennet, annelerin ayağı altında’ derdi. Buradan sesleniyorum. Anneler Günü nedeniyle bütün anneleri buraya çağırıyorum. Gelsinler, sessimize ses olsun. Bilsinler ki evlatlarımızı o katillere bırakmayacağız” dedi. Oğlu Mustafa Biçer’i terörün pençesinden kurtaran Ayşegül Biçer, oğlu gelmeden önce buruk, acı içinde geçirdiği Anneler Günü olduğunu ifade etti. Biçer, “2 yıldır Anneler Günü’nde evladım yanımda. Nasıl ki sevindim, o heyecanı, mutluluğu yaşıyorsam, rabbimden dileğim tüm anne ve babalar o sevinci yaşasın” diye konuştu. “Çocuklarımız yanımızda olsaydı sevinirdik, Anneler Günümüz olurdu” 9 yıl önce 16 yaşında dağa kaçırılan oğlu Aziz için eylem yapan anne Güzide Demir de, 5 senedir bu eylemi sürdürdüğünü aktardı. Demir, “Çocuklarımız gelmeyene kadar buradan kalkmayacağız. 9 yıldır evladımdan ayrıyım, 9 Anneler Günü geçti. Boynumuz bükük, içimiz buruktur. Çocuklarımız yanımızda olsaydı sevinirdik, Anneler Günümüz olurdu. Hiçbir Anneler Günümüz yok” şeklinde konuştu. Kızına kavuşan Songül Akkuş ise şunları söyledi: “Bütün annelere sesleniyorum. Sizde gelin bize katılın. Bize destek verin, bu çocukları dağdan kurtaralım. Çocukları dağda olan anneler için Anneler Günü ve bayram gelince çok zordur.”
Dolandırıcılar, sosyal medyada oluşturdukları ‘evde kazanç’ platformlarıyla iş arayanları dolandırdı
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 09:11 Dolandırıcılar, sosyal medyada oluşturdukları ‘evde kazanç’ platformlarıyla iş arayanları dolandırdı Dolandırıcılar, sosyal medyada oluşturdukları “evde kazanç” platformlarıyla iş arayanları dolandırdı. Diyarbakır merkezli 6 ilde yapılan eş zamanlı “avans” operasyonunda gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklandı. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, işveren çetesini 3 aylık takibe aldı. Dolandırıcılar, sosyal medyada oluşturdukları "evde kazanç" platformlarıyla, iş arayanları dolandırdı. Sözde ek gelir vaadiyle, “yorum yap”, “yıldız ver”, “beğen, paylaş, puan ver” kazan denildi. Mağdurlarla sosyal medyadan iletişime geçen çete üyeleri, bin TL’den 5 bin TL’ye kadar avans verip güven kazandı. Sonra da para isteyerek kripto hesaplarda para kazandıracağız diyerek bütün paralarını aldı. Çete, haksız elde ettiği paraları farklı kripto hesaplara yatırıp ve farklı hesaplara havale ederek turnike yöntemi adı verdikleri yöntemle izi kaybettiriyordu. Organize dolandırıcılık çetesi, kendilerini ifşa etmemek için hesap kiralayıp, hesapçılar ise yatan paradan komisyon veya aylık ücret aldıkları tespit edildi. Diyarbakır merkezli İstanbul, Ankara, Konya, Adana, Antalya ve Bolu illerinde eş zamanlı yapılan avans operasyonunda 15 şüpheli gözaltına alındı. Evlere yapılan baskınlarda cep telefonları, simkartlar, harddiskler ve çok sayıda banka kartlarına el konuldu. Şüpheliler, dolandırarak elde ettikleri paraları ATM’lerden çekme anları kameralardan tespit edilince inkar edemedi. Diyarbakır’a getirilen şüpheliler, 4 günlük gözaltı sonrası sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın talimatıyla başlatılan Suçla Sinerjik Mücadele Projesi kapsamında operasyonların süreceği vurgulandı.
Diyarbakır’da eğitimciler kendilerine yönelik şiddete dikkat çekti
10 Mayıs 2024 Cuma - 16:57 Diyarbakır’da eğitimciler kendilerine yönelik şiddete dikkat çekti Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen eğitim sendikaları, eğitimcilere yönelik şiddete dikkat çekti. Merkez Kayapınar ilçesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen Türk Eğitim Sen ve Eğitim-Bir-Sen üyeleri, slogan atarak basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasını okuyan Türk Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ahmet Bürhan, İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde okul müdürü olarak görev yapan İbrahim Oktugan’ın bir öğrenci tarafından menfur bir saldırıyla silahla vurularak canice katledildiğini belirterek meslektaşlarına Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı dileğinde bulundu. “Okullarda öğretmene şiddet, mobbing, taciz, itibarsızlaştırma vakaları ciddi önlemlerin, yasal düzenlemelerin ve esaslı politikaların hayata geçirilememesi nedeniyle maalesef had safhaya ulaşmıştır” diyen Bürhan, “Okullarda rehberlik birimleri daha etkin hale gelmeli, rehber öğretmen sayıları artırılmalıdır” dedi. Rabia Sevilay Durukan, Mehmet Aktaş, Ayhan Kökmen, Ceren Damar Şenel, Necmettin Kuyucu, İbrahim Oktugan gibi hayatlarının en verimli döneminde sevdiklerinden, öğrencilerinden koparılan tüm eğitimcileri saygı, rahmet ve özlemle andıklarını ifade eden Bürhan, “Değerli meslektaşlarımız; eğitim çalışanlarımıza yönelik şiddet aslında geleceğimize sıkılan kurşundur. Bu nedenle geleceğimizin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz, şiddete müsamaha göstermeyeceğiz. Türk eğitimcileri olarak şiddetle sonuna kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı. Eğitimciler, basın açıklamasının ardından dağıldı.