Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da erkek berberlerine eğitim 27 Şubat 2026 Cuma - 11:29:32 Diyarbakır’da erkek berberlerine yönelik uzun saç kesim eğitimi düzenlendi. Diyarbakır Berberler Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Esnaf Odası Başkanı Cemil Değirmenci’nin kendi salonunda, meslektaşlarının talebi üzerine organize edilen eğitimde, uzun saçta kat teknikleri, makas kullanımının incelikleri, yüz tipine göre model belirleme, modern kesim trendleri ve müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik uygulamalar anlatıldı. Eğitimde teorik bilgilerin yanı sıra canlı model üzerinde uygulamalı kesim gösterimi yapıldı. Katılımcılara, saçın doğal düşüş yönüne göre kesim teknikleri, yüz şekline uygun model planlaması ve güncel trendlerin uygulanışı hakkında detaylı bilgi verildi. Programda konuşan Oda Başkanı Cemil Değirmenci, kuaförlük ve berberlik mesleğinde dünyadaki trendleri takip etmenin önemine değindi. Değirmenci, ’’Sektörde güncel olmak ancak eğitimle mümkün. Berberlik mesleğinin gerekli bilgi ve donanıma sahip usta ellerde, hijyenik koşullarda ve belirli kalite standartlarında icra edilmesi çok önemli" dedi. Meslektaşlarımızın bu değişime ayak uydurması gerekiyor. Bu tür eğitimlerle hem hizmet kalitesi artacak hem de esnafımız ekonomik olarak daha güçlü hale gelecektir. Meslektaşlarımızdan talep geldikçe bu tür programlara devam edeceğiz" dedi. Yaklaşık 30 yıllık erkek kuaförü Veli Kaplan ise düzenlenen eğitimin verimli geçtiğini belirterek, "Tecrübelerden faydalandık. Uygulamalı kesim bizler için çok faydalı oldu. Karşılıklı soru-cevaplarla önemli bilgiler edindik" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:18 Diyarbakır’da üstyapı çalışmaları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent girişlerinin peyzaj düzenlemesi kapsamında Mardin yolunu farklı türde ağaç ve çalılarla yeşillendirerek caddenin daha estetik ve modern bir çehreye kavuşmasını sağlıyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının, Mardin, Şanlıurfa, Elazığ ve Silvan yollarının daha modern bir görünüme kavuşması, yaya ve trafik güvenliğinin artırılması hedefiyle başlattığı kapsamlı peyzaj çalışmaları sürüyor. Kent girişlerinin yeniden düzenleneceği çalışmalar kapsamında ekipler, Mardin yolunda gerekli altyapı işlemlerini tamamladı. Altyapı çalışmalarının ardından refüjlere farklı türlerde ağaç dikimi gerçekleştirildi. Dört kent girişinde toplam 78 kilometrelik alanı kapsayan peyzaj düzenlemesi çerçevesinde, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı 22 kilometrelik Mardin yolunda ağaç dikimine uygun hale getirilen refüjlere, 6 metrede bir olacak şekilde zeytin, mavi selvi, oya, ılgın, alev, iğde ve kurtbağrı olmak üzere bin 129 ağacı toprakla buluşturdu. Çevresel etmenlere dayanıklılık gözetilerek farklı türlerde dikilen bin 129 ağacın sağlıklı gelişimini sürdürmesi amacıyla herek bağlama çalışmaları da yapıldı. Refüjlere 6 bin 325 çalı dikildi Ekipler, ağaç dikiminin yanı sıra refüjlerin daha estetik bir görünüme kavuşması için farklı renk ve türlerde 6 bin 325 çalıyı da toprakla buluşturdu. Ağaç dikim mevsimi doğrultusunda bitkilendirme çalışmalarının belirlenen program çerçevesinde devam edeceği belirtildi. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 22 kilometrelik Mardin yolunda Kantar Kavşağı’ndan Çarıklı Mahallesi’ne kadar olan bölümde refüjlerde toprak dolgu ve tesviye işlemlerini tamamladı. Kuruçeşme ile eski ilçe garajı köprüsüne kadar olan bölümde ise refüjde bulunan korkuluk altı için hatıl betonu dökümü gerçekleştirildi. Ferforje korkuluk montajı çalışmaları ise devam ediyor. Su varlıklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Mardin yolunda yürütülen düzenleme çalışmalarında kuru peyzaj öğelerine de yer verileceği bildirildi. Kentin yoğun olarak kullanılan ulaşım koridorlarından biri olan Mardin yolunda yeşillendirme ve yapısal donatıların tamamlamasıyla cadde daha modern ve estetik bir görünüme kavuşmuş olacak.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:11 ’’Kontrolsüz teknoloji kullanımı çocukların gelişimi üzerinde derin etki bırakıyor’’ Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki derin etki bıraktığını söyledi. Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, çocuklarda teknoloji kullanımı ile ilgili uyarılarda bulundu. Tabletlerin "susturucu", telefonların ise "dijital emzik" olarak kullanıldığı bu yeni çağda, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerinde derin etki bıraktığını belirten Alver, ‘’Velilerden en çok duyduğunuz şikayet ‘çocuğum odaklanamıyor’ oluyor. Maalesef son yıllarda en zorlandığımız konu çocuklarımızın herhangi bir işe odaklanamıyor oluşu. Ekrandaki o saniyelik geçişlere, aşırı renkli ve hızlı uyarana alışan beyin, sınıftaki öğretmenin sesini veya kağıt üzerindeki bir problemi "sıkıcı" buluyor. Çocuk aslında tembel değil, beyni o kadar yüksek dopaminle beslenmiş ki, normal hayatın temposu ona çok yavaş geliyor. Sınıfta oturan ama zihni hala en son izlediği videonun hızında olan bir nesilden bahsediyoruz. Bu durum akademik başarıdan ziyade, ‘zihinsel bir gürültüye’ yol açıyor. Ekran, çocuğa istediği her şeyi anında veriyor. Gerçek hayat ise sabır gerektirir. Biz yetişkinler, sırf o an ağlamasın ya da yemeğini yesin diye ekranı bir rüşvet olarak kullandığımızda, çocuğun duygusal regülasyon becerisini elinden alıyoruz. Değer bilen bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, ona ‘hayır’ denildiğinde bununla baş etmeyi öğretmeliyiz. Çocuk, sınırda güvende hisseder; sınırsızlık ise kaygıya neden olur’’ dedi. ’’Oyun, çocuğun hayata hazırlık provasıdır’’ Oyunun, çocuğun hayata hazırlık provası olduğunu belirten Alver, ’’Ancak kontrolsüz teknoloji, çocuğu yalnız bir tüketiciye dönüştürüyor. Akranıyla çatışma çözmeyi, paylaşmayı, yenilmeyi bilmiyorlar. Çünkü ekranda yenilince ‘tekrar başlat’ tuşu var ama arkadaşlıkta o tuş yok. Sosyal ipuçlarını okuyamayan, empatiden uzak ve en ufak bir sorunda fiziksel şiddete veya içine kapanıklığa başvuran bir nesil yetişiyor. Günümüz çocuklarının en büyük kaybı ‘can sıkıntısı’ Çünkü beceri, can sıkıntısının hemen arkasında bekler. Çocuk sıkıldığında bir oyun kurgular, bir nesneye anlam yükler, hayal kurar. Hazır paketlenmiş eğlence sunan ekranlar ise zihinsel kasları tembelleştiriyor. Kendi kendine oyun kuramayan, elindeki bir oyuncakla 10 dakika vakit geçiremeyen, sürekli dışarıdan bir uyarana ihtiyaç duyan bir nesil, özgün düşünme kabiliyetini de kaybediyor. Eve girildiği an telefonlar ortak bir kutuya bırakılmalı. Çocuk, ebeveyninin yüzünü ekranda değil, karşısında görmeli. Çocuğun ‘sıkıldım’ feryadına hemen tabletle yanıt vermeyin. Bırakın sıkılsın, o boşlukta bir resim yapmaya veya kitap karıştırmaya yönelecektir. ‘Birazdan kapat’ demek yerine kum saati veya zamanlayıcı kullanın. Çocuk sürenin somut olarak bittiğini görsün. Akşam yemeği masası ve uykudan önceki son bir saat asla ekrana dokunulmamalı. Kaliteli uyku, ertesi günün okul başarısı ve hırçınlığın azalması için şarttır. Geleceğin ‘değer bilen’ çocuklarını yetiştirmek için onlara bir ekran değil, bölünmemiş bir ‘an’ ve kaliteli bir zaman dilimi borçluyuz’’ diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Diyarbakır’ın "Kemal Dayısı" düğünleri özlüyor Diyarbakırlıların "Kemal Dayı" olarak tanıdığı 77 yaşındaki Kemal Tosun, 67 yıldır üzerinden çıkarmadığı renkli geleneksel kıyafetleriyle kentin simge isimlerinden biri oldu. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte zorlanan Tosun, en kısa sürede yeniden düğünlere katılıp halay çekmeyi hayal ediyor. Diyarbakır’da hemen herkesin "Kemal Dayı" diye bildiği 77 yaşındaki Kemal Tosun, yarım asrı aşkın süredir giydiği renkli geleneksel kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Henüz 10 yaşındayken babasının karış hesabıyla diktirdiği renkli kıyafetleri giymeye başlayan Tosun, o günden bu yana tarzından hiç vazgeçmedi. Tam 67 yıldır aynı kültürel çizgiyi sürdüren Kemal Dayı, yıllar içinde düğünlerin, halayların ve sokakların neşesi haline geldi. Renkli şalvarı ve yöresel kıyafetleriyle katıldığı düğünlerde halayın en önünde yer alan Tosun, kentin yaşayan sembollerinden biri olarak anılıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Tosun, yanlış ameliyat olduğunu iddia etti. Bu süreçten sonra yürümekte güçlük çekmeye başlayan Kemal Dayı, en çok da düğünlere gidememekten yakınıyor. Yıllarca düğün düğün gezip halay çeken, gençlerle birlikte oynayan Tosun’un en büyük hayali ise yeniden sağlığına kavuşarak düğünlere katılmak ve eski günlerdeki gibi halayın başında yer almak. Tosun, "10 yaşlarındaydım babam karış hesabı yaparak ölçümü aldı. Diyarbakır’a geldi. Bana bir şalvar bir yelek birde küçük bir kuşak yaptırıp getirdi. Bizim köyde de tesadüf düğün vardı. Giydim onları ve beni düğüne götürdü. Ben daha küçük olduğum için üzerimde kıyafetleri gören şaşırdı ve gülmeye başladı. Elime iki tane mendil verdiler bende oynamayı bilmiyordum. Rastgele oynamaya başladım. Herkes para üstüme atıyordu. Eskiden davul ve zurna tek vardı. İnsanlar para atınca bende dedim herhalde ben biliyorum o yüzden para atıyorlar. Ondan sonra ne kadar düğün olduysa beni çağırmaya başladılar. Ben de oynaya oynaya her oyunu öğrendim. Bütün ne kadar köy varsa ne kadar düğün oluyorsa herkes beni çağırıyordu. Eskiden otomobil falanda çok yoktu. Kamyonlarla gidip geliyorduk ulaşım çok zordu. Ondan sonra her yerde tanınmaya başladım. İl dışından da beni çağıranlar oluyordu. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sivas, Antalya birçok yere gittim. Belim biraz ağarıyordu. Özel bir hastaneye gittim dediler 4 yerden bel fıtığın var bir yerde de patlamış. Bende korktum ameliyat olmayı kabul ettim. Meğer para için beni ameliyat etmiş. Para için beni bu hale soktular. Bir buçuk yıldır yürüyemiyorum, düğünlere gidemiyorum. Düğünleri çok özledim’’ diye konuştu.
Kar ve buzlanmaya karşı kaldırım temizliği
30 Aralık 2025 Salı - 12:52 Kar ve buzlanmaya karşı kaldırım temizliği Diyarbakır’da dün etkili olan kar yağışının ardından Büyükşehir Belediyesi, yayaların güvenliğini sağlamak amacıyla kaldırım, yaya yolları, üst geçitler, parklar ve hastane önlerinde oluşan buzlanmaya karşı kapsamlı temizlik ve tuzlama çalışması başlattı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, dün kent genelinde etkili olan kar yağışının ardından, yaya güvenliğini tehdit eden buzlanmalara karşı sahaya indi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile ilçe belediyeleri ekipleri de katıldı. Kent genelinde kaldırım, yaya yolları, üst geçitler, park alanları ve hastane önlerinde oluşan buzlanmaların giderilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında ekipler, sabahın erken saatlerinden itibaren sahada görev aldı. Yayalar için risk oluşturan buz kütleleri küreklerle kırılarak temizlenirken, buzlanmanın yeniden oluşmasını önlemek amacıyla kaldırımlarda tuzlama çalışmaları da gerçekleştirildi. Devam eden kar ve buzla mücadele çalışmaları kapsamında özellikle yurttaşların yoğun olarak kullandığı alanlara öncelik verildi. Yapılan tuzlama sayesinde kar ve buz birikintilerinin daha hızlı çözülmesi ve güvenli yaya ulaşımının sağlanması hedefleniyor. Çalışmalar, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı 100 personel ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı 226 personel olmak üzere toplam 326 personel tarafından yürütülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, muhtemel buzlanmalara karşı temizlik ve tuzlama çalışmalarını kent genelinde aralıksız sürdürecek.
Cezaevinden izinli çıkıp karısını boğarak öldürdü
30 Aralık 2025 Salı - 09:12 Cezaevinden izinli çıkıp karısını boğarak öldürdü Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 11 günlük izinle cezaevinde çıkan eşi tarafından öldürülen Rojda Yakışıklı’nın yengesi ve ablası, zanlının çıkmadan önce iki eşine de onları öldüreceği tehditlerinde bulunduğunu anlattı. İlçenin kırsal Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında 27 Aralıkta 3 çocuk annesi Rojda Yakışıklı (28), dini nikahlı eşi Okay Gür tarafından işkence sonrası boğularak öldürüldü. Gür, 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı ve iki eşine kendilerini öldüreceği tehdidinde bulunduğu, eşlerin bu durumu ihbar ettiği ortaya çıktı. Yakışıklı’nın yengesi ve ablası, dehşet dolu anları anlattı. Gözaltına alına Gür, jandarma işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Rojda’nın yengesi Sema Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Okay Gür’ün izne geldiğini, gelir gelmez eşlerini arayıp ölümle tehdit ettiğini söyledi. Buna yönelik Rojda’yı kontrol ettiklerini belirten Erdem, eve geldiklerini ve 17.30 sıralarında bu olayın olduğunu ifade etti. Erdem, Okay’ın, eşini ambara götürüp işkence yaparak öldürdüğünü aktararak, "27-28 Aralık tarihinde oluyor. Bir akrabamız başka bir köyden buraya gelirken Rojda’ya uğrayalım diyerek orada Rojda’yı soruyor. Eşi, ‘Haberim yok diyor.’ ‘Rojda, ailesinin evine gitmiş olabilir’ diyor. Sonra amcasının oğlu buraya geliyor Rojda nerede diye soruyor. Bunlar diyor; ‘Rojda’nın eşi eve gelmiş, buraya gelmesi mümkün değil. Kendi evindedir.’ Rojda’nın amcasının oğlu da diyor k, eşi bize demiş babasının evine gitmiş. Rojda yok, kayıp diye artık erkeklere duyurduk. Zaten daha önce de tehdit etmiş, eşi kesin ona bir şey yapmış diye duyurduk" dedi. "Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor" "Eşini aradık, sorduk. Eşi de sürekli haberim yok, haberim yok, karakola haber vermeyin diyor. Bizde dayanamadık karakola haber verdik" diyen Erdem, "Haber verdiğimizi öğrendikten sonra da kendisi araç çağırıyor. Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor. Bazı bölgelerinde işkence belirtileri vardı. Burada yakın bir yerlere getirip gömüyor. Kumasının yardımı da var, büyük eşinin. Büyük eşinin oğlunun parmağı da var. Bunlar hepsi kanıtlanmış, ispatlanmış. Karakolda da söylendi. Oğlu 15 yaşında, kendisi de karakolda itiraf etmiş. Babam böyle böyle yaptı diye. Hepimiz, kardeşleri hepsi ayaklandı" diye konuştu. "Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor" Böyle insanların bırakılmasını istemediklerini vurgulayan Erdem, "Bırakıldıkça da kadınlar bu şiddeti, ölümü görüyor. En ağır cezanın verilmesini istiyoruz. 11 günlük bir izne çıkmış. Çıkar çıkmaz da bu olayı yaptı. Üç çocuğu var. İki kız, bir erkek çocuğu var. Oğlu 6 yaşında, en büyük kızı 10 yaşında, diğeri de 9 yaşında. Zaten büyük kızı görmüştü. Kimin parmağı varsa, kim ona yardım etmişse hepsinin çıkmasını istiyoruz. Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor. Eşim beni tehdit etmiş diye haber veriyor. Suçlu bir insan, hapisten çıkmış" şeklinde konuştu. Görgü tanığı olan çocuklarını kaçırmış Her iki eşinin de Okay Gür’ü şikayet ettiğini kaydeden Erdem, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Kızı görmüş, bildiği için de kaçırmış. Oğlunu, büyük kızını bir araca alıp kaçırmış. Bunlar hepsi çıktı. Bismil’de yakalanmıştı. Devletimden rica ediyorum, her üç çocuğunu da ne üvey anneye, ne de en yakınına teslim edilmesin, devlet korumasında olmasını istiyorum. Annenin başına bu gelmişse, çocukların başına da gelebilir." Rojda’nın ablası Medine Çelik ise "Ablasıyım, sonradan geldim. Kardeşim tehdit edildiğini söylemiş. Kardeşimin hakkı kalmasın" ifadelerini kullandı. Öte yandan zanlı Gür’ün, "uyuşturucu" suçundan yaklaşık 4 yıldır tutuklu olduğu, açık cezaevine geçtiği bu kapsamda 11 günlük izin hakkından yararlandığı öğrenildi.