Yerel Haberler
Diyarbakır
10 Mayıs 2026 Pazar - 23:03 DTSO Başkanı Kaya: "Bugün bir halkın umudu kazandı’’ Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından Diyarbakır’da düzenlenen kutlamalarda çok sayıda taraftar Nevruz Parkı’nı doldurdu. Kutlamalarda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Amed Sportif Faaliyetler’in başarısının yalnızca sportif bir başarı olmadığını belirterek, bunun Diyarbakır’ın ortak iradesini ve umudunu temsil ettiğini söyledi. Amed Sportif Faaliyetler’in elde ettiği başarının yıllardır verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Kaya, kulübün zorlu süreçlerden geçtiğini ve büyük bedeller ödediğini söyledi. Kaya, "Çünkü Amedspor’un elde ettiği bu başarı yalnızca sportif bir başarı değildir. Bu başarı Diyarbakır’ın yeniden ayağa kalkma iradesidir. Bu başarı bir kentin umududur. Bu başarı yıllardır içinde büyüttüğü inancın zaferidir. Güçlü kulüpler tesadüfen ortaya çıkmaz. Güçlü şehirler güçlü kurumlar üretir. Güçlü kurumlar ise başarı kültürü oluşturur. Bugün sadece bir takım Süper Lige yükselmedi. Bugün bir halkın umudu kazandı. Amedspor çok büyük bir hikaye yazdı. Ve bu başarı anamızın ak sütü gibi helaldir. Genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle iş dünyasıyla, emekçisiyle herkes Amedspor’un etrafında kenetlendi. Omuz omuza verildi ve 16 yıllık hasret hep birlikte sona erdirildi. Bugün Van’da da sevinç var. Ağrı’da da sevinç var. Urfa’da, Hakkari’de, Ankara’da, Erbil’de, Süleymaniye’de aynı gurur, aynı heyecan yaşanıyor. Çünkü Amedspor artık yalnızca bir futbol kulübü değildir. Amedspor bu coğrafyanın ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak gururu haline gelmiştir’’ dedi. Sporun toplumları birbirine yakınlaştırdığına dikkat çeken Kaya, Diyarbakır’daki kutlamaların yalnızca futbol coşkusu olmadığını söyledi. Kaya, "Bugün Diyarbakır’da yükselen bu coşku sadece futbol coşkusu değildir. Bu aynı zamanda birlikte yaşama iradesinin, ortak geleceğe inanmanın ve toplumsal dayanışmanın coşkusudur. Çünkü insanlar bazen en güçlü bağı aynı tribünde kurar. Aynı heyecanda buluşan insanlar birbirini daha iyi anlar" diye konuştu. 2Bu kent artık başarıyla anılmak istiyor’’ Amed Sportif Faaliyetler’in artık yalnızca sahada mücadele eden bir takım olmadığını ifade eden Kaya, kulübün Diyarbakır’ın gençliğini, kültürünü ve geleceğe dair umutlarını temsil ettiğini söyledi. Kentlerin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, güçlü kurumlar ve dayanışmayla büyüdüğünü belirten Kaya, şunları kaydetti: "Bir şehirde spor kulüpleri güçleniyorsa, üniversiteler gelişiyorsa, sivil toplum aktifleşiyorsa, iş dünyası ortak hedeflerde buluşuyorsa orada kalkınma ve gelişme vardır. Bugün elde edilen başarı bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Biz inanıyoruz ki Amedspor bundan sonra da her yıl daha ileriye gidecek, çok daha büyük başarılara imza atacaktır. Ama bunu yaparken asla özünü kaybetmeyecek kimliğini, değerlerini ve bu şehrin vicdanını taşımaya devam edecektir. Bu kent artık yalnızca acılarla ve çatışmalarla anılmak istemiyor. Bu kent, başarıyla, üretimle, kültürle, sporla ve turizmle anılmak istiyor. Ve inanıyorum ki Amedspor’un Süper Lig yolculuğu da bu dönüşümün en güçlü sembollerinden biri olacaktır. Biz Amedspor’u seviyoruz. Amedspor’u sevenleri daha çok seviyoruz.’’
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:41 Diyarbakır’da "Annemle Benim Şenliğim" etkinliği Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Mehmet Esra Cansız Vakfı iş birliğiyle, Anneler Günü kapsamında "Annemle Benim Şenliğim" adlı etkinlik düzenlendi. Anneler ve çocukların birlikte keyifli vakit geçirdiği Sur ilçesinde bulunan İç Kale Müze alanında yapılan şenlikte, atölyeler, oyunlar, müzik ve çeşitli sürpriz etkinlikler yer aldı. Çocuklar geleneksel çuvalla zıplama, kaşıkta yumurta taşıma gibi oyunlar oynarken anneler de halatla çekme yarışı yaptı. Renkli görüntülere sahip olan etkinlikte ayrıca palyaçolar çocukların yüzlerini boyadı. Çocuklarda annelerine günün anlam ve önemine binaen resim yapıp çerçeveledi. Etkinlik alanında konuşan Mehmet Esra Cansız Vakfı Başkanı Mehmet Cansız, vakfı bünyesindeki annelerin Anneler Gününü kutlamak ve onları çocuklarıyla birlikte güzel bir etkinlikte buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Cansız, "Bu kapsamda ahşap atölyesi, koku atölyesi, ve boyama etkinlikleri gibi anne ile çocuğun birlikte vakit geçirebildiği çeşitli aktiviteler düzenledik. Açık alanda bir araya gelerek hem eğlenceli hem de samimi bir ortam oluşturduk. Vakfımız bünyesinde 200’den fazla yetim ailemiz bulunuyor. Bu ailelerle dönem dönem çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor, geziler düzenliyor ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Onların ihtiyaçlarına yalnızca maddi anlamda değil, manevi olarak da destek olmaya gayret ediyoruz. Bugün de Anneler Günü vesilesiyle anne ve çocukları kaynaştıran özel bir program hazırladık. Çuval yarışından boyama etkinliklerine, annesi için ahşap tablo hazırlayan çocuklardan birlikte üretim yapan ailelere kadar birçok güzel an yaşanıyor. Gerçekten sıcak, samimi ve mutluluk dolu bir ortam oluştu" dedi. Etkinliğe gelen ailelerden Sait Aksu, ortamın harika olduğunu söyledi. Aksu, "Kızım bu çantayı boyadı annesi için. Şimdi de çerçeve boyama atölyesinde çerçeve yapıyor. Çok güzel eğleniyoruz. Her şey şahane olmuş" diye konuştu. Etkinliğe katılan çocuklardan Ramazan Tüzüner ise geldikleri andan itibaren hoş karşılandıklarını dile getirdi. Tüzüner, "Etkinlikler çok güzeldi. Müzeyi gezdik, etkinliklere katıldık. Her şey çok güzeldi. Herkese teşekkür ederim. Bende şuan bir çerçeve boyalıyorum. Kardeşimde resim yaptı ikisini birleştireceğiz" şeklinde konuştu.
Dicle ilçesinde ’Tarih yazan çocuklar’ etkinliği düzenlendi
17 Ekim 2023 Salı - 10:44 Dicle ilçesinde ’Tarih yazan çocuklar’ etkinliği düzenlendi Diyarbakır Valiliği himayesinde Büyükşehir Belediyesi ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan ’Tarih yazan çocuklar’ projesi, okuyan çocuklarla buluşturulmaya devam ediyor. Proje çerçevesinde Diyarbakır’ın Dicle ilçesi Fatih İlkokulunda etkinlik düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan etkinliğe Dicle Kaymakamı Kadir Yurdagül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sabır, Fatih İlkokulu Müdürü Ahmet Gül, Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Fen Lisesi Müdürü Salim Adıgüzel, projenin Türkiye Koordinatörü Ahmet Ali Orta Deveci, projenin Diyarbakır Koordinatörü Süleyman Açıkgöz, çok sayıda okul müdürü, öğretmen, öğrenci ve veli katıldı. Diyarbakırlı çocukların sanal ve sahte kahramanlar yerine tarihe mal olmuş değerli şahsiyetleri tanımaları ve milli bilinç kazanmaları amacıyla gerçekleştirilen projede kitaplardan etkinliklere, mektuplardan tiyatro gösterimlerine kadar birçok çalışma yer aldı. Dicle İlçesi Fatih İlkokulunda gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar okudukları kahramanların karakterlerine bürünüp canlandırmalar yaparak hem öğrendiklerini sergiledi hem de eğlenceli vakit geçirdi. Dicle Kaymakamı Kadir Yurdagül ve Dicle İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sabır, etkinliklerde birçok öğrenciye çeşitli ödüller verdi.
4 bin yıllık formül ile yapılan kokular, doğduğu topraklarda sergilendi
17 Ekim 2023 Salı - 10:04 4 bin yıllık formül ile yapılan kokular, doğduğu topraklarda sergilendi Diyarbakır’da 4 bin yıllık formülden elde edilen kokular ile farklı medeniyetlere ait replika koku şişeleri sergilendi. Kültür ve Turizm Bakanlığınca Diyarbakır’da düzenlenen Sur Kültür Yolu Festivali çerçevesinde 456 yıllık tarihi geçmişiyle bilinen Sur ilçesindeki Paşa Hamamı’nda 4 bin yıllık formül ile elde edilen kokular, doğduğu topraklarda sergilendi. Mezopotamya, Roma, Mısır, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki kokular, yapay zeka ile canlandırılıp ziyaretçilerine sunuluyor. Serginin 3 günde yaklaşık 7 bin ziyaretçinin dikkatini çektiğini dile getiren Koku Kültürü ve Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Bihter Türkan Ergül, replika kokuların arkeologlardan alınan bilgi ışığında ve yapay zeka ile elde edilen verilerle canlandırıldığını söyledi. Ziyaretçilerin sergide 4 bin yıllık koku tarihine yolculuk ettiğini ifade eden Ergül, “Parfüm şişelerimizin hepsi yapay zekayla çalışılmış olup, gelen ziyaretçilerimiz burada bu kokuları deneyimleyebiliyor. Arkeologlardan aldığımız bilgiler sonucunda yapay zeka ile verdiğimiz verilerle Mezopotamya’da, Roma’da, Mısır’da, Osmanlı’da, Selçuklu’da kokular nasıl yapılıyorduysa yapay zeka bunları canlandırdı. Kısacası buradaki ziyaretçilerimiz 4 bin yıllık koku tarihine bir yolculuk yapıyor. 3 günde yaklaşık 7 bin ziyaretçiyi ağırladık. Bu bizim için çok güzel bir şey oldu” dedi. “Daha yazı yokken bu topraklarda kokular mevcutmuş” Koku kültürünün oldukça eski olduğunun altını çizen Egül, “Kokunun doğduğu topraklarda dünyanın dört bir yanına şu anda kokular buradan yayılıyor. Biz de şu an başladığımız noktadayız. Aynı zamanda Bronz Çağı’na ait koku şişeleri vardır. Daha yazı yokken düşünün bu topraklarda kokular mevcutmuş. Sabah ve akşam sürülen kokularda çok farklı. Koku kültürü bu topraklarda oldukça eskidir. Pişmiş toprak, seramik, cam, bronz teknikleriyle yapılmış olan koku şişelerini tekrardan hayatımıza kazandırarak ziyaretçilerimizi buluşturduk. Toplamda 148 parçamız bulunmakta ve bunların 55’i orijinal olup, diğerleri replikadır” ifadelerine yer verdi. 17. yüzyıla ait "buhur suyu" formülü de var Farklı dönemlerdeki koku şişelerinin yapısına göre özelliklerini anlatan Ergül, “3 bin 200 yıllık, 2 bin yıllık ve bin 600 yıllık parfüm formülünün yanı sıra 17. yüzyıla ait Osmanlı’da yaşamış olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Osmanlı hareminin çamaşırcı başı Yusuf Ağa’nın hazırlamış olduğu koku olan buhur suyunun da formülü var. Bu daha yakın bir tarih olduğu için onun üzerinde çalışmak daha kolay oldu. Bununla beraber koku şişelerinin bir de ayrı özellikleri var. Mesela Roma dönemine ait olan koku şişelerinin boyları uzundur. Boyunları uzun olan koku şişelerini biliyoruz ki ticaret gemilerinde taşımışlar. Gemi sallandıkça dökülmesin diye boyunları uzun olur. Mesela şişenin ağzında hafif bir oyuk varsa biliyoruz ki içerisinde iris çiçeği taşımışlar. Eğer zinciri varsa o dönemde beyler şişeleri boyunlarına asardı. Hanımlar ise sonradan yani 17-18. yüzyılda asmaya başladı. Koku, gündelik hayatta vazgeçilmez bir unsurdur. Doğumlarda, düğünlerde, derneklerde, kız isteme törenlerinde, teravihlerde ve mukaddes günlerde de koku sürme geleneği vardı. Çünkü İslamiyet’te sünnettir” ifadelerinde bulundu.
4 bin yıllık formül ile yapılan kokular, doğduğu topraklarda sergilendi
17 Ekim 2023 Salı - 10:03 4 bin yıllık formül ile yapılan kokular, doğduğu topraklarda sergilendi Diyarbakır’da 4 bin yıllık formülden elde edilen kokular ile farklı medeniyetlere ait replika koku şişeleri sergilendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Diyarbakır’da düzenlenen Sur Kültür Yolu Festivali çerçevesinde 456 yıllık tarihi geçmişiyle bilinen Sur ilçesindeki Paşa Hamamı’nda 4 bin yıllık formül ile elde edilen kokular, doğduğu topraklarda sergilendi. Mezopotamya, Roma, Mısır, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki kokular, yapay zeka ile canlandırılıp ziyaretçilerine sunuluyor. Serginin 3 günde yaklaşık 7 bin ziyaretçinin dikkatini çektiğini dile getiren Koku Kültürü ve Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Bihter Türkan Ergül, replika kokuların arkeologlardan alınan bilgi ışığında ve yapay zeka ile elde edilen verilerle canlandırıldığını söyledi. Ziyaretçilerin sergide 4 bin yıllık koku tarihine yolculuk ettiğini ifade eden Ergül, “Parfüm şişelerimizin hepsi yapay zekayla çalışılmış olup, gelen ziyaretçilerimiz burada bu kokuları deneyimleyebiliyor. Arkeologlardan aldığımız bilgiler sonucunda yapay zeka ile verdiğimiz verilerle Mezopotamya’da, Roma’da, Mısır’da, Osmanlı’da, Selçuklu’da kokular nasıl yapılıyorduysa yapay zeka bunları canlandırdı. Kısacası buradaki ziyaretçilerimiz 4 bin yıllık koku tarihine bir yolculuk yapıyor. 3 günde yaklaşık 7 bin ziyaretçiyi ağırladık. Bu bizim için çok güzel bir şey oldu” dedi. “Daha yazı yokken bu topraklarda kokular mevcutmuş” Koku kültürünün oldukça eski olduğunun altını çizen Egül, “Kokunun doğduğu topraklarda dünyanın dört bir yanına şu anda kokular buradan yayılıyor. Biz de şu an başladığımız noktadayız. Aynı zamanda Bronz Çağı’na ait koku şişeleri vardır. Daha yazı yokken düşünün bu topraklarda kokular mevcutmuş. Sabah ve akşam sürülen kokularda çok farklı. Koku kültürü bu topraklarda oldukça eskidir. Pişmiş toprak, seramik, cam, bronz teknikleriyle yapılmış olan koku şişelerini tekrardan hayatımıza kazandırarak ziyaretçilerimizi buluşturduk. Toplamda 148 parçamız bulunmakta ve bunların 55’i orijinal olup, diğerleri replikadır” ifadelerine yer verdi. 17. yüzyıla ait “Buhur Suyu” formülü de var Farklı dönemlerdeki koku şişelerinin yapısına göre özelliklerini anlatan Ergül, “3 bin 200 yıllık, 2 bin yıllık ve bin 600 yıllık parfüm formülünün yanı sıra 17. yüzyıla ait Osmanlı’da yaşamış olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Osmanlı hareminin çamaşırcı başı Yusuf Ağa’nın hazırlamış olduğu koku olan buhur suyunun da formülü var. Bu daha yakın bir tarih olduğu için onun üzerinde çalışmak daha kolay oldu. Bununla beraber koku şişelerinin bir de ayrı özellikleri var. Mesela Roma dönemine ait olan koku şişelerinin boyları uzundur. Boyunları uzun olan koku şişelerini biliyoruz ki ticaret gemilerinde taşımışlar. Gemi sallandıkça dökülmesin diye boyunları uzun olur. Mesela şişenin ağzında hafif bir oyuk varsa biliyoruz ki içerisinde iris çiçeği taşımışlar. Eğer zinciri varsa o dönemde beyler şişeleri boyunlarına asardı. Hanımlar ise sonradan yani 17. 18. yüzyılda asmaya başladı. Koku, gündelik hayatta vazgeçilmez bir unsurdur. Doğumlarda, düğünlerde, derneklerde, kız isteme törenlerinde, teravihlerde ve mukaddes günlerde de koku sürme geleneği vardı. Çünkü İslamiyet’te sünnettir” ifadelerinde bulundu.
Diyarbakır’da Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlandı
16 Ekim 2023 Pazartesi - 16:52 Diyarbakır’da Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlandı Diyarbakır’da Yenişehir Belediyesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü düzenlediği etkinlikle kutladı. Kadın çiftçilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci, Yenişehir Belediyesi’nin kırsal alanda kadın gücünün tarımsal üretim açısından önemini ve kıymetini bilmekte ve bu doğrultuda çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nün her yıl 15 Ekim’de kutlanan ve dünya genelindeki kadın çiftçilerin katkılarını ve sorunlarını vurgulayan önemli bir etkinlik olduğunu belirten Beşikci, “Bizim bugün burada bulunma amacımız da bu zaten. Kadınların tarım işkollarında ne kadar büyük bir rol oynadığını hatırlamak ve onların yaşadığı zorluklara dikkat çekmek amacıyla bir aradayız. Kadınlar, dünya nüfusunu beslemede ve gıda üretiminde önemli bir rol oynar. Tarım sektöründe, toprak işleme, ekip biçme, hayvancılık, gıda üretimi ve daha pek çok alanda kadın çiftçilerin katkıları büyük ve vazgeçilmezdir. Ancak, birçok kadın çiftçi düşük gelir, erişim eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır” dedi. Kadın çiftçilerin toprak sahipliği, finansmana erişim, eğitim ve teknolojiye erişim gibi alanlarda daha fazla desteklenmesi gerektiğini aktaran Beşikci, “Biz de bu konuda imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. Bu hem kadın çiftçilerin daha iyi yaşam koşullarına sahip olmalarını sağlar, hem de gıda üretimi ve tarım sektörünün daha sürdürülebilir ve verimli hale gelmesine katkıda bulunur. Kadın çiftçilerin katkılarını takdir etmek ve daha iyi bir gelecek için çalışmak hepimizin görevidir” ifadelerini kullandı. Yenişehir Belediyesi’nin Üçkuyu Mahallesi’nde bulunan Eko Bina’da düzenlenen etkinliğe; Diyarbakır Vali Yardımcısı Zerrin Çay Beşikci, Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci, Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu katıldı.