Yerel Haberler
Diyarbakır
Gazze’de gönüllü doktorluk yapan Taner Kamacı, tüyler ürperten anları anlattı
04 Nisan 2024 Perşembe - 14:44 Gazze’de gönüllü doktorluk yapan Taner Kamacı, tüyler ürperten anları anlattı 18 Mart tarihinde uluslararası bir insani yardım derneği ve Avrupa Filistinli Hekimler Derneği aracılığıyla Gazze’ye gönüllü olarak giden Op. Dr. Taner Kamacı, görev yaptığı Diyarbakır’a döndü. Kamacı, Gazze’de tüyler ürperten anları, “Normalde ilk bir hafta gittiğimizde sahur ve iftar vakitlerinden 15 dakika önce sivil ve masum vatandaşların evleri bombalanıyordu. İsrail ordusu muhtemelen o vakitleri özellikle seçiyordu. Bahsettiğim vakitlerde bombardıman başlıyordu, iki saat boyunca devam ediyordu” cümleleriyle anlattı. Diyarbakır’da Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Taner Kamacı, yaklaşık 3 hafta önce işgalci İsrail’in ablukası altındaki Gazze’ye yardım etmek için 25 kişilik ekiple gitti. Türk doktor bu zaman zarfında Gazze’deki bombardımandan yaralanıp enkaz altında kalan aralarında çocukların da bulunduğu sivillerin ameliyatını gerçekleştirdi. Gece gündüz demeden 3 haftalık bir süreçte ekibiyle yaklaşık 500 ameliyat yapan Kamacı, Gazze’de ameliyat yaptığı anları ve bulunduğu hastanenin ameliyathane kapısında kalan evsiz insanların dramını çekerek sosyal medyada gündem olmuştu. Gönüllü olarak gittiği Gazze’deki görevini tamamlayıp, dün görev yeri olan Diyarbakır’a gelen Kamacı, acı tabloyu anlattı. Savaşın başından bu yana Gazze’ye gidip yaralı sivillere yardım etmek için çabaladığını ve gittiğini söyleyen Kamacı, “Savaşın başından beri Gazze için bir şeyler yapmaya çalışıyorduk. Boykotlar, yürüyüşler, sessiz yürüyüşler gibi faaliyetlerimiz oluyordu. Bu yapılan zulmü dünyaya duyurma adına, önleme adına elimize ne gelirse yapmaya çalışıyorduk. Gazze’ye gitmenin yolunu da bir yandan arıyordum. Yaklaşık iki ay önce de böyle bir fırsat elimize geçti. Uluslararası bir insani yardım derneği ve Avrupa Filistinli Hekimler Derneği aracılığıyla Gazze’ye gitmeye karar verdim. Mısır, Birleşmiş Milletler ve İsrail tarafından onay çıktı. 18 Mart’ta Gazze’ye gittim. Avrupa ve Amerika’dan gelen hekim arkadaşlarla 25 kişilik bir ekiple Gazze’ye gittik. İki hafta kadar Gazze’de sağlık hizmetimizi verdik. Dün akşam yurda döndük” dedi. “İsrail, orada çocuklarla savaşıyor” Mısır’dan Gazze’ye gidene kadar Mısırlıların biraz mutsuz olduğunu, ama Gazze’ye gittiğinde ise onca savaşa, sıkıntıya rağmen yüzleri gülen insanları gördüğünde gariplik hissettiğini dile getiren Op. Dr. Kamacı, “Savaş, yokluk, açlık, susuzluk ve her şey var ama insanlar rahatı olanlarda daha mutlu insanlar gördük. Bu bana çok ilginç gelmişti. Orada tabii büyük bir dram var. Orada savaş değil, soykırım var. Çünkü savaş iki ordu arasında olur. İsrail bildiğin masum, sivil, çocukları hedef alıyor. İsrail direkt evleri bombalıyor. Acile getirilen hastaların çoğu çocuktu. İsrail orada çocuklarla savaşıyor” diye konuştu. Kamacı, sözlerine şöyle devam etti: “Acile getirilen çocuk olsun büyük olsun; kolu kırılmış, bacağı kırılmış, kafasının derisi soyulmuş, akciğeri patlamış çocuklar hiç feryat etmiyordu. Bu insanlar ağrı mı duymuyor, duydukları ağrıyı hissetmiyorlar mı? Bu kadar acıya alışmışlar artık tepkisiz hale mi gelmişler? Ben tıbbi olarak bu duruma çok şaşırdım. Bu mucizevi bir şey.” Avrupa Hastanesinde görev yaptığını söyleyen Kamacı, Şuheda el-Aksa Hastanesinin 3 gün önce bombardımanlara maruz kaldığını, o esnada kendi hastanelerinin de sallandığını ifade ederek, “Gazze’de hastanelerin çoğu yıkıldığı için birkaç tane hastane ayakta kalmış ve bütün acil hastalar Han Yunus ile Refah şehirlerinin arasındaki Avrupa Hastanesi’ne yönlendiriliyordu. Orada, enkazdan çıkarılmış, yanmış, kolu kırılmış, sniper silahlarla vurulmuş veya bombardımandan yaralanmış hastalara acil deniliyordu. Karnı veya başı ağrıyan hastalara acil olarak bakılmıyordu. Sadece bahsettiğim vakaları alıp tedavi ediyorduk. Çünkü hastanede fazla ameliyathane yoktu. Bazen 50-60 hasta birden enkazdan çıkarılıp geliyordu ama hastanede 7 tane ameliyat salonu vardı. Gazze’de Avrupa Hastanesi ve Şuheda el-Aksa Hastanesinde ameliyat yapılabiliyordu ki, 4 gün önce maalesef orayı da bombaladılar. Biz oradayken bomba düştü. Bize 3 kilometrelik bir mesafede yaşandı. Şuheda el-Aksa Hastanesinin bahçesine düşen bombalarla bizim hastanemiz sallanıyordu. O basıncın etkisiyle kapı ve pencereler çarpıyordu. Benim olduğum hastaneye oradayken herhangi bir saldırı olmadı” ifadelerine yer verdi. “Bomba sesleri hiç susmuyordu” İsrail ordusunun sahur ve iftar vakitlerinden 15 dakika önce ailelerin bir arada olduğunu fırsat bilerek yoğun bombardımana başladığını, iki saat boyunca bomba seslerinin hiç kesilmediğini dile getiren Kamacı, son olarak şunları kaydetti: “Bomba sesleri hiç susmuyordu. Normalde ilk bir hafta gittiğimizde sahur ve iftar vakitlerinden 15 dakika önce sivil ve masum vatandaşların evleri bombalanıyordu. İsrail ordusu muhtemelen o vakitleri özellikle seçiyordu. Bahsettiğim vakitlerde bombardıman başlıyordu, iki saat boyunca devam ediyordu. Bombalama zamanı Birleşmiş Milletlerin ateşkes önerisi kararından sonra tüm güne yayıldı. Normalde bombalamanın kesilmesi beklenirken, gelmeden son bir hafta bomba sesleri hiç susmuyordu.”
Türkiye’nin en kalabalık mahallesini ikinci kez yönetecek
04 Nisan 2024 Perşembe - 11:00 Türkiye’nin en kalabalık mahallesini ikinci kez yönetecek 4 il ve 804 ilçeden daha kalabalık olan Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi’nde 16 rakibini geriden bırakan muhtar, ikinci kez seçilerek yardımcı talebinde bulundu. Merkez Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi, 150 binden fazla nüfusuyla Türkiye’nin nüfus yoğunluğu bakımından en kalabalık mahallesi ünvanına sahip. Mahalle; Türkiye İstatistik (TÜİK) Kurumu verilerine göre 84 bin 241 nüfuslu Bayburt’u, 84 bin 366 nüfuslu Tunceli’yi, 92 bin 481 nüfuslu Ardahan’ı, 144 bin 544 nüfuslu Gümüşhane’yi ve 147 bin 919 nüfuslu Kilis’i geride bırakıyor. 31 Mahalli İdareler Genel seçimlerinde 97 bin seçmen için kurulan 285 sandıkta 17 muhtar adayı yarıştı. Kesin olmayan sonuçlara göre rakiplerine fark atarak seçilen mevcut muhtar Şehmuz Şirdenli, yardımcı talebinde bulundu. Muhtar Şehmuz Şirdenli, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, 4 ilden daha kalabalık bir mahalle olduklarını söyledi. Muhtar olarak ikinci dönemdir seçildiğini belirten Şirdenli, mahalleli istediği için tekrar aday olduğunu, 17 aday ile yarıştıklarını ifade etti. En yakın rakibine 4 bin fark attığını aktaran Şirdenli, şöyle konuştu: “Bağcılar halkına teşekkür ediyorum, hürmetlerimi sunarım. Burada 285 sandık kuruldu, 97 bin de seçmenimiz vardı. Bu dönem katılım çok az oldu. 17 muhtara 46 bin oy kullanıldı. Bu 5 yıl içinde bu mahalleye güzel hizmet yapacağız. Rekor kırmaya devam edeceğiz, birçok ilden de daha da büyüyeceğiz. Bu yeni inşaatlarımız da bir gelsin. Birçok ili geride bırakırız.” “Kocaman bağcıları dünya görüyor, yerel yönetimlerimiz kulübemizi görmüyor” Sıkıntılarının tebligatlar olduğunu dile getiren Muhtar Şirdenli, tebligat olmazsa hiçbir sıkıntının olmadığını, bütün işleri dörtdörtlük yürüteceğini kaydetti. “Defalarca söylüyoruz. Batıdaki muhtarlarımız, kaymaklarımız üzerinden sekreterleri var, yardımcı veriliyor. Biz söylüyoruz, kimse bize vermiyor” diyen Şirdenli, “Bu dönem bir keza daha kaymakamımızdan isteyeceğiz. Bizim yerimiz çok ufak, dar, yer yok. Buraya bir yer yapılması gerekiyor. Kocaman bağcıları dünya görüyor, yerel yönetimlerimiz kulübemizi görmüyor” dedi.
Ukrayna’dan tur rehberi olarak geldiği Diyarbakır’da Müslüman oldu
04 Nisan 2024 Perşembe - 10:29 Ukrayna’dan tur rehberi olarak geldiği Diyarbakır’da Müslüman oldu İlk kez 2018 yılında Türkiye’ye gelen ve 2019 yılında Diyarbakır’a düzenlediği turda İslam dininden etkilenerek araştırmaya başlayan tur rehberi Polina Andriienko, Diyarbakır’da düzenlenen ihtida töreni ile Elif ismini alarak Müslüman oldu. Ukrayna’nın Kiev şehrinde bir acentede tur rehberi olarak çalışan 57 yaşındaki Polina Andriienko, ilk kez 2018 yılında bireysel olarak Mardin’i ziyaret etti. Daha sonra Türkiye’nin doğu illerine turlar düzenleyen Andriienko, 2019 yılında Ramazan ayında bir kafileyle Diyarbakır’a geldi. Andriienko, burada Sur ilçesindeki Ulu Cami rehberi Yaser Aydın ile tanıştı. Turistlere ve Andriienko’ya İslam dininin güzellikleri ve cami ile kentin tarihini anlatan Aydın, Andriienko’yla irtibatı kesmeyip kendisine İslam dinini anlatmaya devam etti. Pandemi ve daha sonra Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Diyarbakır’a gelemeyen Andriienko, geçtiğimiz günlerde kente gelip Aydın’a Müslüman olmak istediğini söyledi. Sur Müftülüğünde düzenlenen ihtida programıyla Andriienko, Elif ismini alarak Müslüman oldu. Müslüman olmasındaki süreci anlatan Andriienko, Türkiye’nin manevi güzelliklerini ülkesinde kimsenin pek fazla bilmediğini söyledi. Andriienko, “Turizmciyim, 2019 yılında bir gezi grubumuz acente ile Diyarbakır’a geldik. Burada Yaser hocamız, Ulu Cami’de bize İslam dinini tek tek anlattı. 2019’dan önce de ilk kez Mardin’e gitmiştim. Orada karar verdim ki bizim ülkemizde kimse Türkiye’nin güzelliklerini pek fazla bilmiyor. Ülkemizdekilerin çoğu Türkiye’nin sadece deniz ve sahilleriyle meşhur olduğunu biliyor. Ama Mezopotamya hakkında kimse bir bilgi sahibi değil. Mezopotamya’nın Dicle ve Fırat arasında olduğunu sadece biliyorlar. Mardin’e gittikten sonra artık tur acentemle Mezopotamya turları yapmayı planladık. Artık turistleri doğu şehirlerine getirmeye başladım” dedi. Müslüman olması ile kendisi için yepyeni bir hayatın başladığını ifade eden Andriienko, “Diyarbakır’a 2019 yılının Ramazan ayında gelmiştim. Diyarbakır’a getirdiğim turistler İslam dinine şaşkınlıkla hayran kaldı. Çünkü Ramazan ayının bir maneviyatı vardı Diyarbakır’da. Daha sonra Yaser hocamız bize İslam dininden bahsetti. Kendisi hepimize Ukraynaca Kur’an-ı Kerim hediye etti. Daha sonra İslam dinini araştırdım ve gerçekten İslam dininin hak din olduğuna karar verdim. Benim için Müslüman olmak çok zor oldu. Çünkü benim için yepyeni bir hayatın başlangıcı oldu” ifadelerine yer verdi. Andriienko’nun Müslüman olmasında aracı olan Ulu Cami rehberi Yaser Aydın ise, şunları söyledi: “Polina arkadaşımız tur rehberi olarak birkaç yıl önce Diyarbakır’a turist getirmişti. Bu esnada kendisiyle Ulu Cami’de tanıştık. Onlara caminin tarihçesiyle ilgili güzel bir bilgilendirmede bulundum. İslam tarihi hakkında vurgulamalarda bulundum. Tabii geldikleri ay Ramazan ayıydı. Ben bu durumu Ramazan ayının bereketi olarak görüyorum. Ben de kendilerine küçük paketler içerisinde Kur’an-ı Kerim ve şeker hediye ettim. Bu hediyeler aramızda bir bağ oluşturdu.” “Aslında Polina Diyarbakır’a geldiği yılın bir sonraki yılında gelip Müslüman olacaktı” diyen Aydın, “Ancak cereyan eden savaştan dolayı kendisi buraya gelemedi. Bu süreçte zaten bağlantımı kesmedim. Kendisi bana yakın zamanda Diyarbakır’a geleceğini söyledi. Müslüman olmak için yardım etmemi istedi. Biz de bugün Polina hanımın Müslüman olması için program geçekleştirdik” dedi. Sur Müftüsü İlhan Günay, Ramazan ayında böylesine mutluluk verici duygunun tarif edilemez olduğunu söyleyerek, “Ramazan-ı Şerif’te, bereket ve rahmet mevsiminde Ukrayna’dan Polina adında bir kardeşimizin gelip Diyarbakır’da İslam dinini seçmesi bizi çok mutlu etti. Bir insanın hidayetine şahitlik etmek gibi mutluluk verici bir an yoktur. Bunu tarif etmek çok zor. Bir insanın kalkıp Müslüman olması, İslam dinini seçmesi, hele hele dünyanın bu kargaşa içerisinde olduğu dönemde İslamiyet’i seçmesi bizi çok mutlu etti” diye konuştu.
Diyarbakır’ın 12 bin yıllık tarihinde ilk kez lahit mezar bulundu
04 Nisan 2024 Perşembe - 09:50 Diyarbakır’ın 12 bin yıllık tarihinde ilk kez lahit mezar bulundu UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki 5 bin yıllık Diyarbakır surlarının 4’üncü etabında olan 75 numaralı burç ile Saint George Kilisesi arasında yapılan kazıda Roma dönemine ait olduğu belirlenen "lahit" bulundu. Lahit, kentte bulunan ilk lahit oldu.Merkez Sur ilçesinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki 5 bin yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan bölümleriyle ilgili restorasyon çalışmaları sürüyor.4’üncü etabı 75 numaralı burçta devam ederken, ekipler sert zemine denk geldi. Bölgede inceleme yapan ekipler, 75 numaralı burç ile Saint George Kilisesi arasında Roma dönemine ait kentte ilk olma özelliği taşıyan "lahit" tespit etti.2 kapağı bulunan, 2 metre 24 santimetre uzunluğunda, 82 santimetre yüksekliğinde olan lahit, yürüten hassas çalışmayla vinçle çıkarıldı. Lahidin tekne kısmının ise yapılan incelemede yekpare kireç taşından oluştuğu ortaya çıktı.Gövdesinin orta kısmında çember içinde "Malta Haç" tespit edildi. Müze bahçesinde sergilenmeye başlanan lahit üzerinde Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı ekipleri çalışma başlattı.Kütahya’dan Güneydoğu Anadolu ve Diyarbakır’ı gezmek için Furkan Erkan, Sur içine, bölgedeki müzeleri gezdiklerini söyledi.Çok tarihi eserlerin olduğunu belirten Erkan, “Buradaki lahit mezarda çok yeni çıkartılmış. Üzerinde ıslaklığı duruyor. Lahit mezar Ege bölgesinde görülür. Ancak burada ilk defa böyle bir lahit mezar çıkartılmış. İlk defa rastlandığı için önemli bir şahsiyetin olduğu düşünülüyor” dedi.Lahittin içinde bulunan kemiklerin kime ait olduğu, cinsiyetleri Gaziantep’te yapılacak çalışmalar sonrası belli olacağı kaydedildi.
MÜSİAD Diyarbakır Şubesi, sevgi evlerindeki çocuklarla iftarda buluştu
03 Nisan 2024 Çarşamba - 12:55 MÜSİAD Diyarbakır Şubesi, sevgi evlerindeki çocuklarla iftarda buluştu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Diyarbakır Şube Başkanlığı iftar programında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde sevgi evlerinde kalan çocuklarla bir araya geldi. 120 çocuğu misafir eden MÜSİAD yönetim kurulu üyeleri çocuklarla iç içe oturup iftar açtı. MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Bozkuş, bu yıl Ramazan ayı münasebetiyle ihtiyaç sahiplerine dağıttıkları market kartlarının yanı sıra Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su’nun teşrifleriyle sevgi evlerinde kalan çocuklarla iftar programı etkinliği düzenlediklerini söyledi. Bozkuş, sevgi evlerinde kalan çocuklarla aşlarını paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Evlatlarımızın gözlerindeki heyecanı, mutluluğu, sevinci gördükten sonra onlar ile daha fazla ilgilenmediğimizden ötürü helallik istedik. Bundan sonra daha fazla bir araya gelme sözü verdik. Onlar bizim evlatlarımız. Her zaman söylediğimiz bir sözümüz var ’Biz paylaştıkça mutlu olan, biz paylaştıkça büyüyen bir aileyiz’. Bu güzel ve anlamlı etkinliğimizde teşriflerinden ötürü Valimiz Ali İhsan Su’ya ayrıca teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" dedi. Tüm çocuklara oyuncak ve hediye giyim çeklerinin dağıtıldığı iftar programına Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, Bağlar Kaymakamı İsmail Pendik, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Aydın Polat, MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Bozkuş ve yönetim kurulu üyeleri ile sevgi evlerinde kalan çocuklar ve iş adamları katıldı.
Diyarbakır’da pansiyonda kalan öğrenciler uzay yolculuğuna çıktı
03 Nisan 2024 Çarşamba - 09:51 Diyarbakır’da pansiyonda kalan öğrenciler uzay yolculuğuna çıktı Diyarbakır’da, pansiyonda kalıp okullarda eğitim gören öğrenciler İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE ekibi tarafından düzenlenen “Pansiyon, Bilim ve Eğlence Festivali Projesi” çerçevesinde zekalarını bilgi yarışmaları ve geleneksel zeka oyunlarıyla test edip, gelişen teknolojiyle uzay bilimini canlı anlatımla öğreniyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE ekibi tarafından “Pansiyon, Bilim ve Eğlence Festivali Projesi” çerçevesinde Rekabet Kurumu Anadolu Lisesi pansiyonunda kalan öğrenciler, akşam etkinleriyle bilim dolu bir gece geçirdi. Ailelerinden uzakta kalan öğrencilere bilim ve teknoloji, uzman öğretmenler tarafından öğretildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünde AR-GE Proje Koordinatörü Abdulkerim Dağ, projelerinin amacı; pansiyonlu okullarda kalan öğrencilerin yanında olmak için, onları kendi evlerindeymiş gibi hissetmeleri için güzel, eğlenceli ve bilim dolu geceler geçirmeleri olduğunu belirtti. Dağ, “Bu projede Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE birimi olarak pansiyonlu okullarda kalan öğrencilerin yanında olmak için, onları kendi evlerindeymiş gibi hissetmeleri için güzel, eğlenceli ve bilim dolu geceler geçirmeleri için böyle bir proje düşündük. Bugün Rekabet Kurumu Anadolu Lisesi’nde gençlerle beraber iftar programından sonra gökyüzü gözlem şenliği, zeka oyunu, geleneksel oyunları, sanal gerçeklik gözlükleriyle projemizi gerçekleştirdik. Öğrenciler, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal dünyayı tanıyorlar. Aynı zamanda Diyarbakır ile ilgili bir bilgi yarışması düzenledik. Bilgi yarışmalarında dereceye giren ilk üç öğrencimize çeşitli hediyeler de verdik” dedi. Rekabet Kurumu Anadolu Lisesi öğrencilerinden Yusuf Emre Ateş, pansiyonda kaldıkları için akranlarıyla beraber nasıl grup çalışması yapılması gerektiğini zeka oyunlarıyla öğrendiklerini söyledi. Ateş, şunları kaydetti: “İl Milli Eğitim Müdürlüğünün böyle bir proje düzenlenmesi bizim için iyi geldi. Öncelikle üç aşamalı bir etkinlik olması çok iyi. Yeni nesil teknolojiyle öğrenciler burada tanışıyor. Çünkü çoğumuz ilçede kaldığı için böyle imkanımız olmuyor. Pansiyonda kaldığımız için akranlarımızla beraber nasıl çalışılması gerektiğini oyunlar eşliğinde öğrendik. Öte yandan uzay bilimini de öğrendik ve izledik. Belki aramızdan bazılarının uzaya ilgili bugünden itibaren arttı. Bu imkanların bize sunulmasından çok memnun kaldık.” Öğrencilerden Muhammed Emin Çimen ise, Ramazan ayında ailelerinden uzakken İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kendilerini ihmal etmediğini belirterek, “Öncelikle bizim için çok güzel bir etkinlik oldu. Ramazan ayında ailemizden uzakken İl Milli Eğitim Müdürlüğü bizi ihmal etmedi. Güzel aşamalı etkinlikler geçirdik. Mesela sanal gerçeklik gözlükleriyle bizi teknolojiye karşı bilgilerimizin daha fazla gelişmesinde yardımcı oldular. Grup halinde yapabileceğimiz etkinliklerle de birbirimize olan ilişkilerimiz gelişti” diye konuştu.