Yerel Haberler
Diyarbakır
17 Nisan 2026 Cuma - 16:17 "İl İl Türkiye Sergisi" Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu "Köklerden Geleceğe" mottosuyla hazırlanan "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin dört bir yanından seçilen tarihi yapılar, taş üzerine akrilik teknikle yeniden hayat bulduğu sergide geçmiş ile gelecek arasında sanatsal bir köprü kuran "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da bir alışveriş merkezinde sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin 81 ilinden seçilen tarihi yapıların taş yüzeyler üzerine akrilik teknikle yeniden yorumlandığı sergi, geçmiş ile geleceği aynı zeminde buluşturan zamansal bir köprü niteliği taşıyor. Her bir eser, ait olduğu coğrafyanın kültürel hafızasını, mimari mirasını ve estetik anlayışını günümüze taşıyan izler sunuyor. Taşın kadim ve kalıcı doğası ile akriliğin çağdaş anlatımı birleşerek, geçmişin izlerini geleceğin diliyle yeniden yorumluyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin "Köklerden Geleceğe" anlayışı doğrultusunda şekillenen çalışma, bireyin estetik duyarlılığını, yani zevk-i selim kavramını merkeze alarak geçmişle kurulan bağı bilinçli ve anlamlı bir geleceğe dönüştürmeyi amaçlıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, bu projede yarı değerli taşlar üzerine 81 ilin çalışmasını yaptıklarını vurguladı. Yakut, "Doğadan topladığımız taşları ustalarımızla birlikte her türlü sanat eserine dönüştürmeye çalışıyoruz. Taştan takılar yapıyor, çantalarda kullanıyoruz. Farklı bir çalışma ortaya koymak adına taşı tabloya da dönüştürmeye başladık. Yani bir nevi taşı tuval olarak kullanarak çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl taşla ilgili yeni çalışmalarımız da var. Ancak bu proje, geçen seneye ait olan ’81 İl Türkiye’ Projemizdi. Bu projede Türkiye’nin 81 ilindeki en önemli eserleri taşların üzerine işleyerek adeta kazımış olduk" dedi. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde resim öğretmeni görevini yürüten Songül Toköz Özer ise kendisinin ve 3 usta arkadaşının çalışmaları gerçekleştirdiğini söyledi. Özer, "Toplamda 81 eser bulunuyor ve her birinde Türkiye’nin 81 ilinden seçilen farklı tarihi yapılar, özel taşlar üzerine aktarıldı. Kullandığımız taşlar doğada bulunan ancak özel olarak işlenen taşlardan oluşuyor. Nitelikli taşlar, taş atölyemizde işlenip hazırlanarak kalıp haline getirildi ve ardından sanatsal çalışmalara dönüştürülmek üzere bize teslim edildi" diye konuştu. Sergiyi gezen vatandaşlardan Vedat Kızıl, serginin oldukça keyifli olduğunu dile getirdi. Kızıl, "Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenleri tarafından yapılan yarı kıymetli taşlar üzerine işlenen, yalnızca Diyarbakır’ın değil, ülkemizin dört bir yanındaki tarihi ve turistik yerleri anlatan çok kıymetli eserleri inceledik. Gerçekten o kadar hoşuma gitti ki hem çalışmaların bölgemizin tarihi değerlerini yansıtması hem de işlemelerin son derece hassas ve gerçeğine uygun şekilde yapılmış olması beni çok mutlu etti. Aynı zamanda turizmle ilgilenen ve turist rehberliği mesleğini icra eden biri olarak bu eserler beni ayrıca etkiledi. Adeta o yerleri yeniden gezmiş, görmüş gibi hissettim. Oldukça güzel bir gündü. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Kulp Çayı taştı: Yağış ve kar erimesiyle debi rekor seviyeye çıktı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:13 Kulp Çayı taştı: Yağış ve kar erimesiyle debi rekor seviyeye çıktı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde haftalardır süren yağışlar ve yüksek kesimlerdeki kar erimeleri nedeniyle Kulp Çayı coştu. Debinin son yılların en yüksek seviyesine ulaşması üzerine dere kenarındaki yerleşimler için vatandaşlara uyarı yapıldı. Kulp ilçesinde son haftalarda etkili olan aşırı yağışlar ile ilçenin yüksek kesimlerinde yaşanan kar erimeleri, Kulp Çayında su seviyesinin hızla yükselmesine neden oldu. Çayın debisi, son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Yetkililer, çayın taşkın riski oluşturması üzerine dere kenarında bulunan yerleşim alanlarında yaşayan vatandaşlara dikkatli olunması yönünde uyarılarda bulundu. Konuklu Mahallesi’ne bağlı yerleşimler ile İnkaya Mahallesi’ne bağlı alanlar başta olmak üzere Barın Bağcılar, Argün, Akbulak ve Karabulak Mahallesi’ne bağlı bazı yerleşimlerde taşkın riskinin arttığı bildirildi. Bu bölgelerde yaşayan köylülerden alınan bilgiye göre artan su seviyesi nedeniyle çay kenarındaki tarım arazilerinin bir kısmı sular altında kaldığı, bazı noktalarda ise taşkın tehlikesinin sürdüğü ifade edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlardan Metin Toprak, Kulp Çayındaki yükselişin olağan dışı boyutlara ulaştığını belirterek, "Son 10-15 yıldır Kulp Çayının bu kadar yükseldiğine şahit olmadım. Bu yıl yağışlar özellikle ocak ve şubat ayının ilk haftalarında çok etkili oldu. Bu nedenle birçok dere ve çay taştı’’ dedi. Yetkililer, yağışların ve kar erimelerinin devam etmesi ihtimaline karşı vatandaşların dere yataklarından uzak durmaları ve yapılan uyarılara hassasiyetle uymaları çağrısında bulundu.
Başkan Gündüz: ’’Terörsüz Türkiye hedefi, güçlü Türkiye ideali ile ilerlemektedir’’
22 Şubat 2026 Pazar - 11:47 Başkan Gündüz: ’’Terörsüz Türkiye hedefi, güçlü Türkiye ideali ile ilerlemektedir’’ Terör gazisi, 15Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Terörsüz Türkiye hedefinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bilge lider Devlet Bahçeli’nin üstlendiği güçlü Türkiye ideali ile ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin, uzun yıllardır milletin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan terör belasına karşı kararlı, sabırlı ve tavizsiz bir mücadele yürüttüğünü belirten Başkan Gündüz, bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki Terörsüz Türkiye hedefinin, tüm engellemelere, dış müdahalelere ve içeriden yürütülen algı operasyonlarına rağmen adım adım gerçeğe dönüştüğünü kaydetti. Gündüz, ‘’Terörle mücadele artık sadece sınırlarımız içinde değil, kaynağında, lojistik hatlarında ve uzantılarında etkisiz hâle getirilen bütüncül bir devlet politikasıyla yürütülmektedir. Terörden arındırılmış bölgeler, sadece güvenlik açısından değil, istikrar, kalkınma ve sosyal huzur açısından da Türkiye’nin geleceğini teminat altına almaktadır. Bugün güvenlik güçlerimizin fedakârlığıyla tesis edilen bu alanlar, yarın çocuklarımızın güvenle yaşayacağı bir Türkiye’nin altyapısını oluşturmaktadır. Bu tarihi sürecin mimarları, Türk devlet aklını temsil eden iki güçlü liderdir. Devlet Bahçeli, terörle mücadelenin en zor dönemlerinde ortaya koyduğu net duruş, milli refleksi güçlendiren söylemleri ve devletin kararlılığını tahkim eden iradesiyle bu mücadelenin fikri ve siyasi omurgasını oluşturmuştur. Terörle pazarlık değil, mücadele edilir anlayışını Türk siyasetine kazandıran bu duruş, bugün gelinen noktada haklılığını açıkça ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ise bu kararlılığı sahaya yansıtan lider olarak, güvenlikten diplomasiye, savunma sanayiinden uluslararası mücadeleye kadar her alanda Türkiye’yi teröre karşı güçlü, caydırıcı ve etkin bir konuma taşımıştır. Sadece terör örgütleriyle değil, onları besleyen ve meşrulaştırmaya çalışan odaklarla da mücadele eden bu liderlik, Türkiye’yi bölgesel bir güvenlik mimarı haline getirmiştir. Terörsüz Türkiye, bir temenni değil, bir devlet politikasıdır. Bu hedef; milletin iradesi, güvenlik güçlerimizin kahramanlığı ve güçlü liderliğin ortaya koyduğu sarsılmaz duruşla mutlaka gerçekleşecektir. Hiçbir terör örgütü, hiçbir taşeron yapı ve hiçbir karanlık senaryo, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bu kararlı yürüyüşü durduramayacaktır. Türkiye Yüzyılı, terörün değil, huzurun, güvenliğin ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır. Bu yolda atılan her adımın, ortaya konulan her iradenin arkasında millet vardır, devlet vardır ve sarsılmaz bir kararlılık vardır’’ dedi.
Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi
22 Şubat 2026 Pazar - 11:43 Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da hurma satışlarında artış yaşanıyor. Hz. Muhammed’in (aleyhisselam) sünneti olan hurma ile oruç açma geleneğini sürdürmek isteyen vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi için çarşı ve pazarlara akın etti. Kent merkezindeki marketler, aktarlar ve semt pazarlarında farklı çeşitlerde hurmalar tezgahlardaki yerini aldı. Medine hurması başta olmak üzere Kudüs, İran ve Tunus hurmaları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Esnaf, Ramazan’ın ilk günleriyle birlikte satışların belirgin şekilde arttığını ifade ederek, özellikle iftara yakın saatlerde yoğunluk yaşandığını belirtti. Vatandaşlar ise hem sünnet olduğu hem de uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji verdiği için hurmayı tercih ettiklerini söyledi. Fiyatların kalite ve çeşide göre değiştiğini belirten satıcılar, her bütçeye uygun hurma bulunduğunu söyledi. Sur ilçesi esnafı Ali Baran Çelik, Ramazan ayı dolayısıyla hurma satışlarının yükseldiğini söyledi. Çelik, "Vatandaşlarımız sünnet olduğu için ezan ilk okunduğunda oruçlarını ilk hurma ile açarlar. Hurma fiyatları ise 150 liradan başlıyor, 900 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız genelde bütçesine göre alıyor. 200-400 lira arası hurmalar çoğunlukla tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. Bir diğer esnaf Mehmet Şah Güçlü ise Ramazan ayından satışların arttığını bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini aktardı. Güçlü, "Ramazan ayının sünneti olarak hurma ile iftarımızı açıyoruz. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" şeklinde konuştu. Hurma almaya gelen vatandaşlardan Eyüp Baydan, orucun hurma ile açılmasının sünnet olduğunu ve kan şekerini dengelediğini söyledi. Baydan, "İlk olarak hurma ile iftarımı açıyorum" diye konuştu.
Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi
22 Şubat 2026 Pazar - 11:29 Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da hurma satışlarında artış yaşanıyor. Hz. Muhammed’in (sav) sünneti olan hurma ile oruç açma geleneğini sürdürmek isteyen vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi için çarşı ve pazarlara akın etti. Kent merkezindeki marketler, aktarlar ve semt pazarlarında farklı çeşitlerde hurmalar tezgahlardaki yerini aldı. Medine hurması başta olmak üzere Kudüs, İran ve Tunus hurmaları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Esnaf, Ramazan’ın ilk günleriyle birlikte satışların belirgin şekilde arttığını ifade ederek, özellikle iftara yakın saatlerde yoğunluk yaşandığını belirtti. Vatandaşlar ise hem sünnet olduğu hem de uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji verdiği için hurmayı tercih ettiklerini söyledi. Fiyatların kalite ve çeşide göre değiştiğini belirten satıcılar, her bütçeye uygun hurma bulunduğunu söyledi. Sur ilçesi esnafı Ali Baran Çelik, Ramazan ayı dolayısıyla hurma satışlarının yükseldiğini söyledi. Çelik, "Vatandaşlarımız sünnet olduğu için ezan ilk okunduğunda oruçlarını ilk hurma ile açarlar. Hurma fiyatları ise 150 liradan başlıyor, 900 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız genelde bütçesine göre alıyor. 200-400 lira arası hurmalar çoğunlukla tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. Bir diğer esnaf Mehmet Şah Güçlü ise Ramazan ayından satışların arttığını bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini aktardı. Güçlü, "Ramazan ayının sünneti olarak hurma ile iftarımızı açıyoruz. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" şeklinde konuştu. Hurma almaya gelen vatandaşlardan Eyüp Baydan, orucun hurma ile açılmasının sünnet olduğunu ve kan şekerini dengelediğini söyledi. Baydan, "İlk olarak hurma ile iftarımı açıyorum" diye konuştu.
Müftü Büyük: ’’Oruç, her Müslümanın üzerine farz kılınmıştır’’
22 Şubat 2026 Pazar - 11:09 Müftü Büyük: ’’Oruç, her Müslümanın üzerine farz kılınmıştır’’ Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Ramazan ayının önemine değinerek, orucun kimlere farz olduğunu açıkladı. Ramazan ayında oruç tutmanın, mükellef olan, ergenlik çağına ermiş her Müslümanın üzerine farz olan bir ibadet olduğunu söyledi. İslam’ın beş temel şartından birinin de oruç tutmak olduğunu aktaran Büyük, ’’Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz, ’Sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Ta ki umulur ki oruç sayesinde ahlakınız güzelleşir.’ buyurmaktadır. Fakat Ramazan ayı içerisinde yine Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimizin ifade buyurduğu üzere yolcular ve hasta olanlar, Cenab-ı Hak tarafından bir ruhsat gereği Ramazan ayında oruçlarını tutmayabilirler. Bunlar yolculuklarını tamamladıktan sonra veya hastalıklarını giderdikten, şifa bulduktan sonra tutamadıkları oruçların kazasını yapacaklardır. Burada şöyle bir ayrıntı var, bunu sizlerle paylaşmak isterim. Cenab-ı Hak tüm hastalarımıza hayırlı şifalar versin. Bazı hastalıklar vardır ki kronik rahatsızlıklardır. Mesela bir kardeşimiz Ramazan ayında hastadır ama bu hastalığı ömrü boyunca devam edecektir ve ilaç kullanmak zorundadır. Bu kardeşlerimiz ne yapacaklar? Tutamadıkları her bir gün için bir fidye vereceklerdir. Nedir o? Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından belirlenen 240 liradır. Mesela 30 gün orucunu tutamayan bir kardeşimiz, her gün için; fakir, fukara, yoksul, yetim kardeşlerimize tutamadıkları oruçların mukabilinde fidye vereceklerdir. Ramazan ayındaki hastalığı geçici olanlar ise fidye vermeyeceklerdir. Ramazan ayı çıktıktan sonra şifa buldukları zaman, Ramazan ayı içerisinde tutamadıkları üç günse üç gün, dört günse dört gün, beş günse beş gün oruçlarını Ramazan ayından sonra kaza edeceklerdir" dedi. ’’Oruç tutmak çok önemli bir ibadettir’’ Oruç tutmanın çok önemli bir ibadet olduğunu aktaran Büyük, sözlerine şöyle devam etti: ’’Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki bir kimse mazeretsiz, yani hiçbir mazereti yokken hastalık, yolculuk, ileri derecede yaşlılık, gebelik, çocuk emzirme bunlar mazerettir. Bunlardan hiçbiri yokken bir gün oruç tutmayan kimse, Ramazan ayı çıktıktan sonra senenin tamamını oruçla geçirse o bir günün faziletine nail olamaz. O nedenle inşallah bu sene üzerimize farz olan Ramazan orucumuzu, sağlığımız yerindeyse, sıhhatimiz yerindeyse eda ederek bu güzel ve bereketli ibadetin lütfuna hep beraber nail olalım inşallah. İdrak edeceğimiz bu Ramazan ayının şimdiden hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayı Kur’an ayıdır, oruç ayıdır. Kur’an’la hemhal olabilmeyi, Kur’an’la dirilebilmeyi, ayağa kalkabilmeyi, Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanabilmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin. İnşallah kılacağımız teravih namazlarıyla camilerde bir araya geleceğiz. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz pekişecek. İftar sofraları kuracağız. Bu iftar sofralarında gönüllerimizi bir araya getireceğiz. İnşallah bu Ramazan ayı, kardeşliğimize, birliğimize ve beraberliğimize millet olarak vesile olur. Tekrar Rabbimden hayırlı Ramazanlar diliyorum.’’
Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla geleneksel iftar buluşması
21 Şubat 2026 Cumartesi - 23:13 Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla geleneksel iftar buluşması Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Vali Murat Zorluoğlu ile birlikte Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla iftarda buluştu. İş adamı Mehmet Bozkuş, Sevgi Evleri’ndeki çocuklara yıllar önce yaptığı ziyaretin ardından her yıl Ramazan ayında iftar programı düzenlemeye başladı. Bozkuş, bu yılda Vali Murat Zorluoğlu’nun katılımıyla yüzlerce çocukla iftarda bir araya geldi. Vali Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’da ramazan ayının kendine yakışır şekilde idrak edildiğini, buranın gerçek bir ramazan şehri, Anadolu şehri olduğunu söyledi. Vali Zorluoğlu, "Çocukluğumuzdan hatırladığımız ramazanların birçok yönün vatandaşlarımız burada hala yaşıyor. Bugün Sevgi Evleri’nde devletimizin, bizlerin emanetinde olan çocuklarımızla güzel bir iftarı hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Hayırsever bir iş adamımızın katkılarıyla çocuklarımızla bir araya geldik. İftarımızı yapacağız, akabinde çocuklarımızla sohbet etme, onlara bazı hediyeler verme şeklinde programımız devam edecek. Devletimiz bu çocuklarımızı, evlatlarımızı 365 gün muhafaza altında tutuyor. Her gün bizim için kıymetli. Bugün sadece ramazana özel bir iftar programındayız" dedi. İş adamı Mehmet Bozkuş ise İslam aleminin Ramazan ayını tebrik ettiğini, Ramazan ayının sağlık, sıhhat, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini Cenabı haktan niyaz ettiğini dile getirdi. Bozkuş, Diyarbakır Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla her yıl olduğu gibi bir araya geldiklerini kaydederek, "Öyle bir duygudur ki anlatılmaz yaşanır. Bir yanımız hüzün, bir yanımız mutluluk doluyor. Hangisi ağır basıyor derseniz kardeşlerimizin gözlerindeki parıltıyı ve sevince bakarsanız tabii ki de mutluluk olduğunu görürsünüz. Yıllar önce ilk bir araya geldiğimizde kardeşlerimizi ihmal ettiğimizden ve daha fazla ilgilenemediğimizden ötürü kardeşlerimizden helallik istedik. Koca yürekli kardeşlerimiz de bizleri helal ettiler. O günden bugüne her bir araya geliyoruz, gelmeye de devam edeceğiz. Devletimiz çok güçlü ve çok büyük. Devletimiz hem anadır, hem baba. Elhamdülillah kardeşlerimizin kimseye ihtiyaçları yoktur. Onlar bizim kardeşlerimiz, bizler onların ağabeyleriyiz. Bir nebzede olsa onları mutlu edebiliyorsak ne mutlu bizlere. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın. Valimiz Murat Zorluoğlu’na teşriflerinden ve desteklerinden ötürü teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
Diyarbakırlı iş adamından Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla geleneksel iftar buluşması
21 Şubat 2026 Cumartesi - 23:05 Diyarbakırlı iş adamından Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla geleneksel iftar buluşması Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Vali Murat Zorluoğlu ile birlikte Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla her yıl yaptığı iftar programını gerçekleştirdi. İş adamı Mehmet Bozkuş, Sevgi Evleri’ndeki çocuklara yıllar önce yaptığı ziyaretin ardından her yıl ramazan ayında iftar programı düzenlemeye başladı. Bozkuş, bu yılda Vali Murat Zorluoğlu’nun katılımıyla yüzlerce çocukla iftarda bir araya geldi. Vali Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’da ramazan ayının kendine yakışır şekilde idrak edildiğini, buranın gerçek bir ramazan şehri, Anadolu şehri olduğunu söyledi. Vali Zorluoğlu, "Çocukluğumuzdan hatırladığımız ramazanların birçok yönün vatandaşlarımız burada hala yaşıyor. Bugün Sevgi Evleri’nde devletimizin, bizlerin emanetinde olan çocuklarımızla güzel bir iftarı hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Hayırsever bir iş adamımızın katkılarıyla çocuklarımızla bir araya geldik. İftarımızı yapacağız, akabinde çocuklarımızla sohbet etme, onlara bazı hediyeler verme şeklinde programımız devam edecek. Devletimiz bu çocuklarımızı, evlatlarımızı 365 gün muhafaza altında tutuyor. Her gün bizim için kıymetli. Bugün sadece ramazana özel bir iftar programındayız" dedi. İş adamı Mehmet Bozkuş ise İslam aleminin ramazan ayını tebrik ettiğini, ramazan ayının sağlık, sıhhat, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini Cenabı haktan niyaz ettiğini dile getirdi. Bozkuş, Diyarbakır Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde Sevgi Evleri’ndeki çocuklarla her yıl olduğu gibi bir araya geldiklerini kaydederek, "Öyle bir duygudur ki anlatılmaz yaşanır. Bir yanımız hüzün, bir yanımız mutluluk doluyor. Hangisi ağır basıyor derseniz kardeşlerimizin gözlerindeki parıltıyı ve sevince bakarsanız tabii ki de mutluluk olduğunu görürsünüz. Yıllar önce ilk bir araya geldiğimizde kardeşlerimizi ihmal ettiğimizden ve daha fazla ilgilenemediğimizden ötürü kardeşlerimizden helallik istedik. Koca yürekli kardeşlerimiz de bizleri helal ettiler. O günden bugüne her bir araya geliyoruz, gelmeye de devam edeceğiz. Devletimiz çok güçlü ve çok büyük. Devletimiz hem anadır, hem baba. Elhamdülillah kardeşlerimizin kimseye ihtiyaçları yoktur. Onlar bizim kardeşlerimiz, bizler onların ağabeyleriyiz. Bir nebzede olsa onları mutlu edebiliyorsak ne mutlu bizlere. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın. Valimiz Murat Zorluoğlu’na teşriflerinden ve desteklerinden ötürü teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
Diyarbakır’da kaya mezarları ve duvar kabartmalarına belgesel fotoğraf çalışması
21 Şubat 2026 Cumartesi - 21:55 Diyarbakır’da kaya mezarları ve duvar kabartmalarına belgesel fotoğraf çalışması Diyarbakır’da Fotono21 Fotoğraf Derneği tarafından 2026 yılında başlatılan "Fotoğraflar ile Ergani Projesi" kapsamında, Ergani ilçesine bağlı Kömürtaş köyü sınırları içerisinde yer alan kaya mezarları ve duvar kabartmaları fotoğraf sanatı aracılığıyla kayıt altına alındı. Çalışma kapsamında, bölgenin tarihsel ve kültürel mirasının önemli unsurları arasında yer alan, ancak zaman içerisinde doğal etkenler ve insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle tahrip olma riski taşıyan kaya mezarları ve kabartmalar belgelendi. Proje, Ergani ve çevresindeki arkeolojik değerlerin görsel hafızaya kazandırılmasını amaçlıyor. Fotoğraf sanatçısı Davut Çalan, "Geçtiğimiz hafta Makam Dağı’ndan sisler altındaki Ergani’yi fotoğrafladık. Bugün ise Kömürtaş köyünde bulunan kaya mezarları ve duvar kabartmalarını kayıt altına aldık. Zamanla tahrip olan bu alanların günümüze kadar ulaşabilmiş örneklerini belgelemek ve gelecek kuşaklara görsel bir arşiv bırakmak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Ergani’nin tarihsel dokusuna ışık tutan bu çalışma, yalnızca bir fotoğraf projesi olmanın ötesinde; kültürel mirasın korunması, farkındalık oluşturulması ve bilimsel sanatsal belgeleme açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Dernek, proje sürecinde Ergani’nin farklı bölgelerinde benzer belgeleme çalışmalarını sürdürmeyi ve elde edilen fotoğrafları ilerleyen dönemlerde sergi ve yayın çalışmalarıyla kamuoyuyla paylaşmayı hedefliyor.