Yerel Haberler
Diyarbakır
05 Mayıs 2026 Salı - 16:28 Dünya Astım Gününde kritik uyarı: "Astım kontrol altına alınabilir" Türk Toraks Derneği, düzenli tedavi ve doğru inhalerle astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Astım hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, nefes darlığı, hırıltı ve öksürükle seyreden kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen astım, önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Astım Günü kapsamında uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Sinan Bodur, Astım Günü dolayısıyla Türk Toraks Derneğinde bilgilendirici programlar ve etkinlikler yapıldığını söyledi. Bodur, "Astım, hava yollarında bulunan inflamatuar bir rahatsızlıktır. Hava yollarının inflame olması ile ödemlenmesi sonucu hava yollarında darlık meydana gelir. Bu da hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve zaman zaman, özellikle kış mevsimlerinde araya giren enfeksiyonlarla ataklar geçirmesine neden olmaktadır. Astım atakları geçtiği zaman akciğer fonksiyonlarında kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Amacımız astım tanısı alan hastalarımızda tam kontrolü sağlamaktır. Bunun için kullandığımız bir takım inhaler ve tedaviler var. Bu inhaler ve tedavilerde solunum yolu mukozasının stabilizasyonunu uygun doz ve uygun tedavi ile sağlamaya çalışırız. Hastalarımızdan da istediğimiz, tedavilerimize uymaları ve özellikle ilaçlarını kendi başlarına bırakmamalarıdır. Çünkü her bırakılan tedavi bir süre sonra yeni bir atakla ve daha üst basamak tedavilerle araya girmemize neden oluyor. Tekrar söylüyorum astım, hava yolunun duyarlılığıdır. Benzerlik kurulacak olursa, romatoid artritte etken eklemlere yönelerek eklemleri şişirir ve zaman içerisinde eklem disfonksiyonuna neden olur ise astım da aslında enflamatuar bir hastalıktır. Dolayısıyla yıllar içerisinde eğer kontrol edilmezse solunum yollarında kalıcı değişiklikler meydana gelir. Bu da solunum fonksiyonlarını geriletir. Belirtiler olarak da nefes darlığı, hırıltılı solunum, gece öksürükleri ve yaşam kalitesinin bozulması ön planda olmak üzere bu semptomlarla giden hastalar, örneğin sigara içiyorsa durumu sigaraya bağlayabiliyor ancak acil servislere atakla başvurabiliyor. Astım tedavisinin yapılmaması ne yazık ki bazı durumlarda ölüm riskini artırmaktadır. Dolayısıyla biz göğüs hastalıkları uzmanları olarak ve Türk Toraks Derneğinin önerileri doğrultusunda astımın tam kontrol edilebildiğini hastalarımıza söylemek istiyoruz. Düzenli ve etkin tedavi, eğer tedaviden fayda görülmüyorsa basamak artırma ve bazı durumlarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni gelişen ilaçları devreye sokarak alerji ve immünoloji klinikleriyle birlikte hastalarımızı tedavi ve takip ediyoruz. Astım temelinde alerjik ve immünolojik bir patoloji olduğu için genetik yatkınlığı da bulunmaktadır’’ dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 16:07 Dünya Astım Gününde kritik uyarı: "Astım kontrol altına alınabilir" Türk Toraks Derneği, düzenli tedavi ve doğru inhalerle astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Astım hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, nefes darlığı, hırıltı ve öksürükle seyreden kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen astım, önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Astım Günü kapsamında uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hasranesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Sinan Bodur, Astım Günü dolayısıyla Türk Toraks Derneğinde birtakım bilgilendirici programlar ve etkinlikler yapıldığını söyledi. Bodur, "Astım, hava yollarında bulunan inflamatuar bir rahatsızlıktır. Hava yollarının inflame olması ile ödemlenmesi sonucu hava yollarında darlık meydana gelir. Bu da hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve zaman zaman, özellikle kış mevsimlerinde araya giren enfeksiyonlarla ataklar geçirmesine neden olmaktadır. Astım atakları geçtiği zaman akciğer fonksiyonlarında kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Amacımız astım tanısı alan hastalarımızda tam kontrolü sağlamaktır. Bunun için kullandığımız bir takım inhaler ve tedaviler var. Bu inhaler ve tedavilerde solunum yolu mukozasının stabilizasyonunu uygun doz ve uygun tedavi ile sağlamaya çalışırız. Hastalarımızdan da istediğimiz, tedavilerimize uymaları ve özellikle ilaçlarını kendi başlarına bırakmamalarıdır. Çünkü her bırakılan tedavi bir süre sonra yeni bir atakla ve daha üst basamak tedavilerle araya girmemize neden oluyor. Tekrar söylüyorum astım, hava yolunun duyarlılığıdır. Benzerlik kurulacak olursa, romatoid artritte etken eklemlere yönelerek eklemleri şişirir ve zaman içerisinde eklem disfonksiyonuna neden olur ise astım da aslında enflamatuar bir hastalıktır. Dolayısıyla yıllar içerisinde eğer kontrol edilmezse solunum yollarında kalıcı değişiklikler meydana gelir. Bu da solunum fonksiyonlarını geriletir. Belirtiler olarak da nefes darlığı, hırıltılı solunum, gece öksürükleri ve yaşam kalitesinin bozulması ön planda olmak üzere bu semptomlarla giden hastalar, örneğin sigara içiyorsa durumu sigaraya bağlayabiliyor ancak acil servislere atakla başvurabiliyor. Astım tedavisinin yapılmaması ne yazık ki bazı durumlarda ölüm riskini artırmaktadır. Dolayısıyla biz göğüs hastalıkları uzmanları olarak ve Türk Toraks Derneğinin önerileri doğrultusunda astımın tam kontrol edilebildiğini hastalarımıza söylemek istiyoruz. Düzenli ve etkin tedavi, eğer tedaviden fayda görülmüyorsa basamak artırma ve bazı durumlarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni gelişen ilaçları devreye sokarak alerji ve immünoloji klinikleriyle birlikte hastalarımızı tedavi ve takip ediyoruz. Astım temelinde alerjik ve immünolojik bir patoloji olduğu için genetik yatkınlığı da bulunmaktadır’’ dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:55 9 yıldır hayal ediyorlardı: Diyarbakırlı kızlar tarih yazıyor Diyarbakır Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, namağlup şampiyonluklarla son 8’e kalarak Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde etti. Diyarbakır’da önemli bir başarıya imza atan Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, hem ilde hem de bölge maçlarında gösterdiği üstün performansla Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. İl genelinde oynanan müsabakalarda rakip fileleri tam 35 kez havalandırarak namağlup şampiyon olan ekip, Diyarbakır birinciliğini elde etti. Ardından Siirt’te düzenlenen çeyrek final karşılaşmalarında da tüm maçlarını kazanan takım, yoluna emin adımlarla devam etti. Erzurum’da gerçekleştirilen yarı final müsabakalarında da yenilgi yüzü görmeyen Diyarbakır temsilcisi, Türkiye genelinde son 8 takım arasına adını yazdırdı. Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde eden genç sporcuların hedefi ise Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a getirmek. ’’Kızlara pozitif ayrımcılık yapıyorum’’ Antrenör Sadık Kaplan, 9 yıldır Akşemsettin Ortaokulu’nda görev yaptığını dile getirdi. Kaplan, "Pandemi hariç ilk geldiğim günden beri kız ve erkek futbol takımlarını çalıştırıyorum. Genelde her sene üç daldan katılıyoruz; yıldız kızlar, küçük erkekler ve yıldız erkekler. Kızlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapıyorum. Çünkü erkeklerimizin başarısının yüzde 50’si kulüp hocalarına ait, yüzde 50’si bizim başarımız. Ama kızlarda okuma yazma öğretir gibi futbolu en baştan öğrettim kızlara. Pandemi dönemi hariç hep turnuvalara katıldık. Şurada gördüğünüz kupalar falan hepsi genelde kızların başarısı, erkeklerin başarısı. Kızlara hep önem verdik. Geçmişte okulumuzda çok güzel bir halı sahamız vardı. Sonradan okulumuzun öğrenci sayısı artınca, yetersiz bina kapasitesi olunca ikinci bir bina daha yapıldı. Halı sahamız o arada inşaat alanına döndü. Şu an okulumuzda geniş bir beton saha alanı var. Orada mücadelemizi sürdürüyoruz. Çevremiz genelde lüks siteler olduğu için antrenmanlarımızı bazen öğrencilerimizin sitelerine gidiyoruz. Bazen site sakinleri tarafından şikayet edilip sitelerden kovulduğumuz da oldu. Bu kızlarla 9 yıldır Türkiye finaline gitme hayalim vardı. Bu hayalimi gerçekleştirdim. Zaten ben yıllardır bunun için uğraşıyorum. Bu etkinliklerde hiçbir zaman egzersiz saati, ek ders bu tür şeyleri sorun etmedim. Haftanın her günü onlarla antrenman yapmaya çalıştım. Çünkü onlarla beraber bir hayalimiz vardı. Hala mezun olan öğrencilerimiz bile bizim bu hayalimize seviniyorlar. Biz orada şampiyon olamasak dahi bu hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Orada da şampiyon olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. ’’Tüm takımları yendik’’ Takım kaptanı İnci Genç ise 5 yıldır futbol oynadığını söyledi. Genç, "TToplamda 35 gol attık. Diyarbakır’da turnuvaya katılan tüm takımları yendik. Siirt’e gittik orada da 2 maç yaptık, onları da yendik. Daha sonra Erzurum’a gittik, orada da 4 maç yaptık, onları da yendik. Şimdi Trabzon’a gidiyoruz. İnşallah oradaki maçlarımızı da kazanıp şampiyon olacağız. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu. Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a ve okulumuza getirmek istiyoruz. Benim hedefim Milli futbolcu olmak" ifadelerini kullandı. Bir diğer takım oyuncu Ela Nur Sevgi de yaklaşık 3-4 yıldır futbol takımında olduğunu dile getirerek, "Sadık hocamızın bizlerin üzerinde çok emeği var. Diyarbakır’da hiç gol yemeden Türkiye finallerine çıktık. Umarım orada da şampiyon oluruz. Diyarbakır’a kupa getirmek istiyoruz. Heyecanlıyız çünkü çok güçlü rakipler ile oynayacağız. Umarım şampiyon oluruz" şeklinde konuştu.
1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali ödüllerle sona erdi
21 Aralık 2023 Perşembe - 09:49 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali ödüllerle sona erdi Sinema Araştırmacıları Kültür ve Sanat Derneğinin öncülüğünde düzenlenen 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivalinde 3 gün yoğun geçen programın ardından kapanış ve ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye’nin kültür ve sanat kenti Diyarbakır’ı dünyanın ve ülkemizin seçkin sinema eserleriyle buluşturan 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivalinin kapanış ve ödül töreni gerçekleştirildi. Sinema Araştırmacıları Kültür ve Sanat Derneğinin öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen, Diyarbakır Valiliği, Dicle Üniversitesi Rektörlüğü, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörlüğü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Sinema Genel Müdürlüğü, Endüstriyel Girişim Platformu ve Medya Arketip’in iş birliğiyle düzenlenen 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali’ne 428 belgesel ve kısa filmin katılımı sağlandı. Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleşen festival ve ödül töreni, sinemaseverleri bir araya getirdi. Festival, 18-20 Aralık tarihleri boyunca devam etti. İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Öztürkcan, 7 ay süren bir çalışmanın sonucunda 12 ülkeden toplam 428 film başvurusu olduğunu belirterek, “3 günlük festivalimiz ödül töreniyle kapanmış olacak. Çalışmaların hepsini değerlendirdik. Son 24 finalisti 3 gündür festivalde gösterdik. İlk 3 film sahibine verilen İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin özel ödülü ve Dicle Üniversitesi’nin özel ödülüyle toplamda 6 ödül olmak üzere yönetmenlerimizi ödüllendirdik” dedi. 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivalinin devamının gelmesini dileyen Öztürkcan, “Festivale oldukça yoğun bir katılım sağlandı. 7 aylık süren çalışma sonucunda bugün buralara geldik. Bu vesileyle Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç’a, DÜ İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zuhal Akmeşe Demir’e ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ahmet Bikiç’e çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteklediği güzel bir proje oldu. Bizler bu festivalin devamının gelmesini istiyoruz. İstanbul Gelişim Üniversitesi, sürdürülebilirliği çok önemseyen; teknolojik, sosyal ve sanatsal inovasyona önem veren bir üniversite olarak sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda hareket ediyor. İnsanlığın her türlü sorununu çözmek ya da bunları iyileştirmeye yönelik çalışmalarda iş birliklerine hazır olan bir üniversiteyiz” ifadelerinde bulundu. Festivalin ilkinin düzenlenmesinin heyecan verici olduğunu söyleyen 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali Direktörü ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Ahmet Bikiç, “Birçok festivalde direktörlük yaptım. Bu anlamda benim için 1. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali ilk olduğu için oldukça heyecan vericiydi. Festivale çok güzel hazırlandık. İzleyicilerin tepkileri de çok iyi. Çünkü çok iyi konuklarımız geldi. Açıkçası seyircilerimiz salondan mutlu bir şekilde ayrıldı. Bu festivalin 2’ncisi için daha çok heyecanlıyız” diye konuştu. (MHİ-AKK-Y)
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Yerel seçimlerde ittifak ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor”
20 Aralık 2023 Çarşamba - 23:27 HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Yerel seçimlerde ittifak ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor” Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Diyarbakır İl Başkanlığı 4’üncü Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Zekeriya Yapıcıoğlu, “Yerel seçimlerde ittifakla ilgili görüşmelerimiz var. Fakat bu görüşmelerimiz henüz sonuçlanmamış. Görüşmelerimiz sonuçlandığında ittifakın nasıl olacağıyla ilgili inşallah biz gerekli açıklamayı yaparız” dedi. HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı 4’üncü Olağan Kongresi merkez Yenişehir ilçesi Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Mehmet Emin Yılmaz’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kongreye, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, partililer ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Divan seçiminin ardından selamlama konuşması yapan HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Vedat Turgut, bir süredir yürüttüğü il başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Seçime tek liste ile aday olan Zeynel Abidin Gülsever yaptığı konuşmada, bayrağı devralmak için kendisini Diyarbakır İl Bakanlığına aday olarak gösterdiklerinden dolayı teşekkürlerini iletti. Partisinin 4’üncü Olağan Kongresi’nde konuşma yapan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ‘Aksa Tufanı’nın 75 yıldır devam eden bir zulme son başkaldırı olduğunu söyledi. Batı ülkelerinin Gazze’deki zulme sessiz kaldığını, duruşunu değiştirmediğini ifade eden Yapıcıoğlu, “Uzun bir süredir Gazze’de bir katliam, bir soykırım ve bir insanlık suçu işleniyor. 7 Ekim günü bir tufan koptu. Bu da Aksa Tufanı. 75 yıldır devam eden bir zulme son başkaldırıydı bu. Başkaldırıdan bir gün sonra ilk şoku atlatan işgalci Siyonistler, arkalarına Amerika’sını, İngiltere’sini, Fransa’sını alıp saldırıya geçti. Bu bir saldırı ki gökten 74 gündür ateş yağıyor. Dünyada ve uluslararası metinlerde savaş suçu olarak, insanlığa karşı suç olarak tarif edilen ne kadar fiil varsa hepsi yapıldı. Okullar, camiler, hastaneler, kiliseler, ambulanslar, gazeteciler, doktorlar, sivil savunma ekipleri, sivil alanlar, Birleşmiş Milletler binaları ve oralara sığınan çoğunluk kadın ve çocuk olmak üzere savunmasız siviller kasıtlı bir şekilde hedef alındı. Bütün bunlara rağmen onları destekleyen batı, duruşunu değiştirmiyor” dedi. Yeni asgari ücret için farklı rakamların söylenildiğini dile getiren Yapıcıoğlu, “Yarın asgari ücret tespit komisyonunun toplantısı var. Önceki toplantıda herhangi bir rakam telaffuz edilmedi. Yarınki toplantı nedeniyle farklı farklı rakamlar telaffuz ediliyor. Asgari ücret ile ilgili tahmin edilen rakamın yüzde 50 üzerinde olduğu söyleniyor. Biz şunu hatırlatmak istiyoruz. Asgari ücretle çalışan insanların önemli bir kısmı bir aile geçindirmekle yükümlüdür. Asgari ücretin tanımında işçinin ailesi yoktur” ifadelerinde bulundu. Son olarak yerel seçimler ile ilgili konuşmasını sürdüren Yapıcıoğlu, şunları kaydetti: “Son olarak yerel seçimlerle ilgili şunu söylemek istiyorum. Basında, farklı yerlerde HÜDA-PAR’ın seçimlere ne şekilde katılacağıyla ilgili haberler çıkıyor. Buradan şunu hatırlatmak istiyorum; bizden duymadığınız hiçbir şeye itibar etmeyiniz. İttifakla ilgili görüşmelerimiz var. Fakat bu görüşmelerimiz henüz sonuçlanmamış. Görüşmelerimiz sonuçlandığında ittifakın nasıl olacağıyla ilgili inşallah biz gerekli açıklamayı yaparız.”
Diyarbakır’da 2 bin kişiye istihdam sağlayacak imza
20 Aralık 2023 Çarşamba - 15:41 Diyarbakır’da 2 bin kişiye istihdam sağlayacak imza Diyarbakır’da Yenişehir Belediyesi, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve Teleperformance (Metis Bilgisayar Sistemleri A.Ş) arasında 2 bin kişiye istihdam sağlanacak Genç İstihdam Projesi çerçevesinde eğitim ve iş birliği protokolünün 2.’si imzalandı. Yenişehir Belediyesi ile Telepeformance firması arasında imzalanan Eğitim ve İş Birliği Protokolü çerçevesinde, Karacadağ Kalkınma Ajansının desteği ile birlikte istihdam edileceklere yönelik olarak iki aylık eğitimlerin verileceği Teleperformance firmasında Genç İstihdam Projesinin protokol imza töreni gerçekleştirildi. Proje ile hedeflerinin 2024 yılında 2 bin kişiyi istihdama kazandırmak olduğunu belirten Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkanı Murat Beçikci, Genç İstihdamı Projesi çerçevesinde ilk etapta bin 450 genci çeşitli sektörlerde istihdama kazandırdıklarını söyledi. Belediye olarak mart ayında Karacadağ Kalkınma Ajansı ve Teleperformance firması ile Genç İstihdam Projesi eğitim ve iş birliği protokolünün ilkini imzaladıklarını hatırlatan Kaymakam BVeşikci, “Bu protokolümüz dahilinde belediyemize başvuran gençlerimiz arasından Telepeformance firması tarafından yapılan mülakatları geçen bin 450 gencimiz iki aylık eğitimler sonucunda çeşitli sektörlerde istihdama kazandırıldı. Belediyemiz bünyesinde açmış olduğumuz Kariyer Merkezimiz ile hem kadınlarımıza hem de gençlerimize çok farklı alanlarda kurslar açıp eğitimler verdik. Çok sayıda kadınımızı tekstil fabrikalarında işe yerleştirdik. Paydaş kurumlarımız ve belediyemizin güçlü ekibi ile iş sektörü için kalifiyeli çalışan yetiştirmeye ve iş dünyasından gelen arzı karşılamaya gayret gösteriyoruz. Genç İstihdam Projemiz ile de hedefimiz 2024 yılında 2 bin kişiyi istihdama kazandırmak. Protokolümüz Diyarbakır’ımıza ve gençlerimize hayırlı olsun’’ dedi. Teleperformance Operasyonlardan Sorumlu Kıdemli Direktörü Haluk Şanlı ise, “Perakende sektöründen telekomünikasyona 170’den fazla müşteriye 20’den fazla dil ve lehçe seçeneğiyle hizmet veriyoruz. Teleperformance Türkiye olarak Diyarbakır’daki ofisimizde çalışan sayımız bin 400 kişiye ulaştı. Teleperformance Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gençlere eğitim ve istihdam fırsatları sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Açıklamaların ardından Genç İstihdam Projesi Eğitim ve İş Birliği protokolü Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Yunus Çolak ve Teleperformance İnsan Kaynakları Direktörü Yunus Kemal tarafından imzalandı. İmza törenine Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Yunus Çolak, Teleperformans firmasından Operasyon Kıdemli Direktörü Haluk Şanlı, İnsan Kaynakları Direktörü Yunus Kemal, Diyarbakır Lokasyon Direktörü Lütfü Gedikoğlu ve yetkilileri katıldı.
Amedspor kenetlenemeye devam ediyor, destek için herkese teşekkür edildi
20 Aralık 2023 Çarşamba - 12:25 Amedspor kenetlenemeye devam ediyor, destek için herkese teşekkür edildi Amed Sportif Faaliyetler Kulüp yönetimi, kenetleneme mesajı vererek, gönül veren herkese teşekkür etti. Amed Sportif Faaliyetler Kulüp yönetimi, sivil toplum kuruluşu, iş insanı ve kulübe destek veren paydaşlarla kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi. Kulüp Başkanı Aziz Elaldı, önemli bir yıl geçirdiklerini söyledi. Gittikleri yerlerde kulübü nasıl yönettikleriyle ilgili gelen sorular olduğunu belirten Elaldı, “Şunu diyoruz. STK’sı iş insanı, derneği tüm kurum ve kuruluşların Amedspor’ın varlığının arkasında olmuştur. Bu sezonun ortalarına geldik artık. Bu durum bizi daha da gururlandırıyor. Hedefimize daha sağlam adımlarla ilerleyeceğiz. Önemli bir sene ve bu ligin zorluklarını çok iyi biliyoruz. Bu desteğinize ihtiyacımız var. Herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi. Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ise bugün bir araya gelmenin nedenini, sezon başında Aziz başkanın başkanlığında oluşturulan yeni yönetimin dün olduğu gibi bugün de yanında ve destekçisi olarak, bu kulübün sadece kulübün değil, tüm kentin, tüm taraftarın takımı olduğunu mesajını vermek için toplandıklarını vurguladı. Kaya, şöyle konuştu: “Özelikle son dönemlerde Türkiye futbolunda yaşanan, bireysel yönetimlerin oluşturduğu hem şiddete yönelik eğilim ve finansal kirliliklerin bizim bu takımda olmadığı, STK’ların sahip çıktığı, gerek centilmenlik, gerekse finansal anlamda kentin tüm bileşenleri ve iş insanlarının katkısıyla doğru bir şekilde kontrol edilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Kulübümüzü her anlamda destekleyeceğiz, desteklemeye devam edeceğiz. Gönül veren herkesin desteklerine devam etmesini rica ediyoruz. Taraftarımızı bugünkü maça destek vermelerini davet ediyoruz.”
Kışın mutsuz olanlar dikkat: Mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz
20 Aralık 2023 Çarşamba - 11:46 Kışın mutsuz olanlar dikkat: Mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz Kışın mutsuz olanları uyaran Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, "Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve serotonin seviyelerinde değişiklik oluyor. Bu duruma karşı da ışık terapisi öneriyoruz" dedi. Kış aylarında kapalı havalarda ortaya çıkan olumsuz duygu değişikliklerinin mevsimsel depresyonun belirtisi olduğu uzmanlar tarafından açıklandı. Soğuk ve kapalı havalarda uyku sorunları, iştahı kontrol altına alamama, endişe, kaygı ve sosyal ilişkilerde sorun yaşanması gibi şikayetlerin kış depresyonuna işaret ettiği belirtildi. Diyarbakır Memorial Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, kış depresyonunu yenmek için ışık terapisinin melatonin ve serotonin seviyelerini dengeleyeceğini söyledi. Kadınların erkeklere oranla kış depresyonunu daha yoğun yaşadığını dile getiren Seçkin, "Kış depresyonu diğer adıyla mevsimsel depresyon, genelde sonbaharın sonlarına doğru başlayıp, ilkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte azaldığını görüyoruz. Genelde havaların soğuması, gün ışığının giderek azalması, günlerin kısalması, özellikle dışarı ortam şartlarının değişmesiyle birlikte kişilerde bazı belirtiler görülmeye başlıyor. Bu belirtiler özellikle; uyku sorunları, enerji düşüklüğü, duygu değişiminde olan değişimler, iştah artışı ve günlük aktivitelerde düşüş gözlemleyebiliyoruz. Özellikle kuzey bölgelerde yaşayan insanlar risk grubunda. Araştırmalara göre bu durumdan kadınlar erkeklerden daha çok etkileniyor. Aile öyküsü olanlar ise risk grubunda" diye konuştu. "Haftada 3 gün 30’ar dakika yürüyüş" Fiziksel aktivitelerle güneş ışınlarına maruz kalarak kişinin enerjisinde artış olacağına dikkat çeken Seçkin, "Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve serotonin seviyelerinde değişiklik oluyor. Bu duruma karşı da ışık terapisi öneriyoruz. Işık terapisinde; özellikle sabah saatlerinde uzun bir süre parlak ışığa maruz kalmak. Bu melatonin ve serotonin seviyelerinde artışa sebep oluyor ve enerjiyi artıyor. Bunu yapamayanlar ise muhakkak gün ışığına maruz kalmalıdır. Güneşli günlerde özellikle dışarıda daha çok vakit geçirilmelidir. Fiziksel aktiviteler, haftada 3 gün 30 dakikalık yürüyüşler yapılabilir ya da kişi güneşi gördüğünde balkona çıkıp direkt güneş ışığına maruz kalabilir" ifadelerini kullandı. Sosyal izolasyona dikkat Kış aylarında özellikle eve kapanmaktan dolayı sosyal anlamda izole olunduğunu ifade eden Psikolog Seçkin, şunları kaydetti: "Kış aylarında genelde evlere kapandığımız için sosyal anlamda da izole oluyoruz. Bu sosyal izolasyonun önüne geçmek için de aktivitelere ve sosyalleşmeye devam edilmelidir. Bu da kış depresyonunun önüne geçmek için önemli etkenlerden bir tanesidir. İzolasyon depresif duygu durumunu arttıran bir durum. Kişi kış aylarında yalnız kalmak yerine sosyal aktivitelerini artırarak izolasyonun önüne geçebilir."
Kışın mutsuz olanlar dikkat: "Mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz"
20 Aralık 2023 Çarşamba - 11:44 Kışın mutsuz olanlar dikkat: "Mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz" Kışın mutsuz olanları uyaran Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, “Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve seratonin seviyelerinde değişiklik oluyor. Bu duruma karşı da ışık terapisi öneriyoruz” dedi. Kış aylarında kapalı havalarda ortaya çıkan olumsuz duygu değişikliklerin mevsimsel depresyonun belirtisi olduğu uzmanlar tarafından açıklandı. Soğuk ve kapalı havalarda uyku sorunları, iştahı kontrol altına alamama, endişe, kaygı ve sosyal ilişkilerde sorun yaşanması gibi şikayetlerin kış depresyonuna işaret ettiği belirtildi. Diyarbakır Memorial Hastanesinde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, kış depresyonunu yenmek için ışık terapisinin melatonin ve seratonin seviyelerini dengeleyeceğini söyledi. Kadınların erkeklere oranla kış depresyonunu daha yoğun yaşadığını dile getiren Psikolog Seçkin, “Kış depresyonu diğer adıyla mevsimsel depresyon, genelde sonbaharın sonlarına doğru başlayıp, ilkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte azaldığını görüyoruz. Genelde havaların soğuması, gün ışığının giderek azalması, günlerin kısalması, özellikle dışarı ortamı şartlarının değişmesiyle birlikte kişilerde bazı belirtiler görülmeye başlıyor. Bu belirtiler özellikle; uyku sorunları, enerji düşüklüğü, duygu değişiminde olan değişimler, iştah artışı ve günlük aktivitelerde düşüş gözlemleyebiliyoruz. Özellikle kuzey bölgelerde yaşayan insanlar risk grubunda. Sebebi ise çok fazla gündüzlerin uzun sürmesidir. Araştırmalara göre bu durumdan kadınlar erkeklerden daha çok etkileniyor. Aile öyküsü olanlar ise risk grubunda” diye konuştu. “Haftada 3 gün 30’ar dakika yürüyüş” Fiziksel aktivitelerle güneş ışınlarına maruz kalarak kişinin enerjisinde artış olacağına dikkat çeken Seçkin, “Mevsimsel depresyon yaşayan kişilerin melatonin ve seratonin seviyelerinde değişiklik oluyor. Bu duruma karşı da ışık terapisi öneriyoruz. Işık terapisinde; özellikle sabah saatlerinde uzun bir süre parlak ışığa maruz kalmak. Bu melatonin ve seratonin seviyelerinde artışa sebep oluyor ve enerjiyi artıyor. Bunu yapamayanlar ise muhakkak gün ışığına maruz kalmalıdır. Güneşli günlerde özellikle dışarıda daha çok vakit geçirilmelidir. Vakit geçirmeyi fiziksel aktiviteler, haftada 3 gün 30 dakikalık yürüyüşler yapılabilir. Ya da kişi güneşi gördüğünde balkona çıkıp direkt güneş ışığına maruz kalabilir” ifadelerinde bulundu. Sosyal izolasyona dikkat Kış aylarında özellikle eve kapanmaktan dolayı sosyal anlamda izole olunduğunu ifade eden Seçkin, şunları kaydetti: “Kış aylarında genelde evlere kapandığımız için sosyal anlamda da izole oluyoruz. Bu sosyal izolasyonun önüne geçmek için de aktivitelere ve sosyalleşmeye devam edilmelidir. Bu da kış depresyonunun önüne geçmek için önemli etkenlerden bir tanesidir. İzolasyon depresif duygu durumunu arttıran bir durum. Kişi kış aylarında yalnız kalmak yerine sosyal aktivitelerini artırarak izolasyonun önüne geçebilir.”
DEPSAŞ’tan faturasını ödemeyen abonelere önemli uyarı
20 Aralık 2023 Çarşamba - 09:34 DEPSAŞ’tan faturasını ödemeyen abonelere önemli uyarı Hizmet verdiği altı ilde, tarımsal sulama kaynaklı ödeme sorunlarıyla mücadele eden DEPSAŞ Enerji, abonelerini borçlarını zamanında ödemeleri konusunda son kez uyardı. Şirket, 2024 yılında borçlu abonelere enerji verilmeyeceğini bildirdi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Şırnak ve Şanlıurfa’da sürdürülebilirlik odaklı proaktif yaklaşımla elektrik tedarik hizmeti sunan DEPSAŞ Enerji, tahsilat sorunuyla mücadele etmeye devam ediyor. Faaliyet bölgesinde 30 bin tarımsal sulama abonesinin olduğunu açıklayan enerji şirketi, abonelerin yüzde 81’inin borçlu olduğu bildirdi. Şirket tarafından yapılan açıklamada, 2024 yılında borçlu abonelere enerji verilmeyeceği duyuruldu. Bölgede artan alacak yüküne ilişkin açıklamalarda bulunan DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, tarımsal sulama abonelerinin borçlarını ödememesi durumunda enerji finansmanı ve tedarikinde aksamalar yaşanabileceğini belirtti. Ödemeler için son tarih 31 Aralık 2023 Genel Müdür Murat Karagüzel konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Mevcut şartlarda çiftçilerimize sunduğumuz avantajlı ve indirimli imkanlara rağmen borcunu ödemeyen çok sayıda abonemiz bulunuyor. Bu nedenle 31 Aralık 2023 tarihine kadar borcunu ödemeyen abonelerimizin icra ve haciz yoluyla tahsilat süreçleri daha etkin yürütülerek, abonelikleri iptal edilecektir. Yeni yılda ise borçlu sulama abonelerine trafo, direk ve hat sökümü yapılarak enerji verilmeyeceğini bir kez daha bildiriyoruz” dedi. Karagüzel, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılmakta olan yüzde 35 oranındaki desteğin bu yıl sonunda biteceğine dikkat çekerek, çiftçilerin bu koşullara göre tedbirlerini alması gerektiğini hatırlattı.