Yerel Haberler
Diyarbakır
Gazeteci Mürsel Acay İzmir Kitap Fuarında okurlarıyla buluştu 26 Nisan 2026 Pazar - 19:35:42 Gazeteci-yazar Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgali sırasında tanık olduğu bir yaşamdan esinlenerek kaleme aldığı romanı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı", İzmir Kitap Fuarında okurlardan büyük ilgi gördü. Gazeteci Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgalini sahada takip ederken karşılaştığı 15 yaşındaki bir kızın yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı" romanı, İzmir Kitap Fuarında dikkat çeken eserler arasında yer aldı. Savaşın yıkıcı etkileri arasında hayatta kalma mücadelesi veren genç bir kadının hikayesini anlatan roman, fuar süresince yoğun ilgi gördü. Okurlarıyla İzmir Kültür Parkta bulunan Mavi Nefes Yayınları standında bir araya gelen Acay, kitabını imzalayarak okuyucularıyla sohbet etti. Eserinde yalnızca bireysel bir dramı değil, aynı zamanda savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini de gözler önüne serdiğini belirten Acay, Ortadoğu coğrafyasında kadın olmanın zorluklarına dikkat çekti. Acay, "Bölgede nice Leyla var. Zor şartlarda yaşam mücadelesi veren birçok genç kız bulunuyor. Ortadoğu’da, Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve Afganistan’da ayakta kalmaya çalışan sayısız kadın var" ifadelerini kullandı. Romanına gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getiren Acay, "Bu kitap yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda bir işgalin siviller üzerindeki etkisini anlatan tarihsel bir tanıklık. Bölgede genç bir kız olarak yaşamak ve var olabilmek oldukça zor" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 18:33 Amed Sportif Faaliyetler - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 37. haftasında oynanan Amed Sportif Faaliyetler-Bodrum FK maçının ardından teknik sorumlular açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 37. dakikasında Amed Sportif Faaliyetler, sahasında Bodrum FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz, güzel bir statta oynadıklarını söyleyerek, "Gerçekten çok güzel bir stat. Tribünler ful dolu. Her şey mükemmeldi. İki takım oyuncuları da centilmence bir maç oynadılar. İki takımı da kutluyorum. Daha ilk dakika da 10 kişi kaldık buna rağmen geri adım atmadık. Çok iyi mücadele ettik. İkinci yarı yorulduk. 10 kişi olmamıza rağmen hücum oyuncuları aldık. Son dakika bir golle hak ettiğimiz bir puanı aldık. Yolumuza devam ediyoruz. Hedefimiz play-off’lardan Süper Lig’e çıkmak’’ dedi. Bakkal: "Ben ileri diyorum bizimkiler geri oynuyor’’ Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal ise üzgün olduğunu belirterek, "3. dakika 10 kişi kalmış takım, stres var kabul ediyorum. Mazeret olarak kabul edebilirim ben, golü de bulduk. Gelen son dakika gol şaşkınım. 10 kişi ve iyi oynamadık, onu söyleyeyim takım halinde. 10 kişi, yakaladığın skor var, ben ileri diyorum bizimkiler geri oynuyor. Üzgünüm. Taraftarlara teşekkür ediyorum, özür diliyorum. Yensek yine ama bu maçı yeneceksin. İyi oynamadık. Üzgünüm" diye konuştu.
Uzmanı uyardı, ani kalp ritim bozukluğu direkt ölüme neden olabiliyor
07 Mayıs 2024 Salı - 10:28 Uzmanı uyardı, ani kalp ritim bozukluğu direkt ölüme neden olabiliyor Diyarbakır’da Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mesut Aydın, “Ritim bozukluğu, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı şeklinde olabileceği gibi bayılma şeklinde de olabilir. Ve hatta bazen çok nadiren kişinin direkt ölümüne neden olarak da ortaya çıkabilmektedir” dedi. Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mesut Aydın, ritim bozukluğunun her yaş grubunda olabilmekte olduğunu söyledi. Bunların çoğu zararsız olduğunu belirten Dr. Aydın, ritim bozukluğunun; çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı şeklinde olabileceği gibi bayılma şeklinde de olabileceğini ve hatta bazen çok nadiren kişinin direkt ölümüne neden olarak da ortaya çıkabilmekte olduğunu ifade etti. Ritim bozukluğunun erken teşhis edilmesi, tanının belirlenmesi ve sonrasında da tedavinin ritim bozukluğuna özgü olarak yapılmasının çok önemli olduğunu aktaran Dr. Aydın, “Ritim bozuklukları genellikle aniden başlar, belli müddet devam eder ve aniden sonlanır. Bazen de müdahale edilmesi ritim bozukluğu düzelmez. Ritim bozukluğunda önemli olan hastanın ritim bozukluğu esnasındaki semptomlarının yoğunluğudur ve ritim bozukluğunun tipidir” dedi. Ritim bozukluğunda erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Aydın, şöyle konuştu: “Çarpıntısı olan kişinin hastanelerin kardiyoloji bölümüne başvurması gerekir. Gerekli teşhis EKG çekilerek bazen 24 saatlik cihazlarla tanının belirlenmesi lazım. Bütün bunlara rağmen çarpıntı olan kişilerin ritim bozukluğu bazen 24 saatlik EKG ile de tespit edilmeyebilir. Bunun ritim anjiyosu dediğimiz EPS ile tanı konulabilir ve aynı zamanda bu esnada tedavisi de yapılabiliyor. Ritim bozukluğunun çoğu ilaç tedavi ile düzeltilebilir. Bir kısmı da yakma tedavisi dediğimiz ablasyon tedavisi ile çarpıntıların büyük bir kısmı tedavi edilebilmektedir.” “Genç yaşlarda ritim bozukluğu olduğunda kalp pili takılarak tedavi edilir” Hastalarda ritim bozukluğu olduğunda özelikle ileri yaşlarda, bazen de genç yaşlarda ritim bozukluğu olduğunda kalp pili takılarak tedavi edildiğini kaydeden Dr. Aydın, “Kalp pilinin takılmasının önemli nedeni ani ölümlere neden olan ritim bozukluğunda şok vererek ritim bozukluğu tedavi edilebiliyor. Bazı ritim bozukları da çarpın şeklinde değil de, nabzın düşmesi şeklinde olur. Bu ritim bozukluğunda da kişi genellikle bayılır. Böyle durumlarda kalp hızını artırıcı pil takmak gerekir. Rutin olarak da ayda bir, üç ayda bir kalp pilinin kontrollerinin yapılması gerekir” şeklinde konuştu.
Tanısı konulamayan hastadan kolanjiyoskop yöntemiyle dokudan biyopsi alındı
06 Mayıs 2024 Pazartesi - 14:07 Tanısı konulamayan hastadan kolanjiyoskop yöntemiyle dokudan biyopsi alındı Diyarbakır’da kanser şüphesi olan hastaya tanı konulamayınca kolanjiyoskop yöntemiyle dokudan biyopsi alınıp patolojik sonuca göre hastaya onkolojik veya cerrahi müdahale yapılacak. 62 yaşındaki erkek hasta, kentteki birçok hastanede hastalığına teşhis konulamayanınca Memorial Diyarbakır Hastanesine başvurdu. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Nurettin Tunç, bu hastanelerde klatskin tümörü denilen (safra yolları kanseri) şüphesi ile PTK dedikleri karın bölgesinden stent takıldığını söyledi. “Ortada safra yollarının akışı sağlanmış yalnız tanısı olmadığı için hasta ne ameliyat edilebiliyor, ne de onkolojik tedavi kemoterapi alabiliyor” diyen Dr. Tunç, hastaya klanjiyoskopi dedikleri bir yöntem önerildiğini ifade etti. Kolanjioskopi denilen tetkikin ileri işlemin de ilerisi denilen bir yöntem olduğunu aktaran Dr. Tunç, “ERCP dediğimiz hortumun kanalından geçirilen küçücük bir kateter ve bu kateter (hortum) ucunda küçük bir kamera mevcut bu şekilde yapılan bir işlem. Bu cihaz ile safra kanallarına giriyoruz, kamera ile görüntülüyoruz. Safra yollarını kamera ile görüntüledikten sonra içerideki tümörü görüp kolanjiyoskop dediğimiz cihazın içinden mikro düzeyde bir forses gönderip o dokudan biyopsi alabiliyoruz. Bu şekilde hastanın tanısı konulabilir. Cerrahi veya onkolojik tedaviye uygun hale getirilebiliyor” dedi. Türkiye’de kolenjiyoskopi işlemi yapan merkez sayısının az olduğunu söyleyen Dr. Tunç, “Bu açıdan bölgemizde kolenjiyoskopi yapmamız bu hastalar için büyük bir avantaj. Kolenjiyoskopi yapılmasaydı hastanın tanısı konulmayacaktı. Hastamızın genel durumu kanser şüphesi olan bir hasta. Genel durumu çok iyi değildi. Biz, bu işlemle beraber hastanın tanısını koymayı, tanıyı koyduktan sonra en azında müdahale edilecektir. Hasta me hastalığı olduğunu bilecek, benim hastalığım budur diyecek. Kanser, iyi veya kötü bir kanser olduğunu bilecek. Ondan sonra hastanın kafasındaki soru işareti geçip ona göre tedavi yapılacak. Bu hastada safra yollarında kanser vardı. Kanser amacıyla safra yollarına girdik. O safra yollarından biopsi aldık. Patoloji sonucuna göre hasta onkolojiye veya cerrahiye verilecek” şeklinde konuştu.