Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da mezar tercihleri ve ritüeller tarihe ışık tutuyor
17 Ocak 2024 Çarşamba - 12:06 Diyarbakır’da mezar tercihleri ve ritüeller tarihe ışık tutuyor Diyarbakır, 33 medeniyete ev sahipliği yaparken, bölgede hüküm sürmüş toplumların mezar tercihleri ve ritüelleri tarihe ışık tutuyor. İnsanlık tarihi için önemli bir yere sahip olan Diyarbakır, birçok medeniyete ev sahipliği yapmışlığıyla biliniyor. Bölgede hüküm süren toplumlar, inançlarına göre mezar tercihleri ve ritüellerini yerine getirerek günümüzde tarihe ışık tutuyor. İnsanlar, statülerine göre hocker/cenin (anne rahmindeki halimiz)pozisyonundan, küp mezarlar, kremasyon( yakma) geleneğinden, çoklu kullanımlı anıt mezarlara kadar tercihlerde bulundukları tarihi kayıtlarda ve arkeolojik kazılar sonucunda yerini alıyor. Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Baytak, İHA muhabirine, Zerzevan Kalesi, diğer kültürler öncesinde ve biraz daha eskiye bakıldığında insanoğlunun ilk yerleşim alanlarından itibaren ölü gömme geleneğinin de varlığını gördüklerini söyledi. Bir bölgede insan ve yaşam varsa inancın ve mezarında olduğuna değinen Baytak, yazı öncesi dönemlerde kendilerine en iyi bilgileri verecek olan verilerin mezarlar olduğunu dile getirdi. “Kafatasları ve bedenleri ayrı hücrelerde bulunduğu tespit edildi” “Neolitik dönemden itibaren ve Diyarbakır özelinde baktığımızda yakın bölgelerde Körtik Tepe örneği, Çayönü örnekleri var” diyen Baytak, “Bölgede aslında Türkiyenin en yoğun 150-160 höyük yerleşimi var. Bunlardan kazısı yapılanların ölü gömme geleneklerinden biz; bir toplumun kültürünü, sosyal statüsünü, insanların gelir durumuna göre nasıl gömüldüklerini ve buna benzer birçok şeyi öğrenmekteyiz. Kurtarma kazısı olarak başlanan Çayönü kazasında kafatası dediğimiz bir yapı var. Kafatasları ve bedenleri ayrı hücrelerde bulunduğu tespit edildi. Bir ritüel var. Yine ana rahminde olduğumuz şekilde, hocker pozisyonu diyoruz buna. Gömü tarzı oluşturmuşuz. Bazı gömülerde bunu görürüz. Bazen düz gömüler vardır” dedi. “Beş bin yıllık bir süreçte ağırlıklı olarak küp gömü geleneğini görüyoruz” Yine kent içi, kent dışı gömüler olduğunu aktaran Baytak, “Erken dönemde insanlar ölülerinden uzak durmak istemiyor. Atasını, büyüğünü yanında tutmak istiyor. Bu aslında şimdiki kültürlerde de var. Birkaç tane gömü tarzı var. Küplerin içerisinde de gömüler var. Erzak küpü yeri geliyor mezar küpü olarak da görülüyor. Tunç Döneminde Milattan Önce (MÖ) 3000’lerde 2000 de burada 5000 yıllık bir süreçte ağırlıklı olarak küp gömü geleneğini görüyoruz. Anadolu da çok var. Zerzevan’ında ölü gömme geleneği oldukça önemli veriler sunuyor. Orada ağırlıklı olarak kaya mezar geleneği görüyoruz. Sur içerisinde görevli olan kişilere ait olduğunu mezarları anlıyoruz” diye konuştu. Normal vatandaşların mezarlarına ulaşmalarının mümkün olmadığını, kaya mezarları gördüklerini kaydeden Baytak, şöyle konuştu: "Aile mezarları gördük. Bazen ikili, bazen beşli gömüler oluyor. Sonrasında mekan yeniden açılır, var olan mezar içeride başka yere bırakılır, sonrasında oraya ikinci bir gömü yapılır. Bu böyle tekrarlanır. 50-100-200-300 yıl. Bazen ikinci, beşinci kullanımlar görürüz. Bu da bize aile mezarı olduğunu gösteriyor. Bazen de bize sürpriz yapıp kitabesini de da veriyor. İlginçtir, kremasyon (yakarak) gömüde var. Anıt mezarlar var. Özel biriyse.” İlginç olan ise Diyarbakır Arkeoloji Müzesinde kavuşan höyük diye bir yer olduğunu aktan Baytak, “Kavuşan höyükte kaplumbağalı mezar var. Bu çok ilginç ve dünyada ilktir. Kaplumbağalar ile birlikte iki tane gömüden bahsedeceğiz. Kazılarda bu şekilde ortaya çıkıyor. Kaplumbağalar acaba buraya düştü mü, sonradan mı konuldu gibi soru işaretlerini karşımıza çıkarıyor. Şunu gördük, kaplumbağaların çoğunu ritüel amaçlı. Kaplumbağa bilgeliği, zamanı, asilliği temsil eder. Orta Asya’dan da biliyoruz. 10 binlerde varlığını bildiğimiz ve ritüellerde kullanılan bir şeydir. Kavuşan höyükteki kaplumbağalı mezarlarda önemli mezarlar arasındadır” ifadelerinde bulundu.
Diyarbakır’da 250 okula spor malzemesi desteği
16 Ocak 2024 Salı - 17:23 Diyarbakır’da 250 okula spor malzemesi desteği Diyarbakır Valiliği, genç ve çocukların spor becerilerini desteklemek ve spora olan ilgiyi arttırmak amacıyla kentteki 250 okula spor malzemesi desteği sundu. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce merkez Kayapınar ilçesinde Talaytepe Spor Merkezi’nde düzenlenen program, öğretmen, okul müdürleri ve öğrencilerin de katılımıyla gerçekleşti. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından malzeme dağıtım töreninde konuşan Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Su, çocuk ve gençlerin spor becerilerinin gelişmesi için ellerindeki tüm imkanları seferber ettiklerini söyledi. 2023 yılında 32 bin çocuk ve genci belediyeye ait spor tesisinde sporla buluşturduklarını ifade eden Vali Su, “Biz, hem valilik hem Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızın, gençlerimizin güzel yetişmesi için her türlü imkanı seferber ediyoruz. Hem eğitim öğretim alanında öğrencilerin başarılı olması için imkanlarımızı seferber ediyoruz, hem de sağlıklı birey olmak için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Eğitimle ilgili Büyükşehir Belediyesi olarak bu sene 15 bin yavrumuzu üniversite ve liselere hazırlık kurslarına ücretsiz tabi tuttuk. Spor alanındaysa ilimiz genelinde hem Büyükşehir Belediyesi olarak hem de valilik olarak birçok imkanı çocuklarımızın hizmetine sunduk. Sunmaya da devam ediyoruz. 2023 yılında çocuklarımızdan spor yapmak isteyen 32 bin yavrumuzu Büyükşehir Belediyemizin spor tesislerinde sporla buluşturduk. 2022’de ise 22 bin yavrumuzu buluşturmuştuk. İnşallah bu sene daha da arttıracağız. Diyarbakır’da 250 okulumuza Allah izin verirse spor malzemelerimizi dağıtacağız” dedi. Son iki yılda kent genelinde 1 milyar liradan fazla yatırımı spor tesislerine gerçekleştirdiklerini dile getiren Su, “İlimiz genelinde 1 milyar liradan fazla yatırımı spor tesislerine son iki yılda gerçekleştirdik. İnanıyorum ki bütün bu hizmetlerle beraber çocuklarımız hem sağlık yönünden kendilerini daha iyi hissedecek, hem de sağlıklı bireyler olarak derslerinde de eğitim öğretimde mutlaka başarılı olacak” diye konuştu. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali ise şunları kaydetti: “Diyarbakır Valimiz Ali İhsan Su, yapacağımız her çalışmamızda bizlere her türlü desteği sunuyor. Bizi yüreklendiriyor. Öğrencilerimize, spor malzemelerini sağlıklı günlerde kullanmalarını diliyorum. Tatil geliyor, herkese hayırlı tatiller diliyorum.”
Diyarbakır’da toplu taşımada NFC-QR kod uygulaması başladı
16 Ocak 2024 Salı - 15:42 Diyarbakır’da toplu taşımada NFC-QR kod uygulaması başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların şehir içi toplu taşımadan daha rahat faydalanabilmesi için dijitalleştirme çalışmaları yürütüyor. Gelişen ve büyüyen Diyarbakır’da vatandaşlara dijital ortamlarda hizmet kolaylığı sağlayan Ulaşım Daire Başkanlığı, şehir içi toplu taşıma araçlarında NFC-QR kod uygulamasını başlattı. Mobil uygulamada “Hat hareket saatleri, durak bilgileri, duraktan geçen hatlar, durağa yaklaşan araçların ortalama varış süreleri, sanal kart (QR kod ile ödeme), temassız ödeme (nfc), kart kullanım bilgileri, online yükleme” özellikleri aktif olarak kullanılmaya başlandı. Şehir merkezindeki duraklar mobil uygulama sisteminde durak kodu verilerek isimlendirildi. Görme engelli bireyler ile kentte durakları bilmeyen vatandaşların da bu uygulamayı kullanabilmeleri için yazılım geliştirilip “Sesli Anons Sistemi” hizmete sunuldu. Uygulamayla gelinen durak ve bir sonraki durak bilgilerinin sesli anons ile duyurulması sağlanıyor. Altyapısı uygun olan 120 aracın içindeki monitörlerde durak bilgileri sorunsuz bir şekilde yayınlanıyor. Ulaşım filosundaki diğer araçlarda ise dijital dönüşüm çalışmaları devam ediyor. Otobüslerde teknolojinin gerisinde kalan sürücü kontrol panelleri güncel teknolojileri destekleyen ürünler ile değiştirildi. Yeni sistemde sürücülerin kart sahibinin fotoğrafını görerek usulsüz kullanımı bildirmesi, sistem üzerinden yolcuları sesli anons ile yönlendirmesi, trafik kontrol merkezine mesaj göndermesi, ara tarifeye sahip hatlarda birden fazla tarife seçiminin yapılabilmesi ve kart raporlarını detaylı olarak alabilmesi sağlandı. Yapılan dijital dönüşüm neticesinde, Büyükşehir Belediyesi’nin Elektronik Ücret Toplama Sistemi altyapısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı “Türkiye Kart” uygulamasına hazır hale getirildi.
Diyarbakır’da üretilen kokoreç Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor
16 Ocak 2024 Salı - 13:32 Diyarbakır’da üretilen kokoreç Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Diyarbakır’daki kokoreç üretim tesisi, Almanya, Avusturya, Makedonya, İspanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkelerine ihracat yapıyor. Firma, kokoreçin yanı sıra sosis ve salam kılıfı ile ameliyat ipi de ihraç ediyor. Ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılığın yapıldığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Türkiye’nin et ve süt ürünleri ihtiyacının önemli bir bölümünü Diyarbakır karşılıyor. Diyarbakır’da bölgenin en büyük kokoreç üretim tesisi de yer alıyor. Sur ilçesi Çarıklı beldesinde bulunan kokoreç tesisi, günde yaklaşık 15 ton üretim yapıyor. Üretilen kokoreçler pişirilip derin donduruculara atılıyor. Günü geldiğinde derin dondurucudan çıkarılan kokoreçler, Avrupa ve Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. Bölgede 700 kişinin istihdam edildiğini söyleyen kokoreç üreticisi Lokman Kalçık, yaklaşık 20 yıldır sektörde çalıştığını belirtti. Kokorecin yanı sıra sosis ve salam kılıfı ile ameliyat ipinin da ihracatını yaptıklarını ifade eden Kalçık, “Şu an Türkiye geneline kokoreç yapıp dağıtıyoruz. Avrupa’ya sosis ve salam kılıfının yanı sıra ameliyat ipliği de gönderiyoruz. Diyarbakır’da üretilen kokoreç Türkiye’nin günlük yüzde 30’unu karşılayacak şekilde denk geliyor. Ürettiğimiz kokoreci İstanbul, Antalya, Ankara, Karadeniz illerine, yani Türkiye’nin hemen hemen tüm illerine gönderiyoruz. Diyarbakır’da kokoreç üretmemizin bir sebebi de boşluk vardı ve biz bu boşluğu değerlendirdik. Diyarbakır’da ciddi bir kokoreç üretimi yapılmaktadır. Yaklaşık 700 insan bölgemizde kokoreç sektöründe istihdam ediliyor” dedi. Kalçık, “Kokorecimiz sadece Türkiye değil, Avrupa ülkelerine de gönderiliyor. Almanya, Avusturya, Makedonya, İspanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkelerine gönderim sağlıyoruz. Toplam Diyarbakır’ın günlük kokoreç hacmi 10-15 ton arasında değişkenlik gösteriyor. Bu da Türkiye’de üretilen kokorecin yüzde 30’una denk geliyor” diye konuştu. Kokoreç için bölgede yeterli üretim olmadığını dile getiren Kalçık, “Diyarbakır’da maalesef küçükbaş hayvan yetmiyor. Şu an yetmediği için Gaziantep, Batman, Van, Bingöl, Malatya gibi çevre illerden Diyarbakır’a bağırsak akışı oluyor. Eskiden tam tersiydi. Diyarbakır’dan Gaziantep ve Adana’ya bağırsak gönderiliyordu. Ama şu an o bölgelerden Diyarbakır’a bağırsak geliyor. Güneydoğu’da kesilen tüm hayvanların bağırsağının Diyarbakır’da toplandığını söyleyebilirim” dedi.
Diyarbakır’da üretilen kokoreç birçok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor
16 Ocak 2024 Salı - 13:19 Diyarbakır’da üretilen kokoreç birçok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor Türkiye ve Avrupa’nın kokoreç ihtiyacını karşılayan Diyarbakır’daki kokoreç tesisi, yüzde 30 kapasiteyle üretim yaparken, ameliyat ipliği de gönderiyor. Küçükbaş hayvancılığın ağırlıklı yapıldığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Türkiye’nin et ve süt ürünlerinin ihtiyacının önemli bir bölümünü Diyarbakır karşılıyor. Pazar konumunda bulunan Diyarbakır’da, bölgenin en büyük kokoreç üretim tesisi de yer alıyor. Sur ilçesinde Çarıklı beldesinde bulunan kokoreç tesisi, günde yaklaşık 15 ton üretim sağlıyor. Üretilen kokoreçler önce pişirilip derin donduruculara atılıyor. Günü geldiğinde derin dondurucudan çıkarılan kokoreçler, Avrupa ve Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. 700 kişinin bölgedeki kokoreç sektöründe istihdam edildiğini söyleyen kokoreç üreticisi Lokman Kalçık, yaklaşık 20 yıldır sektörde çalıştığını belirtti. Kokorecin yanı sıra sosis ve salam ile ameliyat ipinin da ihracatını yaptıklarını ifade eden Kalçık, “Şu an Türkiye geneline kokoreç yapıp dağıtıyoruz. Avrupa’ya sosis ve salam kılıfının yanı sıra ameliyat ipliği de gönderiyoruz. Diyarbakır’da üretilen kokoreç Türkiye’nin günlük yüzde 30’unu karşılayacak şekilde denk geliyor. Ürettiğimiz kokoreci İstanbul, Antalya, Ankara, Karadeniz illerine yani Türkiye’nin hemen hemen tüm illerine gönderiyoruz. Diyarbakır’da kokoreç üretmemizin bir sebebi de, boşluk vardı ve biz bu boşluğu değerlendirdik. Diyarbakır’da ciddi bir kokoreç üretimi yapılmaktadır. Yaklaşık 700 insan bölgemizde kokoreç sektöründe istihdam ediliyor” dedi. Kalçık, “Kokorecimiz sadece Türkiye değil, Avrupa ülkelerine de gönderiliyor. Bu ülkeler Almanya, Avusturya, Makedonya, İspanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkelerine gönderim sağlıyoruz. Toplam Diyarbakır’ın günlük kokoreç hacmi 10-15 ton arasında değişkenlik gösteriyor. Bu da Türkiye’de üretilen kokorecin yüzde 30’una denk geliyor” diye konuştu. Kokoreç üretimi için bölgede bağırsak yetiştiremediklerini dile getiren Kalçık, “Diyarbakır’da maalesef küçükbaş hayvan yetmiyor. Şu an yetmediği için Gaziantep, Batman, Van, Bingöl, Malatya gibi çevre illerden Diyarbakır’a bağırsak akışı oluyor. Eskiden tam tersiydi. Diyarbakır’dan Gaziantep ve Adana’ya bağırsak gönderiliyordu. Ama şu an o bölgelerden Diyarbakır’a bağırsak geliyor. Güneydoğu’da kesilen tüm hayvanların bağırsağının Diyarbakır’da toplandığını diyebilirim” ifadelerinde bulundu.